Yerel Haberler
Karaman
Fransız turist, Türk bayrağı takılı bisikletiyle Türkiye’yi geziyor 30 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:32:28 Fransa’dan başladığı bisiklet turu kapsamında Türkiye’yi gezen Fransız turist, güzergahı üzerindeki Karaman’a ulaştı. Bisikletine taktığı Türk bayrağı ile yolculuk yapan 29 yaşındaki Sidney Audibert, Türk kültürünü yakından tanımak için şehir şehir geziyor. Ülkesindeki işinden ayrıldıktan sonra Yeni Zelanda ve Japonya’yı bisikletle gezen elektrik mühendisi Audibert, yeni rotasını Türkiye olarak belirledi. Ankara’dan başladığı Türkiye gezisinde Kapadokya ve İç Anadolu Bölgesini pedal çevirerek gezen Audibert, yaklaşık 600 kilometre yol katetmesinin ardından Karaman’a geldi. Bisikletinin arkasına taktığı Türk bayrağı ile dikkat çeken Audibert, Türkiye seyahatindeki gözlemlerini aktardı. Türkiye’yi ve Türk kültürünü keşfetmek için bu yolculuğa çıktığını belirten Audibert, "Güney Fransa’da Türk arkadaşlarım var ve bana bu ülkeyi mutlaka görmem gerektiğini söylemişlerdi. Ankara’da soğuk ve yağmurlu bir havada başlayan yolculuğum şu an güneşli ve güzel bir şekilde devam ediyor. Yol boyunca karşılaştığım insanlar sürekli çay ve yemek ikramında bulunuyor. Yanımda Türkçe ifadelerin yazılı olduğu küçük bir kağıt var, aynı dili konuşmasak bile insanlar benimle iletişim kurmaya çalışıyor" dedi. Seyahatinde önceden belirlenmiş bir konaklama planı yapmadığını ve yol üzerinde tanıştığı vatandaşların daveti üzerine evlerde kaldığını ifade eden Audibert, "Nerede uyuyacağımı bilmeden yola çıkıyorum. İnsanlarla konuşarak yer soruyorum ve kültürlerini bu şekilde deneyimlemek istiyorum. Türk insanı yorgun veya aç olup olmadığımı sorarak beni evlerine davet ediyor. Türklerden öğreneceğimiz çok şey var" şeklinde konuştu. Ailesinin ilk etapta bu seyahat nedeniyle endişe duyduğunu ancak her gün annesiyle mesajlaşarak durumunu paylaştığını dile getiren Sidney Audibert, Karaman’ın ardından Antalya’ya geçerek Türkiye gezisini tamamlayacağını ve bir sonraki rotası olan İskoçya’ya hareket edeceğini sözlerine ekledi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:41 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:35 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle Mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
Karaman’da "En iyi narkotik polisi anne" semineri
09 Nisan 2026 Perşembe - 14:05 Karaman’da "En iyi narkotik polisi anne" semineri Karaman’da İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen "En iyi narkotik polisi anne" projesi kapsamında düzenlenen bilgilendirme semineri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Piri Reis Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminere, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve il protokolü katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sunum yapıldı. Seminerde, madde bağımlılığıyla mücadelede ailelerin, özellikle de annelerin rolüne dikkat çekildi. Bağımlılıkla mücadelede erken farkındalığın hayati önem taşıdığı vurgulanırken, katılımcılara uyuşturucu maddelerin belirtileri, gençler üzerindeki etkileri ve şüpheli durumlarda izlenmesi gereken yollar hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Seminerin ardından kültür merkezi bahçesinde kurulan stantlarda vatandaşlara bilgilendirici materyaller dağıtıldı. Etkinlik çerçevesinde Konya’dan Karaman’a gelen Narko-Tır da vatandaşların ziyaretine açıldı. Tır içerisinde uyuşturucunun zararları anlatılırken, etkinlikte görev alan narkotik köpekleri vatandaşların ve çocukların ilgi odağı oldu. Çocuklar narkotik köpekleriyle yakından ilgilenerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Bilgilendirme faaliyetlerinin ardından program sona erdi.
KMÜ’de "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı" açıldı
07 Nisan 2026 Salı - 11:55 KMÜ’de "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı" açıldı Türk Tarih Kurumu ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) iş birliğinde hayata geçirilen "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı", düzenlenen açılış töreninin ardından okuyucularıyla buluştu. KMÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığında gerçekleştirilen açılış törenine AK Parti Karaman Milletvekili Osman Sağlam, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Rektör Yardımcısı İdris Nebi Uysal, il ve üniversite protokolü, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Türk Tarih Kurumu tarafından üniversiteye kazandırılan kitaplık kapsamında; dil, tarih, edebiyat, spor, güzel sanatlar, toplum bilimleri ve süreli yayınlar gibi farklı disiplinleri içeren 851 kitap ile 287 dergi olmak üzere toplam bin 138 eser KMÜ Kütüphanesi koleksiyonuna dahil edildi. Bu yönüyle kitaplığın, disiplinler arası çalışmalara katkı sunarak öğrencilerin ve araştırmacıların bilgiye erişimini güçlendirmesi hedefleniyor. Açılış programında konuşan KMÜ Rektörü Mehmet Gavgalı, "Türk Tarih Kurumunun değerli katkılarıyla oluşturulan bu özel kitaplığın üniversitemizin hizmetine sunulması bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Açılan bu kitaplıktan öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimiz faydalanacaktır. Üniversitemizin akademik altyapısını daha da güçlendirecek bu değerli eserler için başta Türk Tarih Kurumu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen ise konuşmasında kurumun son dönemdeki faaliyetlerine değinerek şu ifadeleri kullandı: "Bugün KMÜ’de Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı’nın 33’üncü açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu projeyle öncelikle kitaba ve kütüphanelere dikkat çekmeyi amaçladık. ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’ sözünden hareketle bilime, bilgiye ve kitaba duyulan ihtiyacın altını çizmek istedik. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin 100. yılına ve Türk Tarih Kurumunun çalışmalarına dikkat çekmeyi hedefledik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve bizzat kendisi tarafından yakından takip edilen kurumumuzun yayınlarının üniversite kütüphanelerinde özel bir yer edinmesinin hem tarih bilincinin güçlenmesi hem de gençlerin kitaba erişiminin artırılması açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Bugün bu projenin 33’üncüsünü burada hep birlikte hayata geçiriyoruz. Emeği geçen herkese ve katılımcılarımıza çok teşekkür ediyorum." "KMÜ’nün başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum" Karaman Milletvekili Osman Sağlam da konuşmasında, "Türk Tarih Kurumunun seçkin eserlerinden oluşan bu değerli koleksiyonun üniversitemize kazandırılması büyük önem taşıyor. Kurumumuz, yayımladığı eserleri titizlikle inceleyen ve güvenilir kaynaklara dayandıran köklü bir yapıya sahiptir. Bu yönüyle Türk Tarih Kurumunun çalışmaları son derece kıymetlidir. Kütüphaneler Haftası’nın ardından bu açılışın gerçekleştirilmesi de anlamlı bir tevafuk olmuştur. Üniversitemizin uluslararası düzeyde önemli başarıları bulunuyor. Bu nitelikli kaynakların da katkısıyla başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Başta Rektörümüz olmak üzere emeği geçen herkese, okuyuculara ve kütüphane personeline teşekkür ediyorum. Üniversitemizin gelecekte de ilme ve bilime katkı sunmayı sürdüreceğine inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Açılışın ardından katılımcılar, kütüphaneyi dolaşarak Türk Tarih Kurumu tarafından bağışlanan eserleri yerinde inceleme fırsatı buldu. "Türk Tarih Kurumu 100. Yıl Kitaplığı", zengin içeriğiyle KMÜ’nün bilimsel ve kültürel birikimine katkı sunarken, öğrenciler ve akademisyenler için önemli bir başvuru kaynağı olarak hizmet verecek.