Yerel Haberler
Karaman
Fransız turist, Türk bayrağı takılı bisikletiyle Türkiye’yi geziyor 30 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:32:28 Fransa’dan başladığı bisiklet turu kapsamında Türkiye’yi gezen Fransız turist, güzergahı üzerindeki Karaman’a ulaştı. Bisikletine taktığı Türk bayrağı ile yolculuk yapan 29 yaşındaki Sidney Audibert, Türk kültürünü yakından tanımak için şehir şehir geziyor. Ülkesindeki işinden ayrıldıktan sonra Yeni Zelanda ve Japonya’yı bisikletle gezen elektrik mühendisi Audibert, yeni rotasını Türkiye olarak belirledi. Ankara’dan başladığı Türkiye gezisinde Kapadokya ve İç Anadolu Bölgesini pedal çevirerek gezen Audibert, yaklaşık 600 kilometre yol katetmesinin ardından Karaman’a geldi. Bisikletinin arkasına taktığı Türk bayrağı ile dikkat çeken Audibert, Türkiye seyahatindeki gözlemlerini aktardı. Türkiye’yi ve Türk kültürünü keşfetmek için bu yolculuğa çıktığını belirten Audibert, "Güney Fransa’da Türk arkadaşlarım var ve bana bu ülkeyi mutlaka görmem gerektiğini söylemişlerdi. Ankara’da soğuk ve yağmurlu bir havada başlayan yolculuğum şu an güneşli ve güzel bir şekilde devam ediyor. Yol boyunca karşılaştığım insanlar sürekli çay ve yemek ikramında bulunuyor. Yanımda Türkçe ifadelerin yazılı olduğu küçük bir kağıt var, aynı dili konuşmasak bile insanlar benimle iletişim kurmaya çalışıyor" dedi. Seyahatinde önceden belirlenmiş bir konaklama planı yapmadığını ve yol üzerinde tanıştığı vatandaşların daveti üzerine evlerde kaldığını ifade eden Audibert, "Nerede uyuyacağımı bilmeden yola çıkıyorum. İnsanlarla konuşarak yer soruyorum ve kültürlerini bu şekilde deneyimlemek istiyorum. Türk insanı yorgun veya aç olup olmadığımı sorarak beni evlerine davet ediyor. Türklerden öğreneceğimiz çok şey var" şeklinde konuştu. Ailesinin ilk etapta bu seyahat nedeniyle endişe duyduğunu ancak her gün annesiyle mesajlaşarak durumunu paylaştığını dile getiren Sidney Audibert, Karaman’ın ardından Antalya’ya geçerek Türkiye gezisini tamamlayacağını ve bir sonraki rotası olan İskoçya’ya hareket edeceğini sözlerine ekledi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:41 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:35 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle Mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
Karaman’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümü etkinlikleri
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:13 Karaman’da Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümü etkinlikleri Karaman’da 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Törenler sabah saat 10.00’da Cumhuriyet Parkındaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Çanakkale Zaferi azmin mücadelesi olmuştur" Törende konuşan Konya Asker Alma Bölge Başkanı Personel Albay Hacı Vehbi Şahbaz, Çanakkale Zaferi’nin Türk tarihindeki stratejik önemine değindi. Albay Şahbaz, "Çanakkale Zaferi, dönemin en zorlu şartları altında kazanılmış, emsali görülmemiş bir kahramanlık destanıdır. Bugün; Türk savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutlamanın ve kutsal vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin şehitler gününü idrak etmenin onurunu yaşamaktayız. Çanakkale Zaferi; dünya tarihinde bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin değiştiği, olayların akışı üzerine Türk ulusunun belirleyici bir rol oynadığı, yüce Türk ulusunun kahramanlık ve fedakârlığının doruk noktasına ulaştığı bir azmin mücadelesi olmuştur. Çanakkale savaşları, Türk milletinin düşmanlarına vatan, bayrak sevgisinin ne demek olduğunu; genci, yaşlısı, kadını, erkeği ile vatan sevgisi etrafında nasıl birleştiğini gösterdiği yüce bir meydandır" dedi. Buradaki törenin ardından il protokolü, Hamidiye Mahallesi’ndeki şehir mezarlığına geçti. Saygı atışı ve okunan Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından şehitler için dua edildi. Tören protokol üyelerinin şehit mezarlarını ziyareti ve karanfil bırakmasıyla sona erdi. Törenlere, Karaman Valisi Hayrettin Çiçek, CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver ile Belediye Başkanı Savaş Kalaycı ve il protokolü katıldı.
KMÜ’de tıp bayramı ve beyaz önlük giyme töreni düzenlendi
17 Mart 2026 Salı - 12:04 KMÜ’de tıp bayramı ve beyaz önlük giyme töreni düzenlendi Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Tıp Fakültesi tarafından ‘14 Mart Tıp Bayramı ve Önlük Giydirme Töreni’ düzenlendi. KMÜ 15 Temmuz Konferans Salonu’nda gerçekleştiren programa Rektör Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İdris Nebi Uysal ve Prof. Dr. Murat Mayda, Tıp Fakültesi Dekanı Pembe Oltulu, akademisyenler, üniversite personeli, öğrenciler ve aileleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende fakülte öğrencileri Muhammed Yusuf Özdemir ve Sevilay Er, ‘Neden Tıp Fakültesini Seçtim?’ konuşmalarını gerçekleştirdi. Muhammed Yusuf Özdemir, annesinin sağlık personeli olmamasına rağmen kalp krizi geçiren birisine soğukkanlılıkla inisiyatif alarak yardımcı olmasının ardından tıp mesleğini seçmeye karar verdiğini belirterek şunları söyledi: "Hekim; genellikle teselli eden, bazen teskin eden, nadiren de tedavi eden kişidir. Hekim, olur da bir hastaya fayda dokunur diye gecesini gündüzünü, hayatının en güzel yıllarını hatta tamamını okumaya öğrenmeye ve insanlığa adayan kişidir" Fakülte öğrencisi Sevilay Er ise "Benim hayatım boyunca en büyük motivasyonum bir başkasının acısını dindirme ihtimali oldu. İnsanların en savunmasız, en çaresiz anlarında sadece uzaktan üzülen birisi olmak istemedim. Bir şifa eline, bir umuda ihtiyaç duyulduğunda orada olabilmek, bir insanın hayatına dokunup o güveni verebilmek istedim. Beni bugün amfilere getiren asıl güç, içimdeki bu iyileştirme ve insanlığa faydalı olma arzusudur" dedi. "Hekimlik, bir adanmışlık mesleğidir" Tıp mesleğinin tarihçesinden bahsederek konuşmasına başlayan Tıp Fakültesi Dekanı Pembe Oltulu konuşmasına şöyle devam etti: "Yalnızca bilgiye dayalı teknik bir meslek değil bir adanmışlık mesleği olan hekimlik; bilgeliğin, çalışkanlığın, tevazunun, sabrın ve fedakarlığın ete kemiğe bürünmüş halidir. Değerli tıbbiyeliler; bu tören bir başlangıç. Önünüzde çokça çalışmayı ve emek vermeyi gerektiren, çoğu zaman sosyal hayatlarınızdan fedakârlık edeceğiniz uzun ve zorlu bir yol var. Hepinizin bundan sonraki eğitim hayatınızda da başarılı olacağınıza ve sizleri yanımızda meslektaşlarımız olarak göreceğimize inancım tam" Rektör Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, "Sevgili öğrenciler ve değerli aileler Tıp Bayramına hoş geldiniz. Bir yerimiz ağrıdığı zaman ilk olarak biz sizlere müracaat ediyoruz. Sizler mesai kavramı olmaksızın durmadan çalışıyorsunuz. Gönüllülük esası ile Tıp Fakültesini kazandığınız için her birinizi tebrik ediyorum. Eğitim hayatınız boyunca hepinize başarılar diliyorum. Allah yolunuzu açık etsin" dedi. Konuşmaların ardından tıp fakültesi öğrencileri sahneye davet edilerek akademisyenler tarafından beyaz önlükleri giydirildi. Büyük bir heyecan yaşayan öğrenciler, hekimlik yolculuklarının ilk adımını atmanın gururunu yaşadı. Program, günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.
Eksim Enerji Karaman RES projesini tamamladı
17 Mart 2026 Salı - 10:28 Eksim Enerji Karaman RES projesini tamamladı 2025 yılında 2,3 milyar kWh elektrik üretimi gerçekleştiren ve Türkiye’de rüzgar enerjisinde ilk üç şirket arasında yer alan Eksim Enerji, son olarak 70 MW kurulu gücündeki Karaman RES projesini tamamladı. Şirket, geçtiğimiz yıl ise toplamda yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını temiz enerjiden karşıladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, rüzgar ve güneş odağındaki büyümesini yeni projelerle sürdürüyor. Yapılan açıklamaya göre, şirket yapımı tamamlanan 70 MW kapasiteli Karaman RES projesiyle, 110 bin hanenin enerji ihtiyacının karşılanması planlıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de Geyve RES ve Tokat RES kapasite artışı ile birlikte Yozgat RES, Viranşehir GES, Ukrayna’da Skole RES yatırımlarını devreye alan şirket, 2026 yılı başında ise Susurluk RES, Hasanbeyli RES, Ovacık RES kapasite artışı ile Karaman RES yatırımını da başarıyla tamamladı. Bu sayede şirket yeni nesil, yüksek verimli 46 türbinle birlikte GES santralini devreye alarak toplam 515,7 MW’lık kurulu güç artışı gerçekleştirdi. Devreye giren santralleri ile rüzgar enerjisinde Türkiye’nin ilk 3 şirketi arasına girdiklerinin altını çizen Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: "Yoğun bir çalışmayla yeni güneş ve rüzgar enerjisi santrallerimizi ve kapasite artışlarımızı devreye almayı başardık. Son olarak Karaman RES’in tamamlanmasıyla birlikte farklı coğrafyalarda yürüttüğümüz yatırımlarımızda önemli bir eşiği daha geride bıraktık. Önümüzdeki dönemde ise ülkemizdeki portföyümüzü depolamalı elektrik üretim tesisleri, kapasite artışları ve bütünleşik güneş enerjisi tesisleri ile geliştirmeyi hedefliyoruz. Yurt dışında da Gürcistan’daki GES yatırımımızı devreye alma aşamasındayız. Doğudan batıya yenilenebilir enerji köprüsü olma hedefimizi üretim tesislerimizle güçlendiriyoruz." "1,4 milyon ton karbon salımını engelledik" 2025’te elektrik üretimini 960 bin hanenin ihtiyacına denk olan 2,3 milyar kWh seviyesine taşıdıklarını ve 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçtiklerini aktaran Akbay, "İklim krizinin etkileri ve fosil kaynakların tedarik zincirindeki kırılganlık her geçen gün daha belirgin hale geliyor. Enerji bağımsızlığının önemi artıyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına temiz, yerli, esnek ve güvenilir bir üretim yapısıyla yanıt vermek, kalkınmanın sürekliliği ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir zorunluluk haline geldi. Biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 Enerji Vizyonu doğrultusunda, yenilenebilir enerji kapasite artışını üretim sahasının ve ekipmanının verimliliğiyle yüksek emre amadelikle birlikte gerçekleştiriyor, enerji dönüşümündeki öncü rolümüzü bu stratejik odakla kuvvetlendirmeye devam ediyoruz" dedi. "COP31’de yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıkacak" Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’de ülkemizdeki yenilenebilir enerji yatırımlarının öneminin bir kez daha ortaya çıkacağını belirten Arkın Akbay, "Uzun süredir gündemden düşmeyen iklim diplomasisi ve enerji bağımsızlığı jeopolitik gelişmelerle yeni bir boyuta ulaştı. Yerli ve uluslararası kaynaklardan sağlanacak ekonomik finansman kaynakları ile fosil kaynakları azaltıcı yönde enerji dönüşümü, yüksek katma değerli sanayi politikamızla bütünleşecek şekilde verimliliği artıran, toplam maliyeti düşüren kendini kanıtlamış teknoloji yatırımları birbirini destekleyerek sağlıklı büyümeyi güvence altına alıyor. Enerjiye uygun maliyetle erişimin güvence altına alınması ile toplumun refahının artması ve sürdürülebilir şekilde korunması için daha hızlı ve daha güvenli uygulama adımları atmamız elzem. COP31, bu çok katmanlı gündemin açık bir çerçevede ele alınmasına katkı sunarken, bu yolda taahhüt vermiş ülkelerin vizyonlarının yanı sıra uygulamaları ile de değerlendirileceği bir platform niteliği taşıyor. Dolayısıyla bu zirve, Türkiye’nin doğru politikalarının uygulamaya dönüştürdüğü yenilenebilir enerji yatırımları ile ekonomik rekabetçiliğinin yanı sıra sürdürülebilir kalkınmaya katkısını ve küresel iklim diplomasisindeki ağırlığını daha görünür hale getirmesi açısından son derece büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Karaman’da 5 motosiklet parası ceza yiyen sürücünün rahatlığı pes dedirtti
13 Mart 2026 Cuma - 12:11 Karaman’da 5 motosiklet parası ceza yiyen sürücünün rahatlığı pes dedirtti Karaman’da durdurulan plakasız motosikletin sürücüsüne, çeşitli maddelerden kendi modelinden yaklaşık 5 motosiklet parası toplam 304 bin 500 lira para cezası yazılırken, sürücünün rahat tavırları pes dedirtti. Olay, gece saat 22.00 sıralarında İmaret Mahallesi 169. Sokak’ta yaşandı. Edinilen bilgiye göre, devriye görevi yapan gece bekçileri İbiş K.’nin (18) kullandığı motosikleti durdurdu. Trafik polisleri tarafından yapılan kontrollerde, sürücünün ehliyetine daha önceden el konulduğu, motosiklette ise plakasız ve abartı egzoz takılı olduğu tespit edildi. "304 bin 500 lira ceza kesildi, motosiklet trafikten men edildi" Yapılan incelemelerin ardından sürücüye, ehliyetsiz araç kullanmak, plakasız araç kullanmak, abartı egzoz ve kask takmamak gibi maddelerden toplamda 304 bin 500 lira para cezası kesildi. Motosiklet ise 60 gün süreyle trafikten men edilerek çekiciyle otoparka çekildi. "Motorum sahalara geri dönecek" Motosikletini çekiciye kendi elleriyle yükleyen sürücü İbiş K., motosikletin üzerine oturarak gazeteciye önce poz verdi daha sonra ise, "Motorum cezalardan sonra yine gidiyor. Ustam kemoterapi yaptı, bir motor yine gidiyor ama en kısa sürede geri gelecek. Canım motorum. Tekrardan çıkacak sahalara, hiç merak etmeyin siz. Motor yapın, bu gençlik bir daha gelmez. Beni motorumla böyle götürsünler abi. Üzülmüyorum, evde bir tane daha motor var, onu çıkaracağım. Bir daha gelirlerse kaçarım, hiç acımam. Motorda abim olmasa kaçardım, o olunca kaçamadım" dedi. Ceza makbuzlarını gülerek imzaladı "Bu saatten sonra ceza ödemem" diyen sürücü, başka bir polisin ceza yazmasını istedi. Ceza makbuzlarını gülerek imzalayan sürücü, işlemlerin tamamlanmasının ardından yaya olarak ekiplerin yanından ayrıldı.