Yerel Haberler
Karaman
Fransız turist, Türk bayrağı takılı bisikletiyle Türkiye’yi geziyor 30 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:32:28 Fransa’dan başladığı bisiklet turu kapsamında Türkiye’yi gezen Fransız turist, güzergahı üzerindeki Karaman’a ulaştı. Bisikletine taktığı Türk bayrağı ile yolculuk yapan 29 yaşındaki Sidney Audibert, Türk kültürünü yakından tanımak için şehir şehir geziyor. Ülkesindeki işinden ayrıldıktan sonra Yeni Zelanda ve Japonya’yı bisikletle gezen elektrik mühendisi Audibert, yeni rotasını Türkiye olarak belirledi. Ankara’dan başladığı Türkiye gezisinde Kapadokya ve İç Anadolu Bölgesini pedal çevirerek gezen Audibert, yaklaşık 600 kilometre yol katetmesinin ardından Karaman’a geldi. Bisikletinin arkasına taktığı Türk bayrağı ile dikkat çeken Audibert, Türkiye seyahatindeki gözlemlerini aktardı. Türkiye’yi ve Türk kültürünü keşfetmek için bu yolculuğa çıktığını belirten Audibert, "Güney Fransa’da Türk arkadaşlarım var ve bana bu ülkeyi mutlaka görmem gerektiğini söylemişlerdi. Ankara’da soğuk ve yağmurlu bir havada başlayan yolculuğum şu an güneşli ve güzel bir şekilde devam ediyor. Yol boyunca karşılaştığım insanlar sürekli çay ve yemek ikramında bulunuyor. Yanımda Türkçe ifadelerin yazılı olduğu küçük bir kağıt var, aynı dili konuşmasak bile insanlar benimle iletişim kurmaya çalışıyor" dedi. Seyahatinde önceden belirlenmiş bir konaklama planı yapmadığını ve yol üzerinde tanıştığı vatandaşların daveti üzerine evlerde kaldığını ifade eden Audibert, "Nerede uyuyacağımı bilmeden yola çıkıyorum. İnsanlarla konuşarak yer soruyorum ve kültürlerini bu şekilde deneyimlemek istiyorum. Türk insanı yorgun veya aç olup olmadığımı sorarak beni evlerine davet ediyor. Türklerden öğreneceğimiz çok şey var" şeklinde konuştu. Ailesinin ilk etapta bu seyahat nedeniyle endişe duyduğunu ancak her gün annesiyle mesajlaşarak durumunu paylaştığını dile getiren Sidney Audibert, Karaman’ın ardından Antalya’ya geçerek Türkiye gezisini tamamlayacağını ve bir sonraki rotası olan İskoçya’ya hareket edeceğini sözlerine ekledi.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:41 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:35 Uzmanından cilt kanseri ve güneşten korunma uyarısı Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, cildimizin en değerli giysimiz olduğunu belirterek, "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz" dedi. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aslıhan Gülel, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık ayı kapsamında cilt kanserleri ve güneşten korunma yöntemlerine dair uyarılarda bulundu. Cildin dış etmenlere karşı vücudu koruyan en önemli bariyerlerden biri olduğunu belirten Gülel, özellikle Mayıs ayından itibaren güneş ışınlarının ve ultraviyole (UV) radyasyonun etkisini artırdığına dikkat çekti. Deri kanserlerinin sık görülen bir tür olduğunu ve melanom ile melanom dışı olarak iki başlıkta ele alındığını aktaran Gülel, "Benlerimiz, yeni oluşan renkli lekeler ve ciltte meydana gelen değişiklikler mutlaka takip edilmelidir. Benlerimizi zaman zaman kontrol etmeli, yılda en az bir kez de cilt doktorumuza başvurmalıyız. Özellikle tarım işçileri ve güneş altında uzun süre çalışan kişilerde deri kanserleri daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin de düzenli takip yaptırması önemlidir" dedi. "Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir" Güneşten korunma noktasında doğru bilinen yanlışlara değinen ve basit ama etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Gülel, şunları kaydetti: "Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında uzun süre kalmamalıyız. Eğer güneş altında kalmamız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kullanmalıyız. Güneş koruyucular fiziksel ve kimyasal olarak ikiye ayrılır. Fiziksel koruyucular dışarı çıkmadan hemen önce kullanılabilirken, kimyasal koruyucular güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürülmelidir. Dışarıda uzun süre kalınacaksa güneş koruyucunun iki-üç saatte bir yenilenmesi gerekir. Genellikle yapılan yanlışlardan biri, güneş koruyucunun bir kez sürülmesinin yeterli olduğunu düşünmektir. Oysa koruyucunun düzenli aralıklarla tazelenmesi gerekir. Yaşımıza ve cilt yapımıza uygun güneş koruyucu seçmeliyiz. Az miktarda kullanıldığında yeterli koruma sağlamaz. Genellikle yüz bölgesi için beş parmak ucu kadar güneş koruyucu kullanılması önerilmektedir." "Cildimiz, en değerli giysimizdir" Fiziksel korunmanın ve rutin kontrollerin önemine de değinen Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Gülel, "Ne kadar güneş koruyucu kullansak da güneşten fiziksel olarak korunmak esastır. Uzun kollu, açık renkli kıyafetler tercih etmeliyiz. Özellikle yaz döneminde birkaç haftada bir bütün cildimizi kontrol etmeliyiz. Yeni oluşan benler, lekeler, kanamalı ya da iyileşmeyen lezyonlar görüldüğünde mutlaka doktora başvurulmalıdır. Açık tenli, çillenmeye yatkın cilt yapısına sahip kişilerin daha dikkatli olması gerekir. Cilt kanserlerinde güneş en önemli etkenlerden biridir. Cildimiz çok önemlidir. En değerli organımız, en değerli giysimizdir. Aslında ona yatırım yaparsak kendimize de yatırım yapmış oluruz" diye konuştu.
Karaman’da 16 milyon elma ağacı çiçek açarak gelinliğini giydi
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:57 Karaman’da 16 milyon elma ağacı çiçek açarak gelinliğini giydi Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, bu yıl elma bahçelerinde tarihi bir çiçeklenme dönemi yaşandığını belirterek, "Bu yıl Karaman’da elma üretiminde rekor kırılacağını düşünüyoruz" dedi. Geçen sene yaşanan don felaketinin ardından bu yıl elma ağaçlarında yoğun çiçeklenme üreticinin yüzünü güldürdü. Karaman Ziraat Odası Başkanı Mehmet Bayram, geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuz hava şartlarının elma üretimine ciddi darbe vurduğunu hatırlatarak, "Türkiye’de geçtiğimiz yıl asrın don felaketi yaşandı. Bunlardan en çok zarar gören illerden biri de Karaman oldu. Asrın donunda, Türkiye’de elma üretiminde söz sahibi olan Karaman’da yaklaşık yüzde 40’a varan hasarlar oluşmuştu" şeklinde konuştu. "Tarihinde olmadığı kadar yüklü bir çiçeklenme var" Bu yılki beklentilerin oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Bayram, "Bu yıl asrın rekorunu yaşayacağımız bir şekilde elma bahçelerimizin rengarenk çiçekler açtığını görüyoruz. Bu yıl tarihinde olmadığı kadar bahçelerimizde yüklü bir çiçeklenme dönemi var. Bugün itibariyle, dün gece de dahil olmak üzere donla ilgili bir sıkıntımız olmadığını görüyoruz. Önümüzdeki günlerde de havaların iyi gideceğini öngörüyoruz. İnşallah bu yıl Türkiye’nin sofralarını Karaman elması süsleyecek" ifadelerini kullandı. "Rekolte hedefi 700-800 bin ton" Karaman’ın elma üretimindeki stratejik önemine değinen Bayram, rekolte tahminlerini paylaşarak şunları söyledi: "Hem ihracatta hem iç pazarda söz sahibi olduğumuz gibi bu yıl rekor bir üretim bekliyoruz. Karaman, yaklaşık 16 milyon ağaç sayısıyla Türkiye’de birinci sıradadır. Üretimde ise Isparta’dan sonra ikinci sırada yer alıyoruz. Bu yıl rekoltenin 700-800 bin ton civarında olacağını öngörüyoruz. Allah afatından esirgesin; bu yıl çok güzel, tarihinde görülmemiş bir çiçek var. Karaman’da elma üretiminde rekor kırılacağını düşünüyoruz." Aynı anda çiçek açan ve havadan görüntülenen modern elma bahçeleri adeta kar yağmış gibi beyaza büründü.
Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü kutlandı
05 Mayıs 2026 Salı - 16:02 Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü kutlandı Karaman’da Dünya Çocuk Atletizm Günü etkinlikleri kapsamında bin 500 öğrencinin katılımıyla spor etkinliği düzenledi. Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde Yunus Emre Spor Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, 7-12 yaş grubundaki çocuklar için özel parkurlar hazırlandı. Etkinlik hakkında bilgi veren Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Atletizm Antrenörü Melihşah Katman, Dünya Atletizm Birliği tarafından ilan edilen bu özel günde amaçlarının çocukları hareketli bir yaşama teşvik etmek olduğunu belirtti. Katman, "Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde ilimizde yaklaşık bin 500 öğrencimizi eğlenceli çocuk atletizm oyunlarıyla tanışmış bulunmaktadırlar. Etkinliğimiz çocuklarımıza hareketli bir yaşamı tanıtabilme, ekran ve madde bağımlılığından uzak tutabilme açısından çok önemli bir organizasyon" dedi. Öğrenciler için 5 farklı oyun hazırladıklarını söyleyen Katman, "Süper çocuklarımız için Sprint Engel Sürat Yarışı, Kedi Merdiveni Yarışması, Hedefe Roket Atma, Çapraz Sıçrama ve Seksek Sıçrama ile Hedefi Vurma oyunları hazırladık. Bu oyunlar atletizm sporunun atma, atlama ve koşu branşlarının eğitsel oyun formatında, bu çocukların yaş grubuna uygun halleridir. Herkesin çocuğu kendisi için, bütün çocuklar ülkemiz için önemlidir diyerek bugün bu parkurlarda ter döken, mücadele eden, eğlenen süper çocuklarımızı kutluyoruz" diye konuştu. Program, çocukların hazırlanan parkurlarda eğitmenler eşliğinde yaptığı çeşitli spor aktiviteleri ile devam etti.
KMÜ Tıp Fakültesi gelecek vizyonunu paylaştı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:35 KMÜ Tıp Fakültesi gelecek vizyonunu paylaştı Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Tıp Fakültesi tarafından bilgilendirme toplantısı düzenlendi. KMÜ Tıp Fakültesi İbn-i Sina Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Rektör Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Mayda, Dekan Prof. Dr. Pembe Oltulu, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Rahim Karabaş, Dr. Öğr. Üyesi Burcu Sanal Yılmaz, Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Şükrü Salih Toprak, akademisyenler ve gazeteciler katıldı. "Öğrencilerimizin nitelikli hekimler ve akademisyenler olarak yetişmesi için gerekli adımları hızlandırıyoruz" Dekan Prof. Dr. Pembe Oltulu, göreve başladığı andan itibaren üniversitenin kurumsal kültürü çerçevesinde çalışmalarını sorumlulukla yürütmeye gayret ettiğini belirterek şunları söyledi: "Afiliye sistem kapsamında Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile iş birliği içinde, başhekimimiz ve il sağlık müdürlüğümüzle pozitif bir iletişim sürdürüyoruz. Önceliğimiz; eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerindeki başarıyı sürdürmek ve daha nitelikli hale getirmektir. Nitelikli öğretim üyesi kazandırma, hastaların büyükşehirlere gitme ihtiyacını azaltma ve teknolojik altyapıyı güçlendirme çalışmalarımız olumlu ilerlemektedir. Rektörlüğümüzün vizyonu doğrultusunda eğitimde kaliteyi artıran, hasta memnuniyetini önceleyen, bilimsel üretimi destekleyen ve "biz" anlayışını benimseyen bir yaklaşım izliyoruz. Öğrencilerimizin nitelikli hekimler ve akademisyenler olarak yetişmesi için gerekli adımları hızlandırıyoruz. Fakülteler arası dayanışma ve hastane ile entegre yapı, çalışmalarımızın temelini oluşturmaktadır. Bugün hem mevcut klinik faaliyetlerimizi hem de geleceğe yönelik projelerimizi paylaşırken, bu çalışmaların topluma, eğitime, sağlık hizmetlerine ve bilimsel üretime katkı sağlayacağına inanıyoruz" "Tıp Fakültemiz bilimsel üretkenliği artırarak, teknolojiyi yakından takip ediyor" KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, "İnsan odaklı yaklaşımımızla eğitim ve sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmaya yönelik adımlar atıyoruz. Bu kapsamda; aile yapısını destekleyen danışmanlık hizmetlerinden ileri cerrahi uygulamalara, göz sağlığından obezite cerrahisine, kırsalda sağlık hizmetlerine erişimi artıracak projelerden ileri düzey laboratuvar hizmetlerine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız, Karaman’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı ve nitelikli ulaşmasını sağlamak ve öğrencilerimizi donanımlı hekimler olarak yetiştirmektir. Tıp Fakültemiz, bilimsel üretkenliğini artıran, teknolojiyi yakından takip eden ve topluma katkı sunan bir anlayışla ilerlemektedir. Karaman’a değer katan ve ülkemizin sağlık vizyonuna katkı sağlayan bir kurum olma hedefimizi sürdürüyoruz" dedi. Robotik Cerrahi ve Prostat Ameliyatları Konuşmaların ardından Tıp Fakültesi öğretim üyeleri sırayla sunumlarını gerçekleştirdi. Üroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Güven Erbay, "Robotik Cerrahi ve Prostat Ameliyatları’ konusunda açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Güven Erbay, "Robotik cerrahi, cerrahın ameliyatı bir konsol üzerinden yönettiği, yüksek hassasiyetli robotik kollar ve 3 boyutlu görüntüleme sayesinde daha güvenli ve doğru müdahale imkânı sunan gelişmiş bir cerrahi yöntemdir. Laparoskopinin daha ileri bir formu olup, hareket kabiliyeti ve kontrolü artırır. Bu sistem sayesinde hasta sonuçlarında iyileşme, cerrahi başarıda artış ve kurumsal gelişim sağlanmaktadır. Ayrıca, Karaman Tıp Fakültemizin bu uygulamayla marka değerini artırarak çevre ilerden hasta çekmesi hedefleniyor" dedi. Kardiyoloji-Elektrofizyoloji Laboratuvarı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Yılmaz, ‘Kardiyoloji- Elektrofizyoloji Laboratuvarı’ konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Dr. Öğretim Üyesi Yılmaz, "Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde yaklaşık bir yıl önce başlatılan elektrofizyoloji (EPS) ve ablasyon işlemleri, kalp ritim bozukluklarının tanı ve tedavisinde önemli bir gelişme sağlanmıştır. Daha önce sadece ileri merkezlerde yapılabilen bu işlemler artık yerel olarak güvenli ve etkili şekilde uygulanmakta, böylece hastaların başka şehirlere gitme ihtiyacı azalmaktadır. Bu durum hem hizmet çeşitliliğini artırmış hem de bölgedeki sağlık kapasitesini güçlendirmiştir. Merkezde yalnızca ablasyon işlemleri değil, aynı zamanda kalp pili tedavilerinde de güncel ve ileri teknikler uygulanmaktadır. Toplumda sık görülen ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyon hem kardiyolojik hem de inme riski açısından önemli bir klinik sorundur. Bu hastalığın tedavisinde ileri tekniklerden biri olan krioablasyon (dondurma yöntemi) uygulamasına da kısa süre içerisinde kliniğimizde başlanması planlanmaktadır" şeklinde konuştu. Genel Cerrahi Kliniği Başhekim Dr. Öğretim Üyesi Şükrü Salih Toprak ise Karaman’dan Konya’ya hasta sevkinin yarı yarıya azaldığını artık işlemlerin çoğunun hastanede yapıldığını vurgulayarak, ‘Genel Cerrahi Kliniği’ hakkında bilgiler aktardı. Dr. Öğretim Üyesi Toprak, "Kliniğimiz, Sağlık Bakanlığı onaylı Obezite Cerrahisi Merkezi olup; endoskopi ünitesi, yara bakım servisi ve ilgili poliklinikleriyle kapsamlı hizmet sunmaktadır. Tiroid, paratiroid ve meme cerrahisi ile meme koruyucu ameliyatlar başarıyla gerçekleştirilmekte; yemek borusu, mide ve kolon kanserleri ile reflü cerrahisi kapalı yöntemlerle uygulanmaktadır. Nükleer Tıp Merkezi desteğiyle ileri tanı ve tedavi imkânı sağlanmaktadır. Yara bakım ünitemizde iyileşmeyen, bası ve diyabetik ayak yaraları etkin şekilde tedavi edilmekte olup, bu alanda sayılı merkezler arasındayız. Endoskopi ünitemizde ise aylık ortalama 800-1000 işlem gerçekleştirilmekte; gastroskopi ve kolonoskopinin yanı sıra ileri endoskopik girişimler başarıyla uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Size sağlık bize gelecek" projesi hayata geçiyor Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Ebru Yurdakul da ‘Size Sağlık Bize Gelecek’ mottosuyla gezici sağlık hizmetleri alanında ve Aile Danışmanlık ve Terapi Merkezi hakkında konuştu. Dr. Öğretim Üyesi Yurdakul şunları söyledi: "Proje kapsamında üniversitemiz Tıp Fakültesi dönem 6 öğrencilerimize, Diş Hekimliği Fakültesi ve Hemşirelik Fakültesi son sınıfta olan gönüllü öğrencilerimize sahada vatandaşla bir arada etkileşim içinde olarak hem saha deneyimi kazanmalarını hem de topluma yerinde koruyucu sağlık hizmeti vermeyi amaçlıyoruz. Ayrıca, proje kapsamında öğrencilerimizle obezite, kanser, sigara bırakma taramalarını yapmayı planlıyoruz. Aile Danışmanlık ve Terapi Merkezi’mizde de ile hekimleri ile iletişim halinde kalarak danışmanlık hizmeti ihtiyacı olan aileler bu merkeze yönlendirilecek" Toplantı, sunumların ardından gazetecilerin sorularının cevaplanması ve tıp Fakültesi bünyesinde yer alan laboratuvarların gezilmesiyle sona erdi.
Karaman’da yeni çevre yolunun 1. etabı törenle açıldı
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:04 Karaman’da yeni çevre yolunun 1. etabı törenle açıldı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 kilometrelik Karaman Çevre Yolu 1. Etabı’nın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Uraloğlu, Karaman’a köklü mirasına yakışır eserleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yaptıkları çalışmalarla kazandırmak için çalıştıklarını söyledi. Karaman Çevre Yolu 1. kısım açılış töreninde konuşan Bakan Uraloğlu, Karaman’da 288 kilometre uzunluğundaki tek platformlu bir gidiş ve geliş şeklinde yolları yenilediklerini belirterek, kentte, çevre yolları, viyadükler, köprüler, üst geçitler, kavşak ve köprülü kavşaklar gibi birçok önemli projeyi tamamladıklarını kaydetti. Uraloğlu, şuanda Karaman Çevre Yolu 2. etabı, Karaman-Bucakışla-Ermenek, Ermenek-Mut, Taşkent-Alanya ayrımı ve Sarıveliler Yolları ve Sertavul Tüneli gibi 5 önemli karayolu projesinde çalışmaların devam ettiğini de aktardı. "Çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edilecek" Karaman’ın Konya-Mersin-Antalya illeri arasında doğal ve tarihi güzellikleriyle turizm hareketliliği yaşadığını, trafik yoğunluğunun azaltılması için çevre yolu projesinin hayata geçirildiğini ifade eden Uraloğlu, "Şehirdeki araç sayısının 120 bini aşması ve Konya-Mersin-Antalya arasındaki önemli transit koridorunda yer alması nedeniyle ciddi trafik yoğunluğu oluşuyordu. Bu durum hem şehir içi trafiği olumsuz etkiliyor hem de lojistik, tarım ve ticaret faaliyetlerini yavaşlatıyordu. Bu nedenle Karaman’ın ulaşım altyapısını güçlendirmek ve geleceğe taşımak için toplam 21 kilometre uzunluğundaki Karaman Çevre Yolu Projemizi 2 kısım halinde hayata geçirdik. Açılışını gerçekleştirdiğimiz 12 kilometrelik 1. Etabı bitümlü sıcak karışım kaplamalı, 2 gidiş ve 2 geliş toplam 4 şeritli bölünmüş yol olarak tamamladık. Hizmete sunduğumuz bu kesimde, 3 köprülü kavşak, 1 hemzemin kavşak, 1 viyadük, 2 köprü, 3 altgeçit ve 20 menfez inşa ederek modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini de hayata geçirdik. Ayrıca yörenin bitki örtüsüne uygun 5 bin 200 fidan diktik. 70 bin metrekare kavşak ile refüj alanında kuru peyzaj çalışması yaparak su tasarrufu sağlayan, estetik ve sürdürülebilir bir çevre düzeni oluşturduk" dedi. Uraloğlu, çevre yolunun trafiğe açılan ilk kısmının Karaman-Adana ve Karaman-Mersin yolları arasındaki bağlantıyı sağlayarak, transit geçişleri şehir merkezine girmeden daha güvenli, hızlı, konforlu ve akıcı kıldığını kaydetti. Karaman Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere üretim ve ticaret alanlarına erişimi daha hızlı ve güvenli hale getirdiklerine dikkat çeken Uraloğlu, çevre yolu ile yıllık 340 milyon lira tasarruf edileceğini, ayrıca akıcı trafik sayesinde yıllık karbon salınımının bin 361 ton azalarak çevresel sürdürülebilirlik ve iklim dostu ulaşım hedeflerine katkı sağlanacağını vurguladı. Çevre Yolu’nun 2. Etabı’nın gelecek sene bitirilmesi planlanıyor Karaman Çevre Yolu 2. Etabı’nda yapım çalışmalarının devam ettiğini belirten Uraloğlu, "Çevre yolumuzun yapım çalışmalarına devam ettiğimiz 9,4 kilometre uzunluğundaki 2. kısmın da tamamlanmasıyla Karaman-Konya Devlet Yolu güzergahını da çevre yolu ağına entegre etmiş olacağız. Böylece yolun daha etkin bir şekilde hizmet sunmasını sağlayarak Karaman’a daha modern, daha akıcı, daha güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım altyapısına kavuşturacağız" ifadelerini kullandı. Çevre Yolu’nun 2. etabının gelecek sene bitirilmesinin planlandığını aktaran Uraloğlu, projenin bu sene bitmesi için gayret edeceklerini kaydetti. Hızlı Tren Hattı açıldığından bu yana yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hizmet verdi Uraloğlu, Karaman’da kara yolu projelerinin yanı sıra demir yolu ulaşımının da güçlendirilmesi için çalıştıklarını belirterek, "İl sınırlarımız içerisindeki 177 kilometrelik mevcut eski hattımızın tamamını modernize ettik. Karaman OSB iltisak hattını tamamladık. Konya-Karaman Hızlı Tren Hattı’nı 8 Ocak 2022’de hizmete açtık. Açıldığı günden bu yana Karaman ile Konya, Ankara ve İstanbul arasında yaklaşık 5 milyon 250 bin yolcuya hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım hizmeti sunduk. Bu hattın devamı olan toplam 135 kilometre uzunluğundaki Karaman-Ulukışla hattımızı da saatte 200 kilometre hıza uygun şekilde inşa ediyoruz. Karaman-Ulukışla Hızlı Tren Hattı, sadece bölgesel değil, uluslararası ölçekte lojistik ve yolcu taşımacılığında büyük bir dönüşümün kapısını aralayacak çok önemli bir projedir. Tamamlandığında hattımızın yük potansiyeli 34 milyon ton, yolcu potansiyeli ise yıllık 2,7 milyon olacak. Hat, Konya-Karaman-Ulukışla arasındaki seyahat süresini 3 saat 40 dakikadan yaklaşık 1 saat 35 dakikaya düşürecek. Ayrıca Marmara, İç Anadolu, Ege ile Akdeniz bölgeleri, hatta Güneydoğu Anadolu arasında hızlı tren bağlantısını da sağlamış olacağız. İnşallah projemizi önümüzdeki yılın son çeyreğinde tamamlayarak hizmete almayı planlıyoruz. Yine hattımızın devamında Ulukışla-Yenice arasında şimdilik konvansiyonel hatla, sonrasında da bu güzergah için ihalesini bu yılın ilk ayında yaptığımız Aksaray-Yenice arasındaki hızlı tren hattıyla başta Mersin olmak üzere Adana, Osmaniye ve Gaziantep’teki üretim ve lojistik merkezlerine ulaştırmış olacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından Karaman Çevre Yolunun 12 kilometrelik 1. Etabı yapılan duanın ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile protokol üyeleri tarafından hizmete açıldı.