Yerel Haberler
Kars
Kars’ta küçük otomobil kara saplandı: Vatandaşlar ite kaka kurtardı, o anlar viral oldu 06 Mart 2026 Cuma - 16:06:21 Kars’ta yoğun kar yağışının ardından ilginç ve bir o kadar da dayanışma dolu anlar yaşandı. Kent merkezinde seyir halinde olan küçük bir otomobil, karla kaplı yolda ilerlemekte zorlanınca kara saplandı. Aracı kullanan sürücü Gamze Orhan, otomobili bulunduğu yerden çıkaramayınca çevredeki vatandaşlar hemen yardıma koştu. Edinilen bilgilere göre, kar kalınlığının yer yer artması nedeniyle araç bir süre patinaj yaptı. Sürücü Orhan, otomobili kurtarmak için birkaç kez denese de başarılı olamayınca çevrede bulunan vatandaşlardan destek istedi. Durumu fark eden çevredeki kişiler kısa sürede aracı çevreledi. Birkaç kişinin birlikte aracı itmesiyle küçük otomobil "ite kaka" kar yığınından çıkarıldı. O anlar çevrede bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, vatandaşların aracı hep birlikte iterek hareket ettirmeye çalıştığı, sürücünün de direksiyon başında aracı kontrol ettiği görülüyor. Daha sonra başka biri direksiyona geçiyor. Otomobilin çıkararak caddeye park ediyor. Vatandaşlar ile sürücü arasında geçen diyalog ise renkli görüntüler ortaya çıkardı. Küçük otomobilin sahibi Gamze Orhan, çekilen görüntüleri, ‘Minikgezintiii’ adlı kendi sosyal medya hesabından paylaştı. Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede büyük ilgi gördü. Kullanıcılar videoya çok sayıda yorum yaparken, birçok kişi Karslıların yardımlaşma ruhunu öven mesajlar paylaştı. Bazı kullanıcılar ise "Bir küçük araba, bir Kars, birlik olunca her şey mümkün" yorumuyla görüntüleri paylaştı.
06 Mart 2026 Cuma - 09:51 Arpaçay’da ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar için iftar programı Arpaçay’da ebeveyn kaybı yaşamış çocuklara yönelik iftar programı düzenlendi. Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhunu yansıtan program, çocukların moral ve motivasyonunu artırmak amacıyla gerçekleştirildi. Etkinlik, Arpaçay Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından organize edildi ve ilçede yaşayan ebeveyn kaybı yaşamış çocuklar ile aileleri Kars il merkezinde bir araya geldi. Program, sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. İftar öncesinde davetlilerle yakından ilgilenen protokol üyeleri, çocuklar ve aileleriyle sohbet ederek onların talep ve ihtiyaçlarını dinledi. Programa Kaymakam Muhammed Burak Akköz, Belediye Başkanı Zeki Elma, Cumhuriyet Savcıları Sümeyra Akköz ve Selman Özbek ile Vakıf Müdürü Semra Çelik Osmanoğlu katıldı. Okunan ezanın ardından hep birlikte iftar açılırken, program boyunca çocukların yüzlerindeki mutluluk dikkat çekti. Protokol üyeleri, özellikle çocuklarla tek tek ilgilenerek onlarla sohbet etti ve hatıra fotoğrafları çektirdi. İftar programının ardından çocuklara çeşitli hediyeler takdim edildi. Hediyelerini alan çocukların sevinci programa ayrı bir renk katarken, aileler de düzenlenen etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Programda konuşan Kaymakam Muhammed Burak Akköz, sosyal devlet anlayışının temelinde ihtiyaç sahibi vatandaşlara sahip çıkmanın yer aldığını vurguladı. Kaymakamlık olarak her zaman dezavantajlı bireylerin ve ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olduklarını belirten Akköz, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendiren önemli bir dönem olduğuna dikkat çekti. Bu tür etkinliklerin özellikle ebeveyn kaybı yaşayan çocuklar için büyük önem taşıdığını ifade eden Akköz, "Çocuklarımızın moral ve motivasyonunu artırmak, onların yalnız olmadıklarını hissettirmek bizim için son derece kıymetli. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri de çok mutlu ediyor. Devletimiz her zaman onların yanındadır," dedi. Düzenlenen iftar programı, çocuklar ve ailelerin birlikte vakit geçirmesi, dayanışma duygularının güçlenmesi ve Ramazan ayının manevi atmosferinin paylaşılması açısından anlamlı bir etkinlik olarak hafızalarda yer etti.
06 Mart 2026 Cuma - 09:51 Kars’ta Kızılay’dan huzurevinde anlamlı iftar buluşması Türk Kızılay’ın Kars İl Başkanlığı ve Kızılay Kadın Kolları Temsilciliği tarafından huzurevinde yaşayan büyükler için iftar programı düzenlendi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen buluşmada gönüllüler ve huzurevi sakinleri aynı sofrada bir araya gelerek hem iftar yaptı hem de sohbet etti. Düzenlenen programda amaç yalnızca bir iftar sofrası kurmak değil, aynı zamanda büyüklerle gönül bağı kurarak Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhunu yaşatmaktı. Kızılay gönüllüleri, huzurevinde kalan büyüklerle yakından ilgilenerek onların hatıralarını dinledi. Program boyunca sıcak ve samimi anlar yaşanırken, büyüklerin yüzündeki tebessüm ve ettikleri dualar katılımcılar için en anlamlı kazanç oldu. Kızılay gönüllüleri, toplumun hafızası olarak görülen "ulu çınarlar" ile aynı sofrayı paylaşmanın kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade etti. İftar programı sırasında huzurevi sakinleriyle tek tek ilgilenilerek onların ihtiyaç ve talepleri de dinlendi. Gönüllüler, Ramazan’ın birlik, beraberlik ve yardımlaşma duygularını güçlendirdiğini belirterek bu tür buluşmaların devam edeceğini vurguladı. Kızılay Kars Şube Başkanı Kübra Hüryurt, Ramazan’ın ruhuna yakışan bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür ederek, toplumun her kesimine ulaşmayı ve özellikle büyüklerin yalnız olmadığını hissettirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Gerçekleştirilen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma, sevgi ve dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne sererken, huzurevinde yaşayan büyükler için unutulmaz bir akşam olarak hafızalarda yer etti.
Meralar canlandı, kenelere dikkat
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:00 Meralar canlandı, kenelere dikkat Kars’ta kışın ardından doğa yeniden hayat buldu, meralara çıkan hayvanlar bölgeye hareketlilik getirdi. Ancak baharın gelişiyle birlikte yalnızca otlaklar değil, keneler de ortaya çıkmaya başladı. Bahar aylarında özellikle hayvanların meralara çıkmasıyla birlikte kırsal alanlarda kene vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, kene ısırıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. En büyük risklerden biri ise Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi hayati tehlike oluşturabilen hastalıklar. Uzmanlardan uyarı Kars İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve uzman veteriner hekimler, kene ile karşılaşan vatandaşlara şu uyarılarda bulunuyor: "Kene vücuda tutunmuşsa: Kene kesinlikle çıplak elle çıkarılmamalı. Sağlık kuruluşlarında uzmanlar tarafından çıkarılması önerilir. Bilinçsizce çıkarılan keneler, virüsün vücuda yayılmasına neden olabilir. Kene fark edildiğinde: En kısa sürede en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Kıyafet seçimi: Kırsal alana çıkarken açık renkli, kapalı kıyafetler tercih edilmeli; pantolon paçaları çorap içine alınmalı. Hayvan teması sonrası: Özellikle meralardan dönen hayvanlarla temas eden kişilerin dikkatli olması, üzerlerini kontrol etmesi öneriliyor. Kene kontrolü: Doğa yürüyüşleri, piknik veya hayvan otlatma sonrası vücut dikkatlice kontrol edilmeli". Yetkililer, kenelerle mücadelenin bireysel tedbirlerle başladığını hatırlatarak, özellikle çocuklar ve yaşlıların daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.
Kağızman’da 800 fidan toprakla buluştu
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 11:59 Kağızman’da 800 fidan toprakla buluştu Kağızman Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü, anlamlı bir etkinliğe imza atarak çevre bilincini artırmaya yönelik önemli bir adım attı. Kulüp üyeleri, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla toplamda 800 adet fidan, çeşitli okul bahçeleri ve köy mezarlıklarında toprakla buluşturuldu. Horasan Orman İşletmesi’nden kendi imkânlarıyla temin edilen kayısı, karaağaç, leylak ve huş türlerindeki fidanlar, Kağızman’daki farklı alanlarda yeşererek çevreye katkı sağlayacak. Etkinlik kapsamında Akören Köyü İlkokulu bahçesi ve köy mezarlığı, Günindi Köyü İlkokulu bahçesi ve köy mezarlığı, Mustafa Yalçın İlkokulu bahçesi, MTAL (Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) bahçesi, Öğretmenevi yeni binası bahçesi ve Harakani Okulu bahçesi yeşillendirildi. Kağızman Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü ekibi, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, "Çevremizi korumak ve gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakmak için bu tür projelerin önemine inanıyoruz. Çocuklarımızın doğa sevgisiyle büyümelerini sağlamak en büyük hedefimiz. Bugün burada hep birlikte bir adım attık ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Etkinlikte, özellikle çocukların doğayla buluşması ve fidan dikiminin çevre bilinci açısından eğitici bir rol üstlenmesi dikkat çekti. Katılımcılar, dikilen her bir fidanın gelecekte büyük birer çınara dönüşeceğine inanıyor. Kağızman halkı ve doğaseverler tarafından takdirle karşılanan bu anlamlı etkinlik, çevreye duyarlılık konusunda örnek bir çalışma olarak görülüyor.
Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:58 Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor" Kars’ın endemik bitkisi ’deli bat bat’ otu, masum görünümüne rağmen ciddi zehirlenmelere yol açarken, uzmanlar, ‘her ot şifa anlamına gelmiyor’ diyerek uyarılarda bulundu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen ve özellikle Kars’ın doğal zenginliklerinden biri olan halk arasında ‘güzel avrat otu’ olarak bilinen deli bat bat otu, bahar aylarının gelmesiyle yeniden gündemde yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Kars’ta çocukların tükettiği ve zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı olayın ardından uzmanlar harekete geçti. Kars Harakani Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Sevgi Özen Köse, her otun şifa anlamına gelmediğini, zehir olarak da insanların karşısına çıktığını belirterek, vatandaşlardan bilmedikleri otları tüketmemelerini istedi. Dr. Köse, bazı otların küçük bir miktarda bile alınsa dahi kalp durmasına ve solunum sisteminin durmasına neden olduğunu söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Özen Köse, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi doğal otlar bakımından coğrafyası zengin bir bölge, bu nedenle halk, bu otları toplayıp tüketebiliyor. Ancak her ot şifa anlamına gelmiyor. Maalesef zehir olarak karşımıza çıkabiliyorlar. Bunların başında da özellikle güzel avrat otu olarak adlandırılan acı bat bat (deli bat bat) halk arasında bilinen bir ot, bu ot özellikle çiçeği ve meyvesi nedeniyle de yaban mersiniyle de karışabilmekte ve çocuklar ve halk tarafından tüketilip bir zehir olarak karşımıza çıkabilmekte. Küçük bir miktarda bile alınsa kalp durmasına, solunum sisteminin durmasına, ritim bozukluklarına, halüsinasyon, bilinç değişikliği, bilinç bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmesi zehirli, riskli bir ot olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Karaciğer yetmezliğine neden oluyor" Kars’ta bulunan bazı otların tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine neden olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgi Özen Köse, "Bunun yanında yine acı bakla olarak adlandırılan bir diğer ot da var. Bu da yine yabani otlar içerisinde bulunduğu için karışabiliyor ve karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen risklerle karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında şahdere adı verilen sütlü otlar olarak bilinen bitkiler var. Bunlar da yine karışan bitkiler arasında karaciğer toksitesi, bilinç bozukluğu, halüsinasyon gibi risklerle karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her ot şifa anlamına gelmiyor. Doğadan toplanılan otların hepsi şifa anlamına gelmiyor. Karşımıza zehir olarak çıkabilmektedir. Bu nedenle tüketilirken, mümkün mertebede bilen kişiler ya da bir uzmandan yardım alınarak tüketilmelidir. Ya da hiç tüketilmemelidir" diye konuştu. "Bilinmeyen otlar tüketildiğinde hızlı en yakın hastaneye başvurulmalı" Kars’ta özellikle son günlerde doğada vatandaşların endemik bitkiler topladığının altını çizen Dr. Köse, "Bu otlar tüketildiğinde hızlıca hastaneye başvurulmalı, çünkü aslında başlangıç aşamasından ziyade ilerleyen günlerde de bu şikayetler karşımıza çıkabiliyor. Yani karaciğer yetmezliği yalnızca ilk bir, iki günde değil, birkaç hafta içerisinde de karşımıza çıkabilmektedir. Bulantı, kusma, bilinç bozukluğu ya da halüsinasyon, hayal görme gibi şikayetler olması halinde mutlaka hızlıca hastaneye başvurulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Öte yandan 26.04.2025 günü 4 çocuk hasta Arpaçay ilçesinden, 4 çocuk hasta da Kağızman ilçesinden olmak üzere toplam 8 çocuk hasta, halk arasında deli bat bat otu olarak bilinen tüketimine bağlı zehirlenme şikayeti ile Harakani Devlet Hastanesi Acil servisine başvurmuştu, 7 hasta ilk gün şikayetlerinde gerilme olması üzerine olay günü taburcu edilmişti, 1 hasta ise yatırılarak tedavi altına alınmıştı. tedavi altına alınan hasta 48 saat gözetim altında tutularak, tedavisi yapılmış ve takiplerinde bir sıkıntı olmaması üzerine zehirlenmenin 2’nci gününde taburcu edilmişti.
Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor"
03 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:51 Kars’ta uzmanlar uyardı: "Her ot şifa anlamına gelmiyor" Kars’ın endemik bitkisi deli bat bat otu, masum görünümüne rağmen ciddi zehirlenmelere yol açarken, uzmanlar, ‘her ot şifa anlamına gelmiyor’ diyerek uyarda bulundu. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen ve özellikle Kars’ın doğal zenginliklerinden biri olan halk arasında ‘güzel avrat’ otu olarak bilinen deli bat bat otu, bahar aylarının gelmesiyle yeniden gündemde yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Kars’ta çocukların tükettiği ve zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı olayın ardından uzmanlar harekete geçti. Kars Harakani Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doktor Sevgi Özen Köse, her otun şifa anlamına gelmediğini, maalesef zehir olarakta insanların karşısına çıktığını belirterek, vatandaşlardan bilmedikleri otları tüketmemelerini istedi. Dr. Köse, bazı otların küçük bir miktarda bile alınsa dahi kalp durmasına ve solunum sisteminin durmasına neden olduğunu söyledi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Özen Köse, "Özellikle Doğu Anadolu Bölgesi doğal otlar bakımından coğrafyası zengin bir bölge, bu nedenle halk, bu otları toplayıp tüketebiliyor. Ancak her ot şifa anlamına gelmiyor. Maalesef zehir olarak karşımıza çıkabiliyorlar. Bunların başında da özellikle güzel avrat otu olarak adlandırılan acı bat bat (dali bat bat) halk arasında bilinen bir ot, bu ot özellikle çiçeği ve meyvesi nedeniyle de yaban mersiniyle de karışabilmekte ve çocuklar ve halk tarafından tüketilip bir zehir olarak karşımıza çıkabilmekte. Küçük bir miktarda bile alınsa kalp durmasına, solunum sisteminin durmasına, ritim bozukluklarına, halüsinasyon, bilinç değişikliği, bilinç bozukluklarına neden olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmesi zehirli, riskli bir ot olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Karaciğer yetmezliğine neden oluyor" Kars’ta bulunan bazı otların tüketildiğinde karaciğer yetmezliğine neden olduğuna dikkat çeken Dr. Sevgi Özen Köse, "Bunun yanında yine acı bakla olarak adlandırılan bir diğer otta var. Bu da yine yabani otlar içerisinde bulunduğu için karışabiliyor ve karaciğer yetmezliğine kadar gidebilen risklerle karşımıza çıkabiliyor. Bunun yanında şahdere adı verilen sütlü otlar olarak bilinen bitkiler var. Bunlarda yine karışan bitkiler arasında, bunlarda karaciğer toksitesi, bilinç bozukluğu, halüsinasyon gibi risklerle karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her ot şifa anlamına gelmiyor. Doğadan toplanılan otların hepsi şifa anlamına gelmiyor. Karşımıza zehir olarak çıkabilmektedir. Bu nedenle tüketilirken, mümkün mertebede bilen kişiler, yada bir uzmandan yardım alınarak tüketilmelidir. Yada hiç tüketilmemelidir" diye konuştu. "Bilinmeyen otlar tüketildiğinde hızlı en yakın hastaneye başvurulmalı" Kars’ta özellikle son günlerde doğada vatandaşların endemik bitkiler topladığının altını çizen Dr. Köse, "Bu otlar tüketildiğinde hızlıca hastaneye başvurulmalı, çünkü aslında başlangıç aşamasından ziyade ilerleyen günlerde de bu şikayetler karşımıza çıkabiliyor. Yani karaciğer yetmezliği yalnızca ilk bir, iki günde değil, birkaç hafta içerisinde de karşımıza çıkabilmektedir. Bulantı, kusma, bilinç bozukluğu, yada halüsinasyon, hayal görme gibi şikayetler olması halinde mutlaka hızlıca hastaneye başvurulması gerekiyor" şeklinde konuştu. Öte yandan 26.04.2025 günü 4 çocuk hasta Arpaçay ilçesinden, 4 çocuk hasta da Kağızman ilçesinden olmak üzere toplam 8 çocuk hasta, halk arasında Deli bat bat otu olarak bilinen tüketimine bağlı zehirlenme şikayeti ile Harakani Devlet Hastanesi Acil servisine başvurmuştu, 7 hasta ilk gün şikayetlerinde gerilme olması üzerine olay günü taburcu edilmişti, 1 hasta ise yatırılarak tedavi altına alınmıştı. tedavi altına alınan hasta 48 saat gözetim altında tutularak, tedavisi yapılmış ve takiplerinde bir sıkıntı olmaması üzerine zehirlenmenin 2’inci gününde taburcu edilmişti. (IÇ-