Yerel Haberler
Kastamonu
Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02:16 Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:56 Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunanan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, bende korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ‘sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden Kovid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ‘oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl Kasım-Aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. (Vİ-MK-
24 Şubat 2026 Salı - 15:39 Kastamonu’da musluk suyunun sürekli bulanık akmasına tepki Kastamonu’da il merkezinde isale hattında yaşanan arızadan sonra, 2 aydır yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Kastamonu il merkezine içme suyu sağlayan Karaçomak Barajı’ndaki isale hattında 3 Ocak tarihinde yaşanan arıza sebebiyle yaklaşık 10 gün boyunca şehrin birçok noktasında içme suyu problemi yaşandı. İsale hattındaki arızanın onarılmasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen şehir merkezinde zaman zaman yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akması vatandaşları mağdur ediyor. "Halkı bilgilendirecek ya da tedbir alması için uyaracak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz" Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, "3 Ocak itibariyle Kastamonu’nun tamamını etkileyen ciddi bir arıza ile karşı karşıya kalmıştık. Yaklaşık 10 gün düşük basınçla ya da ara ara gelip gitse de bir su kesintisi yaşandı. Kesintiler bir şekilde giderilmiştir. Fakat bugün üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala sularımızda, ne yazık ki muhtemel arızanın etkisi altında olduğunu düşündüğümüz bir kirlilik ve yosunlu koku mevcut. Kuzeykent, şu anda 55 bin nüfuslu bir mahalle. Tabii şehrin geri kalan kısımlarından da bize ulaşanlar oluyor. Arayanlar, ’muhtarım aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz’ diyenler var. Bu kirli ve bulanık suyla mübarek Ramazan ayında imtihan oluyoruz. İnsanlarımız hastaneye gittiklerinde de bize dönüş sağlıyorlar. Fakat ne İl Sağlık Müdürlüğümüzden ne de Kastamonu Belediyemizden bu konuyu gündeme taşıyacak ya da süreci bizlere anlatacak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Muhtar olduğumuz için mahallemizin içinde bulunduğumuz için her ne kadar son zamanlarda maaşıyla ön plana çıkan bir kurum dahi olmuş olsak da insanların ilk kapısını çaldığı ya da ilgililere ulaşamadığın da ‘aman muhtarım’ dediği bir yerdeyiz. Amacımız kamuoyu baskısı ile birlikte Kastamonu Belediyesinden bir açıklama, bir sonuç alabilmek" dedi. "Bulanık akan sular nedeniyle apartman sakinlerinden yoğun şikayetler alıyoruz" Kendilerine çok fazla şikayet geldiğini söyleyen Çölez, "Bunun için zaten bir müddet bekledik. Bugün düzelir, yarın düzelir dedik, fakat insanlar hastaneye gittikçe, doktorlar ’sudan olabilir’ dedikçe, insanlar ’neden bir sağlık arayışı yok’ noktasında oldu. Bizlere ulaştılar, ilgili kurumu, belediyeyi aradıklarında geri dönüş olmadığına dair sosyal medyadan yazılar paylaştılar. Daha sonra da bizleri aradılar. Bizde ne yapalım? Vatandaşa dönmeyen belediye, bize döner mi? Apartmanlardan, kooperatiflerden, mahallemizden her bir yerden numuneler istedik. Gelen şikayetler üzerine mahallemizin tamamında bununla alakalı bir sıkıntının olduğunu da görmüş olduk" diye konuştu. "Sorunun tez zamanda çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" Muhtar Çölez, "Boğaz ağrısı, ishal, mide bulantısı gibi şikayetler de yoğunlaştı. Gelen telefonlar ve atılan mesajlarda da sabit. İnsanlar kendi aralarında da konuşuyor. İnsanlar boğaz ağrısı, ishal, yüksek ateşte hastaneye gidiyorlar. ’Suyun şekli ve içindeki atık bakterilerden dolayı oldu’ deniliyor. İnsanlar da haliyle bu konuda ulaşacak bir kanal arıyorlar. Ümidimiz odur ki bu sorun tez zamanda çözüme kavuşur. Yetkililer de bu çözüm sürecinde kurum birlikteliği sağlayarak ilk başta halkı bilinçlendirme noktasında hareket ederler" şeklinde konuştu.
Kastamonu Üniversitesi’nde 2020-2025 döneminde 183 sınai mülkiyet başvurusu yapıldı
09 Ocak 2026 Cuma - 14:05 Kastamonu Üniversitesi’nde 2020-2025 döneminde 183 sınai mülkiyet başvurusu yapıldı Kastamonu Üniversitesi, 2020-2025 yılları arasında 183 sınai mülkiyet başvurusunda bulundu. Kastamonu Üniversitesi, Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalarını istikrarlı bir şekilde sürdürürken, akademik bilgi üretimini ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeye yönelik adımlarını fikri ve sınai mülkiyet alanında somut sonuçlarla ortaya koyuyor. 2006 yılında kurulan Kastamonu Üniversitesi, ilk patent başvurusunu 2011 yılında gerçekleştirdi. Teknoloji Transfer Ofisinin faaliyete geçtiği 2020 yılına kadar, Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde toplam 22 patent başvurusu yapıldı. Bu başvuruların 12’si Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek fikri mülkiyet envanterine kazandırıldı. 2020 yılında Teknoloji Transfer Ofisi’nin kurulmasıyla birlikte, fikri ve sınai mülkiyet süreçleri TTO bünyesinde yer alan Patent Destek Ofisi koordinasyonunda yürütülmeye başlandı. Bu ofisin devreye girmesiyle başvuru sayılarında belirgin bir artış yaşandı. 2020-2025 yılları arasında Kastamonu Üniversitesi’nin hak sahipliğinde 92 ulusal patent, 21 faydalı model, 21 uluslararası (PCT) patent ve 49 endüstriyel tasarım olmak üzere toplam 183 sınai mülkiyet başvurusu gerçekleştirildi. 2025 yılı özelinde değerlendirildiğinde ise; 4 faydalı model, 8 uluslararası (PCT) patent, 22 patent ve 16 endüstriyel tasarım başvurusu yapıldı. Aynı yıl içerisinde 13 patent/faydalı model ile 18 endüstriyel tasarım Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek koruma altına alındı. 2020 sonrası dönemde yapılan başvuruların sonuçlarına bakıldığında, toplamda 34 patent/faydalı model ve 36 endüstriyel tasarım olmak üzere 70 sınai mülkiyet hakkının tescil edildiği kaydedildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, üniversitelerde üretilen bilginin korunmasının ve kayıt altına alınmasının önemine dikkat çekerek, "Akademik çalışmaların fikri ve sınai mülkiyet kapsamında değerlendirilmesi, üniversitelerin bilimsel üretimlerinin kalıcılığı açısından önem taşıyor. Araştırmacılarımızı bu alanda desteklemeye, ortaya çıkan bilgi ve tasarımların toplumsal ve ekonomik değere dönüşmesini teşvik etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde şehitler ve gazeteciler anılacak
09 Ocak 2026 Cuma - 14:03 Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde şehitler ve gazeteciler anılacak Kastamonu’da, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ebediyede irtihal eden gazeteciler ve şehitler için mevlid-i şerif programı düzenlecek ve 200’den fazla öğrencinin katılımıyla satranç turnuvası gerçekleştirilecek. Kastamonu’da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir dizi program düzenlenecek. Bu kapsamda Kastamonu Gazeteciler Derneği (KGD) ile Satranç Federasyonu İl Temsilciliği’nin ortaklığında 10 Ocak Cumartesi günü Merkez Spor Salonunda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Özel Satranç Turnuvası gerçekleştirilecek. Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Amatör Spor Kulüpleri Federasyonunda destek vereceği turnuvaya 200’ün üzerinde öğrencinin katılım sağlaması bekleniyor. Turnuvada dereceye giren öğrencilere madalya ve çeşitli ödüller verilecek. Kastamonu Gazeteciler Derneği tarafından şehitler ve 1,5 asırdır Kastamonu yerel basınına hizmet eden ve ebediyete irtihal eden tüm gazetecilerin ruhları için 10 Ocak Cumartesi akşamı Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camii’nde mevlid-i şerif programı düzenlecek. Kastamonu Müftülüğü’nün iş birliğiyle gerçekleştirilecek hatim duası ve mevlid programına tüm vatandaşları davet eden KGD Başkanı İzzet Sarı, "Şehitlerimize ne kadar minnet duysak ve dua etsek azdır. Şehitlerimiz ve Kastamonu’nun gelişimi için bir buçuk asırdır mücadele veren yerel gazetelerimize hizmet vermiş olan ve ebediyete irtihal eden gazetecilerimizin ruhları için bir aydır Taşköprülü din görevlileri tarafından ayrı ayrı hatim indirildi. Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Camiinde 10 Ocak Cumartesi günü akşam ile yatsı namazı arası okunacak olan mevlid-i şerif ve hatim duası programına tüm halkımız davetlidir" dedi.
Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü olayla ilgili sanıklara ceza yağdı
09 Ocak 2026 Cuma - 10:51 Kastamonu’da 1 kişinin öldüğü olayla ilgili sanıklara ceza yağdı Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde düğün sonrası 1 kişinin hayatını kaybettiği kavganın yargılamasında, bozulan kararın ardından tekrar hakim karşısına çıkan iki kardeş 15’er yıl hapis cezasına çarptırılırken, daha önce beraat eden dayı ise 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 6 Temmuz 2023 tarihinde Seydiler ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yaşar A., Aydoğan A., Hakan A. ve Burak Y., ile anneleriyle ilişki yaşadığını öne sürdükleri Ersoy Demirci arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Ersoy Demirci aldığı bıçak darbeleri sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Yaşar A., Aydoğan A., Hakan A. ve Burak Y. tutuklandı. Soruşturma sürecinde Burak Y., yargılama aşamasında ise Hakan A. tahliye edildi. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Yaşar A. ve kardeşi Aydoğan A., "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, olayın haksız tahrik altında gerçekleştiği gerekçesiyle ve sanıkların sabıkalarının bulunmaması sebebiyle iyi hal indirimi uygulanarak cezaları 15 yıla düşürüldü. Hakan A. ve Burak Y. hakkında ise suça iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunamadığı için beraat kararı verildi. Karar sonrası İstinaf Mahkemesine giden dava açın bozma kararı verildi. Tekrar Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Cumhuriyet Savcısı, sanıklar için müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada savunma yapan Aydoğan A., "Ben kardeşimi kurtarmaya çalıştım. Ersoy, kardeşimi aracın içerisine sıkıştırıp boğazlamıştı. Kardeşimi kurtarmaktan başka bir suçum yok. Kamera kayıtlarında görüleceği üzere beni tutuyorlar. Oradaki hiç kimse kavgayı ayırmıyor. Herkes bakıyordu. Eğer ben kardeşimi korumasaydım bu sefer belki de benim kardeşim yaşamayacaktı. Bu olay nedeniyle büyük üzüntü duyuyorum. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. Yaşar A. ise, "Benim niyetim Ersoy’u öldürmek değildi. Böyle bir girişimde bulunmadım. Olay sırasında aracın içinde sıkıştım ve panikle kendimi korumak için bıçağı salladım. Bana yöneltilen suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Ben, kendi canımı kurtarmak için uğraştım. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" diye konuştu. İstinaf Mahkemesinin bozma kararı sonrası tutuklanan Hakan A. da "Ersoy ile husumetimiz olsa beni yanına yaklaştırmazdı. Benim Ersoy’a karşı eylemim olmadı. Ben yeğenimi kurtardım. Ben başka bir şey yapmadım. Mağdurum, tahliyemi ve beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Olayda hayatını kaybeden Ersoy Demirci’nin kızı E. Demirci ile eski eşi G.T. ve kardeşi E. Demirci de sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıklardan Yaşar A. ve kardeşi Aydoğan A.’yı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak, olayın haksız tahrik altında gerçekleştiği ve sanıkların sabıkalarının bulunmaması sebebiyle iyi hal indirimi uygulanarak cezaları 15’er yıla düşürüldü. Kardeşlerin dayısı olan Hakan A. ise, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, iyi hal indirimi uygulayarak sanığın cezasını 25 yıla düşürdü ve tutuklanmasına karar verdi. Burak Y.’nin ise suça iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunamadığı için beraatına karar verildi.
İntihar mektubuyla başlayan soruşturmayla tefeci şebekesi çökertildi: 9 tutuklama
08 Ocak 2026 Perşembe - 20:05 İntihar mektubuyla başlayan soruşturmayla tefeci şebekesi çökertildi: 9 tutuklama Kastamonu’da intihar eden vatandaşın bıraktığı notla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, 4,5 aydır takip edilen tefeci şebekesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Havalimanında görevli tekniker F.Y., 18 Ağustos 2025 tarihinde yaşamına son verdi. F.Y., kendisini intihara sürükleyen olaylarla ilgili intihar notu bıraktı. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tekniker F.Y.’nin ölümüyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, tefecilik yapan şebekeyi takibe aldı. 4,5 aylık teknik takip ve çalışmalar neticesinde, tefecilik yapan şahıslara yönelik operasyon düzenlendi. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, belirlenen 11 farklı adreste eş zamanlı arama yapıldı. "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak", "tefecilik" ve "tehdit" suçlarını işleyen şahıslara yönelik gerçekleştirilen operasyonda, çok sayıda dijital materyal, POS cihazı, nakit para ve altın ele geçirildi. Operasyonda 10 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.G., C.G., O.Y., İ.G., E.Y., G.Y., T.G., U.Ü. ve E.Y. sağlık kontrolünden geçirilerek Kastamonu Adliyesi’ne sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan 9 şüpheli tutuklandı.
Başkan Arslan: "Taşköprü’yü geleceğe taşıyan adımları atıyoruz"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 17:38 Başkan Arslan: "Taşköprü’yü geleceğe taşıyan adımları atıyoruz" Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Taşköprü Belediye Meclisinde yaptığı açıklamasında ilçeyi geleceğe taşıyan adımlar attıklarını söyledi. Taşköprü Belediyesi, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği yatırımlar, sosyal projeler ve altyapı çalışmalarıyla ilçenin çehresini değiştirmeye devam ederken, 2026 yılı için de güçlü ve kalıcı eserleri kapsayan vizyon projelerini kamuoyuyla paylaştı. Taşköprü Belediye Meclisinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "her adımda hizmet, her adımda kalıcı eser" anlayışıyla yürütülen çalışmaların Taşköprü’nün bugününe olduğu kadar yarınına da değer kattığını vurguladı. Yürütülen hizmetler ve yaşam kalitesindeki artışın somut göstergesi olarak ilçe nüfusunun yükseldiğini söyleyen Başkan Arslan, "2024 yılında 15 bin 587 olan Taşköprü nüfusu, 2025 yılı itibarıyla 16 bin 696’ya çıkarak bin 109 kişilik artış gösterdi. Fen İşleri Müdürlüğü koordinesinde ilçenin dört bir yanında yol, asfalt ve tretuvar çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda; 15 bin metrekare parke taşı, 5 bin 500 metre bordür, 3 bin metrekare karo taşı, 300 metre beton oluk yaptık. Bu sayede cadde ve sokaklar daha güvenli, konforlu ve estetik bir yapıya kavuşturuldu. Kış aylarında ise olumsuz hava şartlarına karşı tuzlama ve karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile KASMİB destekleriyle belediye araç filosuna yaklaşık 15 milyon TL değerinde 3 yeni çöp toplama aracı kazandırdık. Atıksu Arıtma Tesisinde bakım-onarım çalışmaları yapılırken, sıfır atık bilincini artırmaya yönelik eğitimler, mobil atık getirme merkezleri ve geri dönüşüm çalışmalarını yaygınlaştırdık. 2025 yılı boyunca 95 su arızası, 623 kanalizasyon arızası giderildi. Yeni yapılan 42 binaya su ve kanalizasyon bağlantısı sağlandı. İçme Suyu Paket Arıtma Tesisi aktif hâle getirilerek modern otomasyon sistemiyle 7/24 kontrol altına alındı. İlçede bulunan 33 park ve yeşil alan baştan sona elden geçirilirken, yaklaşık 200 yeni ağaç toprakla buluşturuldu. Harmancık ve Tekke Mahallelerinde voleybol, basketbol ve halı sahaları içeren spor alanları hizmete sunuldu. Ethem Mahallesi Yürüyüş ve Bisiklet Yolu Projesi kapsamında 3,5 km sıcak asfalt tamamlandı. Muzafferettin Gazi Hamamı modernize edilerek yeniden hizmete açıldı. Kent Tarihi Müzesi ve Pompeiopolis Antik Kenti yıl boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Ulusal ve uluslararası fuarlarda Taşköprü, sarımsağı, kuyu kebabı, tarihi ve kültürel değerleriyle tanıtıldı. Bin aileye gıda yardımı yapıldı. Günlük 350 kişilik aşevi hizmeti, evde sağlık, evde temizlik hizmetleri, Ramazan iftarları, aşure ikramları, sünnet şöleni hizmetlerimiz devam ediyor. Yaz Spor Okulları’nda 12 branşta bin öğrenciye, LGS’de dereceye giren öğrencilere bisiklet hediyesi verildi. Taşköprü İtfaiyesi olarak 2025’te 265 olaya müdahale ederken; Zabıta Müdürlüğü ekipleri ruhsatlandırma, pazar denetimleri ve okul önlerinde güvenlik çalışmalarını sürdürdü. Taşköprü Organize Sanayi Bölgesi’nde faal firma sayısı artarken, 2026 itibarıyla yeni yatırımların önü açıldı. 2025 yılı bütçesinde gelirler yüzde 106, giderler yüzde 97 oranında gerçekleşerek mali disiplin sağlandı" dedi. 2026 yılında yapılacak projeler hakkında da bilgilendirmede bulunan Başkan Arslan, "2026 yılı için de iddialı projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Bunlar, Araç Muayene İstasyonu, Açık Cezaevi Projesi, Köprübaşı Meydan Düzenlemesi, Yöresel Ürünler Satış Alanı, Atlı Turizm Projesi, Kreş Projesi, Soğuk Hava Deposu, KYK Yurdu, TÜBİTAK destekli Bilim Merkezi Projesi ve Avrupa Birliği destekli LEADER Yerel Kalkınma Projelerini hayata geçireceğiz" diye konuştu.