Yerel Haberler
Kastamonu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02 Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:56 Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunanan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, bende korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun Merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ‘sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden Kovid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ‘oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl Kasım-Aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. (Vİ-MK-
24 Şubat 2026 Salı - 15:39 Kastamonu’da musluk suyunun sürekli bulanık akmasına tepki Kastamonu’da il merkezinde isale hattında yaşanan arızadan sonra, 2 aydır yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Kastamonu il merkezine içme suyu sağlayan Karaçomak Barajı’ndaki isale hattında 3 Ocak tarihinde yaşanan arıza sebebiyle yaklaşık 10 gün boyunca şehrin birçok noktasında içme suyu problemi yaşandı. İsale hattındaki arızanın onarılmasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen şehir merkezinde zaman zaman yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akması vatandaşları mağdur ediyor. "Halkı bilgilendirecek ya da tedbir alması için uyaracak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz" Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, "3 Ocak itibariyle Kastamonu’nun tamamını etkileyen ciddi bir arıza ile karşı karşıya kalmıştık. Yaklaşık 10 gün düşük basınçla ya da ara ara gelip gitse de bir su kesintisi yaşandı. Kesintiler bir şekilde giderilmiştir. Fakat bugün üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala sularımızda, ne yazık ki muhtemel arızanın etkisi altında olduğunu düşündüğümüz bir kirlilik ve yosunlu koku mevcut. Kuzeykent, şu anda 55 bin nüfuslu bir mahalle. Tabii şehrin geri kalan kısımlarından da bize ulaşanlar oluyor. Arayanlar, ’muhtarım aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz’ diyenler var. Bu kirli ve bulanık suyla mübarek Ramazan ayında imtihan oluyoruz. İnsanlarımız hastaneye gittiklerinde de bize dönüş sağlıyorlar. Fakat ne İl Sağlık Müdürlüğümüzden ne de Kastamonu Belediyemizden bu konuyu gündeme taşıyacak ya da süreci bizlere anlatacak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Muhtar olduğumuz için mahallemizin içinde bulunduğumuz için her ne kadar son zamanlarda maaşıyla ön plana çıkan bir kurum dahi olmuş olsak da insanların ilk kapısını çaldığı ya da ilgililere ulaşamadığın da ‘aman muhtarım’ dediği bir yerdeyiz. Amacımız kamuoyu baskısı ile birlikte Kastamonu Belediyesinden bir açıklama, bir sonuç alabilmek" dedi. "Bulanık akan sular nedeniyle apartman sakinlerinden yoğun şikayetler alıyoruz" Kendilerine çok fazla şikayet geldiğini söyleyen Çölez, "Bunun için zaten bir müddet bekledik. Bugün düzelir, yarın düzelir dedik, fakat insanlar hastaneye gittikçe, doktorlar ’sudan olabilir’ dedikçe, insanlar ’neden bir sağlık arayışı yok’ noktasında oldu. Bizlere ulaştılar, ilgili kurumu, belediyeyi aradıklarında geri dönüş olmadığına dair sosyal medyadan yazılar paylaştılar. Daha sonra da bizleri aradılar. Bizde ne yapalım? Vatandaşa dönmeyen belediye, bize döner mi? Apartmanlardan, kooperatiflerden, mahallemizden her bir yerden numuneler istedik. Gelen şikayetler üzerine mahallemizin tamamında bununla alakalı bir sıkıntının olduğunu da görmüş olduk" diye konuştu. "Sorunun tez zamanda çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" Muhtar Çölez, "Boğaz ağrısı, ishal, mide bulantısı gibi şikayetler de yoğunlaştı. Gelen telefonlar ve atılan mesajlarda da sabit. İnsanlar kendi aralarında da konuşuyor. İnsanlar boğaz ağrısı, ishal, yüksek ateşte hastaneye gidiyorlar. ’Suyun şekli ve içindeki atık bakterilerden dolayı oldu’ deniliyor. İnsanlar da haliyle bu konuda ulaşacak bir kanal arıyorlar. Ümidimiz odur ki bu sorun tez zamanda çözüme kavuşur. Yetkililer de bu çözüm sürecinde kurum birlikteliği sağlayarak ilk başta halkı bilinçlendirme noktasında hareket ederler" şeklinde konuştu.
Kastamonu’da yoğun kar yağışı: Ağır tonajlı araçların geçişine izin verilmiyor
28 Aralık 2025 Pazar - 18:39 Kastamonu’da yoğun kar yağışı: Ağır tonajlı araçların geçişine izin verilmiyor Kastamonu’da etkili olan yoğun kar yağışı sebebiyle bazı yollar ağır tonajlı araç trafiğine kapatıldı. Kar sebebiyle 2 ilçede tüm kademelerde, 1 ilçede ise taşımalı eğitime 1 gün ara verildi. Kastamonu’da yoğun kar yağışı etkili oluyor. Kar yağışı sebebiyle kent genelindeki yollar beyaza büründü. Karayolları ekipleri yolların ulaşıma açık kalması için yoğun çaba sarf ediyor. Küre Dağları mevkiindeki ilçelerde yoğun bir şekilde etkisini sürdüren kar hayatı olumsuz etkiliyor. Kar yağışı sebebiyle, Devrekani-Çatalzeytin kara yolunun 7-23’üncü kilometreleri arası, Abana-Isırganlık karayolunun 2-21’inci kilometreleri arası, İnebolu-Kastamonu kara yolunun İnebolu çıkışı ile Seydiler ilçesi arası akşam saatleri itibarıyla ağır taşıt trafiğine kapatıldı. Yollarda görev yapan jandarma ekipleri, ağır tonajlı araçların geçişine izin vermiyor. 3 ilçede eğitime kar engeli Kar yağışı eğitimi de olumsuz etkiledi. Küre ve Şenpazar ilçelerinde kar yağışı sebebiyle, 29 Aralık Pazartesi günü tüm kademelerde eğitime 1 gün süreyle ara verildi. İnebolu ilçesinde ise tüm köy okulları ile ilçe merkezine taşıma yoluyla giden öğrenciler ve pansiyonda yatılı öğrencilerden evci izinde olanlar için Pazartesi günü eğitime gün ara verildi. "Şu an yolun açılmasını bekliyoruz" Otobüsle Karabük’ten İnebolu ilçesine giden Necati Kabataş, kar sebebiyle otobüsün geçişine izin verilmediğini belirterek, "Karabük’ten İnebolu ilçesine gidiyordum. Seydiler ilçesi girişinde kaldık. Çok kar varmış. Biz de şu an yolun açılmasını bekliyoruz. İnşallah açılır da gideriz. Jandarma ekiplerimiz beklememizi söyledi, biz de bekliyoruz" dedi.
Asırlardır üretilen Kastamonu fanilasına kış günlerinde yoğun ilgi
28 Aralık 2025 Pazar - 12:15 Asırlardır üretilen Kastamonu fanilasına kış günlerinde yoğun ilgi Kastamonu’da hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü kış günlerine, coğrafi işaretli fanilalar büyük ilgi görüyor. Yüzyıllardır kışın sıcak, yazın serin tutma özelliğiyle bilinen ve doğal pamuk ipliğinden örülen Kastamonu fanilası, kış mevsiminde vatandaşlardan büyük ilgi görüyor. 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek coğrafi işaret alan Kastamonu fanilası, hem sağlıklı yapısı hem de tarihi değeriyle dikkat çekiyor. Kurtuluş Savaşı döneminde Kastamonulu kadınlar tarafından ev tezgahlarında dokunarak cephedeki askerlere gönderilen fanila, bugün de aynı özenle üretilmeye devam ediyor. Kentteki çok sayıda ustası tarafından makinelerde örülen fanila, özellikle kış mevsiminde vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Yıllar sonra baba mesleğine dönüp fanila örmeye başladı Kastamonu’da muhasebecilikten emekli olduktan sonra baba mesleğine dönen fanila ustası Mustafa Özeren, il merkezindeki dükkanındaki makineyle pamuk fanila örüyor. Ortaokul yıllarında babasına yardımcı olarak mesleği öğrendiğini aktaran Özeren, "Emekli olunca tamamen bu işe yöneldim. Hem bir sanat icra ediyoruz hem de insanlara faydalı bir ürün sunuyoruz" dedi. Kastamonu fanilasının en önemli özelliğinin tamamen pamuktan üretilmesi olduğunu vurgulayan Özeren, pamuklu yapısı sayesinde teri emdiğini ve vücudu koruduğunu söyledi. Özeren, naylon içerikli ürünlerin aksine pamuk fanilanın bronşit ve öksürük gibi rahatsızlıklara yol açmadığını belirti. t Fanilaların desenlerinin örme aşamasında verildiğini anlatan Özeren, ürünlerin atlet ya da kollu fanila olarak dikiciye gönderildiğini belirtti. Fanilaların makineyle değil, tamamen elle dikildiğini vurgulayan Özeren, bu durumun ürünün kalitesini ve dayanıklılığını artırdığını söyledi. "Ter emdiği için hastalanmıyorsunuz" Kastamonu fanilasının geçmişte askerler için üretildiğini belirten Özeren, "Fanilanın hammaddesi pamuktur. Pamukların ipliğini eskiden kendimiz yapardık. Şimdi hazır, bobin olarak geliyor. Şimdi daha kolay. Pamuk olduğu için sağlıklı oluyor. En önemli özelliği ter emiyor, hastalanmıyorsunuz. Zayıf insanlara ince, kilolu insanlara geniş olacak şekilde yapıyorum. İğnelere göre bunu ayarlıyorum" diye konuştu. Fanilaların yaz mevsiminde de giyilebileceğini ifade eden Özeren, "Sadece kışın değil yazın da giyilir. Terlediğinizde rüzgara çıktığınız zaman rahatsızlanmazsınız. Atletler ter emmediği için ıslanıyor, rüzgara çıktığınız zaman hastalanıyorsunuz. En az 4 sene kullanabilirsiniz. Bunlar yıkandığı zaman rengi beyazlaşır" şeklinde konuştu.
Otomobil tırın dorsesinin altında girdi: 1 kişi öldü, 2 kişi ağır yaralandı
27 Aralık 2025 Cumartesi - 23:15 Otomobil tırın dorsesinin altında girdi: 1 kişi öldü, 2 kişi ağır yaralandı Kastamonu’da otomobilin tomruk yüklü tırın dorsesinin altına girdiği kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ağır yaralandı. İtfaiye ekipleri araçta sıkışan yaralıları kurtarmak için adeta zamanla yarıştı. Kaza, Kastamonu-Ankara karayolu Budamış Mahallesi mevkiindeki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İlhan Ç. idaresindeki 34 KZE 644 plakalı Fiat marka otomobil, tali yola dönüş yapmak isteyen A.H. idaresindeki 37 BF 142 plakalı tomruk yüklü tırın dorsesine arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle dorsenin altında kalan otomobilde bulunanlar araç içerisinde sıkıştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine kaza yerine itfaiye, sağlık ve trafik ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, otomobilde sıkışan vatandaşları kurtarabilmek için zamanla yarıştı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu araç içerisinde sıkışan sürücü İlhan Ç. ile arka koltukta bulunan Yusuf Ali G. kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Mehmet Ali Furat’ın (37) ise olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların, sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla araçtan çıkartılan Furat’ın cenazesi, aynı hastanenin morguna kaldırıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından kaza yapan araçlar yoldan kaldırıldı.