Yerel Haberler
Kastamonu
Kastamonu’da ahşap sanatıyla yapılan ürünlere yoğun ilgi 26 Şubat 2026 Perşembe - 18:03:28 Kastamonu’da Halk Eğitim Merkezlerinde öğrenim gören kursiyer tarafından yapılan ahşap ürünler ve eserlerin beğeniye sunulduğu sergi yoğun ilgi gördü. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ahşap sanatının geçmişten günümüze uzanan birikiminin tanıtılması, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla sergi düzenlendi. Mimar Vedat Tek Kültür Merkezinde açılan serginin açılış kurdelesini Vali Meftun Dallı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ve Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Kastamonu Emniyet Müdürü Tamer Taşve protokol üyeleri kesti. Açılışın ardından Vali Dallı ve Genel Müdür Mete, beraberindeki heyet ile birlikte sergide Halk Eğitim Merkezlerinde kursiyerler tarafından yapılan ahşap ürünlerini inceledi. Vali Dallı ve Genel Müdür Mete, stantları tek tek ziyaret ederek kursiyerler ve usta öğreticilerinden ahşap ürünleri hakkında bilgiler aldı. Hayat boyu öğrenmenin vatandaşlar için büyük önem taşıdığını ifade eden Cengiz Mete, "Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü olarak Halk Eğitim Merkezlerimiz bizim malumunuz vatandaşlarımıza her alanda beceri kazandıran kurumlarımız. Bu kurslar çok uzun süreli, bazen 6 ay, bazen 2 sene, bazen bir sene sürebiliyor. Burada vatandaşlarımız aldıkları eğitimden neticesinde kurslarda yaptıkları, geliştirdikleri alanlarda yıl boyunca yaptıklarını sergileme imkanı buluyorlar" dedi. Serginin ardından Mustafa Kaya Anadolu Lisesi Spor Salonunda gerçekleştirilen Ramazan etkinliğine katılan Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete, Öğrencilerle birlikte sohbet edip düzenlenen aktivitelere katıldı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:21 Vali Meftun Dallı: "Merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş oluruz" Kastamonu’da gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" panelinde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, ahşap sanatında çırak yetişmediğini belirterek, "Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Ahşap Sanatı" paneli Kastamonu Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelin açılış bölümünde konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "Ben bu bölgenin çocuğuyum. Bu bölgede özellikle köylerde doğan herkes bilir ki biz doğduğumuz günden mezara gittiğimiz güne kadar ahşapla iç içeyiz. Bastığımız zemin, baktığımız tavan, sırtımızı dayandığımız duvar, harmana getirdiğimiz kağnı, öküzün boynuna koyduğumuz boyunduruk, ölünce mezarda üstümüze kapatılan tahtaya varıncaya kadar biz ahşabın çocuklarıyız. Sanat kısmına girince bu iş insanoğlu kadar eski. Çünkü en rahat ulaştığı, en kolay işi bildiği malzeme her zaman ne olmuş ağaç olmuş, ahşap olmuş. İnsanın bu bölgede de onun varlığı hem geçmişte hem de günümüzde çok kolay ulaşılabilir olduğu için ahşap sanatları gerçekten temayüz etmiş, gelişmiş. Biliyorsunuz ilimize özgü diyebileceğimiz eserler, gittiğiniz her resmi kurumda, evde konuyla ilgili pek çok muazzam ahşaba karşı karşıya kalıyorsunuz. Özellikle tarihi konaklarımıza girdiğiniz zaman kapıdan itibaren ahşabın her türlü üzerine işlenmiş ürünleri görme imkanı bulursunuz" dedi. Ahşap ustalarının yetiştirecek çırak bulamadığını kaydeden Vali Dallı, "Gençlerimize buradan sesleniyorum. Bu sanatlar çok kıymetli, bunları çıraklık yoluyla iki sene, üç sene orada emek sarf ederek öğrenemezsiniz bile devletimizin, Milli Eğitim Bakanlığımızın kursları var, başka imkanlar var. Hayat boyu öğrenme anlamında en azından merakı olanlar birazcık fedakarlık yaparsa bu sanatlarımızı kaybetmemiş, geleceğe bizden sonraki nesillere de hep beraber aktarmış oluruz. Bunu da şiddetle tavsiye ediyorum herkese, umarım umutla hep beraber başarırız" diye konuştu. "Unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızın ve zanaatlarımızın hayata geçirilmesi çok önemli" Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz Mete ise, "Bu tür çalışmalar bizim medeniyetimizin ne kadar derinlere indiğini ve geleceğe de ne kadar sağlam köklerimizin olduğunu göstermesi açısından da çok kıymetli. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde en çok üzerinde durduğumuz konu köklerden geleceğe vurgusu. Bizim öyle büyük bir medeniyetimiz var ki, başka bir açıklamaya, tasvire gerek duymayan, kökleri çok öncelere dayanan çok kıymetli bir medeniyetimiz var. Bununla ilgili çalışma içindeyiz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli iddiamız da bu yönde. Yetiştirmeye çalıştığımız öğrenci modellerini incelediğimizde aslında öğrenci modeli olarak tanımladığımız değer manzumeleri içerisinde çocuklarımızın bilge olmasını, üretken olmasını, cesur olmasını, merhametli olmasını, vatansever olmasını aynı zamanda estetik duyarlığa sahip olmalarını, buna ilgi göstermelerini, sağlıklı olmalarını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışma yürütüyoruz" şeklinde konuştu. Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş de, "Ahşaba baktığımızda toprağın sabrı, ağacın direnci, insanın emeği, ustanın ruhu olarak karşımıza çıkmaktadır. Selçuklu kapısında bir motif, Osmanlı konağında zarafet, yine bir köy evinde huzur ve sıcaklık olarak karşımıza çıkmaktadır. Ecdadımız ağacı, ahşabı işlerken sadece işleyip bir esere dönüştürmemiş, ruh katmış, değer katmış, estetik katmıştır. Ecdadımız şunu göstermiştir ki, bir medeniyetin yükselişi değeriyle ve ruhuyla ancak güçlü olabilir. Biz de Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hem kültürel mirasımızı geleceğe taşımak, aynı zamanda geçmişle gelecek arasında sağlam köprüler kurmak adına bu ve benzeri programları icra etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından panelistler, ahşapta uzman oldukları alanlarla ilgili katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Panelin sonunda protokol üyeleri tarafından panelistlere plaket ve çiçek takdim edildi. Öte yandan, Vali Dallı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mete ve Milli Eğitimi Müdürü Gümüş, Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından yapılan ahşap ürünlerini inceledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:02 Tarlada kavga ettiği husumetlisini öldüren sanık hakim karşısına çıktı Kastamonu’da bir kişinin öldüğü, bir kişinin de yaralandığı olayla ilgili yargılanan sanık, hakim karşısına çıktı. Kendini savunan tutuklu sanık, "Beni öldürecekti, korunma amaçlı bıçağı salladım" dedi. Olay, 8 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu’nun merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında daha önceden husumet bulunan S.Ç. (43) ile İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, S.Ç.’ye demir sopayla saldırırken, S.Ç. ise yanında bulundurduğu bıçakla karşılık verdi. Kavgada aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Yılmaz, kaldırıldığı Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Tedavisi tamamlandıktan sonra gözaltına alınan S.Ç. tutuklandı. S.Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan açılan dava görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu sanık S.Ç. ile maktulün yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Bizim, İmdat ile aramızda tarla satışından kaynaklı geçmişte sorunlar oldu" Duruşmada kendisini savunan S.Ç., "Bizim, İmdat ile aramızda geçmişte sorunlar vardı. Bizim ona karşı bir husumetimiz yoktu, ancak o bize karşı husumet besliyordu. İlk olarak 2019 yılında bir tarla almıştı, o tarlaya benim de alıcı olduğumu birisi ona söylemiş. Bunun üzerine bana ’sen benim aldığım tarlaya nasıl alıcı çıkarsın’ diye küsmüştü. 2020 yılında başka bir olay neticesinde babama demir küskü ile saldırmıştı. Bu olaydan 1 hafta sonra da traktörle giderken yolumuzu kesti, sırıkla bize saldırdı. Daha sonra biz uzaklaştık. Bunun için karakolu aradım, ancak o dönem benim evden covid nedeniyle çıkış yasağım olduğu için ceza yazılacaktı, bundan dolayı şikayetçi olmadım. Bir yıl önce de N.A., ’oğlun yüksek sesle müzik dinleyerek İmdat’ın evinin önünden geçiyormuş, İmdat oğlunu öldürüp atacakmış, haberin olsun’ dedi. En son geçen yıl kasım-aralık aylarında ise cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlıklar bunlardan kaynaklıdır" diye konuştu. "İmdat, saman balyası atmaya giderken önümü kesti" Olay anında tarlaya gittiğini söyleyen S.Ç., "İmdat tarlasının en üst köşesindeydi, eşi ise yaklaşık 500 metre aşağıdaydı. Ben yoluma devam ettim. Bana 5 metre kala tekrar İmdat’ı fark ettim, bana doğru koşup yolumu kesti ve ‘sen niye beni kastederek paylaşım yapıyorsun’ dedi. Onu kastetmediğimi söyledim. ’C.A. da beni kastediyor, benim için yazdığını söylüyor’ dedi. Ben de ‘çağır, gelsin, burada söylesin" dedim. Bunun üzerine ‘seni öldürmeden olmayacak’ dedi, bana küfürler ederek elindeki kancayla saldırdı. Başıma ve göğsüme vurdu, hala vurmaya devam ediyordu. Elinde iki kanca vardı, her yerim kan oldu, kandan dolayı gözlerimi açamıyordum. Kancanın biri yere düştü, diğeriyle vurmaya devam ediyordu, beni öldürecekti. Bıçağı çıkardım, kendimi korumak için salladım. Sağ bileğimi tuttuğu için kendimi kurtaramadım. Bıçağı kaç defa salladığımı hatırlamıyorum. Sonra elimi ondan kurtardım, bana vurmayı bıraktı, ben de oradan uzaklaşmaya başladım. Yaklaşık 50 metre gittikten sonra arkama dönüp baktım, eşinin yanına geldiğini, İmdat’ın ‘sen ne yaptın’ diye ona kızdığını gördüm. İmdat hala ayaktaydı. Yaralı bir şekilde eve gittim, oğluma beni hastaneye götürmesini söyledim, öleceğimi düşündüm. Jandarma komutanını arayıp merada olanı, aileme zarar vereceklerinden korktuğumu söyledim" ifadelerini kullandı. "Sanık, eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü" İmdat Yılmaz’ın eşi N.Y. ise, "Sanık eşimin önüne çıktı, elinde bıçakla üzerine yürüdü. Eşim geri geri giderken birden bıçağı sapladı. Onlara doğru koşunca düştüm, kendimi toparlayıp kalktığımda her şey bitmişti. Sanık da oradan ayrılmıştı. İlk karşılaştıklarında sadece sanığın sesini duydum, ancak ne dediğini duymadım. Aralarında bir şey konuştularsa duymadım. Sanığın küfür ettiğini duydum, ancak şikayet konusuyla ilgili konuşmasını duymadım. Kulaklarım ağır işitir, Şikayetçiyim. Sanığı hiç oradan geçerken görmedim. Eşimin elinde iki tane kanca vardı. Kancalarla işimiz bitince onları eve götürüyorduk, sonraki gün tekrar yanımızda götürüyorduk" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası coğrafya literatürüne katkı sunacak projesine destek
23 Aralık 2025 Salı - 17:31 Kastamonu Üniversitesi’nin uluslararası coğrafya literatürüne katkı sunacak projesine destek Kastamonu Üniversitesi’nin yürütücülüğünü üstlendiği "Coğrafi Bilgi Üretimindeki Hegemonik İlişkilerin Zamansal ve Mekansal Analizi" projesi, desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Suat Yazan’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Coğrafi Bilgi Üretimindeki Hegemonik İlişkilerin Zamansal ve Mekansal Analizi" projesi, TÜBİTAK 3501-Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, coğrafya disiplininde bilginin üretimi ve dolaşımında etkili olan Anglo-Amerikan merkezli yapının zamansal ve mekansal boyutlarını incelemeyi amaçlıyor. Projede, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Birleşik Krallık’ın akademik yayıncılık ve bilimsel standartlar üzerindeki belirleyici rolü, nicel veriler ışığında ele alınıyor. Çalışma kapsamında, 2000-2025 yılları arasında yayımlanan ve alanında prestijli kabul edilen yedi uluslararası genel coğrafya dergisindeki makaleler bibliyometrik yöntemlerle analiz edilecek. Proje, coğrafya disiplininde bilgi üretiminin jeopolitiğini zamansal ve mekansal açıdan bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, alan yazına nesnel ve kapsamlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Elde edilecek verilerin, küresel coğrafi bilgi üretiminin mevcut durumu ve geleceğine ilişkin değerlendirmelere zemin oluşturması bekleniyor. Projede, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden Doç. Dr. Erdem Bekaroğlu ile Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Kurtar Anlı araştırmacı olarak yer alıyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kastamonu Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti. Rektör Topal, genç akademisyenlerin özgün araştırmalarla alan yazına katkı sunmasının Kastamonu Üniversitesi’nin araştırma vizyonu açısından önemine dikkat çekti.
Kastamonu’da 222 kişiye, 33 milyon 300 bin lira evlilik kredisi desteği
23 Aralık 2025 Salı - 16:53 Kastamonu’da 222 kişiye, 33 milyon 300 bin lira evlilik kredisi desteği Kastamonu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, Kastamonu’da bu yıl 222 kişiye toplam 33 milyon 300 bin TL evlilik kredisi verildiğini söyledi. Kastamonu’da Aile Yılı söyleşileri kapsamında "Ailede Üç Değer: Saygı, Sabır, Sevgi" konulu konferans gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık danışmanı Yazar Erol Erdoğan konuşmacı olarak katıldı. Konferansa Kastamonu Valisi Meftun Dallı ile davetliler ve öğrenciler katıldı. "222 kişiye, 33 milyon 300 bin Türk Lirası değerinde evlilik kredisi sağlandı" Konferansın açılışında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Köksalan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılı Aile Yılı olarak ilan edilmesi doğrultusunda, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik faliyetler gerçekleştirdiklerini ifade etti. 2025 yılı içerisinde Aile Yılı kapsamında yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi veren Köksalan, "Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi kapsamında 222 kişiye 33 milyon 300 bin Türk Lirası değerinde evlilik kredisi sağlanmıştır. Aile eğitim programı kapsamında merkez ve ilçe sosyal hizmet merkezlerimiz tarafından toplam 3 bin 600 kişiye eğitim verildi. Merkezde 2 bin 189, ilçelerde ise bin 411 kişiye ulaşıldı. Evlilik öncesi eğitim programı kapsamında toplam 3 bin 186 kişiye eğitim verildi. Doğum yardımı olarak bin 325 hak sahibine toplam 5 milyon 725 bin 354 Türk Lirası ödeme yapıldı" dedi. Daha sonra konuşan Yazar Erol Erdoğan da, "Maalesef bu modern ve dijital dönemde hep sorunları konuşuyoruz. Hep sorunlarla ilgili kafa yoruyoruz ama çözümü konuşmaya mecalimiz kalmamış artık. İnsan iyi bir muhitte olduğu zaman iyi bir arkadaş çevresinde olduğu zaman zaten kötülüğe bir fırsat kalmaz. Onun için siz de lütfen toplumdaki olumsuz meseleleri konuşurken, sadece olumsuz meseleyi konuşmakla kalmayın ondan daha fazla enerjinizi iyi iş nasıl yapılacak, nasıl yaygınlaştırılacak, onu nasıl anlatacağız, onu nasıl toplum yaygınlaştıracağız, nefesimizi bunu harcamamız lazım. 1980’li ve 1990’lı yıllardan bir örnek vereceğim. Maalesef, hiç hayatında bağımlılık maddesini görmemiş çocuklara, gençlere bağımlılıktan kurtulma dersleri verildi. Çocuk zaten bağımlılık maddesini görmemiş. Çocuklar ekranda melankolik fotoğrafları görünce dedi ki ’nedir’ dedi ve onun peşine düştü. Bunlar merakı kamçıladı. Bağımlılıktan kurtulma derslerimiz ne yazık ki bağımlılıkla tanıştırma gibi bir sonuç ortaya çıkardı" dedi.
Trafik kazasında hayatını kaybeden öğrencinin adı okulundaki kütüphanede yaşatılacak
23 Aralık 2025 Salı - 15:55 Trafik kazasında hayatını kaybeden öğrencinin adı okulundaki kütüphanede yaşatılacak Kastamonu’da yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarpması neticesinde hayatını kaybeden lise öğrencinin adı, doğum gününde okulunda açılan kütüphanede yaşatılacak. Kastamonu il merkezi Saraçlar Mahallesi Ankara Caddesi’nde 20 Ağustos’ta meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarptığı 16 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı hayatını kaybetmişti. Ailesini ve arkadaşlarını vefatıyla yasa boğan Yağmur Pehlivanlı için eğitim gördüğü Abdurrahmanpaşa Lisesi’nde kütüphane oluşturuldu. Okul idaresi, öğretmenler, Pehlivanlı’nın ailesi ve öğrenciler tarafından hazırlanan kütüphane, Yağmur Pehlivanlı’nın doğum gününde açıldı. Bin 700’den fazla kitap toplanarak hazırlanan kütüphane, Pehlivanlı’nın ailesi, okul arkadaşları, okul idaresi ile öğretmenlerin katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Abdurrahmanpaşa Lisesi Okul Müdürü Hüseyin Mısırlıoğlu, "Okul deyince aklımıza hep dersler, sınıf geliyor, fizik, kimya, biyoloji, matematik geliyor ama bu yaşanan elim olay vesilesiyle öğrendik ki okul aslında kocaman bir aile demekmiş. Mutlulukların, sevinçlerin, gözyaşlarının yaşandığı kocaman bir aile demekmiş. Yağmur da bizim için öyleydi. İlk geldiği günü hatırlıyorum. Babası Alp beyle birlikte gelmişlerdi. Çok da güzel bir öğrenciydi. Arkadaşları tarafından sevilen, derslerinde başarılı, sporla uğraşan, hayvanları ve insanları seven bir öğrenciydi. Bugün burada böyle bir kütüphanenin açılışını yapıyor olmak bir taraftan hüzün verici bir taraftan da gurur verici. Ben buradan ailesine teşekkür etmek istiyorum" dedi. Kızının çok merhametli olduğunu ifade eden Alp Pehlivanlı ise Yağmur için böyle bir kütüphane oluşturulmasının kendisini gururlandırdığını ifade etti. 140 yıldır eğitim veren bir okulda kızı Yağmur’un adının yaşatılacak olmasından ötürü büyük gurur duyduğunu dile getiren anne Esin Pehlivanlı da, "Yağmur, gerçekten çok merhametli bir çocuktu. Özellikle hayvanlara ve babasına, deprem bölgesine gitmesini söyledi. Babasını da deprem bölgesine gönderdi. Yağmur’un odasının hiçbir eşyası değişmedi. Bırakıp gittiği günkü gibi kaldı. Sadece deprem bölgesine destek olduğu için gelen plaketi yavrumun plaketi olduğu için o eklendi" şeklinde konuştu. Yağmur Pehlivanlı’nın sıra arkadaşı Elifsu Dincar ise, "Onunla çok fazla vakit geçirdim. O zaman aramızdaki samimiyet çok doğal ve içtendi. Şu anki o samimiyet bulamıyorum. Onu çok özlüyorum ve onu çok seviyorum. O his bir daha geri gelir mi bilmiyorum ama bazı bağlar bitmiyor yani benim Yağmur ile aramda olan hiçbir bağ bitmedi" ifadelerini kullandı. Programa katılanlar gözyaşlarına hakim olamadı. Programın ardından Pehlivanlı’nın Daday ilçesi Sarıçam köyündeki mezarı ziyaret edildi.
Endonezyalı öğrenciler geleneklerini ve ülkesini tanıttı
23 Aralık 2025 Salı - 09:54 Endonezyalı öğrenciler geleneklerini ve ülkesini tanıttı Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen programda Endonezyalı öğrenciler ülkelerinin geleneklerini tanıttı. Kastamonu Üniversitesi’nde eğitim gören yabancı öğrenciler sayesinde farklı kültürlerin tanınması da sağlanıyor. Bu kapsamda düzenlenen programda Endonezyalı öğrencileri ülkelerinin kültürünü tanıttı. Programa, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü M. Öztürk Akcaoğlu, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Mehmet Sena Aygül, Endonezyalı Öğrenci Topluluğu Danışmanı Dr. Osman Topaçoğlu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinlik öncesinde davetlilere Endonezya’ya özgü karşılama hediyeleri takdim edildi. Düzenlenen Batik x Ebru Atölyesi’nde katılımcılar, ekip eşliğinde temel batik uygulamasını deneyimleme fırsatı buldu. Atölye süresince Endonezya batik motiflerinin anlamları ve kültürel arka planı hakkında bilgilendirme yapıldı. Endonezyalı Öğrenci Topluluğu Danışmanı Dr. Osman Topaçoğlu, programın açılış konuşmasında, etkinliğin kültürel paylaşıma katkı sunduğunu belirterek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Daha sonra konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal Türkiye ile Endonezya arasındaki tarihi, kültürel ve insani bağlara dikkat çekerek, üniversitelerin bu dostluğun gelişmesinde önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Üniversitede 62 farklı ülkeden bin 741 uluslararası öğrencinin öğrenim gördüğünü belirten Topal, 114 Endonezyalı öğrencinin üniversitedeki en kalabalık dördüncü uluslararası öğrenci grubunu oluşturduğunu söyledi. Endonezyalı öğrencilerin akademik hayatın yanı sıra kültürlerini ve değerlerini kampüs yaşamına taşıdığını dile getiren Topal, KHAYA programının iki ülke arasındaki dostluğa katkı sunmasını temenni etti. Daha sonra Endonezyalı Öğrenciler Topluluğu Başkanı Jawair Ulwan, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a, Hasan Abdurrouf Morgono ise Dr. Osman Topaçoğlu’na plaket sundu. Programın devamında Endonezya kültüründe birlik ve paylaşımı simgeleyen tumpeng kesme töreni gerçekleştirildi. Etkinlik, kültürel dans gösterileriyle devam etti. Endonezya’nın bağımsızlık mücadelesini konu alan ve Türkçe olarak sahnelenen drama tiyatrosu ile geleneksel dans gösterileri izleyicilerden ilgi gördü. Ülkenin farklı bölgelerine ait kültürel ögelerin yer aldığı performanslar, müzik, ritim ve dans eşliğinde sahnelendi. Gösteriler, izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Kastamonu Üniversitesi, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında Türkiye ikincisi
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:36 Kastamonu Üniversitesi, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında Türkiye ikincisi Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu’nda Kastamonu Üniversitesi, 2000 yılı sonrası kurulan üniversiteler arasında Türkiye’de ikinci, Karadeniz Bölgesi’nde birinci oldu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hazırlanan Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025 yayımlandı. Raporda yer alan göstergeler doğrultusunda Kastamonu Üniversitesi, 12 farklı alanda Türkiye genelinde ilk 20 üniversite arasında yer alırken, 2000 yılından sonra kurulan 74 devlet üniversitesi arasında Türkiye genelinde 2. sırada yer alma başarısı gösterdi. Bu sıralamada ilk sırada İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa yer aldı. Rapora göre Kastamonu Üniversitesi, Karadeniz Bölgesi’nde 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında 1. sırada yer alarak, bölge üniversiteleri arasında ilk 20’de en fazla göstergede yer alan üniversite olarak öne çıktı. 12 göstergede Türkiye ilk 20’de yer aldı YÖK tarafından, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, uluslararasılaşma, sürdürülebilirlik ile topluma hizmet ve sosyal sorumluluk başlıkları altında değerlendirilen raporda Kastamonu Üniversitesi, öğrencilerin yaptığı endüstriyel/sektörel projelerin sayısı, Teknokent/TTO projelerine katılan öğrenci sayısı, yarışmalarda alınan ödül sayısı, TÜBİTAK tarafından sağlanan ulusal ve uluslararası proje ve destek sayısı, sanayi ile ortak yürütülen ulusal Ar-Ge projeleri, uluslararası değişim programları kapsamında gelen öğretim elemanı sayısı, sosyal sorumluluk projeleri, Engelsiz Üniversite Ödülleri, dezavantajlı gruplara yönelik faaliyetler, erişilebilirlik envanteri gibi 12 farklı göstergede Türkiye genelinde ilk 20 üniversite arasında yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, öğrenciler tarafından yürütülen sosyal sorumluluk projeleri sayısında Türkiye 10’uncusu, üniversite tarafından yürütülen projelerde ise 16’ncı sırada yer aldı. Engelsiz Üniversite Ödülleri göstergesinde 44 ödül ile Türkiye 3’üncüsü oldu. Ar-Ge ve TÜBİTAK desteklerinde Türkiye ilk 10’da Araştırma-geliştirme alanında sanayi-üniversite iş birliğini merkeze alan çalışmalarıyla dikkat çeken Kastamonu Üniversitesi, sanayi ile ortak yürütülen ulusal Ar-Ge projeleri sayısında Türkiye 9’uncusu oldu. TÜBİTAK tarafından sağlanan ulusal ve uluslararası proje ve destek sayısında ise 465 destek ile Türkiye genelinde 7’inci sırada yer aldı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, YÖK İzleme ve Değerlendirme Raporu’na ilişkin değerlendirmesinde, Kastamonu Üniversitesi’nin 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında Türkiye ikincisi, Karadeniz Bölgesi’nde ise birinci olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Rektör Topal, bu başarının ortaya çıkmasında emeği geçen öğrencilere, akademisyenlere ve idari personele teşekkür ederek, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, topluma hizmet ve uluslararasılaşma alanlarında yürütülen çalışmaların rapor göstergeleri doğrultusunda kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Binanın 14’üncü katından düşerek ölen kadının nişanlısı beraat etti
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:10 Binanın 14’üncü katından düşerek ölen kadının nişanlısı beraat etti Kastamonu’da apartmanın 14’üncü katından düşerek hayatını kaybeden kadının nişanlısı, cinayet şüphesiyle hakkında açılan davada beraat etti. Olay, 27 Şubat 2025 tarihinde Kuzeykent Mahallesi Kazım Karabekir Caddesi’nde bulunan bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 30 yaşındaki Eser Mumcuoğlu, sitede oturduğu apartmanın 14’üncü katından düşerek hayatını kaybetti. Olayın ardından aynı evde ikamet eden ve olay sırasında birlikte alkol aldıkları tespit edilen Eser Mumcuoğlu’nun nişanlısı S.Ö., gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklanan S.Ö. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Davanın görülen karar duruşmasında tutuksuz yargılanan S.Ö. ve avukatı hazır bulundu. "Hayatımın hiçbir aşamasında bir kadına ne de bir canlıya zarar vermedim" Duruşmada son kez savunma yapan S.Ö., "Mütalaayı kabul etmiyoruz. Hayatımın hiçbir aşamasında bir kadına ne de bir canlıya zarar vermedim. Önceki beyanlarını tekrar ediyorum, beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanık S.Ö.’nün avukatı ise, "Eser, olay günü not bırakmıştır, intihar edeceğini belirtmiştir. Sosyal medya platformları üzerinden de sürekli ölümden bahsetmiştir. Ayrıca telefonu incelendiğinde öldükten sonra dahi nereye gömüleceğini, organlarının bağışlanmasını istediği görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde bu şahsın intihara meyilli olduğu, bugün değilse bile yarın bir gün intihar etmesinin beklendiği dosyadaki delillerle sabittir. Dosyada müvekkilimizin cinayet işlediğine dair tek bir delil dahi yoktur. Dolayısıyla müvekkilimizin ’kadına karşı kasten öldürme’ suçunu işlediğine dair başından itibaren dosyada tek bir delil dahi yoktur. Bu yüzden müvekkilimiz hakkında daha fazla mağduriyete sebebiyet vermemesi açısından derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. "Eser ölmek istememiştir, Eser ölüme sürüklenmiştir" Eser Mumcuoğlu’nun ailesinin avukatı ise, "Bu dosya sanığın geçtiğimiz celsede bahsettiği gibi basit bir intihar dosyası değildir. Psikolojik şiddete sürüklendiği ağır bir travma geçirmiştir. Eser’in daha öncesinde intihar girişimi olmuştur. Bunu yapmış olması psikolojik hasta olduğunu göstermez. S.Ö. baştan itibaren tutarsız ifadelerde bulunmuştur. Her ne kadar bir önceki celsede taleplerimiz reddedilmişse de dosyadaki deliller manipüle edilemez. Olay günü sabah başlayan tartışma, akşama kadar devam etmiştir. Akşam da Eser’in hazırladığı yemeği S.Ö. yememiştir. Eser, bunun üzerine ilaç içmiş ve bunu da nişanlısı görmüştür, duymuştur. Bu kadar yaşanan olayın içerisinde S.Ö., temizlik yaparak evdeki delilleri karartmıştır. Eser, S.Ö. ile 1,5 ay kadar beraberken ölmüştür. Eser’in paylaştığı notta ’her şeyden S.Ö. sorumludur’ yazmaktadır. Eser, S.Ö.’nün evinde ölmüştür. Buna da sağlıklı bir ilişki olmadığı bellidir. Olay gününe ait sanığın beyanları çelişkilidir. Komşusu, ‘ölmek istemiyorum’ şeklinde söz duyduğunu demiştir. Keşif istedik reddedildi, tekrardan istiyoruz. Psikolojik rapor alınmasını istiyoruz. Eser ölmek istememiştir, Eser ölüme sürüklenmiştir. Bu nedenlerle sanığın en üst seviyeden cezalandırılarak tutuklanmasını talep ederiz" şeklinde konuştu. Savunmaların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti S.Ö.’nün beraatına karar verdi.