Yerel Haberler
Kastamonu
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:19 Taşköprü Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri coşkuyla başladı Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine yoğun ilgi gösteren aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Ramazan etkinlikleri çocukların neşesiyle başladı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen programların devam edeceğini açıkladı. Taşköprü Belediyesi tarafından organize edilen programda, birbirinden renkli ve eğlenceli gösteriler sahnelendi. Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda salonu dolduran vatandaşlar keyifli bir akşam geçirdi. Çocuklara yönelik hazırlanan sahne gösterileri, eğlenceli aktiviteler ve sürpriz etkinlikler geceye damga vurdu. Miniklerin kahkahalarıyla şenlenen organizasyonda aileler de haftanın yorgunluğunu atma imkanı buldu. Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca her cuma günü gerçekleştirilecek olan etkinliklere katılan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, programda yaptığı konuşmada, "Bu akşam, çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu, ailelerimizin yüzlerindeki heyecanı hep birlikte yaşadık. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu, evlatlarımızın neşesiyle taçlandırdık. Birbirinden eğlenceli gösterilerle başladığımız Ramazan etkinliğimizde, çocuklarımızın kahkahaları salonumuzu doldurdu, ailelerimizle birlikte unutulmaz bir akşamın sevincini paylaştık. Haftanın yorgunluğunu, yavrularımızın enerjisi ve coşkusuyla geride bıraktık. 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da yeniden buluşuyor, eğlenceye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Başkan Arslan, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, düzenlenen etkinliklerle bu manevi atmosferi Taşköprü’de hep birlikte yaşamayı hedeflediklerini belirtti. Taşköprü’de Ramazan etkinliklerinin 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Taşköprü Açık Hava Düğün Salonu’nda kaldığı yerden devam edeceği bildirildi. İlçe halkının yoğun ilgi göstermesi beklenen programlarda yine çocuklara ve ailelere yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi’nin raporlar dizisinde korunan alanlar ele alındı
10 Şubat 2026 Salı - 10:15 Kastamonu Üniversitesi’nin raporlar dizisinde korunan alanlar ele alındı Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan "Kastamonu Odaklı Raporlar Dizisi" kapsamında korunan alanlar çalışmasıyla devam etti. Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan "Kastamonu Raporları" dizisi, Kastamonu’nun doğal, çevresel ve sosyo-ekonomik yapısını bilimsel veriler ışığında ele alan çalışmalarla sürdürülüyor. Bu kapsamda hazırlanan "Kastamonu İli Korunan Alanları: Envanter, Sorun Analizi ve Gelecek Perspektifi" başlıklı rapor yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Gökhan Şen ve Prof. Dr. Nurcan Yiğit tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu il sınırları içerisinde yer alan milli parklar, tabiat parkları, sulak alanlar, yaban hayatı geliştirme sahaları ile tabiat varlıkları kapsamlı bir envanter çalışmasıyla ele alındı. Yüzölçümünün yaklaşık yüzde 67’si ormanla kaplı olan Kastamonu’nun, doğal alanlarıyla Türkiye’nin önde gelen doğa alanlarından biri olduğu vurgulanırken; ilin yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte de biyoçeşitlilik açısından dikkat çeken bir konumda bulunduğu ifade edildi. Çalışmada ayrıca söz konusu alanların mevcut durumu, hukuki ve kurumsal yapısı ile karşılaşılan temel sorunlar analiz edilerek gelecek döneme ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Raporda, Kastamonu’nun floristik ve faunistik çeşitliliğinin hâlen araştırılmaya açık önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekildi. Dünya literatürüne kazandırılan Küçük Asya Kanyon Eğreltisi gibi endemik türlerin varlığı, ilin bilimsel açıdan önemini ortaya koyarken, Küre Dağları ve Ilgaz Dağı gibi sembol alanların yanı sıra, 2025 yılında tescil edilen Olukbaşı Tabiat Parkı ve Gizemli Mağara gibi yeni alanlarla korunan alan ağının genişlediği belirtildi. Çalışmada, korunan alanların karşı karşıya olduğu riskler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Madencilik faaliyetleri, taş ocakları, enerji iletim hatları ve plansız turizm uygulamalarının hassas ekosistemler üzerinde arazi kullanım baskısı oluşturduğu ifade edilirken, iklim değişikliğine bağlı sel, taşkın ve heyelan gibi afetlerin de doğal alanların bütünlüğünü tehdit ettiği vurgulandı. Artan ziyaretçi yoğunluğunun yaban hayatı üzerindeki etkileri raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Raporda, korunan alanların yönetimine yönelik olarak teknoloji destekli yaklaşımlar önerildi. Fotokapanlar, uzaktan algılama sistemleri ve sürekli izleme mekanizmalarıyla alanların daha etkin biçimde takip edilmesi gerektiği belirtilirken; Küre Dağları ile Ilgaz Dağı arasında oluşturulması planlanan ekolojik koridorlar sayesinde habitat bütünlüğünün korunması ve türlerin iklim değişikliğine uyumunun desteklenmesi hedeflendi. Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu’nun doğal alanlarının bilimsel verilerle ele alınmasının taşıdığı değere dikkat çekerek, "Üniversitemiz, bulunduğu ilin doğal, ekolojik ve toplum odaklı özelliklerini esas alan bilimsel çalışmaları öncelikli bir sorumluluk olarak görüyor. Kastamonu Raporları dizisi kapsamında hazırlanan bu çalışma, korunan alanların mevcut durumunu ortaya koymasının yanı sıra, gelecek dönem planlamalarına yönelik bir akademik zemin sunuyor. Doğal mirasın korunmasına yönelik bu tür çalışmaların, ilgili kurumlar ve paydaşlar açısından yol gösterici olacağına inanıyorum" dedi. Rektör Topal, ayrıca, raporun hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere teşekkür ederek, Kastamonu Raporları dizisinin farklı tematik başlıklarla devam edeceğini belirtti.