Yerel Haberler
Kayseri
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:32 Ramazan’da sporcular için beslenme önerileri Ramazan’da sporcular için beslenme önerilerinde bulunan Diyetisyen Deniz Türkaslan, "Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" dedi. Diyetisyen Deniz Türkaslan, Ramazan’da oruç tutan sporcuların kas kaybı yaşamaları ve daha rahat bir ramazan geçirmeleri için beslenme önerilerinde bulundu. Türkaslan, "Ramazan’da uzun süreli bir açlık söz konusu. İftar yemeğine değindiğimizde sporcu danışanlarımızda aşırı derecede kan şekeri dalgalanmasından kaynaklı olarak iftarda yemeğe saldırma durumunu görebiliyoruz. Yüksek yağlı yiyecek ve içecekler menümüzde olabiliyor. Bunlar bize en çok zarar verecek ve kas kaybını destekleyecek yiyeceklerdir. Sporcular iftarda çorba ve su ile başlayıp, kan şekerini dengeye sokmak için hurma tüketebilir. Yemekten sonra protein merkezli beslenme yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor" Türkaslan, sahurda kahvaltılıkların yanına ceviz ve tahin gibi sağlıklı yağlar eklenerek tüketilebileceğini belirtti ve, "Sahurda ise protein ağırlıklı ve sağlıklı yağ ile desteklenecek yiyecekler kıymetli oluyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları tüketmeliyiz. Zeytin, ceviz, zeytinyağı, tahin gibi sağlıklı yağ kaynakları ekleyebiliriz. İftar ve sahur arasında da su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Uzun süreli bir açlıktan sonra vücut su kaybına girebiliyor ve kas kaybı ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir anda tüketmek yerine aralıklarla su içerek vücudun su depolarını doldurmamız gerekiyor. Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor. Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır" diye konuştu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:15 Kayserispor’da Başkan Nurettin Açıkalın güven tazeledi Kayserispor’da gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısında mevcut başkan Nurettin Açıkalın yeniden seçilerek güven tazeledi. Başkan Açıkalın, "Bugün burada sadece bir kongre için değil, bir mücadelenin hesabını vermek için de bulunuyorum" dedi. Kayserispor’da olağanüstü genel kurul toplantısı Kadir Has Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Ertuğrul Enes Kalın, yönetim kurulu üyeleri ve taraftarlar katıldı. Divana imza yetkisi verilmesinin ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda divan başkanlığına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç seçildi. Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın ve yönetimi, mali ve idari yönden ibra edildi. Yapılan seçimde kulübün mevcut başkanı Nurettin Açıkalın yeniden seçilerek güven tazeledi. Nurettin Açıkalın: "Burada sadece bir kongre için değil, bir mücadelenin hesabını vermek için de bulunuyorum" Genel kurul toplantısının ardından konuşma yapan Kayserispor Başkanı Nurettin Açıkalın, "Bugün burada sadece bir kongre için değil, bir mücadelenin hesabını vermek için de bulunuyorum. 30 Aralık 2024 tarihinde göreve başladık ama akabinde kongre süreci gerçekleştirdik. Bu camiaya yabancı değildim. Bu kulübün 3 yılık asbaşkanlık görevini yürüttüm. Hangi süreçlerden geçtiğini, hangi zorluklardan geçtiğini çok iyi biliyorum. Geçen yıl ’Kayserispor düştü’ dediğimiz günlerde biz hiçbir zaman düşmeyeceğini, düşme ihtimalini sıfır olarak gördüğümüzü söyledik. O zaman bazılarına boş vaat gibi geldi ama biz buna inanmıştık. Hep beraber kenetlenmiştik. Bu da başarıyı getirmişti. Sadece sportif anlamda bir mücadele vermedik. Saha dışında da büyük mücadele verdik" dedi. "Kayserispor’un borcu 900 milyon TL" Kulübün mali durumu hakkında da konuşan Açıkalın, "Geçtiğimiz şubat ayında verdiğimiz bilançoda 1 milyar 320 milyon TL borç açıklamıştık. Kulübün borcu merak ediliyor. Geçen yıl açıkladığımız rakam 30 milyon Euro’ya tekabül ediyordu. Şu an bu rakam 900 milyon TL civarına düşmüş durumdadır. 15-16 milyon Euro’ya düşmüş bir borcumuz var. Gelecek dönemlere ait olan alacaklarımızda var. Bunu değerlendirirken iki kongre arasında düşmüş olan bu borcu sadece rakam değerlendirmeyelim. Bu kulübün sadece azalmış borcunu gösterir. Bu kulübün yaşaması için günlük cari ödemeleri de var. Kulübün yıllık 15 milyon Euro’ya yakın gideri var. Hem bu giderleri ödeyip hem de bu borcu bu miktarda azaltmak ciddi anlamda bir yönetim başarısıdır. Zor süreçlerden geçiyoruz ama bunu yönetebilir seviyede de özveriyle yönetmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Baki Ersoy: "Son yıllarda şeffaf yönetilen bir Kayserispor var" MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy da, Kayserispor’un bu badireleri ilk defa yaşamadığını ifade ederek, "Bu da muhtemelen son olmaz. Kayserispor bana göre bir eşikte. Kayserispor’un sportif olarak da istenilen başarıya ulaşması için bana göre çok kısa bir zaman dilimi kaldı. Sportif başarıya ulaşılmak isteniyorsa bana göre idari ve finansal olarak şeffaflığı yakalamak gerekiyor. Kayserispor bunu yakaladı. Son yıllarda şeffaf yönetilen bir Kayserispor var. Bu çok kıymetli. Gelenler belli, gidenler belli. Her şey resmi. Bunu yaparken de sürdürülebilir bir Kayserispor arzu ediliyor. Kayserispor, kalan 11 haftada ligde kalıp, bu seneyi de kazasız belasız atlatacak ve önümüzdeki sene daha farklı bir yapıyla bu şehrin karşısına çıkacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:57 Başkan Yardımcısı Kabak: "Bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" AK Parti Kayseri İnsan Haklarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Fatma Kabak, 28 Şubat Postmodern Darbe’nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, "Demokrasi tarihimizde bir daha 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" dedi. 28 Şubat’ın topluma yönelik yapılan ağır bir darbe olduğunu söyleyen Fatma Kabak, "28 Şubat darbesinin 29. yıl dönümünde darbe ve darbecilik zihniyetini kınamak için bugün bir araya geldik. Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" dedi. Kabak, 28 Şubat’ı bir daha yaşamamak için milli irade anlayışını daima diri tutacaklarını söyleyerek, "Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Meme kanserinde koruyucu cerrahiler tercih ediliyor
19 Ekim 2025 Pazar - 12:11 Meme kanserinde koruyucu cerrahiler tercih ediliyor Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder, artık hastalığın tedavisinde memeyi tamamen almak yerine koruyucu cerrahilerin tercih edildiğini söyleyerek, "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Sevindirici olan; erken tanı konulduğu taktirde yüzde 90’lara varan başarı elde ediyoruz" dedi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla hastalık ile ilgili bilgiler veren Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder; "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Sevindirici olan; erken tanı konulduğu taktirde yüzde 90’lara varan başarı elde ediyoruz. Kendi kendine muayene burada çok önem arz etmekte ancak bazen yetmeyebiliyor. Zira memede ele gelmeyen en erken dönemdeki teşhisi ancak ultrason, mamografi, mr gibi yöntemlerle sağlayabiliyoruz. O nedenle erken teşhis için mutlaka düzenli kontrol ve yaşınıza uygun taramaları yaptırmak gerekiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yıllık kontrolle birlikte mamografi çektirilmesi çok önemli. Eğer ailede meme kanseri öyküsü varsa daha erken yaşlarda bu yöntemlere başvurulabiliyor" dedi. "Artık memeyi tamamen almıyoruz, koruyucu cerrahileri tercih ediyoruz" Son zamanlarda hastanın yaşam kalitesini artırmak için memeyi tamamen almak yerine koruyucu cerrahi tercih ettiklerini kaydeden Dönder; "Meme kanseri tanısı konulduktan sonra hastalara uygun bir tedavi planı seçiyoruz. Eskiden memeyi tamamen alıyorduk ancak artık meme koruyucu cerrahileri tercih ediyoruz. Burada onkolojinin bize desteği fazla, biz de onkoplastik cerrahi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun tedavi yöntemini seçmeye çalışıyoruz. Amacımız sadece kanseri tedavi etmek değil, hastanın yaşam kalitesini de ön plana çıkararak artırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Tedavi tamamlandıktan sonraki sürecin de oldukça önemli olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder, "Tabii ki tedaviyi tamamladıktan sonra takip süreci de çok önemli. Medikal onkoloji tarafından hastalar takip edilmekte. Eğer ilerleyen dönemde tekrar nüks olursa veya başka bir yere metastaz olursa tekrar hastaya uygun tedavi planı öneriyoruz. Meme kanseri erken teşhis edildiğinde korkulacak bir hastalık değildir. Bu yüzden bana bir şey olmaz demeyelim ve taramalarımızı ihmal etmeyelim" diye konuştu.
Meme kanserinde koruyucu cerrahiler tercih ediliyor
19 Ekim 2025 Pazar - 12:06 Meme kanserinde koruyucu cerrahiler tercih ediliyor Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder; artık hastalığın tedavisinde memeyi tamamen almak yerine koruyucu cerrahilerin tercih edildiğini söyleyerek; "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Sevindirici olan; erken tanı konulduğu taktirde yüzde 90’lara varan başarı elde ediyoruz" dedi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla hastalık ile ilgili bilgiler veren Acıbadem Kayseri Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder; "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Sevindirici olan; erken tanı konulduğu taktirde yüzde 90’lara varan başarı elde ediyoruz. Kendi kendine muayene burada çok önem arz etmekte ancak bazen yetmeyebiliyor. Zira memede ele gelmeyen en erken dönemdeki teşhisi ancak ultrason, mamografi, mr gibi yöntemlerle sağlayabiliyoruz. O nedenle erken teşhis için mutlaka düzenli kontrol ve yaşınıza uygun taramaları yaptırmak gerekiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yıllık kontrolle birlikte mamografi çektirilmesi çok önemli. Eğer ailede meme kanseri öyküsü varsa daha erken yaşlarda bu yöntemlere başvurulabiliyor" dedi. "Artık memeyi tamamen almıyoruz, koruyucu cerrahileri tercih ediyoruz" Son zamanlarda hastanın yaşam kalitesini artırmak için memeyi tamamen almak yerine koruyucu cerrahi tercih ettiklerini kaydeden Dönder; "Meme kanseri tanısı konulduktan sonra hastalara uygun bir tedavi planı seçiyoruz. Eskiden memeyi tamamen alıyorduk ancak artık meme koruyucu cerrahileri tercih ediyoruz. Burada onkolojinin bize desteği fazla, biz de onkoplastik cerrahi yöntemlerini kullanarak hastalara en uygun tedavi yöntemini seçmeye çalışıyoruz. Amacımız sadece kanseri tedavi etmek değil, hastanın yaşam kalitesini de ön plana çıkararak artırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Tedavi tamamlandıktan sonraki sürecin de oldukça önemli olduğunun altını çizen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yunus Dönder; "Tabi ki tedaviyi tamamladıktan sonra takip süreci de çok önemli. Medikal onkoloji tarafından hastalar takip edilmekte. Eğer ilerleyen dönemde tekrar nüks olursa veya başka bir yere metastaz olursa tekrar hastaya uygun tedavi planı öneriyoruz. Meme kanseri erken teşhis edildiğinde korkulacak bir hastalık değildir. Bu yüzden bana bir şey olmaz demeyelim ve taramalarımızı ihmal etmeyelim" diye konuştu.
Talas’ta otel, sağlık tesisi ve ticari alanlar için geri sayım
19 Ekim 2025 Pazar - 10:08 Talas’ta otel, sağlık tesisi ve ticari alanlar için geri sayım Kayseri’nin en hızlı gelişen ilçelerinden Talas’ta yeni yatırım heyecanına sayılı günler kaldı. Talas Belediyesinin turizmden sağlığa, ticaretten hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede fırsatlar sunan değerli taşınmazların ihalesi 23 Ekim 2025 Perşembe günü saat 14.00’te Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek. İhalenin en dikkat çekici kalemlerinden biri, Harman Mahallesi’nde yer alan 80 odalı otel yapımına uygun geniş arsa olacak. 4 bin 912 ada 1 parsel numaralı, 7 bin 101 metrekare büyüklüğündeki bu otel alanı için 220 milyon TL tahmini bedel belirlendi. Turizm yatırımlarının hızla arttığı Talas’ta bu alan, konum avantajı ve yüksek getirisiyle yatırımcıların gözdesi olmaya aday. Diğer bir önemli taşınmaz ise Talas Mahallesi’nde yer alan, bin 989 ada 4 parsel numaralı bin 843 metrekarelik özel sağlık tesisi alanı olacak. 40 milyon TL tahmini bedelle ihaleye çıkacak bu alan, modern sağlık yatırımlarına uygun yapısıyla dikkat çekiyor. Ayrıca, Mevlana Mahallesi Halef Hoca Caddesi üzerindeki ticari hareketliliğin merkezinde bulunan üç dükkân da yatırımcıların ilgisine sunulacak. 84/A numaralı dükkân 20 milyon TL, 84/D numaralı dükkân 14 milyon TL, 84/C numaralı dükkân ise 13,5 milyon TL tahmini bedelle satışa çıkacak. "Talas sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin yükselen değeri" Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ilçenin gelişim vizyonuna dikkat çekerek, "Talas artık sadece Kayseri’nin değil, Türkiye’nin yükselen değeri haline geldi. Yaptığımız her çalışma, attığımız her adım ilçemizin geleceğini şekillendiriyor. Bu ihalelerle hem yatırımcılarımız kazanacak hem de Talas’ın hizmet ve yaşam kalitesi artacak. Elde edilecek gelirleri yeni yatırımlarda, çevre, kültür, eğitim ve sosyal projelerde değerlendireceğiz. Çünkü biz belediyeciliği sadece görev olarak değil, şehrin geleceğine katkı sunma sorumluluğu olarak görüyoruz" dedi. Yatırımcısına güven, Talas’a değer kazandıracak bu ihalelerle birlikte ilçe; turizmden sağlığa, ticaretten yaşam kalitesine kadar her alanda büyümesini sürdürecek. Yatırım yapmanın tam zamanı Yatırım yapmak isteyen vatandaşların ihale şartnamesini Talas Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğünden temin etmeleri ve başvuru işlemlerini tamamlamaları gerekiyor. Detaylı bilgi almak isteyenler, 0352 437 00 54 numaralı telefondan 2420, 2421 ve 2422 dâhili hatları arayabilecek.
Başkan Çolakbayrakdar: "Kayseri’miz, konforlu ve modern hayvan bakımevi ile öncü bir şehir oluyor"
19 Ekim 2025 Pazar - 09:31 Başkan Çolakbayrakdar: "Kayseri’miz, konforlu ve modern hayvan bakımevi ile öncü bir şehir oluyor" Kocasinan Belediyesi, sokak hayvanlarının sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile örnek bir projeye imza atıyor. Yaklaşık 25 bin metrekarelik alan üzerine kurulan modern tesis, tedavi, rehabilitasyon, kısırlaştırma ve sahiplendirme gibi süreçleri en profesyonel şekilde yürütmek üzere tasarlandı. Tesis, hem doğal yaşam alanları hem de modern konfor alanlarıyla, sokak hayvanlarına adeta beş yıldızlı bir otel konforu sunacak. Erkilet Generalemir Mahallesi’nde yükselen tesisler, tamamlandığında sadece Kayseri’ye değil, Türkiye genelinde örnek gösterilecek bir merkez olacak. Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, projeyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Hem Kayseri’de hem de Türkiye genelinde belediyecilik hizmetlerinin her alanında en iyisini yapıyor ve bunun için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu tesis de, şehrimizin hayvan refahı alanındaki en iddialı projesi olacak ve Kayseri’ye yeni bir değer katacak." Başkan Çolakbayrakdar, özellikle sokak hayvanlarına yönelik 2017 yılında hayata geçirilen Küçük Dostlar Ambulansı ve Kedi Kasabası gibi birçok örnek uygulamanın ve projenin Türkiye’ye örnek teşkil etmesinden gurur duyduklarını ifade ederek, "Sokak hayvanlarımızın doğal yaşam alanlarıyla iç içe, konforlu ve güvenli bir ortamda yaşamaları için titizlikle çalışıyoruz. Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni tasarlarken, onların ihtiyaçlarını en ince detayına kadar düşündük. Tesisimizde yaklaşık 1.500 metrekarelik özel doğal yaşam alanı bulunuyor. Burada özgürce dolaşabilecek ve oynayabilecekler. Modern kliniklerimiz, veteriner hizmetlerimiz ve rehabilitasyon alanlarımız sayesinde; tedavi, barındırma, rehabilite etme ve sahiplendirme gibi tüm süreçler eksiksiz şekilde yürütülecek. Belediyecilik hizmetlerinde her zaman en iyisini hedefliyoruz. Sadece Kayseri’de değil, Türkiye genelinde örnek olacak bir tesis inşa ediyoruz. Sokak hayvanlarımız için en modern, en kapsamlı ve en güvenli yaşam alanını oluşturmak için tüm gayretimizle çalışıyoruz. Allah nasip ederse, kısa süre içerisinde şehrimize bu güzelliği kazandırmış olacağız" diye konuştu.