Yerel Haberler
Kayseri
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:11 Başkan Gülsoy: "Ocak ayında 140 ülkeye 291 milyon 804 bin dolar ihracat yaptık" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, TÜİK tarafından paylaşılan ihracat rakamlarını değerlendirdiği açıklamasında; "Ocak ayında 140 ülkeye 291 milyon 804 bin dolar ihracat yaptık" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy; "İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Her şeye rağmen üreten, ülkemiz için rekabet eden, istihdam oluşturan, kent ve ülke ekonomisine değer katan ihracatçı üyelerimize, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. 2026 yılı ocak ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, "Ocak ayında 291 milyon 804 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,94 oranında azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 129 milyon 532 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 20,82 azalış gerçekleşmiştir. 140 ülkeye Ocak ayında ihracat gerçekleştirdik" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy, "İhracat pazarlarımız; Almanya, ABD, Polonya, İtalya, Avusturya, Irak, Fransa, Fas, Hollanda, Birleşik Krallık’tır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir dışı Metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. "2026 için umut verici bir döneme giriyoruz" 2025 yılının küresel riskler ve ekonomik zorluklarla geride kaldığını hatırlatan Başkan Gülsoy, yeni döneme dair beklentilerini şu sözlerle aktardı; "Ülkemizde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan maddi sıkılaştırma politikalarından en çok reel sektörümüz etkilenmiştir. Özellikle yüksek faiz oranları ve artan maliyetler, üreticilerimizi zorlamıştır. Finansmana erişim, yaptırımlar, hukuki belirsizlikler, sigorta ve tahsilat risklerinin iş dünyasının önündeki temel engellerdir. Ancak dezenflasyon sürecinde kat edilen mesafe ve Merkez Bankası’nın faiz indirimi yönündeki kararlı adımları, 2026 yılı için umutlarımızı tazelemektedir. İş dünyası olarak beklentimiz, finansman maliyetlerini düşürecek bu indirim sürecinin devam etmesidir." "İhracatçının yükü hafifletilmeli" İhracatçıların küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için somut destek adımlarının şart olduğunu vurgulayan Gülsoy, çözüm önerilerini ise; "Pazar kayıplarının önüne geçilmesi ve ihracatçımızın toparlanabilmesi için reeskont kredi hacmindeki artışlar sürdürülmelidir. Bunun yanı sıra, döviz dönüşüm desteği daha sade ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulmalı, ihracatçıların döviz gelirini bozdurma zorunluluğu ise tamamen kaldırılarak firmalarımıza hareket alanı açılmalıdır" şeklinde sıraladı. Sürdürülebilir büyüme için teknoloji ve katma değer odaklı üretimin anahtar rol oynadığını belirten Gülsoy; "İşletmelerimizin dijitalleşme ve verimlilik odaklı yeni nesil üretim modellerine yönelmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri sanayisi; güçlü üretim altyapısı ve değişime hızlı uyum sağlayan girişimci ruhuyla bu zorlu dönemi aşacak güçtedir. Şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasına öncülük eden tüm ihracatçılarımızı ve ekiplerini yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:10 Hacılar Belediyesi ekipleri karla mücadele için sahada Kayseri’nin Hacılar ilçesinde etkili olan kar yağışıyla birlikte ilçe adeta beyaz bir örtüyle kaplandı. Erciyes’in eteklerinde yükselen Hacılar, kış mevsiminde sunduğu eşsiz manzarayla kartpostallık görüntüler oluştururken, Hacılar Belediyesi ekipleri de vatandaşların günlük yaşamının aksamaması için sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan; yaptığı açıklamada kar yağışının rahmet ve bereket olduğuna dikkat çekerek, kışın ilçeye ayrı bir güzellik kattığını ifade etti. Başkan Özdoğan; "Hacılar’ımız kış aylarında bembeyaz örtüsüyle muhteşem bir manzaraya kavuşuyor. Kar, rahmettir, berekettir. Bu güzelliğin hemşehrilerimizin günlük hayatını olumsuz etkilememesi için tüm ekiplerimizle sahadayız" dedi. Kar yağışının başlamasıyla birlikte ilçe genelinde planlanan çalışmaların hızla uygulamaya alındığını belirten Başkan Özdoğan, sahadaki ekip ve ekipman durumuna ilişkin şu bilgileri paylaştı; "Sahada 3 kar küreme ve tuzlama kamyonu, 1 tuzlama kamyonu, 2 greyder, 1 loder, 3 beko-loder ve 4 genel hizmet aracı olmak üzere toplam 14 araç ve 32 personelimizle çalışmalarımız devam ediyor. Önceliğimiz, hemşehrilerimizin güvenli ve sorunsuz bir şekilde günlük hayatlarına devam edebilmesi." Hacılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin mahalle araları dahil olmak üzere ilçe genelinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade eden Başkan Özdoğan, don ve buzlanmaya karşı özellikle kritik noktalarda tuzlama çalışmalarının sürdürüldüğünü, mahalle içlerinde daha hızlı müdahale edebilmek adına küçük iş makinelerinin de aktif olarak görev yaptığını vurguladı. Kış şartlarının etkisini artırdığı günlerde sürücülere de önemli uyarılarda bulunan Başkan Özdoğan, "Kış lastiği kullanımı büyük önem taşıyor. Hem kendi güvenliğimiz hem de trafikteki diğer vatandaşlarımız için dikkatli ve tedbirli olalım" ifadelerini kullandı. Herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumunda vatandaşların belediyeye doğrudan ulaşabileceğini belirten Başkan Özdoğan; "Hemşehrilerimiz 442 37 77 veya 0534 592 48 55 numaralı telefonlardan Hacılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğümüze ulaşabilirler." dedi. Başkan Özdoğan açıklamasını, "Kışın ayrı güzel olan Hacılar’ımızda, hem bu eşsiz manzarayı koruyor hem de hemşehrilerimizin huzuru ve güvenliği için sahada çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" sözleriyle tamamladı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:01 Kanserde protein sorununu yapay zekâ ile azaltacak Kayseri’de lise 11. sınıf öğrencisi, kanser tedavisinde kullanılacak proteinler üretti. Ahmet Selim Güngör, "Antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde, kanser hastalarına hem daha az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekte" dedi. Kayseri’de 11. Sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Ahmet Selim Güngör, biyoloji alanında hazırladığı Antikanser Özelliğe Sahip Peptidlerin Yapay Zeka ile Belirlenmesi, Yeni Anti Kanser Peptid Dizileri Önerilmesi Projesi ile kanser tedavisinde ki yan etkileri azaltmayı amaçladığını belirtti. Antikanser özelliği taşıyan proteinleri veri analizi ile inceleyen 11. Sınıf öğrencisi Güngör, kanser hücrelerini seçici biçimde hedef alan yeni proteinler geliştirdiğini söyledi. Bu proteinlerin gündelik yemek miktarları ayarlanarak kişiye özgü diyet sunulabileceğini söyleyen Güngör; "Günümüzde kanserden 20 milyon kişi etkilenmekte ve maalesef bunların 10 milyonu ölüme sebep vermektedir. Kanserin tedavileri arasında kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler olmasına rağmen bunlar hem yüksek maliyetli hem de fazlaca yan etkilere sebebiyet vermektedir. Projemde antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde kanser hastalarına hem az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekteyiz. Öncelikle bir veri seti buldum. Bu veri setinde hem antikanser özelliği taşıyan proteinler hem de taşımayan proteinler vardı. Bu proteinlerde belirli başlı ortak bulunan özelliklere bakarak motifler keşfettik. Bu motifleri yeni antikanser özelliği taşıyan proteinlerin yapımında kullandık. Bu proteinlere gündelik yemeklerde olan miktarına ve fazlalığına bakılarak kişiye özgü diyet ve yapay malzemeler suna bilmektedir" şeklinde konuştu.
’Dikkat kaynana çıkabilir’
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:26 ’Dikkat kaynana çıkabilir’ Avukat Tevfik İmamoğlu, evlilik birliğinde ailelerin müdahalesinin boşanma sebebi ya da kusur sayılabildiğini belirterek, ailesinin müdahalesine sessiz kalıp destekleyen eşin de tazminat ödeyebileceğini söyledi. Evlilik birliğine ailelerin müdahalesinin boşanma sebebi sayılabildiğini söyleyen Avukat Tevfik İmamoğlu, "Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği, eşler arasında kurulan özel bir hukuki birliktir. Ancak eşler arasında olan bu birlik zaman zaman ailelerin müdahalelerle farklı yerlere gidebiliyor. Yargıtay’ın içtihatlarına göre de eşler arasında olan bu birliğe ailelerin müdahalesi kimi zaman boşanma sebebi kimi zaman da kusur sayılıyor davalarda. Yargıtay’ın emsal kararlarında kayınpederin, kayınvalidenin veya diğer aile bireylerinin eşlere olan müdahalesi, hakaret, baskı ve aşağılama evlilik düzenine müdahale boyutuna ulaştığında bu bir boşanma sebebi hatta evlilik birliğinin temelden sarsılma sebebiyle boşanma davasına konu olabiliyor. Yargıtay’ın istikrarlı uygulamalarına göre eşin ailesi karşısında diğer eşi desteklememesi, yalnız bırakması veya aile ile birlikte yaşamaya zorlaması evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma davalarına konu olabiliyor" dedi. İmamoğlu, aile müdahalesine sessiz kalan eşin tazminat ödeyebileceğini söyleyerek, "Hatta bu müdahaleler sessiz kalan veya hatta destekleyen eş boşanma davası sonunda tazminat ödemeye veya yoksulluk nafakası ödemeye mahkum edilebiliyor. Burada da işte ağır kusur sayılabiliyor veya eşit kusur sayılabiliyor. Sonuç olarak Yargıtay içtihatları ve mahkeme kararları evlilik birliğinin korunması noktasında eşlere ortak bir yükümlülük addediyor. Eşlerin aile ilişkilerinde evlilik birliğini zedeleyen davranışlara karşı aktif bir tutum sergilemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu noktada vatandaşlarımız evlilik birliğinde bu sorumlulukları yerine getirirlerse böyle hukuki sorunlarla karşılaşmayacaklardır" ifadelerini kullandı.
Dikkat kaynana çıkabilir
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:13 Dikkat kaynana çıkabilir Avukat Tevfik İmamoğlu, evlilik birliğinde ailelerin müdahalesinin boşanma sebebi ya da kusur sayılabildiğini belirterek, ailesinin müdahalesine sessiz kalıp destekleyen eşin de tazminat ödeyebileceğini söyledi. Evlilik birliğine ailelerin müdahalesinin boşanma sebebi sayılabildiğini söyleyen Avukat Tevfik İmamoğlu, "Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği, eşler arasında kurulan özel bir hukuki birliktir. Ancak eşler arasında olan bu birlik zaman zaman ailelerin müdahalelerle farklı yerlere gidebiliyor. Yargıtay’ın içtihatlarına göre de eşler arasında olan bu birliğe ailelerin müdahalesi kimi zaman boşanma sebebi kimi zaman da kusur sayılıyor davalarda. Yargıtay’ın emsal kararlarında kayınpederin, kayınvalidenin veya diğer aile bireylerinin eşlere olan müdahalesi, hakaret, baskı ve aşağılama evlilik düzenine müdahale boyutuna ulaştığında bu bir boşanma sebebi hatta evlilik birliğinin temelden sarsılma sebebiyle boşanma davasına konu olabiliyor. Yargıtay’ın istikrarlı uygulamalarına göre eşin ailesi karşısında diğer eşi desteklememesi, yalnız bırakması veya aile ile birlikte yaşamaya zorlaması evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle boşanma davalarına konu olabiliyor" dedi. İmamoğlu, aile müdahalesine sessiz kalan eşin tazminat ödeyebileceğini söyleyerek, "Hatta bu müdahaleler sessiz kalan veya hatta destekleyen eş boşanma davası sonunda tazminat ödemeye veya yoksulluk nafakası ödemeye mahkum edilebiliyor. Burada da işte ağır kusur sayılabiliyor veya eşit kusur sayılabiliyor. Sonuç olarak Yargıtay içtihatları ve mahkeme kararları evlilik birliğinin korunması noktasında eşlere ortak bir yükümlülük addediyor. Eşlerin aile ilişkilerinde evlilik birliğini zedeleyen davranışlara karşı aktif bir tutum sergilemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu noktada vatandaşlarımız evlilik birliğinde bu sorumlulukları yerine getirirlerse böyle hukuki sorunlarla karşılaşmayacaklardır" ifadelerini kullandı.