Yerel Haberler
Kilis
07 Nisan 2026 Salı - 18:58 Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 16:54 Bakan Ersoy: "Ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koymuştur" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu söyledi. Bir dizi açılışa katılmak ve temaslarda bulunmak üzere Kilis’e gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kilis Valisi Ömer Kalaylı’yı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün kesintisiz ve kararlılıkla devam ettiğini belirterek, bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu söyledi. "24 yılda Kilis’in kültür ve turizmine 412,1 milyon lira tutarında yatırım yaptık" Bakan Ersoy, "Bugün Osmaniye temaslarımızın ardından Kilis’e geldik. Valimizin ev sahipliğinde şehrimizin kültür-turizm sahasında sahip olduklarını ve ihtiyaç duyduklarını değerlendirdik. Bakanlık olarak sorumluluk sahamızda yapılan çalışmaları, hayata geçirilen hizmet ve eserleri konuştuk ve bundan sonrası için atılması gereken adımları istişare ettik. Ülkemizin her bölgesinde, her beldesinde olduğu gibi Kilis’in de barındırdığı bütün potansiyeli, insanımızın hayatına gerek ekonomik gerekse sosyal ve kültürel en yüksek faydayı sunacak şekilde değerlendirmek en temel hedefimizdir. Son 24 yılda Kilis’in kültür ve turizmine 412,1 milyon lira tutarında yatırım yapılmıştır. Aynı süreçte yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine de183 milyon TL kaynak aktarılmıştır. Kilis’te 534 adet taşınmaz kültür varlığı ve 68 adet sit alanı bulunuyor. Malumunuz, bizler kültür varlıklarımızın restorasyonu ve ihyası için ülke genelinde ciddi bir mesai yürütüyoruz. Kilis’te kültür varlıklarının proje, bakım, onarımları; müze teşhir-tanzim ve yapımı ile çevre düzenleme işleri için son 23 yılda aktarılan ödenek miktarı 61 milyon lira seviyesine ulaşmıştır. Bu süreçte 6 Şubat asrın felaketi sonrası yürüttüğümüz restorasyon, ihya ve inşa çalışmalarımızı da elbette en güzel şekilde tamamlıyor ve yapılarımızı, eserlerimizi yeniden hizmete alıyoruz. Deprem sonrası Kilis genelinde 143’ü proje yardımı, 54’ü uygulama yardımı olmak üzere toplamda 197 yapıya yardım yapılması kararını aldık. Bu karar kapsamında şu ana kadar 158 yapıya yaptığımız yardım ödemesi miktarı 238,6 milyon lira seviyesine gelmiştir. Depremde ağır hasar alan Tabakhane, Karakadı ve Merkez Hacı Derviş camilerimiz Bilim Kurullarımızın denetiminde gerekli bütün bakım ve onarım çalışmaları yapılarak cemaatine kavuşturulmuştur. Kilis’te, 6 Şubat asrın felaketinden etkilenen 24 vakıf kültür varlığımız vardı. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla 12 tanesinin restorasyonunu tamamladık. Mayıs ayının başında 7 ve Haziran ayı itibarıyla kalan son 5 eserimizin restorasyonunu bitirmiş olacağız. Böylece Kilis’te depremden zarar görmüş 24 vakıf kültür varlığımızın tamamı yeniden hizmete açılmış olacak. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz de Kilis Ravanda Kalesi ve Kilis Alaeddin Yavaşça Müzesi onarım işlerini, depremin hemen ardından başlattıkları çalışmalarla aynı yıl içinde tamamlamıştır. Güncel birim fiyatlarla 197,5 milyon liralık bir yatırım olarak ilimize kazandırdığımız Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Kültür Merkezi asrın felaketini çok az bir hasarla atlatmıştı. Bu noktada da gerekli basit onarımların gerçekleştirilmesi için Bakanlık olarak ödenek göndermiştik. Valiliğimizin koordinesinde yürütülen söz konusu bu çalışmalarda hızlı bir şekilde tamamlanmıştır. İlimizde arkeoloji sahasında yürütülen Oylum Höyük kazısı var. Bu kazıya 2025 yılında, 1 milyon 267 bin lira ödenek aktardık. Ayrıca Oylum Höyük’ü, hem Türk arkeoloji tarihinin en önemli hem de şu anda dünyada yürütülen en kapsamlı arkeoloji projesi olan Geleceğe Miras kapsamına aldık. Bu doğrultuda 2024 yılında 3 milyon 900 bin lira,2025 yılında ise 2 milyon 400 bin lira ayrıca ödenek sağladık. 2026 yılı çalışmaları için de bütçe planlamasını sürdürüyoruz. Tabii eserlerimizi gün yüzüne çıkarmakla birlikte her birini kaçakçılığa karşı da korumanın gayretini de en üst düzeyde veriyoruz. 2025 yılı içinde Kilis sınırları içinde bildirimi yapılan 14 kaçak kazı ve 10 kültür varlığı kaçakçılığı olayı bulunuyor. Bu olaylarda 89 adet kültür varlığı ve 31 adet obje ele geçirildi. Bu toprakların medeniyet mirasına el uzatan, göz diken herkes adalete hesap verecektir. Bu vesileyle bu tartışmasız gerçeğin altını bir kez daha çizmek isterim" dedi. "Ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koymuştur" Bölgedeki ateş çemberinin içinde Türkiye’nin bir huzur ve güven limanı olarak farkını ortaya koyduğunu belirten Bakan Ersoy, "Dünyada yaşananlar hepinizin malumu. İran’a karşı hukuksuz saldırılarla başlayan çatışmalardan bütün körfez ülkeleri ve fazlası çok ciddi şekilde etkilenmiş, çatışma alanı genişlemiştir. Devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çatışmaların son bulması için sahada etkin rol oynayan baş aktördür. Gücü, güvenilirliği, doğru, adil ve hakkaniyetli yaklaşımıyla uluslararası hukukun işlemesi için her adımda öncüdür. Bu mücadeleyi verirken, elbette her şeyden önemli ve öncelikli olarak milletimizin huzur ve güvenliğini her şartta korumanın mutlak iradesini de masada ve sahada ortaya koymuştur, koymaktadır. Bu ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını göstermiştir. Bütün bakanlıklarımız ve devlet kurumlarımız Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde milletimize hizmet üretmeyi, hedeflerini gerçekleştirmeyi sürdürmektedir. Milletimiz rahat olsun. Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. İlgi ve ev sahiplikleri dolayısıyla Valimize, katılımınız dolayısıyla siz değerli basın mensubu arkadaşlarıma teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum" diye konuştu.
05 Nisan 2026 Pazar - 22:00 Kilis’te Filistinlilere yönelik idam kararına tepki Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu tarafından yapılan açıklamada, Filistinli esirlere yönelik idam kararına tepki gösterilerek uluslararası toplumun acil ve etkili adımlar atması çağrısında bulunuldu. Kilis Cumhuriyet Meydanı’nda bir sivil toplum kuruluşu adına açıklamalarda bulunan Rıdvan Özcan, Filistin’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özcan, 1967 yılından bu yana 1 milyondan fazla Filistinlinin İsrail hapishanelerinde tutulduğunu ve ağır işkencelere maruz kaldığını ifade etti. İsrail’in Filistinli esirlere yönelik idam kararını eleştiren Özcan, bu kararın "gayrimeşru" olduğunu belirterek uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Kudüs ve Mescid-i Aksa’da yaşananlara da değinen Özcan, 28 Şubat 2026’dan itibaren Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etmesinin engellendiğini, Ramazan ayı boyunca kısıtlamaların sürdüğünü dile getirdi. Özcan, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Uluslararası kurumlara çağrıda bulunan Özcan, Filistinli esirlere yönelik uygulamalara karşı caydırıcı yaptırımların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında aldığı kararların uygulanması gerektiğini belirten Özcan, sorumluların cezalandırılması gerektiğini söyledi. Özcan ayrıca, Gazze’de suç işlediği iddia edilen çifte vatandaşlara yönelik yasal düzenlemelerin Türkiye’de bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti.
Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:32 Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi Kilis’te kış aylarının vazgeçilmez yöresel lezzetlerinden müceddere, öcce ve lebeniye yemekleri, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Kilis mutfağının köklü lezzetleri müceddere, öcce ve lebeniye, kış aylarında vatandaşların sofralarında yerini alıyor. 31 yıldır Kilis’te yöresel lezzetler sunan işletmeci Erdoğan Aktaş, yemeklerin yapılışını anlattı. Mesleğe endüstri meslek lisesinden mezun olduktan sonra bulaşıkçılıkla başladığını ifade eden Aktaş, "Komi, garsonluk, şeflik ve müdürlük derken yaklaşık 31 yıldır bu mesleğin içerisindeyim" dedi. "Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir’’ Mücedderenin Arap kökenli bir yemek olduğunu vurgulayan Aktaş, "Kilis mutfağının önemli bir kısmı Arap mutfağından gelmektedir. Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir. Her sofrada yer alan en özel yemeklerimizden biridir. Mercimek önce haşlanır, ardından bulgur eklenir. Kıvamını bulduktan sonra zeytinyağı ve soğanla kavrulur. Ortaya çok özel bir lezzet çıkar" şeklinde konuştu. Kabağın biraz sert olması önemlidir Bir diğer yöresel lezzetin öcce olduğunu söyleyen Aktaş, "Öcce yumurta ve unla yapılan, Kilis’in zeytinyağıyla pişirilen bir kış yemeğidir. Mücverle karıştırılır ama farkı şudur: Öcce’de havuç yoktur, mücverde vardır. Kabak, soğanla yapılır ve kabağın biraz sert olması önemlidir. Genelde haşlanmış nohut ve etle servis edilir" ifadelerini kullandı. ‘’Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" Zeytinyağının Kilis mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirten Aktaş, "Her yemeği süsleyen tırnaklı ekmeğimiz vardır, sofralarımızdan eksik olmaz. Lebeniye ise mısır kökenli bir yemektir. Biz çorba demiyoruz, yemek diyoruz. Düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde yapılır. Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" dedi. ‘’Annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum’’ Müşterilerden Mustafa Yıldız ise yöresel yemeklere hayran olduğunu belirterek, "Harika bir lezzet. Lebeniye yediğim zaman annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum. Müceddere ve üzerine öcce, kış aylarında benim için vazgeçilmezdir. Severek ve beğenerek yiyoruz" diye konuştu.
Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:17 Kilis’in yöresel lezzetleri kış sofralarının vazgeçilmezi Kilis’te kış aylarının vazgeçilmez yöresel lezzetlerinden müceddere, öcce ve lebeniye yemekleri, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Kilis mutfağının köklü lezzetleri müceddere, öcce ve lebeniye, kış aylarında vatandaşların sofralarında yerini alıyor. 31 yıldır Kilis’te yöresel lezzetler sunan işletmeci Erdoğan Aktaş, yöresel yemeklerin yapılışını anlattı. Mesleğe endüstri meslek lisesinden mezun olduktan sonra bulaşıkçılıkla başladığını ifade eden Aktaş, "Komi, garsonluk, şeflik ve müdürlük derken yaklaşık 31 yıldır bu mesleğin içerisindeyim" dedi. "Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir’’ Mücedderenin Arap kökenli bir yemek olduğunu vurgulayan Aktaş, "Kilis mutfağının önemli bir kısmı Arap mutfağından gelmektedir. Müceddere hem garibanın hem de zenginin yemeğidir. Her sofrada yer alan en özel yemeklerimizden biridir. Mercimek önce haşlanır, ardından bulgur eklenir. Kıvamını bulduktan sonra zeytinyağı ve soğanla kavrulur. Ortaya çok özel bir lezzet çıkar" şeklinde konuştu. Kabağın biraz sert olması önemlidir Bir diğer yöresel lezzetin öcce olduğunu söyleyen Aktaş, "Öcce yumurta ve unla yapılan, Kilis’in zeytinyağıyla pişirilen bir kış yemeğidir. Mücverle karıştırılır ama farkı şudur: Öcce’de havuç yoktur, mücverde vardır. Kabak, soğanla yapılır ve kabağın biraz sert olması önemlidir. Genelde haşlanmış nohut ve etle servis edilir" ifadelerini kullandı. ‘’Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" Zeytinyağının Kilis mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olduğunu belirten Aktaş, "Her yemeği süsleyen tırnaklı ekmeğimiz vardır, sofralarımızdan eksik olmaz. Lebeniye ise mısır kökenli bir yemektir. Biz çorba demiyoruz, yemek diyoruz. Düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde yapılır. Bulgur pilavıyla takım elbise gibidir" dedi. ‘’Annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum’’ Müşterilerden Mustafa Yıldız ise yöresel yemeklere hayran olduğunu belirterek, "Harika bir lezzet. Lebeniye yediğim zaman annemin yemeğini yemiş gibi hissediyorum. Müceddere ve üzerine öcce, kış aylarında benim için vazgeçilmezdir. Severek ve beğenerek yiyoruz" diye konuştu.
Bakan Güler: "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol"
10 Şubat 2026 Salı - 16:44 Bakan Güler: "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada ’Terörsüz Türkiye’ sürecine vurgu yaparak, "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" dedi. Bakan Güler, Türkiye’nin sınırlarında ve sınır ötesinde güvenliği tesis eden ülke konumunda olduğunu vurgulayarak, "Fırat Kalkanı Harekâtı DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş, Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" ifadelerini kullandı. Bir dizi program ve ziyaret için Kilis’te bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Terörsüz Türkiye süreci, Suriye’deki gelişmeler, savunma sanayi ve geleceğe yönelik önemli açıklamalarda bulundu. "Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" Sınır ötesi harekatlarla Kilis’te ve sınır bölgesinde huzur ve güvenin hakim kılındığını belirten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Yakın tarihte Suriye’de patlak veren iç savaşla birlikte Kilis bir kez daha tarihsel bir sınavdan geçmiştir. Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü sınırımızın hemen güneyinde kontrolsüz alanların oluştuğu bu süreçte terör örgütleri ortaya çıkan boşluktan faydalanarak ülkemizi doğrudan tehdit eder hâle gelmiştir. Sınır karakollarımız dâhil şehir merkezine düşen roketler maalesef can kayıplarına sebep olduğu gibi güvenlik riskini de artırmıştır. O günleri hepimiz hatırlıyoruz: Tarlasına rahatça giremeyen çiftçiler işine giderken endişe duyan esnaf geçici olarak başka illere göç etmek zorunda kalanlar olmuştu. Ancak devletimiz bu saldırganlığa karşı derhal gerekli tedbirleri almış önce meşru müdafaa kapsamında saldırılara misliyle karşılık verirken müteakiben sınır ötesi harekâtların icrasına yönelmiştir. Bu zor dönemde Kilisli kardeşlerimiz her zaman olduğu gibi yine devletine olan güveni ile ferasetli bir duruş sergilemişlerdir. Nitekim kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin icra ettiği Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır. Bu harekâtlarla Kilis’ten Gaziantep’e ve Hatay’a kadar uzanan sınır hattımızda güvenlik yeniden tesis edilmiştir. Bugün, Kilisli kardeşlerimiz işine güvenle gidebiliyorsa çiftçilerimiz tarlasını ekip biçebiliyorsa bu tablo Mehmetçiğin sahadaki emsalsiz fedakârlığının doğrudan sonucu olduğu gibi niçin Suriye’de olduğumuzun da cevabıdır. Dolayısıyla kahraman ordumuzun Suriye’deki varlığı asil milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğini ileriden sağlamak için üstlendiğimiz sorumluluğun bir gereğidir" dedi. "Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir" Türkiye’nin sadece sınırlarda değil, sınır ötesinde de güvenliği tesis ettiğini ifade eden Bakan Yaşar Güler, "Gelinen noktada herkes şunu görmüştür ki Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir. Suriye’de rejimin sona ermesi ve yeni yönetimin göreve gelmesiyle bölge yeni bir döneme girmiştir. Kilis bu yeni dönemde yalnızca güvenliğin değil başta Öncüpınar Sınır Kapısı olmak üzere ticari geçişlerin ve ekonomik canlanmanın da kilit merkezlerinden biri hâline gelmektedir. Önümüzdeki dönemde, gümrük kapılarında ticari faaliyetlerin artması da Kilis’in uzun vadeli kalkınmasına stratejik bir imkân sunacaktır. Unutulmamalıdır ki tarih boyunca Gaziantep ve Kilis’in geleceği Halep’ten Halep’in geleceği de Kilis ve Gaziantep’ten ayrı olmamıştır. Bugün her iki dost ve kardeş halkın menfaatine olacak şekilde daha müreffeh bir yaşam ve bölgesel kalkınma için en başta ticari ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu durum Kilisli kardeşlerimiz için de yeni istihdam kapılarının açılmasına zemin hazırlayacaktır. Kilis halkı sağlanan istikrar derinleştikçe ve yeni yatırımlarla kazanımlarını daha fazla hissedecektir" ifadelerini kullandı. "YPG/PYD/SDG terör örgütünün anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması, silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Konuşmasında ’Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Bakan Güler, "Elbette bu sürecin kalıcı olması için güvenlikten taviz verilmemesi öncelikli meselemizdir. Bu hususta devletimizin Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde başlattığı ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle iç cephemizi tahkim ederken sınırlarımızın tam güvenliği için Suriye’nin de tek merkezli, egemen ve bütün bir yapı hâlinde güçlenmesini desteklemektedir. Türkiye olarak Suriye’deki gelişmeleri uzun vadeli bir bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta, Terörsüz Türkiye sürecimizin başarısı açısından çok önemli görmekteyiz. Artık gelinen aşamada YPG/PYD/SDG terör örgütünün 10 Mart ve 18 Ocak’taki anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması silahlı tüm unsurlarını feshederek bireysel ve denetlenebilir biçimde devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yoludur. Entegrasyon anlaşmasının uygulanmaya başlamasını memnuniyetle ve yakından takip ediyoruz. Gerçek şu ki hem Suriye’nin hem de bölgenin istikrarı için mutabakatın uygulanması Suriye’nin egemenliği toprak bütünlüğü ve birliği temelinde adımların atılması bir tercih değil, zorunluluktur. Bir kez daha vurgulamak isterim ki dış desteklere bel bağlayarak ’Terörsüz Türkiye’ hedefimizi sekteye uğratmaya çalışanlara birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmaya yönelik her türlü girişime karşı koyma kararlılığımız tamdır’ şeklinde konuştu. "Güvenlik anlayışımız bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmayı ve geleceğimizi güvence altına almayı hedeflemektedir" Bakan Güler, geleceği garanti altına alacak bir güvenlik anlayışı ile hareket ettiklerini de sözlerine ekleyerek, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkân ve kabiliyetlerle terörle mücadele ve sınır güvenliğinde olduğu gibi Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de kararlılıkla korumaktadır. Aynı şekilde pek çok coğrafyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir orduya ve diplomatik etkinliğe sahip olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek isterim. Şunu özellikle belirmek isterim ki bizim güvenlik anlayışımız yalnızca bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmak için geleceğimizi de güvence altına almayı hedeflemektedir. Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek için büyük gayretler gösteriyoruz" diye konuştu. Konuşmanın ardından AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi Toplantısı Bakan Güler başkanlığında basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
Bakan Güler: "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol"
10 Şubat 2026 Salı - 16:41 Bakan Güler: "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada ’Terörsüz Türkiye’ sürecine vurgu yaparak, "YPG/PYD/SDG terör örgütünün silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" dedi. Bakan Güler, Türkiye’nin sınırlarında ve sınır ötesinde güvenliği tesis eden ülke konumunda olduğunu vurgulayarak, "Fırat Kalkanı Harekâtı DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş, Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" ifadelerini kullandı. Bir dizi program ve ziyaret için Kilis’te bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Terörsüz Türkiye süreci, Suriye’deki gelişmeler, savunma sanayi ve geleceğe yönelik önemli açıklamalarda bulundu. "Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır" Sınır ötesi harekatlarla Kilis’te ve sınır bölgesinde huzur ve güvenin hakim kılındığını belirten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Yakın tarihte Suriye’de patlak veren iç savaşla birlikte Kilis bir kez daha tarihsel bir sınavdan geçmiştir. Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü sınırımızın hemen güneyinde kontrolsüz alanların oluştuğu bu süreçte terör örgütleri ortaya çıkan boşluktan faydalanarak ülkemizi doğrudan tehdit eder hâle gelmiştir. Sınır karakollarımız dâhil şehir merkezine düşen roketler maalesef can kayıplarına sebep olduğu gibi güvenlik riskini de artırmıştır. O günleri hepimiz hatırlıyoruz: Tarlasına rahatça giremeyen çiftçiler işine giderken endişe duyan esnaf geçici olarak başka illere göç etmek zorunda kalanlar olmuştu. Ancak devletimiz bu saldırganlığa karşı derhal gerekli tedbirleri almış önce meşru müdafaa kapsamında saldırılara misliyle karşılık verirken müteakiben sınır ötesi harekâtların icrasına yönelmiştir. Bu zor dönemde Kilisli kardeşlerimiz her zaman olduğu gibi yine devletine olan güveni ile ferasetli bir duruş sergilemişlerdir. Nitekim kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin icra ettiği Fırat Kalkanı Harekâtı, DEAŞ’a ağır darbeler vurmuş Zeytin Dalı Harekâtı ise PYD/YPG’nin oluşturmak istediği terör koridorunu parçalamıştır. Bu harekâtlarla Kilis’ten Gaziantep’e ve Hatay’a kadar uzanan sınır hattımızda güvenlik yeniden tesis edilmiştir. Bugün, Kilisli kardeşlerimiz işine güvenle gidebiliyorsa çiftçilerimiz tarlasını ekip biçebiliyorsa bu tablo Mehmetçiğin sahadaki emsalsiz fedakârlığının doğrudan sonucu olduğu gibi niçin Suriye’de olduğumuzun da cevabıdır. Dolayısıyla kahraman ordumuzun Suriye’deki varlığı asil milletimizin ve sınırlarımızın güvenliğini ileriden sağlamak için üstlendiğimiz sorumluluğun bir gereğidir" dedi. "Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir" Türkiye’nin sadece sınırlarda değil, sınır ötesinde de güvenliği tesis ettiğini ifade eden Bakan Yaşar Güler, "Gelinen noktada herkes şunu görmüştür ki Türkiye yalnızca sınırlarında değil sınır ötesinde de güvenliği tesis edip istikrar üreten güçlü ve güvenilir bir ülkedir. Suriye’de rejimin sona ermesi ve yeni yönetimin göreve gelmesiyle bölge yeni bir döneme girmiştir. Kilis bu yeni dönemde yalnızca güvenliğin değil başta Öncüpınar sınır kapısı olmak üzere ticari geçişlerin ve ekonomik canlanmanın da kilit merkezlerinden biri hâline gelmektedir. Önümüzdeki dönemde, gümrük kapılarında ticari faaliyetlerin artması da Kilis’in uzun vadeli kalkınmasına stratejik bir imkân sunacaktır. Unutulmamalıdır ki tarih boyunca Gaziantep ve Kilis’in geleceği Halep’ten Halep’in geleceği de Kilis ve Gaziantep’ten ayrı olmamıştır. Bugün her iki dost ve kardeş halkın menfaatine olacak şekilde daha müreffeh bir yaşam ve bölgesel kalkınma için en başta ticari ve ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu durum Kilisli kardeşlerimiz için de yeni istihdam kapılarının açılmasına zemin hazırlayacaktır. Kilis halkı sağlanan istikrar derinleştikçe ve yeni yatırımlarla kazanımlarını daha fazla hissedecektir" ifadelerini kullandı. "YPG/PYD/SDG terör örgütünün anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması, silahlı unsurlarını feshederek devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yol" Konuşmasında ’Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Bakan Güler, "Elbette bu sürecin kalıcı olması için güvenlikten taviz verilmemesi öncelikli meselemizdir. Bu hususta devletimizin Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde başlattığı ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle iç cephemizi tahkim ederken sınırlarımızın tam güvenliği için Suriye’nin de tek merkezli, egemen ve bütün bir yapı hâlinde güçlenmesini desteklemektedir. Türkiye olarak Suriye’deki gelişmeleri uzun vadeli bir bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta, Terörsüz Türkiye sürecimizin başarısı açısından çok önemli görmekteyiz. Artık gelinen aşamada YPG/PYD/SDG terör örgütünün 10 Mart ve 18 Ocak’taki anlaşma hükümlerine ivedilikle uyması silahlı tüm unsurlarını feshederek bireysel ve denetlenebilir biçimde devlet kurumlarına entegre olması tek çıkar yoludur. Entegrasyon anlaşmasının uygulanmaya başlamasını memnuniyetle ve yakından takip ediyoruz. Gerçek şu ki hem Suriye’nin hem de bölgenin istikrarı için mutabakatın uygulanması Suriye’nin egemenliği toprak bütünlüğü ve birliği temelinde adımların atılması bir tercih değil, zorunluluktur. Bir kez daha vurgulamak isterim ki dış desteklere bel bağlayarak ’Terörsüz Türkiye’ hedefimizi sekteye uğratmaya çalışanlara birliğimizi ve kardeşliğimizi bozmaya yönelik her türlü girişime karşı koyma kararlılığımız tamdır’ şeklinde konuştu. "Güvenlik anlayışımız bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmayı ve geleceğimizi güvence altına almayı hedeflemektedir" Bakan Güler, geleceği garanti altına alacak bir güvenlik anlayışı ile hareket ettiklerini de sözlerine ekleyerek, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkân ve kabiliyetlerle terörle mücadele ve sınır güvenliğinde olduğu gibi Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de kararlılıkla korumaktadır. Aynı şekilde pek çok coğrafyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir orduya ve diplomatik etkinliğe sahip olduğumuzu memnuniyetle ifade etmek isterim. Şunu özellikle belirmek isterim ki bizim güvenlik anlayışımız yalnızca bugünü değil aydınlık yarınlara ulaşmak için geleceğimizi de güvence altına almayı hedeflemektedir. Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek için büyük gayretler gösteriyoruz" diye konuştu. Konuşmanın ardından Bakan Güler başkanlığından AK Parti Kilis İl Danışma Meclisi Toplantısı basına kapalı olarak gerçekleştirildi. (SVY-Y)
Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:38 Kilis’te ’Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nde vatandaşlar bilgilendirildi Her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında ’9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’ dolayısıyla Kilis’te vatandaşlara bilgilendirme yapıldı. Kilis’te Aile Sağlığı Merkezleri ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sigara kullanan vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Yetkililer, sigaranın zararları ve bırakma yöntemleri hakkında vatandaşlara bilgi verdi. Kilis İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın içeriğinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu belirterek, bu maddelerin insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini söyledi. Söylemez, "Sigaranın kanserojen etkisinden tutun da akciğere ve kalbe ek yük oluşturarak damar sertliği, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi birçok hastalığa sebebiyet verdiği bilinmektedir. Bu vesileyle vatandaşlarımıza ‘Sigarayı bırak, hayatını değiştir’ çağrısında bulunuyoruz" dedi. Sigara bırakmak isteyen vatandaşların Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’ndan destek alabileceğini ifade eden Söylemez, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin de bu konuda hizmet verdiğini kaydetti. İl genelinde sigara bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılacağını belirten Söylemez, "Yaklaşık bir ay içerisinde ilimizde tüm aile hekimliklerimizde sigara bırakma polikliniği açmayı planlıyoruz. Hastanemizde şu anda aktif olarak hizmet veren iki sigara bırakma polikliniğimiz bulunmaktadır. Tüm vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Sigara kullanan vatandaşlar ise sigarayı bırakmak için çaba göstereceklerini ifade etti.