Yerel Haberler
Kırıkkale
43 ilin geçiş güzergahında trafik yoğunluğu arttı: Validen sürücülere "kurallara uyun" çağrısı 19 Mart 2026 Perşembe - 13:59:11 Ulaşımda 43 ilin geçiş güzergahı olan "kilit kavşak" Kırıkkale’de yaşanan trafik yoğunluğu havadan görüntülendi. Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, 122 ekip ve 777 personelle sahada olduklarını belirterek, kazasız ve huzurlu bir bayram için sürücülere trafik kurallarına uymaları çağrısında bulundu. Bayram öncesi 43 ilin geçiş güzergahı "kilit kavşak" Kırıkkale’de trafik yoğunluğu yaşanıyor. Ramazan Bayramı tatilinde memleketlerine ve tatil bölgelerine gitmek isteyen vatandaşların yola çıkmasıyla araç trafiği öğle saatlerinden itibaren artış gösterdi. Polis ve jandarma ekipleri kent genelinde denetimlerini artırırken, Ankara-Samsun D200 kara yolundaki bazı kavşaklar trafik akışını rahatlatmak amacıyla geçici olarak kapatıldı. Kırıkkale-Samsun D200 kara yolunun Yahşihan ilçesi mevkiinde trafik yoğunluğu yaşanırken, Kırıkkale-Kayseri D765 kara yolunda araçların akıcı şekilde ilerlediği gözlendi. Yaşanan yoğunluk havadan da görüntülendi. Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, uygulama noktalarını ziyaret ederek, görevli personelin bayramını kutladı. Sarıibrahim, kentin 43 ili birbirine bağlayan stratejik bir noktada bulunduğunu belirterek, 122 ekip ve 777 emniyet ve jandarma personeliyle sahada olduklarını ifade etti. Vatandaşların huzurlu bir bayram geçirmesi için tüm önlemlerin alındığını vurgulayan Vali Sarıibrahim, "Bizim dileğimiz, isteğimiz ve arzumuz şudur: Kazasız, belasız, şeker tadında bir bayram geçirelim. Hep birlikte sevdiklerimizle, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde bir bayram geçirmesini temenni ediyoruz" diye konuştu. Vali Sarıibrahim, sürücülere emniyet kemeri kullanımı, hız kurallarına uyulması ve dinlenme molalarının ihmal edilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Sarıibrahim, "Amacımız, vatandaşlarımıza katkı sağlayacak şekilde bayramın sağlık ve huzur içerisinde tamamlanmasıdır. İnşallah şu ana kadar herhangi bir kazamız yok. Bundan sonra da yaşanmamasını temenni ediyoruz" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:51 Şehit annesinin sözleri yürekleri burktu, Vali gözyaşlarını tutamadı Kırıkkale’de düzenlenen törende duygusal anlar yaşandı. Şehit Mustafa Nohut’un annesinin "Vatan için, bayrak için giden kuzuma kurban olayım" sözleri yürekleri burkarken, duygulanan Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim gözyaşlarına hakim olamadı. Şehit babasının madalyasını takarak törene katılan Yaren Aydoğdu ise babasının mezar taşını öptüğü anlar dikkat çekti. Kırıkkale’de, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla şehitlikte düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. Kırıkkale Şehitliği’nde gerçekleştirilen tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, şehitlik şeref defterini imzaladı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar daha sonra şehit mezarlarını ziyaret ederek karanfil bıraktı. 2015 yılında Diyarbakır’da şehit olan polis memuru Mustafa Nohut’un kabri başında da duygusal anlar yaşandı. Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş ve Belediye Başkanı Ahmet Önal, şehidin annesi Münevver Nohut’a başsağlığı dileklerini ileterek bayramını kutladı. Duygusal anların yaşandığı ziyarette konuşan şehit annesi, "Vatan için, bayrak için giden kuzuma kurban olayım" dedi. Gözyaşlarına hakim olamayan Vali Sarıibrahim ise şehitlerin kahraman olduğunu belirterek şehit annesini teselli etti. Diğer şehit aileleriyle de yakından ilgilenen Vali Sarıibrahim, şehitliği ziyarete gelen çocuklara bayram harçlığı verdi. Törende duygulandıran anlardan biri de Şehit Piyade Komando Uzman Çavuş Fatih Aydoğdu’nun kızı Yaren Aydoğdu’nun babasının mezarını ziyareti oldu. 5 yaşındayken şehit olan babasının madalyasını takarak şehitliğe gelen Aydoğdu’nun mezar taşını öptüğü anlar dikkat çekti. Babasının madalyasını gururla taşıdığını belirten Aydoğdu, "Babamın madalyasını taktım. Çok onurlu ve gururluyum. Biraz duygusalız, biraz yaralarımız var. Ama eminim ki onlar bizi izliyor. Babamın da benimle gurur duyduğunu düşünüyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun" dedi.
Şehir şehir gezen "örümcek adam" Kırıkkale’de: Yüzlerce yıllık efsane lezzete hayran kaldı
24 Ocak 2024 Çarşamba - 08:58 Şehir şehir gezen "örümcek adam" Kırıkkale’de: Yüzlerce yıllık efsane lezzete hayran kaldı Örümcek adam kostümüyle 81 ili gezme hayalini gerçekleştirmek için yollara düşen 28 yaşındaki genç, 14’üncü il olarak geldiği Kırıkkale’de yüzlerce yıllık efsane lezzet Keskin tavaya hayran kaldı. Cadde ve sokaklarda vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çeken örümcek adam, çocukların da ilgi odağı oldu.6 Şubat 2023’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetzede çocuklara ücretsiz animasyon gösteriler yapan 28 yaşındaki Ayaz Koç, hayalini kurduğu örümcek adam kostümüyle Türkiye’yi gezmeye karar verdi. "Spider-Man yollarda" mottosuyla hayalini gerçekleştirmek için yollara düşen Koç’un 14’üncü durağı Kırıkkale oldu. Örümcek adam Koç, coğrafi işaretli Keskin tavanın tarifini Kebapçı Halil olarak bilinen restoranda canlı olarak izledi. Yüzlerce yıllık lezzet efsanesi Keskin tavası, yöreye ait taze kuzu eti, kuyruk yağı, domates, yeşil biber, sarımsak ve pul biberden yapılıyor. 200 derecelik taş fırında yaklaşık 2 saatte pişirilen Keskin tavasını tadan örümcek adam, yöresel lezzete hayran kaldı. Örümcek adam, daha sonra şehrin sokak ve caddelerinde de vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çekti, çocukların da ilgi odağı oldu.Kebap ustası Şehmuz Polat, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Keskin tavasının tamamen doğal lezzet olduğunu belirterek, 2 saat süreyle kara fırında pişirildiğini söyledi. Yörenin en güzel yemeklerinden biri olduğunu ifade eden Polat, "En güzel yemeklerimizden biri Keskin tava, genelde kuzu etinden yapılıyor. 1 yaşındaki körpe kuzunun kaburgasından yapılıyor. Domates, bol sarımsak, acı biber, ağzımızda eriyor. Fırında 2 saat kendi suyunda kendi yağında pişiyor. İsteğe bağlı yapıyoruz. 2 saat önceden haber veriliyor. İtina ile hazırlayıp fırına atıp sürüyoruz. Kuyruk yağı olmazsa olmaz. Herhangi bir margarin, zeytin yağı, ayçiçek yağı vermiyoruz. Kendi suyunda kendi yağında 2 saat süreyle pişiyor. Ondan sonra afiyetle yiyoruz. Keskin tavanın özelliği kuzu etinden olması. Zaten kuzu olmazsa ağızda erimez. Kara fırında pişiyor. Herhangi bir katkı madde yok" diye konuştu.Örümcek adam Ayaz Koç ise, "Keskin tava ağızda dağılan bir lezzet gerçekten. Her şeyi ile sanat çalışması olan bir lezzet. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Keskin tavayı bende denemelisiniz. Buraya geldiğiniz zaman uğrayın ve Keskin tavayı yiyin ve lezzeti tadın" dedi.Örümcek adam kostümüyle 81 ilin tamamını gezmek istediğini anlatan Koç, "Bir hayalim vardı 81 şehri gezmek. Spider-Man kostümüyle başladım. Herkes tarafından ilgi odağı oldum. Gençlere, yetişkinlere ve bütün herkese umut oldum. Her şehirde beni gören fotoğraf ve video alıyordu. Paylaşım yapıyorlar buda yayıldı" şeklinde konuştu.Koç, depremin vurduğu illerden Adana, Hatay, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır’da 50 gün boyunca depremzede çocuklarla da ilgilendiğini sözlerine ekledi.
Şehir şehir gezen "örümcek adam" Kırıkkale’de: Yüzlerce yıllık efsane lezzete hayran kaldı
23 Ocak 2024 Salı - 20:07 Şehir şehir gezen "örümcek adam" Kırıkkale’de: Yüzlerce yıllık efsane lezzete hayran kaldı Örümcek adam kostümüyle 81 ili gezme hayalini gerçekleştirmek için yollara düşen 28 yaşındaki genç, 14’üncü il olarak geldiği Kırıkkale’de yüzlerce yıllık efsane lezzet Keskin tavaya hayran kaldı. Cadde ve sokaklarda vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çeken örümcek adam, çocukların da ilgi odağı oldu. 6 Şubat 2023’de meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetzede çocuklara ücretsiz animasyon gösteriler yapan 28 yaşındaki Ayaz Koç, hayalini kurduğu örümcek adam kostümüyle Türkiye’yi gezmeye karar verdi. "Spider-Man yollarda" mottosuyla hayalini gerçekleştirmek için yollara düşen Koç’un 14’üncü durağı Kırıkkale oldu. Örümcek adam Koç, coğrafi işaretli Keskin tavanın tarifini Kebapçı Halil olarak bilinen restoranda canlı olarak izledi. Yüzlerce yıllık lezzet efsanesi Keskin tavası, yöreye ait taze kuzu eti, kuyruk yağı, domates, yeşil biber, sarımsak ve pul biberden yapılıyor. 200 derecelik taş fırında yaklaşık 2 saatte pişirilen Keskin tavasını tadan örümcek adam, yöresel lezzete hayran kaldı. Örümcek adam, daha sonra şehrin sokak ve caddelerinde de vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çekti, çocukların da ilgi odağı oldu. Kebap ustası Şehmuz Polat, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Keskin tavasının tamamen doğal lezzet olduğunu belirterek, 2 saat süreyle kara fırında pişirildiğini söyledi. Yörenin en güzel yemeklerinden biri olduğunu ifade eden Polat, "En güzel yemeklerimizden biri Keskin tava, genelde kuzu etinden yapılıyor. 1 yaşındaki körpe kuzunun kaburgasından yapılıyor. Domates, bol sarımsak, acı biber, ağzımızda eriyor. Fırında 2 saat kendi suyunda kendi yağında pişiyor. İsteğe bağlı yapıyoruz. 2 saat önceden haber veriliyor. İtina ile hazırlayıp fırına atıp sürüyoruz. Kuyruk yağı olmazsa olmaz. Herhangi bir margarin, zeytin yağı, ayçiçek yağı vermiyoruz. Kendi suyunda kendi yağında 2 saat süreyle pişiyor. Ondan sonra afiyetle yiyoruz. Keskin tavanın özelliği kuzu etinden olması. Zaten kuzu olmazsa ağızda erimez. Kara fırında pişiyor. Herhangi bir katkı madde yok" diye konuştu. Örümcek adam Ayaz Koç ise, "Keskin tava ağızda dağılan bir lezzet gerçekten. Her şeyi ile sanat çalışması olan bir lezzet. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Keskin tavayı bende denemelisiniz. Buraya geldiğiniz zaman uğrayın ve Keskin tavayı yiyin ve lezzeti tadın" dedi. Örümcek adam kostümüyle 81 ilin tamamını gezmek istediğini anlatan Koç, "Bir hayalim vardı 81 şehri gezmek. Spider-Man kostümüyle başladım. Herkes tarafından ilgi odağı oldum. Gençlere, yetişkinlere ve bütün herkese umut oldum. Her şehirde beni gören fotoğraf ve video alıyordu. Paylaşım yapıyorlar buda yayıldı" şeklinde konuştu. Koç, depremin vurduğu illerden Adana, Hatay, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır’da 50 gün boyunca depremzede çocuklarla da ilgilendiğini sözlerine ekledi.
Cüzzam hastalığında erken tanı önemli: "Tedavi edilmediği takdirde sakatlığa yol açıyor"
23 Ocak 2024 Salı - 10:38 Cüzzam hastalığında erken tanı önemli: "Tedavi edilmediği takdirde sakatlığa yol açıyor" Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan açıklamada, halk arasında "cüzzam" adıyla bilinen Lepra hastalığının tedavi edilmediği taktirde şekil bozuklukları ve sakatlıklara yol açabileceği belirtildi. 24-30 Ocak tarihleri arasında "Dünya Lepra Haftası" olarak ilan edilen ve halk arasında "cüzzam" olarak bilinen "lepra hastalığı" hakkında İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan açıklamada, "Her yıl Ocak ayının son Pazar günü ’Dünya Lepra Günü’ olarak ilan edilmiş ve toplumun lepra hastalarına karşı oluşan yanlış inançlarını ve bilgisizlikten kaynaklanan korkularını gidermek, lepra yayılımını önlemeye odaklı uygulamaları arttırmak ve erken tedaviye ulaşılmasının sağlanması ile hastalığa bağlı sakatlıkların önlenmesi amaçlanmaktadır" denildi. Dünya Sağlık Teşkilatı verilerine göre, dünyada 174 bin 087 lepra vakası bulunduğu bildirilen açıklamada, "Günümüzde çoklu ilaç tedavisi ile lepra vaka sayısı önemli ölçüde azalmış olsa da açlık, yoksulluk, yaşam ve temizlik şartlarının olumsuzluğu, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamama, iyi beslenememe gibi nedenlerle tamamen yok olmuş değildir" ifadesi kullanıldı. Lepra mikrobunun çok yavaş çoğaldığı belirtilerek, "Hastalık tedavi edilmemiş vakalar ile yakın ve uzun süreli temas sırasında damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Lepra mikrobu çok yavaş çoğalır, hastalık belirtileri mikrobu aldıktan ortalama 2-4 yıl sonra görülmeye başlar. Belirtilerin görülmesi bazen 25 yılı bulabilmektedir. Hastalarda; soluk renkte cilt döküntüleri, duyu kaybı, deriden kabarık lezyonların (nodüllerin) burun kökünde ve kulaklarda ortaya çıkması ile ’aslan yüzü’ görünümü olmaktadır" değerlendirmesi yapıldı. Açıklamada, erken tanı ile tedavisinin mümkün olduğu ifade edilerek, "Lepra, erken tanı konulduğunda tedavisi kesin olarak yapılabilen bir hastalıktır. Tedavide, Dünya Sağlık Teşkilatı’nın uyguladığı çok ilaçlı tedavi protokolü uygulanır ve tedavi ortalama 6 ile 12 ay sürmektedir. Ülkemizde lepra tedavisi ücretsiz olarak yapılmaktadır" denildi.
Tamamen doğal üretim: Kırmızı topraktaki mineralleri toplayarak bin 300 metreden çıkıyor
21 Ocak 2024 Pazar - 13:01 Tamamen doğal üretim: Kırmızı topraktaki mineralleri toplayarak bin 300 metreden çıkıyor Kırıkkale’nin Delice ilçesinde, yerin bin 300 metre altındaki fay hattından yüzeye çıkarak kırmızı topraktaki mineralleri bünyesine alan doğal kaynak suyundan doğal yöntemlerle tuz üretiliyor. Coğrafi işaretli Delice tuzu, yurt içi ve yurt dışından talep görüyor. Kırıkkale’nin Delice ilçesinde rafineri işlemi uygulanmadan tamamen doğal yol yöntemlerle tuz üretimi yapılıyor. Dağların eteklerindeki fay hattının bin 300 metre altından çıkan doğal kaynak suyu sayesinde üretilen Delice tuzu, mineral açısından da ön plana çıkıyor. Sera tipi havuzlarda toplanan doğal kaynak suyu, herhangi bir kimyasal işleme maruz kalmadan güneş ışınları sayesinde bünyesinde barındırdığı tuzu ortaya çıkarıyor. Magnezyum ve potasyum içeren Delice tuzunu, kramp ve eklem ağrılarına faydalı gelmesinden dolayı sporcular da tercih ediyor. Yurt içinde de tercih edilen coğrafi işaretli Delice tuzu, başta ABD, Almanya, İsviçre, İngiltere, Avustralya, Belçika, Kore ve Yeni Zelanda gibi ülkelere ihraç ediliyor. Mineralli tuzun sıvı hali de yurt içi ve yurt dışında talep görüyor. Delice tuzunun üretimini yapan Mayi Tuz’un kurucu ortağı Sibel Gözüyukarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal kaynak suyundan elde edilen tuzda, mikroplastik ve ağır metal bulunmadığını söyledi. Yerin bin 300 metre altından yeryüzüne çıkan doğal kaynak suyundan elde edilen tuzun mineralli olduğunu anlatan Gözüyukarı, "Delice tuzu, ülkemizde Kırıkkale Delice bölgesinde yerin bin 300 metre altından sıvı halde çıkan doğal kaynak tuzudur. Tuzu, yer altındaki tuz kayalarından alıyor. Bölgedeki kırmızı topraktan aldığı mineralleri bünyesine alarak yeryüzüne çıkıyor. Yeraltındaki kaynak sayesinde içerisinde mikroplastik ve ağır metal bulundurmayan nadir tuz çeşitlerinden birisidir" dedi. Gözüyukarı, "Rafineri işlemi uygulanmadan sera tipi havuzlarda güneşte kurutularak üretilen Delice tuzu tüm doğallığıyla tüketiciyle buluşuyor. Coğrafi işaretli tescili ile bulunan Delice tuzu, Kırıkkale Delice bölgesinde bulunan kaynağından sıvı halde yeryüzüne çıkar, güneşte kurutularak üretilen doğal kaynak tuzudur. Delice’de bulunan kırmızı toprakta tuzun minerallerini artıran bir faktördür" ifadesini kullandı.
Tamamen doğal üretim: Kırmızı topraktaki mineralleri toplayarak bin 300 metreden çıkıyor
21 Ocak 2024 Pazar - 12:59 Tamamen doğal üretim: Kırmızı topraktaki mineralleri toplayarak bin 300 metreden çıkıyor Kırıkkale’nin Delice ilçesinde, yerin bin 300 metre altındaki fay hattından yüzeye çıkarak kırmızı topraktaki mineralleri bünyesine alan doğal kaynak suyundan doğal yöntemlerle tuz üretiliyor. Coğrafi işaretli Delice tuzu, yurt içi ve yurtdışından talep görüyor. Kırıkkale’nin Delice ilçesinde rafineri işlemi uygulanmadan tamamen doğal yol yöntemlerle tuz üretimi yapılıyor. Dağların eteklerindeki fay hattının bin 300 metre altından çıkan doğal kaynak suyu sayesinde üretilen Delice tuzu, mineral açısından da ön plana çıkıyor. Sera tipi havuzlarda toplanan doğal kaynak suyu, herhangi bir kimyasal işleme maruz kalmadan güneş ışınları sayesinde bünyesinde barındırdığı tuzu ortaya çıkarıyor. Magnezyum ve potasyum içeren Delice tuzunu, kramp ve eklem ağrılarına faydalı gelmesinden dolayı sporcularda tercih ediyor. Yurt içinde de tercih edilen coğrafi işaretli Delice tuzu, başta ABD, Almanya, İsviçre, İngiltere, Avustralya, Belçika, Kore ve Yeni Zelanda gibi ülkelere ihraç ediliyor. Mineralli tuzun sıvı hali de yurt içi ve yurt dışında talep görüyor. Delice tuzunun üretimini yapan Mayi Tuzun kurucu ortağı Sibel Gözüyukarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, doğal kaynak suyundan elde edilen tuzda, mikroplastik ve ağır metal bulunmadığını söyledi. Yerin bin 300 metre altından yeryüzüne çıkan doğal kaynak suyundan elde edilen tuzun mineralli olduğunu anlatan Gözüyukarı, "Delice tuzu, ülkemizde Kırıkkale Delice bölgesinde yerin bin 300 metre altından sıvı halde çıkan doğal kaynak tuzudur. Tuzu, yer altındaki tuz kayalarından alıyor. Bölgedeki kırmızı topraktan aldığı mineralleri bünyesine alarak yeryüzüne çıkıyor. Yeraltındaki kaynak sayesinde içerisinde mikroplastik ve ağır metal bulundurmayan nadir tuz çeşitlerinden birisidir" dedi. Gözüyukarı, "Rafineri işlemi uygulanmadan sera tipi havuzlarda güneşte kurutularak üretilen Delice tuzu tüm doğallığıyla tüketiciyle buluşuyor. Coğrafi işaretli tescili ile bulunan Delice tuzu, Kırıkkale Delice bölgesinde bulunan kaynağından sıvı halde yeryüzüne çıkar, güneşte kurutularak üretilen doğal kaynak tuzudur. Delice’de bulunan kırmızı toprakta tuzun minerallerini artıran bir faktördür" ifadesini kullandı.