Yerel Haberler
Kırşehir
22 Mayıs 2026 Cuma - 14:44 El emeği ahşap eserlerle evini sanat galerisine çevirdi KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde kendisini ’ahşabın hizmetkarı’ olarak tanımlayan Ahmet Ay, yıllardır el emeğiyle ürettiği ahşap eserlerle bölgenin kültürel değerlerini yaşatıyor. Ay, ürettiği eserlerle evini de adeta sanat galerisine çevirdi. Mesleğe 1972 yılında ortaokulu tamamladıktan sonra İstanbul’da bir mobilya ustasının yanında çırak olarak başladığını belirten Ahmet Ay, yıllar sonra memleketi Çiçekdağı’na dönerek Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki evinin bahçesine kurduğu küçük atölyede üretim yapmaya başladı. Atölyesinde Osmanlı sandıkları, işlemeli bastonlar, doğal ahşap süs eşyaları, eski dönemlerde kullanılan at arabaları, ahşap tespihler ve kabak kemane gibi birçok ürünü el işçiliğiyle hazırlayan Ay, Yerköy, Çiçekdağı, Yozgat ve Kırşehir’e özgü motifleri ahşap ürünlere işleyerek unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirası yeniden canlandırmayı hedefliyor. Ahşap işçiliğinin sabır ve emek istediğini ifade eden Ay, her bir üründe Anadolu’nun kültürel izlerini yaşatmaya çalıştığını söyledi. Geleneksel el sanatlarına olan ilginin azalmasına rağmen üretmeye devam ettiğini kaydeden Ay, gençlerin de bu kültüre sahip çıkmasını istedi. Yıllardır ahşapla iç içe bir yaşam sürdüğünü dile getiren Ahmet Ay, "Ortaokulu bitirdim İstanbul’a gittim. Mobilyacı yanında çırak, kalfa ve usta oldum. Boş gezmeyi kendime yakıştıramadım ve bu işlere yöneldim. Kendime çırak bulamıyorum. Geleceğe de bir anı bırakmak istiyorum. Bir kültürün hizmetkarı ve taşıyıcısıyım" ifadelerini kullandı.
AK Parti Milletvekili Salih Çetinkaya: “Adı milletvekili olan hainler cezasını çekecek"
05 Kasım 2016 Cumartesi - 15:00 AK Parti Milletvekili Salih Çetinkaya: “Adı milletvekili olan hainler cezasını çekecek" AK Parti İl Danışma Toplantısında konuşan AK Parti Milletvekili Salih Çetinkaya, birilerinin adının milletvekili olduğunu ama hainlik içerisinde olduklarını belirtti.Milletvekili Çetinkaya, bu kadar fazla iç hainin olduğu bir dönemi Türkiye hiç yaşamadığını söyledi.“Tarihi bir dönemde teşkilatlarda görev alıyorsunuz"Doğru yerde duranların daima kazanacaklarını ifade eden Çetinkaya, “Dokunulmazlıkları kaldırılan adı milletvekili ama bir çok suça karışan kişiler göz altına alındı. Yargılama süreci başladı. Arabada silah, terörist taşıyacaksın, terörist cenazesine gideceksin, terör propagandası yapacaksın, Türkiye’den maaş alacaksın ve gelecek bu ülkeye ihanet edeceksin. Sonra da beni tutuklamayın diyeceksin, böyle bir şey yok.”dedi.Eleştirebilir ve farklı dünya görüşlerine de sahip olunabileceğini anlatan Çetinkaya, hiç kimsenin ülkesine ihanet içerisinde olmamalı gerektiğini belirtti.Milletvekili Çetinkaya, “Ülkenize ihanet ederseniz gelir devletin gerekli makamları gelir ve gereğini yapar. Devletimiz güçlü ve daha da güçleniyor. ‘Bozulan devlet idaresini sözde tesis etmek’ için yola çıktıklarını söylüyorlar. Hainler hep aynı şeyi söylüyorlar. Oyunu bizler bozduk. PKK,FETÖ,DHKPC adı ne olursa olsun bunlar yargılanacaklar. Hak ettikleri cezayı görecekler ki millet geleceğe güvenle bakabilsin.” diye konuştu.“Devlet kadroları rahatlıyor. Hainler devletten maaş almayacak.”Devletin kendine özgüvenli şekilde kadrolarını rahatlattığını ifade eden Çetinkaya şöyle konuştu:“Bu mücadelelerin bir kısmı geç kalınmış mücadeleler, biz gocunanların durdukları yerlerde durmayacağız. FETÖ darbesini gerçekleştirse bizler burada olmayacaktık. FETÖ basit mantıkta darbesini gerçekleştirseydi Türkiye olmayacaktı. Bu mücadelenin sulandırılmasına da asla fırsat vermeyerek algı operasyonlarına gelmeyin. Devlet haine maaş vermeyecek. Sadece FETÖ değil PKK’da temizlenecek. Binlerce insan şehit olmak için sokaklara çıktı nasibi olanlar şehitlik mertebesini aldı. 15 Temmuz şehitler gününde kalbimizde daima yara ve gurur olacak. O kara gecede zarar gören herkesin yarası devletten tarafından sarılıyor. Sokağın konuştuğu her şey parlamentoda yer alıyor.”
Sanatla eğitimi birleştirmek için ‘sanat evi’ açtı
04 Kasım 2016 Cuma - 08:38 Sanatla eğitimi birleştirmek için ‘sanat evi’ açtı Sanatla eğitimi birleştirmek isteyen Edebiyat öğretmeni Ufuk Cengiz, sanat evi açarak mutsuzluğun önüne geçmek istiyor.Sanatla eksiklikleri tamamlamak istediğini ifade eden Cengiz, mutsuz insanların verimsiz olduğunu ama mutlu insanların hayatları boyunca başarı elde edebildiklerini söyledi.Ufuk Cengiz, “Kendi başımıza canlı yayınlara başladık. Oluşturduğumuz gurupla birlikte insanımızı teknolojiden uzaklaştırarak kültürel değerlerinin farkına varmasını ve geçmişi unutmadan gelecekle bağlantı kurarak kendimize ait çalışmalarımızı gün yüzüne çıkarıyoruz.”dediKitap okuma günleri, meddah gösterisi ve sinema gösterimi yaptıklarını ve her yaptıkları organizasyonda yeni gibi görülen tarihi karakterlerin ortaya çıktığını söyleyen Ufuk Cengiz, "Toplumumuz özellikle çocuklarımız, kendi kahramanlarımızdan haberdar olmadan yetişiyor. Yaptığımız her hareket bizlerin geçmişle ne kadar uzak olduğunu da bizlere gösterdi.Sokak çalışmalarımız sanat evine dönüştü. İnanıyorum ki sanat sanatla ilgilenen toplum Yunusça yaşamanın ne demekte olduğunun da farkında vardı. Toplumsal gelişimi para kazanmak için değil değerler eğitimi için yapıyoruz. Makine gibi sınav odaklı çalışan birey değil, öğrenen ve sınavlarında başarılı bireyler için çalışma sergiliyoruz. Mutlu tavuklar projesinde ki gibi insanlarında kitap okuyarak, müzik dinleyerek, komedi filmlerini takip ederek, tiyatral her türlü aktivite içerisinde olmak gerek.”“Tepkilere aldırmadan sanat evini topluma onaylattı”Kıraathanelerin açılma nedenindeki gibi kendilerinin de sanat evi açma nedenini Ahilik kültürü ile birleştirdiklerini ve tepkilere aldırmadan topluma kendilerini onaylattıklarını söyleyen Cengiz, “Amacımız sadece geçişle geleceğin birikimini yeni yetişen nesillere sunabilmek, bu nedenle haftalık çocuk tiyatroları ile hikayelerimizi meddah gösterilerimizi ise Ahi Evran, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Neşet gibi toplumda iz bırakmış kişiler üzerine yapıyoruz.Toplumumuzu eve ve bilgisayarlara terk etmek yerine saygı ile toplumsal değerleri öğrenmiş bireylerin yetişmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bizlere katkı sunan herkesi de sanat evimize müşteri değil de yaşam tecrübelerini anlatmak üzere alıyoruz. Biliyoruz ki ‘bilenle bilmeyen bir değil’.”diye konuştu.Sanat evinde canlı müziklerle birlikte, meddah gösterisi, orta oyunu tarihsel kişiliklerin gelişim ve yetişme süreçleri katılımcılara anlatılıyor.
Bağlama fiyatlarının yüksekliği yeni ’tezene’lerin yetişmesini engelliyor
03 Kasım 2016 Perşembe - 10:45 Bağlama fiyatlarının yüksekliği yeni ’tezene’lerin yetişmesini engelliyor Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’ın memleketi ve aynı zamanda bağlama ile bütünleşen Kırşehir’de müzik aletleri satıcısı Ömer Mısır, bağlamaların üretilmemesi, şehir dışından ithal edilmesi ve fiyatların yüksekliğinin gençlerin müzikle uğraşma hevesini engellediğini söyledi.Merhum Bozlak ustası Muharrem Ertaş ve oğlu Neşet Ertaş’ın memleketi olan Kırşehir’de, bağlama üretim atölyesinin olmadığını söyleyen müzik aletleri satıcısı Ömer Mısır, "Kırşehir’de küçük yaşlarda çocuklar müzikle yaşamayı öğrenmeye başlıyor. Ancak çocukların bu istek ve arzuları fiyatların yüksekliği nedeniyle sekteye uğruyor" dedi. Bağlamanın Neşet Ertaş ile bütünleştiğinin altını çizen Mısır, gençlerin müzik dalında profesyonelleşmede fiyat engeline takıldığını söyledi.Türkiye’de bağlama denilince insanların aklına Neşet Ertaş ve Kırşehir’in geldiğini ifade eden Ömer Mısır, "Kırşehir’de en büyük eksiğimiz, bağlamaları üreten bir atölyenin olmayışı. Bağlamalar Ankara, İstanbul ve İzmir gibi illerden Kırşehir’e ithal olarak getiriliyor ve Kırşehir’de kullanılıyor. Bu nedenle dışarıdan gelen çalgıların fiyatları yüksek oluyor. Kırşehir’de bu yönde bir atölye olmuş olsa fiyatlar düşecektir. 15 yıldır bu sektörde ayakta kalma mücadelesi veriyorum" diye konuştu.
Sağlık Müdürlüğünden organ bağışı bilgilendirmesi
01 Kasım 2016 Salı - 17:01 Sağlık Müdürlüğünden organ bağışı bilgilendirmesi Dünyada milyonlarca insanın organ bağışı beklediğinin ifade edildiği açıklamada İl Sağlık Müdürlüğü , organ bağışı ile ilgili bilgilendirme yaptı.Yazılı yapılan basın açıklamasında Sağlık Müdürü Selçuk Büyüker, “her yıl dünyada milyonlarca insan organ beklerken yaşamını yitiriyor. Türkiye’de her yıl organ bekleyen hasta sayısı hızla artarken organ bağışı yeterli seviyeye ulaşamadığı için hastalar kaderleri ile baş başa kalıyor.”dedi.Kişinin hayatta iken ve tıbben yaşamını yitirdikten sonra başka insanların tedavisi için organ bağışının önemli olduğunun ifade edildiği açıklama şöyle:“Vücutta görevini yerine getiremeyen bir organın yerine canlı veya kadavradan alınan yeni, sağlam bir organın cerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemidir. Tüm beyin, beyincik ve hayati merkezlerin yer aldığı beyin sapı denilen özel beyin bölgesinin fonksiyonlarının geri dönülmez şekilde kaybolduğu ve mutlak ölümle sonuçlanan bir süreçtir. Beyin ölümü kavramı ile Koma, Bitkisel hayat ifadeleri karışmaktadır. Koma ve Bitkisel hayat tanısı alan hastalarda bazı beyin fonksiyonları çalışmaktadır ve tıbbi destek ile hasta yaşamına yıllarca devam etmektedir. Beyin ölümünde ise hastaya ne kadar tıbbi destek sağlarsanız sağlayın hastanın yaşaması mümkün değildir ve ölüm en kısa sürede gerçekleşmektedir.”2238 sayılı yasaya göre on sekiz yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının bir bölümünü yada tamamını bağışlayabiliyor.