GÜNDEM - 17 Ocak 2026 Cumartesi 10:50

İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu

A
A
A
İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu

Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin öğrencileri, Katar’da düzenlenen 7. Dünya Münazara Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza atarak dünya ikincisi oldu.


Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışmalarda Türkiye şampiyonu olan ve Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı kazanan 12. sınıf öğrencileri Sümeyye Bulut, Zeynep Rümeysa Arabacı, Meryem Rabia Şengül ve Zehra Nur Abay danışman öğretmenleri İman Summakieh yönetiminde Katar’ın başkenti Doha’ya gitti.


Burada, ana dili Arapça olan pek çok ülkeyi geride bırakan İzmitli öğrenciler, zorlu etapların ardından final oynayarak dünya ikinciliği elde etti. Mehmet Akif Ersoy Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, 2018 yılında da dünya şampiyonu olarak Türkiye’yi başarıyla temsil etmişti.



"Sürekli çalıştık, Allah’a tevekkül ettik"


Katar’daki şampiyonada Türkiye’yi temsil eden öğrencilerden Zehra Nur Abay, başarıya giden yolda disiplinli çalışma ve maneviyatın önemine dikkati çekti. Din Öğretimi Genel Müdürlüğünce 2024 yılında düzenlenen yarışmalarda Arapça kategorisinde Türkiye şampiyonu olduklarını hatırlatan Abay, şunları kaydetti:


"2024’te İman Hoca ile çalışmaya başladık ve sıkı bir program uyguladık. Bu süreçte İman hoca gerek Arapça gerek münazara teknikleri gerekse ihlasımız üzerine bize çok yardımcı oldu. Sürekli birlikte çalıştık, Allah’a tevekkül ettik. Yarışmaya kadar bu süreci bu şekilde ilerlettik. Türkiye birincisi olduktan sonra da Katar’da ülkemizi temsil etmeye hak kazandık."



"1,5 yıl boyunca 100’ü aşkın konu araştırdık"


Katar biletini aldıktan sonra hazırlıkların daha da yoğunlaştığını belirten Zeynep Rümeysa Arabacı, şampiyona sürecindeki çalışma tempolarına değindi. Arabacı, ana dili Arapça olan rakiplerini geride bıraktıkları süreci şu sözlerle anlattı:


"1,5 yıllık bir hazırlık sürecimiz oldu. Bu süreçte çıkması muhtemel olduğunu düşündüğümüz 100’ü aşkın konu hakkında araştırma yaptık ve haklarında delil topladık. Aynı zamanda Arapça münazaralar gerçekleştirdik, dini anlamda da kendimizi geliştirdik. Bu süre zarfında münazara üslubumuz oturdu. Kendimize konu belirleyip, hazırlandıktan sonra münazara pratikleri yaptık. Hindistan ve Lübnan gibi farklı ülkelerle hazırlık maçları gerçekleştirdik. Üniversitelerin düzenlediği münazaralarda takım eksikliği olduğunda onlara katılarak kendimizi geliştirme imkanı bulduk. Mayıs ayında elemelere girdik ve 40 ülke arasından, ana dili Arapça olan ülkeleri de geçerek 5. sırada Katar’a gitmeye hak kazandık."



"Hem YKS’ye hazırlandık hem de ana dili Arapça olanlarla yarıştık"


Sümeyye Bulut ise bir yandan üniversite sınavına (YKS) hazırlanırken diğer yandan dünya devleriyle yarışmanın zorluğunu anlattı. 45 ülke arasından sıyrılarak Katar’daki finallere katılmaya hak kazandıklarını belirten Bulut, hem akademik hem de mental olarak yoğun bir süreçten geçtiklerini vurguladı.


Bulut, şampiyonada karşılaşılan önemli güçlüklerden birinin farklı bir dil ve kısıtlı zaman olduğunu ifade ederek, "Çalışma sürecimiz yoğundu, çok gayret istiyordu. Yanında YKS çalışmamız da olduğu için bizi zorlayan bir süreçti. Aynı zamanda münazaralarda 20 dakika öncesinden konu veriliyordu. Bu süreçte ekip olarak kendimizi hazırlamamız gerekiyordu ama çok şükür atlattık. Bizi en çok zorlayan unsur, rakiplerimizin ana dillerinin Arapça olmasıydı. Biz sonradan Arapça öğrenmiştik. Onlar kendilerini çok iyi ifade ediyordu. 20 dakikalık süreçte tamamen konuyu anlayıp, argüman bulmak ve Arapça metnini yazabilmemiz gerekiyordu. Bunların hepsini 20 dakikaya sığdırmak zordu. Çok uzun ve yorucu bir süreçten geçtik. Orada ülkemizi temsil etmeye çalıştık ve güzel bir derece elde ettik" ifadelerini kullandı.



Danışman Öğretmen Summakieh: "Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk"


Takımın danışman öğretmeni İman Summakieh da başarının sırrının disiplin olduğunu kaydetti. 12 yıldır Türkiye’de yaşadığını belirten Summakieh, "Kazanmamızın sebebi birçok faktörden oluşuyordu. Bunlardan en önemlileri disiplin, birlikte çalışmak ve sabır. En önemlisi de ekip arasındaki yardımlaşma. Arkadaşlarımızla birlikte o ruha sahip olduk. Türkiye’yi temsil etmekten onur duyduk. Güzel bir iz bıraktığımız için çok mutluyuz" diye konuştu.



İzmitli kız öğrenciler Arapça münazarada dünya ikincisi oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayserispor’dan 3 transfer birden Trendyol Süper Lig’de mücadele eden Kayserispor, transfer tahtasının açılmasının ardından 3 oyuncu ile anlaşmaya vardı. Kayserispor, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United‘dan Sam Matter’i renklerine bağladı. Daha önce anlaşmaya varılan 22 yaşındaki İngiliz futbolcu ile 2,5 yıllık sözleşme imzalandı. Kayserispor, transferin resmiyet kazandığını sosyal medya hesabından duyurdu. Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan paylaşımda, "Sam Mather ile Kulübümüz arasında 2,5 yıllık sözleşme imzalanmıştır. Futbolcumuza şanlı formamız altında başarılar dileriz" ifadeleri kullanıldı. Sarı-kırmızılı ekip, bir başka Premier Lig temsilcisi Manchester City’den Jadel Katongo ile de 2,5 yıllık sözleşme imzaladı. Kulüpten yapılan açıklamada, 21 yaşındaki futbolcunun Kayserispor’a katılmasından duyulan memnuniyet dile getirilirken, Katongo’nun dinamizmi ve potansiyeliyle takıma önemli katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi. Transfer tahtasının açılmasının ardından kadrosunu güçlendirmeye devam eden Kayserispor, Jadel Katongo’nun ligin ikinci yarısında takıma ivme kazandırması bekleniyor. Savunma hattına da takviye yapan takım, Gaziantep FK forması giyen stoper Semih Güler ile 2,5 yıllık sözleşme imzaladı. Kulüpten Semih ile ilgili yapılan açıklamada tecrübeli savunmacı ile anlaşmaya varıldığı belirtilirken, Semih Güler’in 2,5 yıllık imzayı attığını duyurdu. 32 yaşındaki defans oyuncusu, Kayserispor forması altında başarılı olmak için çabalayacağını ifade etti.
Kütahya Başkan Kahveci: "2025 yılı boyunca 116 etkinlikte Sıtkı Usta’nın adını yaşatmanın gururunu taşıyoruz" Kütahya Belediyesi tarafından düzenlenen 2025 Sıtkı Olçar Kültür Sanat Sezonu Finali ile 2026 Hamza Üstünkaya Kültür Sanat Sezonu Tanıtım Programı, konferans salonunda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda konuşan Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, bir kültür ve sanat sezonunu tamamlayıp yeni bir yolculuğa başlamanın heyecanını yaşadıklarını belirterek, Kütahya’nın kültürel kimliğine yön veren iki büyük çini ustasını rahmet ve minnetle andı. Başkan Eyüp Kahveci, UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi Sıtkı Olçar’ın yalnızca eserleriyle değil; duruşu, ahlakı ve insanlığıyla da şehre iz bıraktığını vurgulayarak, "2025 yılı boyunca 116 etkinlikte Sıtkı Usta’nın adını yaşatmanın gururunu taşıyoruz" dedi. 2026 Kültür ve Sanat Sezonu’nun, kısa süre önce vefat eden UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi Hamza Üstünkaya adına düzenleneceğini ifade eden Başkanı Kahveci, Hamza Usta’nın çini sanatına kazandırdığı özgün teknikler, yetiştirdiği öğrenciler ve bıraktığı kültürel mirasla Kütahya’nın hafızasında silinmez bir yer edindiğini dile getirdi. Sanatın kuşaktan kuşağa aktarılan bir bayrak olduğuna dikkat çeken Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, sanata, sanatçıya, ustaya ve çırağa sahip çıkmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti. Başkan Kahveci ayrıca, 2026 yılı boyunca konserlerden tiyatro oyunlarına, çocuk etkinliklerinden akademi konserlerine, açık hava sinemalarından festival ve anma programlarına kadar çok sayıda kültür ve sanat etkinliğinin hayata geçirileceğini ifade ederek, Kütahya’yı kültür ve sanatın merkezi haline getirme hedeflerini bir kez daha vurguladı. Halk oyunları gösterileri, tiyatro performansları ve Kültür Sanat Akademisi Konseri ile sona eren programa; Kütahya Valisi Musa Işın, il protokolü, Sıtkı Olçar’ın kızı çini sanatçısı Nida Olçar ile Gülseren Üstünkaya Öztuğcu da katılım sağladı.
İstanbul TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Allah’a çok şükür çoğumuzun gençlik hayali olan o ideal, fevkalade güzel bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı, cesareti ve hiç tereddüte mahal bırakmayan kararlı liderliği ile aşıldı. Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" dedi. Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda program düzenlendi. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Eski TBMM Başkanı ve MTTB kurucu üyesi İsmail Kahraman, bakanlar, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlarken Birlik Vakfı’nın kuruluşuna dair o dönemin şartlarının da anlatıldığı kısa bir film yayınlandı. Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Birlik Vakfı’nın Türkiye’de gençlik hareketleri ve sivil toplum hareketleri bakımından bir başarı öyküsü olduğuna dikkat çekerek, "Birlik Vakfı’nın yapmış olduğu eski mitinglerde, gündeme getirdiği Türkiye kamuoyuna taşıdığı hangi konular varsa Allah’a çok şükür bu konuların hepsinin gerçekleşmiş olduğunu iftiharla görüyoruz" dedi. "Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" Milli Türk Talebe Birliği’nin mektebinden yetişen İsmail Kahraman ve Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’de bürokratik oligarşinin tarihin raflarına kaldırıldığını söyleyen Kurtulmuş, "Kıbrıs davasını hem de en karanlık günlerde ve MTTB’nin Türkiye’nin kamuoyuna taşıdığı günleri çocukluk yıllarımda gençlik yıllarımda hatırlıyorum. Çok şükür bugün Kıbrıs’ta o gün dile getirilen tezlerin hemen tamamı gerçekleşmiş oldu. Yine aynı şekilde Türkiye’de maddi ve manevi kalkınmanın birlikte sağlanması amacıyla başta imam hatipler olmak üzere mesleki eğitimin önündeki engellerin kaldırılması konusunda da öncülüğü yapan büyük bir kitle hareketi olarak Milli Türk Talebe Birliği adına tarihe yazdırdı. Onlarcasını sayabilirim vaktinizi almak istemiyorum ama hepimizin hayali olan ‘Ayasofya açılsın zincirler kırılsın’ sloganını Türkiye’ye armağan eden Milli Türk Talebe Birliğidir. Allah’a çok şükür çoğumuzun gençlik hayali olan o ideal fevkalade güzel bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı, cesareti ve hiç tereddüte mahal bırakmayan kararlı liderliği ile aşıldı. Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu, milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" diye konuştu. "Esas hedef, yeryüzünde adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması için Türkiye’nin öncülük yapmasıdır" Türkiye’nin ağır sanayi hamlesinde de güçlü adımlar atma hayalinin MTTB gençliğinin önemli vizyonlarından birisi olduğuna vurgu yapan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bugün çok şükür bu konuda dünyayı imrendirecek önemli mesafeler katettiğimiz ortadadır. Gençlik yıllarımızı, çocukluk yıllarımızı hangi hayaller süslediyse onların tamamı gerçekleşmiştir. Az evvel İsmail abinin dediği gibi ‘durmak yok’ her bir hayalden sonra yeni kapıların açılması, yeni hedeflerin ortaya konulması şarttır. Önümüzdeki esas hedef, yeryüzünde adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması için Türkiye’nin öncülük yapmasıdır. Bu istikamette büyük bir mesafe alıyoruz, yolumuza devam ediyoruz. Son olarak şunu söylemek isterim bizim medeniyetimizle bizim tarihsel tecrübemizle sivil toplum, devlet aklıyla millet vicdani arasındaki köprüdür. Milli Türk Talebe Birliği ve Birlik Vakfı da bu anlamda en sağlam köprülerden olmuştur. Bu çerçevede bu köprünün sağlam olması Milli Türk Talebe Birliği’nin gençlik hareketinin kısacası, milli gençlik hareketinin de ana unsurunu oluşturmuştur. Yani iddia, irade ve istikamet sahibi bir gençlik oluşturmak için yıllar içerisinde büyük gayretler sarf edilmiştir. Allah’a çok şükür bundan sonra da iddia, irade ve istikamet sahibi gençlerin üzerinde Türkiye’nin yeni bir dünya kurulma vizyonu gerçekleşecek ve Allah’ın izniyle Milli Türk Talebe Birliği Vakfı’nı 80. yıl dönümü olduğunda o hedefe ulaşmış, gençlerimiz vasıtasıyla Türkiye çok daha iyi bir noktada olacaktır" dedi.