Yerel Haberler
Kocaeli
Gazze’den Mısır’a sığınan aileler aynı sofrada buluştu 10 Mart 2026 Salı - 23:48:53 Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gazze’den Mısır’a sığınan aileler için Kahire’de düzenlenen iftar programına katıldı. Büyükakın, Gazzeli ailelerle birlikte oruç açarken, İsrail saldırılarında yaralanan bazı Gazzelileri de ziyaret etti. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı kapsamında farklı ülkelerde kurduğu "Kardeşlik Sofrası" iftar programlarını bu kez Gazze için düzenledi. İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’den ayrılarak Mısır’a sığınan aileler için Kahire’de iftar programı gerçekleştirildi. Programa yüzlerce Gazzeli aile katılırken, Başkan Tahir Büyükakın da iftar sofrasında ailelerle bir araya geldi. Gazze için kardeşlik sofrası kuruldu Kahire’de düzenlenen iftar programında Gazzeli aileler aynı sofrada buluştu. Başkan Büyükakın da programda ailelerle sohbet etti, çocuklarla yakından ilgilendi. Programa katılan aileler, iftar sofrasında bir araya gelerek Ramazan’ın dayanışma ruhunu paylaştı. Yaralı Gazzelileri ziyaret etti Program kapsamında Büyükakın, İsrail saldırılarında yaralanan ve Mısır’da tedavi gören bazı Gazzelileri de ziyaret etti. Ziyarette yaralıların sağlık durumuna ilişkin doktorlardan bilgi alan Büyükakın, hastalar ve yakınlarıyla da sohbet etti. Tedavi süreci devam eden Gazzelilere geçmiş olsun dileklerini ileten Büyükakın, acil şifa temennisinde bulundu. Ziyaret sırasında bazı aileler yaşadıkları süreci ve Gazze’deki son durumu anlatırken, zaman zaman duygusal anlar yaşandı. Yaralı yakınları ise kendilerini yalnız bırakmayan Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür ettiklerini ifade etti. "Yürüttüğümüz yardım faaliyetlerine verdiğiniz destekler için teşekkür ederiz" Mısır programı kapsamında Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen’i de ziyaret eden Başkan Tahir Büyükakın, görüşmede yürütülen yardım faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette konuşan Büyükakın, "Misafirperverliğiniz ve Gazzeli kardeşlerimize yönelik yürüttüğümüz yardım faaliyetlerine verdiğiniz destekler için teşekkür ederiz" dedi. "Kardeşlik, zulmün kurduğu tüm duvarlardan daha güçlü" Gazzeli ailelerle birlikte oruç açtıklarını belirten Başkan Büyükakın, "Zulmün ayırdığı hayatları, kardeşliğin bereketiyle sarmaya çalıştık. Aynı sofrada paylaşılan bir lokmanın, edilen bir duanın ve kurulan bir gönül bağının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük. İnanıyoruz ki; kardeşlik, zulmün kurduğu tüm duvarlardan daha güçlü. Rabbim bu sofradaki dualar hürmetine başta Gazze olmak üzere tüm mazlumlara selamet, sabır ve kurtuluş nasip eylesin" dedi.
10 Mart 2026 Salı - 19:42 Kesik bilezik katili ele verdi Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yatalak annesine yemek hazırladığı sırada evinin mutfağında kanlar içinde ölü bulunan Gül Dağ’ın katil zanlısı olduğu iddiasıyla komşu gözaltına alındı. Kadının takıları yüzünden öldürüldüğü öğrenilirken, bozdurulan kesik bilezikten yola çıkan polis zanlıyı yakaladı. Olay, 27 Şubat’ta saat 17.30 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Çağlayan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşlı annesine bakan 63 yaşındaki Gül Dağ, mutfakta yemek hazırladığı sırada yere yığıldı. Sesler üzerine Dağ’ın annesi bağırarak yardım istedi. Yardım çığlığının ardından olay yerine gelen Dağ’ı kanlar içinde bulan komşular durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde Gül Dağ’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirledi. Polis adım adım gölgeyi takip etti Olayın hemen ardından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Bürosu dedektifleri harekete geçti. Uzman ekipler ile Cumhuriyet Savcısı yaptıkları incelemede kadının altınlarının olmadığını belirledi. Bunun üzerine ekipler, mahallede bulunan tüm güvenlik kameralarını tek tek inceledi. Olay saatinde ve olay yerinde belirlenen gölgeden yola çıkan ekipler, tespit ettikleri şahsın tüm adımlarını izledi. Belirlenen zanlının kuyumcuya giderek kesik bilezik bozdurduğu belirlendi. Tüm delillerin ardından harekete geçen ekipler, hayatını kaybeden kadının komşusu olduğu öğrenilen S.Ç. isimli şahsı gözaltına aldı. Zanlı suçlamaları kabul etmezken, adliyeye sevk edildi.
10 Mart 2026 Salı - 17:34 İki kardeşin öldürülmesine ilişkin sanıklar ilk kez konuştu Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kafede çıkan ve iki kardeşin ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgada sanıklar ilk kez konuştu. Tutuklu sanık Furkan G. savunmasında, ölen kafe çalışanı Hasan Akın’ın işten ayrılması için önce 100 bin TL, ardından 300 bin TL istediğini ve parayı vermelerine rağmen tehditlerin sürdüğünü öne sürdü. Olay günü yaşanan arbedede "ölmemek için ateş ederek kaçtığını" iddia etti. Olay, 6 Eylül 2024 tarihinde Kozluk Mahallesi Sekapark’ta bulunan kafede meydana geldi. İddiaya göre, parasını alamayan kafenin eski çalışanı Hasan Akın (27) ve ağabeyi Ahmet Akın (30) ile işletme sahipleri arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Hasan Akın ve Ahmet Akın silahla vurularak yaralandı. Hastaneye kaldırılan Hasan Akın olay günü, abisi Ahmet Akın ise 7 Eylül’de hayatını kaybetti. Olaya ilişkin geniş çaplı inceleme başlatan polis ekipleri, aralarında işletme sahiplerinin de olduğu toplam 13 şüpheliyi gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden 11’i serbest bırakılırken, Furkan G. ile Oğuzhan S. tutuklanarak cezaevine gönderildi. İddianamede yer alan raporlara göre, Hasan Akın’ın vücudunda 5, ağabeyi Ahmet Akın’ın vücudunda ise 3 mermi giriş yarası tespit edildi, olay yerinde ise 10 boş kovan bulundu. Sanıklar hakkında 2’şer kez müebbet hapis talebi İddianamede, sanık Furkan G. (33) hakkında Ahmet ve Hasan Akın’a yönelik "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis, bir kişiyi "silahla yaralama" suçundan ise 4,5 yıla kadar hapis cezası istendi. Sanık Oğuzhan S. (31) için de Hasan Akın’ı "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuksuz sanıklar Bedirhan B. (25) ve Fahri A. (20), Berkay Y. (18) hakkında ise "suç delillerini yok etme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından çeşitli oranlarda hapis cezaları istendi. "2 oğlum arkalarından vurularak öldürüldü" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci duruşmasına, tutuklu sanıklar Furkan G., Oğuzhan S., tutuksuz sanıklar Berkay Y., Bedirhan B. ile maktullerin yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Sanıkların cezalandırılmasını isteyen maktullerin annesi Nebahat Akın, "2 oğlum öldürüldü ve arkalarından vuruldu. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" dedi. "Hasan, nargile bölümünde kazandığı para ile uyuşturucu içmeye ve çevresi değişmeye başladı" Olaya ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Furkan G., "Hasan ve ailesi ile büyük yakınlığım vardı. Hasan ile 2017 yılından beri tanışırız. İlk önce yanımızda garson olarak çalışıyordu. Sonrasında nargile bölümümüzü işletmeye başladı. Hatta garson olarak çıkışını yaparak tazminatını verdik. Hasan, nargile bölümünde kazandığı para ile uyuşturucu içmeye ve çevresi değişmeye başladı. Çevresinde kriminal tipler olmaya ve bunlar kafeye gelmeye başladı. Bu durum bize rahatsızlık verdi. İşletmemizde uyuşturucu içtiklerini tespit ettik. Hatta Hasan da uyuşturucunun etkisi ile işe gelmeye başladı" diye konuştu. "İşletmeyi bırakmak karşılığında 100 bin TL istedi" Bu kişilerin işletmeye gelmemesi konusunda kendisini uyardığını söyleyen Furkan G., "Hasan’a ’ya ticari bağımızı koparacağız ya da bu kişiler iş yerimize gelmeyecek. Kendini de düzelt’ dedim. Hasan ise bana, ’beni çıkaramazsınız yoksa abim başınıza bela olur’ dedi. Ahmet’in adı geçtiği an konuyu kapattım. Çünkü abisinin İzmir’de bir çete ile çalıştığını ve haraç kestiğini duymuştum. Hatta Ahmet, yaralamadan içeri girmişti. Bu olaydan sonra Hasan, çıkarılmak isteniyorsa yüksek meblağlarda para istediğini duydum. Hasan ile görüşerek ticaret bağımı koparmak istediğimi söyledim. Gitmek istemediğini söyleyerek tehdit etti. Sonrasında eylül ayında askere gideceğini, o süreye kadar işletmeye devam edeceğini ve 100 bin TL istedi. Bu süreyi ve parayı kabul ettik. Kendisine parayı verdik" şeklinde konuştu. "Hasan 100 bin lirayı kabul etmediğini söyleyerek 300 bin TL istedi" Hasan’ın uyuşturucudan bu süre zarfında hapse girip çıktığını iddia eden Furkan G., "Bu süre zarfında Hasan’ın iş yerinde uyuşturucu alışverişini yakaladım. Hasan’a ’Bu kişilerin ayağını buradan kes’ dedim. Hasan ve babam ile muhasebe odasında görüşme yaptık. Hasan 100 bin lirayı kabul etmediğini söyleyerek 300 bin TL istedi. Bunun üzerine 200 bin TL daha vermeyi kabul ederek pazartesi hemen iş yerini boşaltmasını istedik. Parayı da kendisine verdik. Pazartesi dükkanı boşalttı. Hasan hem benden zorla 300 bin TL aldı, hem kriminal tipleri başıma bela etti hem de bana gözdağı verdi" ifadelerini kullandı. "Hasan bana, ’Abim 300 bini az buldu. Abim ev hapsinde. Ne isterse onu yapacaksın’ dedi" Nargile bölümü için yeni kişi arayışına girdiklerini söyleyen Furkan G., "Hasan, anlaştığımız kişiye, ’Benim dışımda kimse orayı işletemez’ diyerek tehdit etmiş. Hasan, dükkandan gitmişti ancak beni çalışanlarıma takibe aldırmıştı. Ne olsa haberi oluyordu. Nargile bölümüne kimin gireceğini belirlemeye çalışıyordu. Bunun üzerine Hasan ile bir görüşme gerçekleştirdim, ’Paranı aldın, malzemeleri aldın, git kendine başka iş kur’ dedim. Hasan ise ’Abim 300 bini az buldu. Abim ev hapsinde. Ne isterse onu yapacaksın. Abim buraya gelirse bil ki öldün’ dedi. Nargile bölümünü neden başkalarına kiralamak istediğimi sorguladı. Bu durumu zorlaştırırsa durumu babasına ve ailesine söyleyeceğimi söyledim. ’O zaman biz de aileyi karıştırırız’ diyerek tehdit etti. Sonra görüşmeyi sonlandırdım" dedi. "Ahmet, ’Buraya sıkıntı çıkarmaya, cinayet işlemeye geldim. Benim kardeşim çocuk mu eline 300 bin TL verdin’ dedi" Korkuyla anne, baba, eş ve çocuğunu tatile gönderdiğini söyleyen Furkan G., "3 hafta boyunca psikolojimi altüst ettiler. Hasan ve abisi gelmesin diye korku ile mücadele vermeye başladım. Olay günü Ahmet, Fatih ile birlikte iş yerime geldi. Ahmet’i görünce ’bittik’ dedim. Korktuğumu belli etmeden ’Hoş geldiniz’ dedim. Muhasebe bölümüne girdik. Ahmet, ’Buraya sıkıntı çıkarmaya, cinayet işlemeye geldim. Benim kardeşim çocuk mu eline 300 bin TL verdin’ dedi. Bu miktarı kendisi istediğini söyledim. Sonrasında Fatih içeri girdi ve ikisi bana bağırmaya başladı. Ahmet eline küllük aldı ve yere fırlatarak, ’Ben ev hapsini yaktıysam birileri bunun hesabını verecek’ dedi. Aramızda arbede yaşandı" diye konuştu. "Ölmemek adına ateş ederek kaçtım" Fatih’in telefonla birilerini arayarak ’Gelin bizi dövdüler’ dediğini söyleyen Furkan G., "Fatih bana sinkaflı küfür ediyordu. Beni vurmaya kararlıydılar. Sonrasında Hasan geldi ve küfür etti. Oğuzhan’ı görünce ’Sen abimi darp ettin’ diyerek peşinden koştu. Silah sesi geldi, ölüm korkusuna kapıldım, ateş ederek kaçtım. Kimseyi ölüme kastı ile vurmadım, kaçarak rastgele ateş ettim. Hasan ile abi kardeş gibiydik. Ölmemek adına ateş ederek kaçtım. Aylarca tehdit altındaydım. Kendi dükkanımda esir edilmiştim, psikolojim bozulmuştu. Pişmanım, Hasan’ın hatırasına sonsuz saygım var. Ahmet haraç keserek geçimi sağlayan bir insan. Bizi av gördü. Hasan’ı işten çıkarınca Ahmet’in önü açıldı. Kurtulmak için tekrardan para vermeye hazırdık. İşin içine Ahmet girince işin rengi değişti. Hasan ve ailesi için çok üzgünüm. Kızımın adını Hasan koydu ancak netice olarak buraya geldim. İşin sorumlusu kesinlikle ben değilim, olay buraya gelmesin diye çok mücadele ettim. Ahmet gelince belinde silah vardı. Ben hep yapıcı taraftaydım. Benim peşimi bıraksalardı bu olmayacaktı. İstedikleri parayı verdiğimiz için Ahmet’in gözünde sömürülebilir olarak gözüktük" şeklinde konuştu. "Hasan bıçakla üzerime geldi, korkuyla yere 2 el ateş ettim" Olay yerine yakın kafede büfe işleten tutuklu sanık Oğuzhan S. ise, "Muhasebe bölümünde çıkan arbedeyi görünce içeri girdim. İçeri girdiğimde Fatih küfür ederek üzerime geldi, ona tekme attım. Ahmet’i görünce karışmak istemedim ve geri çıktım. Fatih daha kavga çıkmadan telefonla birilerini arayarak silah ile gelmelerini söylüyordu. Zaten ben içeriden çıkınca Furkan’ın isteği üzerine polisi arattırdım. Bir süre sonra 8-10 kişi geldi. Hasan’ı çok agresif gördüm, Furkan’a küfür etti. Sonra Hasan kalabalığa dönerek, ’Abimi kim böyle yaptıysa anasını sinkaf edeceğim, öldüreceğim’ dedi. Hasan’ın bana saldırmasını hala mana bulamıyorum. Bana dönerek küfür etti ve bıçakla hamle yaptı. Bunun üzerine belimdeki silahı çıkararak yere doğru 2 el ateş ettim. Korkmadı ve üstüme gelmeye devam etti. Geri geri ben giderken ısrarla bıçakla kovalamaya devam etti. Sonrasında yere yıkıldı. Yaralanma anını hatırlamıyorum. Hasan yanımda yere düştü, ’Ne istiyorsun, bırak’ diyecektim, yanına eğildim. O zaman yaralandığını fark ettim. Arkamı dönünce Furkan’ı gördüm elinde silah görünce onun vurmuş olabileceğini düşündüm ve oradan ayrıldım. Silahımı Bedirhan’a verdim. Ben sadece 2 defa yere ateş ettim, onun dışında ateş etmedim. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. "Nuri eniştem, Hasan’ın uyuşturucu içtiği ve başına bela açtığı iddiası ile onu işten çıkarmıştı" Tutuksuz sanık Bedirhan B. ise "Muhasebe bölümünde Ahmet’in yere küllük attığını, Furkan’ın ise Ahmet’e vurduğunu gördüm. Oğuz da gelip Fatih’e vurmaya başladı. Ben sadece ayırmaya çalıştım. Fatih’in Furkan’a vurmaya teşebbüs ettiğini gördüm bu esnada Oğuz, Fatih’i tekmeyle engelledi. Furkan, teyzemin oğlu olur. Kafedekilerde gelip hepsini ayırdılar. Su getirdim, eniştem Nuri, suyu Ahmet’e verdi ve ’sakin ol’ dedi. Hasan gelince, ’Abime bunu kim yaptıysa onu sinkaf edeceğim’ dedi. Oğuzhan belinden silah çıkardı ve yere doğru ateş etti. Hasan da bıçak çıkardı. Olaylar bittikten sonra Furkan silahı almamı istedi. Silahı alarak önce muhasebeye koydum ardından çimenliğe attım. Nuri eniştem, Hasan’ın uyuşturucu içtiği ve başına bela açtığı iddiası ile onu işten çıkarmıştı" dedi. "Ahmet, üzerinde silah olduğunu söyleyip almamı ve denize atmamı istedi" "Suç delillerini yok etme" suçundan tutuksuz yargılanan sanık Berkay Y., "Silah sesi duymam üzerine olay yerine gittim. Gittiğimde Ahmet ile Hasan yerde yatıyordu. İkisini de tanıdım. Ahmet’in yanına gittim. Üzerinde silah olduğunu söyleyip almamı ve denize atmamı istedi. Ben de alıp kaçtım" diye konuştu. "Furkan, Ahmet’e tehditler savuruyordu" Olay gecesi müşteri olarak kafede olan ve yaralanan müşteki Selim Çoban, "Tarafları tanımıyorum, herhangi husumetim yoktur. Çıkan çatışmada sağ ayağımdan yaralandım, şikayetim yoktur. Müşteri olarak oturuyordum, kargaşa oldu. Ne olduğunu öğrenmek için muhasebe bölümüne gittim. Ahmet ve Furkan arasında arbede vardı. Nuri bey ile arbedeyi ayırdık. Furkan’ın yanında bir iki kişi daha vardı. Furkan, Ahmet’e tehditler savuruyordu. Ahmet darp edildiği için, ’Benim kanım aktı, sizin de kanınız akacak’ dedi. Ahmet telefondan, ’Biz burada dayak yiyoruz, siz neredesiniz, neden yoksunuz’ dediğini duydum. Daha sonra olayı yatıştırdıktan sonra 6-8 kişi daha geldi. Kargaşa çıkacağı endişesi ile ayırmak amacıyla orada kaldım. Hasan, geldi ve Ahmet’in yüzündeki yaraları görünce, ’Bunu yapanı sinkaf edeceğim’ diyerek küfür etti. Hasan, Oğuzhan’a yönelik hamle yapınca ortalık karıştı. İlk olarak Oğuzhan mı Furkan mı ateş ettiğini bilmiyorum. Biz silah sesleri duyunca saklandık" şeklinde konuştu. "Oğlum Furkan ve Ahmet birbirine vuruyordu" Darp neticesinde yaralanan müşteki Nuri G., "Hasan yanımızda 8 yıldır çalışıyordu. Olay günü Ahmet’in iş yerimize geldiğini gördüm. Sonra patırtı kütürdü duydum. İçerde kavga vardı, oğlum Furkan ve Ahmet birbirine vuruyordu. Onları ayırdım. Elini yüzünü yıkaması için su getirdim. Her ne kadar benim oğluma karşı hamlesi olsa da olayı yatıştırmaya çalıştım. Daha sonra Ahmet, ’Siz nasıl olur da kardeşimi buradan gönderirsiniz’ dedi. Arbedenin yatışmasından 10 dakika sonra Hasan ve kalabalık bir grup geldi. Grup hararetli şekilde saldırıyordu, biz olayı yapıştırmaya çalışıyorduk. Daha sonrasında olaylar yaşandı. Bana vurma kastı ile hareket ettiklerini görmedim, kavgayı ayırdığımda darbe almış olabilirim" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
SEDAŞ’tan kaçak elektrik uyarısı: "Tespiti halinde suç duyurusu yapılır"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 17:44 SEDAŞ’tan kaçak elektrik uyarısı: "Tespiti halinde suç duyurusu yapılır" Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ), Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce faaliyet bölgesindeki müşterilerini elektrik enerjisinin usulsüz ve kaçak kullanımı konusunda uyardı. Şirket, kaçak kullanım tespitinde cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirdi. SEDAŞ tarafından yapılan açıklamada, yeni konut veya iş yeri kiralayan ya da satın alan kişilerin, kendi adlarına aboneliklerini yaptırmadan kesinlikle elektrik kullanmamaları gerektiği vurgulandı. Açıklamada, ilk kez kullanılacak ve abonelik işlemleri daha önce yapılmamış olan binalarda öncelikle dağıtım bağlantı anlaşmalarının yapılması gerektiği ifade edildi. "Kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmektedir" Açıklama şöyle devam etti: "Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi, sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi, dağıtım şirketi tarafından ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin mücbir sebep halleri dışında açılması kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmektedir." "Suç duyurusu yapılmaktadır" Ayrıca, kaçak elektrik kullanımının tespiti halinde, cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun altı çizilen açıklamada, "Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda usulsüz elektrik enerjisi kullanımlarına ilişkin tespitlerde, tüketicinin yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılmaktadır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüketicilerde ise tüketicilerin dahil olduğu tüketici grubundan ait olduğu yıla ilişkin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurul Kararı ile belirtilen kesme-bağlama bedelinin 5 katı ücret tahsil edilmektedir. Kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesi halinde ise cumhuriyet savcılığına suç duyurusu yapılmaktadır" denildi. "İlgili tarifenin 2,5 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılmaktadır" Kaçak enerji tükettiği tespit edilen tüketicinin, hesaplanan tüketim bedelinin ilgili tarifenin 2 katı ile çarpılarak fatura edildiği de aktarılarak, "Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda da kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ilgili tarifenin 2,5 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılmaktadır. Bu hesaplamalarda tüketimine göre düşük kademe, yüksek kademe ve yüksek tüketimli son kaynaklara uygulanan bedellerde faturalamada dikkate alınmaktadır" ifadelerine yer verildi.
Büyükakın’dan sanayicilere: "Kocaelispor için ayda 1000 dolar verecek 1000 firma yok mu?"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 16:24 Büyükakın’dan sanayicilere: "Kocaelispor için ayda 1000 dolar verecek 1000 firma yok mu?" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, sanayicilere Kocaelispor’a destek konusunda çağrı yaptı. Büyükakın, "Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu? Var. Bu her ay 1 milyon, yılda 12 milyon dolar eder. Kimse ciddi bir yükün altına girmeden Kocaelispor’u çok rahatlıkla taşıyabilir hale geliriz ama kimse elini kıpırdatmazsa, sanayiciler bu bütçeyi vermekten imtina ederse Kocaelispor’u taşıma şansımız kalmaz" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, katıldığı "Sürdürülebilir Performans Ödülleri Töreni"nde sanayicilere hem gri su kullanımı hem de Kocaelispor’a destek konusunda çağrı yaptı. Büyükakın, kulübün küçük bütçelerle liglerde var olmasının mümkün olduğunu belirterek, "Başkanlarımız bu şehirde çok güzel işler yapıyorlar. Ancak Kocaelispor’un desteklenmesi konusunda zayıf kalıyorlar. Çok küçük bütçelerle aslında Kocaelispor’un bu liglerde var olması ve adından söz ettirmesi mümkün. Şehir takımları, o şehirlerin ayakta kalması, ortak kültürün oluşturulması ve aidiyet duygusunun gelişmesi açısından çok kıymetli" dedi. "Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu?" Başkan Büyükakın, destek için şu öneride bulundu: "Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu? Var. Bu her ay 1 milyon, yılda 12 milyon dolar eder. Kimse ciddi bir yükün altına girmeden Kocaelispor’u çok rahatlıkla taşıyabilir hale geliriz ama kimse elini kıpırdatmazsa, sanayiciler bu bütçeyi vermekten imtina ederse Kocaelispor’u taşıma şansımız kalmaz." Gri su kullanımı çağrısı Ayrıca Büyükakın, çevresel sürdürülebilirlik konusunda da sanayicilerden gri su kullanmalarını istedi. Kocaeli’nin yıllık gri su geri kazanım miktarının 45 milyon metreküp olduğunu belirten Büyükakın, "Bu Kocaeli sanayiine yeten bir rakam. Sanayicilerin içme suyu konusunda sürdürülebilir olması için gri suyu kullanmalarını istiyoruz. Bizim üzerimize düşenler şehrin yönetimi, şehrin üretim gücü ile birlikte olduğumuzda işler daha kolay hale geliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin imkanlarını, sizin işlerinizi kolaylaştıracak şekilde seferber etmek için hazırız. Ama bunun içinde birlikte yol almamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Körfez’de atıklar artık ulaşım puanına dönüşüyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 11:41 Körfez’de atıklar artık ulaşım puanına dönüşüyor Körfez’de Mimar Sinan ve Tütünçiftlik meydanlarında sıfır atık noktaları hizmete açıldı. Yeni sistemde vatandaşlar, getirdikleri geri dönüştürülebilir atık karşılığında Kent Kartlarına yükleme yaparak puanlarını ulaşım veya diğer hizmetlerde kullanabilecek. Körfez Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilen sıfır atık noktalarını hizmete açtı. Proje kapsamında ilçenin ilk etapta Mimar Sinan ve Tütünçiftlik meydanlarına yerleştirilen sıfır atık noktaları, düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılış törenine Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç, ilçe yöneticileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Atıklar Kent Kart’a ulaşım puanı olarak dönüyor Yeni kurulan sıfır atık noktası; plastik, kağıt, cam, metal, elektronik atık, bitkisel atık yağ ve tekstil ürünleri gibi birçok atık türünün ayrı ayrı toplanmasına imkan sağlıyor. Vatandaşlar, getirdikleri geri dönüştürülebilir atık karşılığında sistem üzerinden puan kazanırken, bu puanları Kent Kartlarına aktararak ulaşım veya belediye hizmetlerinde kullanabilecek. "Bugün burada, önemli bir adım atılıyor" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sıfır Atık Şube Müdürü Hüseyin Kılıç, projeyle hem çevrenin korunacağını hem de hanelerin ekonomik olarak destekleneceğini söyledi. Kılıç, "Evlerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda, hayatımızı sürdürdüğümüz her alanda atıklarımızı kaynağında ayırmakla sorumluyuz. Biz bu sorumluluğu üstlenirken, atıkların doğru bir şekilde toplanması ve işlenmesi görevini de belediyelerimiz yerine getiriyor. Bugün burada, önemli bir adım atılıyor" dedi. "Körfez’in geleceğini birlikte koruyoruz" Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt ise çevre yatırımlarının önemini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Sıfır atık noktamız; geri dönüştürülebilir atıkları en doğru şekilde toplamayı, değerlendirmeyi ve vatandaşımızı da bu sürece aktif biçimde dahil etmeyi amaçlıyor. Körfez’in geleceğini birlikte koruyoruz. Vatandaşlarımız evlerinde biriktirdikleri geri dönüştürülebilir atıkları buraya getirerek hem çevreye katkı sağlayacak hem de puan toplayarak Kent Kartlarına yükleme kazanacak. Bu proje, hem doğaya hem de ekonomiye kazanç sağlayacak örnek bir model. Körfez’de yaşayan herkesin bu projeye katkı sunacağına inanıyorum. Çocuklarımız için daha temiz, daha yeşil ve yaşanabilir bir şehir bırakmak hepimizin sorumluluğu. Yeni kurulan sıfır atık noktası; plastik, kağıt, cam, metal, elektronik atık, bitkisel atık yağ ve tekstil ürünleri gibi birçok atık türünün ayrı ayrı toplanmasına imkan sağlıyor. Vatandaşlarımız, getirdikleri her atık için sistem üzerinden puan kazanırken, bu puanları Kent Kartlarına aktararak ulaşım ya da diğer hizmetlerde kullanabilecek."
Boyalı köpekler merak uyandırdı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:50 Boyalı köpekler merak uyandırdı Kocaeli’de vücutlarının çeşitli yerleri mavi, yeşil ve kızıl renklere boyanmış halde görüntülenen sokak köpekleri ile ilgili Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası’ndan açıklama geldi. Sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından hayvanların kasıtlı olarak boyandığı iddiaları üzerine değerlendirmede bulunan Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Bostancı, olayın insan eliyle yapılmış bir müdahale olduğuna dair kanıt bulunmadığını bildirdi. Bostancı, sahadan aldığı bilgiler ve görüntüler üzerindeki incelemeleri sonucunda, durumun çevresel temas kaynaklı olduğunu düşündüklerini belirtti. "İki ihtimali değerlendiriyorum" Köpeklerin üzerindeki renklerin inşaat ve çevre düzenleme çalışmalarında kullanılan malzemelerle örtüştüğüne dikkati çeken Bostancı, şunları kaydetti: "İki ihtimali değerlendiriyorum. Köpeğin bir tanesi kahverengi-kızıla boyanmış gibi görünüyor. Muhtemelen yol asfaltlama ya da park çalışmaları sırasında kullanılan boyalı asfalt ya da zemine bulaşan boya türüne temas etmiş. O bölgeye girmiş veya yuvarlanmış ve bu madde vücudunun birçok noktasına temas etmiş. Diğer iki köpek ise mavi-yeşil tarzı bir renge boyanmış durumda. Onlar da muhtemelen boya içeren bir suyun içine girmişler. Bir süre bu suyun içinde kalınca boya hayvanların tüylerine geçmiş. Burada bilerek boyandığına dair bir kanıt yok. ’İnsan eliyle yapılmıştır’ demek doğru olmaz. Hayvanlar hareketli canlılardır; yerde yuvarlanmayı severler, farklı bir şey gördüklerinde ona ulaşmaya çalışırlar. Dolayısıyla böyle bir yaramazlık içinde olmuş olabilirler." "Köpeğin boyanın içine girmiş veya sırtını sürtmüş olması muhtemeldir" Bostancı şöyle devam etti: "İzlediğim görüntülerde insan eliyle yapıldığına dair kesin bir bulgu yok. Bazen, ’Köpekleri boyadılar, kedileri boyadılar’ şeklinde duyumlar alıyoruz, maalesef bunu yapan sadist ruhlu insanlar olabilir ama bu videoda öyle bir durum görünmüyor. Eğer kimyasal madde olsaydı, ağır metal içeriyorsa vücuda alınırdı, başka kimyasal varsa deriyi yakardı. Hayvanlara ulaşabilseydik, veteriner hekim arkadaşlarımız gerekli müdahaleleri yapardı ve daha net bir değerlendirme yapabilirdik. Bazı asit içeren maddeler yanığa sebep olabiliyor ve hızlı müdahale gerekiyor. Ancak izlediğim videoda zararlı kimyasal etkisi gibi bir görüntü yok; bana boya gibi geldi." "Hayvanlar birkaç gün içinde o boyayı kendiliğinden atacaktır" Bostancı, görüntülerin ardından kamuoyunda oluşan "uyuz ilacı mı yapıldı?" sorularına da açıklık getirdi. Uyuz tedavisinin "daldır-çıkar" yöntemiyle yapılmadığını vurgulayan Bostancı, "Bu konuya da buradan açıklık getirmiş olayım. Zaten hayvanlar birkaç gün içinde o boyayı kendiliğinden atacaktır. Köpekleri görme şansımız olsaydı, eğer vücutlarında bir yaralanma ya da berelenme olsaydı hemen müdahale ederdik. Aynı şekilde insanlar da bu tip boyalara dokunduğunda boya birkaç gün elde kalır, yıkandıkça çıkar. Bu hayvanlarda da aynı şekilde zamanla yok olacaktır" ifadelerini kullandı.