Yerel Haberler
Kocaeli
Kocaeli’nin yüksek kesimleri bayram sabahı beyaza büründü 20 Mart 2026 Cuma - 11:04:16 Kocaeli’de Ramazan Bayramı kar yağışıyla başladı, yüksek kesimlerde etkisini artıran yağışla Kartepe, Başiskele ve Gölcük’ün yüksek noktaları beyaza büründü. Hava sıcaklıklarının son günlerde giderek düştüğü Kocaeli’de kar yağışı da etkisini göstermeye başladı. Kentin özellikle Kartepe, Başiskele ve Gölcük gibi 200 metre rakımın üzerindeki kesimlerinde dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışı gece boyunca aralıklarla devam etti. Yağışın başlamasıyla birlikte sahaya çıkan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 235 araç ve 630 personelle yol küreme ve tuzlama çalışmalarına gece boyunca devam etti. Ana arterler, bağlantı yolları ve kritik güzergahlarda ulaşımın aksamaması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Ekipler, özellikle gece saatlerinde oluşabilecek buzlanma riskine karşı önleyici tuzlama çalışmalarını artırırken, kırsal mahalle yollarında yol açma çalışmalarına ağırlık verdi. Yüksek kesimlerde ulaşım takibi sürüyor Kartepe zirve yolu, Kuzuyayla, Gölcük Eriklitepe ve Başiskele Aytepe gibi yüksek kesimlerde kar kalınlığının yer yer arttığı öğrenilirken, bu bölgelerde ulaşımın aksamaması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Sürücülere kış lastiği ve zincir kullanmaları yönünde uyarılar yapılırken, ekiplerin olası yeni yağışlara karşı sahadaki çalışmalarına devam ettiği kaydedildi.
20 Mart 2026 Cuma - 09:30 700 yıllık Orhan Camii’nde bayram coşkusu Kocaeli’de 14’üncü yüzyılda inşa edilen ve Türkiye’de kılıçla hutbe geleneğinin yaşatıldığı nadir camilerden Orhan Camii’nde, vatandaşlar bayram namazında saf tuttu. Ramazan Bayramı namazını eda etmek isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren camilere akın etti. Kent genelinde camiler dolup taşarken, özellikle tarihi Orhan Camii doldu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da Orhan Camii’nde vatandaşlarla birlikte saf tutarak bayram namazını eda etti. Yaklaşık 700 yıldır ayakta olan camide vatandaşlar saf tutarak bayram namazını eda etti. Tarihi camiyi dolduran cemaat huzur içinde ibadetlerini eda ederken, birçok vatandaş ellerini semaya açarak dua etti. Tarihi atmosferiyle Orhan Camii’nde bayram sabahı manevi anlara sahne oldu. "Rabbim gerçek bayramlar nasip etsin" Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın tüm İslam aleminin, milletin ve hemşehrilerinin bayramını tebrik ederek, "Rabbim gerçek bayramlar nasip etsin İslam alemine diye niyaz ediyorum. Kardeşlerimizin barış, huzur ve kardeşlik içinde olacağı gerçek bayramlar inşallah bu milletin evlatları aracılığıyla nasip olur. Zamanında bu milletin evlatları bu dünyaya barış, kardeşlik ve huzur götürdüler. Onların olduğu yerde bütün dinlerin mensupları, her renkten insan huzur ve kardeşlik içinde yaşadı. Bu milletin evlatları bunu başardı. Yola çıkacaklara bir kez daha dikkatli olun diyorum. Bayramı bir acıya döndürmesinler; ne sevdikleri için ne de başkaları için lütfen dikkatli olsunlar. Böyle günlerde yoksulları, yetimleri unutmasınlar" diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 16:00 Kocaeli Valisi Aktaş: "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Ramazan Bayramı tatili boyunca kent genelinde 6 bin personelin görev yapacağını belirterek, sürücüleri uyardı. Otoyollardaki radar noktalarının tamamen görünür olacağını vurgulayan Aktaş, "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" dedi. Bayram tatili dolayısıyla vatandaşlar mesai çıkışıyla birlikte yola çıkmaya başladı. Ailesini ziyaret etmek ya da tatil beldelerine gitmek isteyenler, Kuzey Marmara Otoyolu ve TEM Otoyolu’nu kullanıyor. Trafikte akıcı bir yoğunluk yaşanırken, güvenlik önlemleri de üst seviyeye çıkarıldı. Kuzey Marmara Otoyolu’ndaki Çayırköy Otoyol Jandarma Karakol Komutanlığında denetimlerde bulunan Vali İlhami Aktaş’a İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman ile İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Bozkurt eşlik etti. Burada açıklamalarda bulunan Aktaş, okulların ara tatile girmesiyle başlayan trafik hareketliliğinin kademeli olarak arttığını, ekiplerin vatandaşların sağ salim hedeflerine ulaşması için 24 saat esasına göre sahada olduğunu ifade etti. Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerinden toplam 6 bin personelin bayram boyunca görev başında olacağını vurgulayan Vali Aktaş, asayiş ve trafik tedbirlerinin yanı sıra tarım ve ticaret il müdürlüklerinin de kendi alanlarında denetimlerini sürdüreceğini dile getirdi. "Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır" Sürücülere trafik kurallarına uymaları çağrısında bulunan Vali Aktaş, şunları kaydetti: "Bu süreçte vatandaşlarımıza rehberlik edilecek. Radar noktalarımız, Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de önceden görülebilir şekilde belirlenmiştir. Vatandaşlarımıza hiçbir şekilde radar tuzağı kurulmayacaktır. Ancak vatandaşlarımızdan hem kendi can güvenlikleri hem de trafikteki diğer vatandaşların güvenliği için trafik kurallarına uymalarını rica ediyoruz. Özellikle hız kurallarına riayet etmeleri, seyir halinde cep telefonu kullanmamaları ve genel trafik kurallarına uymaları büyük önem taşıyor." "Trafik yoğunluğu kademeli olarak artıyor" Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Vali Aktaş, "Şu an için Kocaeli güzergahında aşırı bir trafik yoğunluğu bulunmuyor ancak tatilin başlamasıyla birlikte bir miktar artış bekliyoruz. Okulların tatil olmasıyla birlikte aslında geçen hafta itibarıyla bir hareketlilik başlamıştı. Bu nedenle trafik yoğunluğu kademeli olarak artıyor. Özellikle öğleden sonra Kuzey Marmara ve TEM Otoyolu’nda artış gözlemleniyor" dedi.
Uzmanlar uyardı: Prostat kanserinin en büyük belirtisi ’belirtisizliği’
28 Eylül 2025 Pazar - 09:51 Uzmanlar uyardı: Prostat kanserinin en büyük belirtisi ’belirtisizliği’ Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olmasına rağmen erken evrede genellikle hiçbir belirti göstermiyor. Uzmanlara göre hastalığın en önemli belirtisi, "belirtisizliği". Erken tanı için düzenli kontroller, PSA testi, MR ve biyopsi büyük önem taşıyor. Son yıllarda yaygınlaşan HoLEP cerrahisi, robotik ameliyat yöntemleri ve MR füzyon biyopsisi ise hem tedavi başarısını artırıyor hem de hastaların en çok korktuğu ereksiyon ve idrar kaçırma sorunlarını en aza indiriyor. Prostat kanserinin erken evrede sessiz ilerlediğini vurgulayan uzmanlar, geç kalınmadan yapılan testlerin hayat kurtarıcı olduğuna dikkat çekiyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Bozkurt, prostat kanserinde en büyük belirtinin aslında hiçbir belirti olmaması olduğunu söyledi. Bozkurt, "Hastalarımız belirti olduktan sonra gelmek yerine, kanda baktığımız PSA testinde yükseklik tespit edilirse, gerekirse MR ve ardından biyopsiyle kanser olup olmadığını araştırıyoruz. Kısacası erken evrede kanserin hiçbir belirtisi olmayabilir, en büyük belirti de belirtinin olmamasıdır" dedi. Prof. Dr. Bozkurt, prostatın iyi huylu büyümesinde ise "HoLEP" cerrahisinin altın standart bir tedavi yöntemi olduğunu da sözlerine ekledi. "Bu 3 ameliyatın da başarıları birbirine yakın" Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adem Tok ise tedavi seçeneklerinin hastalığın evresine göre değerlendirildiğini belirtti. Erken evrede yakalanan hastalarda tama yakın tedavi sağlanabildiğini aktaran Tok, şunları kaydetti: "Özellikle ’aktif izlem’ dediğimiz bir yöntem var. Hastaya hiç tedavi vermeden hastanın tedavi şansını da kaybettirmeden, özellikle yaşam beklentisi olan hastalarda yapılan işlemlerin yan etkilerini biraz daha geciktirmek amacıyla yapılan bir yöntemdir. Aktif sistem çok değerlendirilip karar verilmesi lazım. Lokal dışındaki vakalarda da diğer yöntemler ameliyat yöntemi ve radyoterapidir. Ameliyat yöntemlerini de kendi arasında çeşitli farklılıkları var. Açık cerrahi, laparoskopik cerrahi ve robot yardımı, laparoskopik cerrahisi. Son bilimsel çalışmalar, tecrübeli ellerde bu üç ameliyatın da başarılarının birbirine yakın olduğunu göstermektedir. Lokal ileri evre hastalıkta ise radyasyon onkolojisi ve radyoloji uzmanının da yer aldığı multidisipliner kararlar ön plana çıkmaktadır. Aslında bunların bir üstünlüğü, dezavantajı, avantajı olan noktalar var. Fakat önemli olan hastanın kanser cerrahisi ile kanserden arınımdır. Son bilimsel çalışmalar tecrübeli ellerde bu 3 ameliyatın da başarılarının birbirine yakın olduğunu göstermektedir" Adem Tok, metastatik evrede ise ameliyat şansının kaybolduğunu ve hastanın hormon tedavisi ve kemoterapi gibi onkolojik tedavilere yönlendirildiğini belirtti. "Ereksiyon problemi günümüzde tek rakamlara indirilmiştir" Op. Dr. Adem Tok, modern cerrahi yöntemler sayesinde hastaların en çok korktuğu yan etkilerin oldukça azaldığını vurguladı. Tecrübeli ellerde, robotik cerrahi gibi yöntemlerle ereksiyon probleminin tek haneli rakamlara, idrar kaçırma oranlarının da çok düşük seviyelere indirildiğini belirten Tok, "Günümüzde bu oran azalmıştır. Hastalarımızın korktuğu bir diğer konu da idrar kaçırmadır. İdrar kaçırma yöntemleri de oldukça azalmıştır. Ama asıl öncelikli amaç tamamen kanserden arınım olmalıdır. Kanserden arınımda tüm yöntemlerde tecrübeli kişilerde hemen hemen oran aynıdır. Hastalar güvenle yan etkileri, ereksiyonu veya idrar kaçırmayı düşünmeden tecrübeli ellere kendini bırakırlarsa, çok az ihtimalle bu sonuçlarla karşılaşırlar" şeklinde konuştu. "MR füzyon biyopsisinin kanseri yakalama ihtimali daha yüksektir" Modern tanı yöntemlerinin önemine işaret eden Op. Dr. Cem Alan ise MR füzyon akıllı biyopsi yönteminin standart biyopsiye göre daha yüksek başarı oranına sahip olduğunu ifade etti. Alan, "MR füzyon akıllı biyopside, işlem esnasında MR eşliğinde tümör varsa daha yüksek oranda yakalama prensibine dayanılır. Burada amaç, prostat kanseri şüphesi yüksek olan noktalardan biyopsi yapabilme imkanı sağlamaktır. Standart biyopsiye göre daha zahmetli ve ekipmanı daha farklıdır ama kanseri yakalama şansı daha yüksektir" ifadelerini kullandı.
Umuttepe konserlerle rengarenk oldu
27 Eylül 2025 Cumartesi - 13:05 Umuttepe konserlerle rengarenk oldu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Güz Şenlikleri" Umuttepe Kampüsü’ne renk kattı. Eğlenmenin tadını doyasıya çıkaran üniversiteli gençlerin cep telefonlarıyla yaptıkları görsel şölen eşsiz bir görüntü oluşturdu, kampüs rengarenk bir atmosfere büründü. Üniversite eğitimi almak için ülkenin dört bir yanından Kocaeli’ye gelen öğrencilerin kaynaşması ve kente daha iyi uyum sağlaması amacıyla, akademik yılın başında Umuttepe Kampüsü’nde "Güz Şenlikleri" düzenleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, gençlerin üniversite hayatına keyifli ve verimli bir başlangıç yapmalarına imkan sağladı. Kocaeli Üniversitesi ile iş birliği içinde 23-25 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen şenlikler, 3 gün boyunca renkli görüntülere sahne oldu. Yeni eğitim öğretim yılına müzik, enerji ve heyecan dolu anlarla başlayan gençlerin dinamizmi ve neşesi şehre ayrı bir güzellik kattı. Şenliklerde sahne alan alternatif rock müziğin dikkat çeken gruplarından Mavi Gri ile Türk blues ve caz müziğinin sevilen ismi Can Gox, şarkılarıyla gençlere muhteşem bir gece yaşattı. Katılımın yoğun olduğu konserde öğrenciler şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek doyasıya eğlendi. Atölyeler ve eğlenceli yarışmalar Güz Şenlikleri’nde Bitinya, Valens, Asphodel, Sarı Filtre, Vesaire Müzik, Bhava, YaraBando, Belli Değil ve Pembe Kayalar isimli yerel müzik grupları da konser vererek şenlik alanına coşku ve enerji kattı. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kılavuz Gençlik birimleri alanda "Kahve Demleme", "Gastronomi", "Smootie Bike", "Parfümlab", "Hint Kınası", "Yüz Taşı", "Birleştir Kazan", "Çanta Boyama", "Pişmaniye Atölyeleri" ve "İzcilik Alanı" kurarak etkinliklere renk kattı. Ayrıca şenlik alanında gerçekleştirilen Kahoot Bilgi Yarışması, Rodeo, Döner Merdane, Balon Patlatma, Voleybol, Basketbol ve Dart oyunlarıyla gençler eğlenceli vakit geçirdi. Amfide film gecesi Kocaeli Üniversitesi öğrencileri, Umuttepe Kampüsü Amfi Tiyatro Alanı’nda Türkiye’nin uzay yarışına başlangıcını beyaz perdeye taşıyan ‘Bandırma Füze Kulübü’ filmini izledi. Büyükşehir ile sinemanın büyüsünü açık havada yaşayan yüzlerce öğrenci keyifli vakit geçirirken, etkinlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından öğrencilere patlamış mısır ve gazoz ikram edildi. Öğrencilerin cep telefonlarıyla yaptıkları görsel şölen, kampüsü rengarenk bir atmosfere bürüdü.
Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 13:00 Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, yapay zeka destekli tanılama sistemleri ve modern klinik uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Fakülte, 60 ünite kapasiteli hastanesi ve uygulamalı eğitim modeliyle geleceğin hekimlerini hem teoride hem pratikte donatarak yetiştiriyor. Yapay zekanın her alana girdiği günümüzde, eğitimde de teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan üniversiteler dikkat çekiyor. Modern altyapısı ve uygulamalı eğitim modeliyle öğrencilerini mesleğe adım adım Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi de özellikle yapay zeka ve uygulama destekli eğitim ile öne çıkıyor. KOSTÜ Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülhan Ünal, teorik ve pratik eğitimin nasıl bütünleştiğini, öğrencilerin yaşadığı zorlukları ve fakültenin sunduğu avantajları anlattı. Ünal, "Biz yalnızca tedavi başarısına değil, hasta memnuniyeti ve etik değerlere odaklanıyoruz. Diş hekimliği teknik bir meslek değil, insana dokunan bir meslektir" dedi. "Teoriden kliniğe, öğrenciler birebir eğitimle yetişiyor" 60 üniteli modern hastanesi ve birebir akademisyen desteğiyle öğrencilere teoriden kliniğe uzanan prestijli bir eğitim sunduklarını aktaran Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Hastanemiz, 60 ünite kapasitesine sahip olup bir genel anestezi ameliyathanesi bulunan, bölgenin en prestijli ve ileri teknolojiyle eğitim veren kurumlarından bir tanesidir. İlk olarak birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda öncelikli olarak teorik eğitim veririz. Bunun üzerine simülasyon eğitimleriyle teknik uygulamaları sağlarız. Ancak öğrencilerimizin manipülasyon ve el yeteneklerini geliştirmelerine rağmen gerçek hastayla henüz temas edemedikleri için mesleki açıdan teorik ve pratiğin birleşmesi ancak staj ve klinik eğitimlerde mümkün olmaktadır. Klinik eğitimlerimiz dördüncü sınıf itibarıyla başlar. Dördüncü ve beşinci sınıflarda sadece araştırma görevlilerimiz değil, anabilim dallarında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir katılımıyla stajlar ve klinik eğitimler devam etmektedir" diye konuştu. "Geniş imkanlarla desteklenen eğitim" Geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla öğrencilerin güvenli ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabileceğini ifade eden Ünal, "Türkiye’de eğitim iki kısma ayrılmaktadır. Birincisi, afiliye hastane üzerinden yürütülen diş hekimliği eğitimleri, ikincisi ise kendi özel üniversite hastanesi bünyesinde eğitim veren diş hekimliği fakülteleridir. Sağlık Bakanlığı’yla afiliye olarak çalışıldığı zaman, eğitim ve araştırma imkânları bakanlığın sunduğu ölçülerle sınırlı kalmaktadır. Ancak kendi üniversite hastanesi bulunan kurumlarda, üniversitelerin desteklediği bilimsel araştırma projeleri sayesinde daha geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla eğitim verilebilmektedir. Hastanemizin en büyük avantajı, stajlarda araştırma görevlilerinin değil, anabilim dalında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir öğrencilerle temas ediyor olmasıdır. Bu sayede öğrencilerimiz çok daha güvenli bir ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabilmektedir. Bu süreçlerin her birinde öğrencilerimizin yanlarında oluyoruz" şeklinde konuştu. "Diş hekimliği insana dokunan bir meslektir" Sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Diş hekimliği teknik bir meslek değildir; insana dokunan bir meslektir. Bu sebeple hastayı yalnızca bir materyal olarak değil, duyuları ve hisleri olan bir canlı olarak algılamak önemlidir. Öğrencilerimiz, yalnızca tedavi uygulamayı değil, hastanın kliniğe ilk girdiği andan itibaren temas kurmayı, korkularını yönetebilmeyi, anlamayı ve buna uygun tedavi alternatifleri geliştirmeyi öğrenmektedir. Eğitimimizde sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için empati ve iletişim yeteneklerinin yanı sıra liderlik, grup yönetimi ve ekip çalışmasını vurgulayan seçmeli derslerle öğrencilerimize bu donanımı kazandırıyoruz. Klinik uygulamalarımızda ise teorik bilgileri pratiğe dönüştürmelerini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sunduğumuz hizmet, makine ya da eşya üretmek değil" Son olarak öğrencilerin insan sevgisiyle yola çıkmaları gerektiğini belirten Gülhan Ünal, "Biz insana dokunan bir meslek icra ediyoruz. Dolayısıyla diş hekimliğini seçmek isteyen öğrencilerimizin insan sevgisiyle bu yola çıkmaları gerekir. Çünkü sunduğumuz hizmet bir makine ya da eşya üretmek değil, doğrudan insanın sağlığına dokunmaktır. Diş hekimliğinin üç önemli avantajı vardır: Çiğneme fonksiyonuna, estetiğe ve konuşmaya doğrudan etki eder. Eğer öğrencinin estetik algısı yüksekse, şifa dağıtma ve iyileştirme üzerine hekimlik yeteneği olduğunu hissediyorsa ve insan ilişkilerinde güçlü ise diş hekimliği doğru tercihtir. Birçok kurumda görev yapmış bir hekim olarak tavsiyem, kendi üniversite hastanesi olan diş hekimliği fakültelerinin tercih edilmesidir. Bunun yanında akademik kadronun yeterliliği, hasta imkanlarının varlığı, kampüs şartları, eğitim içerikleri ve teknolojik altyapı da önemlidir. Hastanemizde yapay zeka teknolojileriyle tanılama sistemlerini, RVG teknolojilerini ve dijital diş hekimliği uygulamalarını rutin olarak kullanıyoruz. Modern eğitim sistemini benimsemiş sağlık kurumlarının tercih edilmesini özellikle öneriyorum" dedi.
Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 12:54 Geleceğin diş hekimleri yapay zeka destekli eğitimle yetişiyor Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, yapay zeka destekli tanılama sistemleri ve modern klinik uygulamalarıyla dikkat çekiyor. Fakülte, 60 ünite kapasiteli hastanesi ve uygulamalı eğitim modeliyle geleceğin hekimlerini hem teoride hem pratikte donatarak yetiştiriyor. Yapay zekanın her alana girdiği günümüzde, eğitimde de teknolojinin tüm imkanlarından yararlanan üniversiteler dikkat çekiyor. Modern altyapısı ve uygulamalı eğitim modeliyle öğrencilerini mesleğe adım adım Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi de özellikle yapay zeka ve uygulama destekli eğitim ile öne çıkıyor. KOSTÜ Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülhan Ünal, teorik ve pratik eğitimin nasıl bütünleştiğini, öğrencilerin yaşadığı zorlukları ve fakültenin sunduğu avantajları anlattı. Ünal, "Biz yalnızca tedavi başarısına değil, hasta memnuniyeti ve etik değerlere odaklanıyoruz. Diş hekimliği teknik bir meslek değil, insana dokunan bir meslektir" dedi. "Teoriden kliniğe, öğrenciler birebir eğitimle yetişiyor" 60 üniteli modern hastanesi ve birebir akademisyen desteğiyle öğrencilere teoriden kliniğe uzanan prestijli bir eğitim sunduklarını aktaran Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Hastanemiz, 60 ünite kapasitesine sahip olup bir genel anestezi ameliyathanesi bulunan, bölgenin en prestijli ve ileri teknolojiyle eğitim veren kurumlarından bir tanesidir. İlk olarak birinci, ikinci ve üçüncü sınıflarda öncelikli olarak teorik eğitim veririz. Bunun üzerine simülasyon eğitimleriyle teknik uygulamaları sağlarız. Ancak öğrencilerimizin manipülasyon ve el yeteneklerini geliştirmelerine rağmen gerçek hastayla henüz temas edemedikleri için mesleki açıdan teorik ve pratiğin birleşmesi ancak staj ve klinik eğitimlerde mümkün olmaktadır. Klinik eğitimlerimiz dördüncü sınıf itibarıyla başlar. Dördüncü ve beşinci sınıflarda sadece araştırma görevlilerimiz değil, anabilim dallarında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir katılımıyla stajlar ve klinik eğitimler devam etmektedir" diye konuştu. "Geniş imkanlarla desteklenen eğitim" Geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla öğrencilerin güvenli ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabileceğini ifade eden Ünal, "Türkiye’de eğitim iki kısma ayrılmaktadır. Birincisi, afiliye hastane üzerinden yürütülen diş hekimliği eğitimleri, ikincisi ise kendi özel üniversite hastanesi bünyesinde eğitim veren diş hekimliği fakülteleridir. Sağlık Bakanlığı’yla afiliye olarak çalışıldığı zaman, eğitim ve araştırma imkânları bakanlığın sunduğu ölçülerle sınırlı kalmaktadır. Ancak kendi üniversite hastanesi bulunan kurumlarda, üniversitelerin desteklediği bilimsel araştırma projeleri sayesinde daha geniş bir eğitim ekipmanı ve imkan skalasıyla eğitim verilebilmektedir. Hastanemizin en büyük avantajı, stajlarda araştırma görevlilerinin değil, anabilim dalında görev yapan profesör, doçent ve doktor öğretim üyelerinin birebir öğrencilerle temas ediyor olmasıdır. Bu sayede öğrencilerimiz çok daha güvenli bir ortamda bilgi ve tecrübeye ulaşabilmektedir. Bu süreçlerin her birinde öğrencilerimizin yanlarında oluyoruz" şeklinde konuştu. "Diş hekimliği insana dokunan bir meslektir" Sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Gülhan Ünal, "Diş hekimliği teknik bir meslek değildir; insana dokunan bir meslektir. Bu sebeple hastayı yalnızca bir materyal olarak değil, duyuları ve hisleri olan bir canlı olarak algılamak önemlidir. Öğrencilerimiz, yalnızca tedavi uygulamayı değil, hastanın kliniğe ilk girdiği andan itibaren temas kurmayı, korkularını yönetebilmeyi, anlamayı ve buna uygun tedavi alternatifleri geliştirmeyi öğrenmektedir. Eğitimimizde sadece tedavi başarısı değil, hasta memnuniyeti odaklı ve etik değerlere sahip hekimler yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için empati ve iletişim yeteneklerinin yanı sıra liderlik, grup yönetimi ve ekip çalışmasını vurgulayan seçmeli derslerle öğrencilerimize bu donanımı kazandırıyoruz. Klinik uygulamalarımızda ise teorik bilgileri pratiğe dönüştürmelerini sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sunduğumuz hizmet, makine ya da eşya üretmek değil" Son olarak öğrencilerin insan sevgisiyle yola çıkmaları gerektiğini belirten Gülhan Ünal, "Biz insana dokunan bir meslek icra ediyoruz. Dolayısıyla diş hekimliğini seçmek isteyen öğrencilerimizin insan sevgisiyle bu yola çıkmaları gerekir. Çünkü sunduğumuz hizmet bir makine ya da eşya üretmek değil, doğrudan insanın sağlığına dokunmaktır. Diş hekimliğinin üç önemli avantajı vardır: Çiğneme fonksiyonuna, estetiğe ve konuşmaya doğrudan etki eder. Eğer öğrencinin estetik algısı yüksekse, şifa dağıtma ve iyileştirme üzerine hekimlik yeteneği olduğunu hissediyorsa ve insan ilişkilerinde güçlü ise diş hekimliği doğru tercihtir. Birçok kurumda görev yapmış bir hekim olarak tavsiyem, kendi üniversite hastanesi olan diş hekimliği fakültelerinin tercih edilmesidir. Bunun yanında akademik kadronun yeterliliği, hasta imkanlarının varlığı, kampüs şartları, eğitim içerikleri ve teknolojik altyapı da önemlidir. Hastanemizde yapay zeka teknolojileriyle tanılama sistemlerini, RVG teknolojilerini ve dijital diş hekimliği uygulamalarını rutin olarak kullanıyoruz. Modern eğitim sistemini benimsemiş sağlık kurumlarının tercih edilmesini özellikle öneriyorum" dedi. (RBA-BCT-