Yerel Haberler
Kocaeli
27 Mart 2026 Cuma - 00:26 Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:10 Dilovası’ndaki yangın davasında annenin sözleriyle salon buz kesti Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davada müşteki beyanları, ihmaller zincirini ve ailelerin yaşadığı derin acıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Yangından yaralı kurtulan işçiler, sigortasız ve güvencesiz çalıştırıldıklarını, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını ve denetimlerin göstermelik yapıldığını öne sürerken, yangında kızı hayatını kaybeden bir anne, "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salon sessizliğe gömüldü. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde bulunan Raviva Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana gelmişti. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen yangınla ilgili davada müşteki ifadelerinin alınmasına devam edildi. "Dışarı çıkıp çığlık attım" Yangında yaralı olarak kurtulan Keriman Miskin, "4 senedir Raviva Kozmetik’te çalışıyordum. Yangın günü kapı tarafındaydım. Tuncay Yıldız ve Hürol E. ürün karıştırıyordu. Sonra patlama sesi duydum, alev yayıldı, kaçtık. Tuncay Yıldız da yanıyordu, dışarı çıkıp çığlık atmaya başladım. Daha sonra da hiçbir arkadaşımı göremedim. İtfaiye de geç geldi, daha sonra hastaneye gittik. Ben öncesinde masa görevlisiydim. Sonrasında mutfakçıydım ancak mutfakçı adı altında tüm işleri yaptırıyorlardı. Her alanda çalışıyordum. İlk yerde önce kolonya, sonrasında dolum işine girildi. İlk yerde dolum da yapıyorduk. Kurtuluş Oransal bize talimat veriyordu. Yeni yere geçtiğimizde tadilat yapıldığını sanmıyorum, sadece boya yapıldı. İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal bize talimat vermedi. İsmail Oransal’ın Sheliq ürününü yapıyorduk. Shuran’da yapılıyor muydu bilmiyorum. Ben dönemsel çalışıyordum. Ataşehir’deki ofiste kremlerin paketlenmesine de gitmişliğim var" dedi. "Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu" Zabıtalar tarafından denetim yapılmadığını, denetim olacağı zaman da sigortasız işçilerin iş yerinden çıkarıldığını aktaran Miskin, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Yangından bir hafta önce zabıtalar geldi ancak denetim yapmadılar. Kurtuluş Oransal’ın yanına girdiler, sonra çıktılar. Benim hiç sigortam olmadı. Bir gün denetim olacağı söylendi, bizi fabrikadan çıkardılar, ardından aynı gün tekrar çağırdılar. Zabıtalar geldiklerinde onlara hediye olarak parfüm veriliyordu. Gökberk Güngör’ü ürün dolumu yaparken gördüm. Çocuk işçi ve göçmen işçi çalışıyordu. Sağlıksız koşullarda paketlerin üstünde yemek yiyorduk. Yangın merdiveni maliyetli olduğu için Kurtuluş Oransal yaptırmak istemedi" dedi. "Alev aldım, koşarak kaçtım" Fabrikadan yaralı olarak çıkan Ayten Aras, "Pandemi zamanında çalışmaya başladım. Rahatsızlanınca bırakmak zorunda kaldım ancak sonrasında Kurtuluş Oransal yeniden çağırdı. Olay günü paketleme yapıyordum. Patlama sesi geldiğinde ateş yayıldı, ben de alev aldım ve koşarak dışarı kaçtım. İlk yerde dolum, ikinci yerde ise hem dolum hem üretim yapılıyordu. Eski yerde de Shauran ve Sheliq üretiliyordu, yeni yerde yapılmıyordu. Kurtuluş Oransal’ın iki oğlu da geliyordu, zaman zaman yardım ediyorlardı" diye konuştu. "Kızımın kefeni olmadı hakim bey" Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir, "Kızım kömür oldu. Kızım ölmek istemiyordu. Kurtuluş Oransal’ın kötü davrandığını, çok çalıştırdığını ve mesai parası vermediğini bana söylüyordu. Ekipman vermiyormuş, ‘Param yok’ diyormuş. Tuğba Taşdemir ve Cansu Esatoğlu kızımın kuzenleriydi. Kızımın kefeni olmadı hakim bey" deyince salonda uzun süre sessizlik hakim oldu. Altun Taşdemir, "Çok acı çekiyoruz. Anneyim ben. Eşim kanserdi, kızım babasına bakmak için çalışmak istedi" dedi. "Kızımı kömür olarak aldım" Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ise, "Kanser tedavisi nedeniyle hastanede yattım. Kızımı toprak ve kömür olarak aldım fabrikadan. Maaşını da vermiyorlardı. Sanıkları hiçbir zaman affetmeyeceğim" dedi. "Sağ verdim, ölüsünü aldım" Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir, "Tuğba’yı sağ verdim, ölüsünü aldım. Çocuklarımın hakkını yediler. Maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kaldılar. Sigortalarını yapacaklarını söyleyerek sürekli oyaladılar. 18 yaşındaydı, ölümü hak etmedi. Ölüm Allah’tan gelir ancak buna onlar sebep oldu. Sonuna kadar şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Çocuğumu torbaya koyup getirdim" Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, "İçimiz yanıyor. Çocuklarımız birbirlerine sarılarak öldüler. Çocuklarımız kömür oldular. Çocuğumu torbaya koyup getirdim. Tuğba 4 yıldır çalışıyordu. Biz paketleme işi olarak gönderdik. Kimyasal olduğunu bilmiyorduk. Şikayetçiyiz" şeklinde konuştu. "Kızımın iskeletine sarıldım" Cansu Esatoğlu’nun annesi Filiz Esatoğlu, "Kızımın iskeletine sarıldım, kızım kömür oldu. Kötü çalışma şartlarından bahsediyordu. Mesaiye kalmazsan işten çıkarırım diye tehdit ediyorlardı. Sigortası yoktu, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar" Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu, "Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar. İnsanların emeklerini sömürdüler. Kan emici vampirler olarak gözünüz doymadı. Çalıştıkları yer mayın tarlası gibiydi. Oturup yemek yiyecek yerleri bile yoktu. Bu kasıtlı cinayet. Sizler katilsiniz. Yangın merdiveni yok, iş güvenliği uzmanı yok. 7 can kömür oldu. Yoksul oldukları için köle gibi çalıştırdılar Suçu ölmüş babalarının üstüne atıyorlar. Babaları ile ortaktılar" dedi. "Üç çocuğum yetim kaldı" Ölen Esma’nın eşi Aytekin Gikan, "Ne yediğim yemekten ne de uyuduğum uykudan tat alıyorum. Üç çocuğum yetim kaldı. Bu şahısların daha fazla para kazanması için yetim kaldılar. Gözlerini hırs bürümüş. Eşimi işten çıkarmıştım. Sigorta yapacağız diyerek 3 ay oyaladılar. Sonra bu olay yaşandı. Zorla eşimi aldılar evden. Yaptıkları kremden eşimin elleri alerji oluyordu" şeklinde konuştu. "Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu" Tuncay Yıldız’ın oğlu Ali Yıldız, "Düzce’de Kurtuluş Oransal ile babam birlikte çalışıyordu. Sonra işten ayrıldı. Dilovası’nda babamı ziyaret ettiğimde Kurtuluş Oransal’ın fabrikada sigara içtiğini gördüm. Bu fabrika sadece Kurtuluş Oransal’ın değildi, çocukları ile birlikteydi. Çalışanların hiçbirinin iş tanımı yoktu. Herkesten şikayetçiyim. Denetleme Çorlu’dan geçiyor, Dilovası’nda üretim yapılıyordu. Bunu babamdan öğrendim" diye konuştu. "Zabıtalar parfümle gönderiliyordu" Tuncay Yıldız’ın kızı Nursena Yıldız, "Babamdan zabıtalar geldiğinde parfüm verilerek gönderildiklerini duydum. Tüm denetimin Ali Osman A.’nın Çorlu’daki fabrikasından geçtiğini söylemişti. Dün Ali Osman A.’nın güldüğünü gördüm. Ailesine selam veriyor. Yanan kendi ailesi olsaydı böyle davranabilir miydi? Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. "Bizimle iletişime geçmeye çalıştılar" Tuncay Yıldız’ın eşi İlknur Yıldız, "Bunlara finansal desteği veren Ali Osman A.’dır. Eşim, Kurtuluş Oransal’ın ‘arabada yattığını’ söylediğini anlattı. Kurtuluş ile eşi barışmıştı. Kurtuluş başta olmak üzere herkesten şikayetçiyim. Çetin A., Düzce’deki eski ev sahibi, olay sonrasında bizimle iletişime geçmeye çalıştı ancak kabul etmedik" dedi. "Kremlerin arkasında Tekirdağ adresi vardı" Şengül Yılmaz’ın kızı Eminenur Aldeniz, "Annem akşam beni aradı ancak konuşamadı. Hastane hastane annemi aradım, kimse öldüğünü söylemedi. Allah kimseye annesini o şekilde göstermesin. Annemin yanan kemikleri sayılıyordu. Kremlerin arkasında Tekirdağ’daki adresler yer alıyordu" ifadelerini kullandı. "Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu" Ölen Şengül’ün kız kardeşi Emine Bulut ise, "Daha önce 1 ay boyunca Raviva’de çalıştım ancak sağlıksız koşullar yüzünden işi bıraktım. Raviva’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu. Kurtuluş, insanlara hakaret ederek iş yaptırıyordu" dedi.
Vefa gecesinde Kur’an kursu öğrencileri ödüllerini aldı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 17:38 Vefa gecesinde Kur’an kursu öğrencileri ödüllerini aldı Körfez’de geleneksel hale gelen vefa ve veda gecelerinin sonuncusu, Çamlıtepe Mahallesi Şirin Camii bahçesinde gerçekleştirildi. Şirin Camii ve Kur’an Kursu tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen programda, Kur’an kursuna devam eden 402 öğrenci eğitimlerini tamamlayarak belgelerini aldı. Geceye Körfez Müftüsü Muhammet Aydın, Derince Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yakup Yaman, cami cemaati, Kur’an kursu hocaları, öğrenci velileri ve mahalle sakinleri katıldı. Programda konuşan Körfez Müftüsü Muhammet Aydın, günümüz gençlerinin teknoloji ve sosyal medya bağımlılığına dikkat çekerek, "Evlatlarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bugün bilgisayar, cep telefonu ve sosyal medya çocuklarımızın zihinlerini esir alıyor. Bizi kavgaya, fitneye ve huzursuzluğa götürüyor. Eskiden bir evde 10 kişi yaşar, tek yemekle mutlu olurduk. Çünkü bizim için eşya değil, anne-baba, evlat ve Allah’ın rızası önemliydi. Dertlerimiz değişti, çocuklarımız elimizden kayıp gidiyor. İnternet ve bilgisayar çocuklarımızın kafasına yanlış fikirler yüklüyor. Bizler uyanmak zorundayız. Geleceğimiz, evlatlarımızı İslam’a, vatana ve millete hizmetkâr olarak yetiştirmekle mümkün olacaktır" dedi. 402 öğrencimiz eğitim aldı Cami Dernek Başkanı Aziz Barı ise "Burası bir külliye gibi çalışıyor. Bu yıl yaklaşık 402 öğrencimiz eğitim aldı. 250 kızımız, 152 erkek öğrencimiz Kur’an-ı Kerim’i ve duaları ezberledi. Söz verdiğimiz gibi, ezberlerini tamamlayan öğrencilerimize ödüllerini takdim ettik. Emeği geçen tüm hocalarımıza ve destek olanlara teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Program, öğrencilerin Kur’an tilavetleri, dualar ve yapılan ikramlarla sona erdi.
HEKİMSEN’den Sındırgı’daki depremzedelere kapsamlı yardım
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 17:02 HEKİMSEN’den Sındırgı’daki depremzedelere kapsamlı yardım Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremin ardından HEKİMSEN, bölgedeki ihtiyaçları karşılamak için harekete geçti. Bir muhtarın yardım çağrısı üzerine bölgeye giden ekipler, çadırdan gıdaya kadar pek çok alanda destek sağladı. Balıkesir’in Sındırgı ilçesi, 10 Ağustos’ta yaşanan 6,1 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Depremin üzerinden günler geçmesine rağmen bölgede artçılar durmadı. Özellikle 4’ün üzerinde hissedilen sarsıntılar nedeniyle vatandaşlar geceleri evlerine girmeye çekiniyor. İlçede birçok kişi, soğuk havaya rağmen geceyi sokaklarda, araçlarında ya da kendi imkanlarıyla kurdukları çadırlarda geçiriyor. Bu zor günlerde vatandaşların yanında olmak amacıyla harekete geçen HEKİMSEN (Hekim ve Sağlık Çalışanları Sendikası), bölgedeki bir muhtarın yardım çağrısı üzerine hemen Sındırgı’ya gitti. Depremzedelerin ihtiyaçlarını tespit eden ekipler, kısa sürede geniş çaplı yardım çalışması başlattı. Yiyecek, içecek ve çadır desteği sağlandı HEKİMSEN tarafından bölgeye çok sayıda 16 metrekarelik çadır, 3 bin ekmek, 3 bin şişe içme suyu ve bin kişiye 1 haftalık yiyecek malzemesi ulaştırıldı. Bunun yanı sıra vatandaşlara afet sonrası doğru davranış biçimleri konusunda eğitim ve bilgilendirme yapıldı. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Amacımız sadece ihtiyaçları gidermek değil, aynı zamanda vatandaşlarımızı bilinçlendirmek ve yanında olduğumuzu hissettirmektir" ifadelerini kullandı.
Karamürsel yangını için seferberlik ilan edildi
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 16:20 Karamürsel yangını için seferberlik ilan edildi Kocaeli İtfaiyesi, Karamürsel’deki yangına 3 uçak, 8 helikopter, 75 araç ve 187 personelle müdahale ederken, Hızır 41 Afet Mutfağı bölgede ekiplerin yemek ihtiyaçlarını karşıladı. Başkan Büyükakın da yangın bölgesinden bir an olsun ayrılmadı. Karamürsel’de dün öğle saatlerinde çıkan orman yangını, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir kesime yayıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediye İtfaiyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Kocaeli Valiliği başta olmak üzere çok sayıda kurumdan, yangın bölgesine ekipler sevk edildi. Sabaha doğru, ekiplerin mücadelesi alevlerin hızını ve şiddetini azalttı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da müjdeli haberi verdi, yangının büyük oranda kontrol altına alındığını açıkladı. "Yangını tüm bölgelerde kontrol altına almak için herkes canla başla mücadele ediyor" Yangın için adeta seferberlik ilan eden Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın gece boyunca orman yangını çıkan bölgelerde incelemelerde bulundu, yetkililerden bilgi aldı. Kocaeli İtfaiyesi’nin 3 uçak, 8 helikopter, 75 araç ve 187 personelle müdahale ettiğini belirten Başkan Büyükakın, diğer kurumlarla birlikte araç sayısının toplamda 163’e, personel sayısının da 380’e çıktığını söyledi. Şu anda endişe edilecek bir şey olmadığını ancak teyakkuz halinde olduklarını vurgulayan Başkan Büyükakın, "Ekiplerimiz havadan ve karadan yoğun bir şekilde müdahaleyi sürdürüyor. Yangını tüm bölgelerde kontrol altına almak için herkes canla başla mücadele ediyor" dedi. Hızır 41 Afet Mutfağı bölgede ekiplerin yemek ihtiyacını karşıladı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, ekiplerin mücadelesini takdir ederken, "Allah kolaylık versin kardeşlerime. Üstün bir gayretle görev yapıyorlar. İnşallah hep birlikte bu yangını da söndüreceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sadece itfaiyesi ile değil tüm imkanlarıyla Karamürsel’de hizmet verdi. Afetler için her zaman hazır olan Hızır 41 Afet Mutfağı dün de kısa sürede bölgeye giderek, yangına müdahale eden görevlilerin gıda ihtiyaçlarını karşıladı.
En mutlu ’Evet’ler bu salonda yankılanıyor
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:57 En mutlu ’Evet’ler bu salonda yankılanıyor Karamürsel’de hem kafe keyfi hem de şık ve işlevsel davet salonu hizmeti sunularak bölgenin önemli ihtiyacı karşılandı. En özel anlara ev sahipliği yapan Taze Davet Salonu, yarının mutlu çiftlerinin ilk durağı oluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Antikkapı A.Ş., kaliteli lezzetleri ile hizmet ağını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda Antikkapı, Kocaeli’nin dört bir yanında restoran ve kafeleri işletirken bu kez yeni bir hizmeti hayata geçirerek önemli ihtiyaca çözüm sundu. Karamürsel’de bulunan Taze Kruvasan&Kahve, davet salonu ile yeni yolculuğa adım atan çiftlerin özel günlerine ev sahipliği yaparak kısa sürede yoğun ilgi gördü. Büyükşehir belediyesi, Kocaeli’de kahve keyfinin gözde mekânı haline gelen Taze Kruvasan&Kahve ile Karamürsel’de de vatandaşlara günlük kahve keyfi ile kafe hizmeti sunarken aynı zamanda özel günlerine de eşlik ediyor. Nikah, nişan, söz ve isteme gibi özel etkinliklere ev sahipliği yapan Taze Davet, şık ve konforlu tasarımı ile bölgeye değer katıyor. Maksimum 100 kişilik kapasiteli İç mekanda minimum 50, maksimum 100 kişilik kapasitesiyle butik davetlere uygun olan salon, dış alanıyla birlikte toplamda 250 kişiye kadar misafir ağırlayabiliyor. Böylece Karamürsel’in uzun süredir ihtiyaç duyduğu toplu davet alanı hayata geçerken, şık atmosferi ve işlevsel yapısıyla dikkat çeken Taze Davet, özel günleri unutulmaz anlara dönüştürmek isteyenlerin yeni tercihi haline geldi. Karamürsel’in sosyal yaşamına değer katan yeni davet salonu için rezervasyonlar, her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Karamürsel Altınkemer Düğün Salonu’ndan alınıyor.
Samsun maçına özel ek sefer
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:38 Samsun maçına özel ek sefer 16 yıl aradan sonra Süper Lig’e yükselen Kocaelispor, yeni sezondaki ilk saha maçını bugün saat 19.00’da Samsunspor ile oynayacak. Yeşil-siyahlı taraftarların Kocaeli Stadı’na ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla ek otobüs seferleri ve ring hatları devreye alındı. Büyükşehir belediyesi, Kocaelispor’un Samsunspor ile oynayacağı Süper Lig maçı öncesi ulaşım seferberliği başlattı. Buna göre vatandaşların stada kolay ulaşımı için şehir merkezi ve ilçelerden ek otobüs ve tramvay seferleri düzenlenecek. Kocaelispor-Samsunspor mücadelesini yerinde takip etmek isteyen vatandaşlar, şehir merkezinden ve ilçelerden T1 Kuruçeşme-Otogar tramvay hattı ile 15KS, 26S, 150KS, 152KS, 216KS, 204KS, 435KS, 750KS ve 801KS otobüs hatları ile Kocaelispor Stadı’na ulaşım sağlayabilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan düzenleme ile birlikte bugün saat 19.00’da Kocaeli Stadı’nda oynanacak karşılaşma öncesinde İzmit merkez başta olmak üzere Gebze, Dilovası, Derince, Körfez, Başiskele, Gölcük, Karamürsel ve Kartepe ilçelerinden stada doğrudan ulaşım sağlayacak özel otobüs hatları hizmet verecek. 15KS ile İzmit otogar bölgesinden, 26S ile Batı Terminali D-100 karayolu güzergahından, 150KS ile Körfez-Derince D-100 karayolu güzergâhından, 152S ile Körfez alt yolu takiben Derince-İzmit otogar güzergâhından, 216S ile Batı Terminali D-100 karayolu güzergâhından, 204KS ile Maşukiye-Derbent- Suadiye ve Arslanbey güzergâhından, 435KS ile Gebze Center-Dilovası-Körfez-Derince ve İzmit D1-00 güzergâhından, 750KS ile Karamürsel-Gölcük ve Başiskele güzergâhından, 801KS ile de Kandıra ve İzmit otogar 15KS aktarması ile Kocaeli Stadı’na ulaşım sağlanabilecek.