Yerel Haberler
Kocaeli
Gebze’de imar ve ruhsat süreçleri için sektörel istişare buluşması 02 Nisan 2026 Perşembe - 17:14:13 Gebze Ticaret Odası tarafından düzenlenen "27. Meslek Komitesi Sektörel İstişare Toplantısı"nda, bölgedeki imar planları, yapı ruhsat süreçleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları ele alınarak çözüm önerileri görüşüldü. GTO hizmet binasında gerçekleştirilen ve yerel yönetim yetkilileri ile sektör temsilcilerini bir araya getiren toplantıda; imar planları ve mevzuat değişiklikleri, yapı ruhsat süreçleri, proje onay aşamalarında yaşanan gecikmeler, kentsel dönüşüm uygulamaları ve belediye uygulamalarına ilişkin sektörel beklentiler ele alındı. Ayrıca ikame yapı uygulamaları ile sektörler arası iş birliği ve koordinasyon konuları da görüşüldü. Toplantıda konuşan Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, bu tür istişare toplantılarının sektör temsilcileri ile yerel yönetimler arasında doğrudan iletişimi güçlendirdiğini belirterek, sorunların hızlı çözümüne katkı sağladığını ifade etti. Sektör temsilcilerinin sahada yaşadığı sorunların doğrudan ilgili kurumlara iletildiği toplantı, çözüm odaklı değerlendirmelerle tamamlandı. Toplantıya; GTO Meclis Başkanı Oğuz Şerifalioğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mikdat Aydın, Genel Sekreter Çağrı Solak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç, Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Baltacıoğlu, Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Kandemir, Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk ile Darıca Belediyesi İmar Müdürü Ali Yıldız da katıldı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:04 Başkan Söğüt: "Farklılıklarımızla güçlüyüz, sevgiyle biriz" Hereke Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ziyaret eden Körfez Belediye Şener Söğüt, "Özel çocuklarımızın hayatlarına dokunmak bizim için büyük bir sorumluluk. Farklılıklarımızla güçlüyüz, sevgiyle biriz. Onlara karşı her zaman daha duyarlı olmalıyız" dedi. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Hereke Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ziyaret ederek öğrencilerle bir araya geldi. Başkan Söğüt’e, Körfez İlçe Milli Eğitim Müdürü Sergülen Kurt ile Başkan Yardımcısı İbrahim Çırpan eşlik etti. Okulda eğitim gören öğrencilerle yakından ilgilenen Başkan Söğüt, sınıfları dolaşarak öğretmenlerden eğitim süreçlerine ilişkin bilgi aldı. Ziyaret boyunca öğrencilerle sohbet eden ve etkinliklerine katılan Başkan Söğüt, özel gereksinimli bireylerin her zaman yanında olduklarını ifade etti. Ziyaret sonrası değerlendirmede bulunan Başkan Şener Söğüt, özel bireylerin hayatlarına dokunmanın önemine vurgu yaparak, "Özel çocuklarımızın mutluluğu bizim en büyük kazanımımızdır. Onların eğitim süreçlerine destek olmak ve sosyal hayatta daha aktif yer almalarını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu noktada toplum olarak daha duyarlı olmalıyız. Özel çocuklarımızın hayatlarına dokunmak bizim için büyük bir sorumluluk. Farklılıklarımızla güçlüyüz, sevgiyle biriz. Onlara karşı her zaman daha duyarlı olmalıyız" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz"
31 Temmuz 2025 Perşembe - 18:01 CHP Genel Başkanı Özel: "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde yolsuzluk soruşturması çerçevesinde tutuklu bulunanlar ile eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etti. Özel, "Bir siyasi parti genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz. Biz siyasetin farklı parçalarıyız ama bütün genel başkanların hukukları birbirlerine emanettir" dedi. Özel, yeni çözüm sürecine ilişkin Meclis’te kurulacak komisyonla ilgili olarak Abdullah Güler’i hedef alarak, "Kötü bir şey demek istemem grup başkanıdır, birlikte görev yaptık ama hadsizlik etmiş. Bu komisyonun nasıl çalışacağına komisyonun üyeleri yapacakları ilk toplantıda karar verecek. Bu kararı verirlerse saygı duymak lazım. Abdullah Güler kim oluyor, onda altın hisse mi varmış" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yolsuzluk soruşturması çerçevesinde Kocaeli’deki Kandıra Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, İBB iştiraki Kültür A.Ş.’nin eski Genel Müdürü Serdal Taşkın ve İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek ile eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret etti. Cezaevi çıkışında açıklamalarda bulunan Özel, "Bugün cezaevinde 8 buçuk yıldır tutuklu bulunan HDP’nin o dönemki Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı ziyaret ettim. Bir partinin genel başkanının başka bir siyasi parti genel başkanını ziyaret etmesi ayıplanamaz. Bunu Ümit Özdağ’ı ve Selehattin Demirtaş’ı ziyaret ettiğimde de söylemiştim. Biz siyasetin farklı parçalarıyız ama bütün genel başkanların hukukları birbirlerine emanettir. Maalesef bir siyasi parti genel başkanı, elinde bulundurduğu kamu gücüyle siyasi rakiplerini ekarte etmek için elinden geleni yapıyor. Selahattin Demirtaş, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi diye başına gelmeyen kalmadı. Ama şimdi farklı bir sürecin içindeyiz. Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ümit ediyorum çok uzamayan vadelerde özgürlüklerine ve ailelerine kavuşurlar. Biz ilk önce siyasetçilerin söylemlerinden dolayı, siyaset yaptıkları için hapiste olmalarına itiraz edeceğiz hep beraber. Sonra kendi içimizde yarışacağız, kavga edeceğiz ve bunları demokratik zeminde yapacağız. Recep Tayyip Erdoğan, yenemediğini içeri atıyor. 19 Mart süreci bundan farklı bir süreç değildir. İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı hem de üç kez üst üste seçilmiş, Erdoğan’ı 4 kez üst üste yenmiş ve 5’incide de yeneceği belli olan Erdoğan’ın korktuğu Ekrem İmamoğlu içeriye atıldı. Ama yapılan iş sadece İstanbul’un yerel seçim iradesine değil, Kocaeli’nin gelecek seçimlerde cumhurbaşkanını belirleme iradesine yapılan darbe girişimidir. Figen Yüksekdağ ile hem bugünkü siyasete ilişkin, geçmişe ilişkin ve Türkiye’nin geleceğine ilişkin verimli bir sohbet gerçekleştirme imkanı oldu" dedi. "Büyük bir moralle geldiğim buradan hiç moralim bozulmadan ayrılıyorum" Büyük bir moralle geldiği cezaevinden motivasyonla ayrıldığını belirten Özel, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden burada tutuklu olan Melih Gecek’i, 5 yıldır Erzincan’da tarım yapan bir yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapmış olan Serdal Taşkın’ı, benim de çok sevdiğim, siyasi iletişimde Türkiye’de çok önemli isim olan Necati Özkan’ı ve bu süreçte en büyük haksızlık ve en büyük iftiraya uğrayan Fatih Keleş’i ayrı ayrı ziyaret ettim. Bu iftira mekanizması Ekrem İmamoğlu’na en yakın isim üzerinden kurulsun diye evladıyla tehdit edilen, yargı tarihinde görülmüş en ayıplı şeyler yani işkence olsa memlekette onu da yapacaklar Fatih Keleş’e. Alıyorlar sürekli bir yerlere götürüyorlar. ‘Nereye, talebim yok’ diye sorduğunda ifadeye diyorlar. Yolda giderken başına bir şey gelse hesabını kimse veremez. Dimdik ayakta durduğu için hepimizin gururu olan Fatih Keleş’i burada ziyaret ettim. Necati Bey’in görüşlerinden her zamanki gibi istifade ettik. Ben, bu cezaevinden dayanışma duygularıyla ayrılıyorum. Büyük bir moralle geldiğim buradan hiç moralim bozulmadan, başaracağımıza olan inançla, ahlaki, psikolojik üstünlüğün partisinde olan bir genel başkan olarak buradan da dün nasıl Silivri’den ayrıldıysak ayrılıyoruz" diye konuştu. "Meclis Başkanının yapmadığını Abdullah Güler yapıyor, hadsizlik yapıyor" Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, "Abdullah Güler’e kötü bir şey demek istemem grup başkanıdır, birlikte görev yaptık ama hadsizlik etmiş. Bu komisyonun nasıl çalışacağına komisyonun üyeleri yapacakları ilk toplantıda karar verecek. Bu kararı verirlerse saygı duymak lazım. Abdullah Güler kim oluyor, onda altın hissemi varmış. Adalet ve Kalkınma Partisi 21 kişisini gönderir o kişilere, ‘İlle kapalı oturum isteyin, basına kapalı oturum olsun’ konuşurlarsa konuşsun, orada tartışılır. İYİ Parti katılmayınca 47’ye falan düşmüyor. Çünkü üye tam sayısının nitelikli çoğunluğu olur, komisyon kurulduğu an bildirilen rakam üzerinden hesaplar yapılır. Bazı arkadaşlarla sosyal medyadan kendi niteliklerini tartışmışlar. Komisyonun nasıl çalışacağına komisyon karar verecek. Meclis Başkanının yapmadığını Abdullah Güler yapıyor, hadsizlik yapıyor" şeklinde konuştu. "Anayasa Mahkemesinin verdiği karar doğru bir karar" Özel, "Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar doğru bir karar Tayfun benim üyemden ziyade kardeşim. Yerel mahkemenin de en kısa sürede Anayasa Mahkemesi’nin kararı gereğince hem yeniden yargılama hem de tutuksuz yargılama noktasında bunca zamandır olan hak ihlalini ortadan kaldıracak kararın verileceğine inanıyorum. 13. Ağır Ceza Mahkemesi herhalde adli tatil olduğu için bir heyet var, o heyetin de hukukun gerektiğini yapacağına yürekten inanıyoruz. Bekleyeceğiz. Ümit ediyorum bugün, yarın en doğru kararı verirler" ifadelerini kullandı. "Biz intikam fikrinin insanları değiliz, adalet ve demokrasi fikrinin insanlarıyız" Özel, "Bugün sivil siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu aslında AK Parti ve MHP’deki siyasetçileri de tehdit ediyor. Her topun bir geriye dönüşü var. Allah’tan biz intikam fikrinin insanları değiliz, adalet ve demokrasi fikrinin insanlarıyız. Bir gözü dönmüşe denk gelecekler, bu yaptıkları zulüm ilk seçimde onlara geri dönecek. Bütün AK Partili milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, delibozuğa denk gelse tehdit altındalar. Demokratik siyaset tehdit altında, iftiranın güç kazandığı, gerçekliğin irtifa kaybettiği algı yönetim sürecinde hakikatin arkasında durmak lazım" dedi.
Sıfır araç aldı, muayene cezasıyla karşılaştı
31 Temmuz 2025 Perşembe - 15:59 Sıfır araç aldı, muayene cezasıyla karşılaştı Kocaeli’de bir esnaf, bayiden aldığı sıfır aracın muayenesiz olduğunu trafikte ceza yedikten sonra öğrendi. Ruhsat alamayan vatandaş, hem cezayla hem mağduriyetle karşı karşıya kaldı. Kocaeli’nin Derince ilçesinde esnaflık yapan Murat Erdoğan, 3 ay önce İzmit’te Fiat Efsane Otomotiv bayisinden aldığı sıfır araç yüzünden büyük mağduriyet yaşadı. Aracın noter işlemlerini geçici evrakla tamamlayan Erdoğan, ruhsat çıkarmak için gittiği sırada trafik denetimine takıldı. Denetimde, sıfır kilometre olarak aldığı aracın muayenesinin geçmiş olduğu tespit edilince 4 bin 200 TL ceza kesildi. Erdoğan, aracın ruhsatını alamadığı için muayeneye götüremediğini, muayeneye gidemediği için de ruhsat çıkaramadığını ifade etti. Bayi ise konuyla ilgilenmediklerini belirterek Erdoğan’ı mağdur etti. Erdoğan, "Bu aracı kampanya kapsamında 1 milyon 300 bin TL’ye aldım. Ancak bayide uzun süre bekletildiği için muayenesi yapılmamış. Aynı bayiden 2017 yılında aldığım Doblo’nun da motoru 10. kilometrede yandı. O zaman dava açtım ve kazandım. Şimdi ikinci kez aynı bayiden mağdur ediliyorum" diyerek duruma tepki gösterdi. "1 aydır aracı kullanıyorum ama aracın ruhsatını hala alamadım, mağdurum" Yaşadığı mağduriyetin giderilmesini isteyen Murat Erdoğan, "Arabayı bayiden aldıktan sonra ruhsatı alabilmem için bana 1 aylık geçici belge verildi. Ruhsatı almak için notere gittim ancak orada aracın muayenesinin olmadığını öğrendim. Tekrardan bayiye gidip durumu söyledim ancak bana yardımcı olmadılar. Normalde bayiden alınan aracın 1 sene muayenesi olması gerekiyor. 1 aydır aracı kullanıyorum ama aracın ruhsatını hala alamadım, mağdurum. Aracın muayenesi olmadığı için trafikte 4 bin 200 ceza yedim" diye konuştu.
"Doktor sendikacılığı çıkmazda" eleştirisine sert tepki
31 Temmuz 2025 Perşembe - 15:56 "Doktor sendikacılığı çıkmazda" eleştirisine sert tepki HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, hekim sendikacılığına yönelik ’başarısız’ eleştirilere sert tepki gösterdi. Kurban, "Siz yıllarca sağlık çalışanlarının haklarının erimesine sessiz kaldınız, biz ise güçlü hukuk sistemleri kurup binlerce davayı üyelerimiz lehine kazandık. Siz ne yaptınız?" dedi. Sağlık alanında sendikal temsil tartışmaları yeniden alevlendi. "Doktor sendikacılığı çıkmazda: Büyük paralar, sıfır kazanım" başlıklı haber sonrası, HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban’dan sert tepki geldi. Haberde hekim sendikalarının etkisiz olduğu, büyük bütçelere rağmen kazanım üretmediği öne sürülürken; Kurban, bu eleştirileri gerçek dışı, yanıltıcı ve maksatlı olarak niteledi. Kurban, yıllardır sessiz kalınan yanlış politikalarla sağlık sistemine zarar vermekle eleştirdiği sendikalara, "Bizim yaptıklarımız ortada; peki siz ne yaptınız?’ sözleriyle yüklendi. Kurban ayrıca, HEKİMSEN’in kurduğu hukuk sistemi, sosyal destek projeleri ve kazanımların diğer sendikaların onlarca yıllık faaliyetlerinin çok ötesinde olduğunu vurguladı. "Sağlık çalışanlarının özlük haklarının tek tek kaybedilmesine sessiz kalmadınız mı" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Kendilerini, ’Diğer sağlık çalışanlarının temsilcisi’ diye sağlık çalışanını kandıran, onları hekimlere düşman edenlere küçük bir cevabımızdır. Hekim sendikacılığının ne yaptığıyla ilgilenmiyormuşsunuz, ’Bize ne gerek varmış.’ Peki siz ne yaptınız? Yıllarca yanlışları görmezden gelerek sağlık çalışanlarının özlük haklarının tek tek kaybedilmesine sessiz kalmadınız mı? Hekimlerin haklarını yok sayıp ardından hekim maaşını diğer sağlık çalışanı seviyesine indirip bu şekilde onları razı eden ve bunu yaparken sair bakanlıklara karşı hak kaybına uğratan siz değil miydiniz? Bugün binlerce hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanı yurt dışına sizin bu yanlış politikalarınız nedeniyle gitmedi mi?" diyerek yapılan açıklamaya tepki gösterdi. "Kurduğumuz sistemin, hukuksal altyapının ve sağladığımız faydaların yanına bile yaklaşamadınız" Konuşmasını sürdüren Kurban, "Üye sayınız bizim 30-40 katımız ama kurduğumuz sistemin, hukuksal altyapının ve sağladığımız faydaların yanına bile yaklaşamadınız. Gelirimiz sizin iddia ettiğinizin 12’de biri bile değilken, en güçlü hukuk sistemini kurduk. Siz ne yaptınız, kaç dava kazandınız? Depremde en büyük desteği biz verdik. Bu yardım bile bazı iç odaklar tarafından bize karşı suçlama konusu haline getirildi. Ama aranızdan bazı sendikacılar çıkıp otel satın aldı, bazıları baskıyla insanları sendikalarına zorla üye yaptı. Oysa bize başta hekimler ve diğer sağlık çalışanları gönüllü ve dik durmak için katıldı" dedi. "Hekimi ve tıbbı değersizleştirmeye cüret ettiniz" 14 Mart’ı bile Tıp Bayramı olmaktan çıkarıldığını söyleyen Adil Kurban, "Hekimlerin bu mesleğe kattığı değeri ve tıbbı görmezden geldiniz. Dahası, bize üye olan meslektaşlarımızı kendi sendikanıza başvurmuş gibi göstererek sisteme kaydettiniz. Yakalanınca da ’Yanlışlık’ bahanesiyle geçiştirdiniz. E-Devlet sistemi üzerinden üyelik sistemine engel oldunuz. Bu şekilde bizi az göstertip hakların yenmesine neden oldunuz. 2022’de gerçekleştirdiğimiz eylemler, sizin 10 yıllık toplamınızdan daha fazla etki oluşturdu. Siz ise o dönemde hekimlerin ek göstergesine karşı çıkmak için bile birleşip 2 gün eylem yaptınız. Yetmedi, hekime benzeyen bir maketi yaktınız. ’Bu hekim değildi’ dediniz ama bizi kandıramadınız. Bize göre hekimi ve tıbbı değersizleştirmeye cüret ettiniz. Hakların alınmasına engel olup sendikacılık tarihine geçtiniz" ifadelerini kullandı. "Tatil ve iletişim desteklerine kadar pek çok sosyal imkan oluşturduk" Her tehdide rağmen bir araya geldiklerini ifade eden Kurban, "Her siyasi görüşten hekim bir çatı altında sadece hakkını aradı. Hukuk sistemimizle 4 bin civarında davayı üyelerimiz lehine kazandık. Bu şekilde Sağlık Bakanlığı ve teşkilatını da kanunlara uymaya zorladık. Üniversite öğretim üyeleri dahil pek çok sağlık çalışanının nöbet ve ek ödemelerini almalarını sağladık. Ankara’da yüzlerce üyemize 2 milyon TL’ye 3+1 kapalı otoparklı, sosyal donatılı konut kazandıracak kooperatifler kurduk. Şimdi 2. etap, 3. etap diye yenilerini kuracağız. Diyarbakır’da aynısını yapıyoruz. Yüzde 32 indirimli filo araç alımından, tatil ve iletişim desteklerine kadar pek çok sosyal imkan oluşturduk. Sigma Yönetmeliği’ni Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Türkiye’de ilk kez akademik çalışmaları ödüllendirdik. Getat’ı bilimsel zemine oturtarak tıbba yeniden entegre ettik. 1928’den bu yana ilk defa bir Hekimlik Meslek Kanunu Taslağını biz hazırladık." açıklamasında bulundu. "Biz birçok şeyi 5 yılda yaparken siz onlarca yıldır ne yaptınız?" Teknoloji konusuna değinen Dr. Adil Kurban, "Biz akıllı cep uygulamamızda whatsapp gibi bir uygulamayı da hayata geçirdik. Yurtiçi-yurtdışı nerede olursa olsun üyemizle anlık iletişim kurabiliyor, Türkiye’de yine bir ilk ile hukuki ve psikolojik destek sağlayabiliyoruz. Dine, inanca, kimliğe bakmaksızın; ister Hristiyan ister Yahudi üyemiz olan her hekimin ve sağlık çalışanının hakkını savunuyoruz. Bizim ölçümüz haktır, üstün olanda haktır. Bizde din sorulmaz. Artık devriniz bitti. Bunun çırpınışlarını yaşıyorsunuz. Biz hem tıbbı hem ülkemizi zirvelere taşımak, çalışanların hakkını almak, adaletli bölüşüm için mücadele ediyoruz. Daha sayamadığımız onlarca şeyi ilk kazandıran bizdik. Sizin liderleriniz bile bizim hukuki kazanımlarımızı kendilerininmiş gibi anlatıp yine sağlık çalışanını kandırmadılar mı? Biz bunların ve daha birçok şeyi 5 yılda yaparken siz onlarca yıldır ne yaptınız? diyerek yapılan açıklamaları eleştirdi.