Yerel Haberler
Kocaeli
Kulübede öldürülmüş, iki gün sonra gömülmüştü: "Ağabeyim azmettirdi" itirafı
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:36 Kulübede öldürülmüş, iki gün sonra gömülmüştü: "Ağabeyim azmettirdi" itirafı Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi gömülü halde bulunan Serdar Arslan’ın (44) öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, cinayetin planlanma ve işlenme sürecindeki detaylar anlatıldı. Mahsun Ö. cinayeti işlediğini itiraf ederken, kendisini azmettirdiğini söylediği ağabeyi Habil Ö. ise suçlamaları reddetti. Arslan’ın bağ evindeki kulübede 4 kurşunla öldürülüp, cesedinin iki gün sonra başka yere gömüldüğü olayda, 3 sanık hakkında "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca sanıkların, cinayet izlerini gizlemek için kulübedeki parkeleri bile değiştirdikleri tespit edildi. 20 Ocak’ta Kocaeli’de kaybolan 44 yaşındaki Serdar Arslan, cinayete kurban gitmişti. İddiaya göre, Serdar Arslan ve cinayet şüphelisi Habil Ö. cezaevinden tanışıyordu ve birlikte Kocaeli Serindere’de balık restoranı açmışlardı. Ancak aralarında alacak verecek meselesi yüzünden gerginlik yaşandı ve cinayet planı yapıldı. Bağ evinde sırtından vurularak öldürülen Arslan, daha sonra başka yere gömüldü. İhbar üzerine 4 Şubat’ta eş zamanlı operasyon düzenleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aralarında Habil Ö., Mahsun Ö., Sevban T.’nin da bulunduğu D.Ö., H.R.A., Ü.G. ve M.M. isimli 7 şüpheliyi gözaltına aldı. Şüphelilerden Habil Ö., Mahsun Ö., Sevban T. tutuklanarak cezaevine gönderildi. 3 kişi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, tutuklu sanıklar Habil Ö. (45), kardeşi Mahsun Ö. (29) ve akrabaları Sevban T. (31) için "tasarlayarak öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Ayrıca Habil Ö. ve Mahsun Ö’nün "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma" suçundan da cezalandırılmaları talep edildi. "Ailene ben bakarım" İddianamede, şüpheli Habil Ö’nün, geçmişte iş yaptığı Serdar Arslan’a yönelik kişisel husumet geliştirdiği, onu öldürmeye karar verdiği ve bu kararını kardeşi Mahsun Ö. ve uzaktan akrabası Sevban T. ile paylaştığı belirtildi. Habil Ö.’nün, kardeşi Mahsun Ö.’yü cinayete azmettirmek için maktulün kendisini dolandırdığını, alacaklarını tahsil edip eşinin üzerine daire aldığını ve kendisini öldürtmek için kiralık katil aradığını ileri sürdüğü belirtildi. Habil Ö’nün, kardeşine "Arslan’ı öldürmesi halinde cezaevine girdiğinde ailesine kendisinin bakacağını" söyleyerek onu cinayete teşvik ettiği aktarıldı. Ayrıca Habil Ö.’nün, diğer sanık Sevban T.’yi ise maktulün, Sevban’ın eşi hakkında dedikodu yaptığına dair mesajlarla etkilediği kaydedildi. Cinayet planı İddianameye göre Habil Ö., diğer sanıklara cinayet planını detaylarıyla anlattı. Plana göre maktul, sık sık buluştukları Kartepe’deki kulübeye çağrılacak, öldürüldükten sonra hakkında yakalama kararı olduğu için "Gürcistan’a kaçtığı" izlenimi verilecekti. Aracının İstanbul’da terk edilmesiyle kimsenin kendilerinden şüphelenmeyeceği düşünülüyordu. Habil Ö’nün ikna çabaları sonucu diğer iki sanığın da plana dahil olduğu vurgulandı. Cinayet kulübede işlendi Yine iddianamede, 20 Ocak’ta kulübede buluşan 3 sanığın, Habil Ö’nün WhatsApp’tan mesaj atarak çağırdığı Serdar Arslan’ın gelmesini beklediği, maktulün kulübeye girdikten sonra Mahsun Ö’nün, ağabeyi Habil Ö’den temin ettiği tabancayla Arslan’a arkasından 4 dört el ateş ederek öldürdüğü kaydedildi. Olayın hemen ardından maktulün cep telefonu ve araç anahtarını alan Mahsun Ö’nün, cinayette kullandığı tabancayı ağabeyine teslim ederek maktulün aracıyla İstanbul’a gittiğinin aktarıldığı iddianamede, Arslan’ın cep telefonunun parçalandığı da belirtildi. Ceset iki gün sonra gömüldü Habil Ö. ve Sevban T’nin ise cesedi bir battaniyeye sararak kulübenin dışına taşıdıkları, yaklaşık 25 metre sürükledikleri ve üzerini dallarla örttüklerinin aktarıldığı iddianamede, ardından ikilinin kulübedeki boş kovanları ve kan izlerini temizlediklerine dikkat çekildi. Cinayetten iki gün sonra cesedin Habil Ö. ve Sevban T. tarafından gizlendiği yerden çıkarıldığı, panelvan aracın arkasına yüklendiği anlatıldı. Mahsun Ö.’nün, Başiskele Camidüzü mevkiinde cesedi tek başına gömdüğü ve hayvanların kokusunu alıp cesedi çıkarmalarını engellemek amacıyla üzerine kireç döktüğü belirtildi. Sanıkların daha sonra cesedi sardıkları battaniyeyi kulübenin bahçesinde yaktıkları ifade edildi. İtiraf etti ve cesedin yerini gösterdi 22 Ocak’ta maktulün kardeşi Güven Arslan’ın kayıp başvurusu üzerine yapılan araştırmalarda, maktule ait aracın Ümraniye’de terk edildiği belirlendi. Kamera kayıtlarıyla Mahsun Ö.’nün tespit edilmesi üzerine 4 Şubat tarihinde gözaltına alındı. Mahsun Ö., cinayeti ağabeyi Habil’in azmettirmesiyle işlediğini itiraf etti ve cesedin yerini gösterdi. Yapılan kazıda Arslan’ın cesedi bulundu. Otopsi raporuna göre maktulün, iç organlarına isabet eden 4 kurşunla hayatını kaybettiği ve mermilerden birinin vücudunda kaldığı tespit edildi. "Maktulü, ağabeyim Habil’in azmettirmesi üzerine, onun temin ettiği tabancayla öldürdüm" İddianamede savunması yer alan Mahsun Ö., cinayeti itiraf ederek, "Maktulü, ağabeyim Habil’in azmettirmesi üzerine, onun temin ettiği tabancayla öldürdüm. Yine abimin isteği üzerine Arslan’ın telefonunu ve aracını alarak İstanbul’a gittim. Yolda telefonu kırıp aracı Ümraniye’de terk ettim. Sonrasında bir başka arkadaşımla buluştum. İki gün sonra cesedi kulübenin yaklaşık 20 metre uzağında bulunduğu yerden alıp abimin temin ettiği kürek ve araçla götürerek gömdüm. Sevban’ın da planlama aşamasında yer alarak maktulün cesedi üzerindeki telefon ve araç anahtarını bana bizzat teslim etti. Ben gittikten sonra Habil ve Sevban, kulübede temizlik yapıp suç delillerini ortadan kaldırdı" dedi. Habil Ö. suçlamaları reddetti Suçlamaları kabul etmeyen Habil Ö. ise "Olay günü Serdar’ı öldüreceğini bilmiyordum. Kardeşim Mahsun ve Sevban ile kulübede bulunduğumuz sırada Serdar’a nerede olduğuna dair bir mesaj gönderdim. Saat 15.00 sıralarında Serdar aracıyla bulunduğumuz kulübeye geldi. Ben ve Sevban’ın telefon görüşmesi yapmak için dışarı çıktığımız sırada kulübenin içerden peş peşe silah sesleri geldi. Koşarak içeri girdiğimde Serdar’ı yerde gördüm. Mahsun’un elinde de tabanca vardı. Mahsun’a neden Serdar’ı öldürdüğünü sorduğumda aralarında motor meselesi olduğunu söyledi. Sonrasında Mahsun, Serdar’ın cep telefonunu ve araç anahtarını alıp oradan ayrıldı. Ben ve Sevban da cesedi bir battaniyeye koyup sürükleyerek kulübenin alt kısmına doğru götürdük. Sonrasında üstünü çalı çırpıyla örttük. İki gün sonra Mahsun’un isteği üzerine bir ardiyeden kireç alıp arkadaştan temin ettiğim araçla tekrar cesedin bulunduğu yere gittik. Mahsun ile birlikte cesedi bu aracın bagajına yükledik. Mahsun, araçla oradan gidip yaklaşık 4 saat sonra geri geldi. Sorduğunda cesedi gömdüğünü söyledi ancak yerini söylemedi. Hiç bir şekilde suçta kullanılan tabancayı kardeşim Mahsun ben vermedim" diye konuştu. "Serdar’ı öldürmek istediğini, bu işi de benim yapmamı söyledi" Diğer sanık Sevban T. de suçlamaları kabul etmedi. Sevban T., "Olaydan önce uzaktan akrabam olan Habil, Serdar’dan gönderildiğini söylediği eşimle ilgili bir mesaj gösterdi. Serdar’ı öldürmek istediğini, bu işi de benim yapmamı söyledi. Bu teklifi kabul etmedim. Olay günü Habil, Whatsapp üzerinden beni arayarak daha önce bir kaç kez gittiğim kulübesine çağırdı. Motosikletimle bu kulübeye gittim. Gittiğinde Habil ve Mahsun oradaydı. Kısa süre sonra Habil, Whatsapp’tan Serdar’a mesaj atıp onu da çağırdı. Serdar, aracını park edip yürüyerek kulübeye geldi. Bana selam verdi. Ben de sobayı yakmak için odun almak amacıyla dışarı çıkmıştım. İçeriden Habil’in, Serdar’a; ’Sen yanlış yaptın’ diye bağırdığını ve hemen ardından peş peşe silah sesleri geldiğini duydum. Şoka girdim. Mahsun ve Habil’in peş peşe dışarı çıktılar. Mahsun, elindeki tabancayı ağabeyi Habil’e teslim etti, sonrasında yerde yatan maktulün üzerinden telefonunu ve araç anahtarını alarak oradan ayrıldı. Serdar’ı öldürmem için bir nedenim yok. Cesedin kulübeden çıkartılması ve gömülmesi eylemlerine de katılmadım" ifadelerini kullandı. Sanıkların telefon sinyallerini analiz eden bilirkişi raporu, tüm şüphelilerin olay günü ve öncesinde birlikte kulübede bulunduğunu ortaya koydu. Kulübede yapılan aramalarda mermi kovanına rastlanmazken, parkelerin yeni döşenmiş olması delillerin karartıldığına dair önemli bir işaret olarak dikkat çekti. İddianamede, cesedin her üç sanığın da katılımı ve yardımıyla bulunduğu yere gömüldüğü belirtildi.
Darıca’da günlük 70 ton kapasiteli geri dönüşüm tesisi kuruluyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:51 Darıca’da günlük 70 ton kapasiteli geri dönüşüm tesisi kuruluyor Darıca Belediyesi, "Sıfır Atık" projesi kapsamında günlük 70 ton atık işleme kapasitesine sahip modern bir geri dönüşüm tesisi kuruyor. Tesisin, atıkları ekonomiye yeniden kazandırması ve çevre kirliliğini azaltması hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ortak yürütülen proje yaklaşık 12 milyon lira bütçeyle hayata geçiriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen "Sıfır Atık" vizyonunu destekleyen tesisin kısa sürede tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor. Darıca Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü bünyesinde kurulacak tam otomasyonlu tesiste, toplama, ayrıştırma ve presleme işlemleri yapılacak. Başta ambalaj atıkları, karton, plastik, pet şişe ve ince metaller olmak üzere birçok geri dönüştürülebilir materyal, tesiste ayrıştırılarak ekonomiye yeniden kazandırılacak. "İlçemiz için büyük bir kazanım olacağına inanıyoruz" Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, tesiste incelemelerde bulunduğunu belirterek, sıfır atık konusunu önemsediklerini ifade etti. Temiz bir çevre hedefiyle hareket ettiklerini vurgulayan Bıyık, şöyle konuştu: "Geri dönüşüm tesisi projemizle hem çevremizi koruyacağız hem de atıkların ekonomiye kazandırılmasını sağlayacağız. Sıfır atık vizyonuna uygun olarak attığımız bu adımın, ilçemiz için büyük bir kazanım olacağına inanıyoruz. Çevre bilincini yaygınlaştırmaya ve çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Darıca bırakmaya kararlıyız. Bakanlığımız ile birlikte daha temiz bir Darıca anlayışıyla hayata geçirdiğimiz proje ilçemize hayırlı olsun"
Kadınların el emekleri "Komek Sepeti" ile ekonomiye kazandırılıyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 10:36 Kadınların el emekleri "Komek Sepeti" ile ekonomiye kazandırılıyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yaygın eğitim markası KO-MEK bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin el emeği ürünleri, "Komek Sepeti" projesi kapsamında düzenlenen etkinliklerde vatandaşların beğenisine sunuldu. KO-MEK tarafından organize edilen "KOMEK’le Eğlen Öğren" yaz etkinliklerinin final programları Gebze, Körfez, İzmit ve Gölcük’te gerçekleştirildi. Etkinliklerin en çok ilgi gören bölümlerinden olan "Komek Sepeti" stantlarında, 66 üretici el emeği ürünlerini sergileme ve satma fırsatı buldu. Kadın kursiyerler başta olmak üzere çok sayıda üretici, takıdan dekoratif eşyalara, geleneksel sanatlardan aromatik ürünlere kadar geniş bir yelpazedeki ürünlerini bu stantlar aracılığıyla ekonomik değere dönüştürdü. Komek Sepeti yeni mağazasıyla büyüyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 2020’de hayata geçirilen "komeksepeti.com", KO-MEK kursiyerlerinin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından üreticilere, el emeği ürünlerini internet üzerinden satma imkanı tanıyor. Aynı zamanda bir sosyal girişimcilik modeli olan proje kapsamında, "1+1 = Mutluluk" gibi kampanyalarla toplumsal dayanışmaya da katkı sağlanıyor. Dijital platformun yanı sıra fiziki mağazalarla da büyümeye devam eden Komek Sepeti’nin, Ormanya ve Darıca’daki mağazalarına ek olarak yakın zamanda İzmit Milli İrade Meydanı’nda "Komek Sepeti Meydan Store" adıyla yeni bir şube daha açacağı bildirildi. Yeni mağazaların, yerel üreticileri ve kadın girişimcileri destekleyerek istihdama katkı sunması hedefleniyor.
GençBüs, YKS tercihi için Başiskele yollarında
29 Temmuz 2025 Salı - 13:00 GençBüs, YKS tercihi için Başiskele yollarında Başiskele Belediyesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) başarılı sonuçlar elde ederek üniversite tercihi yapmaya hak kazanan gençlere YKS tercih danışmanlık hizmeti verecek. Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla gözler üniversite tercihlerine çevrildi. Başiskele Belediyesi, ilçedeki gençlerin gelecekteki mesleklerini belirleyip, kariyerlerine yön verecekleri bu kritik süreçte üniversite adaylarını bu yıl da yalnız bırakmıyor. Öğrencilerin tercihlerini uzman rehber öğretmenleri eşliğinde doğru ve bilinçli şekilde yapmalarına destek olmak amacıyla Başiskele’de "YKS rehberlik ve danışmanlık hizmeti" ücretsiz olarak verilecek. Genc-i Âlâ Gençlik Modeli ile gençlere yönelik hizmetlerini aralıksız ve artırarak sürdüren Başiskele Belediyesi, GençBüs Mobil Gençlik Merkezi gençlerin ayağına kadar götürerek uzman eğitmen eşliğinde gençlerin tercih yapmalarına fırsat sunacak. Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen uzman rehber öğretmen eşliğinde adaylar, sınavda kazandıkları puana göre kendileri için en uygun mesleği ve en güzel eğitimi sunacak olan üniversiteyi 1 Ağustos Cuma gününden itibaren GençBüs’te tercih için tavsiyeler alabilecekler. YKS tercih süresi boyunca 9 ayrı noktada 13 gün gençleri ağırlayacak olan GençBüs Mobil Gençlik Merkezi’nin ilk durağı Barbaros Semt Meydanı olacak. Üniversite adayları, Çarşamba günü 14.00 ile 21.00 saatleri arasında bu hizmetten faydalanabilecek.
Kocaeli’den Batı Trakya’ya tarım ve ticarette destek köprüsü kurulacak
29 Temmuz 2025 Salı - 10:07 Kocaeli’den Batı Trakya’ya tarım ve ticarette destek köprüsü kurulacak Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Batı Trakya Türklerinin merhum lideri Dr. Sadık Ahmet’in vefatının 30. yılı dolayısıyla düzenlenen anma töreninde, Batı Trakya’ya tarımdan ticarete çeşitli alanlarda destekler sunacaklarını açıkladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği (BTTDD) İzmit Şubesi işbirliğinde, İzmit Doğu Kışla Gençlik Parkı’ndaki Dr. Sadık Ahmet Anıtı önünde tören düzenlendi. Törene Büyükakın’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Bıçak, Dr. Sadık Ahmet’in eşi Işık Sadık Ahmet, siyasi parti il ve ilçe başkanları, BTTDD Genel Başkanı Hasan Küçük, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından anıta karanfiller bırakıldı. Törende konuşan Büyükakın, Dr. Sadık Ahmet’in davasına sadık bir kahraman olduğunu belirterek, "Milletimizin tarihine ismini altın harflerle yazdırmış sayısız kahramanımız var. Dr. Sadık Ahmet de onlardan biri. Yıllar geçiyor ama yaptıkları unutulmuyor. Batı Trakya Türklerinin kimlik davasına hayatı boyunca inanılmaz katkılar sağladı" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Batı Trakya’ya yaptığı ziyarette bir dizi karar aldıklarını bildiren Büyükakın, planlanan destekleri anlattı. Batı Trakya’daki tarımsal faaliyetlerin güçlendirilmesi amacıyla seracılık konusunda teknik bilgi aktarımı yapılacağını ve projelere destek verileceğini söyleyen Büyükakın, bölgedeki Türklerin ekonomik varlığını güçlendirmek için de yeni adımlar atılacağını kaydetti. Büyükakın, ayrıca Batı Trakya’daki üç belediyenin teknik personeline Kocaeli’de eğitim verileceğini ve projelere mühendislik desteği sağlanacağını bildirdi. Bu çalışmaların sadece Batı Trakya ile sınırlı kalmayacağını, "gönül coğrafyası" olarak tanımladığı Balkanlar, Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetlere de el uzatmaya devam edeceklerini vurgulayan Büyükakın, Kocaeli’de bir liseye, anıta ve üst geçide Dr. Sadık Ahmet’in adının verildiğini hatırlattı.