Yerel Haberler
Kocaeli
Uzun namlulu katliamda soruşturma derinleşti: Tutuklu sayısı 8’e yükseldi 03 Nisan 2026 Cuma - 23:44:48 Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği eğlence mekanına yönelik uzun namlulu silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıkarken, operasyonların devamında yakalanan şüphelilerden 2’si tutuklandı, 2’si ev hapsi cezası aldı. Olayla ilgili tutuklu sayısı 8’e yükseldi. Ömerağa Mahallesi’nde 27 Mart’ta saat 00.30 sıralarında bir eğlence mekanına otomobille gelen kişi veya kişilerce ateş açılmıştı. Saldırıda işletme sahibi Volkan Berberoğlu (42), Cem Özer (49), emekli polis memuru Talip Çakır ile C.S. ve kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi yaralanmıştı. Hastaneye sevk edilen yaralılardan Özer, Berberoğlu ve Çakır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Tedavileri süren diğer 2 yaralıdan birinin ise durumunun ciddiyetini koruduğu bildirilmişti. Hayatını kaybeden Berberoğlu’nun cenazesi Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Özer’in cenazesi İzmit’te, Çakır’ın cenazesi ise Sakarya’nın Karasu ilçesinde toprağa verilmişti. 91 kamera, 1844 saat görüntü incelendi Olayın ardından Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü’nün farklı birimleri tarafından geniş çaplı çalışma başlatıldı. Olay yeri ve çevresindeki güzergahlar ile otoyollardaki güvenlik sistemleri mercek altına alındı. Toplam 91 ayrı KGYS ve iş yeri kamerasına ait 1844 saatlik görüntü titizlikle incelendi. Yapılan analizlerde şüphelilerin İstanbul’dan geldikleri ve saldırıdan yaklaşık 5 gün önce İzmit’e gelerek keşif yaptıkları tespit edildi. İlk operasyonda 6 tutuklama Elde edilen bulgular doğrultusunda organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, biri Azerbaycan uyruklu olmak üzere toplam 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, 6’sı tutuklandı, 2’sine yurt dışı çıkış yasağı getirildi, 1 şüpheli ise ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Operasyon genişledi 4 şüpheli daha yakalandı Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 31 Mart’ta İstanbul ve Sakarya’da belirlenen adreslere yönelik operasyon düzenledi. Operasyonlarda 4 şüpheli daha yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden C.C.D ve S.S isimli şahıslar ev hapsi alırken, Ü.D ve N.A isimli şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sayısı 8’e yükseldi Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonların ardından toplam gözaltı sayısı 13’e ulaşırken, tutuklu sayısı ise 8’e yükseldi. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 21:51 Bakan Kacır, yeni nesil 407 yazılımcı gencin heyecanını paylaştı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kocaeli’deki Bilişim Vadisi’nde düzenlenen "42 Türkiye Mezuniyet Töreni"nde, temel müfredatı başarıyla tamamlayan 407 yeni nesil yazılımcının sevincine ortak oldu. Türkiye’de yeni yazılımcıların yetiştirilmesi için Bilişim Vadisi bünyesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde kurulan 42 Türkiye’nin ilk mezuniyet töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Bakan Mehmet Fatih Kacır, yazılımın küresel güç dengelerinde belirleyici bir rol oynadığına dikkati çekti. Dünyanın en değerli 10 şirketinden 9’unun teknoloji ve yazılım odaklı olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten üretim hatları ve sağlık teknolojilerine kadar birçok alanda katma değer sağlayan asli unsurun yazılım olduğunu ifade etti. Meseleye sadece ekonomik bir yarış olarak bakılmaması gerektiğinin altını çizen Kacır, "Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden yazılımda tam bağımsızlık ilkesi, Türkiye’nin istikbali ve bekasıyla doğrudan ilişkilidir" dedi. Kacır, temel müfredatı tamamlayan öğrencilerin yapay zeka, siber güvenlik, oyun geliştirme ve web teknolojileri gibi alanlarda uzmanlaştığını belirterek, "Eğitim süreci boyunca teorik birikimlerini gerçek dünya deneyimiyle taçlandıran gençlerimiz, zorunlu staj programları sayesinde henüz mezun olmadan sektörün mutfağına girme imkanı elde ediyor" diye konuştu. "Bugüne kadar 98 bin 575 başvuru aldık" Yeni nesil yazılım okullarına gösterilen yoğun ilgiye de değinen Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: "Kuruluşundan bu yana yoğun ilgi gören okullarımıza bugüne kadar 98 bin 575 arkadaşımız başvurdu. Çevrimiçi testi geçen ardından da 4 haftalık yoğun havuz eğitiminde başarı elde eden 2 bin 124 aday okullarımıza kayıt yaptırdı. Bugün de temel müfredat eğitimini tamamlayan 407 öğrencimizin başarısını kutlamak üzere bir aradayız. Ortaya çıkan tablo bize şunu açıkça gösteriyor; burada gençlerimize gerçek fırsatlar sunan güçlü bir model var. Burada iş dünyasıyla buluşmaya hazır, analitik düşünebilen, problem çözebilen, üretim kültürünü içselleştirmiş nitelikli bir yetenek havuzu var. Burada ülkemizin yazılımcı ve teknoloji yeteneği ihtiyacına doğrudan cevap verebilecek stratejik bir yapı var. Bugün mezuniyet heyecanı yaşayan her bir gencimizin; yarının teknolojilerini inşa eden, geliştirdiği yazılımlarla hayatın farklı alanlarına dokunan, kurduğu girişimlerle ekonomik değer üreten ve ortaya koyduğu yenilikçi çözümlerle ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyan bireyler olarak Türkiye’nin geleceğinde önemli roller üstleneceğine yürekten inanıyorum."
Yapay zeka ile kurumsal dönüşüm masaya yatırıldı
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:57 Yapay zeka ile kurumsal dönüşüm masaya yatırıldı Kocaeli’de düzenlenen çalıştayda, yapay zekanın karar alma süreçlerinden veri güvenliğine, kültürel kodlardan rekabet gücüne kadar uzanan etkileri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Halit Keskin, yapay zekada verilerin güvenli şekilde depolanıp depolanmadığına ilişkin, "İnsan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" dedi. Kurumsal dünyada dengeleri kökten değiştiren yapay zeka, artık sadece bir araç değil, stratejik bir akıl ortağı. Yapay zekanın kurumsal yapılardaki etkilerinin masaya yatırıldığı "Kurumsal Yapay Zeka ile Yüksek Standartların İnşası Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın ev sahipliğinde, kamu-sanayi-üniversite iş birliği modeliyle düzenlenen çalıştayda, yapay zeka teknolojilerinin işletmelere entegrasyonu, veri güvenliği, dijital dönüşüm ve yerli yapay zeka altyapılarının önemi ele alındı. Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliği ve özel sektör sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinlikte, akademik çevreler ile farklı sektörlerden temsilciler bir araya gelerek, yapay zekanın karar alma süreçlerine, rekabet stratejilerine ve kurumsal standartlara olan etkisini çok yönlü olarak tartıştı. Katılımcılar, dijital teknolojilerdeki baş döndürücü gelişmelere ayak uydurmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgularken, bu tür etkinliklerin iş dünyası ile üniversiteler arasında sürdürülebilir bir köprü kurduğu ifade edildi. Çalıştayda ayrıca, Türkiye’de ilk kez bir çalıştayın çıktılarının yapay zeka destekli bir avatar tarafından 3 dakikada özetlenecek olması da dikkat çekti. Bu uygulama, teknolojinin yalnızca konuşulan değil, doğrudan deneyimlenen bir araç olarak da sürece entegre edildiğini gösterdi. "Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek" Yapay zekanın güvenilir olup olmadığı konusunda tartışmaların devam ettiğini söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin, "Artık dijital teknolojilerin çok önemli araçlarından birisi yapay zeka. Yapay zeka artık hayatımızın bir gerçeği oldu. Hem iş dünyasının gerçeği hem de bizim bireysel hayatımızın da bir gerçeği oldu. Bundan korkulacak bir şey yok. Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek ve bu konuda uyum sağlayamamak. Hem bireysel olarak rekabetçiliğimizi kaybederiz hem de bir ticari işletme isek bu anlamda da rekabetçiliğimizi kaybederiz. Asıl korkulacak olan ise yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmeleri takip edip bu noktadaki değişime uyum sağlamamak olmalı" dedi. "Büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" Verileri güvenli şekilde depolanıp depolanmadığı sorusuna Keskin, "Bu konuda da kaygılar var ama zaten kurumlar, bu konudaki firmalar, yapay zeka ile ilgili firmalar bunun güvencesini de vermekteler. Yüksek düzeyde bu verilerin güvenilirliği ve korumasının sağlandığı noktasında. Ama mutlaka insan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" diye konuştu. "Yapay zeka bir noktada insanı modelliyor" Yapay zekanın gittikçe daha da zeki hale geleceğini belirten Keskin, "Çünkü sürekli olarak öğreniyor. Hem derin öğrenme var, hem makine öğrenmesi var. Bir noktada insanı modelliyor. Bir noktada bizim düşünce biçimimizin makinelere geçmesi aslında. Dolayısıyla daha da zeki olmaya devam edecek. ChatGPT gibi birçok yapay zeka aracı var. Bunları günlük hayatımızda çok yoğun olarak kullanıyoruz. İyi prompt verirseniz, iyi komut verirseniz, yönlendirirseniz işlerinizi kolaylaştırma noktasında çok katkı sağlayacak. Ama bu sizi tembelliğe alıştırmasın. Yani her şeyinizi ChatGPT’ye yaptırıp siz kendiniz düşünmekten, okumaktan vazgeçerseniz sizin gerilemenize sebep olabilir" şeklinde konuştu. "Her şeyi yapay zekaya yapmak öğrencileri gerilettir" Prof. Dr. Halit Keskin, sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zekanın bir araç olduğunu unutmayalım. Sizin işlerinizi planlama noktasında veya planlarınızı yaparken, karar verme süreçlerinizi oluştururken, destek olma noktasında çok önemli katkı sağlıyor. Ama siz her şeyi ona yaptırmaya çalışırsanız, özellikle öğrenciler ödevleri tamamen ChatGPT’ye yaptırırsa bunun tabii doğru olmadığını söylüyoruz. Bu öğrencileri geriletir. Dolayısıyla ChatGPT sizin kaynak araştırmanız noktasında, referans bulmanız noktasında çok fayda sağlar size. Ama asıl kurguyu siz yapacaksınız ve ödevlerinizi tabii ki kendiniz planlayacaksınız ve yapacaksınız. Karar verirken yapay zekayı asistan olarak kullanıyoruz ama artık yönetim kurulları yapay zekalardan oluşacak ve insanları danışman olarak kullanırsa çok garip görmeyelim. Bu noktada bu tip gelişmeler olacak gibi gözüküyor. Yapay zeka bireysel hayatımızdan iş hayatına kadar, üniversite hayatımızda kadar, üniversitedeki ders anlatma biçimlerine kadar her şeyi sil baştan yeniden tasarlamamız noktasında bizi artık yönlendiriyor. Dolayısıyla bu gelişmeleri takip edeceğiz. Durmak yok diyoruz. Almanların meşhur bir sözü var, ’dinlenmek mezarda’ diyor. Bizim sürekli olarak çok daha fazla efor sarf etmemiz lazım, çalışmamız lazım. Çünkü dünyada çok baş döndürücü gelişmeler söz konusu. Türkiye olarak biz de bütün kurumlarıyla, kuruluşlarıyla ve bireyleriyle bu gelişmelere çok çalışarak adapte olmamız lazım." "Teknolojinin kölesi olmayın" Yeni neslin hem şanslı hem de şansız olduğunu aktaran Keskin, "Bizim çocukluğumuzda telefon da internet de yoktu. Hatta bırakınız çocukluğumu, ben yüksek lisans yaparken internet yoktu, bilgisayar yoktu. Ama şimdi yeni jenerasyon, asistan arkadaşlarımız oturduğu masadan bilgisayarlarını açıyorlar, dünyanın bütün veri tabanlarına ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla bu anlamda çocuklarımız çok şanslı, yani yeni jenerasyon çok çok şanslı. Ama asıl amaçlarımıza katkı yapacak bir araç olarak kullanılması gerektiği hususunu kaybedersek, bu sefer o teknolojinin esiri durumuna geliyoruz. Teknolojinin kölesi olmasınlar. Çünkü artık o kadar kendilerini kaptırıyor ki hem zaman planlaması noktasında, hem eğitim öğretimini düzenli şekilde yapma noktasında sıkıntılar yaşamaya başlıyorlar. Özellikle küçük çocukların susturmak için ellerine telefon, tablet tutuşturmamız, onları daha bebek yaşlarda, kölesi haline getirebiliyor. Lütfen aileler bundan uzak dursunlar" ifadelerini kullandı. "İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek" Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Çemberci, "Aynı zamanda GOSB Teknopark AŞ’nin genel müdürü olarak görev yapmaktayım. 9. çalıştayımızı yapıyoruz. Yapay zeka ve yapay zekanın iş süreçlerine, işletmelerin rekabet süreçlerine nasıl etki ettiğini konuşacağımız bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Sektörün gerçekten çok etkin ve etkili kurumları burada. Katılımcılar, önceden akademik bir disiplinle hazırlanmış soruları içtenlikle cevaplayarak çok önemli bilgilerin ortaya çıkmasına vesile oluyorlar. Kurumsal yapay zeka ile yüksek standartların inşasını konuşurken, işletmelerin hangi süreçlerine ne tür etkiler edeceğini, ne tür katkılar sağlayacağını, karar mekanizmalarına nasıl destek vereceğini de bugün bir farkındalık olarak ortaya koymaya çalışacağız. İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek. Bu da bizim için oldukça heyecan verici ve deneyimlemekten memnuniyet duyacağımız bir süreç. Gerçek anlamda uygulamalı bir çalıştay olacak" dedi. "Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum" Rekabet ve yapay zeka stratejileri hakkında konuşan Çemberci, "İşletmeler karar alırken çok ciddi belirsizliklerle mücadele etmek zorundalar. Yapay zeka ise öğrenmeye devam ettikçe bu belirsizliklerin yani gri alanların daha şeffaf hale gelmesini, hatta beyaza dönüşmesini sağlayacak. Böylece işletmeler rakiplerine göre daha öne çıkacak. Bugünkü çalıştaydan da buna benzer sonuçların çıkacağını öngörüyoruz. Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum. Aksine, firmaların çok daha etkin ve verimli süreçler yürütmelerine, maliyetlerini düşürmelerine, farklılaşmalarına ve karar mekanizmalarında daha sağlam adımlar atmalarına katkı sunacaktır" diye konuştu. "Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur" Yapay zeka, dijital dönüşüm ve veri egemenliği üzerine bilgiler veren EVA-ICT ve Arketik AI’nin kurucusu Cihan Meriç Kaymaz ise "20 yıldan bu yana dijital dönüşüm alanında çok sayıda kurumla birlikte çalışarak, onların teknoloji adaptasyon süreçlerine eşlik ettik. Hem şirket olarak hem de bireysel olarak bu sürecin parçası olduk. Yapay zeka, hayatımıza 2022 Kasım ayında kararlı şekilde girdi ve yalnızca bir ayda dünya genelinde 100 milyon kullanıcıya ulaştı. 3 yıl gibi kısa bir sürede 1.2 milyar kullanıcıya erişti. Artık yapay zeka pratik hayatımızın içerisinde. Çok kısa sürede çok büyük gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmelere ayak uydurmak kolay değil. Ancak tartışmasız gerçek var. Yapay zeka artık hayatımızda. Bu varlığı kabul edip, adapte olma yollarını aramamız gerekiyor. Bu Amerika ve Çinlilerin oluşturduğu yazılımlar. Her şeyi en iyi şekilde bakıyor olsak bile bu Amerika ve Çinlilerin kültürü ile bezenmiş bir zeka. Bizim ülkemizin kendine özgü DNA’sı ve kültürü var. Kendine münhasır ahlak değerleri ile çalışma prensipleri var. Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur. Daha da olumsuz bir senaryoda kurumları kurum yapan, şirketleri ayakta tutan benzersiz veriler, reçeteler, finansal ve operasyonel sırlar, başka ülkelerin şirketleri tarafından elde edilebilir hâle gelir. Bu da, veri egemenliğinin kaybı demektir. Bunu önlemek için, kendi yapay zeka modellerimizi ve yerel altyapıyla çalışan zekamızı geliştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, başka bir zekanın sizin zekanızı yöneteceği bir dönemin kapılarını aralamış oluruz. Kibarca ifade edecek olursak sistemin eseri, ve o sistemin müsaade ettiği kadar hareket edersiniz" cümlelerini kullandı.
Darıca Belediyesi’nin eğitime desteği başarıyı getirdi
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:43 Darıca Belediyesi’nin eğitime desteği başarıyı getirdi Darıca Belediyesi’nin üniversite hazırlık kursları ve Kişisel Gelişim ve Eğitim Merkezi (KİGEM) bünyesinde eğitim alan öğrenciler, 2025 YKS ve LGS sınavlarında gösterdikleri başarılarla ilçenin gururu oldu. Darıca Belediyesi üniversite hazırlık kurslarında eğitim alan öğrencilerden biri Türkiye 263’üncü, bir diğeri ise Türkiye 686’ıncısı oldu. Ayrıca, ilk 1.000’de 2 öğrenci, ilk 20.000’de 4 öğrenci, ilk 50.000’de 8 öğrenci ve ilk 100.000’de ise 20 öğrenci yer aldı. Sınavlara hazırlık sürecinde gençlerin en büyük yol arkadaşı olan Darıca Belediyesi, YKS’de olduğu gibi LGS’de de gençleri sınavlara en iyi şekilde hazırladı. KİGEM kurs merkezlerinde LGS’ye hazırlanan öğrencilerden yüzde 1’lik dilimde 2 öğrenci, yüzde 1-5’lik dilimde 7 öğrenci ve yüzde 5-10’luk dilimde de 12 öğrenci yer aldı. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, sınavlarda başarı elde eden gençleri tebrik ederek başarı hikayelerinde yanlarında olmaya devam edeceklerini belirtti. Bıyık, "Gençlerimizin gösterdiği bu başarılar bizi hem gururlandırıyor hem de geleceğe dair umudumuzu pekiştiriyor. Darıca Belediyesi olarak eğitim bizim en öncelikli konularımızdan biri. Eğitime yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırımdır. Kurs merkezlerimizdeki öğretmenlerimize, ailelerimize ve azimle çalışan tüm öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençlerimizin yanında olmaya, onların başarı hikayelerine ortak olmaya devam edeceğiz" dedi.
Yeğenini öldüren amcaya ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:38 Yeğenini öldüren amcaya ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yeğenini pompalı tüfekle vurarak öldüren amcanın ’tasarlayarak kasten öldürme suçundan’ ağırlaştırışmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Cinayetin detaylarına yer verilen iddianamede, sanığın savunması da yer aldı. Sanık, maktul yeğeninin kendisini defalarca darp ettiğini öne sürerek, öldürme amacı olmadığını ve korkuyla hareket ettiğini söyledi. Olay, 2 Mayıs tarihinde Acısu Mahallesi Ender Sokak’ta meydana geldi. Amca Kenan A. (42), pompalı tüfekle aralarında husumet bulunan yeğeni Muhammet A’nın (30) evinin önüne gitti. Aralarında çıkan tartışma sonrasında taraflar araçlarına bindi. Takip sonrasında taraflar kaza yaptı. Kenan A., pompalı tüfekle yeğenine ateş açtı. Muhammet A. hayatını kaybederken, amca ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Amcan burada, polise haber ver" Cinayete ilişkin hazırlanan iddianame, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanık Kenan A.’nın ’tasarlayarak kasten öldürme suçundan’ ağırlaştırışmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Amca Kenan A. ile maktul yeğenin aralarında önceye dayalı husumet olduğu, olay günü şüphelinin maktulün evinin önüne gelerek beklediği, bunu gören Muhammet A.’nın eşinin ise kocasını arayarak "Amcan burada, polise haber ver. Gerekirse eve polis refakatinde gel" dediği belirtildi. İddianamede Muhammet A.’nın eve yalnız geldiği ve ardından şüpheli ile aralarında tartışma çıktığı aktarıldı. Bunun üzerine maktulün eşinin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istediği ve kolluk görevlilerinin olay yerine geldiği ifade edildi. Ekiplerin şüphelinin elinde uzun namlulu bir tüfek gördüğü, kendisine "silahı bırakıp teslim ol" çağrısı yaptığı ancak sanığın bu çağrıya uymadığı kaydedildi. Ayrıca iddianamede, kolluk görevlilerinin Muhammet A.’ya güvenli alana gelmesi yönünde çağrı yaptığı ancak maktulün bu çağrıya uymayarak tartışmayı sürdürdüğü belirtildi. Muhammet A.’nın yerden aldığı bir kaldırım taşını şüphelinin içinde bulunduğu 41 EB 668 plakalı araca attığı, bunun üzerine şüphelinin elinde uzun namlulu av tüfeği ile araçtan indiği ve polis tarafından uyarı atışı yapıldığı ifade edildi. Uyarı ateşinin ardından şüphelinin Seferihisar Caddesi istikametine doğru hareket ettiği, maktulün de aynı sokakta park halindeki 41 AVF 228 plakalı aracına binerek şüphelinin peşinden gittiği anlatıldı. İkilinin Ender Sokak’ta araçlarıyla birbirlerini sıkıştırdığı, daha sonra bir el silah sesi duyulduğu ve şüphelinin aracından indiği kaydedildi. Muhammet A.’nın ise kendi aracında ölü olarak bulunduğu bilgisi iddianamede yer aldı. "Ben sana ’gebertirim’ demedim mi?" İddianamede, bir iş yerine ait kamera kayıtlarının incelendiği ve şüphelinin olaydan önce yaklaşık 21 dakika boyunca araçtan inmeden maktulün evini gözetlediğinin tespit edildiği belirtildi. Kolluk kuvvetlerince hazırlanan görüntü inceleme tutanağında ise şüphelinin maktule yönelik, "Ben sana ’gebertirim’ demedim mi? Bak seni sinkaf ederim" şeklinde tehditler savurduğu kaydedildi. "Kenan A., 27 Nisan tarihinde de eşimin önünü kesti ve tüfekle ateş etti" Maktulün eşi müşteki Songül A., iddianamede yer alan ifadesinde, "Yaklaşık 2 sene önce Kenan A. ile eşim arasında ailevi sebeplerle tartışma yaşandı ve o günden beri husumetli oldular. Kenan A., daha öncesinde de elinde tüfekle evimizi izledi ve eşimi takip etti. 27 Nisan tarihinde de eşimin önünü kesti ve tüfekle ateş etti. Bu olayla ilgili de sanıktan şikayetçi olduk. Olay tarihinde 14.00-14.30 sıralarında eşim alışveriş için evden çıktı. 17.30-18.00 sıralarında evin camından baktığımda şüphelinin evin alt tarafında bulunan fabrikamızın önünde olduğunu gördüm. Bunun üzerine eşimi aradım. Eşime, Kenan A.’nın aracı ile eve yaklaşık 20 metre mesafede beklediğini, polise haber vermesi gerektiğini, gerekirse polis refakatinde eve gelmesini söyledim. Kavga çıkmasın diye evin önünde bekledim" dedi. "Seni öldüreceğim, seni ve eşini babanın kapısının önüne atacağım" 10-15 dakika sonra Muhammet A.’nın geldiğini söyleyen Songül A., "Kenan A., eşimi görünce elinde tüfekle araçtan indi, aralarında sözlü tartışma çıktı. Kenan A., eşime ’Seni öldüreceğim, seni ve eşini babanın kapısının önüne atacağım’ dedi. Ayrıca sinkaflı küfürler etti. Eşim bunları duyunca sinirlendi. Eşim Muhammet bana ’Kapıları kilitle, çocuklara sahip çık, ben kaçacağım’ dedi. Eşimin amacı Kenan A.’yı evden uzaklaştırmaktı. Eşim araca kaçmak için bindi ancak Kenan A. da eşimi takip etti. Yaklaşık bir ev mesafesi kadar uzaklaştıktan sonra Kenan, Muhammet’i sıkıştırdı ve aracına çarparak durdurdu. Kenan, araçtan inmeden aracın içerisinden eşime doğru ateş ettiğini duydum. Eşim araçtan çıkmayınca vurulduğunu anladım. Olay sırasında eşimde tabanca, tüfek, sopa gibi herhangi bir silah yoktu. ’Sanıktan şikayetçiyim" şeklinde konuştu. "Muhammet 2024 yılında beni darp ederek komalık etti" Yeğeni Muhammet A. ile miras sebebiyle aralarında husumet olduğunu söyleyen sanık Kenan A. ise, "2022 yılında Muhammet, eşi, Kenan V., Zennure A.’nın evinin önünde beni dövdüler. Kardeşim Selahattin A.’nın evi 2023 veya 2024 yılında kurşunladı. 2024 yılında Acısu mevkisinde sağlık ocağının önünde Muhammet araba ile bana çarptı ve beni darp etti. Beni komalık etti. Olay günü ise çay ocağında otururken Muhammet’e ait aracın kahvehanenin önünde olduğunu gördüm. Muhammet, araba ile kahvehanenin etrafında 2-3 defa tur attı. Beni dövmek için aradığını düşünüyorum. Kendisine gözükmeden kahvehaneden çıktım, aracıma binip uzaklaştım. Muhammet’in beni takip etmesinden korktuğum için sota bir yer olan Acısu Mahallesi’nde aracımı çekip saklandım. Ancak Muhammet beni orada da buldu. Aracından inerek elinde cep telefonu ile beni video kaydına aldı. ’Senin yatak odanda karınla kızını sinkaf edeceğim’ dedi ve gitti" ifadelerini kullandı. "Olayın vahametiyle korkup hedef gözetmeksizin ateş ettim" Olay gününü anlatan Kenan A., "O gün seramikçiler inşaata geleceğinden olay yerine gittim ancak seramikçilerle öncesinde iletişime geçmedim. Hem seramikçileri bekledim hem de Muhammet’in eve girdiğinden emin olmak istediğimden evini görebilecek bir konuma aracımı park ettim. Yaklaşık 20 dakika orada bekledim. Muhammet orada da beni buldu. Video kaydına yine başladı, sinkaflı küfürler etti. Polisler geldi ancak Muhammet agresifleşti. Yerden taş alıp aracıma attı. Aracıma binip uzaklaşmak istedim. Muhammet de beni takip etmek için aracına bindi. Şoför tarafından aracıma çarptı. Olayın vahametiyle korkup sağ yolcu koltuğunun ayak koyulan kısmında yer alan tüfeğimi alıp hedef gözetmeksizin ateş ettim. Muhammet’ten kendimi korumak için böyle yaptım. Tüfeği aramızda husumet olduğu için kendini savunmak için 2024 yılında aldım. Öldürme kastım yoktu" dedi. "6 aydır beni tehdit ediyordu’" Görgü şahidi R.Ö. ise ifadesinde, "Evde otururken silah sesi duydum. Balkona çıktımda sivil bir şahsın elindeki pompalı tüfeğe dolduruş yaptığını, polis ekiplerinin havaya uyarı ateşi yaptığını, sivil şahsa silahı bırakmasını söylediğini gördüm ve duydum. Sivil şahıs, tüfeği yere bıraktı. Akabinde aşağıya indiğimde vurulanın komşum Muhammet olduğunu, sivil şahsın ise komşusunun amcası Kenan olduğunu fark ettim. Kenan’a, ’Ne yaptın sen, niye bu çocuğa vurdun?’ dedim. Kenan, ’6 aydır beni tehdit ediyordu’ dedi. Kenan’ı polislere teslim ettim. Görgüm ve bilgim bundan ibarettir" diye konuştu.
Amca yeğenini öldürmüştü, cinayetin detayları iddianamede anlatıldı
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:14 Amca yeğenini öldürmüştü, cinayetin detayları iddianamede anlatıldı Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yeğenini pompalı tüfekle vurarak öldüren amcanın, "tasarlayarak kasten öldürme suçundan" ağırlaştırışmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Cinayetin detaylarına yer verilen iddianamede, sanığın savunması da yer aldı. Sanık, maktul yeğeninin kendisini defalarca darp ettiğini öne sürerek, öldürme amacı olmadığını ve korkuyla hareket ettiğini söyledi. Olay, 2 Mayıs tarihinde Acısu Mahallesi Ender Sokak’ta meydana geldi. Amca Kenan A. (42) pompalı tüfekle, aralarında husumet bulunan yeğeni Muhammet A’nın (30) evinin önüne gitti. Aralarında çıkan tartışma sonrasında taraflar araçlarına bindi. Takip sonrasında taraflar kaza yaptı. Kenan A., pompalı tüfekle yeğenine ateş açtı. Muhammet A. hayatını kaybederken, amca ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Amcan burada, polise haber ver" Cinayete ilişkin hazırlanan iddianame, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanık Kenan A’nın "tasarlayarak kasten öldürme suçundan" ağırlaştırışmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Amca Kenan A. ile maktul yeğenin aralarında önceye dayalı husumet olduğu, olay günü şüphelinin, maktulün evinin önüne gelerek beklediği, bunu gören Muhammet A’nın eşinin ise kocasını arayarak "Amcan burada, polise haber ver. Gerekirse eve polis refakatinde gel" dediği belirtildi. İddianamede, Muhammet A’nın eve yalnız geldiği ve ardından şüpheli ile aralarında sözlü bir tartışma çıktığı aktarıldı. Bunun üzerine maktulün eşinin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istediği ve kolluk görevlilerinin olay yerine geldiği ifade edildi. Ekiplerin, şüphelinin elinde uzun namlulu bir tüfek gördüğü, kendisine "silahı bırakıp teslim ol" çağrısı yaptığı ancak sanığın bu çağrıya uymadığı kaydedildi. Cinayetin oluş şekli iddianamede yer aldı Ayrıca iddianamede, kolluk görevlilerinin Muhammet A’ya güvenli alana gelmesi yönünde çağrı yaptığı ancak maktulün bu çağrıya uymayarak tartışmayı sürdürdüğü belirtildi. Muhammet A’nın yerden aldığı bir kaldırım taşını, şüphelinin içinde bulunduğu 41 EB 668 plakalı araca attığı, bunun üzerine şüphelinin elinde uzun namlulu av tüfeği ile araçtan indiği ve polis tarafından uyarı atışı yapıldığı ifade edildi. Uyarı ateşinin ardından şüphelinin Seferihisar Caddesi istikametine doğru hareket ettiği, maktulün de aynı sokakta park halindeki 41 AVF 228 plakalı aracına binerek şüphelinin peşinden gittiği anlatıldı. İkilinin, Ender Sokak üzerinde araçlarıyla birbirlerini sıkıştırdığı, daha sonra bir el silah sesi duyulduğu ve şüphelinin aracından indiği kaydedildi. Muhammet A’nın ise kendi aracında ölü olarak bulunduğu bilgisi iddianamede yer aldı. "Ben sana ’Gebertirim’ demedim mi?" İddianamede, bir iş yerine ait kamera kayıtlarının incelendiği ve şüphelinin olaydan önce yaklaşık 21 dakika boyunca araçtan inmeden maktulün evini gözetlediğinin tespit edildiği belirtildi. Kolluk kuvvetlerince hazırlanan görüntü inceleme tutanağında ise şüphelinin maktule yönelik, "Ben sana ’Gebertirim’ demedim mi? Bak seni sinkaf ederim" şeklinde tehditler savurduğu kaydedildi. "Kenan A., 27 Nisan tarihinde de eşimin önünü kesti ve tüfekle ateş etti" Maktulün eşi müşteki Songül A., iddianamede yer alan ifadesinde, "Yaklaşık 2 sene önce Kenan A. ile eşim arasında ailevi sebeplerle tartışma yaşandı ve o günden beri husumetli oldular. Kenan A., daha öncesinde de elinde tüfekle evimizi izledi ve eşimi takip etti. 27 Nisan tarihinde de eşimin önünü kesti ve tüfekle ateş etti. Bu olayla ilgili de sanıktan şikayetçi olduk. Olay tarihinde 14.00-14.30 sıralarında eşim alışveriş için evden çıktı. 17.30-18.00 sıralarında evinin camından baktığımda şüphelinin evin alt tarafında bulunan fabrikamızın önünde olduğunu gördüm. Bunun üzerine eşimi aradım. Eşime, Kenan A’nın aracı ile eve yaklaşık 20 metre mesafede beklediğini, polise haber vermesi gerektiğini, gerekirse polis refakatinde eve gelmesini söyledim. Kavga çıkmasın diye evin önünde bekledim" dedi. "Seni öldüreceğim, seni ve eşini babanın kapısının önüne atacağım" 10-15 dakika sonra Muhammet A’nın geldiğini söyleyen Songül A., "Kenan A., eşimi görünce elinde tüfekle araçtan indi, aralarında sözlü tartışma çıktı. Kenan A., eşime ’Seni öldüreceğim, seni ve eşini babanın kapısının önüne atacağım’ dedi. Ayrıca sinkaflı küfürler etti. Eşim bunları duyunca sinirlendi. Eşim Muhammet, bana ’Kapıları kilitle, çocuklara sahip çık, ben kaçacağım’ dedi. Eşimin amacı Kenan A’yı evden uzaklaştırmaktı. Eşim araca kaçmak için bindi ancak Kenan A. da eşimi takip etti. Yaklaşık bir ev mesafesi kadar uzaklaştıktan sonra Kenan, Muhammet’i sıkıştırdı ve aracına çarparak durdurdu. Kenan, araçtan inmeden aracın içerisinden eşime doğru ateş ettiğini duydum. Eşim araçtan çıkmayınca vurulduğunu anladım. Olay sırasında eşimde tabanca, tüfek, sopa gibi herhangi bir silah yoktu. Sanıktan şikayetçiyim" şeklinde konuştu. "Muhammet 2024 yılında beni darp ederek komalık etti" Yeğeni Muhammet A. ile miras sebebiyle aralarında husumet olduğunu söyleyen sanık Kenan A., "2022 yılında Muhammet, eşi, Kenan V.; Zennure A’nın evinin önünde beni dövdüler. Kardeşim Selahattin A’nın evi 2023 veya 2024 yılında kurşunladı. 2024 yılında Acısu mevkiinde sağlık ocağının önünde Muhammet araba ile bana çarptı ve beni darp etti. Beni komalık etti. Olay günü ise çay ocağında otururken Muhammet’e ait aracının kahvehanenin önünde olduğunu gördüm. Muhammet, araba ile kahvehanenin etrafında 2-3 defa tur attı. Beni dövmek için aradığını düşünüyorum. Kendisine gözükmeden kahvehaneden çıktım, aracıma binip uzaklaştım. Muhammet’in beni takip etmesinden korktuğum için sota bir yer olan Acısu Mahallesi’nde aracımı çekip saklandım. Ancak Muhammet beni orada da buldu. Aracından inerek elinde cep telefonu ile beni video kaydına aldı. ’Senin yatak odanda karınla kızını sinkaf edeceğim’ dedi ve gitti" ifadelerini kullandı. "Olayın vahametiyle korkup hedef gözetmeksizin ateş ettim" Olay gününü anlatan Kenan A., "O gün seramikçiler inşaata geleceğinden olay yerine gittim ancak seramikçilerle öncesinde iletişime geçmedim. Hem seramikçileri bekledim hem de Muhammet’in eve girdiğinden emin olmak istediğimden evini görebilecek bir konuma aracımı park ettim. Yaklaşık 20 dakika orada bekledim. Muhammet orada da beni buldu. Video kaydına yine başladı, sinkaflı küfürler etti. Polisler geldi ancak Muhammet agresifleşti. Yerden taş alıp aracıma attı. Aracıma binip uzaklaşmak istedim. Muhammet de beni takip etmek için aracına bindi. Şoför tarafından aracıma çarptı. Olayın vahametiyle korkup sağ yolcu koltuğunun ayak koyulan kısmında yer alan tüfeğimi alıp hedef gözetmeksizin ateş ettim. Muhammet’ten kendimi korumak için böyle yaptım. Tüfeği aramızda husumet olduğu için kendini savunmak için 2024 yılında aldım. Öldürme kastım yoktu" dedi. "6 aydır beni tehdit ediyordu’" Görgü şahidi R.Ö. ise ifadesinde, "Evde otururken silah sesi duydum. Balkona çıktımda sivil bir şahsın elindeki pompalı tüfeğe dolduruş yaptığını, polis ekiplerinin havaya uyarı ateşi yaptığını, sivil şahsa silahı bırakmasını söylediğini gördüm ve duydum. Sivil şahıs tüfeği yere bıraktı. Akabinde aşağıya indiğimde vurulanın komşum Muhammet olduğunu, sivil şahsın ise komşusunun amcası Kenan olduğunun fark ettim. Kenan’a, ’Ne yaptın sen, niye bu çocuğa vurdun?’ dedim. Kenan, ’6 aydır beni tehdit ediyordu’ dedi. Kenan’ı polislere teslim ettim. Görgüm ve bilgim bundan ibarettir" diye konuştu. (FK-HFV-
Gebze ve Körfez’de çocuklar hem eğlendi hem öğrendi
24 Temmuz 2025 Perşembe - 12:30 Gebze ve Körfez’de çocuklar hem eğlendi hem öğrendi Kocaeli Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nın (KO-MEK) düzenlediği yaz kursları, Gebze ve Körfez’de düzenlenen etkinliklerle sona erdi. Çocuklar ve aileler; atölyeler, oyunlar ve el emeği ürün stantlarıyla eğlenceli bir gün geçirdi. Yaz dönemi boyunca "Anne-Çocuk Atölyesi", "Ev Becerileri Atölyesi" ve "Kur’an-ı Kerim Kursları" gibi birçok farklı branşta eğitim alan kursiyerler, final etkinliklerinde hem eğitici hem eğlenceli aktivitelerle yazı keyifle noktaladı. Gebze’de başlayan ve Körfez Hereke Sahili’nde devam eden organizasyonda çocuklar; pamuk şeker, mısır patlatma ve meyve ikramlarıyla gün boyunca keyifli anlar yaşadı. Gebze’deki programı İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz ziyaret ederken, Körfez Hereke Sahili’nde düzenlenen etkinliklere Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt katılarak, çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Kursiyerler; kişisel bakım, el sanatları, Türk mutfağı, giyim ve Kur’an-ı Kerim gibi branşların yanı sıra anne-çocuk ve el becerileri atölyelerinde gün boyunca üretmeye devam etti. Gün boyunca hazırlanan el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Etkinlik alanında çocuklar için mini lunapark kuruldu. Çuval yarışı, halat çekme ve sandalye kapmaca gibi klasik oyunlarla eğlenen çocuklar; şişme oyun parkı, dönen salıncaklar ve balon havuzunda gün boyu oyun oynamanın tadını çıkardı. Açık havada öğrenmenin keyfini yaşayan minikler, güneşli yaz gününün tadını doyasıya çıkardı. Çocuklar etkinlikler boyunca yüz boyama, uçurtma yapımı, meyve çubuğu hazırlama, nakış işleme ve takı yapımı gibi birçok faaliyete katıldı. Etkinliklerde KO-MEK Sepeti üreticileri de unutulmadı. Kursiyerlerin hazırladığı patikler, banyo lifleri, örme oyuncaklar, hasır ve boncuk çantalar, kağıttan süsler ve el yapımı takılar kendileri için ayrılan stantlarda sergilendi. Katılımcılar, el emeği ürünleri inceleme ve satın alma fırsatı buldu.
Tavşancıl Bayraktepe’ye seyir terası
24 Temmuz 2025 Perşembe - 12:14 Tavşancıl Bayraktepe’ye seyir terası Dilovası Belediyesi, çok yakında ihalesi yapılacak Bayraktepe Seyir Terası için zemin düzenleme çalışmalarına başladı. Toplamda 375 metrekare kapalı alan ve 725 metrekare açık teras alanıyla inşa edilecek olan Seyir Terası Sosyal Tesisi, yürüyüş yolları, botanik bahçeler ve eşsiz İzmit Körfezi ile Osmangazi Köprüsü manzarasıyla vatandaşlara nefes alacak bir alan sunacak. Proje tamamlandığında, sadece Dilovası sakinlerinin değil, çevre ilçelerden gelen misafirlerin de uğrak noktası olacak. Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, projenin vizyonlarını yansıttığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Dilovası’nı sadece bugünün değil, geleceğin de cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde Diliskelesi Mahallemizde bulunan Asude Seyir Terasını hizmete açtık. Vatandaşlarımız tesisimize inanılmaz bir ilgi gösteriyor. Bizde sosyal yaşamı güçlendirecek, doğayla iç içe vakit geçirilebilecek yeni alanları ilçemize kazandırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tavşancıl Bayraktepe Seyir Terası projeyle birlikte vatandaşlarımızın ailesiyle huzurla vakit geçirebileceği, yürüyüş yapabileceği, eşsiz manzaranın tadını çıkarabileceği bir alan oluşturuyoruz. Biz, günübirlik çözümlerle değil, geleceğe iz bırakacak kalıcı eserlerle Dilovası’nın değerine değer katmak istiyoruz"
Başiskele’de 7 ayda 55 bin kapı çalındı, gönül bağı kuruldu
24 Temmuz 2025 Perşembe - 11:10 Başiskele’de 7 ayda 55 bin kapı çalındı, gönül bağı kuruldu Başiskele Belediyesi tarafından hayata geçirilen "Gönül Bağı Projesi"ne, 7 aylık sürecin ardından mola verildi. Düzenlenen değerlendirme toplantısında, 7 ayda ilçe genelinde 54 bin 566 hanenin ziyaret edildiği belirtildi. Başiskele Sahili’ndeki bir restoranda düzenlenen değerlendirme toplantısına, Belediye Başkanı Yasin Özlü de katıldı. İlk olarak toplantıda Gönül Bağı Projesi’ni anlatan belgesel izlendi. Belediye Başkanı Yasin Özlü, yaz kış, sıcak soğuk demeden mesai kavramı gözetmeksizin büyük bir özveriyle çalışan mesai arkadaşlarına teşekkür etti. Projenin amacından ve hedefinden bahseden Başkan Özlü, Gönül Bağı ile Türkiye’ye örnek olduklarını söyleyerek, "Bu projemiz ile çok olumlu ve güzel geri dönüşler aldık. Türkiye’ye örnek ve öncü olan bir projeye imza attık. Diğer belediyeler de bu projeyi kendi ilçelerinde hayata geçirmek istiyorlar. Gönül Bağı projemizle, komşularımızla iletişimimizi güçlendirdik, onların ilçemizle ilgili görüş ve beklentilerini dinleyerek ortak akıl ile hareket ettik. Vatandaşlarımızın birçok istek ve taleplerini yerine getirdik. Bu sürecin en değerli kazanımlarından biri de belediye personelimizin elde ettiği deneyimler ve kazanımlar oldu. Başiskeleli vatandaşlarımız ile ekip arkadaşlarım arasında kurulan bu iletişim modeli ile gönül bağlarımız daha da güçlendi. Kurum kültürümüze uygun, kurum aidiyeti artan sizlerin işlerinizi daha güzel yaptığınıza şahit oldum. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. Program sonunda Başkan Yasin Özlü, Gönül Bağı Gönüllüsü ekibe plaket takdim etti. 7 ayda 55 bin kapıyı çaldılar Tamamen belediye personellerinden oluşan yaklaşık 40 kişilik ekip, ilçenin 37 mahallesinde sokak sokak, kapı kapı gezerek Belediye Başkanı Yasin Özlü’nün selamlarını vatandaşlara iletirken, çeşitli anket ve verilerle kentte daha güzel işler yapılmasına vesile oldu. Gönül Bağı Projesi kapsamında sokak sokak, hane hane dolaşan ekipler, ilçe genelinde 54 bin 566 kapıyı çaldı. Bu görüşmelerde vatandaşlara anket yapılırken, talep ve şikayetler de çözüme kavuşturuldu. Gönül Bağı ekipleri 7 aylık süreçte Başiskele’deki hane sayısının yaklaşık yüzde 63’üne ulaşarak başarılı bir çalışma gerçekleştirdi. Gönül Bağı ekipleri, ilçede gönül bağlarını güçlendirecek çalışmalarına eylül ayından itibaren devam edecek.