Yerel Haberler
Kocaeli
‘Sigma formülü yönetmeliği’ Anayasa Mahkemesi gündeminde
17 Temmuz 2025 Perşembe - 22:02 ‘Sigma formülü yönetmeliği’ Anayasa Mahkemesi gündeminde Aile hekimlerinden hekime bağlı olmayan sebeplerle yapılan maaş kesintilerine karşı yargı mücadelesi Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Kamuoyunda ‘Sigma formüllü yönetmelik’ olarak bilinen ve 1 Kasım 2024’te yürürlüğe giren Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği değişiklikleri, Anayasa Mahkemesi’nin incelemesine sunuldu. Hekimsen Sendikası tarafından açılan davada, söz konusu yönetmeliğin hukuka ve Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali talep edildi. Hekimsen’in başvurusu üzerine davaya bakan Danıştay, yönetmelikteki birçok maddenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak, dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkemeye gönderilen maddeler, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının kontrolünde olmayan şartlara bağlı olarak ücretlerinden yapılan kesinti ve cezai yaptırımları kapsıyor. Hekimsen’in hukuki itirazında öne çıkan bazı maddeler ise tarama ve izlem hedeflerinin tutturulamaması durumunda sözleşmenin yenilenmemesi, disiplin cezası alan hekimin sözleşmesinin valilik kararıyla feshedilmesi, hastaların hekime başvurmaması halinde maaş kesintisi uygulanması, nöbet eksiklikleri nedeniyle ücretin azaltılması, hastaların başka sağlık kurumlarını tercih etmesi gibi dış etkenlerin teşvik ödemesini düşürmesi, hasta memnuniyeti ve akılcı ilaç kullanımı gibi sübjektif ölçütlerin maaşa yansıması şeklinde oldu. Benzer şekilde aile sağlığı çalışanlarının da nöbet saatleri, hasta memnuniyeti ve başvuru oranları gibi kriterlere göre kesintiye uğraması, itiraz gerekçeleri arasında yer alıyor. Özellikle 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve 209 sayılı Kanun içindeki bazı yetki ifadelerinin hukuki belirlilikten uzak olduğu savunularak, Anayasa Mahkemesine başvurulması talebiyle Sağlık Bakanlığına karşı dava açıldı. Danıştay, söz konusu yönetmelik maddelerinin dayanağı olan kanun maddelerinin Anayasa’ya aykırı olabileceğini belirterek, öncelikle bu maddelerin iptali konusunda Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesi gerektiğini bildirdi. Bu sebeple yürütmeyi durdurma veya iptal talepleriyle ilgili kararın Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak karara göre verileceği vurgulandı.
Anne ve 2 kızının ölümüne sebep olan tır sürücüsünün uyuşturucu kullandığı tespit edildi
17 Temmuz 2025 Perşembe - 15:46 Anne ve 2 kızının ölümüne sebep olan tır sürücüsünün uyuşturucu kullandığı tespit edildi Kocaeli’nin İzmit ilçesinde trafik ışıklarında otomobile çarparak anne ve 2 kızın ölümüne, babanın ise yaralanmasına sebep olan tır sürücüsünün yargılanmasına devam edildi. Bilirkişi raporunda yüzde 100 kusurlu bulunan sanığın, idrarında da yüksek miktarda uyuşturucu tespit edildiği bildirildi. Kaza, 18 Temmuz 2024 tarihinde İzmit ilçesi D-605 Karayolu Çayırköy mevkiinde meydana geldi. Yusuf Y. (37) idaresindeki 41 APV 561 plakalı damperli tır, trafik ışıklarında bekleyen 38 AFN 983 ve 16 FCH 74 plakalı otomobillere çarptı. Kazanın ardından tır sürücüsü olay yerinden kaçtı. 16 FCH 74 plakalı otomobilde bulunan sürücü Şenol Kaya, eşi Hatice Kaya (43) ile kızları Miray (14) ve Elif (7) hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Anne Hatice Kaya ve 2 kızı hayatını kaybetti. Kaçan sürücü ise jandarma ekiplerine teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Trafik bilirkişi raporunda sanık yüzde yüz kusurlu bulundu "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Y. ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanınca trafik bilirkişi raporu okundu. Raporda sanığın yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Yusuf Y., raporu kabul etmediğini, freninin tutmadığını dile getirdi. Katılanlar vekili Avukat İbrahim Balkır, "Araçta yük fazlası vardır, o da ayrıca bir kusurdur. Bu raporda geçmemiştir. Bunu da değerlendirilmesini istiyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir." dedi. Cumhuriyet savcısı, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden sanığın kusur durumunun belirtir rapor alınmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının talebini kabul ederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. "Arabanın frenleri tutmadı, kazaya engel olamadım" Sanığın ilk celse verdiği beyanlar da ortaya çıktı. Yusuf Y., "Olay günü saat 17.00 sıralarındaydı. Havada yağmur yoktu. Hızım yaklaşık 40-45 kilometreydi. Tek gidişli yoldu. Orta şeritten hareket halineydim. Frenler tutmayıp araba hızlanmaya başlayınca sağ şeride geçtim. Vitese almaya çalıştım ancak vites çalışmadı. Bunun üzerine hız devam etti. Kırmızı ışıkta durabilmek adına tehlikeyi atlatmak için sol şeride geçtim ancak kazaya engel olamadım, pişmanım. Ben uyuşturucu kullanmamıştım ancak kaza gerçekleştikten sonra olay yerine gidecektim. Arkamda seyir halinde olan arkadaşım beni aradı ve ’Kaza yerine gelme, sıkıntılı olabilir’ dedi. Bunun üzerine benzinliğe gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve metamfetamin kullandım. Ancak arabayı kullanırken uyuşturucu kullanmamıştım." diye konuştu. "Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti" Sanıktan şikayetçi olan mağdur Şenol Kaya (51), "Olay günü ailemle birlikte kullandığım araçla hareket halindeydim. Sanığın kullandığı tırdan balata kokusu geliyordu. Tırı solladık ancak hızı fazlaydı. Daha sonra kırmızı ışıkta beklerken sanığın kullandığı araç arkadan bize çarptı. Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti. Kazanın, hızdan kaynaklandığını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Müştekiler vekili avukat ise "Sanık beyanları doğru değildir. Olay yeri görüntüleri mevcuttur. Sanığın kullandığı aracın hızı 100 km civarındadır. Tır’da tonaj fazlası vardır. Geldiği yol 5-6 kilometre rampa aşağıdır. Bu rampada düşük viteste inilmesi gerektiğini herkes bilir ancak sanık uyuşturucu etkisinde olduğu için hızının farkında değildir. Müvekkilin durmakta olan aracına arkadan vurmuş ve yaklaşık 2 kilometre sürüklemiştir. Olay aslında bir trafik kazası değildir, taksirli değil kasıtlı bir eylemdir. Tüm bu sebeplerle sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz. Aracın arızalı olduğuna dair sanık beyanını da kabul etmiyoruz. Soruşturma aşamasında araçta inceleme yapılmış ve aracın faal ve bakımlı olduğu, hiçbir arızası olmadığı tespit edilmiştir. Uyuşturucunun araç kullanımına engel olup olmayacağı hususunda Adli Tıp incelemesini mahkemenizin takdirine bırakıyoruz. Sanıktan şikayetçiyiz, davaya katıma talebimiz vardır, dedi. İddianamede sanığın idrarında metamfetamin tespit edildiği belirtildi. Ayrıca sanık araç freninin patladığını iddia ederken, alınan bilirkişi raporuna göre bunun doğru olmadığı da yer aldı.
Mavi Vatan’da kadın nöbeti
17 Temmuz 2025 Perşembe - 12:19 Mavi Vatan’da kadın nöbeti KOCAELİ (İHA) – Türk Silahlı Kuvvetleri’nin göz bebeği Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan kadın subaylar, savaş gemilerinde üstlendikleri kritik görevlerle zorlukların üstesinden başarıyla geliyor. Mavi Vatan’ın güvenliğinde önemli rol üstlenen Türk Donanması, modern savaş gemileri ve nitelikli personeliyle dikkat çekiyor. Bu muharip gemilerde görev yapan kadın subaylar; savaş harekatı, mühimmat yönetimi, eğitim ve idari sorumluluklar gibi birçok alanda aktif şekilde görev alıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda 200’ün üzerinde rütbeli kadın personel görev yapıyor. Kadın subaylar, savaş gemilerinde görev alarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denizlerdeki gücüne güç katıyor. Erkek meslektaşlarıyla omuz omuza çalışan kadın personel, askerlik ve denizciliğin tüm zorluklarına başarıyla göğüs geriyor. "Böyle bir göreve sahip olmaktan dolayı kıvanç duymakta ve ayrıcalıklı hissetmekteyiz" Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görevli Teğmen Ecehan Erbaş, kadınların orduda gösterdiği başarının altını çizerek, "Deniz kuvvetleri, disiplinin, liyakatin ve özverinin esas alındığı, aynı zamanda kadın erkek eşitliğinin en somut şekilde yaşandığı bir kurumdur. Son derece meşakkatli meslekler olan askerlik ve denizcilik mesleklerini birlikte icra ettiğimiz ve adeta yaşam biçimimiz haline gelen böyle bir göreve sahip olmaktan dolayı kıvanç duymakta ve ayrıcalıklı hissetmekteyiz" dedi. "Hayallerinizin peşinden gidin" İçinde vatan sevgisi taşıyan genç Türk kadınlarına da seslenen Teğmen Ecehan Erbaş, "İçinde vatan sevgisi taşıyan genç Türk kadınlarına şunu söylemek isterim; hayallerinizin peşinden gidin. Çünkü Türk kadını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığı ilhamla hedeflerine ulaşacak kabiliyete ve güce sahiptir. Bizler burada görevimizin başındayız. Sizi de bu güçlü ailenin bir parçası olarak görmekten mutluluk ve kıvanç duyarız" şeklinde konuştu. "Disiplin anlayışları ve liderlik vasıflarıyla ön plana çıkmaktadırlar" Deniz Albay Arda Ceylan ise kadın subayların görev kapsamını şöyle anlattı: "Deniz kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan kadın personel deniz harekatı, mühendislik, eğitim, idari, lojistik ve teknik dahil tüm alanlarda aktif olarak rol almakta. Harekatın tüm boyutlarında ve komuta kademesine kadar geniş bir yelpazede sorumluluk üstlenmektedirler. Kadın personel muharip, yüzer ve uçar unsurlarıyla karargahlarda görev alarak askerlik ve denizciliğin tüm zorluklarını başarıyla omuzlamakta, uzmanlık alanlarındaki bilgi birikimleri, disiplin anlayışları ve liderlik vasıflarıyla ön plana çıkmaktadırlar. Özetle deniz kuvvetlerinde görevli kadın personelimiz bugün denizde, karada ve havada her alanda varlık göstermekte, üstlendikleri kritik görevleri başarıyla yerine getirerek toplumumuza ilham kaynağı olmaktadırlar" "Hem büyük bir gurur hem de yüksek bir sorumluluk demek" Kadın bir subay olarak Türk Silahlı Kuvvetleri saflarında yer almanın gurur verici olduğunu ifade eden Teğmen Şeyda Yıldırım, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kadın subayı olarak görev yapmak hem büyük bir gurur hem de yüksek bir sorumluluk demek. Bu üniformayı taşıyarak sadece bir meslek icra etmiyor, aynı zamanda vatan sevgisini, disiplin anlayışını ve fedakarlığı yaşam biçimi haline getiriyoruz. Kadın personel olarak erkek meslektaşlarımız da eşit şartlarda görev yapıyor, bilgi, yetenek ve kararlılıkla aynı hedefe birlikte yürüyoruz. Böyle bir ortamda görev yapmak hem kişisel gelişimimiz hem de Türk kadının gücünü göstermek açısından çok kıymetli" dedi.