Yerel Haberler
Kocaeli
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:14 103 kilodan 76’ya düştü: Sadece kilosunu değil, hayatını da değiştirdi Kocaeli’de 38 yaşındaki kadın, kadınlara yönelik yaşam merkezinde düzenli spor ve beslenme desteğiyle 103 kilodan 76 kiloya düşerek hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük dönüşüm yaşadı. Kilo kaybının ötesine geçen bu süreçte eğitimine devam eden ve yeni bir meslek alanına yönelen kadın, kazandığı özgüvenle hayatını yeniden şekillendirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sağlıklı yaşamdan spora, psikolojik destekten kişisel gelişime kadar birçok alanda sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor. Bu merkezlerden faydalanan 38 yaşındaki Nurdan Tem, pandemi döneminde başladığı değişim sürecinde sadece kilo vermekle kalmayıp, hayatını baştan aşağı değiştirdi. Nurdan’ın azmi ve kararlılığıyla ortaya koyduğu dönüşüm, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kadınlara ilham veriyor. "Sağlıklı yaşamı burada öğrendim" Pandemi sürecinde Anne Şehir ile tanıştığını belirten Nurdan Tem, bu sürecin hayatında dönüm noktası olduğunu söyledi. Tem, "Pandemi döneminde çok hareketsiz kalmıştık. Spor yapmaya karar verdik ve Anne Şehir ile tanıştım. Hem beslenme hem hareket anlamında hayatım tamamen değişti. Bu süreç bana sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da çok iyi geldi. İlk geldiğimde kendimi hem görüntü olarak hem de psikolojik olarak çok iyi hissetmiyordum. İnsan bir noktadan sonra özgüvenini kaybediyor. Ama burada tekrar sosyalleştim, kendimi toparladım. Kendimi iyi hissetmeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi" diye konuştu. 103 kilodan 76 kiloya uzanan değişim Spor ve beslenme desteğiyle önemli bir değişim yaşayan Tem, "Bu sürece 103 kiloyla başladım. Sonrasında 97’ye düştüm, şu an 76 kilodayım. Ama bu sadece kilo vermek değil; nasıl beslenmem gerektiğini ve neyi neyle dengeleyebileceğimi öğrendim. Artık kendimi kontrol edebiliyorum. Artık 6,5 kilometre yürüyüp geri gelebiliyorum. Toplu taşıma yerine yürümeyi tercih ediyorum. Spor hayatımın bir parçası oldu. Eskiden zor gelen şeyler şimdi çok normal" şeklinde konuştu. "Bu süreçte kendime yatırım yaptım" Anne Şehir’in kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurgulayan Tem, "Eğitim hayatıma tekrar başladım. Liseyi bitirdim, direksiyon eğitmenliği belgesi aldım. Hem çocuklarıma örnek oldum hem de kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Bu değişim sadece dış görünüş değil, içsel dönüşümdü. Kadınlar önce kendilerini ihmal etmemeli. İnsan kendine iyi bakmadığında ne ailesine ne de çocuklarına yeterli olabiliyor. Önce kendimiz, sonra sevdiklerimiz için gelmeli" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:06 27 kilo veren kadının sadece kilosu değil hayatı da değişti Kocaeli’de kadınlara yönelik yaşam merkezinde başlayan süreçte 38 yaşındaki kadın, düzenli spor ve beslenme desteğiyle 103 kilodan 76 kiloya düşerek hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük dönüşüm yaşadı. Kilo kaybının ötesine geçen bu süreçte eğitimine devam eden ve yeni bir meslek alanına yönelen kadın, kazandığı özgüvenle hayatını yeniden şekillendirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sağlıklı yaşamdan spora, psikolojik destekten kişisel gelişime kadar birçok alanda sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor. Bu merkezlerden faydalanan 38 yaşındaki Nurdan Tem, pandemi döneminde başladığı değişim sürecinde sadece kilo vermekle kalmayıp, hayatını baştan aşağı değiştirdi. Nurdan’ın azmi ve kararlılığıyla ortaya koyduğu dönüşüm, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kadınlara ilham veriyor. "Sağlıklı yaşamı burada öğrendim" Pandemi sürecinde Anne Şehir ile tanıştığını belirten Nurdan Tem, bu sürecin hayatında dönüm noktası olduğunu söyledi. Tem, "Pandemi döneminde çok hareketsiz kalmıştık. Spor yapmaya karar verdik ve Anne Şehir ile tanıştım. Hem beslenme hem hareket anlamında hayatım tamamen değişti. Bu süreç bana sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da çok iyi geldi. İlk geldiğimde kendimi hem görüntü olarak hem de psikolojik olarak çok iyi hissetmiyordum. İnsan bir noktadan sonra özgüvenini kaybediyor. Ama burada tekrar sosyalleştim, kendimi toparladım. Kendimi iyi hissetmeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi" diye konuştu. 103 kilodan 76 kiloya uzanan değişim Spor ve beslenme desteğiyle önemli bir değişim yaşayan Tem, "Bu sürece 103 kiloyla başladım. Sonrasında 97’ye düştüm, şu an 76 kilodayım. Ama bu sadece kilo vermek değil; nasıl beslenmem gerektiğini ve neyi neyle dengeleyebileceğimi öğrendim. Artık kendimi kontrol edebiliyorum. Artık 6,5 kilometre yürüyüp geri gelebiliyorum. Toplu taşıma yerine yürümeyi tercih ediyorum. Spor hayatımın bir parçası oldu. Eskiden zor gelen şeyler şimdi çok normal" şeklinde konuştu. "Bu süreçte kendime yatırım yaptım" Anne Şehir’in kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurgulayan Tem, "Eğitim hayatıma tekrar başladım. Liseyi bitirdim, direksiyon eğitmenliği belgesi aldım. Hem çocuklarıma örnek oldum hem de kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Bu değişim sadece dış görünüş değil, içsel dönüşümdü. Kadınlar önce kendilerini ihmal etmemeli. İnsan kendine iyi bakmadığında ne ailesine ne de çocuklarına yeterli olabiliyor. Önce kendimiz, sonra sevdiklerimiz için gelmeli" ifadelerini kullandı. (RBA-FK-
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:33 Feci şekilde darp edilmişti, yaşadığı dehşeti unutamıyor Kocaeli’de bayram günü gittikleri eğlence mekanında feci şekilde darp edilen anne ve oğlu taburcu edildi. 15 gün hastane süreci olan kadın, yaşadığı zorluğu, tehditleri ve travmalarını anlattı. Geçirdiği ameliyatla saçları kazınan Meryem Yıldırım, duygu dolu anlar yaşarken, mama ile beslendiğini, gözünde görme kaybı olduğunu, asla eskisi gibi olamayacağını söyledi. Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı. "Küfür uyarısıyla saldırdılar" Yüz ve kafatasındaki kırıklardan kaynaklı ameliyata alınan ve bu sebeple kafasında 30 zımba bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı zor süreci anlattı. Hastane sürecinden sonra evine gelen Meryem Yıldırım, "Bayramın birinci günü oğlumla dışarıda yemekteydik. Sonra eğlenmek için gittiğimiz mekanda tanımadığımız kişiler tarafından darp edildik. Orada başka bir kavga vardı. Bizi darp eden şahıslar önce mekandaki garsonu tartakladılar. Garson içeri kaçınca bunlar da içeri girdi. İçeri girdiklerinde de küfür ediyorlardı. Oğlum da ’Beyler küfür etmesek mi’? dedi. Bunun üzerine oğluma yumruk attılar. Tekmeyle yumrukla saldırmaya başladılar. Mekan sahibi herkesi dışarı çıkarttı. Sadece bölüm bölüm dayak yediğimi hatırlıyorum. Yani durup durup vurmuşlar. Ben kaçtıkça gelip vurmuşlar. Sürekli kafama darbe aldım. Kurtulmak için başka bir mekana girdim. Bunlar mekan sahibi değil. Saldıranlar 3 kişiydiler, biri kadın, 2’si erkekti" diye konuştu. "Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor" Beyin ve iç kanama ihtimali ile hastanede uzun süre kaldığını söyleyen Yıldırım, "Ağır ameliyat geçirdim. Yüzümdeki kemiklerim kırıktı. Çenemde kayma oldu. Bu süreçte mama ile besleniyorum. Yürürken denge problemi yaşıyorum. Konuşma zorluğu çekiyorum. Gözümde görme kaybı var. Sürekli hastanedeyim. Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor. Şikayetimi çekmem için para teklif edildi, ancak kabul etmedim. Şikayetim devam ediyor. Bu şahıslar mekan dışında birisini bıçakladı, sonra garsonu darp ettiler. Garsonun arkasından bu şahıslar içeri girince olay yaşandı" ifadelerini kullandı. "Saçlarım kazındı, onları çok seviyordum" 15 gün hastanede tedavi altında kaldığını söyleyen Yıldırım, "Hastanede ilaçlarla ayakta kalabildim. Göz kafesimin etrafı, kaşı üstüm, elmacık kemiklerim, elmacık kemiğimde kırık var ve hepsi platinle desteklendi. Burun kırığım var. Dişlerim kırık. Saçlarım kazındı, onları seviyordum. Ama görsellik artık ikinci planda kaldı. Canım çok acıyor. Ağrılı kesicilerle ayakta duruyorum. Konuşma bozukluğum var. Sadece ağrılarımın geçmesi için dua ediyorum. Hayattan soğuttular. Psikiyatrik tedavi görüyorum. Travmaya dayalı şizofrenik atak geçiriyorum" dedi. Olay sonrası 3 şüphelinin yakalandığını ve bunlardan birinin tutuklandığını söyleyen Meryem Yıldırım, "Adalete güveniyorum. İyi değilim. Eskisi gibi olmayacak hiçbir şey ama biraz daha rahat hissetmem için asla vazgeçmeyeceğim" diye konuştu. Yıldırım, saçının kazındığı anları da paylaşarak duygu dolu anlar yaşadı. Ayrıca tutuklu sanığın ailesi, cezaevinden görüşme esnasından çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından şu notla paylaştı; "Az kaldı aslan abim, üstümüze oynayan altımızda kalacak. Azıcık sabır." Yıldırım, avukatı aracılığı ile bu fotoğrafı da dosyaya eklediğini belirtti.
"Yaz ayları sünnet için daha elverişli"
19 Haziran 2025 Perşembe - 11:04 "Yaz ayları sünnet için daha elverişli" Sünnetin her mevsimde yapılabileceğini ancak yaz aylarında bazı şartların çocuklar için daha elverişli olabileceğini işaret eden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, "Aileler tarafından sünnet işlemi için yazın daha sık tercih edilmesinin nedeni okulların tatil olması, çocuğun daha rahat kıyafetler giyebilmesi gibi pratik nedenlerdir. Ayrıca, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi soğuk havalarda daha sık görülen hastalıklar da yaz aylarında daha az görüldüğünden bu mevsim tercih edilmektedir" dedi. VM Medical Park Gebze Hastanesi’nden Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, sünnet operasyonları öncesi ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgiler paylaştı. Sünnetin özellikle sünnet derisi darlığı, sünnet derisi iltihabı gibi durumlarda tedavi edici bir işlem olduğunun altını çizen Op. Dr. Coşkun Köse, ayrıca erkeklerin erişkin yaşamında çeşitli hastalıklar ve durumlara karşı koruyucu olduğu gösterildiğini vurguladı. Op. Dr. Coşkun Köse, "Sünnet işlemi yenidoğan döneminden başlayarak her yaşta yapılabilir ancak 2 ila 5.5 yaş aralığında yapılması, çocuğun psikolojik gelişim süreçleri nedeniyle önerilmez" diye konuştu. "Yazın üst yolunum enfeksiyonları daha az görülüyor" Aslında sünnetin ideal bir mevsimi olmadığını, her mevsim yapılabileceğini işaret eden Op. Dr. Köse, "Yazın tercih edilmesinin nedeni okulların tatil olması, çocuğun daha rahat kıyafetler giyebilmesi gibi pratik nedenlerdir. Ayrıca, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi soğuk havalarda daha sık görülen hastalıklar da yaz aylarında daha az görüldüğünden, bu mevsim tercih edilmektedir" şeklinde konuştu. "Yazın daha ince kıyafetler ve çamaşırlar giyilebilmesi bir avantaj" Yaz tatilinin sünnetin iyileşme süreci açısından da bazı avantajları olduğunu vurgulayan Op. Dr. Köse, "Sünnet sonrası bakım açısından daha ince kıyafetler ve çamaşırlar giyilebilmesi, sünnet bölgesine daha az baskının olması ve bu bölgenin daha fazla hava alabilmesi bir avantajdır. Ayrıca, okul çocuklarının okuldan geri kalmaması ve sürekli ebeveynin yanında olabilmesi dolayısıyla daha yakın bakım sağlanabilmesi de önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. Her şeye rağmen, yaz aylarında da hijyen açısından dikkat edilmesi gereken bazı özel durumlar olduğuna dikkat çeken Köse, "Yaz aylarında havanın sıcaklığına bağlı olarak terleme daha fazla olacağından, sünnet bölgesi nemli kalabilir. Dolayısıyla, çocukların hafif kıyafetler giymesi, aşırı terlemeden kaçınması, sık sık o bölgenin açık bırakılarak kuru kalması ve hava almasını sağlayarak genel hijyen kurallarına uyulması yeterlidir" dedi. "Yöntem çocuğa özel belirlenmeli" Klasik cerrahi sünnetin, günümüzde en çok tercih edilen sünnet yöntemleri arasında ilk sırada geldiğini vurgulayan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Köse, "Bu teknik uzun yıllardır uygulandığından uzun vadede sonuçları en iyi bilinen yöntemdir. Damar ve sinirlerin korunması, estetik görünüm, komplikasyon oranları açısından özellikle yaygın şekilde tercih edilmektedir. Yenidoğan sünnetinde genellikle lokal anestezi tercih edilmektedir. Daha büyük çocuklarda ise her iki yöntem de tercih edilebilir. Her ikisinin de kendine göre avantajları dezavantajları vardır. En uygun yöntem, çocuğa özel olarak aile ile birlikte belirlenmelidir" diye konuştu. "Enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonlara dikkat edilmeli" Sünnet sonrası bakımın da önemli olduğuna değinen Coşkun Köse, "Sünnet sonrası bakım oldukça kolaydır. En önemlisi, genel hijyen kurallarına uyulmasıdır. Bakım genel olarak ılık oturma banyoları ve yara bakım kremleri kullanılarak yapılmaktadır. Sünnet sonrası önerilere tam uyulduğu takdirde süreç sorunsuz ve zahmetsiz atlatılabilmektedir. Dikiş alınması ya da pansuman gerekmemektedir. Aileler, enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonlara dikkat etmelidir. Bu komplikasyonlar son derece nadirdir. Enfeksiyon riski genel hijyen kurallarına ve hekim önerilerine uyulduğu takdirde neredeyse hiç görülmez. Kanama ise nispeten daha fazla görülen bir komplikasyondur. Travmadan kaçınılması, hekimin önerdiği dışındaki ağrı kesicilerin kullanılmaması yara bakım kremlerinin doğru ve düzgün kullanımı gibi koruyucu yöntemlerle bunun önüne geçmek mümkündür" dedi. "Abartılı ifadelerden kaçınılmalı" Ailelerin çocuklarına sünnet sürecini doğru bilgilerle ve yaşına uygun şekilde anlatması gerektiğini söyleyen Op. Dr. Köse, şunları söyledi: "Sünnet öncesinde çocuğun özellikle kaygı duymasına neden olacak abartılı ifadelerden kaçınılmalı, ailenin sünnetin sağlık gerekçeleri ile inanç meyanında gerekliliğini sade ve sakin bir şekilde aktarması önemlidir. ‘Kesilecek, ucundan azıcık alınacak’ gibi abartılı ifadeler ile ‘hiç canın yanmayacak’ gibi gerçek dışı ifadeler kullanılmamalı, baskı ya da zorlama yapılmamalıdır. Sürecin tamamının uygun şekilde anlatılması, hem aile hem de çocukta kaygıyı azaltmaktadır. Ayrıca, oluşabilecek küçük aksiliklerde de kaygı duyulmamasını sağlamaktadır" "Ameliyathanede ve steril şartlarda yapılmalı" Sünnetin cerrahi bir işlem olması nedeniyle mutlaka her cerrahi işlem gibi bir cerrah hekim tarafından steril şartlarda ameliyathanede yapılması gerektiğini belirten Op. Dr. Köse, "Uzman tarafından yapılmayan ya da gerekli sterilite şartları sağlanmadan yapılan sünnetlerde düzeltilmesi zor hatta imkansız komplikasyonlar gelişebilir. Genel kanının aksine, oldukça incelikli ve teknik olarak uzmanlık gerektiren karmaşık bir işlemdir" dedi.
Burası Paris değil Kocaeli: Türk dünyasından ilham alıp tasarladılar
18 Haziran 2025 Çarşamba - 18:17 Burası Paris değil Kocaeli: Türk dünyasından ilham alıp tasarladılar Kocaeli’deki Moda Akademisi’nde eğitim alan kursiyerlerin bir yıl boyunca hazırladığı eserler, "Türk Dünyasının İlhamıyla: Kültürel Mirasın Modern Yorumu" programında sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Defile, ilgiyle takip edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İstihdam Akademileri çatısı altında hizmet veren Moda Akademisi’nde 8 farklı branşta eğitim alan 254 kursiyer, eserlerini yıl sonu sergisinde görücüye çıkardı. Türk dünyasının zengin kültürel mirasından ilham alınan 20 özgün tasarım moda severlerin beğenisine sunuldu. Defile, renkli görüntülere sahne oldu. Programın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı birçok değerli proje var. Bu çalışmalardan biri de Moda Akademisi. 254 öğrenci mezun oldu. Bu şu demek; esasında farkındalığı ortaya çıkaran yerel yönetim anlayışı. Sadece meslek edindirme değil, bir bilim ve sanatı da içinde blunduran anlayışla çalışmalarını devam ettiren belediyecilik kavramı. Hakikaten sergi çok değerli. Hocalarımız emek sarf ettiler. Öğrencilerin katkılarıyla farklı vizyon kattılar. Bizde büyükşehir belediyesi olarak bu çalışmaları devam ettireceğiz. Dil ile ilglli akademi kurmayı düşünüyoruz, tarımla ilgili de çalışmalarımız devam edecek. Kocaeli, belediyecilik hizmetleri açısından Türkiye’de lider. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu çalışmalarının hem ücretsiz hemde gönüllülük esasına dayalı olması, bizlerin şehirciliği ne boyuta getirdiği göstermiş oluyor" dedi.
Çocuk yuvasında kalan minikler, üniversiteliler ile pasta yapmayı öğrendi
18 Haziran 2025 Çarşamba - 17:30 Çocuk yuvasında kalan minikler, üniversiteliler ile pasta yapmayı öğrendi Kocaeli Üniversitesi Gazanfer Bilge Meslek Yüksekokulu’nda düzenlenen "Pasta Şenliği" etkinliğinde, üniversite öğrencileri ile Gazanfer Bilge Çocuk Yuvası’ndan gelen minikler bir araya geldi. Türkiye’de üniversite düzeyinde ilk kez gerçekleştirilen organizasyon renkli görüntülere sahne oldu. Gönül Elçileri Kulübü ve Anı Elinde Tutanlar Topluluğu’nun katkılarıyla, Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Yavuz Yılmaz koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte çocuklar, üniversite öğrencilerinin rehberliğinde usta şefler Mahmut Okutucu ve Ahmet Kalay ile birlikte kendi pastalarını yaptı. Mutfak kısa sürede neşe dolu bir atölyeye dönüştü. Tatlı rekabetin yaşandığı şenlikte 9 grup, birbirinden farklı pastalar hazırladı. Etkinlik sonunda tüm çocuklar gönüllerin kazananı ilan edildi. "Çocuklarla güçlü bağlar kurmanın ne kadar kıymetli olduğunu ortaya koymaktı" Etkinliğin koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Yavuz Yılmaz, "Bugün burada amaç sadece pasta yapmak değildi. Asıl hedef; sevgiyle üretmenin, birlikte zaman geçirmenin ve çocuklarla güçlü bağlar kurmanın ne kadar kıymetli olduğunu ortaya koymaktı. 10 yıldır yürüttüğümüz bu şenliği daha da geliştirerek büyütmeyi hedefliyoruz. Bu tür etkinliklerin yaygınlaşması, toplumsal dayanışmayı güçlendirecek önemli adımlardır" dedi. Gün boyu süren şenlik renkli görüntülere sahne oldu.