Yerel Haberler
Kocaeli
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:14 103 kilodan 76’ya düştü: Sadece kilosunu değil, hayatını da değiştirdi Kocaeli’de 38 yaşındaki kadın, kadınlara yönelik yaşam merkezinde düzenli spor ve beslenme desteğiyle 103 kilodan 76 kiloya düşerek hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük dönüşüm yaşadı. Kilo kaybının ötesine geçen bu süreçte eğitimine devam eden ve yeni bir meslek alanına yönelen kadın, kazandığı özgüvenle hayatını yeniden şekillendirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sağlıklı yaşamdan spora, psikolojik destekten kişisel gelişime kadar birçok alanda sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor. Bu merkezlerden faydalanan 38 yaşındaki Nurdan Tem, pandemi döneminde başladığı değişim sürecinde sadece kilo vermekle kalmayıp, hayatını baştan aşağı değiştirdi. Nurdan’ın azmi ve kararlılığıyla ortaya koyduğu dönüşüm, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kadınlara ilham veriyor. "Sağlıklı yaşamı burada öğrendim" Pandemi sürecinde Anne Şehir ile tanıştığını belirten Nurdan Tem, bu sürecin hayatında dönüm noktası olduğunu söyledi. Tem, "Pandemi döneminde çok hareketsiz kalmıştık. Spor yapmaya karar verdik ve Anne Şehir ile tanıştım. Hem beslenme hem hareket anlamında hayatım tamamen değişti. Bu süreç bana sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da çok iyi geldi. İlk geldiğimde kendimi hem görüntü olarak hem de psikolojik olarak çok iyi hissetmiyordum. İnsan bir noktadan sonra özgüvenini kaybediyor. Ama burada tekrar sosyalleştim, kendimi toparladım. Kendimi iyi hissetmeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi" diye konuştu. 103 kilodan 76 kiloya uzanan değişim Spor ve beslenme desteğiyle önemli bir değişim yaşayan Tem, "Bu sürece 103 kiloyla başladım. Sonrasında 97’ye düştüm, şu an 76 kilodayım. Ama bu sadece kilo vermek değil; nasıl beslenmem gerektiğini ve neyi neyle dengeleyebileceğimi öğrendim. Artık kendimi kontrol edebiliyorum. Artık 6,5 kilometre yürüyüp geri gelebiliyorum. Toplu taşıma yerine yürümeyi tercih ediyorum. Spor hayatımın bir parçası oldu. Eskiden zor gelen şeyler şimdi çok normal" şeklinde konuştu. "Bu süreçte kendime yatırım yaptım" Anne Şehir’in kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurgulayan Tem, "Eğitim hayatıma tekrar başladım. Liseyi bitirdim, direksiyon eğitmenliği belgesi aldım. Hem çocuklarıma örnek oldum hem de kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Bu değişim sadece dış görünüş değil, içsel dönüşümdü. Kadınlar önce kendilerini ihmal etmemeli. İnsan kendine iyi bakmadığında ne ailesine ne de çocuklarına yeterli olabiliyor. Önce kendimiz, sonra sevdiklerimiz için gelmeli" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:06 27 kilo veren kadının sadece kilosu değil hayatı da değişti Kocaeli’de kadınlara yönelik yaşam merkezinde başlayan süreçte 38 yaşındaki kadın, düzenli spor ve beslenme desteğiyle 103 kilodan 76 kiloya düşerek hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük dönüşüm yaşadı. Kilo kaybının ötesine geçen bu süreçte eğitimine devam eden ve yeni bir meslek alanına yönelen kadın, kazandığı özgüvenle hayatını yeniden şekillendirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşam kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirdiği Anne Şehir Merkezleri, sağlıklı yaşamdan spora, psikolojik destekten kişisel gelişime kadar birçok alanda sunduğu hizmetlerle dikkat çekiyor. Bu merkezlerden faydalanan 38 yaşındaki Nurdan Tem, pandemi döneminde başladığı değişim sürecinde sadece kilo vermekle kalmayıp, hayatını baştan aşağı değiştirdi. Nurdan’ın azmi ve kararlılığıyla ortaya koyduğu dönüşüm, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kadınlara ilham veriyor. "Sağlıklı yaşamı burada öğrendim" Pandemi sürecinde Anne Şehir ile tanıştığını belirten Nurdan Tem, bu sürecin hayatında dönüm noktası olduğunu söyledi. Tem, "Pandemi döneminde çok hareketsiz kalmıştık. Spor yapmaya karar verdik ve Anne Şehir ile tanıştım. Hem beslenme hem hareket anlamında hayatım tamamen değişti. Bu süreç bana sadece fiziksel değil, psikolojik olarak da çok iyi geldi. İlk geldiğimde kendimi hem görüntü olarak hem de psikolojik olarak çok iyi hissetmiyordum. İnsan bir noktadan sonra özgüvenini kaybediyor. Ama burada tekrar sosyalleştim, kendimi toparladım. Kendimi iyi hissetmeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi" diye konuştu. 103 kilodan 76 kiloya uzanan değişim Spor ve beslenme desteğiyle önemli bir değişim yaşayan Tem, "Bu sürece 103 kiloyla başladım. Sonrasında 97’ye düştüm, şu an 76 kilodayım. Ama bu sadece kilo vermek değil; nasıl beslenmem gerektiğini ve neyi neyle dengeleyebileceğimi öğrendim. Artık kendimi kontrol edebiliyorum. Artık 6,5 kilometre yürüyüp geri gelebiliyorum. Toplu taşıma yerine yürümeyi tercih ediyorum. Spor hayatımın bir parçası oldu. Eskiden zor gelen şeyler şimdi çok normal" şeklinde konuştu. "Bu süreçte kendime yatırım yaptım" Anne Şehir’in kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurgulayan Tem, "Eğitim hayatıma tekrar başladım. Liseyi bitirdim, direksiyon eğitmenliği belgesi aldım. Hem çocuklarıma örnek oldum hem de kendime olan güvenimi yeniden kazandım. Bu değişim sadece dış görünüş değil, içsel dönüşümdü. Kadınlar önce kendilerini ihmal etmemeli. İnsan kendine iyi bakmadığında ne ailesine ne de çocuklarına yeterli olabiliyor. Önce kendimiz, sonra sevdiklerimiz için gelmeli" ifadelerini kullandı. (RBA-FK-
11 Nisan 2026 Cumartesi - 14:33 Feci şekilde darp edilmişti, yaşadığı dehşeti unutamıyor Kocaeli’de bayram günü gittikleri eğlence mekanında feci şekilde darp edilen anne ve oğlu taburcu edildi. 15 gün hastane süreci olan kadın, yaşadığı zorluğu, tehditleri ve travmalarını anlattı. Geçirdiği ameliyatla saçları kazınan Meryem Yıldırım, duygu dolu anlar yaşarken, mama ile beslendiğini, gözünde görme kaybı olduğunu, asla eskisi gibi olamayacağını söyledi. Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı. "Küfür uyarısıyla saldırdılar" Yüz ve kafatasındaki kırıklardan kaynaklı ameliyata alınan ve bu sebeple kafasında 30 zımba bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı zor süreci anlattı. Hastane sürecinden sonra evine gelen Meryem Yıldırım, "Bayramın birinci günü oğlumla dışarıda yemekteydik. Sonra eğlenmek için gittiğimiz mekanda tanımadığımız kişiler tarafından darp edildik. Orada başka bir kavga vardı. Bizi darp eden şahıslar önce mekandaki garsonu tartakladılar. Garson içeri kaçınca bunlar da içeri girdi. İçeri girdiklerinde de küfür ediyorlardı. Oğlum da ’Beyler küfür etmesek mi’? dedi. Bunun üzerine oğluma yumruk attılar. Tekmeyle yumrukla saldırmaya başladılar. Mekan sahibi herkesi dışarı çıkarttı. Sadece bölüm bölüm dayak yediğimi hatırlıyorum. Yani durup durup vurmuşlar. Ben kaçtıkça gelip vurmuşlar. Sürekli kafama darbe aldım. Kurtulmak için başka bir mekana girdim. Bunlar mekan sahibi değil. Saldıranlar 3 kişiydiler, biri kadın, 2’si erkekti" diye konuştu. "Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor" Beyin ve iç kanama ihtimali ile hastanede uzun süre kaldığını söyleyen Yıldırım, "Ağır ameliyat geçirdim. Yüzümdeki kemiklerim kırıktı. Çenemde kayma oldu. Bu süreçte mama ile besleniyorum. Yürürken denge problemi yaşıyorum. Konuşma zorluğu çekiyorum. Gözümde görme kaybı var. Sürekli hastanedeyim. Bedenen ve ruhen aldığım şiddetin yanı sıra hala tehditler devem ediliyor. Şikayetimi çekmem için para teklif edildi, ancak kabul etmedim. Şikayetim devam ediyor. Bu şahıslar mekan dışında birisini bıçakladı, sonra garsonu darp ettiler. Garsonun arkasından bu şahıslar içeri girince olay yaşandı" ifadelerini kullandı. "Saçlarım kazındı, onları çok seviyordum" 15 gün hastanede tedavi altında kaldığını söyleyen Yıldırım, "Hastanede ilaçlarla ayakta kalabildim. Göz kafesimin etrafı, kaşı üstüm, elmacık kemiklerim, elmacık kemiğimde kırık var ve hepsi platinle desteklendi. Burun kırığım var. Dişlerim kırık. Saçlarım kazındı, onları seviyordum. Ama görsellik artık ikinci planda kaldı. Canım çok acıyor. Ağrılı kesicilerle ayakta duruyorum. Konuşma bozukluğum var. Sadece ağrılarımın geçmesi için dua ediyorum. Hayattan soğuttular. Psikiyatrik tedavi görüyorum. Travmaya dayalı şizofrenik atak geçiriyorum" dedi. Olay sonrası 3 şüphelinin yakalandığını ve bunlardan birinin tutuklandığını söyleyen Meryem Yıldırım, "Adalete güveniyorum. İyi değilim. Eskisi gibi olmayacak hiçbir şey ama biraz daha rahat hissetmem için asla vazgeçmeyeceğim" diye konuştu. Yıldırım, saçının kazındığı anları da paylaşarak duygu dolu anlar yaşadı. Ayrıca tutuklu sanığın ailesi, cezaevinden görüşme esnasından çektiği fotoğrafı sosyal medya hesabından şu notla paylaştı; "Az kaldı aslan abim, üstümüze oynayan altımızda kalacak. Azıcık sabır." Yıldırım, avukatı aracılığı ile bu fotoğrafı da dosyaya eklediğini belirtti.
Körfez’de sağlık için tarih ve doğaya adım atıldı
16 Haziran 2025 Pazartesi - 09:42 Körfez’de sağlık için tarih ve doğaya adım atıldı Körfez’de Taşköprü ve Çoban Geçidi Kanyonu’nda sağlıklı yaşam yürüyüşü gerçekleştirildi. Körfez Belediyesi’nin hayata geçirdiği sağlıklı yaşam yürüyüşleri devam ediyor. Bu haftaki rota, tarihi dokusuyla öne çıkan Taşköprü ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken Çoban Geçidi Kanyonu oldu. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt’ün de katıldığı yürüyüşe; sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meclis üyeleri, belediye birim müdürleri, gençler ve çok sayıda vatandaş eşlik etti. Sabah saatlerinde bir araya gelen katılımcılar, uzman eğitmenler eşliğinde ısınma hareketleriyle etkinliğe başladı. Ardından yaklaşık 10 kilometrelik doğal parkurda yürüyüş gerçekleştirildi. Doğayla iç içe geçen bu yürüyüş, katılımcılara hem fiziksel aktivite hem de zihinsel dinginlik sundu. Etkinlik sonunda açıklamalarda bulunan Başkan Şener Söğüt, yürüyüşlerin yalnızca bireysel sağlık açısından değil, toplumsal farkındalık için de önemli olduğunu vurguladı. Şener Söğüt, "Sağlıklı yaşam, bireyin değil toplumun sorumluluğudur. Körfez Belediyesi olarak hemşehrilerimizi aktif yaşama teşvik etmeye devam ediyoruz. Doğada, temiz havayla atılan her adım, bedenimize, ruhumuza ve geleceğimize yapılan büyük bir yatırımdır. Katılım sağlayan herkese gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Sekapark Güreşleri’nin başpehlivanı Orhan Okulu oldu
15 Haziran 2025 Pazar - 20:08 Sekapark Güreşleri’nin başpehlivanı Orhan Okulu oldu Kocaeli’de düzenlenen 17. Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan, rakibi Mustafa Taş’ı yenen Orhan Okulu oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl ‘Hocaların Hocası’ unvanıyla tanınan şampiyon güreşçi Ramiz Kahveciler adına gerçekleştirilen 17. Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nin final müsabakaları kıyasıya rekabete sahne oldu. ‘Kırkpınar’ın provası’ olarak adlandırılan Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nin finalinde Orhan Okulu ve Mustafa Taş şampiyonluk için kozlarını paylaştı. Sonucu merakla beklenen final mücadelesinde Orhan Okulu, 17. Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nin başpehlivanı oldu. 1600 güreşçi katıldı Türk kültürünün önemli değerlerinden, ata sporu yağlı güreşlere sahip çıkan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 17. Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nde 73’ü başpehlivan, 98’i başaltı, 113’ü büyük orta olmak üzere bin 600 güreşçiyi İzmit Atletizm Pisti’nde buluşturdu. Eşleşmelerin tamamlanmasının ardından pehlivanlar, davul zurna ekibinin güreş havalarıyla önce kol bağladı. Daha sonra cazgır tarafından salavatlanan pehlivanlar peşreve çıktı. Güreşlerin çeyrek final müsabakalarında Ali Gürbüz, Yıldıray Akın’ı; Mustafa Taş, Yunus Emre Yaman’ı; Ali İhsan Batmaz, Tolga Turan’ı; Orhan Okulu, Yusuf Can Zeybek’i yendi. Zorlu geçen yarı final müsabakalarında ise Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz’ı; Mustafa Taş, Ali Gürbüz’ü yenerek finale adlarını yazdırdı. Uzun ve zorlu final müsabakasında Orhan Okulu, Mustafa Taş’a karşı galip gelerek Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri’nde Kocaeli’ne özgü motiflerle süslenerek özel hazırlanmış altın kemerin sahibi oldu. Ödül töreninde Orhan Okulu, Mustafa Taş, Ali Gürbüz ve Ali İhsan Batmaz’a madalya ve kupaları takdim edildi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, altın kemeri başpehlivan Orhan Okulu’ya taktı. ‘Hocaların Hocası’ unvanıyla tanınan şampiyon güreşçi Ramiz Kahveciler de Okulu’ya altın madalyasını takdim etti. Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, AK Parti Kocaeli İl Başkanı Dr. Şahin Talus, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Tuncay Batı ile Büyük Birlik Partisi Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü de yağlı güreş finallerine katıldı.
7 asırdır ayakta: Tek bir çivisi bile yok
15 Haziran 2025 Pazar - 10:48 7 asırdır ayakta: Tek bir çivisi bile yok Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bulunan Işıklı Cami, çivi kullanılmadan inşa edilen eşsiz mimarisiyle yaklaşık 7 asırdır ayakta duruyor. Cami, mimari yapısıyla olduğu kadar taşıdığı manevi değerle de dikkat çekiyor. Kocaeli Ansiklopedisi’ndeki bilgilere göre, Bağlıca köyünün Ortaköy mevkisinde bulunan cami, Orhan Gazi döneminde bölgenin fethiyle görevlendirilen Gazi Akçakoca tarafından inşa ettirildi. Günümüze dek halk arasında "Cuma Camisi" olarak bilinen yapı, 33 dönümlük arazi üzerinde, mezarlık alanı içerisinde yer alıyor. Rivayete göre, Kadir Gecesi ve diğer mübarek gecelerde yapının üzerinden göğe doğru ışık huzmeleri yükseldiği gözlemlendiği için "Işıklı Cami" adını aldığı belirtiliyor. Işıklı Cami, geleneksel "çantı" tekniğiyle, yani ahşapların çivi kullanılmadan birbirine geçirilmesi yöntemiyle inşa edilmesiyle de dikkat çekiyor. Kendine özgü ahşap mimarisiyle öne çıkan yapı, 4 ana bölümden oluşuyor. Duvarlarında bulunan küçük hava delikleri ve özel temel sistemi, caminin iklim şartlarına karşı dayanıklılığını artırıyor. Taban kısmı kalaslarla yukarı kaldırılarak, yapı altından hava akımı sağlanıyor, bu da yağışların doğrudan temastan uzaklaştırılmasını sağlıyor. "Bu kadar değerli ve uzun ömürlü olduğunu bilmiyorduk" Bağlıca köyü sakinlerinden 77 yaşındaki Zekeriya Özcan, caminin tarihi değerini sonradan öğrendiklerini ifade ederek, "Geçmişte Bursa Anıtlar Yüksel Kurulu’ndan gelmişlerdi. Onlar, ’biz burada çalışma yapacağız’ diyene kadar yapının bu kadar değerli ve uzun ömürlü olduğunu bilmiyorduk. Biz de onlardan öğrendik. Caminin 710 yıllık olduğunu söylemişlerdi" dedi. Geçmiş yıllarda 4 köyün cuma ve bayram namazlarını Işıklı Camisi’nde kıldığını söyleyen Özcan, "Burası mezarlığın ortasında bir yapı. Şu anda 2 köy olarak bayram namazlarını burada kılıyoruz" diye konuştu. Çivi kullanılmadan yapılan yapının tarihine dair aile büyüklerinden bilgiler aktaran Özcan, "Benim büyüklerimden Zekeriya ismini taşıyan dedemiz, burayı yeniden imar etmek istemiş ancak farklı bir hadise yaşamış, hayvanları ölmüş. O dönem devlet büyüklerini de köye davet etmişler. O hadise yaşanınca, gelen yetkililer, ’buraya bir şey yapmak istiyorsanız bunun etrafına ilave bina yapın’ demişler. Ondan sonra bu sağ ve sol kısımdaki eklemeler yapılmış" şeklinde konuştu. "Geceleri burada ışıkların yandığını görenler var" Bağlıca Köyü Muhtarı Mehmet Sağlık da, caminin tarihi değerine dikkat çekerek, "Caminin Orhan Gazi dönemine ait olduğunu biliyorum. Geçmişte Cuma Camisi olarak biliniyordu. Şu bir gerçek, çok eski bir cami. Türkiye’de bu yapılardan 100 tane olduğundan bahsediliyor. Şu anda Vakıfların kontrolünde. Eskiden cuma namazları sıkça burada kılınırdı ama son zamanlarda sadece bayram namazları kılınıyor. Restore de yapıldı ama içi bozulmadı. Geceleri burada ışıkların yandığını görenler var. İçeride bir şeylerin olduğunu biz de hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
7 asırdır ayakta: Tek bir çivisi bile yok
15 Haziran 2025 Pazar - 10:41 7 asırdır ayakta: Tek bir çivisi bile yok Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bulunan Işıklı Cami, çivi kullanılmadan inşa edilen eşsiz mimarisiyle yaklaşık 7 asırdır ayakta duruyor. Cami, mimari yapısıyla olduğu kadar taşıdığı manevi değerle de dikkat çekiyor. Kocaeli Ansiklopedisi’ndeki bilgilere göre, Bağlıca köyünün Ortaköy mevkisinde bulunan cami, Orhan Gazi döneminde bölgenin fethiyle görevlendirilen Gazi Akçakoca tarafından inşa ettirildi. Günümüze dek halk arasında "Cuma Camisi" olarak bilinen yapı, 33 dönümlük arazi üzerinde, mezarlık alanı içerisinde yer alıyor. Rivayete göre, Kadir Gecesi ve diğer mübarek gecelerde yapının üzerinden göğe doğru ışık huzmeleri yükseldiği gözlemlendiği için "Işıklı Cami" adını aldığı belirtiliyor. Işıklı Cami, geleneksel "çantı" tekniğiyle, yani ahşapların çivi kullanılmadan birbirine geçirilmesi yöntemiyle inşa edilmesiyle de dikkat çekiyor. Kendine özgü ahşap mimarisiyle öne çıkan yapı, 4 ana bölümden oluşuyor. Duvarlarında bulunan küçük hava delikleri ve özel temel sistemi, caminin iklim şartlarına karşı dayanıklılığını artırıyor. Taban kısmı kalaslarla yukarı kaldırılarak, yapı altından hava akımı sağlanıyor, bu da yağışların doğrudan temastan uzaklaştırılmasını sağlıyor. "Bu kadar değerli ve uzun ömürlü olduğunu bilmiyorduk" Bağlıca köyü sakinlerinden 77 yaşındaki Zekeriya Özcan, caminin tarihi değerini sonradan öğrendiklerini ifade ederek, "Geçmişte Bursa Anıtlar Yüksel Kurulu’ndan gelmişlerdi. Onlar, ’Biz burada çalışma yapacağız’ diyene kadar yapının bu kadar değerli ve uzun ömürlü olduğunu bilmiyorduk. Bizde onlardan öğrendik. Caminin 710 yıllık olduğunu söylemişlerdi" dedi. Geçmiş yıllarda 4 köyün cuma ve bayram namazlarını Işıklı Camisi’nde kıldığını söyleyen Özcan, "Burası mezarlığın ortasında bir yapı. Şuanda 2 köy olarak bayram namazlarını burada kılıyoruz" diye konuştu. Çivi kullanılmadan yapılan yapının tarihine dair aile büyüklerinden bilgiler aktaran Özcan, "Benim büyüklerimden Zekeriya ismini taşıyan dedemiz, burayı yeniden imar etmek istemiş ancak farklı bir hadise yaşamış, hayvanları ölmüş. O dönem devlet büyüklerini de köye davet etmişler. O hadise yaşanınca, gelen yetkililer, ’Buraya bir şey yapmak istiyorsanız bunun etrafına ilave bina yapın’ demişler. Ondan sonra bu sağ ve sol kısımdaki eklemeler yapılmış" şeklinde konuştu. "Geceleri burada ışıkların yandığını görenler var" Bağlıca köyü Muhtarı Mehmet Sağlık da, caminin tarihi değerine dikkat çekerek, "Caminin Orhan Gazi dönemine ait olduğunu biliyorum. Geçmişte Cuma Camisi olarak biliniyordu. Şu bir gerçek, çok eski bir cami. Türkiye’de bu yapılardan 100 tane olduğundan bahsediliyor. Şuanda Vakıfların kontrolünde. Eskiden cuma namazları sıkça burada kılınırdı ama son zamanlarda sadece bayram namazları kılınıyor. Restore de yapıldı ama içi bozulmadı. Geceleri burada ışıkların yandığını görenler var. İçeride bir şeylerin olduğunu bizde hissediyoruz" ifadelerini kullandı.