Yerel Haberler
Kocaeli
Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Wulff’a Kocaeli’de fahri doktora 27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41:08 Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen törenle fahri doktora unvanı tevdi edildi. Törende konuşan Wulff, gençlere "köprü kurma" tavsiyesinde bulunarak, "Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ) düzenlenen fahri doktora tevdi törenine; Kocaeli Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, KOSTÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Törende, Wulff’a verilen unvanın, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü dostluğa, toplumlar arası diyaloğa ve barış kültürüne sunduğu katkıların bir göstergesi olduğu vurgulandı. Christian Wulff: "Lübeck’teki kapı yazısı bana Atatürk’ü hatırlatıyor" Törende katılımcılara hitap eden Christian Wulff, Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi bağların dünyada eşine az rastlanır bir derinliğe sahip olduğunu belirterek, "Bana vermiş olduğunuz fahri doktora unvanı benim için gerçekten çok önemli" dedi. Günümüz dünyasında yaşanan krizlere, savaşlara ve gerilimlere dikkati çekerek gençlere seslenen Wulff, empati ve saygının önemini şöyle anlattı: "Benim yaşımdaki bir insanın gençlere bunları söylemesi belki farklı karşılanabilir ama benim sizlerden ricam köprüleri kurmanız; bizlerin iki ülke arasındaki kurmuş olduğumuz bağlantıları devam ettirmenizdir. Bazı insanlar duvar örmeye çalışıyorlar, biz sizlere ’Duvar örmeyin köprü kurun’ demek istiyoruz. Türkiye’de 50 bini aşkın Alman yaşıyor, Almanya’da da 3 milyonu aşkın Türk kökenli insanların yaşadığını biliyoruz. Evet, burada önemli olan vurgulamak istediğim, bu köprüler oluşurken birbirimize empati kurabilmemiz, saygıyla yaklaşabilmemizdir. Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum. Eğer bizler bu bağlamda birlikte çalışabilirsek, çocuklarımız da yarın barış içerisinde yaşayabilirler." Wulff ayrıca, yaşlanan toplumlarda sağlık ve teknoloji alanındaki çalışmaların kritik önem taşıdığını vurgulayarak, BioNTech aşısını bulan Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin başarılarını da Türk-Alman dayanışmasına örnek gösterdi. Muzaffer Elmas: "Yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise üniversite olarak yapay zeka destekli esnek eğitim modeliyle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerlediklerini anlattı. Elmas, "Geliştirdiğimiz yapay zekayı üniversitenin derslerine monte ederek, yapay zeka destekli esnek eğitim modelimizle Türkiye’de ve dünyada örnek bir kurum olma yolunda ilerliyoruz. Eğitim-öğretimi yapay zeka desteğiyle sürekli güncel tutmaktayız. İkincisi, eğitim-öğretimi bilgi aktarmaktan çıkarıp öğretim üyelerinin sınıfta tartışma yaptığı, öğrencilerin muhakeme yeteneklerini geliştirdiği bir atmosfere dönüştürmek. Üçüncü özelliği ise öğrencilerin bireysel yeteneklerini yapay zekayla tespit edip ona göre ödevler, dersler ve bir öğrenme atmosferi oluşturmak. En sonunda ve en önemlisi de tüm eğitim-öğretimin temel direği olan bilgi, beceri ve yetkinlikleri mezunlara kazandırmayı doğrudan ölçebilen bir sistemimizin olmasıdır" dedi. "Wulff, büyük bir Türkiye dostudur" Wulff’un görev süresi boyunca sergilediği tutuma övgüde bulunan Elmas, şöyle konuştu: "2010 yılında Almanya Federal Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sayın Wulff, kapsayıcı liderliği ile hafızalara kazınmıştır. Özellikle ’İslam, Almanya’nın bir parçasıdır’ ifadesi sadece bir siyasi söylem değil, toplumlar arası anlayışı güçlendiren tarihi bir duruş olarak tüm Avrupa’da yankı uyandırmıştır. Böylece Sayın Wulff’un bir devlet adamı olarak farklı inanç ve kültürlerin eşit bir toplumun doğal unsurları olduğu yönünde güçlü bir mesaj vermiştir. Sayın Wulff aynı zamanda büyük bir Türkiye dostudur. Türk-Alman dostluğuna yaptığı katkılar sadece siyasi düzeyde değil, toplumsal ve kültürel alanda da derin izler bırakmıştır. Onun çabaları iki ülke arasında karşılıklı anlayışın ve güvenin güçlenmesinde önemli katkı sağlamıştır. 2024 yılında DEİK bünyesinde Sayın Mehmet Ali Yalçındağ ve eski Federal Alman Milletvekili Sayın Özcan Mutlu’nun desteğiyle Türk-Alman Ekonomi Konseyi’nin kurulmasına öncülük etmesi ve kurucu başkanı olması, bu dostluğun ekonomik boyutta da güçlendirilmesine yönelik vizyonunun bir göstergesidir." Pınar Gülün Kayseri: "Almanya, Türkiye’nin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır" Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Pınar Gülün Kayseri de iki ülke ilişkilerinin 18. yüzyılın sonlarına dayandığını hatırlatarak, ekonomik ve toplumsal bağlara dikkati çekti. Kayseri, siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı günümüzde Türkiye-Almanya diyaloğunun daha da önem kazandığını belirterek, "Almanya ile ilişkilerimizin en önemli sütunlarından bir tanesi ekonomik ve ticari ilişkilerimizdir. Almanya ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticari ortağıdır. En fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkedir. Ticari ilişkilerimiz ihracat ve ithalat bakımından dengelidir. İlişkilerimizin bir diğer önemli boyutu şüphesiz Almanya’da yaşayan ve artık süreklilik arz eden Türk topluluğudur. Almanya’da yaşayan Türk toplumu, Türkiye sınırları dışında yaşayan en büyük Türk toplumu niteliğindedir ve ülkelerimiz arasında önemli bir köprü görevi görmektedir" diye konuştu. Berna Abiş: "Bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi sorumluluğumuz görüyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş ise Wulff’a verilen fahri doktora unvanının akademik bir takdirin ötesinde, iki ülke arasındaki köklü dostluğun güçlü bir nişanesi olduğunu kaydetti. Abiş, Kocaeli’nin sanayi, üretim ve bilimin merkezi olarak uluslararası ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, "Kocaeli; sanayinin, üretimin ve bilimin merkezi olmasının yanı sıra uluslararası ilişkilerin geliştiği önemli bir şehir olarak özel bir yere sahiptir. Bizler yerel yönetimler olarak üniversitelerimizle birlikte hareket etmeyi; bilimi, eğitimi ve uluslararası iş birliklerini desteklemeyi en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz çünkü güçlü bir gelecek diyalogla, karşılıklı anlayışla ve ortak değerler etrafında inşa edilebilir" ifadelerini kullandı.
Polis ve jandarmanın yeni nesil ekipmanları gençleri hayran bıraktı
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:48 Polis ve jandarmanın yeni nesil ekipmanları gençleri hayran bıraktı Kocaeli’de düzenlenen Marmara Kariyer Fuarı’na (MARMARAKAF) çok sayıda vatandaş katıldı. Özellikle öğrenciler, fuarda sergilenen polis ve jandarma ekiplerinin son teknolojik cihazlarına hayran kaldı. UMKE ekiplerinin gerçekleştirdiği tatbikat ise gerçeği aratmadı. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda, Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde ve Kocaeli Valiliği ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilen fuar, 14 üniversitenin paydaşlığında düzenlendi. Açılışı yapılan fuarda yüzlerce firma stant kurarak tanıtım yaptı. Birbirinden farklı etkinliklerin gerçekleştirildiği organizasyonda öğrenciler hem eğlendi hem de iş imkanları hakkında bilgi sahibi oldu. AFAD, UMKE, JAK, narkotik, olay yeri inceleme ve birçok birimin katıldığı fuarda, öğrenciler çeşitli alanlarda deneyim kazanma fırsatı buldu. Polis ve jandarma ekiplerinin son teknolojiyle donatılmış cihazlarını da inceleyen gençler, teknolojik gelişmelere yakından tanıklık etti. Ayrıca, fuar alanında UMKE ekipleri tarafından yapılan tatbikatta, yanan iki kişi başarıyla kurtarıldı. Etrafı saran kalabalık, yaşananları bir an gerçek sandı. "Tamamen deprem odaklıyız" Deprem için kurulan Polis Arama Kurtarma (PAK) ekibinde görev alan Ömer Can Kilci, "Emniyetimizin yeni açtığı bir birimiz. AFAD ekiplerinin bizi yönlendirdiği noktaya giderek çalışmalarımıza başlarız. Ses dinleme cihazları ile afetzedenin nerede olduğunu belirleriz. Beton kesme aletlerimiz, kırma ve delme aletlerle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Kameralarımızla enkaz zedenin nerede ve ne durumda olduğunu öğrenebiliyoruz. Tamamen deprem odaklıyız ama diğer aynı zamanda diğer arama ve kurtarma çalışmalarında da dahil olamaya çalışıyoruz. Son teknolojik cihazları kullanıyoruz" dedi. "Gururumuz" SAR’ın kurduğu stantta silahları inceleyen üniversite öğrencisi Ahmet Aydın, "Silahlarla pek aram yok ama böyle bir fırsatı değerlendirip ürünleri incelemek istedim. Sar; yerli gururumuz olan bir marka. Sarsılmaz dünya markası" şeklinde konuştu. Kocaeli Sağlık Çalışanları Derneği Başkanı Adem Yaman ise "İlk yardım ve acil durumun önemini anlatıyoruz. Bu durumun önemli olduğunu aktarmaya çalışıyoruz. Yakın zamanda deprem yaşadık. Deprem, nasıl yöneteceğimizi, nasıl bir süreç uygulayacağımızı vatandaşlarımıza aktarıyoruz" ifadelerini kullandı.
Uzmanı uyardı: "Her bel fıtığında ameliyat şart değil"
28 Nisan 2025 Pazartesi - 11:28 Uzmanı uyardı: "Her bel fıtığında ameliyat şart değil" Her bel fıtığı hastasının ameliyat olmaması gerektiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Nehir Barut, "Sadece yüzde 5 civarında hastada ameliyat gerekli olur. Yatak istirahati, ağrı kesici medikal tedaviler ve bazen fizik tedavi ile rahatlama sağlanabilir. Hastaların büyük çoğunluğunda bu yöntemlerle şikayetler gerilemektedir. Dirençli ağrı, kuvvet kaybı, idrar kaçırma gibi şikayetler varsa cerrahi tedavi kaçınılmazdır. Cerrahinin gecikmesi, felç gibi geri dönüşü olmayan nörolojik komplikasyonlara yol açabilir" dedi. VM Medical Park Gebze Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Nehir Barut, bel fıtığı ve tedavi yolları hakkında açıklamalarda bulundu. Bel fıtığının tanımını yapan Op. Dr. Barut, "Bel fıtığı, bel omurgaları arasındaki disk adı verilen kıkırdak yastıkların zaman içinde zorlanma ve yıpranma nedeniyle yırtılması, kopması ve yerinden kayması sonucu oluşan sinir köklerinin sıkışmasıdır" diye konuştu. "35-40 yaşlarında sık gözüküyor" Bel fıtığına neden olan durumlardan bahseden Op. Dr. Barut, "Bel fıtıkları genel olarak ağır kaldırma sonucuyla tetiklenir. Bununla birlikte aşırı kilo (obezite), ani hareketler, yaşlılık, uzun süre aynı pozisyonda oturmak, genetik faktörler ve sigara tüketimi de bel fıtığına neden olan faktörler arasında gösterebilir. Sıklıkla 30-50 yaşları arasında görülür. Özellikle 35-40 yaşlarında pik yapar" şeklinde konuştu. "Bacaklara yayılan şiddetli ağrı, uyuşma görülebilir" Belirtilere de değinen Barut, "Bel hareketlerinde kısıtlanma kasların gerilmesi ve spazmı sonucu görülür. Yürüme ve oturma sırasında zorlanma fıtığın sinirleri etkilemesiyle ortaya çıkar. Ayak ve bacak kaslarında güçsüzlük omurgadaki sinirlerin zarar görmesi sonucu gelişir. Bacaklara yayılan şiddetli ağrı, uyuşma, karıncalanma ve kas güçsüzlüğü olabilir. Manyetik rezonans görüntüleme (MRI), bel fıtığı tanısında en yaygın kullanılan yöntemdir. Omurganın kemik yapısının incelenmesinde röntgen ve bilgisayarlı tomografi istenebilir. Ayrıca, bazı özel durumlarda sinir iletim hızları, sinir hasarı ve kas zayıflığının tespiti için EMG (Elektromiyografi) tetkiki istenebilir" ifadelerini kullandı. "Sıcak veya soğuk kompres uygulaması iyi gelebilir" Bel fıtığına iyi gelen önerilerde bulunan Op. Dr. Barut, "Sıcak veya soğuk kompres uygulaması, fizik tedavi, istirahat ve kasları çalıştırmak ve ağrı kesiciler bel fıtığı sonucu yaşanan ağrıyı dindirmeye yardım edebilir. Ağrı kesici ilaçlar ve anti-enflamatuar ilaçlar kullanılır. Bel bölgesi, vücudun ağırlık merkezidir ve gün içinde yaptığımız tüm hareketlerden etkilenmektedir. Düzenli yürüyüşler, kan dolaşımını artırarak bel bölgesine daha fazla oksijen gitmesine yardımcı olabilir. Bel fıtığı olanlar için karın kaslarını güçlendirmek önemlidir. Pelvik tilt, kedi-inek pozisyonu, köprü egzersizi, çocuk pozu ve diz göğse çekme egzersizleri ile bel ve karın kaslarını güçlendirir, omurga esnekliğini artırır ve ağrıyı hafifletir. Ağır kaldırmamak önemlidir. Ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Sağlıklı bir kiloya sahip olunmalıdır. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. İyi bir duruş pozisyonu edinilmelidir. Sigara bırakılmalıdır" açıklamasında bulundu. "Bazen fizik tedavi ile rahatlama sağlanabilir" Tedavi yollarına dikkat çeken Op. Dr. Barut, "Yatak istirahati, ağrı kesici medikal tedaviler ve bazen fizik tedavi ile rahatlama sağlanabilir. Hastaların büyük çoğunluğunda bu yöntemlerle şikayetler gerilemektedir. Dirençli ağrı, kuvvet kaybı, idrar kaçırma gibi şikayetler varsa cerrahi tedavi kaçınılmazdır" diye konuştu. "Sadece yüzde 5 civarında hastada ameliyat gerekli olur" Her bel fıtığı hastasının ameliyat olmaması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Barut, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sadece yüzde 5 civarında hastada ameliyat gerekli olur. Acil ameliyat gerektiren durumlar da vardır. İlerleyici güç kaybı, örneğin hastanın bacak-ayak kaslarında ilerleyici güç kaybı meydana geliyorsa, bu ciddi bir sinir sıkışmasının işareti olabilir. Düşük ayak (foot drop), hastanın ayak bileğini yer çekimine karşı yukarı kaldırmakta zorlanması veya bunu hiç yapamaması durumudur. Bu durumda ameliyat aciliyet kazanır. İdrar ve büyük abdest kontrol kaybı, sfinkter kaslarında güçsüzlük sonucu hastanın idrarını veya büyük abdestini tutamaması durumunda hızlı müdahale gereklidir. Bu, omurilik üzerindeki ciddi baskının göstergesidir ve ameliyat gecikirse sinir hasarı kalıcı hale gelebilir. Hastanın başvuru sırasında belirgin nörolojik kayıpları varsa (örneğin, bacakta hissizlik ve felç durumu), sinir üzerindeki basının hızla ortadan kaldırılması için cerrahi müdahale şarttır. Cerrahinin gecikmesi, felç gibi geri dönüşü olmayan nörolojik komplikasyonlara yol açabilir. Bu yüzden yukarıda belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden bir omurga cerrahisi uzmanına başvurmak hayati önem taşır."
Darıca Türkelispor BAL Ligi’ne yükseldi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 10:58 Darıca Türkelispor BAL Ligi’ne yükseldi Kocaeli’nin Darıca ilçesini temsil eden Darıca Türkelispor, Süper Amatör Lig Play-Off Grubu’nda bitime bir hafta kala şampiyonluğu garantileyerek Bölgesel Amatör Lig’e (BAL) yükseldi. Son yıllarda elde ettiği başarılarla dikkat çeken turuncu-beyazlı ekip, Ferhat Yılmaz başkanlığında 4 sezonda 4 şampiyonluk yaşadı. 4 sezon önce 2. Küme’de mücadele eden Darıca temsilcisi, Bölgesel Amatör Lig’e yükseldi. Play-Off Grubu’nun 9. haftasında Derincespor ile deplasmanda karşı karşıya gelen Darıca Türkelispor, 1-0 geriye düştüğü maçı 2-1 kazanarak grubu ilk iki sırada tamamlamayı garantiledi ve şampiyonluğunu ilan etti. Maçın ardından Darıca’ya dönen Türkelispor kafilesi, yüzlerce araçlık konvoy eşliğinde coşkuyla karşılandı. Darıca sokaklarında konvoyla tur atan takım, daha sonra Nenehatun Stadı’nda taraftarlarla birlikte kutlama yaptı. Şampiyonluk sonrası açıklamalarda bulunan Darıca Türkelispor Kulüp Başkanı Ferhat Yılmaz, "Bir olduk, beraber olduk ve kazandık. Bu başarı Darıca’nın başarısıdır. Geçen sezon kıyısından döndüğümüz BAL Ligi kapısından bu yıl içeri girdik. Bize bu mutluluğu yaşatan takımımıza ve sezon boyunca maddi manevi destek olan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Şampiyonluk kutlamalarımızı gelecek hafta oynayacağımız Bağdatspor maçı sonrasında gerçekleştireceğiz. Bu akşamki kutlamalar sadece bir fragmandı" dedi.
Büyükakın: "Kredi desteğiyle en az 5 bin konutun dönüşümünü gerçekleştireceğiz"
28 Nisan 2025 Pazartesi - 10:24 Büyükakın: "Kredi desteğiyle en az 5 bin konutun dönüşümünü gerçekleştireceğiz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Kocaeli’miz, Dünya Bankası’nın 0,69 faiz oranlı kredi programı kapsamına girdi. Bakanlığımızla yapılan koordinasyon sonucunda, bu kredi desteğiyle en az 5 bin konutun dönüşümünü gerçekleştireceğiz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kurumsal firmalarda yöneticilik ve aynı zamanda Gebze’de esnaflık yapan kadınlarla bir araya geldi. Şehir ekonomisine katkı sunan kadınlarla olan buluşmada, yerel kalkınma politikaları başta olmak üzere şehirlerin depreme karşı dirençlilik yaklaşımları da değerlendirildi. "Kadınlarımızın ticaretteki etkinliği, sadece ekonomik bir veri değildir" Başkan Büyükakın, kadın girişimcilerin yalnızca ticaret hayatına değil, toplumsal dayanışmaya da katkı sunduğunu vurgulayarak, "Kadınlarımızın ticaretteki etkinliği, sadece ekonomik bir veri değildir. Aynı zamanda toplumun ayakta kalma kapasitesini artıran bir güçtür. KOSGEB, Bakanlık destekleri ve Büyükşehir Belediyesi olarak bizler, kadın girişimciliği desteklemeyi stratejik bir kalkınma başlığı olarak görüyoruz" dedi. "5 bin konutun dönüşümünü gerçekleştireceğiz" Depreme hazırlık kapsamında önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Büyükakın, "Yapmış olduğumuz fizibilite çalışmalarıyla Kocaeli’miz, Dünya Bankası’nın 0,69 faiz oranlı kredi programı kapsamına girdi. Bakanlığımızla yapılan koordinasyon sonucunda, bu kredi desteğiyle en az 5 bin konutun dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımız 2,5 milyon TL’ye kadar 180 ay vadeli, düşük faizli kredi kullanabilecek" bilgisini verdi. Kadınların üretim ve istihdam süreçlerine daha fazla katılması için projeler geliştirdiklerini ifade eden Başkan Büyükakın, "İnanıyoruz ki kadın eli değen her iş, daha estetik, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir olur. Bu nedenle gerek hibe destekleri, gerekse iş geliştirme programlarıyla kadın esnaflarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayrıca, toplantıya Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, Gebze Bölge Koordinatörü İbrahim Pehlivan ve AK Parti Gebze Kadın Kolları Başkanı Habibe Çırak da katıldı.
İsmet Taşdemir: "İstenmediğimi hissedersem kalmam"
27 Nisan 2025 Pazar - 19:16 İsmet Taşdemir: "İstenmediğimi hissedersem kalmam" Kocaelispor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, Boluspor maçının ardından yaptığı açıklamada, "Güvenilmediğini ya da istenmediğini hissedersem kalmam" dedi. Trendyol 1. Lig’de şampiyonluğu geçen hafta garantileyen ve Süper Lig vizesi alan Kocaelispor, sahasında karşılaştığı Boluspor’a 4-3 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından Kocaelispor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir oyunu değerlendirdi ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taşdemir, "Futbolun gerçeğini yaşıyoruz. Rahatlığın futbola yaramadığını bir kez daha gördük. Bugün futbolcu kardeşlerim bize yakışmayan oyunla başladı. Daha sonra telafi etmek istediler ama yetmedi. Bu arkadaşlarımızın bir kötü oynama hakları vardı. İlk yarı kötü oynadık. İkinci yarı bize yakışır şekilde oynadık ama sonunu getiremedik. İlk defa taraftarımız karşısında yenildiğimiz için çok üzgünüz. Son 2 maçımız kaldı. Böyle oyunla değil, bize yakışan oyunla tamamlayıp ligi bitirmek istiyoruz" dedi. "İstenmediğimi hissedersem kalmam" Süper Lig’de Kocaelispor ile devam edip etmeme konusundaki soruya yanıt veren başarılı teknik adam İsmet Taşdemir, "Bizim görüşmede konuştuklarımız; takım şampiyon olamazsa tazminatsız fesih hakkına iki tarafın da sahip olmasıydı. Şampiyon olursak da devam etme yönündeydi. Anlaşmalar yapılıyor, hepimiz profesyoneliz ama kendi adıma şunu diyebilirim ki bana güvenilmediğini hissettiğim, benimle olmak istenmediğini hissettiğimde kalmam. Burada çok güzel vakit geçirdik, başarılı da olduk. Negatif bir davranış ya da tutum hissetmedim. Ama 2 maçımız var. Oturalım, bakalım. Yönetimimiz Süper Lig ile alakalı hedeflerini doğru bir şekilde masaya yatırmalı. Sonra saha için, hocasıyla oturup istişare edip belli yere getirmeli. Önümüzdeki süreçte göreceğiz. Kocaelispor’un menfaatleri için ne gerekiyorsa o yapılır" yanıtını verdi.