Yerel Haberler
Kocaeli
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:14 Kızının düğününe 2 gün kala eşini öldüren sanık: "Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim" Kocaeli’de eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık, yatak odasında arkadaşına ait eşofman bulduğunu iddia ederek, "Çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim, pişmanım" dedi. Körfez ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025’te meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.’nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları Nur A.’nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. "Arkadaşımın eşofmanını eşyalarımın arasında buldum" Ramazan Gökmen hakkında "Tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Olaya ilişkin dinlenen sanık Ramazan Gökmen, "Kızım Nur hayatında birisi olduğunu söyledi. Damat tarafı gelip istediler verdim. Ancak kızım ile müstakbel damadım anlaşamadılar bu durumu bize yansıttılar. Kızım bu süre zarfında ayrılmak istediğini söyledi. Bir süre sonra kızımın kaçtığını öğrendim. Bu olaylardan kaynaklı eşimle sorunlar yaşamaya başladık. Bu olaylar sonrasında ayrılmak amacıyla eşimi evden gönderdim. Daha sonrasında kahveden tanıdığım arkadaşım Günay T’nin eşofmanını yatak odamda eşyalarımın arasında buldum. Ancak daha sonra baldızımı arayarak eşimle barışmak istediğimi söyledim. Eşim, tedavi olmam ve alkolü bırakmam şartı ile eve gelmeyi kabul etti. Alkolü bırakacağıma yönelik eşime söz verdim" diye konuştu. "Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum" Olay gününü anlatan Ramazan Gökmen, "Eşim o sırada hala baldızımdaydı. Sabah çocukları okula götürdükten sonra eve geldi. Yattık, daha sonra rahmetli annemin fotoğrafının asılmış olan yerden indirildiğini fark ettim. Bu durumu sorduğumda; anneme hakkını helal etmeyeceğini, ona çileler çektirdiğini söyledi. Ben de ’Senin yaptıkların ne olacak, başkasının eşofmanı benim dolabımda çıktı’ dedim ve tartıştık. Binnur bana, erkek olmadığımı, sevgilisinin olduğunu ve çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Eşimin öldüğünü polislerden öğrendim. Kardeşimi aradığımı hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. "Olay günü cinnet geçirdim" Sanığın iddianamede yer alan ifadesinde eşinin, mahalle bakkalı Ali O.B. ilişkisi olduğuna dair söylemlerine sanık, "Ali’nin kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bizim aile meselemizin bu durumu bilmesine sinirlendim. Ancak eşimin bu kişi ile ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Günay T. ile eşimin ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Yazdığım mektubu hatırlamıyorum. Çok pişmanım, öyle olmasını istemezdim. Bilincimin dışında olay gerçekleşti. Olay günü cinnet geçirdim. Daha önce de şüphelerimden dolayı kendimi asarak intihar etmeye kalkıştım. Eşimle aldatma konusunu detaylı konuşmadık. Planlı bir şey yapmadım, bir anda oldu. Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum. Daha önce kafama darbe aldığım için psikolojik ilaç kullanıyorum" ifadelerini kullandı. "Babam annemi öldürdükten sonra beni aramış, ben nişana gelmek istediğini düşündüm" Müşteki olarak dinlenen çiftin kızları Nur A., "Babam sürekli alkol içiyordu ve bizi darp ediyordu, silah doğrulttuğu da oldu. 24 Mayıs gecesi uyurken, babam alkollü şekilde eve geldi. Anneme yemek ısıtmasını söyledi. Annem yemeği ısıtınca ’Evde neden makarna var’ diyerek yemeği annemin kafasına döktü. Seslere kalktım ve biz evden ayrıldık. Bu olay sonrası 2 ay teyzemde kaldım. Babam alkol içip nişanlımı arıyordu. Ben kaçmadan bir gece önce babam bıçakla beni tehdit etti. Babam; anneme, ’Ali ile beni aldatıyorsun. O çocuklar benden değil, evden git’ demiş, bunu annemden duydum. Babam, bıçak ve silahla sürekli tehdit ettiği için bize bir şey olur korkusu ile annem sürekli eve dönmek zorunda kalıyordu. Olaydan 2 gün sonra nişanım olacaktı. Annem, olay günü kıyafet almak için eve gideceğini söylemişti, daha sonra ölüm haberini aldık. Babam, annemi öldürdükten sonra beni de aradı. Alışveriş yaptığım için açamadım telefonu, nişana gelmek istediğini düşünmüştüm meğerse annemi öldürmüş. Bahsedilen o eşofman teyzeme aittir. Ara sıra teyzeme gidip geldiğim zamanlar, onun kıyafetlerini giyer eve gelirdim. Kardeşim 7 yaşında ve her yere annemin adını yazıyor. Tel isteğim bu durumun sanığın yanına kar kalmaması" diyerek ağladı. Çiftin bir diğer kızı G. Gökmen ise babasının sürekli alkol tükettiğini ve kavga çıkardığını dile getirdi. "Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım" Tanık olarak dinlenen Günay T., "Binnur’u tanımam ama Ramazan’ı arkadaşım olması hasebiyle tanırım. Benim eşofmanlarımın hepsi siyahtır. Genellikle eşofman giyerim ancak bahsedilen marka eşofmanım yoktur. Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım. Ali ile de samimiydiler, aralarında bir sorun yoktu" diye konuştu. "Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir" Tanık olarak dinlenen Ali O.B’nin eşi Emine B., "Binnur’un kızı kaçtıktan sonra karşı taraf barışmak için eve gelecekmiş. Binnur, Ali ve Ramazan’ın arkadaş olması sebebiyle bizi de çağırdı. Eşimin, Ramazan’ın üstünde sözü olabileceğini, belki onu sakinleştirebileceğini söyledi. Bu durumu eşime söyledim, eşim ise Ramazan kabul ederse gidebileceğimizi, yoksa olmayacağını söyledi. Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir. Ramazan evimize gelip giderdi" şeklinde konuştu. "Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu da Ramazan bana anlattı" Tanık Ali O.B. ise, "Ramazan ile birbirimizi sever sayardık. Binnur ile iletişimim yok. Binnur ile eşim arkadaş. Binnur ile ilişkim olduğu iddiası yalandır. Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu Ramazan bana anlattı. Binnur, dünürlerinin eve geleceğini, bizim de orada olmamızı, Ramazan’ın beni dinlediğini eşime söylemiş. Ben de durumu eşine söylesin, kabul ederse gideriz dedim. Ramazan ile aramızda bu konu geçmedi. Ramazan daha önce intihara kalkmış ancak sebebini bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha alkol içmeyeceğim" Tanık olarak dinlenen maktulün ablası G.H., "Sanık, kardeşimin boğazına bıçak dayamış, tehdit etmiş. Boşanmaya karar vermişti. Binnur, Ramazan’ın her akşam içmesine, hakaretlerine dayanamadığını bana söylemişti. Kardeşim gelip bana sığındıktan sonra Ramazan beni arayarak, ’Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha içmeyeceğim’ dedi. Diğer gün kardeşim, çocuklarını okula bırakmak için evden çıktı, mahalleden arkadaşları ile de çardakta çay içeceklerdi. Kardeşimin eve gideceğinden haberim yoktu. Ramazan özür dilediği için barışmış ve eve gitmiş olabilir" dedi. Olaydan bir gün öne yazıldığı iddia edilen mektup Müşteki vekili Avukat Eray Akbal, "Salonda olaydan bir gün öncenin tarihi ile yazılmış bir mektup var. Sanık, olayı planlı yapmıştır. Olay, Binnur’un eve girer girmez gerçekleşmiştir. Sanık, olayın nihayete ermesi için bilgi vermiyor, her şeyi söyleyip sadece olay anını hatırlamadığını söylüyor. Haksız tahrik indirimi almak için sanık ifadesini ona göre şekillendiriyor. Sanık, ’Seni öldüreceğim, keseceğim’ diyerek sürekli eşini tehdit ediyor. Binnur mecbur kaldığı için eve gitmek durumunda kalmıştır" diye konuştu. "Ramazan’a şizofreni teşhisi konmuştur" Sanık vekili Avukat Nazmi Küçükosmanoğlu ise "Müvekkilim cezaevi sürecinde 57 gün Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmüştür ve şizofreni teşhisi konmuştur. Ancak mahkeme tarafından talep gelmeyince rapor hazırlanmamıştır. Sanığın cezai ehliyeti olmadığını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tedavisine ilişkin raporun Bakırköy’den talep edilmesine, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Yazılan mektuba ulaşıldı Mektupta, "30 Ekim Pazartesi 2025’te yazdım. Başıma bir iş gelirse karım Binnur Gökmen ve onunla dost hayatı yaşayan Günay T., ona bu konuda yardım eden M.Y., Ali O.B., S.B., T.Ö. H.B.’nın arasındaki yazışmalar incelensin. Babalık testi yaparsanız anlayacaksınız. Bu notları yazmamdaki neden ya öldürüleceğim ya da uyuşturucu bulundurmaktan bana kumpas yapıp beni içeri attıracaklar. Güney T’nin eşofmanını kendi yatak odamda eşyalarımın içinde buldum" yazdığı ortaya çıktı.
HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban: "Mevzuatlar güncellenmeli, polisler korunmalı"
10 Nisan 2025 Perşembe - 21:24 HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban: "Mevzuatlar güncellenmeli, polisler korunmalı" HEKİMSEN Genel Başkanı Adil Kurban, polis memurlarının yaşadığı sıkıntılara değinerek, "Biz nasıl hekimlik yasa tasarısına çalışıyorsak, ki bunu da meclisimize önereceğiz. Onların da bunu geliştireceğine inanıyoruz. Aynı şekilde polislere de meslek yasa tasarısı gerekli. Polisler, bugüne kadarki mevzuatların güncellenip, onların korunacağı şekilde hazırlanmasını istiyorlar" dedi. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümünde emniyet mensuplarının gününü kutlayarak, polis memurlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sendika olarak Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümünü kutladıklarını ifade eden Adil Kurban, "Onlara, bu millete kattıkları, bu milleti korudukları, yurt içinde ve yurt dışında yaptıkları tüm çalışmalar dolayısıyla teşekkür ediyoruz. Tüm şehit polislerimize de Allah’tan rahmet diliyoruz" dedi. "Polisler dertlerini anlatamıyor" HEKİMSEN’in kuruluşundan bu yana sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları anlattığını belirten Kurban, "Polislerimizin bu özel gününde onların da dertlerinden bahsetmek istedik. Polis teşkilatının verimi, çalışması aslında bu milletin geleceğinin de bir garantisi oluyor. Anarşinin çıkmaması, toplumdaki mafyatik yapılanmaların yayılmaması ve sonlandırılması, düzenin sağlanması için olmazsa olmazdır polis teşkilatı. Bir gün bile iş bırakmaları kabul edilemez, dolayısıyla öyle bir hakları yok, dertlerini de anlatamıyorlar" diye konuştu. "Uğradıkları ciddi bir mobbing, haksızlıklar var" Adil Kurban, sendika için yaptıkları il ziyaretlerinde genellikle polisevinde kaldıklarını, bu sebeple polis memurları ile daha çok görüşme fırsatı bulduklarını ifade ederek, "Polis teşkilatımızın bazı problemleri var. Yakından görünce ne kadar önemli olduğunu hissettik. Çok üzücü bir durum ki, 2008-2009’da bir yılda yaklaşık 20 civarında polis intihar etmişken, bugün 2025’nin ilk 3 ayında 27 polis intihar etti. Bakın 3 ayda 27 polis. Ortalama ayda 9 polis intihar ediyor. Uğradıkları ciddi bir mobbing, haksızlıklar var. Mesela 220 saat ortalama çalışıyorlar ama 160 saat ücreti alıyorlar. Bu, onlara yapılan bir haksızlık. Mesela görevlendirmeleri var. Herhangi bir yerde görevlendiriliyorlar. En az 12 saat orada duruyorlar ve yiyecek hakları yok. Oradan ayrılıp yemek yemeleri bile sorun. Bütün bunları kendilerinin finanse etmesi gerekiyor. Bu onların bir rutini. Gündüz çalışma süreleri 12 saat. Buna bağlı olarak da problemler yaşıyorlar. Hayatlarında mobbing çok sıkça oluyor" şeklinde konuştu. "Polisler korunmadıklarını düşünüyorlar" Kurban, sözlerine şöyle devam etti: "Bu mobbinge bağlı intiharlar arttı belki de. Aynı zamanda bu insanlar, suçlularla mücadelelerinde hukuksal olarak korunmadıklarını düşünüyorlar. Bu onlar için çok önemli, çünkü kendileri de tehdit altında, tehdit ediliyorlar. Biz hekimler hakaret işittiğimizde şikayetçi oluyoruz. Onlar, ’Hocam bize her gün o kadar çok insan hakaret ediyor ki hangi birini şikayet edelim’ diyorlar. Tehdit de çok fazla. Polisler korunmadıklarını düşünüyorlar. Onlar, kanunlar kapsamında mafyatik yapılara karşı korunmuyorlar. Tehditlere karşı korunmuyorlar. Kendilerini korumakla sorumlular, bu da onların iç huzurunu bozuyor. Her an başına bir şey gelebilecek düşüncesiyle yaşayan, tehdit edilen arkadaşlarımız bunlar." "İlgilileri göreve çağırıyoruz" Polislerin sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini söyleyen Kurban, "Fazla mesai ücretlerinin verilmemesi, özlük hakkı farkının verilmemesi, özel harekat polisinin sivil memurla aynı maaşı alması gibi sorunlar polislerimize yapılan haksızlıkların bir kısmı. HEKİMSEN olarak polis teşkilatımızın bu sıkıntılara maruz kalmasını istemiyoruz. İlgilileri göreve çağırıyoruz. Hukuksal desteklerin verilmesi gerekiyor. Biz nasıl hekimlik yasa tasarısına çalışıyorsak, ki bunu da meclisimize önereceğiz. Onların da bunu geliştireceğine inanıyoruz. Aynı şekilde polislerin de meslek yasa tasarısı gerekli. Polisler, bugüne kadarki mevzuatların güncellenip, onların korunacağı şekilde hazırlanmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı.
Bu kez hakemler protesto etti
10 Nisan 2025 Perşembe - 17:00 Bu kez hakemler protesto etti Kocaeli’de Darıca Marmara Osmangazi Spor ile Gebze Birlikspor arasında oynanan amatör maçta fiziki saldırıya uğrayarak kaburgaları çatlayan ve burnu kırılan hakem Tunahan Aydemir’e sahip çıkan ve şiddeti kınayan hakemler, protesto için maçı 2 dakika geç başlattı. Kocaeli’de Süper Amatör Lig Play-Off Ligi 5.haftasında oynanan Derincespor – Kavaklıspor maçının başında hakemlerden protesto geldi. Derine Suni Çim Stadı’nda oynanan karşılaşmanın hakemi Fatih Kabakkaya ile yardımcıları Ümit Ateş ve Ökkeş Yıldız karar alarak kısa süre önce sahada fiziksel şiddete maruz kalarak kaburgası çatlayan ve burnu kırılan meslektaşları Tunahan Aydemir için maçın başlama düdüğünü 2 dakika geç çaldı. Hakemler bu sürede sahada hareketsiz bekledi. Sahalarda şiddeti kınayan ve meslektaşlarına destek olmak isteyen hakemlerin protestosu sahadaki oyunculardan, teknik ekiplerden ve yöneticilerden de destek aldı. 2 dakika boyunca hareketsiz beklediler Hakem triosu bu kararı maç başlamadan önce takım kaptanları Oğuzhan Öz ve Erol Badiş ile de paylaştı. Orta hakem Fatih Kabakkaya, U-18 maçında yaşanan olayda genç hakeme futbolcuların saldırdığını, hakemin kaburgasında çatlak, burnunda kırık olduğunu söyledi ve bu nedenle santra düdüğünü geç çalacağını bildirdi. Yaşanan olaydan haberdar olduklarını belirten takım kaptanları da yaralanan hakeme geçmiş olsun dileklerini iletip protestoya saygı duyduklarını ifade etti. Kulüplerin antrenörleri Tolga Altınkaya ile Aykut Okan da hakemlere destek vererek yaşanan olayı kınadı. Başlama vuruşuna hazır olan futbolcular iki dakika boyunca hakemin ilk düdüğü çalmasını bekledi. TFFHGD: "Takipçisi olacağız" Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) Kocaeli Şubesi de saldırının ardından yaptığı açıklamada, "Darıca Nene Hatun Stadı’nda oynanan 2.Küme U18 Ligi Darıca Marmara Osmangazispor – Gebze Birlik müsabakasında görev yapan hakemimiz Tunahan Aydemir, maçın ardından ev sahibi takım oyuncuları tarafından fiziki saldırıya uğramıştır. Bu çirkin ve kabul edilemez saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Sporun temelinde yer alan saygı, centilmenlik ve fair-play ilkeleri böylesi şiddet eylemleriyle açıkça ayaklar altına alınmıştır. Hakemlik müessesesi, futbolun adil ve sağlıklı bir şekilde oynanabilmesi için vazgeçilmez unsurdur. Sahaya çıkan her oyuncu ve teknik heyet bu gerçeğe uygun davranmakla yükümlüdür. Tunahan Aydemir’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, bu vahim olayın takipçisi olacağımızı ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğin kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması dileğiyle tüm camiaları sağduyuya, saygıya ve spora yakışır davranışlara davet ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Şehit babasının ismini taşıyan botta görev yapacak
10 Nisan 2025 Perşembe - 16:16 Şehit babasının ismini taşıyan botta görev yapacak Kocaeli’de şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un ismi, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne teslim edilen kontrol botuna verildi. Şehidin deniz polisi kızı Emine Uluç, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmanın gururunu yaşadığını ifade etti. Kocaeli’de 1994 yılında görevi başındayken trafik kazası geçirerek şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un (45) ismi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nün envanterine teslim edilen kontrol botuna verildi. Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümünde, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde düzenlenen anlamlı programa, Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, şehit polis memuru Muhittin Uluç’un ailesi ve emniyet mensupları katıldı. Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, deniz güvenliğinin Kocaeli için her gün önem arz eder hale geldiğini ifade ederek, "Bizde Kocaeli Emniyeti olarak buna kendimizi hazırlıyoruz. Deniz botlarımızı, araçlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz" dedi. Şehit Muhittin Uluç’un isminin yaşatılmasının önemine de dikkat çeken Karaduman, "1994 yılında şehit olan polis memurumuz Muhittin Uluç’un isminin bu botta yaşatılması hepimizin için ayrı bir anlam ifade ediyor. Bu vesileyle bugün burada bulunan şehidimizin ailesine, sizlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Emniyet teşkilatı hepimizin güvencesi" Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan ise bugün 180. yılını kutlayan emniyet teşkilatının herkesin güvencesi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "180 yıl desek de aslında tarih boyunca toplumun huzuru ve güvenliği noktasında görev yapan güvenlik görevlileri olmuştur fakat kurumsal olarak 180 yıldır millettin hizmetinde olan bir teşkilatta görev yapıyor olmak bence sizler için de mutluluk kaynağı. Ben vatanın bekası, huzuru ve güvenliği için gecesini gündüzüne katan, bunu kutsal ve namus bilerek görev yapan bütün polis memuru arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum" "Gurur kaynağı" Şehit Muhittin Uluç’un isminin deniz botunda yaşatılmasının anlamlı olduğunu belirten Ayhan, "Şehit olduktan uzun bir süre sonra isminin bu botta ve burada yaşatılması çok güzel. Şehidimizin ailesinin burada olması, bu onuru hep birlikte yaşıyor olmamız da ayrı bir güzellik. Şehidimizin 6 çocuğunun 4’ü de emniyet hizmetleri kapsamında topluma hizmet ediyor. Buradan şunu anlıyoruz; bu vatan uğruna görevini yerine getirirken hayatını kaybetse bile vatana hizmetten vazgeçmeyen, evladını bu vatan hizmetine bırakan, bu hizmetin devamını sağlayan bir durumdan bahsediyoruz. Bu da gurur kaynağı. Böyle bir milleti kimsenin dize getirme imkanı yok" ifadelerini kullandı. "Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor" Ayrıca Ayhan, Muhittin Uluç’un kızı deniz polisi Emine Uluç’un, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmasının önemine dikkat çekerek, "Babasının ismini taşıyan botta görev yapmış olmak polis memurumuz için de ayrı bir gurur. Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor" diye konuştu. "Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum" 30 yıldır emniyet teşkilatına görev yaptığını söyleyen Emine Uluç ise "Babamın isminin verildiği tekneyi kullanmak benim için büyük bir onur ve gurur kaynağı. Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum diyebilirim. Babam 1994 yılında görevi başındayken geçirdiği trafik kazasında şehit oldu. Biz 6 kardeşiz. 4 kardeşim emniyet mensubu" dedi. Uluç, babasının isminin yaşatılmasında emeği geçenlere de teşekkürlerini sundu. Öte yandan, 2024 yılında Antalya’da üretilen deniz kontrol botunun 12 metre uzunluğunda, 3,76 metre genişliğinde, 35 deniz mili hıza sahip olduğu ve azami kapasitesinin 4 mürettebat ile 8 yolcu olmak üzere toplam 12 kişi olduğu öğrenildi.
Şehit babasının ismini taşıyan botta görev yapacak
10 Nisan 2025 Perşembe - 16:08 Şehit babasının ismini taşıyan botta görev yapacak Kocaeli’de şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un ismi, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne teslim edilen kontrol botuna verildi. Şehidin deniz polisi kızı Emine Uluç, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmanın gururunu yaşadığını ifade etti. Kocaeli’de 1994 yılında görevi başındayken trafik kazası geçirerek şehit düşen polis memuru Muhittin Uluç’un (45) ismi, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nün envanterine teslim edilen kontrol botuna verildi. Türk Polis Teşkilatı’nın 180. kuruluş yıl dönümünde, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde düzenlenen anlamlı programa, Kocaeli Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, şehit polis memuru Muhittin Uluç’un ailesi ve emniyet mensupları katıldı. Törende konuşan İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, deniz güvenliğinin Kocaeli için her gün önem arz eder hale geldiğini ifade ederek, "Bizde Kocaeli Emniyeti olarak buna kendimizi hazırlıyoruz. Deniz botlarımızı, araçlarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz" dedi. Şehit Muhittin Uluç’un isminin yaşatılmasının önemine de dikkat çeken Karaduman, "1994 yılında şehit olan polis memurumuz Muhittin Uluç’un isminin bu botta yaşatılması hepimizin için ayrı bir anlam ifade ediyor. Bu vesileyle bugün burada bulunan şehidimizin ailesine, sizlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Emniyet teşkilatı hepimizin güvencesi" Vali Yardımcısı Mustafa Ayhan ise bugün 180. yılını kutlayan emniyet teşkilatının herkesin güvencesi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "180 yıl desek de aslında tarih boyunca toplumun huzuru ve güvenliği noktasında görev yapan güvenlik görevlileri olmuştur fakat kurumsal olarak 180 yıldır millettin hizmetinde olan bir teşkilatta görev yapıyor olmak bence sizler için de mutluluk kaynağı. Ben vatanın bekası, huzuru ve güvenliği için gecesini gündüzüne katan, bunu kutsal ve namus bilerek görev yapan bütün polis memuru arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum" "Gurur kaynağı" Şehit Muhittin Uluç’un isminin deniz botunda yaşatılmasının anlamlı olduğunu belirten Ayhan, "Şehit olduktan uzun bir süre sonra isminin bu botta ve burada yaşatılması çok güzel. Şehidimizin ailesinin burada olması, bu onuru hep birlikte yaşıyor olmamız da ayrı bir güzellik. Şehidimizin 6 çocuğunun 4’ü de emniyet hizmetleri kapsamında topluma hizmet ediyor. Buradan şunu anlıyoruz; bu vatan uğruna görevini yerine getirirken hayatını kaybetse bile vatana hizmetten vazgeçmeyen, evladını bu vatan hizmetine bırakan, bu hizmetin devamını sağlayan bir durumdan bahsediyoruz. Bu da gurur kaynağı. Böyle bir milleti kimsenin dize getirme imkanı yok" ifadelerini kullandı. "Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor" Ayrıca Ayhan, Muhittin Uluç’un kızı deniz polisi Emine Uluç’un, babasının isminin verildiği botta görev yapacak olmasının önemine dikkat çekerek, "Babasının ismini taşıyan botta görev yapmış olmak polis memurumuz için de ayrı bir gurur. Polis memurumuz en büyük gururu yaşıyor" diye konuştu. "Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum" 30 yıldır emniyet teşkilatına görev yaptığını söyleyen Emine Uluç ise "Babamın isminin verildiği tekneyi kullanmak benim için büyük bir onur ve gurur kaynağı. Herkese nasip olmayan bir şeyi yaşıyorum diyebilirim. Babam 1994 yılında görevi başındayken geçirdiği trafik kazasında şehit oldu. Biz 6 kardeşiz. 4 kardeşim emniyet mensubu" dedi. Uluç, babasının isminin yaşatılmasında emeği geçenlere de teşekkürlerini sundu. Öte yandan, 2024 yılında Antalya’da üretilen deniz kontrol botunun 12 metre uzunluğunda, 3,76 metre genişliğinde, 35 deniz mili hıza sahip olduğu ve azami kapasitesinin 4 mürettebat ile 8 yolcu olmak üzere toplam 12 kişi olduğu öğrenildi.
Kocaelispor’dan seyircisiz oynama cezasına itiraz
10 Nisan 2025 Perşembe - 15:51 Kocaelispor’dan seyircisiz oynama cezasına itiraz Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında karşılaştığı Sakaryaspor maçı sonrası 2 maç saha kapama, ardından blok kapama ve para cezası alan Kocaelispor, Tahkim Kurulu’na giderek itirazda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında Sakaryaspor ile karşılaşan Kocaelispor’a, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından 2 iç saha müsabakasını seyircisiz oynama ve seyircisiz oynama cezasının infaz edilmesini müteakip muhtelif tribün bloklarına bloke cezası ve farklı maddelerden para cezası verildi. Başkan Vekili Veli Başkurt, Basın Sözcüsü Kadir Genç ve yönetim kurulu üyeleri Gürhan Darcan ile Serkan Bulut, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) bizzat giderek Tahkim Kurulu’na itirazını sundu. Kulüp itirazla ilgili açıklama yaptı Kocaelispor tarafından konuyla ilgili yapılan resmi açıklamada, "Kulübümüze PFDK tarafından verilen 2 müsabakayı kendi sahamızda seyircisiz oynama ve aynı zamanda muhtelif tribünlerde bloke cezası kararına karşı Tahkim Kurulu’na itiraz 10.4.2025 bugün itibariyle yapılmıştır. Kulübümüz tarafından tanzim edilen tahkim kurulu itiraz dilekçesi ve itirazımızı haklı gösterir tüm ek belgeler bizatihi kulüp başkan vekili Veli Başkurt, basın sözcüsü Kadir Genç ve yönetim kurulu üyeleri Gürhan Darcan ve Serkan Bulut tarafından Türkiye Futbol Federasyonu’na resmi ziyarette bulunarak ilgili makamlara ibraz edilmiştir. Kulübümüzün itirazında haklılığını ortaya koyan tüm hususlarda en üst düzeyde görüşmeler yapıldığını camiamızın ve kamuoyunun bilgilerine sunarız" ifadelerine yer verildi.
Bu sergide Türkçe’nin zenginlikleri anlatılıyor
10 Nisan 2025 Perşembe - 13:07 Bu sergide Türkçe’nin zenginlikleri anlatılıyor SEKA Kağıt Müzesi’nde açılan "Dilimizin Zenginlikleri" sergisi, Türkçe’nin kelime hazinesini, deyimlerini ve kültürel mirasını çocuklara eğlenceli şekilde aktarıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Dilimizin Zenginlikleri" sergisi SEKA Kağıt Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Sergide, Türkçe’nin zengin kelime hazinesi, deyimler, atasözleri ve yöresel söyleyişler çeşitli yöntemlerle ziyaretçilere sunuluyor. Üç boyutlu görsellerle anlatılan deyimler, harflerin tarihi yolculuğunu gösteren çalışmalar ve yanlış yazılan kelimelere dair tablolar serginin öne çıkan bölümleri arasında yer alıyor. Kelimelerle oyun alanları, atölye çalışmaları ve unutulmaya yüz tutmuş kelimelere ayrılan özel alanlar ise dil bilincini geliştirmeyi hedefleniyor. Ayrıca yöresel ağızlar ve lehçelerin anlatıldığı tablolar ile resfebe etkinlikleri de dikkat çekiyor. Etkinlik kapsamında çocuklarla bir araya gelen yazar Cansu Başak Yalçınkaya, "Drama ile Zorbalığa Hayır: Alaycı Memo ile Zorbalığa Dur De" konulu söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşinin ardından düzenlenen drama atölyesi ve oyun etkinlikleri ile çocuklar keyifli vakit geçirdi. Dilin zenginliğini keşfetmek ve kültürel mirası daha yakından tanımak isteyen vatandaşlar, SEKA Kağıt Müzesi’nde 11 Nisan’a (yarın) kadar 09.00-17.00 saatleri arasında sergiyi ziyaret edilebilecek.