Yerel Haberler
Kocaeli
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:14 Kızının düğününe 2 gün kala eşini öldüren sanık: "Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim" Kocaeli’de eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık, yatak odasında arkadaşına ait eşofman bulduğunu iddia ederek, "Çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum. Kendimi kaybettim, cinnet geçirdim, pişmanım" dedi. Körfez ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’taki 3 katlı apartmanın 1. katında 31 Ekim 2025’te meydana gelen olayda, Ramazan Gökmen (48) 4 çocuğunun annesi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürmüştü. Ardından zanlı, aynı bıçakla kendini yaralayarak intihara kalkışmış, tedavisi sonrasında çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Talihsiz kadın, 2 Kasım 2025 pazar günü gerçekleşmesi planlanan kızı N.A.’nın düğününe sadece 2 gün kala hayattan koparıldı. Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği ve en büyük kızları Nur A.’nın da evliliğine karşı çıktığı, bu sebeple eşiyle tartışmalar yaşadığı bilgisi aktarıldı. "Arkadaşımın eşofmanını eşyalarımın arasında buldum" Ramazan Gökmen hakkında "Tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Olaya ilişkin dinlenen sanık Ramazan Gökmen, "Kızım Nur hayatında birisi olduğunu söyledi. Damat tarafı gelip istediler verdim. Ancak kızım ile müstakbel damadım anlaşamadılar bu durumu bize yansıttılar. Kızım bu süre zarfında ayrılmak istediğini söyledi. Bir süre sonra kızımın kaçtığını öğrendim. Bu olaylardan kaynaklı eşimle sorunlar yaşamaya başladık. Bu olaylar sonrasında ayrılmak amacıyla eşimi evden gönderdim. Daha sonrasında kahveden tanıdığım arkadaşım Günay T’nin eşofmanını yatak odamda eşyalarımın arasında buldum. Ancak daha sonra baldızımı arayarak eşimle barışmak istediğimi söyledim. Eşim, tedavi olmam ve alkolü bırakmam şartı ile eve gelmeyi kabul etti. Alkolü bırakacağıma yönelik eşime söz verdim" diye konuştu. "Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum" Olay gününü anlatan Ramazan Gökmen, "Eşim o sırada hala baldızımdaydı. Sabah çocukları okula götürdükten sonra eve geldi. Yattık, daha sonra rahmetli annemin fotoğrafının asılmış olan yerden indirildiğini fark ettim. Bu durumu sorduğumda; anneme hakkını helal etmeyeceğini, ona çileler çektirdiğini söyledi. Ben de ’Senin yaptıkların ne olacak, başkasının eşofmanı benim dolabımda çıktı’ dedim ve tartıştık. Binnur bana, erkek olmadığımı, sevgilisinin olduğunu ve çocukların başkasından olduğunu söyledi. Tartıştık, sonrasını hatırlamıyorum, kendimi kaybettim. Kendimi ve eşimi nasıl yaralandığımı hatırlamıyorum. Eşimin öldüğünü polislerden öğrendim. Kardeşimi aradığımı hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. "Olay günü cinnet geçirdim" Sanığın iddianamede yer alan ifadesinde eşinin, mahalle bakkalı Ali O.B. ilişkisi olduğuna dair söylemlerine sanık, "Ali’nin kızımla ilgili ve aile içi meselelerimle ilgili bazı şeyler söyledi. Bizim aile meselemizin bu durumu bilmesine sinirlendim. Ancak eşimin bu kişi ile ilişkisi olduğunu düşünmüyorum. Günay T. ile eşimin ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Yazdığım mektubu hatırlamıyorum. Çok pişmanım, öyle olmasını istemezdim. Bilincimin dışında olay gerçekleşti. Olay günü cinnet geçirdim. Daha önce de şüphelerimden dolayı kendimi asarak intihar etmeye kalkıştım. Eşimle aldatma konusunu detaylı konuşmadık. Planlı bir şey yapmadım, bir anda oldu. Kaç bıçak darbesi vurduğumu hatırlamıyorum. Daha önce kafama darbe aldığım için psikolojik ilaç kullanıyorum" ifadelerini kullandı. "Babam annemi öldürdükten sonra beni aramış, ben nişana gelmek istediğini düşündüm" Müşteki olarak dinlenen çiftin kızları Nur A., "Babam sürekli alkol içiyordu ve bizi darp ediyordu, silah doğrulttuğu da oldu. 24 Mayıs gecesi uyurken, babam alkollü şekilde eve geldi. Anneme yemek ısıtmasını söyledi. Annem yemeği ısıtınca ’Evde neden makarna var’ diyerek yemeği annemin kafasına döktü. Seslere kalktım ve biz evden ayrıldık. Bu olay sonrası 2 ay teyzemde kaldım. Babam alkol içip nişanlımı arıyordu. Ben kaçmadan bir gece önce babam bıçakla beni tehdit etti. Babam; anneme, ’Ali ile beni aldatıyorsun. O çocuklar benden değil, evden git’ demiş, bunu annemden duydum. Babam, bıçak ve silahla sürekli tehdit ettiği için bize bir şey olur korkusu ile annem sürekli eve dönmek zorunda kalıyordu. Olaydan 2 gün sonra nişanım olacaktı. Annem, olay günü kıyafet almak için eve gideceğini söylemişti, daha sonra ölüm haberini aldık. Babam, annemi öldürdükten sonra beni de aradı. Alışveriş yaptığım için açamadım telefonu, nişana gelmek istediğini düşünmüştüm meğerse annemi öldürmüş. Bahsedilen o eşofman teyzeme aittir. Ara sıra teyzeme gidip geldiğim zamanlar, onun kıyafetlerini giyer eve gelirdim. Kardeşim 7 yaşında ve her yere annemin adını yazıyor. Tel isteğim bu durumun sanığın yanına kar kalmaması" diyerek ağladı. Çiftin bir diğer kızı G. Gökmen ise babasının sürekli alkol tükettiğini ve kavga çıkardığını dile getirdi. "Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım" Tanık olarak dinlenen Günay T., "Binnur’u tanımam ama Ramazan’ı arkadaşım olması hasebiyle tanırım. Benim eşofmanlarımın hepsi siyahtır. Genellikle eşofman giyerim ancak bahsedilen marka eşofmanım yoktur. Ramazan samimi arkadaşımdır, neden böyle bir iftirada bulundu anlamadım. Ali ile de samimiydiler, aralarında bir sorun yoktu" diye konuştu. "Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir" Tanık olarak dinlenen Ali O.B’nin eşi Emine B., "Binnur’un kızı kaçtıktan sonra karşı taraf barışmak için eve gelecekmiş. Binnur, Ali ve Ramazan’ın arkadaş olması sebebiyle bizi de çağırdı. Eşimin, Ramazan’ın üstünde sözü olabileceğini, belki onu sakinleştirebileceğini söyledi. Bu durumu eşime söyledim, eşim ise Ramazan kabul ederse gidebileceğimizi, yoksa olmayacağını söyledi. Eşimin Binnur ile ilişkisi olduğu iddiası doğru değildir. Ramazan evimize gelip giderdi" şeklinde konuştu. "Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu da Ramazan bana anlattı" Tanık Ali O.B. ise, "Ramazan ile birbirimizi sever sayardık. Binnur ile iletişimim yok. Binnur ile eşim arkadaş. Binnur ile ilişkim olduğu iddiası yalandır. Evindeki özel meseleleri bilmezdim, sadece kızının kaçma olayını biliyordum onu Ramazan bana anlattı. Binnur, dünürlerinin eve geleceğini, bizim de orada olmamızı, Ramazan’ın beni dinlediğini eşime söylemiş. Ben de durumu eşine söylesin, kabul ederse gideriz dedim. Ramazan ile aramızda bu konu geçmedi. Ramazan daha önce intihara kalkmış ancak sebebini bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha alkol içmeyeceğim" Tanık olarak dinlenen maktulün ablası G.H., "Sanık, kardeşimin boğazına bıçak dayamış, tehdit etmiş. Boşanmaya karar vermişti. Binnur, Ramazan’ın her akşam içmesine, hakaretlerine dayanamadığını bana söylemişti. Kardeşim gelip bana sığındıktan sonra Ramazan beni arayarak, ’Söz veriyorum, kardeşinin gözünde yaş görmeyeceksin, bir daha içmeyeceğim’ dedi. Diğer gün kardeşim, çocuklarını okula bırakmak için evden çıktı, mahalleden arkadaşları ile de çardakta çay içeceklerdi. Kardeşimin eve gideceğinden haberim yoktu. Ramazan özür dilediği için barışmış ve eve gitmiş olabilir" dedi. Olaydan bir gün öne yazıldığı iddia edilen mektup Müşteki vekili Avukat Eray Akbal, "Salonda olaydan bir gün öncenin tarihi ile yazılmış bir mektup var. Sanık, olayı planlı yapmıştır. Olay, Binnur’un eve girer girmez gerçekleşmiştir. Sanık, olayın nihayete ermesi için bilgi vermiyor, her şeyi söyleyip sadece olay anını hatırlamadığını söylüyor. Haksız tahrik indirimi almak için sanık ifadesini ona göre şekillendiriyor. Sanık, ’Seni öldüreceğim, keseceğim’ diyerek sürekli eşini tehdit ediyor. Binnur mecbur kaldığı için eve gitmek durumunda kalmıştır" diye konuştu. "Ramazan’a şizofreni teşhisi konmuştur" Sanık vekili Avukat Nazmi Küçükosmanoğlu ise "Müvekkilim cezaevi sürecinde 57 gün Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görmüştür ve şizofreni teşhisi konmuştur. Ancak mahkeme tarafından talep gelmeyince rapor hazırlanmamıştır. Sanığın cezai ehliyeti olmadığını düşünmekteyiz" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tedavisine ilişkin raporun Bakırköy’den talep edilmesine, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Yazılan mektuba ulaşıldı Mektupta, "30 Ekim Pazartesi 2025’te yazdım. Başıma bir iş gelirse karım Binnur Gökmen ve onunla dost hayatı yaşayan Günay T., ona bu konuda yardım eden M.Y., Ali O.B., S.B., T.Ö. H.B.’nın arasındaki yazışmalar incelensin. Babalık testi yaparsanız anlayacaksınız. Bu notları yazmamdaki neden ya öldürüleceğim ya da uyuşturucu bulundurmaktan bana kumpas yapıp beni içeri attıracaklar. Güney T’nin eşofmanını kendi yatak odamda eşyalarımın içinde buldum" yazdığı ortaya çıktı.
Karateciler şampiyona öncesi moral depoladı
07 Nisan 2025 Pazartesi - 13:12 Karateciler şampiyona öncesi moral depoladı Türkiye Çocuklar Karate Şampiyonası’na katılacak Körfez Gençlerbirliği karatecileri, organizasyon öncesi moral gezisinde bir araya geldi. Şampiyona, 10-13 Nisan tarihleri arasında Yahyakaptan’da bulunan Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda gerçekleştirilecek. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek küçük ve yıldız karateciler, tatamide yeteneklerini sergileyerek madalya için ter dökecek. Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün karatecileri de şampiyona öncesi antrenörleri Şaban Ağaya nezaretinde moral gezisi yaparak, güzel bir gün geçirdi. Yıldızlarda 7 ve miniklerde 7 olmak üzere toplamda 14 sporcu ile şampiyonada yer alacak olan Körfez Gençlerbirliği SK, daha önce elde edilen başarıları tekrarlamak istiyor. "Ünvanlarımızı koruyup, Balkan Şampiyonası için mücadele edeceğiz" Şaban Ağaya, şampiyona öncesi sporculara moral ve enerji vermek amacıyla gezi programı düzenlediklerini ifade ederek, "İlimizde düzenlenecek Türkiye Çocuklar Karate Şampiyonası’na yıldızlarda 7 ve miniklerde 7 sporcu ile katılacağız. Yıldızlar kategorisinde Türkiye dereceli sporcularımız var. Bu sene tekrardan ünvanlarını korumaya çalışıp, Yunanistan’da yapılacak Balkan Şampiyonası’na gitmek istiyoruz. Bu sene ilk defa yarışacak minik 2015 grubumuzdan da beklentimiz yüksek. İllerarası liglerde iyi tecrübe kazanarak madalyalar aldılar. İnşallah Türkiye Şampiyonası’nda da başarılarımızı devam ettiririz" dedi.
Korna kabusu
07 Nisan 2025 Pazartesi - 12:05 Korna kabusu Kocaeli’nin Körfez ilçesinde liman sahasına gelen tırların oluşturduğu yoğunluk ve korna sesleri, yıllardır mahalleliye zor anlar yaşatıyor. Trafikte bekleyen bir tır şoförü, gürültü kirliliğini kayda alarak, "Burada korna çalmanın ne anlamı var? Çaldın da ne oldu? Yükledin mi konteyneri? Kaç yaşında adamlarsınız" sözleriyle duruma tepki gösterdi. Özellikle DP World Yarımca Limanı’na gelen tırlar, bölgede yaşayan vatandaşların hayatını adeta kabusa çevirdi. Gemiler limana yanaştığında oluşan yoğunluk nedeniyle tırlar sokak aralarına kadar diziliyor, onlarca tırın aynı anda kornaya basması ise mahalleliyi isyan ettiriyor. Özellikle çocuklu ve hasta bireylerin yaşadığı evlerde bu gürültü büyük mağduriyet oluştururken, çevre sakinleri 10 yılı aşkın süredir bu soruna kalıcı bir çözüm bekliyor. "Ayıptır" Limana yükleme yapmak için gelen bir tır şoförü de yapılan gürültüyü cep telefonu kamerasıyla kayıt altına aldı. Durduk yere korna çalmanın yanlış olduğunu söyleyen tır şoförü, "Burada korna çalmanın ne anlamı var? Çaldın da ne oldu? Yükledin mi konteyneri? Kaç yaşında adamlarsınız, millet rahatsız oluyor. Senin hiç mi evin barkın yok? Şu evdekilere yazık. Başkası senin evinin yanında korna çalsa sen rahat eder misin? Liman sahibi zaten burayı istila etmiş ve yerleşim yerine liman kurmuş. Ayıptır, zevkine korna çalıyorlar" sözleriyle gürültü kirliliğine isyan etti. "İki kez şikayetçi oldum" Yaklaşık 10 yıldır DP World Yarımca Limanı’nın yakınında ikamet eden Çiydem Değer, yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Değer, "Ben ilk geldiğimde burası yeni açılmıştı. Ses konusunda çok sıkıntılar yaşadık. Belirli günlerde gemi geldiği zaman aşırı yoğun olabiliyor ve bu zamanlarda bütün tırlar kornaya basarak çok fazla ses çıkarıyorlar. Bu durum evde çocukları, hastaları olan insanları çok rahatsız ediyor. Bu durumdan dolayı iki defa bende polise şikayette bulundum. Bu durum neden kaynaklanıyor bilemiyorum. Yolumuzun üzerinde de geçişler olduğu için trafikte de çok sıkıntılar yaşıyoruz. 10 yıla yakındır bu şikayetlerimiz var ve komple mahalle olarak bu şikayetlerimiz devam ediyor" diye konuştu. "Yönetimde bir sıkıntı olduğu kesin" Değer, bu soruna bir çözüm bulunması gerektiğinin altını çizerek, "Ben çok rahatsız olduğum bir dönemde polisi aramıştım. Polis, tırların yanına giderek onları uyardı. Ardından da bize dönüş yaparak, bunu tır şoförlerinin yaptığını söylediler. Bu neden oluyor bilemiyorum ama yönetimde bir sıkıntı olduğu kesin. Nasıl çözülür bilemiyorum ama kesinlikle buna bir çözüm bulunmalı. Düşünün, 100 tırın birden kornaya bastığını. Çok yüksek bir ses çıkarıyor ve bu durumda ister istemez bizleri rahatsız ediyor. Mahallede ara ara bazıları da şikayetçi oluyor. Kimisi çıkıp bağırıyor, kimisi kornaya basıyor. Evde olan herkes bu durumdan şikayetçi" ifadelerini kullandı.
Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor
07 Nisan 2025 Pazartesi - 10:20 Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılıyor Kocaeli’de yarın düzenlenecek çalıştayda Kartepe’nin turizm geleceği masaya yatırılarak, bölgenin cazibe merkezi haline gelmesine yönelik stratejiler ele alınacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, önemli bir çalıştaya daha ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda Kocaeli’yi turizm şehri yapma hedefiyle çalışmalarını sürdüren büyükşehir belediyesi, ŞÛRA Kent Politikaları ve Araştırmaları Merkezi koordinasyonunda "Kartepe Turizm Çalıştayı" düzenleyecek. Turizme yön verecek önemli konuların gündeme geleceği çalıştay, salı günü saat 09.30’da Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. "Doğanın Kalbinde 4 Mevsim Turizm" mottosuyla düzenlenecek çalıştayda, Kartepe’nin mevcut turizm potansiyelinin sürdürülebilir anlayışla değerlendirilmesi ve bölgenin cazibe merkezi haline gelmesine yönelik stratejiler ele alınacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kocaeli Valiliği, üniversiteler, kalkınma ajansları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 300 katılımcı, farklı temalarda oluşturulan çalışma masalarında fikir alışverişinde bulunacak. Çalıştayda, mekânsal ihtiyaçlar, yatırım fırsatları, sürdürülebilirlik ve yerel girişimcilik gibi başlıklar üzerinden ortak akıl oluşturulması hedefleniyor. Açılış programında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve turizm alanında uluslararası tecrübeye sahip ATC Mountain Tourism Consultants ortağı Nezih İşçi konuşmacı olarak yer alacak. İşçi, dağ ve doğa turizmi konusundaki örnek uygulamaları ve stratejik yaklaşımları katılımcılarla paylaşacak. Çalıştayda elde edilecek çıktılar, Kartepe’nin mekansal gelişiminde, turizm planlamasında ve yatırım kararlarında yol gösterici bir rehber olacak.
Prof. Dr. Özkan: "Diş çekimi, kalp hastaları için kanamalı cerrahi bir işlemdir"
06 Nisan 2025 Pazar - 17:27 Prof. Dr. Özkan: "Diş çekimi, kalp hastaları için kanamalı cerrahi bir işlemdir" Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, kalp hastalarında diş çekiminin risk taşıdığını belirterek, "Kan sulandırıcı kullanan veya ciddi kalp-damar hastalığı olan bireylerde diş çekimi yalnızca bir diş hekimliği tedavisi değil, kanamalı bir cerrahi işlemdir" dedi. Kalp hastalığını bulunan kişilere karşı Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, özellikle kan sulandırıcı kullanan, kalp kapak hastalığı olan ya da enfektif endokardit geçirmiş hastalar için hayati tehlike taşıdığını açıkladı. Prof. Dr. Özkan, "Son yıllarda diş çekimi sonrası kanama nedeniyle hayatını kaybeden vakaların artması, bu konuda alınması gereken önlemleri bir kez daha gündeme getirdi" dedi. "By-pass cerrahisi öyküsü gibi geçmiş tıbbi durumlar incelenmelidir" Kalp hastalarında diş çekimi sırasında hangi önlemlerin alınması gerektiğini sıralayan Prof. Dr. Özkan, "Kapsamlı kalp-damar hastalığı değerlendirmesi, kalp hastalarında diş çekimi öncesi ilk adım, hastanın genel sağlık durumuyla birlikte kalp-damar hastalığının detaylı bir şekilde değerlendirmektir. Bu süreçte, kalp kapak hastalığı, kalp pili, stent, by-pass cerrahisi öyküsü gibi geçmiş tıbbi durumlar incelenmelidir. Kullanılan ilaçlar (özellikle kan sulandırıcılar ve tansiyon ilaçları) göz önünde bulundurulmalıdır. Kardiyoloji uzmanı veya kalp damar cerrahı ile koordinasyon sağlanarak bireysel bir tedavi planı oluşturulmalıdır. Bazı durumlarda, diş çekiminden önce kan sulandırıcı ilacın dozunun azaltılması veya kısa bir süreliğine kesilmesi gerekebilir. Ancak bu karar diş hekimiyle veya çene cerrahisi uzmanıyla birlikte mutlaka hastanın kardiyoloğu ile birlikte alınmalıdır" ifadelerine yer verdi. "Kalp hastalarında lokal anestezi seçimi büyük önem taşır" Lokal anestezinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özkan, "Kalp hastalarında lokal anestezi seçimi büyük önem taşır. Epinefrin içeren anesteziklerin düşük dozda kullanılması, kalp üzerindeki ekstra yükü azaltır, kanamayı azaltır ve ani tansiyon yükselmelerini önler. Steril gazlı bezle kanayan bölgeye doğrudan basınç uygulaması, çekim bölgesine yapılan basınç, kan damarlarının daralmasına ve pıhtı oluşumuna yardımcı olur. Lokal hemostatik ajanlar, kanamanın kontrol edilemediği durumlarda kolajen sünger, fibrin yapıştırıcı gibi kanama durdurucu ajanlar kullanılır. Diş çekim bölgesinin dikişle kapatılması, iyileşme sürecini hızlandırırken kanamayı da minimize eder. Lazer veya elektrokoter cihazı yardımıyla kanama olan bölgeye teknolojik cihazlardan lazer veya elektrokoter uçlar temas ettirilerek atar veya toplar damarlardan sızan kanamanın durdurulması sağlanır" şeklinde konuştu. "Yöntemler hastaya özel olmalıdır" Hastaya özel müdahale yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, "Kanama kontrolü için uygulanacak yöntemler hastaya özel olmalıdır. Standart bir diş çekiminde yeterli olan basit yöntemler, kalp hastalarında yetersiz kalabilir. Bu nedenle diş çekimi sırasında hemostatik (kan durdurucu) ajanların hazır bulundurulması şarttır. Diş çekimi sonrası en büyük risklerden biri geç başlayan kanamalar ve enfeksiyonlardır. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, çekim sonrası birkaç saat içinde kanama durabilir, ancak 24-48 saat sonra tekrar başlayabilir. Hastalar, işlem sonrası 24 saat boyunca aşırı tükürmemeli aksine yutulmalıdır, sıcak yiyecekler yerine soğuk tüketilmesi tavsiye edilir, 1-2 gün içinde durmayan kanama durumunda acilen diş hekimine veya çene cerrahına başvurulabilir. Özellikle kan sulandırıcı kullanan bireylerde, yara bölgesine darbe almaktan kaçınılmalı ve kanama fark edildiğinde derhal diş hekimle iletişime geçilmelidir. Ayrıca, diş çekimi sonrası aşırı kanama olması enfeksiyon riskini artırır. Enfeksiyonun önlenmesi için; kanamanın kısa zamanda kontrol altına alınması, profilaktik antibiyotik kullanımı, antiseptik gargara ile düzenli ağız hijyeni sağlanabilir" ifadelerine yer verdi. "Yanlış müdahaleler veya eksik planlamalar, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor" Yanlış müdahalelerin geri dönüşü olmayan sonuçlar çıkarabileceğini belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, "Yanlış müdahaleler veya eksik planlamalar, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabiliyor. Kalp hastalarına diş çekimi gibi basit görünen işlemler, aslında kanamalı bir cerrahi işlem olduğunun farkında olunmalıdır. Diş çekimi uygun önlemler alınarak yapılmalıdır. Aksi takdirde, kontrolsüz kanama veya enfeksiyon nedeniyle hastalar hayatını kaybedebilir. Kalp hastalarında diş çekimi özel bir planlama gerektirir. Diş çekimi cerrahi kanamalı bir işlem olduğundan özellikle kalp hastalarında yaşamsal riskler taşıyan bir işlemdir. Bu yüzden, hem hastalar hem de sağlık profesyonelleri, her adımı titizlikle planlamalıdır" dedi.
Mahkemelik olan tesisi vatandaş istemiyor
06 Nisan 2025 Pazar - 13:30 Mahkemelik olan tesisi vatandaş istemiyor Kocaeli’nin turizmiyle ön plana çıkan ilçesi Kartepe’ye, Yıldızlar Yatırım Holding tarafından yapılmak istenen çelikhane ve haddehane projesinin ÇED raporu süreci yargıya taşındı. Süreç Danıştay’da devam ederken, bölge halkı tesisin yapılmasına kesinlikle karşı çıkıyor. Kentin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Kartepe’ye, Yıldız Demir Çelik firması tarafından yapılmak istenen çelikhane ve haddehane projesine Mayıs 2023’te onay verilmişti. Siyasilerin itirazı üzerine Kocaeli 2. İdare Mahkemesi, projenin meteorolojik analizlerinin eksikliği ile çevre ve trafik üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle ÇED raporunun yetersiz olduğuna hükmederek projeyi iptal etti. Yıldız Demir Çelik Şirketi ise kararı Danıştay’a taşıyarak iptal kararına itiraz etti. Süreç Danıştay 10. Dairesi’nde devam ederken, vatandaşlar tesise kesinlikle karşı çıkıyor. "Vatandaş kesinlikle istemiyor" ÇED raporu sürecine bölge halkı olarak katıldıklarını belirten Mustafa Mutlu Sarı, "Vatandaş bu tesisi kesinlikle istemiyor " dedi. "Tarım, yer altı su kaynakları ve turizm doğrudan etkilenecektir" Bölgenin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için tanıtılmasının gerekli olduğunu ifade eden Sarı, "Fabrikanın yapılmak istendiği yer, Kartepe’nin 32 mahallesinden biri olan Uzunbey Mahallesi. Bayraktar, Solaklar, Durhasan, Eseler gibi Kocaeli’nin sebze üretim merkezlerine kuş uçuşu birkaç kilometre mesafede. Marmara’nın meyve üretim merkezi olan Maşukiye, Derbent ve Balaban’a ise kuş uçuşu yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta. Ayrıca Sapanca Gölü de buraya kuş uçuşu 7-8 kilometre mesafede. Bu fabrikanın kurulması halinde bölgedeki tarım, yer altı su kaynakları ve turizm doğrudan etkilenecektir" diye konuştu. "Böyle bir fabrikanın yapılması Kartepe’ye ihanettir" Turizmin nasıl etkileneceğini de açıklayan Sarı, "Fabrikadan çıkacak buhar ve cüruf, lodos etkisiyle Samanlı Dağları’na, Sapanca’ya, Kartepe’ye, Maşukiye’ye, Balaban’a ve Arslanbey’e yayılacak. Bu dağlarda turizm yapan herkesi olumsuz etkileyecek. Kartepe, bugün kar ve su kayağının doğal olarak yapılabildiği tek ilçe. Böyle bir fabrikanın yapılması Kartepe’ye ihanettir. 135 bin Kartepeli ve çevre ilçelerle birlikte toplamda 400 bin insan bu durumdan etkilenecektir" şeklinde konuştu. "Çok net bir şekilde karşıyız" Mustafa Mutlu Sarı, çok sayıda vatandaşın da fabrikanın yapılmasına karşı çıktığına değinerek, "400 bin insana referandum yapılsa, yüzde 95-96 oranında hayır oyu çıkar. Çok net bir şekilde bu fabrikanın buraya yapılmasına kesinlikle karşıyız. Yıldızlar Yatırım Holding yapmayı planlıyor fabrikayı ama bizler yaptırmayacağız" ifadelerini kullandı.