Yerel Haberler
Kocaeli
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:18 "İki Teker Bir Rüya" 3 bin 800 öğrenciye ulaştı Kocaeli’de çocuklara sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hazırlanan "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu, 25 okulda 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Oyun, eğlenceli ve interaktif yapısıyla bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın önemini anlattı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çocuklara erken yaşta sürdürülebilir ulaşım bilinci kazandırmak amacıyla hayata geçirdiği "İki Teker Bir Rüya" adlı tiyatro oyunu ile önemli farkındalık çalışmasına imza attı. Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında hazırlanan oyun, eğlenceli kurgusu ve öğretici içeriğiyle çocuklardan büyük ilgi gördü. Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Çayırova, İzmit ve Başiskele’de bulunan kültür merkezlerinde sahnelenen tiyatro oyunu, 25 farklı okuldan toplam 3 bin 800 öğrenciyle buluştu. Böylelikle çocuklar, interaktif sahneler ve eğlenceli karakterler eşliğinde bisiklet kullanımının, yaya ulaşımının ve toplu taşımanın çevreye olan olumlu etkilerini öğrenme fırsatı yakaladı. Renkli karakterler ve eğlenceli diyaloglarla zenginleştirilen oyunda bisiklet, yaya ulaşımı ve toplu taşımanın çevreye katkıları anlatıldı. "İki Teker Bir Rüya", çocuklara yalnızca ulaşım türlerini tanıtmakla kalmıyor ve onlara doğaya saygılı, güvenli ve sağlıklı hareketlilik alışkanlıklarının önemini de aktarıyor. Oyun boyunca çocuklar hem keyifli vakit geçiriyor hem de günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri sürdürülebilir ulaşım davranışları konusunda bilinçleniyor.
Körfezli Elif Edirne’den başarıyla döndü
20 Mart 2025 Perşembe - 15:39 Körfezli Elif Edirne’den başarıyla döndü Edirne’de düzenlenen Okul Sporları Gençler Bilek Güreşi müsabakalarında katılan Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü sporcusu Elif Aşık, hem sağ hem de sol kolda ikinci oldu. Edirne Mimar Sinan Spor Salonu’nda düzenlenen Okul Sporları Gençler Bilek Güreşi müsabakalarına Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’dan 12 ilden 321 kız, 277 erkek olmak üzere farklı sıkletlerde toplam 598 sporcu katıldı. Elif Aşık Türkiye finallerine kalmaya hak kazandı Sporcular, üstün kuvvet, teknik ve dayanıklılıklarını sergileyerek birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalıştı. Kocaeli şampiyonu olarak turnuvaya katılan Körfez Gençlerbirliği SK Kadın Futbol Takımı kalecisi Elif Aşık, Edirne’de de başarılı maçlar çıkararak ikinci olmayı başardı. Elif aldığı bu sonuçla Türkiye finallerinde yarışmaya hak kazandı. Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü’nden yapılan açıklamada, "Kadın Futbol Takımımızın başarılı sporcusu Elif Aşık, Edirne’de yapılan Okul Sporları Gençler Bilek Güreşi müsabakalarında hem sağ hem de sol kolda ikinci olarak Türkiye finallerinde yarışmaya hak kazanmıştır. Takımımızın kalecisi Elif bu alanda da gücünü göstererek başarılarına bir yenisi ekledi. Aldığı bu başarılı sonuçla kulübümüzü, ilçemizi ve ilimizi gururlandırmıştır. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" denildi.
Durak kavgası cinayete dönmüştü, yaşananları ilk kez anlattı: "Orağı boynuma taktı"
20 Mart 2025 Perşembe - 15:22 Durak kavgası cinayete dönmüştü, yaşananları ilk kez anlattı: "Orağı boynuma taktı" Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde istediği durakta inemediği için şoförle tartışan Erdal Kara’nın, otobüs sahibinin oğlu tarafından öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Savunmasında, olay günü Kara’nın evine, otobüste yaşanan gerginlik üzerine konuşmak için gittiklerini söyleyen tutuklu sanık, "Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti" dedi. Olay, 30 Ağustos 2024’de Suadiye Mahallesi Karadere Caddesi’nde meydana geldi. Erdal Kara (50), eşi ile birlikte özel halk otobüsüne bindi. Bir süre sonra inmek için düğmeye basan Kara, aracın biraz daha ileride durması sebebiyle şoför Emirhan S. ile tartıştı. Şoförün duramadığını söylemesi üzerine Erdal Kara’nın, Emirhan S. ve otobüs sahibine küfür ederek araçtan indiği iddia edildi. Yaşananların otobüs sahibi Nizam K. ile oğlu Bedirhan K.’ye anlatılmasıyla olay daha da büyüdü. Bedirhan K., Emirhan S. ile birlikte Erdal Kara’nın evine gitti. Bir süre sonra Nizam K. da olay yerine geldi. Burada çıkan kavgada Bedirhan K., tüfekle Kara’ya ateş etti. Kanlar içinde kalan Kara, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Bedirhan K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi" Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Bedirhan K., tutuksuz sanık Nizam K., taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Savunması için söz hakkı verilen tutuklu sanık Bedirhan K., "Erdal abiyi aynı mahallede oturduğum için tanırım. Kendisiyle bir husumetim veya samimiyetim yoktur. Olay günü cuma namazını beklerken arkadaşım Emirhan telefonla ağlayarak beni aradı. Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi. Babam Nizam, ’Gidin Erdal ile konuşun, konuyu kapatın, barışın’ dedi. Erdal abiyi arayarak konuşmak istediğimi söyledim. Evde olduğunu söyleyerek ’Gel’ dedi" dedi. "Erdal abi orağı boynuma taktı" Emirhan S. ile Erdal Kara’nın evine gittiklerini söyleyen Bedirhan K., "Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti. Boynumu kurtararak araçtan indim ancak Erdal abi bu sefer de orağı kafama salladı. Elimle müdahale ettim, hatta elim kesildi. Küfür etmeye davam etti ve kafa attı, burnum kanadı. Ben asla kendisine fiziki bir müdahalede bulunmadım, darp etmedim. Her yerimden kan akıyordu, bayılmak üzereydim. Buna rağmen konuyu kapatma, konuşma derdindeydim" diye konuştu. "Bana vurması sıkıntı değildi ancak babama hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum" Babası Nizam K.’nın da gelmesiyle Erdal Kara’nın daha da sinirlendiğini dile getiren Bedirhan K., "Erdal abi, babama doğru gidince ona da zarar vereceğin düşündüm. Erdal abinin bana vurması sıkıntı değildi ancak babama doğru hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum. Hemen bagaja yöneldim, levyeyi aldım. Ruhsatlı silahımı görünce onu da aldım. Havaya 2 el ateş ettim. Bunun üzerine Erdal abi üstüme gelmeye başladı. Endişe ve korkuyla yere, en fazla ayaklarına doğru yere ateş ederim diye düşündüm ve ateş ettim. Bacağından kan aktığını görünce hemen durdum ve yardım etmek istedim ancak Ayten Yenge de bana vurmaya başladı. Emirhan’a ilk yardım yapmasını söyleyerek tüfeği alıp karakola gittim ve teslim oldum. Ailesinden özür diliyorum. Pişmanım, zarar verme niyetim yoktu. Erdal abiyi kesinlikle darp etmedim ve küfür etmedim. Oraya gitmemin amacı ona zarar vermek değildi. Olayı anlamaktı, mevzuyu tatlıya bağlamak, sineye çekmekti" ifadelerini kullandı. "50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış" Maktul Erdal Kara’yı 40 senedir tanıdığını söyleyen tutuksuz sanık Nizam K., "Ben ona iyilikten başka bir şey yapmadım. Üzerimde onun şaşkınlığı var. 50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış. Erdal’ın bu olay sebebiyle bana kin beslediğini, husumet duyduğunu öğrendim. ’Ben onları döveceğim’ diyormuş. Oğlum Bedirhan’a kızdım, ’Gidin barışın. Bunlar otobüslerde olan şeyler’ dedim. Bedirhan ve Emirhan olayı tatlıya bağlamak için gittiler. Ben de olay yerine gittiğimde oğlum Bedirhan’ın yüzü kan içindeydi. Erdal bana doğru döndüğünde bana da aynısını yapacak korkusuyla oğlumun ateş ettiğini düşünüyorum. Kötü niyetim olsaydı çocuklarımı konuyu tatlıya bağlaması için göndermezdim, ben bir babayım" dedi. "Babam ile Nizam arasının iyi olmadığını biliyorum" Sanıklardan şikayetçi olan maktulün oğlu Eren Kara, "Sanıklar ile babam arasında gerçekleşen olaya şahit olmadım. Babamın Nizam ile problemi vardı. Ancak konunun ne olduğunu bilmiyorum. Silah mevzusundan aralarında husumet olduğunu duydum. Nizam’a silah çekilmiş, babam ise onu kurtarmış. Babam silahı Nizam’a vererek polise vermesini ve olayları anlatmasını istemiş. Ancak Nizam polise gitmeyerek silahı muhtara götürüyor. Bu sebeple babam ile Nizam arası açılıyor. Bunu olaydan sonra babamın arkadaşlarından öğrendik. Babamın Bedirhan ve Emirhan ile husumeti yoktu ancak Nizam ile arasının iyi olmadığını biliyorum" diye konuştu. "Nizam, ’Seni öldürteceğim’ dedi" Olaya ilişkin dinlenen tanık Edanur D., "Nişanlım kavga sesi duyunca olayı ayırmaya gitti. Bir süre sonra Bedirhan’ın babası geldi, elinde bıçak vardı. ’Seni öldürteceğim’ dedi. Hemen sonrasında Bedirhan bagajdan tüfek alarak ateş etti. Emirhan, yaralıya ilk yardımda bulundu" şeklinde konuştu. "Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı" Tanık olarak dinlenen maktulün kuzeni Serkan Kara, "Sesleri duyunca hemen koşup kavgayı ayırmaya çalıştım. Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı. Nizam ise uzaktan bakıyordu. Bedirhan benden kurtulup silah alıp ateş etti. Sonra kaçıp gitti" ifadelerini kullandı. "Küfür etti" Tanık Emirhan S. ise "İtfaiyecilik yapıyorum. Olay günü vardiya çıkışı Nizam amcanın isteği üzerine şehir içi otobüsünde şoförlük yapmaya başladım. Zira o gün şoför bulamamıştı. İsmini sonradan öğrendiğim Erdal ve karısı İzmit’ten araca bindi. Bir süre sonra ayağa kalktı ve inmek istediğini söyledi. Ayakta olduğu için ani fren yapamadım. Biraz daha ileride durmak durumunda kaldım. ’Ben Erdal Kara, seni de, mal sahibini de sinkaf ederim’ diyerek küfür etti. Beni tehdit etti, üstüme yürüdü. ’Abi kusurum ne?’ dedim ancak o küfür etmeye devam etti. Ben de mal sahibi Nizam’ı aradım, ’Kim bu adam?’ dedim, durumu anlattım. Nizam amca, ’Gidin bu işi çözün’ dedi. Bedirhan ile taksiye bindik. Bedirhan sakin olmamı istedi, ’Bir kusur varsa özür dileriz’ dedi. Bedirhan, Erdal’ı aradı ’Gelin lan evdeyim’ dedi" ifadelerini kullandı. "Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi" Olay yerine gittiklerinde Erdal’ın kendilerini orakla karşıladığını söyleyen Emirhan S., "Erdal, araç camından orağı Bedirhan’ın boynuna taktı. Konuşmaya geldiğimizi söyledim. Daha sonra Erdal, orakla Bedirhan’ın kafasına hamle yaptı. Bedirhan eliyle müdahale etti ve eli kesildi. Erdal daha sonra Bedirhan’a kafa attı ve küfür etti. Erdal’ın eşi de Bedirhan’ı darp etmeye başladı. Ben onları engellemeye çalışıyordum. Bir süre sonra Nizam amca geldi. Erdal sinkaflı küfür etti. Bedirhan bagajdan silah alarak ateş etti. Bedirhan giderken benim orada kalmamı, müdahale etmemesi istedi. Gerekli müdahaleyi yaptım. Ambulans gelene kadar başından ayrılmadım. Lisanslı 10 yıllık boksörüm. Erdal’a vurmak istesem vururdum ancak biz oraya konuşmaya gittik. 30 yaşındayım, Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi. Hatta olayı ağlayarak anlattım" dedi. Mahkeme heyeti, Bedirhan K’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Durak kavgası cinayete dönmüştü, yaşananları ilk kez anlattı: "Orağı boynuma taktı"
20 Mart 2025 Perşembe - 15:20 Durak kavgası cinayete dönmüştü, yaşananları ilk kez anlattı: "Orağı boynuma taktı" Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde istediği durakta inemediği için şoförle tartışan Erdal Kara’nın, otobüs sahibinin oğlu tarafından öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Savunmasında, olay günü Kara’nın evine, otobüste yaşanan gerginlik üzerine konuşmak için gittiklerini söyleyen tutuklu sanık, "Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti" dedi. Olay, 30 Ağustos 2024’de Suadiye Mahallesi Karadere Caddesi’nde meydana geldi. Erdal Kara (50), eşi ile birlikte özel halk otobüsüne bindi. Bir süre sonra inmek için düğmeye basan Kara, aracın biraz daha ileride durması sebebiyle şoför Emirhan S. ile tartıştı. Şoförün duramadığını söylemesi üzerine Erdal Kara’nın, Emirhan S. ve otobüs sahibine küfür ederek araçtan indiği iddia edildi. Yaşananların otobüs sahibi Nizam K. ile oğlu Bedirhan K’ye anlatılmasıyla olay daha da büyüdü. Bedirhan K., Emirhan S. ile birlikte Erdal Kara’nın evine gitti. Bir süre sonra Nizam K. da olay yerine geldi. Burada çıkan kavgada Bedirhan K., tüfekle Kara’ya ateş etti. Kanlar içinde kalan Kara, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Bedirhan K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi" Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Bedirhan K., tutuksuz sanık Nizam K., taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Savunması için söz hakkı verilen tutuklu sanık Bedirhan K., "Erdal abiyi aynı mahallede oturduğum için tanırım. Kendisiyle bir husumetim veya samimiyetim yoktur. Olay günü cuma namazını beklerken arkadaşım Emirhan telefonla ağlayarak beni aradı. Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi. Babam Nizam, ’Gidin Erdal ile konuşun, konuyu kapatın, barışın’ dedi. Erdal abiyi arayarak konuşmak istediğimi söyledim. Evde olduğunu söyleyerek ’Gel’ dedi" dedi. "Erdal abi orağı boynuma taktı" Emirhan S. ile Erdal Kara’nın evine gittiklerini söyleyen Bedirhan K., "Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti. Boynumu kurtararak araçtan indim ancak Erdal abi bu sefer de orağı kafama salladı. Elimle müdahale ettim, hatta elim kesildi. Küfür etmeye davam etti ve kafa attı, burnum kanadı. Ben asla kendisine fiziki bir müdahalede bulunmadım, darp etmedim. Her yerimden kan akıyordu, bayılmak üzereydim. Buna rağmen konuyu kapatma, konuşma derdindeydim" diye konuştu. "Bana vurması sıkıntı değildi ancak babama hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum" Babası Nizam K’nın da gelmesiyle Erdal Kara’nın daha da sinirlendiğini dile getiren Bedirhan K., "Erdal abi, babama doğru gidince ona da zarar vereceğin düşündüm. Erdal abinin bana vurması sıkıntı değildi ancak babama doğru hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum. Hemen bagaja yöneldim, levyeyi aldım. Ruhsatlı silahımı görünce onu da aldım. Havaya 2 el ateş ettim. Bunun üzerine Erdal abi üstüme gelmeye başladı. Endişe ve korkuyla yere, en fazla ayaklarına doğru yere ateş ederim diye düşündüm ve ateş ettim. Bacağından kan aktığını görünce hemen durdum ve yardım etmek istedim ancak Ayten Yenge de bana vurmaya başladı. Emirhan’a ilk yardım yapmasını söyleyerek tüfeği alıp karakola gittim ve teslim oldum. Ailesinden özür diliyorum. Pişmanım, zarar verme niyetim yoktu. Erdal abiyi kesinlikle darp etmedim ve küfür etmedim. Oraya gitmemin amacı ona zarar vermek değildi. Olayı anlamaktı, mevzuyu tatlıya bağlamak, sineye çekmekti" ifadelerini kullandı. "50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış" Maktul Erdal Kara’yı 40 senedir tanıdığını söyleyen tutuksuz sanık Nizam K., "Ben ona iyilikten başka bir şey yapmadım. Üzerimde onun şaşkınlığı var. 50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış. Erdal’ın bu olay sebebiyle bana kin beslediğini, husumet duyduğunu öğrendim. ’Ben onları döveceğim’ diyormuş. Oğlum Bedirhan’a kızdım, ’Gidin barışın. Bunlar otobüslerde olan şeyler’ dedim. Bedirhan ve Emirhan olayı tatlıya bağlamak için gittiler. Ben de olay yerine gittiğimde oğlum Bedirhan’ın yüzü kan içindeydi. Erdal bana doğru döndüğünde bana da aynısını yapacak korkusuyla oğlumun ateş ettiğini düşünüyorum. Kötü niyetim olsaydı çocuklarımı konuyu tatlıya bağlaması için göndermezdim, ben bir babayım" dedi. "Babam ile Nizam arasının iyi olmadığını biliyorum" Sanıklardan şikayetçi olan maktulün oğlu Eren Kara, "Sanıklar ile babam arasında gerçekleşen olaya şahit olmadım. Babamın Nizam ile problemi vardı. Ancak konunun ne olduğunu bilmiyorum. Silah mevzusundan aralarında husumet olduğunu duydum. Nizam’a silah çekilmiş, babam ise onu kurtarmış. Babam silahı Nizam’a vererek polise vermesini ve olayları anlatmasını istemiş. Ancak Nizam polise gitmeyerek silahı muhtara götürüyor. Bu sebeple babam ile Nizam arası açılıyor. Bunu olaydan sonra babamın arkadaşlarından öğrendik. Babamın Bedirhan ve Emirhan ile husumeti yoktu ancak Nizam ile arasının iyi olmadığını biliyorum" diye konuştu. "Nizam, ’Seni öldürteceğim’ dedi" Olaya ilişkin dinlenen tanık Edanur D., "Nişanlım kavga sesi duyunca olayı ayırmaya gitti. Bir süre sonra Bedirhan’ın babası geldi, elinde bıçak vardı. ’Seni öldürteceğim’ dedi. Hemen sonrasında Bedirhan bagajdan tüfek alarak ateş etti. Emirhan, yaralıya ilk yardımda bulundu" şeklinde konuştu. "Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı" Tanık olarak dinlenen maktulün kuzeni Serkan Kara, "Sesleri duyunca hemen koşup kavgayı ayırmaya çalıştım. Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı. Nizam ise uzaktan bakıyordu. Bedirhan benden kurtulup silah alıp ateş etti. Sonra kaçıp gitti" ifadelerini kullandı. "Küfür etti" Tanık Emirhan S. ise "İtfaiyecilik yapıyorum. Olay günü vardiya çıkışı Nizam amcanın isteği üzerine şehir içi otobüsünde şoförlük yapmaya başladım. Zira o gün şoför bulamamıştı. İsmini sonradan öğrendiğim Erdal ve karısı İzmit’ten araca bindi. Bir süre sonra ayağa kalktı ve inmek istediğini söyledi. Ayakta olduğu için ani fren yapamadım. Biraz daha ileride durmak durumunda kaldım. ’Ben Erdal Kara, seni de, mal sahibini de sinkaf ederim’ diyerek küfür etti. Beni tehdit etti, üstüme yürüdü. ’Abi kusurum ne?’ dedim ancak o küfür etmeye devam etti. Ben de mal sahibi Nizam’ı aradım, ’Kim bu adam?’ dedim, durumu anlattım. Nizam amca, ’Gidin bu işi çözün’ dedi. Bedirhan ile taksiye bindik. Bedirhan sakin olmamı istedi, ’Bir kusur varsa özür dileriz’ dedi. Bedirhan, Erdal’ı aradı ’Gelin lan evdeyim’ dedi" ifadelerini kullandı. "Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi" Olay yerine gittiklerinde Erdal’ın kendilerini orakla karşıladığını söyleyen Emirhan S., "Erdal, araç camından orağı Bedirhan’ın boynuna taktı. Konuşmaya geldiğimizi söyledim. Daha sonra Erdal, orakla Bedirhan’ın kafasına hamle yaptı. Bedirhan eliyle müdahale etti ve eli kesildi. Erdal daha sonra Bedirhan’a kafa attı ve küfür etti. Erdal’ın eşi de Bedirhan’ı darp etmeye başladı. Ben onları engellemeye çalışıyordum. Bir süre sonra Nizam amca geldi. Erdal sinkaflı küfür etti. Bedirhan bagajdan silah alarak ateş etti. Bedirhan giderken benim orada kalmamı, müdahale etmemesi istedi. Gerekli müdahaleyi yaptım. Ambulans gelene kadar başından ayrılmadım. Lisanslı 10 yıllık boksörüm. Erdal’a vurmak istesem vururdum ancak biz oraya konuşmaya gittik. 30 yaşındayım, Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi. Hatta olayı ağlayarak anlattım" dedi. Mahkeme heyeti, Bedirhan K’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Filizden Çınara etkinliği: Büyükler torunlarıyla boyama yaptı
20 Mart 2025 Perşembe - 12:41 Filizden Çınara etkinliği: Büyükler torunlarıyla boyama yaptı Kocaeli’de düzenlenen "Filizden Çınara" boyama etkinliğinde dedeler ve nineler, torunlarıyla birlikte keyifli vakit geçirdi. Hem büyüklerin hem de çocukların mutlulukları gözlerinden okundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı’na bağlı Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Filizden Çınara" temalı boyama etkinliği, Doğu Kışla Gençlik Parkı’ndaki Lokomotif Çocuk Köyü’nde gerçekleştirildi. "Yaşlılar Haftası"na yönelik organize edilen etkinlikte dedeler ve nineler, torunlarıyla birlikte boyama yaptı. Renkli anlara sahne olan etkinlikte özellikle çocuklar keyifli vakit geçirdi. "Çocuklar için de bizim için de çok iyi oldu" Torununu görmek için Aydın’ın Söke ilçesinden gelen Vildan Delbent, etkinlikten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Belediyenin bu etkinliğini duyduk ve biz de katılmak istedik. Zaten torunum Sezgi, daha önce Lokomotif Çocuk Köyü’ndeki etkinliğe katılmıştı. Bugün de bu etkinliğe katıldık. Çocuklar için de bizim için de çok iyi oldu. Bu tür etkinliklerin çeşitlendirilerek devam etmesini temenni ederim" dedi. Minik Sezgi ise etkinlikten çok keyif aldığını söyleyerek, "Burada anneannemle boyama yaptım. Öğretmenimin yaptığını yapıyorum her gün. Ana sınıfına da gidiyorum, kreşe de gidiyorum" diye konuştu. "Eğleniyoruz" Ali Sezgin de torunlarıyla birlikte güzel vakit geçirdiğini dile getirdi. Sezgin, "Bugün torunlarımla gezmeye ve eğlenmeye geldik. Güzel resim çalışmaları yapıldı. Etkinlikten memnunuz ve eğleniyoruz. Çocuklar da mutlu, kaynaştılar, insanlar da birbirlerini tanıdı. Böyle etkinliklerin devam etmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Etkinlikte torunuyla birlikte resim yapan Huriye Yılmaz da, "Kuş resmi yaptık, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Memnunuz, seviyoruz böyle şeyleri. İlk defa birlikte geldik, çok beğeniyoruz. Hakikaten her yönüyle güzel" ifadelerini kullandı. Yılmaz’ın torunu Bahadır ise etkinliğe bir sonraki sefer de katılmak istediğini belirterek, "Resim yaptım ananemle. Kuş resmi çizdik bugün. Ben çok eğlendim, eğer bir daha olursa katılacağım" dedi. "Bizler çok eğlendik" Lokomotif Çocuk Bölümü’nde danışma görevlisi olarak çalışan Berrin Gürbüz, "Yaşlılar Haftası ile ilgili etkinliğimizi gerçekleştirdik. Çocuklarımızla, büyüklerimizle birlikte çok eğlenceli oldu. Onlar da umarım keyif almışlardır. Bizler çok eğlendik" diye konuştu.
Belediye binasında dehşet saçtılar, Kırkpınar başpehlivanı isyan etti
20 Mart 2025 Perşembe - 12:17 Belediye binasında dehşet saçtılar, Kırkpınar başpehlivanı isyan etti Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde belediye binasının içinde bir ihalenin ardından çıkan kavgada eski MHP ilçe başkanının da aralarında bulunduğu 3 kişi yaralandı. Bıçaklama anı kameralara an be an yansırken, Kırkpınar başpehlivanlarından Ahmet Taşçı yaşananlara, "Esnafımızı bıçaklayanlar başkan yardımcısının odasından çıktı" diyerek tepki gösterdi. Olay, 18 Mart Salı günü sabah saatlerinde Karamürsel Belediyesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, düzenlenen çay bahçesi ihalesi sonrası eski MHP Karamürsel ilçe Başkanı Çetin Öksüz ayağından bıçaklandı. Öksüz’ün yeğeni ve ismi öğrenilemeyen bir kişi daha yaralandı. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis, 3 şüpheliyi gözaltına alındı. Kavgada yaralanan Çetin Öksüz ile olaylara şahitlik eden eski başpehlivan Ahmet Taşçı, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu. "Ahmet Çalık benim kanımı döktün" Kavganın ihale ile ilgisinin olmadığını söyleyen Çetin Öksüz, "Belediye Başkanı Ahmet Çalık’ın açıklamalarını izlemekteyim. Biz orada iki grup olarak gösteriliyoruz. Oraya biz ihaleye gitmedik kesinlikle. Biz ilçedeydik. Saldırganlar sözde oraya ihaleye geliyorlar. Biz asla oraya kavgaya gitmedik. Tabii, ses yükselmeleri oldu. Ben bu yüzden oğlumu dışarı çıkardım. Dışarda oğluma yönelik ’Mehmet kim?’ diye bağırdılar, Mehmet’e ’Hayırdır’ diyerek saldırdılar. Daha sonra Ahmet Bey (Çalık) çıkıp, ’Ben bu adamları tanımam’ diyor. Bu adamları tanıyorsun Ahmet Bey. Bu adamları tanıdığını da kanıtlayacağım. Benim kanımı döktün. 20 senedir, 40 sendir kan dökülmemiş, sen geldin 1 yılda kan döktürdün. Bu kanın bedelini de ödeyeceksin. Bunu tehdit olarak söylemiyorum, hukuki yolardan bu işin peşini bırakmayacağım. Yalan konuşmayacaksın Ahmet Çalık, yalan konuşmayacaksın. Biz oraya sadece seninle oturmaya ve haklarımızı savunmaya gelmiştik" dedi. "İhaleye fesat karıştıran Ahmet Çalık’tır" Karamürsel Belediyesi’nde güvenlik önleminin alınmadığına da dikkat çeken Öksüz, konuşmasına şöyle devam etti: "Orada ihaleye fesat karıştıran Ahmet Çalık’tır. Ahmet Çalık, ihalelerle uğraşacağına Karamürsel’i geliştirmek için uğraş. Eşine, dostuna söz vermiş olabilirsin. Söylediğim gibi, Ahmet Taşçı’nın yerini başkasına söz vermiş. Sen Ahmet abinin yerini nasıl söz verirsin? Ama senin bunu neden yaptığını biliyoruz, hırsın var. Kanım seni neden rahatsız etti? Neden benim kanımı döktün? Saldırganları neden oraya silahla, bıçakla sokturttun? İhale günü polis çağrılması lazımdı oraya ama sen bunu bilinçli yaptın. Polis olsa bunlar olmayacaktı, orada başka bir firmanın ihalesi vardı" "Kişiye özel şartnameler uygulandı" Olayların nasıl geliştiğini aktaran Ahmet Taşçı ise "Böyle bir olay yaşanmasını hiç istemezdik. Esnafa sorun çıkarıldı. İhaleye çıkacak yerlerle ilgili olarak çok farklı şartlar sunuldu esnafımıza. Tabii esnafımız bunlara razı gelmedi. Kişiye özel şartnameler uygulandığı duyulunca, hep beraber iki defa başkana (Ahmet Çalık) bu sorunları anlatmak için gittik. İkisinde de olumlu sonuç alamadık. En son gittiğimizde, bir arkadaşımızın kiralamış olduğu yere yaptığı yatırımların geri ödenmesine dair herhangi bir ibare bulunmadığından büyük bir mağduriyet yaşadığını gördük ve bunu başkanla görüşmek istedik ancak bir sonuç alamadık. İhalenin yapılacağı gün, yürütmeyi durdurma kararına ilişkin evrakı teslim etmek istediğimizde ise bu olaylar yaşandı" şeklinde konuştu. "Esnafımızı bıçaklayanlar başkan yardımcısının odasından çıktı" İhale gününü anlatan Taşçı, "İhale gününde çok dedikodu vardı. Özellikle bu kişilerin İstanbul’dan buraya geldikleri konuşuluyordu. Hatta olaylar olurken başkan yardımcısını odasından çıkıp bizim esnafımızı bıçaklayanlar bunlardır. Bunların da Karamürsel Belediye Başkan Yardımcısının odasında muhafaza edildiği halkın dilinde. Yaralanan 3 kişi var. Birisi Çetin Öksüz, diğeri onun yeğeni, biri de belediye başkan yardımcısının şoförü olduğunu söylüyorlar ama o bu konuya dair şikayetçi olmadı. Neden şikayetçi olmadığını da anlamadım. Diğer arkadaşlar hastaneye gitti. Hastanede yaraları tedavi edildi ve bugün evlerinde istirahatteler" dedi. "Karamürsel’de yönetim eksiği olduğu ortaya çıkmıştır" Taşçı, belediyeye uzlaşma için gidildiğini ancak böyle bir olayın yaşandığını ifade ederek, "Oraya anlaşmaya, uzlaşmaya gidilmişti fakat çıkan sonuç bu. İhale konusunu da başkana anlatamadık. Israrla kendi düşüncelerini, usulsüz olan kişiye özeli olan şartnameleri dikte etmiştir. Bu gün Karamürsel’de yönetim eksikliği olduğu ortaya çıkmışıdır. Çünkü 20 yıldır bu ihaleler oluyor ve herkesin hakkı korunarak bu ihaleler yapılıyordu. Ama bu yönetim her şeyi karmakarışık etti. Şuanda esnaf bu olaydan dolayı çok muzdarip. Halk çalkalanıyor. Bu durum adliyeye düşmüş durumda ve esnaf bu işin peşini bırakmayacak" diye konuştu.
Binlerce öğrenci ve öğretmen afet farkındalık eğitimi aldı
20 Mart 2025 Perşembe - 11:57 Binlerce öğrenci ve öğretmen afet farkındalık eğitimi aldı Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma Timi’nin (ÇAK-TİM), öğrencilere ve öğretmenlere yönelik gerçekleştirdiği afet farkındalık eğitiminin finali dün gerçekleştirildi. Final programında ilçedeki ilkokul öğretmenlerine eğitim verilirken, tüm eğitimlerin sonunda yaklaşık 7 bin 500 öğrenci ve 2 bin 200 öğretmen eğitim almış oldu. Çayırova’da 4 yıl önce kurulan ve 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi sonrasında, afet bölgesinde yaptığı çalışmalarla takdir toplayan ve birçok canın kurtarılmasına vesile olan ÇAK-TİM, farkındalık çalışmaları gerçekleştirmeye devam ediyor. Yaklaşık 1 ay önce başlayan ve ilçede lise düzeyindeki tüm okullarda afet farkındalık eğitimi gerçekleştiren ÇAK-TİM ekibi, öğretmenlere yönelik de bir çalışma düzenlemişti. ÇAK-TİM’in eğitim programlarının sonuncusu ise ilçede ilkokullarda görev yapan öğretmenlere yönelik oldu. Çayırova Belediyesi ve Çayırova İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa gerçekleştirdiği afet farkındalık eğitimlerinin final programı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Final eğitim programına Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Çayırova İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir ve çok sayıda öğretmen katıldı. Başkan Çiftçi’ye teşekkür Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda ilk olarak Çayırova İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir konuşma gerçekleştirdi. Recep Demir, "Liselerimizin tamamında öğrencilerimize ve öğretmenlerimize eğitim verdik. Geçen hafta ortaokul öğretmenlerimize ve bu hafta da ilkokul öğretmenlerimize eğitim vererek farkındalık düzeyini artırmak istiyoruz. Öğrencilerimize ve velilerimize buradaki eğitimleri aktararak süreci başlatalım istiyoruz. Belediye Başkanımız Bünyamin Çiftçi’ye ve ÇAK-TİM Liderimiz Hüseyin Narman’a çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Afet bilinci çok önemli" Demir’in ardından kürsüye çıkan Başkan Çiftçi ise "Bugün burada çok önemli bir konu kapsamında bir araya geldik. Afet denildiğinde bizim ülkemizde akla ilk olarak deprem geliyor. Bu kapsamda farkındalık eğitimi ve diğer yapılması gerekenler konusunda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. İlçemizde olmayan ÇAK-TİM’i kurduk. Ekibimiz Adıyaman’da çok önemli çalışmalara imza attı. Afete hazırlık ve afet süreçlerinin yönetilmesi kapsamında afet bilincinin oluşturulması çok önemli. Bir aydır tüm liselerimizdeki öğrencilerimize farkındalık eğitimi gerçekleştirdik. Ben bugün buraya geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. İlçe milli eğitim müdürümüzle birlikte bu çalışmaları gerçekleştirdik. Muhtemel afetlere karşı hazırlıklarımızı sürdürecek ve toplumumuzun bilinçlenmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi ve Çayırova İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Demir, afet farkındalık eğitimlerini gerçekleştiren ÇAK-TİM Lideri Hüseyin Narman’a plaket takdim etti.
Özel birey Ahmet memur oldu
20 Mart 2025 Perşembe - 11:49 Özel birey Ahmet memur oldu Kocaeli’de 19 yaşındaki özel birey Ahmet Sayal, girdiği Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda (EKPSS) 94 puan alarak Adalet Bakanlığı’nda memur oldu. Görev yeri Trabzon’a gitmeye hazırlanan Ahmet’in annesi ise "Şu an hiç ummadığımız bir noktadayız" dedi. Henüz 4 yaşındayken "atipik otizm" tanısı konulan 19 yaşındaki Ahmet Sayal, yaklaşık 3 yıl boyunca Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim aldı. Ahmet, hem ailesinin ve eğitmenlerinin desteği hem de kendi emek ve çabasıyla kısa sürede büyük bir gelişim gösterdi. Burada aldığı dersleri ve geçirdiği zamanı iyi değerlendiren Ahmet, özgüvenli ve mutlu bir birey olarak hayata katıldı. Kurumun yaklaşık 3 yıldır öğrencisi olan Ahmet Sayal, girdiği Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’nı (EKPSS) kazanarak memur oldu. Gösterdiği başarıyla ailesini ve öğretmenlerini sevince boğan özel birey Ahmet, şu günlerde yeni işine başlamak için gün sayıyor. Ayrıca merkezde bireysel eğitim de alan Ahmet, daha önce de Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na girmiş ancak iyi bir puan almasına rağmen atanamamıştı. Bu yıl 94 puan alan Sayal, Adalet Bakanlığına yerleşerek ailesinin ve öğretmenlerinin gurur kaynağı oldu. Ahmet görev yeri olan Trabzon’a gitmek için hazırlıklarını tamamlamaya çalışırken, annesi Necla Sayal, kendisinin ya da babasının Ahmet’e eşlik edeceğini söyledi. "Şu an hiç ummadığımız bir noktadayız" Otizmle mücadelenin yıllardır devam ettiğini dile getiren anne Necla Sayal, Ahmet’in geldiği noktada asıl başarının öğretmenlere ait olduğunu söyleyerek, "Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’ne ve öğretmenlere teşekkür ediyorum. Bu başarıda onların payı büyük. Şu an hiç ummadığımız bir noktadayız. Ahmet’in memuriyete atanmış olması çok gurur verici" dedi. "Şimdi çok muyluyum, umutluyum" Ahmet’e otizm tanısı konulduğunda konuşamadığını, göz teması kuramadığını ve değişik takıntıları olduğunu söyleyen Necla Sayal, başarı merdivenlerini teker teker çıkarak bu noktaya geldiklerini söyledi. Sayal, "İlkokulda aldığı eğitimle ve lisedeki eğitmenlerin çabasıyla buralara geldi. Şimdi çok muyluyum, umutluyum. Özel birey annelerinin en büyük korkusu bizler vefat ettiğimizde bu çocuklara ne olacak düşüncesidir. Ahmet’in bu duruma gelmesinden çok mutluyum. Emeği geçen herkese ve Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’ne çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Kocaeli’den İstanbul’a uzanan takip: "İtirafta bulunacağım"
20 Mart 2025 Perşembe - 11:31 Kocaeli’den İstanbul’a uzanan takip: "İtirafta bulunacağım" Kocaeli’de uyuşturucu sattıkları iddiasıyla tutuklanan 7 sanık, mahkemede suçlamaları kabul etmeyerek, sadece kullanıcı olduklarını savundu. İtirafta bulunan sanıklardan biri ise içici olduğunu ileri süren arkadaşlarından E.Ş.’nin satıcı olduğunu söyleyerek, "Tek suçum bağımlılığımın kurbanı olmak" dedi. Edinilen bilgiye göre, polis ekipleri; R.B., U.A., M.V.Y.’nin birlikte hareket ederek, uyuşturucu madde sattıkları yönünde ihbar aldı. 23 Temmuz 2024 tarihinde R.B.’nin kiraladığı araçla U.A. ve M.V.Y. ile birlikte Kocaeli’den İstanbul’a gittiği ve temin ettikleri uyuşturucuları Kocaeli’de satacakları ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti. Yapılan fiziki takip sonrasında şüphelilerin içinde bulunduğu araç durduruldu. Araçta yapılan aramada 347 gram bonzai, şüphelilerin fiziki olarak irtibat halinde olduğu takside ise bin 185 gram bonzai ele geçirildi. Taksici A.B., takside bulunan A.A., O.S., E.Ş. ile R.B., U.A., M.V.Y. gözaltına alındı. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramada ise U.A.’nın evinde 100.7 gram bonzai ele geçirildi. İfadeleri alınan 7 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. R.B.: "E.Ş. kendi kaynağına ulaşamadığını ifade etti" Olaya ilişkin açılan davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.A. (27), A.B. (23), E.Ş. (24), M.V.Y. (21), O.S. (21), R.B. (27), U.A. (25) ve avukatları katıldı. Olay tarihini anlatan tutuklu sanık R.B., "Olay tarihinde İstanbul’dan geliyordum, tek başımaydım. Yanımda bir miktar uyuşturucu madde vardı. İzmit’e yaklaşırken M.V.Y.’yi ve U.A.’yı aradım. Mahallede olduklarını, eve geçeceklerini söylediler ve beni de eve davet ettiler. U.A.’nın evine gittiğimde herkes kendi uyuşturucusunu kullandı. Bir süre sonra E.Ş. beni arayarak ne yaptığımı sordu. İstanbul’a gideceğimi söyleyince uyuşturucusunun bittiğini, kendi kaynağına ulaşamadığını ifade etti. Benimle birlikte İstanbul’a gelebileceğini söyledim. ’Ben uyuşturucu alacağım, kendi arabamla gideceğim. İstersen başka bir arabayla gelebilirsin’ dedim. Zira İstanbul’dan kendi arabamla ne yapacağım belli değildi, başka bir yere gidebilirdim, bu sebeple 2 araç gidelim dedim. M.V. ve U.A. sıkıldıklarını söyleyerek benimle İstanbul’a gelmek istediklerini söyledi. M.V., U.A. ile İstanbul’a gittik" dedi. "M.V.,Y. ve U.A.’nın uyuşturucu alma gibi bir düşünceleri yoktu" Sanıklardan E.Ş.’ye konum attığını söyleyen R.B., "Kendisi ticari taksiyle yanımıza geldi. Yanında A.A., O.S. vardı. A.A. ve O.S.’yi bu olay nedeniyle tanıdım. Taksicide şu an huzurdaki A.B’dir. Devamında araçlardan indik. O.S. ve E.Ş. ile ATM’lerden para çektik. M.V.,Y. ve U.A’nın uyuşturucu alma gibi bir düşünceleri yoktu, benim uyuşturucu almaya gittiğimi biliyorlardı, hatta ben E.Ş.’ye taksici A.B.’yi tanımadığım için ’Bu kim? O da mı uyuşturucu alacak?’ diye sordum. E.Ş., taksici A.B.’nin O.S.’nin kuzeni olduğunu ancak olaydan haberi olmadığını söyledi. Satıcı şahıslarla İstanbul’a gitmeden önce iletişim kurmuştum. Bu şahıslar bana konum atmışlardı" diye konuştu. "E.Ş. ile birlikte satıcı şahısların aracına bindik" 2 araçla attıkları konuma gittiklerini belirten R.B., "Ben kendi aracımdan indim, taksiden de E.Ş. indi. E.Ş. ile birlikte satıcı şahısların aracına bindik. Zaten satıcı şahıslar 3 kişi gelmişti, 5 kişi ancak araca sığdık. Araç hareket etmeye başladı. Şahıslar bizim araçların kendilerini takip etmesini istedi, benim bulunduğum araç yakındaydı. U.A. benim aracımla bizi takip etmeye başladı. E.Ş.’ye, ’Sende haber ver’ dedim. E.Ş., telefonunun kapalı olduğunu söyleyerek haber veremeyeceğini söyledi. Ben de E.Ş.’nin aracındaki kişileri tanımadığım için arayıp takip etmelerini söyleyemedim. Araçta ilerlerken E.Ş. ve ben elimizdeki paramızı verdik. Karşılığında ayrı ayrı uyuşturucumuzu aldık. Kısa süre sonra bizi yolda bıraktılar" şeklinde konuştu. "İstanbul’da uyuşturucu madde çok daha ucuz" Herkes kendi uyuşturucusunu aldıktan sonra araçlarıyla dağıldıklarını belirten R.B., "En sonunda yolda polisler tarafından yakalandık. Aracımda ele geçirilen uyuşturucu maddenin tamamı bana aittir, ben kullanıcıyım, atılı suçlarla ilgim yoktur. Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmam. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. İstanbul’da uyuşturucu madde çok daha ucuz olduğu için oradan almaya gittik. U.A.’nın evinde bulunan uyuşturucu da bana aittir. Satıcı değil, içiciyim. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. E.Ş.: "Taksici A.B’nin uyuşturucu almaya gittiğimizden haberi yoktu" Savunması için söz hakkı verilen sanıklardan E.Ş. de, "Olay tarihinde arkadaşlarım O.S. ve A.A. ile birlikte mahallede oturuyorduk. O.S. ve A.A’den habersiz sürekli İstanbul’a uyuşturucu madde almaya gittiğini bildiğim R.A.’yı aradım, R.B.’ye ’İstanbul’a uyuşturucu madde almaya gidecek misin? dedim. R.B.’de İstanbul’a doğru yola çıktığını söyledi. ’Kendine bir araç ayarla’ diyerek bana İstanbul’da bir konum attı. Bu aşamada O.S. ve A.A.’nın uyuşturucu madde almaya gideceğimden haberleri oldu. Onlarda almak istedi. O.S.’nin kuzeni olan taksici A.B.’yi çağırdılar. A.B.’nin uyuşturucu almaya gittiğimizden haberi yoktu" diye konuştu. "Satıcılara toplam 15 bin TL verdim" ATM’den O.S. ve A.A. ile birlikte para çektiklerini aktaran E.Ş., "Devamında R.B. benim aracıma geldi. Aramızda topladığımız parayı kendisine verdim ancak R.B. kabul etmedi. ’Sen de benimle satıcı şahısların yanına gel’ dedi. Uyuşturucumuzu aldık. En sonunda da yakalandık. Polisler R.B.’yi takip ediyormuş. Ben sadece içiciyim. O.S., A.A. ve ben 5’er bin TL mal aldık. Satıcılara toplam 15 bin TL verdim. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. A.B.: " İstanbul’a niçin gittiğimizi sormadım" Taksici A.B., sanıkların ifadelerini doğrulayarak, olayda dahli olmadığını söyledi. A.B., "O.S.’de taksicilik yapar, halamın oğlu olur. Taksiye ihtiyacımız olduğunda birbirimize haber veririz. İstanbul’a niçin gittiğimizi sormadım. Tahliye ve beraatimi isterim" diye konuştu. M.V.Y.: "Ele geçirilen uyuşturucu maddeler R.B.’ye aittir" Suçlamaları kabul etmeyen M.V.Y. "Olaylar R.B.’nin anlattıkları gibi gerçekleşmiştir. Ben ve U.A., sadece gezmek amacıyla R.B. ile İstanbul’a gitmiştik. R.B.’nin içimlik alacağını biliyordum, bu kadar büyük miktarda uyuşturucu madde alacağını bilmiyordum. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler R.B.’ye aittir. Benim ilgim ve alakam yoktur, suçlamaları kabul etmiyorum, Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. U.A.’nın evinde ele geçirilen uyuşturucu madde R.B.’ye aittir" dedi. O.S.: "Araçta o kadar uyuşturucu olduğunu karakolda öğrendim" Tutuklu sanık O.S. ise "E.Ş. ve A.B.’nin anlattıkları doğrudur, olaylar anlattıkları gibi gerçekleşmiştir. Araçta ele geçirilen uyuşturucunun sadece 5 bin TL’lik kısmı bana aittir. Yeni uyuşturucu madde kullanmaya başlamıştım, araçta o kadar uyuşturucu olduğunu karakolda öğrendim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. U.A.: "İkametimde ele geçirilen uyuşturucu madde R.B.’ye aittir" Ele geçirilen uyuşturucuyla alakası olmadığını söyleyen U.A., "R.B.’nin anlattıkları doğrudur, beyanlarına katılıyorum. İkametimde ele geçirilen uyuşturucu madde de kendisine aittir. Ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı. A.A.: "İtirafta bulunacağım" İtirafta bulunacağını dile getiren tutuklu sanık A.A. ise "E.Ş.’nin anlattıklarının bir kısmı doğru, bir kısmı yanlıştır. E.Ş.’yi 2 yıldır tanırım, O.S.’yi 1 haftadır tanıyordum. Olay günü E.Ş.’yi telefonla aradım, kullanmak için uyuşturucu olup olmadığını sordum. Kendisi uyuşturucu madde satıcısıdır, zaten kendisinden öncesinde de bir kaç kez uyuşturucu madde temin etmişliğim olmuştur. E.Ş., biraz işinin olduğunu, sonra tedarik edebileceğini söyledi. Ben de daha sonra ticari taksiyle E.Ş.’nin yanına gittim. İstanbul’dan daha ucuza uyuşturucu alabileceğimizi söyledi. O.S. ve E.Ş. ile birlikte İstanbul’a yola çıktık. Giderken E.Ş. uyuşturucu alacağımız kişi ile irtibat halindeydi" dedi. "Kardeşim dahi uyuşturucu içer veya satarsa kendi ellerimle polise teslim edeceğim" Sadece 5 bin TL’lik uyuşturucu aldığını dile getiren A.A., "5 bin TL’lik uyuşturucuyu ilk defa gördüm, bu kadar çok olacağını düşünmemiştim. 8 aydır tutukluyum, sadece kullanıcıyım, cezaevinde bu bağımlılıktan kurtuldum. Tek suçum bağımlılığımın kurbanı olmak. Uyuşturucu asla satmadım. Kardeşim dahi uyuşturucu içer veya satarsa kendi ellerimle polise teslim edeceğim. Ailemden özür diliyorum. Taksiciyi tanımam. Olayda ilgisi yoktur. Uyuşturucu almaya gittiğimizi bilmiyordu. Uyuşturucu geldiğinde konuyu anladı diye düşünüyorum" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.