Yerel Haberler
Kocaeli
08 Mayıs 2026 Cuma - 15:45 Kurban kesim başvuruları 11 Mayıs’ta başlıyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların kesim işlemlerini daha sağlıklı, güvenli ve modern şartlarda gerçekleştirebilmesi için hazırlıklarını tamamladı. İzmit ilçesi İZAYDAŞ Yolu Solaklar mevkisinde bulunan mezbahada kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar, 11 Mayıs Pazartesi günü itibarıyla başvurularını internet üzerinden gerçekleştirebilecek. İzmit Mezbahası’nda kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşların, 11 Mayıs Pazartesi günü başlayacak başvurularını 15 Mayıs Cuma günü saat 17.30’a kadar tamamlaması gerekiyor. Başvuru yapmak isteyen vatandaşlar, kocaeli.bel.tr adresinde yer alan "Vatandaş Kurban Beyanı" formunu eksiksiz doldurarak ön kayıt işlemlerini tamamlayabilecek. Başvurunun sistem tarafından onaylanmasının ardından sıra numarası otomatik olarak oluşturulacak. İzmit Mezbahası için ön kayıt yaptıran vatandaşların "İzmit İlçesi Kurban Komisyonu" adına açılan Türkiye Diyanet Vakfı Kocaeli Şubesi’ne ait hesaba ödeme yapması gerekiyor. 2026 yılı kurban kesim ücretleri büyükbaş hayvan için 8 bin TL, küçükbaş hayvan için ise 2 bin TL olarak belirlendi. Banka dekontunun açıklama bölümüne başvuru sahibinin adı ve soyadı, sistemden alınan sıra numarası ile kesimin yapılacağı mezbaha bilgisinin yazılması gerekiyor. Vatandaşların dekontlarını 15 Mayıs Cuma günü saat 17.30’a kadar 0 531 882 58 88 numaralı telefona WhatsApp üzerinden iletmeleri isteniyor. Kandıra ve Karamürsel mezbahalarında kurban kesim hizmetinden yararlanmak isteyen vatandaşlar da aynı hesaba kesim ücretini yatıracak. Sıra numarası almak isteyen vatandaşların 15 Mayıs Cuma günü saat 16.00’ya kadar kesim bedeli dekontu ile birlikte ilgili mezbahalara şahsen başvuruda bulunmaları gerekiyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait İzmit, Kandıra ve Karamürsel mezbahalarında Kurban Bayramı Komisyonu kararları doğrultusunda yalnızca Kurban Bayramı’nın birinci günü kesim hizmeti verilecek. Kesim işlemlerinin ardından kurbana ait parçaların taşınmasında kullanılacak poşet, naylon torba ve çuvallar da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından vatandaşlara ücretsiz olarak temin edilecek.
08 Mayıs 2026 Cuma - 13:18 68 yaşında kütüphanede Osmanlıca ve Arapça öğreniyor Kocaeli’de yaşayan 68 yaşındaki Tuğran Savaş, Gebze Millet Bahçesi’ndeki kütüphaneye her gün gelerek Osmanlıca ve Arapça derslerine çalışıyor. "Öğrenmenin yaşı yok" diyen Savaş, gençlere tarihi mirasa sahip çıkma ve bol bol okuma çağrısında bulundu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin kent genelinde hayata geçirdiği modern kütüphaneler, yalnızca öğrencilerin değil her yaştan vatandaşın ilgisini çekmeye devam ediyor. Bu ilginin en güzel örneklerinden biri ise 68 yaşındaki Tuğran Savaş. Gebze Millet Bahçesi içinde yer alan kütüphaneye neredeyse her gün gelen Tuğran Savaş, öğrenme azmiyle gençlere taş çıkarıyor. Gebze’de ikamet eden Tuğran Savaş, kütüphaneye düzenli olarak gelerek vaktini burada geçiriyor. Kütüphanenin kendisine ilaç gibi geldiğini belirten Savaş, öğrenme yolculuğunun çocukluk yıllarına uzandığını belirterek, "Amcamın yanına medreseye giderdim. O bize Osmanlıca yazılı kitaplardan hikayeler okurdu. Tüm arkadaşlarım giderken ben kalırdım. İşte okuma ve araştırma hevesim o zaman başladı" dedi. Savaş, daha önce KO-MEK’te Osmanlıca ve Arapça eğitimi gördüğünü ifade ederek, "KO-MEK’ten aldığım Osmanlıca ve Arapça derslerine çalışıyorum. Yazılar yazıyor, kendimi geliştirmeye gayret ediyorum" diye konuştu. "Bu hizmet bizim için velinimet" Kütüphane hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Tuğran Savaş, bu alanların herkes için büyük fırsat olduğunu vurgulayarak, "Kütüphane hizmetleri çok faydalı, çok güzel düşünülmüş. Bizler için velinimet diyebilirim. Benim yaşımda olanlara da tavsiye ederim. Sessiz, sakin, huzurlu bir ortam. Severek geliyorum. Yapandan da yaptırandan da Allah razı olsun" şeklinde konuştu. Gençlere önemli tavsiyelerde de bulunan Tuğran Savaş, "Selçuklu ve Osmanlı bizim ecdadımız. Gençler bu değerlere sahip çıkmalı. Bu noktada türbeler ziyaret edilmeli, Osmanlıca yazıları okumaya çalışılmalı. Ben de gezdiğim yerlerde okuyarak büyük keyif alıyorum" ifadelerini kullandı.
Gülhan Esen’i katleden sanık hakim karşısında
07 Şubat 2025 Cuma - 17:54 Gülhan Esen’i katleden sanık hakim karşısında Kocaeli’nin Darıca ilçesinde başkasıyla evlenen eski kız arkadaşı Gülhan Esen’i pusu kurarak öldüren zanlı ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, GülhanEsen’i hala sevdiğini söylerken, Gülhan’ın ablası ise, "Kardeşimi çok sevdiğini iddia ediyor. Seven insan kıyar mı hiç?" dedi. Osmangazi Mahallesi Lokman Hekim Caddesi Halı Saha Sokak’ta bulunan site önünde 16 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, sabah saat 07.00 sıralarında işe gitmek için evden çıkan Gülhan Esen (24), otomobilde bekleyerek pusu kuran şahıs tarafından tabancayla ateş edilerek vuruldu. Esen kanlar içinde yere yığıldı, şüpheli ise kadını tekmeledikten sonra olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cinayetten 7 ay önce evlenen Gülhan’ın öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmada, bin saatlik güvenlik kamerası izlenerek zanlının kimliği tespit edildi. Gülhan Esen’in katili, takıntılı eski sevgilisi Muhammed T. (29) çıktı. Muhammed T’nin cinayetten sonra yakalanacağı korkusuyla toplu taşımaya binemediği, otelde de kalamadığı için sokak sokak yürüdüğü belirlendi. Sürekli yer değiştiren Muhammed T. olaydan 5 gün sonra İstanbul’da yakalanarak tutuklandı. Olaya ilişkin Muhammed T’ye yardım eden İ.T. ve M.Ö. hakkında da dava açıldı. İfadeleri alınan İ.T. ve M.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. "Gülhan ile 2020 yılında sevgili olduk, ayrılıp tekrar barışma dönemlerimiz de oldu" Olaya ilişkin açılan davanın duruşmasına Gebze Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Muhammed T., taraf avukatları ve Gülhan Esen’in ailesi katıldı. Gülhan Esen tanıştığı dönemi anlatan sanık Muhammed T., "Gülhan ile 2019 yılında aynı iş yerinde çalışmamız sebebiyle tanışıyorduk. 2020 yılında sevgili olduk, daha sonrasında ayrılıp tekrar barışma dönemlerimiz oldu. Gülhan babamı şikayet etmişti, bu sebeple onunla konuşmayı kestim. Babamı neden şikayet ettiğini bilmiyorum. Gülhan babamı tanımıyordu, babam da onu tanımıyordu. Kıskançlıktan olduğunu düşündüm. Bunun üzerine ben babasıyla konuşmayı denedim. Babasına durumu izah ettim. Babası olaya karışmayacağını söyledi" diye konuştu. "Gülhan’a ’Evlenemezsin’ dedim, inanmıyordum" Babasını şikayet eden Gülhan Esen ile bir araya geldiğini söyleyen Muhammed T., "O dönem Gülhan ile yeniden konuşmaya başladık. Bir süre tekrardan ayrıldık ve bana evleneceğini söyledi. ’Evlenemezsin’ dedim, inanmıyordum. Daha sonra evlendiğini öğrendim. Cinayetten bir hafta kadar önce Gülhan ile tekrar görüştük. Evlendiğini öğrendiğimde tekrar konuşmayı denedim. Bana, ’Boşanırsam benimle tekrar evlenecek misin?’ dedi. ’Ben nişanladım, sen de evlendin ancak boşanacaksın’ dedim. Nişanlandığımı söylediğimde Gülhan kıskançlık krizine girdi. Bağırdı, çağırdı, küfür ve hakaret etti" şeklinde konuştu. "Olay gününden 1 ay kadar önce Gülhan’ın evinin yerini öğrendim. 5 kez o sokağa gittim" Mahkeme başkanının, "Hakkında uzaklaştırma kararı vardı, ona rağmen niye görüştün?" sorusunu ise sanık Muhammed T., "Sevdiğim için görüştüm. Tekrar ikna etmek istedim. Olay gününden 1 ay kadar önce Gülhan’ın evinin yerini öğrendim. 5 kez o sokağa gittim. Gülhan’a bana evleneceğini söylediği zaman inanmamıştım, araştırdığımda internetten adresini buldum. Adrese gittiğimde arabasının sütünde adını gördüm. Evden çıkar, konuşurum diye bekledim ama çıkmadı ben de işime gittim. Birkaç defa onu sokakta gördüm konuşmaya çalıştım. Bana evlendiğini söyledi. En son görüşmemde Gülhan’a nişanlandığımı söyledim. ’Boşanırsam biz evlenebilir miyiz?’ dedi. Artık bittiğini söyledim. Bunun üzerine öfkelendi ve biz oradan ayrıldık" şeklinde cevapladı. "Onu seviyorum" Olay günü keyifli şekilde Gülhan Esen’in evinin önüne gittiğini dile getiren Muhammed T., "Sahur vaktiydi. Gülhan beni görünce küfür ede ede geldi. Yüzünde morluk vardı. Düzgün konuşmasını söyledim. En son babamdan niye özür dilemediğini dile getirdim. ’Ben senin babandan niye özür dileyeceğim’ dedi. Babamı neden şikayet ettiğini sorduğumda sebebi olmadığını söyledi. Sinirlendi, öfkelendi. En son arabaya doğru döndüm, arkamdan pis bir şey söyledi. Arabanın içinde silah vardı, aldım ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Onu sevdiğimi söylemiştim. Bu hiç bir zaman değişmeyecek. Şu anda dahi değişmedi, değişmeyecek de" dedi. "Bunları ümidimi kesmemeye yordum" Cinayetten sonra 5 gün kaçak durumda olduğunu ifade eden Muhammed T., "Çocukluk arkadaşım İ.T’nin yanına gittim. Arabayı da kardeşimin iş yerine bıraktım. İ.T’den kıyafet istedim. Bana kıyafet getirdi. Ne olduğunu sorduğunda söylemedim, sadece polisin peşimde olduğunu belirttim. Beraber eniştemin yanına gittik. Enişteme kapıda birini vurduğumu söyledim ancak kimi vurduğumu söylemedim. Birkaç gün ortalıkta gözükmeyeceğimi söyledim. Daha sonra İ.T. ile sokaklarda dolaştık. İ’in deposuna tekrar geri gittim. Sonra oradan ayrıldım ve bir şey söylemedim. Daha önce tehdit edildim, ormana kaldırım bu sebeple silah bulunduruyordum. Gülhan, hayatında biri varken de benimle konuşuyordu. Gülhan ile ilişkimiz bittiği zamanlar birlikte vakit geçirirdik. Bunları ümidimi kesmemeye yordum" diye konuştu. Gülhan Esen’in ablası Sümeyye Albayrak da, Muhammed T’nin kız kardeşini sürekli rahatsız ettiğini belirterek, "Çalıştığı iş yerinde tanışmışlar. Yaklaşık bir ay görüşmeleri olmuş. Ondan sonra kardeşim bundan ayrıldı. Hatta kız kardeşim, Muhammed T’nin peşini bırakması için iş yerindeki güvenlikçi çocukla konuşmaya başlamış. Muhammed T’nin görüp, peşini bırakması için. Ardından kız kardeşim o iş yerinden ayrıldı" diye konuştu. Cinayetten önce de üzerine araç sürmüş Gülhan’ın çalıştığı fabrikada toplu bir kalabalık oluştuğunu, bu olay sırasında sanık Muhammed T’nin Gülhan Esen’in üzerine araç sürdüğünü anlatan Albayrak, sözlerine şöyle devam etti: "O kalabalıkta arabayı kardeşimin üzerine sürmüş, kardeşim düşmüş. Oradaki herkes de zaten bu olayı görmüş. Oradaki kişilerin de isimlerini söyleyebilirim, onları getirebilirim. Bu olayın ardından kardeşim beni aradı ve yaşananları anlattı. ’Biz karakola gidiyoruz, sen de gel’ dedi. Bende işten izin alıp karakola gittim. Birlikte bu şahıs hakkında uzaklaştırma kararı aldırdık. Ondan sonra bizim kapımızın önünde silahlar patladı. Annemler Erzurum’daydı. Annem ve babam o dönemlerde rahatsızdı. Bu sebeple olayı onlara söylemedik" "Seven insan kıyar mı?" Konuşması sırasında zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Albayrak, "Kardeşimi çok sevdiğini iddia ediyor. Seven insan kıyar mı hiç?" dedi. Sanığın kız kardeşini sürekli rahatsız ettiğine dikkat çeken Sümeyye Albayrak, "Biz uzaklaştırmayı aldıktan sonra evimizde bir kere kapının önünde silah patladı. Sonra bir kere de bizim kapının önüne gelmiş, yine Gülhan korkmuş. Bu arada bizim evi de biliyor. Ayrıca Gülhan’ın evini de, bizim evden çıkıp, kendi evine giderken takip ederek öğrendi. İnternette Gülhan’ın evinin adresi ne alaka?" diye konuştu. "Bunun yüzünden o kız kedi gibi oldu" Sanığın kız kardeşine şiddet uyguladığını da dile getiren Albayrak, "Babamızın kalp rahatsızlığı vardı, kalp krizi geçirmişti. Ondan dolayı annem ile babama pek bir şey yansıtmayız. Genelde kendi aramızda, kendi içimizde halletmeye çalışırız. Gülhan da bana geliyordu ama ben gece uyuyamıyordum, onun yüzünden gece uyuyamıyordum. Evde tek kalamıyordu, normalde çok cesur bir kızdı, korkmazdı. Bunun yüzünden o kız kedi gibi oldu. Bu anlattıklarım son 5 yıl içinde yaşananlar, 1-2 yılda yaşananlar değil. Gülhan nişanlıydı, düğün zamanıydı. Hep beraber Oltu’ya gitmiştik. O zaman yine yazmış bu. Bana söylemedi, artık nişanlısı vardı ve ona söyledi. Birlikte karakola gittiler. Orada, ’Düğününüz var sizin, bunlarla kafa yormayın’ diye geri göndermişler. Gülhan’ın yine nişanlılık döneminde kapının önünde gül buluyordu. Bu göndermiştir diye Gülhan direkt gidip çöpe atıyordu. Gülhan’ın içinde ona karşı sevgi olsa zaten başka biriyle evlenmezdi. Sonra Yusuf ile tanıştılar, Yusuf ile evlenme kararı aldılar. Numarasını bile değiştirdi. Konuşmak isteyen biri neden numarasını değiştirsin? Ulaşamasın diye neden uzaklaştırma kararı aldırsın?" şeklinde konuştu. "Kim olduğunu bilseydim Gülhan şuan hayatta olurdu" Gülhan Esen’in eşi Yusuf Esen de, "Gülhan ile ilk tanıştığımda bu yaşananları bilmiyordum ama ilişkimiz evliliğe doğru gidince yaşananları anlattı. Rahatsız edildiğini, numarasını telefonundan engellediğini, sanığın kendisinin adına İnstagram hesabı açtığını söyledi. İsmini biliyordum ama kim olduğunu bilmiyordum. Kim olduğunu zaten bilseydim Gülhan şuan hayatta olurdu. Bilseydim hayatta olurdu. Ona engel olurdum. O da beni korumak istedi herhalde, bir şey yapmamdan korktu. Sadece isim olarak biliyorum. Biz nişanlıyken de zaman zaman rahatsız etmiş. Gülhan da korktuğu için mesajları siliyor, korkmuş olabilir" dedi. Sanığın farklı numaralardan eşini rahatsız ettiğini anlatan Esen, "Düğünümüz Erzurum’da olmuştu. Düğüne bir hafta kala sanık eşime mesaj atmış. ’Erzurum’a gelirim, seni bulurum’ gibi şeyler yazmış. Bunun ardından biz karakola gittik. Şikayette bulunmak istedim. Mesaj atmış ancak attığı mesajları silmiş. Elle tutulur bir delil yok. Delil olmadığı için bize, ’Zaten düğününüz var, bunları kafaya takmayın. Döndüğünüzde şikayette bulunursunuz’ dediler. Yardımcı olmadılar ve oradan çıktık. Evlendik, 7 ay geçti. 7 ay içinde hiç bir şekilde görüştüğünü düşünmüyorum, zannetmiyorum, olamaz" diye konuştu. "Gülhan’ı saplantı haline getirdi" Gülhan’ın ailesinin avukatı ise "Sanığın anlatımları suçtan kurtulmaya yönelik, daha doğrusu suçun unsurlarını hafifletici veya kendini bir sebep uydurmaya çalışan mahiyette ifadelerdir. Ailenin anlatımları çok net. İddianame ve dosya kapsamıyla uyum göstermekte. Sanık ile Gülhan arasında sürekli ayrılıp barışılan belki bir ilişki yaşanmış olabilir. Ancak çok uzun süredir Gülhan’ı görmediği sabit. Daha sonrasında yine kendisi hiçbir sebep ortada yokken, saplantı haline getirmiş. Muhtemelen Gülhan’ın adresini bularak Gülhan ile iletişime geçmeye çalışıyor. Gülhan ile iletişime geçemediği için de defalarca takip ettiği Gülhan’ı tasarlayarak, önceden planlayarak, Gülhan’ı önce vurduktan sonra yerde darp etmeye devam ederek canavarca hisle öldürme eylemini gerçekleştirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Cinayet olayına diyecek bir şeyimiz yok" Sanık Muhammed T’nin avukatı da, "5 yıl boyunca toksik bir ilişki yaşanmış. Küsmüşler, barışmışlar, kavga etmişler, dövüşmüşler, şikayet etmiş geri almış, bu şikayet etmiş geri almış. Cinayet olayına diyecek bir şeyimiz yok. Tabii ki bir eylem var ama bu eylemin neden kaynaklandığı, nasıl kaynaklandığı, yani bir insanı çok sevdiği belli... Bunu ablası kabul ediyor aslında Muhammed’in çok sevdiğini. Tabii ki karşı tarafın acısını da anlıyoruz. Biz şu aşamada cep telefonunun karakoldan alınarak, polisten alınarak incelenmesini istiyoruz. Çünkü orada çok kayıtlar var. Bir kaç tanığımız da olacak. Bugün ilk celse itibariyle karşı tarafı dinlemek adına tanıklarımızı hazır etmedik. Gelecek celse bunları da hazır edeceğiz ve etraflıca da olayı değerlendireceğiz. Şimdilik diyeceğimiz bunlardan ibaret" dedi. "Enişte birini vurdum, ben bir süre kaybolacağım" Muhammed T’nin eniştesi tutuksuz sanık M.Ö. de, sanığın olay günü evine gelip, ’Enişte birini vurdum, ben bir süre kaybolacağım. Aileme haber ver’ dediğini ifade ederek, "Üstüm müsait değildi, uykudan uyanmıştım. Sokağa çıkamadım. ’Ne oldu?’ diye sorunca kaçtı. Bizim bu konuşmamız 30 saniyeyi geçmemiştir. Üstümde müsait olmadığı için arkasından gidemedim. Yanında diğer sanık İ.T. yoktu, tek başına gelmişti. ’Ne oldu?’ sorusunu da kiminle kavga ettin gibisinden sordum. Açıkçası ben kavga olduğunu düşündüm. Bizim literatürümüz mü diyelim, yoksa şivemiz mi bilemem ama ’vurdum’ dediğiniz zaman bir yumruk da vurabilirsiniz, bir taş da vurabilirsiniz ya da başka bir cisimle de vurabilirsiniz. Kavga olduğunu düşündüğüm için fazla umursamadım" cümlelerini kullandı. "Canımız çok yanıyor" Duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Gülhan’ın kız kardeşi Rabia Albayrak, "Gencecik, hayatının en güzel döneminde yaşam hakkı elinden alındı. Aşık olduğunu, sevdiğini söyledi. Biz biliyoruz ki sevgi zarar vermez, sevgi incitmez. Seven erkek sevdiği kadının saçının teline zarar gelsin istemez, kaldı ki 7 kurşunla vuruyorsun, tekmeliyorsun. Adalete güvenmek ve adaletin sağlanmasını istiyoruz. Canımız çok yanıyor. Kadın cinayetlerinin önüne geçilmesi gerekiyor. Lütfen artık bir şeyler yapılsın" dedi. "Ben neden korkuyorum arkadaşlar?" Gülhan’ın arkadaşı ise, "Ben sabahın 05.30’unda 20 dakika servise yürüyorum. Ben neden korkuyorum arkadaşlar? Ben arkadaşımın ölümünden sonra korkuyorum, karşıma birisi çıkar diye korkuyorum. Belki aynı şeyi bende yaşayacağım. Kendisi benim ortaokul, sıra arkadaşımdı" diyerek gözyaşlarını tutamadı. Gülhan’ın akrabaları da yaşananlara tepki gösterdi. "Bir an önce adaletin sağlanmasını istiyoruz" Albayrak ailesinin avukatı Fırat Can Güngör, "Bir an önce adaletin sağlanmasını istiyoruz. Umuyorum nisan ayında burada Gülhan için adaleti yeniden sağlayacağız. Yargılama ile ilgili emniyetten raporları bekliyoruz. Bu raporlarda bir takım eksiklikler var. Bunların incelenmesi neticesinde adaletin yerini bulacağını düşünüyorum. Biz bu mücadeleyi bırakmayacağız. Sanığın en ağır şekilde ceza alması için savunmalarımızı yapıyoruz" şeklinde konuştu.
Başkan Büyükakın: "En büyük yatırımı gençlerimize yapıyoruz"
07 Şubat 2025 Cuma - 17:47 Başkan Büyükakın: "En büyük yatırımı gençlerimize yapıyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, kılavuz eğitim programında eğitimcilerle bir araya gelerek, "Bir toplumun geleceği, gençlerine verdiği rehberlikle şekillenir. En büyük yatırımı gençlerimize yapıyoruz" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Kongre Merkezi’nde ‘Kılavuzu Olan Yönünü Bulur’ başlıklı seminerde eğitmenlerle bir araya geldi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Eğitimi Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan eğitmen ve personellere yönelik gerçekleşen kişisel yeterlilik, mesleki gelişim ve motivasyon eğitimleri üzerine hizmet içi eğitim programı 2 gün sürdü. Kocaeli Kongre Merkezi’nde etkili ve verimli Kılavuz Eğitim Programı’nda öğretmenler, alanında uzman isimlerle buluşarak eğitim dünyasının dinamiklerine dair teorik ve pratik kazanımlar elde etti. "Kılavuzu olan yönünü bulur" başlıklı seminerde eğitmenlerle buluşan Başkan Tahir Büyükakın, "Bir toplumun geleceği, gençlerine verdiği rehberlikle şekillenir. Kılavuzu olan yönünü bulur. Biz de yolunu bilen ve başkalarına da kılavuz olacak bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. Sadece seçmeyi değil vazgeçmeyi ve doğruyu ayırt etmeyi bilen nesil yetiştirmeliyiz. Çünkü toplumların geleceği, değerlerini bilen, sorumluluklarının farkında olan bireylerle inşa edilir. Doğru yetişen nesil, geleceği inşa eden en güçlü kılavuz olacaktır. Bugün gençlerimize sadece bilgi vermek değil, onlara bir duruş kazandırmak zorundayız. Gençlere davranışlarının dönüşmesini, iyiliğin bulaşıcı olduğunu, kötülüğün ise ancak iyilikle azaltılabileceğini anlatmalıyız. Bir insanın karakteri, çevresinin ona sunduğu imkânlarla şekillenir. Eğer çevresi güzelliklerle donatılmışsa, o da iyiliği büyüten biri olur" dedi. "Şehrimizin geleceğini inşa ederken, nesillerimizi de ihmal etmeyeceğiz" Yeni ufuklar açmanın önemine değinen Başkan Büyükakın, "Hizmet etmek sadece yollar, köprüler inşa etmek değildir. Eğer nesilleri ihmal edersek, şehirleri imar etmenin bir anlamı kalmaz. Bu yüzden şehrimizin geleceğini inşa ederken, nesillerimizi de ihmal etmeyeceğiz. Belediyeciliği sadece altyapı ve fiziki hizmetlerle sınırlı görmüyoruz. En büyük yatırımı insanımıza, özellikle de gençlerimize yapıyoruz. Onlara doğruyu öğretmek, gayret göstermenin ne anlama geldiğini anlatmak zorundayız. Gayret olmadan başarı olmaz. Yol zahmetlidir, zorludur, sabır ister. Ama yolun sonunda büyük bir emek, sağlam bir karakter, güçlü bir toplum vardır. Biz sadece çalışmakla, gayret etmekle yükümlüyüz. Çünkü bugün iyi bir temel atarsak, yarın ah vah etmemize gerek kalmaz" ifadelerini kullandı. Kılavuz Eğitim Programı kapsamında alanında uzman isimler tarafından gerçekleştirilen seminerlerde eğitim dünyasının geleceğine yön veren önemli başlıklar ele alındı. Öte yandan salonda gerçekleştirilen kahoot bilgi yarışması ve hediye çekilişleri ile personeller oldukça verimli ve eğlenceli bir eğitim sürecini tamamlamış oldu.
Kar engel olmadı: Çocuklar kaydı, kadınlar altın gününe yetişti
07 Şubat 2025 Cuma - 15:59 Kar engel olmadı: Çocuklar kaydı, kadınlar altın gününe yetişti Kocaeli’nin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı, özellikle Kartepe’nin kırsal bölgelerini beyaza bürüdü. Çocuklar poşetlerle kayarak karın keyfini çıkarırken, lapa lapa yağan karda altın gününe gitmek için yürüyen kadınlar ise yüzlerde tebessüm oluşturdu. Hava sıcaklığının 3 derece ölçüldüğü kentte iki gün önce başlayan kar yağışı özellikle yüksek kesimlerde etkisini yoğun şekilde gösterdi. Türkiye’nin kış turizmiyle ünlü ilçesi Kartepe’nin de kırsal bölgeleri beyaza bürünerek, kartpostallık manzaralar oluştu. Okulların tatil olmasını fırsat bilen bazı çocuklar da, kendilerini dışarıya atarak karın tadını çıkardı. Kartepe’nin Avluburun Mahallesi’nde çocuklar, ellerindeki poşetler ve plastik varillerle kayarak doyasıya eğlendi. Karın getirdiği neşe, sadece çocuklarla sınırlı kalmadı. Lapa lapa yağan karda yürüyen kadınların altın gününe gitmesi, çevredekileri gülümsetti. Ayrıca, karlı havada yaşanan bölgedeki elektrik kesintileri, vatandaşların çözüm beklediği konular arasında yer aldı. "4 mevsimi yaşamak çok güzel" Kartepe’de 4 mevsimi birden yaşamanın güzel olduğunu söyleyen Vedat Eroğlu, "Kar yağmasından çok memnunuz. Her mevsimin kendine has güzelliğini yaşamak bizim için büyük bir keyif ancak eskiden küçük çocuklar kar yağdıktan sonra sokaklara çıkar, kızaklarla kayarlardı. Eskisi gibi karda eğlenen çocuklar göremiyoruz" dedi. Vatandaşlar, elektrik problemine çözüm bekliyor İlçe genelinde sık sık elektrik kesintilerinin yaşandığına da dikkat çeken Eroğlu, "Elektriklerimiz kesildi. Bu bölgenin elektrikleri sürekli kesiliyor. Şuanda Avluburun’dayız ve burada elektrik yok. Buraya yakın Uzuntarla Mahallesi’nde de elektrik yok. Bölgesel bir kesinti var. Buna bir çözüm bulmak gerekir. Özellikle kar yağdığında insanlar büyük sıkıntı çekiyor. Yaşlı insanlar var, evde elektrik kullanması gereken insanlar var. Buna çözüm bulunması lazım" diye konuştu. "Eşimle kar yağışında yürüdük, çocuklarımızla eğlendik" Serdar Kemaloğlu ise "Hayatın doğal akışında kar yağışını görmek çok güzel bir duygu. Epeydir bu duyguyu yaşayamıyorduk. Hem toprak için hem de Sapanca Gölü için iyi olacak. Kar yağışı büyük bir romantizmimde oluşturuyor. Sabah saatlerinde eşimle kar yağışında yürüdük, çocuklarımızla eğlendik. Çok güzel ama cefası da var tabii ki" şeklinde konuştu. Bölgede yaşanan elektrik kesintilerine de değinen Kemaloğlu, "Burada elektrik sorunu var. Bu ciddi bir altyapı sorunu esasında. Ormanlık alan olması ve doğal şartlar da bunda etkili ama teknoloji de gelişti. Buralarda artık enerjinin yer altına alınması gerekiyor. Bizim köyümüzün yanı Ormanya, büyük bir turizm merkezi de esasında. Altyapı sorunun giderilmesi gerekiyor. Evde çalışanlar da var. Örneğin benim kızım da evden çalışıyor. Kendisi İstanbul’dan geldi, biz gelişinden çok mutlu olduk fakat elektrik olmadığı için çalışamıyor" ifadelerini kullandı.
Yenilikçi projelere 30 milyon TL’lik hibe
07 Şubat 2025 Cuma - 11:11 Yenilikçi projelere 30 milyon TL’lik hibe Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle hayata geçirilen Yerel Destek Programı (YEDEP), 2025 yılı bilgilendirme sürecini tamamladı. YEDEP; katılımcılık, sosyal sorumluluk ve yerel değerlerin korunması gibi yenilikçi projeler için 30 milyon TL’lik hibe verilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile kent konseyi iş birliğinde yürütülen YEDEP’te 2025 yılı projeleri sürüyor. STK’ların toplum yararına yaptığı faaliyetleri teşvik edip, onların yenilikçi projelerini desteklemeyi amaçlayan YEDEP’te bir süre devam eden bilgilendirme toplantıları sona erdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda gerçekleştirilen YEDEP bilgilendirme günleri, 28-31 Ocak tarihleri arasında İzmit, Gebze, Derince ve Gölcük ilçelerinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kocaeli’nde faaliyet gösteren STK temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantılarda YEDEP kapsamında potansiyel başvuru sahiplerine; başvuru koşulları, uygunluk kriterleri, finansman olanakları, programın hedefleri, proje başvuru süreçleri ve proje hazırlanması konularında detaylı bilgiler verildi. Toplantılarda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanlığı, AB ve Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü ve Kocaeli Kent Konseyi’nde görevli proje uzmanları, destek programının genel çerçevesine ilişkin sunumlar ve başvuru sürecine ilişkin kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. STK’lardan geniş katılımın olduğu programda katılımcılar, YEDEP programına dair sorularını yöneltme ve detaylı bilgi edinme fırsatı buldu. Yenilikçi projeler destekleniyor 2025 yılını "Kentlilik Bilincinin ve Katılımcılığın Arttırılması" temasıyla geçecek olan YEDEP’e dernekler, vakıflar, federasyonlar ve konfederasyonlar projeleriyle başvuru yapabiliyor. "Kentlilik Bilincini ve Toplumsal Dayanışmayı Özendirmek", "Yerel Değerleri Korumak ve Tanıtmak", "Sürdürülebilir Kalkınma ve Kapsayıcılığı Desteklemek", "Sivil Toplum Kuruluşları Arasında İşbirliğini ve Diyaloğu Güçlendirmek" olarak belirlenen yerel destek programının toplum yararına faaliyetlerin hayata geçirilmesine büyük katkı sunması ve bu kapsamda yapılan yenilikçi projelerin desteklenmesi planlanıyor. Başvuruları 27 Ocak 2025 tarihinde başlayan ve proje tekliflerinin son teslim tarihinin ise 23 Şubat olarak açıklandığı projeye başvurular online olarak YEDEP başvuru portalı üzerinden yapılabiliyor. Bilgilendirme oturumlarına kayıtlar, Kocaeli Kent Konseyi’nin ve Sivil Dünya Kocaeli resmi internet siteleri üzerinden yapılıyor. 2025 yılında 30 milyon TL bütçenin ayrıldığı YEDEP projesinde küçük ve büyük ölçekli projeler olmak üzere iki öncelikli alan bulunuyor. Hibeler birinci alanda yer alan küçük ölçekli projeler için 75 bin TL ile 250 bin TL arasında yer alırken, ikinci alanda yer alan büyük ölçekli projeler ise 250 bin TL ile 1 milyon TL arasında değişiyor.
Yaya üst geçitleri kardan temizleniyor
07 Şubat 2025 Cuma - 10:56 Yaya üst geçitleri kardan temizleniyor Kocaeli’de üst geçitlerde buzlanmaya karşı özel solüsyon ve tuzlama ile önlem alan ekipler, kentin dört bir yanında kar mesaisine devam ediyor. Kocaeli’de etkili olan kar yağışı ile birlikte alarm durumuna geçen büyükşehir belediyesi, tüm yolları açık hale getirirken, yayaların güvenliğini sağlamak için de tuzlama ve kaldırım temizleme çalışmasını sürdürüyor. Üst geçitler başta olmak üzere aile sağlığı merkezleri, otobüs durakları, kamu binalarının önü, ibadethaneler ve ilçelerin muhtelif noktalarında kar yağışının olumsuz etkilerine karşı temizlik yapan ekipler, ulaşımının en önemli noktalarında güvenli geçişi sağlamak için yoğun çaba sarf ediyor. Yapılan çalışmalarla il genelinde trafik akışında önemli sorun yaşanmazken, park ve bahçeler dairesi başkanlığına bağlı ekipler, yaya hareketliliğinin yoğun olduğu alt ve üst geçitler ile meydanlarda kar temizliği ve tuzlama çalışması gerçekleştiriyor. Özellikle üst geçitlerin merdivenlerinde biriken karın gece ayaz yapmasıyla oluşan buzlanmalar, buz çözücü solüsyon dökülerek temizleniyor. Karla kaplanan yollar, yoğun buzlanma riski taşıyan alanlar ve kamusal alanlarda yürütülen küreme ve tuzlama işlemleriyle hem araç hem de yaya trafiğinin güvenli şekilde sağlanması hedefleniyor. Ekipler, tüm bu çalışmalarını büyük bir hızla devam ettirerek, vatandaşların günlük yaşamlarını olumsuzluklardan etkilenmeden rahat şekilde sürdürebilmesi için gerekli tedbirleri alıyor. Öte yandan büyükşehir yetkilileri, olumsuz hava koşullarına karşı vatandaşları kar yağışının etkili olduğu bölgelere zincirsiz ve kar lastiksiz araçlarıyla gitmemeleri konusunda uyardı.
73 yaşındaki annesinin ilişkisi olduğunu düşünerek evi yakmıştı, istenen ceza belli oldu
07 Şubat 2025 Cuma - 10:04 73 yaşındaki annesinin ilişkisi olduğunu düşünerek evi yakmıştı, istenen ceza belli oldu Kocaeli’de alkollü olduğu sırada annesinin içinde bulunduğu evi benzin dökerek yakan sanık hakkında mütalaa açıklandı. Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen sanık, "Annemi öldürme niyetim yoktu. Annemi evden ben çıkardım, beraatımı ve tahliyemi istiyorum" dedi. 14 Mayıs 2024’te saat 22.30 sıralarında Arslanbey Mahallesi İzmit Caddesi’nde meydana gelen olayda, alkollü olan Selim Y. (46), annesi Kerime Y.’nin de (73) içinde bulunduğu tek katlı evi ve bitişiğindeki kendi evini ateşe verdi. Alevleri fak eden vatandaşlar Kerime Y’yi evden çıkardı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulmasıyla bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Anne Kerime Y. ise kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Polis ekiplerince gözaltına alınan Selim Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Mağdurun geçirmiş olduğu kalp krizi ile dava konusu olay arasında illiyet bağı yok" "Anneye karşı öldürmeye teşebbüs" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Selim Y. ve avukatı katıldı. Duruşmada İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor da okundu. Raporda mağdurun geçirmiş olduğu kalp krizi ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtildi. "Gelin alın annenizi buradan alın, yoksa onu geberteceğim" Cumhuriyet savcısının hazırladığı mütalaada, sanığın sık sık alkol kullandığı, alkol kullandığı zamanlarda saldırgan davranışlar sergilediği, annesinin komşusu ile ilişkisi olduğunu düşündüğü, ablasını arayarak "Gelin alın annenizi buradan alın, yoksa onu geberteceğim" şeklinde sözler sarf ettiği belirtildi. Sanığın aynı gün annesinin evde olduğunu bildiği halde benzin dökerek kendisinin ve annesinin evini yaktığı, elinde bulunan sopa ile müdahale edilmesine engel olduğu, "Burayı ben yaktım, söndürenin anasını sinkaf ederim" şeklinde sözler sarf ettiği, müdahale edilmesini engellemek amacıyla evin girişinde bulunan motosikleti de benzin dökerek yaktığı mütalaada yer yer aldı. Sanığın kuzeninin mağdurun evin içinde olduğunu öğrenmesi üzerine içeri girdiği, mağduru alarak evden çıkarttığı belirtildi. Düzenlenen bilirkişi raporuna göre meydana gelen yangının aldığı alkolün etkisi ile sanık tarafından yangın hızlandırıcı sıvı dökülerek başlatıldığı ve kısa sürede büyüyerek yayıldığının tespit edildiği, sanık Selim Y.’nin 15 Mayıs 2024 tarihinde saat 00.03 itibari ile 1,75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği belirtildi. 13 yıldan 20 yıla kadar hapis talebi Sanığın annesinin ilişkisinin olduğunu düşünmesi nedeniyle duyduğu kızgınlıkla kasıtla yangın çıkardığı ve annesini öldürmeye yönelik hareket ettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın annesine yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. "Annemi öldürme niyetim yoktu" Sanık Selim Y. mütalaayı kabul etmeyerek, "Rapordaki aleyhe hususları da kabul etmiyorum. Annemi öldürme gibi bir niyetim yoktu. Annemi evden çıkaran benim, atılı suçtan beraatımı ve tahliyemi isterim" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.