Yerel Haberler
Kocaeli
Başkan Büyükakın: "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" 10 Mayıs 2026 Pazar - 20:17:56 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü’nde İzmit Vinsan Tesisleri’nde faaliyete alınan Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü tanıtıldı. Lotus Anne Şehir Merkezi, Lokomotif Çocuk Köyü, Gönül Bahçem Davet Evi ve Ana Kafe’den oluşan merkez, kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek, çocuklara güvenli alanlar sunmak ve annelere en çok ihtiyaç duydukları zamanı kazandırmak amacıyla hizmet verecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü’nde annelere yönelik anlamlı bir projeyi daha hayata geçirdi. Kent genelinde 12 noktada hizmet veren Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü, İzmit Vinsan Tesisleri’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Kadınların fiziksel, sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesini amaçlayan merkezde pilates, zumba, step-aerobik, fitness, sağlıklı yaşam yürüyüşleri, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulacak. Çocuklar için hazırlanan Vinsan Lokomotif Çocuk Köyü’nde ise 3-6 yaş grubuna yönelik tematik atölyelerle miniklerin üretme, keşfetme ve birlikte öğrenme becerileri desteklenecek. "Kadına zaman kazandırıyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, merkezin çok amaçlı yapısıyla kadınlara ve ailelere nefes aldıran bir alan olduğunu söyleyerek, "Anne Şehir Projesi birçok şeye hizmet ediyor. Spor yaptırıyor, hayata tutunmaya ilişkin katkılar sağlıyor, psikolojik destek var. Başka becerileri geliştirmeye dönük programlar var. Ama bütün bunları özetleyen kelime belki de şu; burada kadına zaman kazandırıyoruz aslında. Kendisine bir şeyler yapmasına imkan tanıyoruz. Asıl sihirli kelime bu. Kadın kendine zaman ayırabiliyor. Aynı mantık engelli bireyin ailesi için de var. Engelli bir bireyin ailesinin, onunla uğraşırken kendine zaman ayırması da başlı başına bir problemdir. Onunla birlikte yaşamak çok zordur. Kendinize ait bir zaman kalmıyor. Aslında her birimiz, sadece kadınlar için de değil erkekler için de modern yaşamın ve şehir yaşamının içinde bir yandan özgürleştiğimizi zannederken, öbür yandan da özgürlüklerimizden olduk" dedi. "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" Anne Şehir Projesi kapsamında kadınların sağlıklı yaşama teşvik edildiğini belirten Büyükakın, "Aslında kadınlar için her şey düşünüldü. Kendinize daha fazla zaman ayırın, kendinize daha fazla yatırım yapın ve yükten kurtulun diye yapıldı. Yükten kurtulmayı her manada kullanıyorum. Çünkü Anne Şehir Projesi kapsamında yapılan spor etkinlikleri çerçevesinde bugüne kadar kadınlarımızın verdiği kilo toplam 32 ton. Muazzam, bence kendinizi alkışlayın. Kocaeli’yi, Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik ve bu devam edecek. Sporla birlikte kullanılan birçok ilaçtan kurtulma gibi bir sürü hikaye duydum. Bunun gibi sayısız örnek var. Aslında modern yaşam bize bunu yapıyor. Hareketsizliğe bağlı olarak birçok sorun ortaya çıkıyor. Kibarca ‘obezite’ diyoruz ama bunun Türkçesi kilo, aşırı kilo. Obezite modern şehir yaşam biçiminin bir sonucu. Hareketsiziz, çok kalori alıyoruz, kalori harcamıyoruz" ifadelerini kullandı. "Annelerin en çok zamana ihtiyacı var" Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, Anneler Günü’nde annelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin zaman olduğunu belirterek, "Bir annenin en çok neye ihtiyacı var? Bir annenin en çok zamana ihtiyacı var. Çünkü anne olduktan sonra özgürce banyo yapmayı unuttuğumuz bir dönemden geçiyoruz. Eskiden ‘Bir çocuğu köy büyütür’ derlerdi. Şimdi köylerimiz uzakta kaldı. Bir anne ve bir çocuk, bir çatının altında baş başa kaldı. Dolayısıyla anneler kendilerine o zamanı ayıramayınca psikolojik olarak maalesef çöküntü yaşadılar. Burası gördüm ki annelere bu Anneler Günü’nde zaman hediye etmiş. Demiş ki, ‘Sen çocuğunu Lokomotif Çocuk Evleri’ne bırak, orada iki saat lisans mezunu öğretmenlerle nitelikli zaman geçirsin. Sen spor mu yapmak istiyorsun, sporunu yap. Diyetisyene mi gitmek istiyorsun, diyetisyene git. Arkadaşlarınla kahve içip kitap hakkında sohbet etmek mi istiyorsun, onu yap.’ Her türlü alanı sağlamışlar. Ben diyorum, herhalde yakında kütüğümü de Kocaeli’ye aldıracağım bu gidişle" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:02 Sanayideki nitelikli çalışan sıkıntısına Asya çözümü Türkiye genelinde sanayi sektöründe yaşanan nitelikli personel sıkıntısı büyürken, iş gücü göçü de çözüm olarak konuşulmaya başlandı. Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Nitelikli göç ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ancak bu göç; dilimize, dinimize ve geleneklerimize yakın olan Asya’dan olmalı" dedi. Mesleki eğitimin sektördeki karşılığına da değinen Öztürk, "Meslek lisesinden mezun olup kendi işini yapan hiçbir genç asgari ücretle çalışmaz" diyerek meslek liselerinin öneminin altını çizdi. Fabrika çarkları hızla dönmeye, işletmeler kapasitelerini artırmaya devam ederken, sanayicinin önündeki en büyük bariyer olan ’nitelikli personel eksikliği’ her geçen gün daha derinden hissediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, küresel ölçekte yaşanan kalifiye çalışan bulma sıkıntısının yerel firmaları da etkilediğine vurguladı. Öztürk, "Şuanda piyasa şartlarına göre, büyüme içerisine giren firmalarımızın yetişmiş çalışma arkadaşı bulma imkanı gittikçe zayıflıyor. Tabii ki tüm dünyada aynı konu geçerli ama firmalarımızın da büyümesi için insan kaynağının yetiştirilmesi lazım" dedi. Bu noktada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde hayata geçirilen protokol okulu ile öğrencilerin eğitim kalitesini en üst seviyeye çıkararak sahada iş bulmalarını hedeflediklerini kaydeden Öztürk, "Bunun için en üst seviyede hem maddi olarak hem de tüm bilgi birikimlerimizle, okul yönetimiyle birlikte buradaki öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmesini ve sahada iş bulmasını sağlamaya çalışıyoruz ama esas olan şu; okulumuza gelecek öğrenci kalitesinin en üst seviyeye çıkarılması. İşletmeler büyüdü. Meslek liselerinin sayısının artırılması gerekiyor" diye konuştu. "Nitelikli göç Asya’dan olmalı" Büyüyen işletmelerin ihtiyaçlarına ve meslek liselerinin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, iş gücü göçü hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu: "Nitelikli göç bence ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ama bu nitelikli göç dilimizin ve dinimizin, gelenek göreneklerimizin yakın olduğu Asya’dan olmalı. Böyle girişim şu şekilde var; Türk devletlerle yapılan anlaşma neticesinde, Türkiye’ye geleceklerin çalışma imkanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla eş değer bir hale getirilmeye çalışılıyor. Böyle bir yasa çıktığını biliyorum." "Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı" Mesleki eğitimin öneminin sanayi için giderek arttığının altını çizen Başkan Öztürk, Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden her yıl mezun olan 90 öğrencinin 70’inin doğrudan staj yaptığı yerlerde veya kendi iş kolunda istihdam edildiğini söyledi. Öztürk, "Bu öğrencilerimizden 15’i yüksek öğrenim kurumlarına gidiyor, 5’i de kariyer planlamasını mezun olduğu meslekte değil, diğer meslek kolunda yapıyor. Aslında çok ciddi manada kendi mesleğini yapan insan sayısı artmaya başladı. Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı. Bizde bunun yaygınlaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca yine Oda olarak çalışma arkadaşlarımızla birlikte 60 öğrencimize niteliğini artırmak için burs veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz" Öztürk, meslek lisesi mezunlarının avantajlarına da değinerek, "Piyasayı gezin. Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz. Bu çok önemli bir etkendir. Dünyanın neresine giderse gitsin, meslek sahibi insan ailenin geçimini en iyi şekilde sağlar. Ayrıca, şu çerçeveden de bakılması gerekiyor; meslek lisesinden mezun olan bir öğrencinin ekonomik sermayeye ihtiyacı yoktur. Serbest meslek yapabilmesi için birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle, hiçbir sermayeye tabii olmadan sadece bir vergi levhasıyla çıkıp serbest mesleği yapabilirler ama bir üniversite mezunu bunu yapamaz. Bu çerçeveden baktığımız zaman son yıllarda meslek liselerine öğrencilerimizin katılım oranı artmaya başladı. İnsanlarımız da bunun farkına varmaya başladı" dedi.
Meslekte ilk adımda iş bulamayanlar istihdam edilecek
20 Ocak 2025 Pazartesi - 10:34 Meslekte ilk adımda iş bulamayanlar istihdam edilecek Gebze Organize Sanayi Bölgesi Teknopark’ın Mesleğe İlk Adım Merkezi Projesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başarılı bulunarak desteklenmeye hak kazandı. Projeyi gençlerin istihdama dahil olmasını kolaylaştırmak için hazırladıklarını söyleyen GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "TÜİK verilerine göre Türkiye’de sosyo-ekonomik anlamda dezavantajlı konumda bulunan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 16,5’tir. Toplam genç nüfusun yaklaşık 13 milyon olduğu düşünüldüğünde 2,5 milyondan fazla genç işsizden bahsedilmektedir" dedi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın bir yıla yakın süredir üzerinde çalıştığı ve SOGEP kapsamında başvurduğu Mesleğe İlk Adım Merkezi Projesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından MARKA’nın tensipleriyle başarılı bulunarak desteklenmeye hak kazandı. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın başkanlığında, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut’un katılımlarıyla gerçekleşen imza töreninde konuşma yapan GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Projemizle yeni mezun ve iş bulmakta sorun yaşayan dezavantajlı gruplara, firmalar ile yapılan ihtiyaç analizi sonucunda belirlenmiş mesleki nitelikleri kazandırmak amacıyla eğitimler düzenleyerek, bu eğitimlere 40 genç işsizin katılması ve eğitimleri başarıyla tamamlayan 30 genç işsizin bölge firmalarında istihdam edilmesini amaçlamaktayız" açıklamasını yaptı. "2,5 milyondan fazla genç işsiz" İşsizliğin günümüzde meydana getirdiği sosyo-ekonomik sonuçlar itibariyle bütün toplumların en önemli sorunlarından biri olduğunun altını çizen Çemberci, "Özellikle son günlerde dünyada yaşanan finansal krizin sosyo-ekonomik hayata yansımalarından birisi de işsizliğin genel olarak artmış olmasıdır. İşsiz kitlelerin artışı toplumsal barış ve istikrar açısından ciddi tehdit unsurudur. İşsizlik olgusu Türkiye’nin en önemli sosyal ve ekonomik sorunlarının odak noktasındadır ve bölgeler arası istihdam bakımından eşitsizlikler dikkat çekicidir. Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 50’si 30 yaş altında ve 20 milyonu da 14- 30 yaş arasındadır. 2023 yılı Kasım ayı TÜİK verilerine göre Türkiye’de sosyo-ekonomik anlamda dezavantajlı konumda bulunan genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 16,5’tir. Toplam genç nüfusun yaklaşık 13 milyon olduğu düşünüldüğünde 2,5 milyondan fazla genç işsizden bahsedilmektedir" dedi. "Beceri geliştirme programları ile gençler istihdama dahil edilecek" Ülkemizin sanayi ve ihracat kalbini oluşturan TR42 bölgesinin işsizlik oranının ülkede işsizlik oranının önemli bir payını oluşturduğunu vurgulayan Çemberci, "Kocaeli’de 2023 yılında 128 bin 647 kişilik açık iş ilanı, işverenler tarafından İŞKUR’a iletilmiştir. 2023 yılı sonu itibarıyla Kocaeli’de kayıtlı işsizlerin sayısı 52 bin 256 iken bu kişilerin içinde kadınların oranı yüzde 55,4; 15-24 yaş arası gençlerin oranı ise yüzde 20,2 seviyesindedir. Yeni mezun ve yeterli iş tecrübesi olmayan kişilerin iş bulmakta zorlanması; teorik bilgilerini pratiğe dökmelerine engel olan döngüsel bir sorun olarak özellikle sanayi sektöründe karşımıza çıkmaktadır. Bu gruptaki kişiler, sadece deneyim kazanabilmek adına ağır şartlarda ve yoğun iş tempoları ile çalışmak durumunda kalabilmektedir. Eğitim merkezleri aracılığıyla, istihdam piyasalarının talep ettiği kalifikasyon ve becerilerin geliştirilmesine yönelik kurslar ve beceri geliştirme programları ile gençlerin istihdama dahil olması kolaylaştırılmaktadır. Mesleğe İlk Adım Merkezi bu sorunun çözümüne katkı sağlamak için geliştirilmiş bir projedir” diye konuştu.
93 yaşındaki Ruhi Dede sağlıklı yaşamın sırlarını açıkladı
19 Ocak 2025 Pazar - 17:29 93 yaşındaki Ruhi Dede sağlıklı yaşamın sırlarını açıkladı Kocaeli’de yaklaşık bir asrı geride bırakan 93 yaşındaki Ruhi Ayaz, sağlıklı yaşamın sırlarını anlattı.Derince ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası Ruhi Ayaz, hem fiziki görünümü hem de yaşam felsefesiyle çevresindekilerin büyük takdirini kazanıyor. 2008 yılında eşini kaybetmesine rağmen hayata dört elle sarılan Ayaz, tüm işlerini kendisi yaparak örnek bir yaşam sergiliyor. "Ruhi Dede" olarak tanınan Ayaz, sağlıklı yaşamın sırrını dengeli beslenme ve düzenli hareket olarak özetliyor."Günde az 1 kilometre yürürüm"1950’li yıllarda İstanbul’da bir otelde çalıştığını anlatan Ayaz, "Orada yemeklerle ilgili çok şey öğrendim. Hayatımı sağlıklı yaşamın üzerinde şekillendirmeye çalıştım. İzmit’e döndüğümde her şeyime dikkat etmeye başladım. Her sabah 06.00’da uyanıyorum. Mutfağımda yemeklerimi yapıyorum. 08.00’de kahvaltı yapıyorum. Bazı sabahlar tek yumurta haşlıyor, yanına da 10 zeytin koyuyorum. Domates ve salatalıkla birlikte yerim. Sonra aşağı Tütünçiftliği’ne giderim orada çay içerim. Günde en az 1 kilometre yürürüm. Kış da olsa, yaz da olsa asla ihmal etmem, kesinlikle yürürüm. Kahvaltıdan önce çıkar dolaşırım, sonra gelir kahvaltımı yaparım. Yeme içme işlerine çok dikkat ederim. Her yerde her şeyi yemem. Az da olsa evde ne varsa kendim yapar onu yerim. Abur cubur yemem" dedi."Yemek yapmaya üşenmiyorum"Ruhi Ayaz, sebzeleri mevsiminde tüketmeye özen gösterdiğine dikkat çekerek, "Kışın ıspanak, lahana ve pırasa gibi yemekler tüketirim. Yazın yemeği biraz hafif yapmak gerekir çok salçalı, yağlı yenmez. Kışın eti de çok tüketmemek gerek. Haftada iki kere 100 gram yemek yeterli. Her etin ardından 50 gram da yoğurt yenir. Yoğurt çok yok tutar, sağlıklıdır. Et ve yoğurt 100 gramı geçmeyecek çünkü vücut fazlasını atar. Ben yemeğimi böyle yaparım. Bulgur pilavına da 50 gram sucuk atarım. Nohut yemeklerine de 50 gram pastırma atarım. Bunlar hem sağlıklıdır hem lezzet verir. Yemek yapmak bana zor gelmiyor ve üşenmiyorum. 75 yaşına kadar çalıştım. ’İş yorar, çok çalışılmaz’ derler ancak öyle değil. Çalışmak insanı diri tutar. İşsiz adam yolsuz yordamsız olur" diye konuştu."Akşam 19.00’dan sonra yemek yemem"Sağlıklı yaşam için akşam saat 19.00’dan sonra yemek yemediğini belirten Ayaz, "Fazla yemek baş ağrısı yapar. Mide belirli zaman boş kalmalı. Akşam 19.00’dan sonra yemek yemeyin, sabaha kadar aralıklarla su için. Su insanı dinç tutar. Sabah kahvaltıda da fazla yenmez, iki dilim ekmek de fazla. Hafif bir öğün geçirmek gerek. Benim için sağlıklı yaşamın sırrı bunlar. Haftada bir kez veya iki kez balıkta yenmeli. Ben en fazla 10-15 tane yerim fazlası zarar. Üstüne el yapımı sağlıklı helvada yenebilir. ’Sağlıklı yaşamak istiyorum’ diyenler kendine bu şekilde iyi bakmalı, vücuduna faydalı hissettirmeli" ifadelerini kullandı.
Ayaktaki yapısal bozukluklar ağız diş ve çene sağlığını etkiliyor
19 Ocak 2025 Pazar - 14:10 Ayaktaki yapısal bozukluklar ağız diş ve çene sağlığını etkiliyor Uzman Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Uzman Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, “Düz ayaklı bireylerde görülen duruş bozuklukları, çene pozisyonlarında ve diş kapanışında önemli sorunlara neden olabilir” dedi. Uzman Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Uzman Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, ağız ve çene sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Özkan, ayaktaki yapısal bozuklukların kas-iskelet sistemini bozmasının ötesinde ağız diş ve çene sağlığını da etkileyebileceğini belirtti. Prof. Dr. Özkan, bu tür vakalarda diş hekimi, çene cerrahı, ortopedist ve fizyoterapistin birlikte çalışmasının tedavi sürecinin başarısını artırdığını vurguladı. “Vücut duruşu ile alt çene pozisyonunun ortalama yüzde 95 oranında bağlantılı olduğu tespit edildi” Vücut duruşu ile çene yapısının yüzde 95 bağlantılı olduğunun bilimsel makalalerle desteklendiğini dile getiren Prof. Dr. Özkan, “Düz ayak, ayak tabanında bulunan doğal kavislerin kaybı ve ayağın yere tamamen temas etmesi durumudur. Düz ayaklı bireylerdeki bu kavis kaybı, ayak bileği, diz, kalça ve omurgada hizalama sorunlarına neden olur. Bu durum vücutta duruş bozukluğunun yanısıra çene bozukluğuna ve diş kapanış bozukluklarına yol açar. 2024 yılı Ağustos ayında yayınlanan son güncel bilimsel makaleye göre, toplumda vücut duruşu ile alt çene pozisyonunun ortalama yüzde 95 oranında bağlantı olduğu tespit edildi. Alt uzuvlarda duruşlarda sapmalar vücut bozukluklarına yol açarken, hatta baş ve boyun duruşuna etki eder. Düz ayak durumuna bağlı duruş bozukluğunda vücut kendini dengelemek için zincirleme kompansatuvar (telafi edici) mekanizmayı harekete geçirir” dedi. “Çene eklemi ve kaslarının dengesini bozabilir” Vücuttaki zincirleme mekanizmadan bahseden Prof. Dr. Özkan, “Omurganın doğal eğrileri değişir, baş öne eğilir, boyun kasları katılaşır ve sırt kamburlaşır. Pelvis (leğen kemiği) öne doğru eğilir. Bu zincirleme mekanizma devam eder, çene ve dişlerde vücudun üst kısmındaki duruş bozukluğu büyüyerek çene eklemi ve kaslarının dengesini bozabilir. Düz ayaklı bireylerde ayakların yere tam temas etmesi, vücudun ağırlık merkezinin öne kaymasına neden olur. Sırt kamburlaşmasıyla birlikte başın öne doğru pozisyon alması, çene eklemi üzerindeki yükü artırır. Çene eklemine fazla baskı uygular, alt çene önde konumlanır, alt ve üst çene dişleri arasındaki kapanış dengesini bozar” diye konuştu. Tedavi yöntemlerini sıraladı Hastalığın tedavi yöntemlerini sıralayan Uzman Diş Hekimi ve Çene Cerrahı Uzman Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, “Düz ayak ve duruş bozukluğu kaynaklı çene kapanış sorunlarının tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gereklidir. Düz ayaklı bireyler için özel olarak tasarlanmış ortopedik tabanlıklar, ayak kavislerini destekler ve duruşu düzeltebilir. Bu, omurga hizalamasını düzelterek çene eklemi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Fizyoterapistler, omurga ve kas dengesizliklerini gidermek için kişiye özel egzersiz programları oluşturabilir. Bu egzersizler; postürün düzeltilmesi, çene kaslarının dengelenmesi, TME üzerindeki baskının azaltılmasında etkili olabilir. Çene ve şakak kaslarındaki aşırı kas spazmını azaltmak için botoks uygulaması veya splint (gece plağı) tedavisi uygulanabilir. Bu plaklar, çene eklemindeki stresi azaltır ve diş sıkma problemlerini kontrol altına alır. Çene eklem tedavileri arasında çene eklem içi yıkama (artrosentez) tedavisi, lazer terapi ve çene eklem fizik tedavileri yapılabilmektedir. Alt çenenin önde konumlanmasına bağlı, üst çene ve alt dişler arası kapanış bozulur. Bu nedenle dişlerde kapanış bozukluğu (maloklüzyon), dişlerde aşınma, diş çapraşıklığı ve kapanış bozukluklarının çözümünde anatomik diş dolguları tedavileri uygulanabilir. Alternatif olarak ortodontik tedaviler, tek seansta cerrahi olarak diş çapraşıklık düzeltme operasyonu veya kaplama (zirkonyum porselen e-max) tedavisi de çeneler arası diş kapanışını düzeltmede kullanılabilir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Özkan, “Düz ayak, ayak sağlığının ötesinde duruş bozukluğuna yol açarak domino taşı etkisi oluşturarak tüm vücut dengesini etkiler ve çene pozisyonu ve diş kapanışı üzerinde de önemli sorunlara yol açabilir. Duruş bozukluklarının çene eklemi ve diş sağlığı üzerindeki etkilerini göz ardı etmek, uzun vadede birçok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu tür vakalarda erken tanı, doğru tedavi teknikleri ve multidisipliner yaklaşımlar hem çene eklemini hem de ağız sağlığını korumada kritik bir öneme sahiptir” dedi.
İtfaiyecilere Kocaeli’de önemli eğitim
19 Ocak 2025 Pazar - 10:18 İtfaiyecilere Kocaeli’de önemli eğitim Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesinde "Elektrikli Araç Yangınları ve Müdahale Yöntemleri" eğitimi düzenlendi. Eğitime 12 ilden gelen 125 kişi katıldı. Kocaeli İtfaiyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen eğitime; Bursa, İstanbul, Balıkesir, Sakarya, Tekirdağ, Edirne, Trabzon, Kırklareli, Bolu, Düzce, Yalova, Çorum İtfaiye teşkilatları başta olmak üzere özel sektör itfaiye teşkilatları ile endüstriyel tesislerin teknik emniyet birimi uzmanlarından oluşan 125 kişi katıldı. Etkinlik, seminer ve uygulama olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirildi. Etkinliğin seminer bölümünde; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ebubekir Ardıç, İtfaiye Dairesi Başkanı Ömer İslamoğlu, Trabzon İtfaiye Dairesi Başkanı Olcay Bal, Sakarya Üniversitesi Yangın Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Hakan Serhad Seyhan da yer aldı. Elektrikli araç yangın sebepleri, riskleri ve müdahale yöntemleri eğitimde katılımcılara aktarıldı. Eğitimin uygulama bölümünde ise yangın battaniyesi kullanımı ile söndürme stratejileri ele alındı. Simülatör araçta gerçekleştirilen fiili batarya yangınına yangın battaniyesi ile muhafaza altına alma işlemi yapıldı. Kocaeli itfaiye personeli tarafından gerçekleştirilen uygulama adım adım katılımcılara aktarıldı. Su ile soğutma ve söndürme işlemi uygulaması da eğitim kapsamında gerçekleştirildi.
93 yaşındaki Ruhi Dede sağlıklı yaşamın sırlarını açıkladı
19 Ocak 2025 Pazar - 10:14 93 yaşındaki Ruhi Dede sağlıklı yaşamın sırlarını açıkladı Kocaeli’de yaklaşık bir asrı geride bırakan 93 yaşındaki Ruhi Ayaz, sağlıklı yaşamın sırlarını anlattı. Derince ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası Ruhi Ayaz, hem fiziki görünümü hem de yaşam felsefesiyle çevresindekilerin büyük takdirini kazanıyor. 2008 yılında eşini kaybetmesine rağmen hayata dört elle sarılan Ayaz, tüm işlerini kendisi yaparak örnek bir yaşam sergiliyor. "Ruhi Dede" olarak tanınan Ayaz, sağlıklı yaşamın sırrını dengeli beslenme ve düzenli hareket olarak özetliyor. "Günde az 1 kilometre yürürüm" 1950’li yıllarda İstanbul’da bir otelde çalıştığını anlatan Ayaz, "Orada yemeklerle ilgili çok şey öğrendim. Hayatımı sağlıklı yaşamın üzerinde şekillendirmeye çalıştım. İzmit’e döndüğümde her şeyime dikkat etmeye başladım. Her sabah 06.00’da uyanıyorum. Mutfağımda yemeklerimi yapıyorum. 08.00’de kahvaltı yapıyorum. Bazı sabahlar tek yumurta haşlıyor, yanına da 10 zeytin koyuyorum. Domates ve salatalıkla birlikte yerim. Sonra aşağı Tütünçiftliği’ne giderim orada çay içerim. Günde en az 1 kilometre yürürüm. Kış da olsa, yaz da olsa asla ihmal etmem, kesinlikle yürürüm. Kahvaltıdan önce çıkar dolaşırım, sonra gelir kahvaltımı yaparım. Yeme içme işlerine çok dikkat ederim. Her yerde her şeyi yemem. Az da olsa evde ne varsa kendim yapar onu yerim. Abur cubur yemem" dedi. "Yemek yapmaya üşenmiyorum" Ruhi Ayaz, sebzeleri mevsiminde tüketmeye özen gösterdiğine dikkat çekerek, "Kışın ıspanak, lahana ve pırasa gibi yemekler tüketirim. Yazın yemeği biraz hafif yapmak gerekir çok salçalı, yağlı yenmez. Kışın eti de çok tüketmemek gerek. Haftada iki kere 100 gram yemek yeterli. Her etin ardından 50 gram da yoğurt yenir. Yoğurt çok tok tutar, sağlıklıdır. Et ve yoğurt 100 gramı geçmeyecek çünkü vücut fazlasını atar. Ben yemeğimi böyle yaparım. Bulgur pilavına da 50 gram sucuk atarım. Nohut yemeklerine de 50 gram pastırma atarım. Bunlar hem sağlıklıdır hem lezzet verir. Yemek yapmak bana zor gelmiyor ve üşenmiyorum. 75 yaşına kadar çalıştım. ’İş yorar, çok çalışılmaz’ derler ancak öyle değil. Çalışmak insanı diri tutar. İşsiz adam yolsuz yordamsız olur" diye konuştu. "Akşam 19.00’dan sonra yemek yemem" Sağlıklı yaşam için akşam saat 19.00’dan sonra yemek yemediğini belirten Ayaz, "Fazla yemek baş ağrısı yapar. Mide belirli zaman boş kalmalı. Akşam 19.00’dan sonra yemek yemeyin, sabaha kadar aralıklarla su için. Su insanı dinç tutar. Sabah kahvaltıda da fazla yenmez, iki dilim ekmek de fazla. Hafif bir öğün geçirmek gerek. Benim için sağlıklı yaşamın sırrı bunlar. Haftada bir kez veya iki kez balık da yenmeli. Ben en fazla 10-15 tane yerim, fazlası zarar. Üstüne el yapımı sağlıklı helva da yenebilir. ’Sağlıklı yaşamak istiyorum’ diyenler kendine bu şekilde iyi bakmalı, vücuduna faydalı hissettirmeli" ifadelerini kullandı.