Yerel Haberler
Kocaeli
Başkan Büyükakın: "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" 10 Mayıs 2026 Pazar - 20:17:56 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü’nde İzmit Vinsan Tesisleri’nde faaliyete alınan Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü tanıtıldı. Lotus Anne Şehir Merkezi, Lokomotif Çocuk Köyü, Gönül Bahçem Davet Evi ve Ana Kafe’den oluşan merkez, kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek, çocuklara güvenli alanlar sunmak ve annelere en çok ihtiyaç duydukları zamanı kazandırmak amacıyla hizmet verecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Anneler Günü’nde annelere yönelik anlamlı bir projeyi daha hayata geçirdi. Kent genelinde 12 noktada hizmet veren Anne Şehir Yaşam Merkezi’nin 13’üncüsü, İzmit Vinsan Tesisleri’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Kadınların fiziksel, sosyal ve psikolojik yönden desteklenmesini amaçlayan merkezde pilates, zumba, step-aerobik, fitness, sağlıklı yaşam yürüyüşleri, diyetisyen, fizyoterapist ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunulacak. Çocuklar için hazırlanan Vinsan Lokomotif Çocuk Köyü’nde ise 3-6 yaş grubuna yönelik tematik atölyelerle miniklerin üretme, keşfetme ve birlikte öğrenme becerileri desteklenecek. "Kadına zaman kazandırıyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, merkezin çok amaçlı yapısıyla kadınlara ve ailelere nefes aldıran bir alan olduğunu söyleyerek, "Anne Şehir Projesi birçok şeye hizmet ediyor. Spor yaptırıyor, hayata tutunmaya ilişkin katkılar sağlıyor, psikolojik destek var. Başka becerileri geliştirmeye dönük programlar var. Ama bütün bunları özetleyen kelime belki de şu; burada kadına zaman kazandırıyoruz aslında. Kendisine bir şeyler yapmasına imkan tanıyoruz. Asıl sihirli kelime bu. Kadın kendine zaman ayırabiliyor. Aynı mantık engelli bireyin ailesi için de var. Engelli bir bireyin ailesinin, onunla uğraşırken kendine zaman ayırması da başlı başına bir problemdir. Onunla birlikte yaşamak çok zordur. Kendinize ait bir zaman kalmıyor. Aslında her birimiz, sadece kadınlar için de değil erkekler için de modern yaşamın ve şehir yaşamının içinde bir yandan özgürleştiğimizi zannederken, öbür yandan da özgürlüklerimizden olduk" dedi. "Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik" Anne Şehir Projesi kapsamında kadınların sağlıklı yaşama teşvik edildiğini belirten Büyükakın, "Aslında kadınlar için her şey düşünüldü. Kendinize daha fazla zaman ayırın, kendinize daha fazla yatırım yapın ve yükten kurtulun diye yapıldı. Yükten kurtulmayı her manada kullanıyorum. Çünkü Anne Şehir Projesi kapsamında yapılan spor etkinlikleri çerçevesinde bugüne kadar kadınlarımızın verdiği kilo toplam 32 ton. Muazzam, bence kendinizi alkışlayın. Kocaeli’yi, Kocaeli’nin kadınlarını 32 ton hafiflettik ve bu devam edecek. Sporla birlikte kullanılan birçok ilaçtan kurtulma gibi bir sürü hikaye duydum. Bunun gibi sayısız örnek var. Aslında modern yaşam bize bunu yapıyor. Hareketsizliğe bağlı olarak birçok sorun ortaya çıkıyor. Kibarca ‘obezite’ diyoruz ama bunun Türkçesi kilo, aşırı kilo. Obezite modern şehir yaşam biçiminin bir sonucu. Hareketsiziz, çok kalori alıyoruz, kalori harcamıyoruz" ifadelerini kullandı. "Annelerin en çok zamana ihtiyacı var" Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal, Anneler Günü’nde annelerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin zaman olduğunu belirterek, "Bir annenin en çok neye ihtiyacı var? Bir annenin en çok zamana ihtiyacı var. Çünkü anne olduktan sonra özgürce banyo yapmayı unuttuğumuz bir dönemden geçiyoruz. Eskiden ‘Bir çocuğu köy büyütür’ derlerdi. Şimdi köylerimiz uzakta kaldı. Bir anne ve bir çocuk, bir çatının altında baş başa kaldı. Dolayısıyla anneler kendilerine o zamanı ayıramayınca psikolojik olarak maalesef çöküntü yaşadılar. Burası gördüm ki annelere bu Anneler Günü’nde zaman hediye etmiş. Demiş ki, ‘Sen çocuğunu Lokomotif Çocuk Evleri’ne bırak, orada iki saat lisans mezunu öğretmenlerle nitelikli zaman geçirsin. Sen spor mu yapmak istiyorsun, sporunu yap. Diyetisyene mi gitmek istiyorsun, diyetisyene git. Arkadaşlarınla kahve içip kitap hakkında sohbet etmek mi istiyorsun, onu yap.’ Her türlü alanı sağlamışlar. Ben diyorum, herhalde yakında kütüğümü de Kocaeli’ye aldıracağım bu gidişle" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:02 Sanayideki nitelikli çalışan sıkıntısına Asya çözümü Türkiye genelinde sanayi sektöründe yaşanan nitelikli personel sıkıntısı büyürken, iş gücü göçü de çözüm olarak konuşulmaya başlandı. Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Nitelikli göç ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ancak bu göç; dilimize, dinimize ve geleneklerimize yakın olan Asya’dan olmalı" dedi. Mesleki eğitimin sektördeki karşılığına da değinen Öztürk, "Meslek lisesinden mezun olup kendi işini yapan hiçbir genç asgari ücretle çalışmaz" diyerek meslek liselerinin öneminin altını çizdi. Fabrika çarkları hızla dönmeye, işletmeler kapasitelerini artırmaya devam ederken, sanayicinin önündeki en büyük bariyer olan ’nitelikli personel eksikliği’ her geçen gün daha derinden hissediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, küresel ölçekte yaşanan kalifiye çalışan bulma sıkıntısının yerel firmaları da etkilediğine vurguladı. Öztürk, "Şuanda piyasa şartlarına göre, büyüme içerisine giren firmalarımızın yetişmiş çalışma arkadaşı bulma imkanı gittikçe zayıflıyor. Tabii ki tüm dünyada aynı konu geçerli ama firmalarımızın da büyümesi için insan kaynağının yetiştirilmesi lazım" dedi. Bu noktada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde hayata geçirilen protokol okulu ile öğrencilerin eğitim kalitesini en üst seviyeye çıkararak sahada iş bulmalarını hedeflediklerini kaydeden Öztürk, "Bunun için en üst seviyede hem maddi olarak hem de tüm bilgi birikimlerimizle, okul yönetimiyle birlikte buradaki öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmesini ve sahada iş bulmasını sağlamaya çalışıyoruz ama esas olan şu; okulumuza gelecek öğrenci kalitesinin en üst seviyeye çıkarılması. İşletmeler büyüdü. Meslek liselerinin sayısının artırılması gerekiyor" diye konuştu. "Nitelikli göç Asya’dan olmalı" Büyüyen işletmelerin ihtiyaçlarına ve meslek liselerinin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, iş gücü göçü hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu: "Nitelikli göç bence ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ama bu nitelikli göç dilimizin ve dinimizin, gelenek göreneklerimizin yakın olduğu Asya’dan olmalı. Böyle girişim şu şekilde var; Türk devletlerle yapılan anlaşma neticesinde, Türkiye’ye geleceklerin çalışma imkanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla eş değer bir hale getirilmeye çalışılıyor. Böyle bir yasa çıktığını biliyorum." "Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı" Mesleki eğitimin öneminin sanayi için giderek arttığının altını çizen Başkan Öztürk, Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden her yıl mezun olan 90 öğrencinin 70’inin doğrudan staj yaptığı yerlerde veya kendi iş kolunda istihdam edildiğini söyledi. Öztürk, "Bu öğrencilerimizden 15’i yüksek öğrenim kurumlarına gidiyor, 5’i de kariyer planlamasını mezun olduğu meslekte değil, diğer meslek kolunda yapıyor. Aslında çok ciddi manada kendi mesleğini yapan insan sayısı artmaya başladı. Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı. Bizde bunun yaygınlaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca yine Oda olarak çalışma arkadaşlarımızla birlikte 60 öğrencimize niteliğini artırmak için burs veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz" Öztürk, meslek lisesi mezunlarının avantajlarına da değinerek, "Piyasayı gezin. Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz. Bu çok önemli bir etkendir. Dünyanın neresine giderse gitsin, meslek sahibi insan ailenin geçimini en iyi şekilde sağlar. Ayrıca, şu çerçeveden de bakılması gerekiyor; meslek lisesinden mezun olan bir öğrencinin ekonomik sermayeye ihtiyacı yoktur. Serbest meslek yapabilmesi için birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle, hiçbir sermayeye tabii olmadan sadece bir vergi levhasıyla çıkıp serbest mesleği yapabilirler ama bir üniversite mezunu bunu yapamaz. Bu çerçeveden baktığımız zaman son yıllarda meslek liselerine öğrencilerimizin katılım oranı artmaya başladı. İnsanlarımız da bunun farkına varmaya başladı" dedi.
Kılavuz gençlik merkezleri 14 bin 797 öğrenciye ev sahipliği yaptı
18 Ocak 2025 Cumartesi - 10:46 Kılavuz gençlik merkezleri 14 bin 797 öğrenciye ev sahipliği yaptı Kocaeli’deki gençlerin ihtiyaçlarını atölyeler, etkinlikler, geziler ve sosyal sorumluluk projeleri ile tek çatı altında karşılayan kılavuz gençlik merkezleri, 2024 yılında 14 bin 797 öğrenciye ev sahipliği yaptı. Kocaeli’nde yaşayan gençlerin sanatsal ve mesleki eğitimlerle her türlü donanıma sahip olmasını hedefleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 21. yüzyıl becerileri ile donatılmış bir gençlik meydana getirmek için çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. 2024 yılında gençler için bilimden sanata, spordan eğitime, teknolojiden kültürel ve sosyal aktivitelere kadar birçok alanda projeler hayata geçiren büyükşehir, gençlik merkezlerinde de gençlere farklı alanlarda zengin bir faaliyet havuzu ile hizmet veriyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi; içerisinde kütüphane, bilişim sınıfı, bilim-deney, müzik ve sanat atölyesi, rehberlik, divaniye, playstation, masa tenisi odası ve ikram alanı bulunan kılavuz gençlik merkezlerini gençlerin hizmetine sundu. Büyükşehirin gençlere hem eğitim alanında hem de sosyal anlamda destek olduğu merkezde 2024 yılında sosyal sorumluluk projeleri, kültürel geziler ve sosyal etkinlikler kapsamında 14 bin 797 öğrenci faydalandı. Diriliş ve gençlik kampları Büyükşehir Belediyesi’nin gençlerin hizmetine sunduğu kamp programları, içerdiği etkinliklerle diğer merkezler tarafından parmakla gösteriliyor. Kuş sesleri içerisinde adeta cennetten bir köşe olan Kılavuz Gençlik Kamplarında misafirlerin memnuniyeti ön palanda tutuluyor. Büyükşehir, 2024 yılı içerisinde Diriliş 1-2-3, Kerpe ve Kumcağız Gençlik Kampı olmak üzere 5 kamp gerçekleştirirken kamplardan 900 öğrenci faydalandı. 2024 yılında karate, masa tenisi, satranç, jet kune do, jimnastik, okçuluk, doğa yürüyüşleri, kamplar ve bisiklet turları gibi faaliyetlere bin 653 öğrenci katılım gösterdi. Gençlerin tarihi, kültür ve medeniyeti yerinde görerek daha yakından tanımaları amacıyla 2024 yılında şehir içi ve şehir dışı 80 gezi düzenlendi. İl içi ve il dışı gezilerden toplam 2 bin 24 öğrenci faydalandı. 2024 yılında bilgi gelişim programı faaliyetleri kapsamında diksiyon ve hitabet, üretici yazarlık, münazara, işaret dili, İngilizce ve okuma grupları, Kur’an, tarih ve bilim-deney atölyelerinden 4 bin 494 öğrenci faydalandı. Resim, el sanatları, kuyumculuk, seramik, piyano, gitar, keman, gastronomi, robotik kodlama, fotoğrafçılık ve grafik tasarım atölyelerinden 2024 yılında 5 bin 506 öğrenci faydalandı.
Yapay zeka ile öğretmenlerin görevi değişiyor
18 Ocak 2025 Cumartesi - 09:58 Yapay zeka ile öğretmenlerin görevi değişiyor Kocaeli’de üniversite öğrencilerinin yapay zeka ve geleneksel yöntem üzerine yaptığı çalışmanın sonuçları dikkat çekici oldu. Yapay zekâdan öğrenme konusundaki başarının hızla artığını söyleyen KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Öğretmenler artık bilgi aktaran değil yönlendirici göreve dönüşüyor" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ), yapay zeka ve geleneksel yönteme dair çalışma gerçekleştirdi. Deney, iki grup arasında deneme yoluyla ilerletildi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, yapılan çalışma ile ilgili açıklamada bulundu. Son yıllarda yapay zekanın yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu dile getiren Elmas, "Son yıllarda her konu üzerinde yıkıcı bir etkisi olan yapak zekâ konusunda hem ülkemizin hem de Yükseköğretim Kurulu’nun da hedefleri doğrultusunda tüm üniversiteler hızla çalışma yapıyor. Bu doğrultuda biz de üniversite olarak bu konunun uzağında kalmadık. Bu konunun tam içine girerek baştan beri tüm öğrencilerimize yapay zekâ sertifikası, hocalarımıza, tüm ekibimize yapay zekâ kursu verdik. Her derse yapay zekâ dersini zorunlu tutarak her ay hocalarımız ve öğrencilerimizle toplantı yaparak bu konunun yükseköğretimin her kademesinin içinde bulunmasını sağlamaya çalışıyoruz" diye konuştu. "Yapay zekâdan öğrenme konusundaki başarı hızla artıyor" Yapılan çalışmaların sonuçlarını görebilmek için sınav yaptıklarını belirten Elmas, "Bu doğrultuda da en son bir çalışma yaptık. Öğrencilerimizin bir kısmını 2 haftalık süreçte yapay zekâ ile konuyu anlattık, bir kısmı ise sınıfa gelerek dersi öğrendi. Daha sonra öğrencilerin hepsini toplayarak 3 ayrı derste bir deneme yaptık. Denemenin sonuçlarında şunu gördük ki yapay zekâ ile hoca arasındaki makas gittikçe daralıyor. Yapay zekâdan öğrenme konusundaki başarı hızla artıyor. O bakımdan bu hepimize yükseköğretimin tüm alanlarına tüm çalışanlarına da önemli bir örnek olur diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Öğretmenler artık bilgi aktaran değil yönlendirici göreve dönüşüyor" Konuşmasını sürdüren Elmas, "Bu çalışmaların özeti şu. 3-4 sene sonra tüm mesleklerde, işlerde, eğitim ve öğretimlerde bunun yıkıcı bir etkisi olacak ama ne olacağını şu anda kimse de kestiremiyor. Bunları ancak deneyerek ve paylaşarak ilerleyebiliriz. Biz de bir örneğimizi yaptık. Bunu da paylaşıyoruz. Burada öğretmenlerin rolü aslında ortadan kalkmıyor, rolleri değişiyor. Öğretmenler artık bilgi aktaran değil yönlendirici göreve dönüşüyor. Bu durumda hocaların rolü daha fazla artıyor çünkü yapay zekâ belki de bazı alanlarda farklı yönlere doğru kişileri götürebilir ve buralarda bunları bilecek ve anlayacak bilge insanlara ihtiyaç var. Yapay zeka kullananların temel bilgilerinin o alanda çok çok iyi olması lazım" şeklinde konuştu. "Yapay zeka zaman kazandırdı" Çalışmaya katılan Hemşirelik Bölümü son sınıf öğrencisi Yaren Erduğan yapay zekanın kendilerine zaman kazanma açısından daha faydalı olduğunu belirterek çalışma deney hakkında bilgi verdi, "Yapay zekâyı kullanarak bu dersi alanlar ve geleneksel yöntemi kullanarak dersi alanlar olmak üzere iki gruba ayrıldık. Yapay zekayı alan grup öğrencileri öğleden sonraki derslere katılım göstermediler ve bunu yapay zekâ dersleri üzerinden derslerine katılım sağladı" dedi. "Biz öğrenmek istediğimizi söyledik o da bize notlar çıkarttı" Nasıl çalıştığını dile getiren Yaren Erduğan, "Biz öğrenmek istediğimiz kısımları yapay zekâya anlattık ve bu sayede de yapay zekâ bize notlar çıkarttı. Notlarda ise önemli kısımlar diye bir bölüm vardı. Öğrenmek istediğimiz ve eksik olduğumuz kısımları yapay zekâya öğrettiğimiz, ne istediğimizi aktardığımız zaman o bize listeler halinde açıkça ifade etmişti. Aslında bakacak olursak yapay zekâ bir tık daha iyi diyebilirim. Çünkü bize vakit tasarrufu sağladı. Biz nasıl anlamak istediğimizi ona öğrettiğimiz zaman bize güzel bir şekilde açıkladı ve hocalarımızla teyit ettiğimiz zaman doğruluğunu yüzde 95’ kadar onayladılar" diyerek konuşmasına son verdi.