Yerel Haberler
Kocaeli
Gebzeli çiftçiye 500 bin sebze fidesi desteği 15 Mayıs 2026 Cuma - 11:23:03 Gebze’de tarımsal üretimi artırmak ve çiftçinin üzerindeki maliyet yükünü hafifletmek amacıyla üreticilere yüzde 75 hibeli toplam 500 bin sebze fidesi dağıtıldı. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen proje ile üreticilere tarımsal destek sağlandı. Büyükşehirin hayata geçirdiği can suyu desteklerle çiftçinin yüzü gülerken, üreticinin maliyet olarak yükü de hafifletiliyor. Verilen hibeli fide desteği sayesinde hem üretimin artırılması hem de çiftçinin toprağa daha güçlü şekilde tutunması hedefleniyor. Bu kapsamda büyükşehir, Gebze’de üreticilere yüzde 75 hibeli domates, biber, patlıcan ve salatalık fidesi dağıttı. Program Kadıllı Köyü’nde gerçekleşti Gebze Kadıllı Mahallesi’nde gerçekleşen fide dağıtım programına Kocaeli Vali Yardımcısı Nuri Özder, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, Büyükşehir Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Uğur Şahin, Tarım Kredi Kooperatifi Sakarya Bölge Müdürü Abdürrahim Harun Kırmızı, İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kadıllı Köyü Muhtarı Ahmet Özyurt, bölge muhtarları, tarımsal faaliyette bulunan kooperatif ve birliklerin başkanları, yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, çiftçiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Üretimin arttırılmasını hedefliyoruz" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, üreticilere yönelik tarımsal desteklerin artarak devam edeceğini söyledi. Verilen destekler ile tarım arazilerinin daha verimli kullanılmasını ve atıl durumdaki ekilmeyen yerlerin de değerlendirilerek üretimin artırılmasının hedeflendiğini belirten Soba, proje kapsamında fide maliyetinin yüzde 75’inin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İl Tarım Müdürlüğü tarafından karşılandığını, yüzde 25’lik kısmın ise üreticilere ait olduğunu ifade etti. "Tarımsal desteklerimiz 1,5 milyar TL’yi aştı" Başkan Vekili Soba, 2019 yılından bu yana çiftçilere verilen tarımsal desteklerin toplamının 1,5 milyar lirayı aştığını belirterek, fide desteğinin yanı sıra gübre ve tohum başta olmak üzere onlarca proje ile üreticilerin yanında olduklarını söyledi. Tarımsal üretimi güçlendirmeye yönelik desteklerin her yıl artırıldığını vurgulayan Soba, dağıtılan fidelerin hasat döneminde de üreticilerle bir araya geleceklerini ifade etti. "Kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildi" Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem de Kocaeli’de tarımsal üretimi artırmaya yönelik desteklerin sürdüğünü belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kent genelinde toplam 290 milyon liralık destekleme ödemesi gerçekleştirildiğini açıkladı. Özerdem, Bakanlık tarafından yürütülen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" kapsamında ise 2026 yılı içerisinde ayçiçeği tohumu dağıtıldığını ve yaklaşık 8 bin 650 dekarlık alanda üretimin desteklendiğini söyledi. "440 üreticiye yüzde 75 hibeli toplam 500 bin fide dağıtıldı" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan proje kapsamında ise 440 üreticiye yüzde 75 hibeli toplam 500 bin fide dağıtılacağını belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, sebzeciliğin Kocaeli tarımında önemli yere sahip olduğunu vurguladı. Özellikle örtü altı üretimde kentin her geçen yıl daha da güçlendiğini ifade eden Özerdem, proje ile üreticilere yaklaşık 7 milyon liralık destek sağlandığını kaydetti. 500 bin fide üreticiye teslim edildi Konuşmaların ardından protokol üyeleri, bir çiftçiye ait serada fide dikimi gerçekleştirdi. Program kapsamında büyükşehir tarafından mahallede inşa edilen köy fırınında mahalle sakinleri tarafından hazırlanan yöresel mancarlı pideler katılımcılara ikram edildi. Etkinlik sonunda ise Gebze’de üreticilere verilmesi planlanan domates, biber, patlıcan ve salatalık fidelerinden 500 bin fidenin dağıtımına başlandı. 7 milyon 155 bin TL’lik destek verildi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamında dağıtılan 500 bin yazlık sebze fidesi için toplam 7 milyon 155 bin TL’lik kaynak kullanıldı. Yapılan desteklerle birlikte işlenmeyen tarım arazileri yeniden üretime kazandırılırken, ekilebilir alanlar genişletildi ve bölgede tarımsal üretimin sürdürülebilirliği güçlendirildi. Sağlanan ortak destek modeli sayesinde hem desteklenen çiftçi sayısında hem de dağıtılan fide miktarında önemli artış yaşandı. Bu kapsamda üreticiler geçen yıla göre yüzde 25 daha fazla destek aldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:12 4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım" Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Umay Mira’nın yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Adli tıp raporunda ’asli kusurlu’ bulunan tutuklu sürücü savunmasında, "Öndeki iki aracın tehlikeli yakınlaşması oldu ve son anda kazadan kurtulmaları sebebiyle bende dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde tehlikeli yakınlaşma oldu ve hafif şekilde çarptım" dedi. Kaza, 6 Ekim 2025 tarihinde Kuzey Marmara Otoyolu’nun Sevindikli mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Furkan U. (23) idaresindeki 06 CBP 476 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden Bünyamin Meral (36) yönetimindeki 34 MCC 171 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrularak takla atan araçtaki Serpil Aygün (52) ve Sudenur Bilgiç (26) olay yerinde, sürücü Bünyamin Meral hastanede, Kerim Aygün (53) ise 15 gün sonra hayatını kaybetti. Kazada 3 yaşındaki Umay Mira Ö. ise ağır yaralandı. Kazaya ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, mağdur Umay Mira Ö.’nın yaralanma durumuna dair tıbbi tespitlere yer verildi. Umay Mira’nın maruz kaldığı yaralanmanın hayati tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda orta (3’üncü) derece kemik kırığına neden olduğu belirtildi. "Anneme göstermek isterken hakimiyeti kaybettim" İddianamede sanık Furkan U.’nun kazanın oluş şekline dair verdiği ifade de yer aldı. Annesiyle İstanbul’dan döndükleri esnada olayın gerçekleştiğini belirten Furkan U., ifadesinde şunları söyledi: "Önümde seyretmekte olan kazaya karışmış olduğum 34 MCC 171 plakalı araç, kendisi ile aynı şeritte seyir halinde olan bir araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Ben de anneme bunu göstermek isterken aracımın hakimiyetini kaybederek, önümde seyreden 34 MCC 171 plakalı araca arkadan çok hafif şekilde çarptım. Ardından kaza meydana geldi. Kazanın meydana gelmesinin ana nedeni, benim çarptığım araç ile önündeki aracın birbirine çarpma riskinin bende oluşturduğu dalgınlıktı." Adli tıp raporu: Sanık ’asli kusurlu’, diğer sürücü ’kusursuz’ İddianameye, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapor da eklendi. Raporda sürücü Furkan U.’nun sevk ve idaresindeki otomobille seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği vurgulandı. Şüphelinin sevk ve idare hatası sonucu aracını kendi şeridinde tutamayarak kontrolsüz şekilde sağa yöneldiği ve sağ şeritte nizami seyreden diğer araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi. Raporda, Furkan U.’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle olayda ’asli kusurlu’ olduğunun tespit edildiği belirtildii. Kazaya karışan 34 MCC 171 plakalı otomobilin sürücüsü Bünyamin Meral’in ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı vurgulanarak, ’kusursuz’ olduğu belirtildi. İlk duruşma Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan tutuklu bulunan sanık Furkan U., taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık Furkan U., "Annemle birlikte İstanbul’dan dönüyorduk. Yolda giderken kazaya karışan araç ile onun önündeki araç arasında tehlikeli yakınlaşma oldu. Araçların son anda kazadan kurtulması sebebiyle bende de dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde bir tehlikeli yakınlaşma oldu. Aracımın ön yan kısmı ile 34 MCC 171 plakalı aracın arka yan tarafına küçük bir temas oldu. Benim hızım 130 kilometreydi. Karşı tarafın da hızı benden daha hızlıydı ancak yakınlaşma sonrasında hafif yavaşladılar ve benimle yan yana geldiler. Zaten aracımda araç içi kamerası da vardı. İncelendiğinde kazanın oluşumu ortaya çıkacaktır. Olay bu şekilde gerçekleştiği için çok üzüldüm, çok zor günler yaşadım. Manevi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ben hayatım boyunca alkol ve uyuşturucu almadım. Beraatımı ve tahliyemi talep ederim" dedi. Müşteki avukatları ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirttiler. Araç içi kamera görüntüleri incelenecek Cumhuriyet savcısı, suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumu göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın aracında bulunan araç içi kamera görüntülerinin kazadan 5 dakika öncesinden temas anına kadar olan kısmının raporlanmasına, sanığın ehliyetinde herhangi bir sağlık kısıtlaması (protez kullanımı vb.) olup olmadığının emniyetten sorulmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Kocaelispor’da Ertuğrul Sağlam istifa etti
20 Aralık 2024 Cuma - 14:32 Kocaelispor’da Ertuğrul Sağlam istifa etti Kocaelispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, istifa ettiğini açıkladı. Sağlam, "Sonu şampiyonlukla noktalanacağına emin olduğum hedeften alıkonularak, aynı çatı altında tek yürek olmayı başarmak, geldiğimiz nokta itibarıyla maalesef mümkün görünmüyor. Bu nedenle kulüp başkanının da dolaylı yoldan ilettiği taleplerine kayıtsız kalmayarak sözleşmemi bugün itibarıyla sonlandırıyorum" dedi. Kocaelispor’da Ertuğrul Sağlam dönemi sona erdi. Teknik Direktör Sağlam, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hedeflenen şampiyonluk yolunda adım adım ilerlenen şu günlerde sessiz kalmamın mümkün olmadığı gelişmelere ilişkin bir değerlendirme yapmak zorundayım. Net olarak bir kez daha belirtmek isterim ki her zaman taraftarımızın mutluluğu benim için en önemli konulardan biridir. Futbolsever olarak herkes daha fazlasını ister. Bunu anlıyorum. Bazen bazı durumlardaysa daha fazlasına kolay ulaşılamaz. Sanılanın aksine ciddi finansal sıkıntılara rağmen Türkiye Kupası’nda kazasız şekilde yolumuza devam ederken ve ligde de 3. sıradaki rakibimiz ile 4 puan fark oluşturmuşken maalesef bazı saha dışı konular gündemimizi meşgul eder hale gelmiştir. Bunun sonucunda oluşan memnuniyetsizlik son derece üzücüdür. Belediye Başkanımız Tahir Bey, şehrin önde gelen iş insanları ve taraftarımızın bir kısmı mücadelemize inanıyor. Teşekkürlerimi borç bilirim. Ancak bununla birlikte üzülerek belirtmeliyim ki; taraftarımızı kasıtlı şekilde yönlendirmeye çalışanlar, camiayı futbol memnuniyetsizliği üzerinden manipüle edenler var. Takım lig lideriyken ortada çözülemeyecek bir problem yokken ’Hocanın gönderilme’ konusunu gündeme getirenler bu durumu planlı bir şekilde Esenler Erok maçına da protesto olarak yansıttı. Bazı taraftarlarımız da maalesef bu yönlendirmelerle hareket etti. Kişisel hırs ve kaprisler camiamızı etkilememeli. Maalesef Kulüp Başkanının Esenler Erok maçı sonrası yaptığı açıklamalar fikir ve gönül birlikteliğinin olmadığını göstermiştir. Ben tam 40 yıldır profesyonel futbolun içinde yer alan biri olarak görev ve yetki alanlarımı hiç bir zaman aşmadım. Bugün de iyi giden bir sürecin art niyetli bir anlayışla adeta sabote edilmesine sessiz kalmam mümkün değil. Sonu şampiyonlukla noktalanacağına emin olduğum hedeften alıkonularak, aynı çatı altında tek yürek olmayı başarmak, geldiğimiz nokta itibariyle maalesef mümkün görünmüyor. Bu nedenle kulüp Başkanının da dolaylı yoldan ilettiği taleplerine kayıtsız kalmayarak sözleşmemi bugün itibariyle sonlandırıyorum. Ligin geri kalan sürecinde Kocaelispor camiasına ve taraftarına başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Evsizlere her gün saç sakal tıraşı yapılıyor, kıyafetleri yıkanıyor
20 Aralık 2024 Cuma - 13:36 Evsizlere her gün saç sakal tıraşı yapılıyor, kıyafetleri yıkanıyor Kocaeli’de kış aylarında kalacak yeri olmayan ve barınma merkezlerinde kalmayı tercih etmeyen vatandaşlar için örnek bir hizmet sunuluyor. Gündüz Bakımevinde vatandaşlara saç-sakal tıraşı, kıyafet temizliği, sıcak yemek ve danışmanlık desteği sağlanıyor. Kocaeli’de kalacak yeri ve evi olmayan, yalnız yaşayan, ailesi olmayan ya da barınma merkezinde kalmak istemeyen vatandaşlar için Gündüz Bakımevi’nde sıcak yemek ile öz bakım desteği sunuluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İzmit Doğu Kışla Gündüz Bakımevi, yaşamlarını sokaklarda sürdüren vatandaşlar için gündüz iki öğün yemek, hijyen malzemelerinin temini, çamaşırların yıkanması, acil ihtiyaç duyulan kıyafetlerin sağlanması, danışmanlık hizmetleri ile bireylerin sosyal, ekonomik ve ailevi durumlarının takibini sağlıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kuruçeşme Barınma ve Konaklama Merkezi’nde kalmak istemeyen ihtiyaç sahibi vatandaşlar, Gündüz Bakımevi’nde haftanın 7 günü saat 12.00 ve 17.00 saatleri aralığında 3 çeşit sıcak yemek hizmetinden faydalanabiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlar için banyo, berber, çamaşır yıkama- kurutma imkanı da sunuluyor. Bununla birlikte ayrıca psikolojik danışmanlık desteği de veriliyor. Bu hizmetlerden yaralanmak isteyen vatandaşlar kimlik bilgileriyle başvuru yapabiliyor.
MHK’nin eski başkanı Mustafa Çulcu, mevcut yönetimi topa tuttu
20 Aralık 2024 Cuma - 11:48 MHK’nin eski başkanı Mustafa Çulcu, mevcut yönetimi topa tuttu Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) eski Başkanı Mustafa Çulcu, mevcut MHK yönetimini eleştirdi. Çulcu, "Futbolun da bir siyaseti var. Futbol siyaseti içerisinde etkin rol oynayan bazı kulüplerin sempati duyduğu ve yaptırımlarına ’he’ dediği, ’baş üstüne’ dediği adamı MHK’ye oturtursan, sorun bu olur. VAR’ı, AVAR’ı değil, davarı da getirsen bu iş düzelmez" dedi. MHK eski Başkanı Mustafa Çulcu, yaşadığı şehir Kocaeli’de katıldığı bir spor söyleşisi öncesinde hakem atamalarından VAR sistemine kadar birçok konu hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Elinde bulunan deneyimli FIFA hakemlerini bu sistemin dışına attı" Merkez Hakem Kurulu’nu eleştiren Mustafa Çulcu, "MHK uzun vadeli planı, projesi olmadan bu işe girdi. Girdikten sonra da önce elinde bulunan 15 veya 17 dolayında hakem ve gözlemciyi hiçbir hukuksal ve kurumsal gerekçesi olmaksızın sistemin dışına attı. Elinde bulunan deneyimli FIFA hakemlerini bu sistemin dışına attı. Dolayısıyla elinde deneyimli hakem kalmadı. Bu sürecin içerisine gençlere yönelme projesi var ki bu proje olabilir, doğrudur. Merkez Hakem Kurulu’nun temel görevi zaten hakem yetiştirmektir. Yaşlanıp süresini tamamlayan hakemler ligden ayrılırken, alttan gelen hakemlerle birlikte bu kadro devamlı yenilenmelidir. Çünkü hakemliğin yapısında çabuk yıpranış vardır. Bu yıpranışın içerisinde isimler çok çabuk geliyor, çok çabuk kayboluyor. O yüzden kadroyu doğru planlamayla revize edip zaman içerisinde de alttan gelenlerle bir sirkülasyon sağlanması lazım. Bunu yapacak planı olmadığı için tıkandı, bir süre aksiyon alamadı" ifadelerini kullandı. "B sınıfı ehliyetliye tır emanet ederseniz kaza kaçınılmaz olur" Genç hakemlerin çok fazla tecrübe kazanmadan sahaya sürülmesinin yanlış olduğunu da dile getiren Çulcu, "Bugün gelinen noktada genç hakemler aşağıdan tespit edildi. Onlar geldi ama deneyimsizler. Acemileri sahaya salmak, hakemliği gençleştiriyoruz projesi bence hoş olmadı. O yüzden eleştiriler daha fazla geldi. Çünkü deneyimsiz hakemlerin hata oranı çok yüksek. Kaldı ki ülkede VAR varlığı tam manasıyla algılanmadığı, protokolün esasları bilinmediği için ’VAR gelsin bakıversin. VAR’a gitsin öğreniversin. VAR’a gitsin sorsun’ gibi düşünceler doğru değil. Neden, çünkü VAR protokolünde VAR’ın karışacağı yerler vardır. Onun dışındaki yerlere karışamaz. Halkımız da bunu anlayamadı. Anlatamadılar, anlatamadık. Bizler de televizyon programlarında zaman zaman bahsediyoruz. ’Ya ne var, gidip baksa ne olur?’ diyorlar. Öyle değil bu iş. Dolayısıyla eleştirinin dozu çok yüksek oluyor. Hakemliği yönetecek olan Merkez Hakem Kurulu’nu bu konuda şöyle değerlendiriyorum; B sınıfı ehliyeti olan bir sürücüye tırı emanet etmek gibi. Kaza kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla ehliyet, liyakate uygun insanların elinde olsaydı belki bu eleştirilerin dozajı daha düşük olacaktı" şeklinde konuştu. "B sınıfı ehliyetle tır kullanmak üzere onları görevlendirenler bunu sorgulamalı" MHK eski Başkanı Çulcu, hakemlikte usta-çırak ilişkisinin esas olduğunu, hakemlerin önce çırak olarak başladığını, deneyim kazandıktan sonra sırasıyla kalfa ve usta olduklarını söyledi. Çulcu, "Usta olan, liyakatini kabul ettiren, markasını ortaya koyar, FIFA hakemliğine çıkar. FIFA’da değişik maçlara gider. Yurt dışında ülkeyi temsil eder ve toplum nezdinde de bu çok büyük kabul görür. Bizde bu hakem sayısı azaldı. Evet, bu genç arkadaşlar yarınlar da iyi hakem olacak. Ülkeyi FIFA listesinde, uluslararası platformda bizi tanıtacak. Bu maçlarla ülkemizin spor elçisi olacaklar, bunlar doğru. Ama bu süreç içerisinde de yaptıkları hatalar gündeme geldikçe tartışmalar çoğalacak. Bunlardan bir tanesi yakın geçmişte oldu. Sivasspor-Galatasaray maçında VAR’a gidip bakması, tekrar pozisyonu izlemiş olmasına rağmen kırmızı kartı çıkarmaması kabul görmedi. Galatasaray-Trabzonspor maçında yaşananlar. Daha önceki Fenerbahçe-Beşiktaş maçında yaşananlar, spesifik hatalar var ama bunları da anlatacak, öğretecek, eğitecek olan, arka taraftaki o B sınıfı ehliyetle tır kullanmak üzere onları görevlendirenler bunu sorgulamalı. Liyakate uygun, donanımı uygun insanlarla bu yolu kat etmeye kalksak aslında daha doğru yaparız" diye konuştu. "Yabancı eğitmenlerle dibe düştük" UEFA Referee Convention üye olunduğunu ve 2009 yılından bu yana yabancı eğitmenlerin Türkiye’ye gelmeye başladıklarına dikkat çeken Çulcu, "O projenin mimarı bendim. O dönem MHK başkanıydım. Oraya ilk imzayı koyan başkan olarak, o dönemden bu yana birtakım gelişmeleri de takip ediyoruz. 2009 itibarıyla yabancı eğitmenler ülkemize gelmeye başladı. Şimdi İtalya, İspanya, Almanya, Fransa, İngiltere bunlar futbolda gelişmiş, büyük ekonomilere sahip ülkeler. Bunlar kendi aralarında hiçbir eğitimci transferi yapmıyorlar. Oradaki eğitimciler, UEFA’daki eğitimciler bize geliyor. Biz üçüncü sınıf kalıyoruz. Onlar bize gelip, hakemliği anlatmaya çalışıyorlar. Tam manasıyla 2010’da Türkiye’ye angaje oldular. 14 yıl oldu. Ne değişti? Yabancı eğitmenler aynı zamanda hakem atamalarına, FIFA listelerine bile görüş bildiriyorlardı, günün MHK’sine. 14 yılda dibe düştük. Yani yabancı eğitmenlerle dibe düştük. Daha karmaşa oldu. Daha sadelik olacağına daha çok kafamızı karıştırdı. Tartışma azalacağına daha da büyüdü" cümlelerine yer verdi. "Dik durursa Premier Lig lezzetinde maçlar izleriz" Mustafa Çulcu, temaslı oyuna izin verilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bunun için de hakemlerin sahada futbolun doğası olan temaslı oyuna izin verdiklerinde Merkez Hakem Kurulu ve TFF bu kararların arkasında dik durmalı. Dik durursa Premier Lig lezzetinde maçlar seyretmemize sebep olur. Ama ’oyun kızışmasın, karmaşa çıkmasın, başım belaya girmesin, maçın kimyasını bozmayayım’ diye ufak tefek temasların hepsine faul çalıyor. Bizde faul sayısı 30-35’lere çıkarken, yurt dışında 20’lerde, 14’lerde" cümlelerine yer verdi. "Bunu öğrenmeyen hakem, ibiği kesik horoz gibi sahada koşuyor, top çarpıyor" Eski başkan Çulcu, MHK ve eğitim departmanları kurulurken liyakatin esas alınması gerektiğini de aktararak, "Her gelen federasyon ne diyor, ’Avrupa’nın en üst düzey eğitimcisini getirdim’. İyi, güzel. En üst düzey eğitimciyi getiriyorsun ama çok sıradan bir MHK kuruyorsun. Kendi lisanından, kendi mozaiğinden, kendi ikliminden yetişmişlerle bu işi yöneteceksin. Tabii ki hamasetle değil, ilim ve bilimle bu işi götüreceğiz. Mutlaka Avrupa’ya entegre olacağız. Dünya futboluna entegre olacağız. Oranın deneyimlerinden faydalanacağız. Buna karşı değiliz. Ancak kendi lisanından, kendi ikliminden insanlarla bunu devam ettirirken, liyakati uygunları oraya oturtursanız; daha güzel bir başarı, daha uzun vadeli başarıyı yakalarsın. Yabancı eğitimci geliyor, anlatıyor; ’Bu sarı kart, bu faul, bu değil. Burada VAR’a gitmeli, burada gitmemeli’. Böyle eğitim olmaz. Hakem, hakemliği bilecek. Nerede duracak, hangi pozisyonda nereye koşacak? Oyun akışı içinde neleri, ne zaman uygulaması gerektiğini anlatman, öğretmen lazım. Bunu öğrenmeyen hakem, ibiği kesik horoz gibi sahada koşuyor, top çarpıyor. Abuk subuk yerlere gidiyor, ters açıda kalıyor ve pozisyon kaçırıyor. VAR’a ne zaman gideceğini, hangi pozisyonlarda VAR onu çağıracak onu bilmiyor. VAR’da oturan da onu bilmiyor. O gittiği zaman uyumsuzluk sağlanıyor. Bu sefer tartışma platformu oluşuyor. Bunların hepsi bir liyakat, bir deneyimdir. Bunları ehlileştirmek zorundayız. Bunu yaparsak zaten başarı olacak" dedi. "Değil VAR’ı, AVAR’ı da getirsen, davarı da getirsen bu iş düzelmez" Görev yaptıkları dönemde kabul görmüş eski hakemlerin MHK yönetimlerinde görev alması gerektiğinden bahseden Çulcu, şöyle devam etti: "Neden FIFA ve UEFA kurum olarak eski FIFA hakemlerinden MHK’leri kurarlar? İtalyan Rizzoli, İtalya’nın MHK başkanı oldu. Rosetti bıraktı, MHK başkanı oldu. Collina, FIFA MHK Başkanı olunca Rosetti, UEFA MHK Başkanı oldu. Neden, çünkü bunların liyakatlerini dünya kabul etmiş. Biz de ’en iyi eğitimciyi getirdik’ diye hava atıyoruz. Süper Lig’de 6 tane maç yönetmiş adamı MHK başkanı yapıyoruz. Süper Lig’de bırakın derbiyi, hiç maç yönetmemiş adamı başkan vekili yapıyoruz. Kural hatası yapmış adamı eğitim departmanının başına getiriyoruz. Türkiye’de ilk maç tekrarına sebep olan, kural hatasını yapmış adam şu anda VAR ve eğitim departmanı sorumlusu. Buradan başarı çıkmaz. Bunları söylediğimiz zaman ’Bize niye yerleştiriyorsun?’ diyorlar. Kardeşim gerçekleri haykırıyorum. Süper Lig’de 34 tane gözlemci var, 14 tanesi yardımcı hakemlikten gelmiştir. Hakemlik düdüğü öttürmemiş yardımcı hakem, Halil Umut Meler’e ne anlatacak, nasıl gözlemci notu verecek? Hakemlik başkadır, yardımcılık başkadır. İşi ehline teslim etmediğiniz sürece siyaset mi, liyakat mi? Futbolun da bir siyaseti var. Futbol siyaseti içerisinde etkin rol oynayan bazı kulüplerin sempati duyduğu ve yaptırımlarına ’he’ dediği, ’baş üstüne’ dediği adamı MHK’ye oturtursan, sorun bu olur. VAR’ı değil, AVAR’ı, davarı da getirsen bu iş düzelmez." "Attık, attık, attık.." "Başarıya prim, başarısızlığa ceza sistemini layıkıyla uygulayamazsanız olmaz" diyen Çulcu, "Olmuyor da zaten. Yerli VAR var. Layıkıyla yapacak çok yetenekli insanlarımız var. Hepsini attık; Fenerbahçe kızdı Hasan’ı kestik. Galatasaray kızdı Hüseyin’i kestik. Beşiktaş kızdı Mustafa’yı kestik. Attık, attık, attık. Sonra Portekizli Joao Capela kalıyorsun, Melo Pereira’ya kalıyorsun" açıklamasını yaptı.