Yerel Haberler
Kocaeli
6 Şubat’ın hafızası "Sarsıldık Sarıldık" ile gözler önüne serildi 15 Mayıs 2026 Cuma - 21:05:22 6 Şubat depremlerinin ardından sahada verilen mücadele ve dayanışma ruhunu konu alan ‘Sarsıldık Sarıldık’ hatıratının tanıtım programı, Gebze’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda duygusal anlar yaşanırken, deprem sürecinde görev yapan ekiplerin fedakarlıkları bir kez daha hafızalara kazındı. Gebze Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan acıları, dayanışmayı ve sahada verilen insanüstü mücadeleyi kayıt altına alan "Sarsıldık Sarıldık" hatıratının takdim programını Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı programda, deprem bölgesinde görev yapan Gebze Belediyesi personelinin fedakarlıkları ve milletçe ortaya konulan dayanışma ruhu bir kez daha hafızalarda canlandı. Programa; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Program öncesinde fotoğraf sergisi incelendi Program öncesinde, Gebze Belediyesi ekiplerinin 6 Şubat depremlerinin ardından sahada yürütülen çalışmaların gerçek yüzünü gösteren fotoğraf sergisi davetlilerin ziyaretine açıldı. Sergide; deprem bölgesindeki arama kurtarma faaliyetleri, temizlik çalışmaları, kurulan yaşam alanları ve vatandaşlarla kurulan dayanışma anlarına ait kareler yer aldı. Duygusal anların yaşandığı sergide, Gebze Belediyesi personelinin sahadaki özverili mücadelesi katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Özellikle deprem bölgesinde görev yapan ekiplerin zorlu şartlar altında yürüttüğü çalışmalar, fotoğraf kareleri aracılığıyla bir kez daha hafızalarda canlandı. "Başkan Büyükgöz: "430 personelimiz hiç düşünmeden Hatay’a geldi" Program; katılımcıların, depremde hayatını kaybedenler adına saygı duruşunda bulunmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlar rahmetle anılırken, salonda duygusal atmosfer hakim oldu. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, deprem sürecinde belediye personelinin ortaya koyduğu fedakarlığın unutulmayacağını ifade etti. Başkan Büyükgöz, "430 personelimiz ‘Ne zaman döneceğiz, ne yapacağız?’ demeden Hatay’a geldi. O günleri tarihe not düşmek adına bu çalışmayı yaptık. Emeğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Tedbir almak zorundayız" Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Hasan Soba ise konuşmasında afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekti. Soba, "Şehirlerimizi dirençli hale getirmek, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve toplumda afet bilincini artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. "Zinnur Başkan ile sahada iki buçuk ay beraber çalıştık" Hatay Valisi Mustafa Masatlı da yaptığı konuşmada, deprem sonrası süreçte Gebze Belediyesi’nin Hatay’da üstlendiği görevlere değindi. Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile sahada birebir çalıştıklarını ifade eden Vali Masatlı, özellikle çevre ve temizlik hizmetlerinin şehir yaşamının yeniden normale dönmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Vali Masatlı, "Depremin ardından hayatın yeniden başlayabilmesi için sahada büyük mücadele verildi. Başkan Zinnur Büyükgöz ve Gebze Belediyesi ekipleri Hatay’da çok önemli sorumluluk üstlendi. Şehrin çöp ve atık yönetiminde büyük emek verdiler. Kendileriyle sahada iki buçuk ay birlikte çalıştık. Gösterdikleri gayret ve fedakarlık için kendilerine ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi. Afet bilinci ve dayanışma vurgusu Program kapsamında Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Deprem ve Afet Yönetim Uzmanı Prof. Dr. Şerif Barış tarafından "Afet Bilinci ve Toplumsal Dayanışma" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda afetlere hazırlıklı olmanın önemi ve toplumsal dayanışmanın kriz anlarındaki hayati rolü ele alındı. Yoğun katılımla gerçekleşen anlamlı program, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz tarafından Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve Prof Dr. Şerif Barış’a "Sarsıldık Sarıldık" hatırat takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:06 Geleceğin eczacıları beyaz önlüklerini giydi Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Eczacılık Fakültesi 1. sınıf öğrencileri, 14 Mayıs Eczacılık Bayramı kapsamında düzenlenen törenle beyaz önlük giyme heyecanı yaşadı. Üniversitenin Başiskele’deki kampüsünde gerçekleştirilen tören; akademisyenler, öğrenciler ve aileleri bir araya getirdi. Törenin açılış konuşmaları; Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Firdevs Karahan ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gönül Şahin tarafından gerçekleştirildi. Konuşmacılar, eczacılık mesleğinin toplum sağlığındaki kritik rolüne değindi. "Beyaz önlük şifaya adanmış bir ömrün sembolüdür" KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, öğrencilerin aldıkları eğitimle yetinmeyip teknolojiyi ve yapay zekayı çok iyi takip etmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca törende giyilen beyaz önlüklerin yalnızca bir üniforma değil, ağır bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Elmas, "Beyaz önlükler, sadece bir kıyafet değil; etik değerlerin, dürüstlüğün ve şifaya adanmış bir ömrün sembolüdür. Bu önlüğü giyen her öğrencimiz, bilimin ışığında insanlığa hizmet etme sözü vermiştir. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi olarak öğrencilerimizi dünyadaki tüm yeniliklere ve gelişmelere uygun şekilde yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizin iyi eğitim alması konusunda her zaman bize desteği ve katkısı olan Mütevelli Heyet Başkanımız Sayın Dr. Talip Emiroğlu’na bir kez daha teşekkür ederim" dedi. Mesleğe ilk adım, büyük heyecan Eczacılık Fakültesi’ne bu yıl başlayan 1. sınıf öğrencileri, akademisyenlerin elinden beyaz önlüklerini giyerek mesleki yeminlerini etmeye giden yolda ilk büyük duraklarını geçti. Ailelerin de katıldığı tören, duygusal anlara sahne oldu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:02 Kansere karşı sesler yükseldi: Sağlık, eğitim ve sanat tek çatı altında buluştu KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından kanserde farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirilen "S.E.S Projesi – Sağlık, Eğitim, Sanat Buluşması" etkinliğinde sağlık, eğitim ve sanat bir araya geldi. Toplum sağlığını yalnızca tedavi hizmetleriyle değil, koruyucu sağlık yaklaşımı ve sosyal sorumluluk projeleriyle de desteklemeyi hedefleyen Büyük Anadolu Hastaneleri, bu etkinlikle bir özel günü toplumsal faydaya dönüştürdü. Hastanenin Darıca’daki yeni hizmet binasında faaliyetlerine başlamasının ikinci yıl dönümü olan tarihi, farkındalık hareketinin ses getirdiği bu özel organizasyonla taçlandırıldı. Gebze’de bir alışveriş merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulması ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. Yoğun katılımla düzenlenen organizasyonda vatandaşlar, sağlık alanındaki bilgilendirme programlarının yanı sıra çeşitli sanat ve kültür etkinliklerine katıldı. Programda, Büyük Anadolu Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Nilgün Yönten ile TBMM Başhekimi ve Genel Cerrah Prof. Dr. Mustafa Şahin, kanserde erken tanının hayati önemi ve korunma yolları üzerine değerli bilgiler paylaştı. Program kapsamında öğrenciler tarafından müzik dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenirken, tiyatro performansları ve sanat atölyeleri de katılımcılardan ilgi gördü. Sağlık mesajlarının sanat ve eğitim etkinlikleriyle desteklendiği organizasyonda, kansere karşı toplumsal bilinç oluşturulmasının önemine vurgu yapıldı. "S.E.S Projesi" ile sağlık, eğitim ve sanat kavramlarının bir araya getirilerek kansere karşı toplumsal farkındalık oluşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Programa çok sayıda protokol üyesi ve vatandaşlar katıldı.
"Türkiye’nin tampon bölgenin eksik kısımlarında Suriye’ye yönelik bir kara harekatı yapmasını bekliyorum"
14 Aralık 2024 Cumartesi - 21:36 "Türkiye’nin tampon bölgenin eksik kısımlarında Suriye’ye yönelik bir kara harekatı yapmasını bekliyorum" Avrupa Birliği Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Esad sonrası dönem için Suriye’de yaşanabilecek senaryolar hakkında önemli bilgiler verdi. Türkiye’nin tampon bölgenin eksik kısımlarında Suriye’ye yönelik bir kara harekatı yapmasını beklediğini söyleyen Ülger, "Türkiye’nin kararlılığı karşısında orada bir terör unsurunun ayakta kalacağı kanaatinde değilim. ABD eskisi kadar güçlü bir şekilde terör örgütlerinin arkasında duramıyor" dedi. Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Suriye’de yaşanan son olayları değerlendirdi. Avrupa Birliği Siyaseti ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ülger, Esad rejiminin yıkılmasıyla birlikte Suriye’nin karanlık bir dönemi geride bıraktığını dile getirdi. Fırat’ın doğusunda ABD himayesi altında terör yapılanmaları olduğunu söyleyen Ülger, Esad sonrası dönem için Suriye’de yaşanabilecek senaryolar hakkında konuştu. "Karanlık dönem sona erdi" Esad’ın gidişi ile Suriye’de karanlık dönemin geride bırakıldığını dile getiren Prof. Dr. Ülger, "1963’den beri bir azınlık diktatörlüğü iktidardaydı ve iki düzineye yakın muhalif örgütün kolektif harekatı sonucu rejim geçtiğimiz hafta yıkıldı. Böylece Suriye karanlık dönemi geride bıraktı. Rejimin son döneminde üç seçenek konuşuluyordu. Birincisi Esad idaresi altında reformcu bir anlayışın hakim olması, muhaliflerin iktidarda temsil imkanı bulunması. İkincisi, alternatif ulusal mutabakat hükümeti kurulması, siyasi birlik ve toprak bütünlüğü temeli. Üçüncüsü ise alternatifte Suriye’nin Esad sonrası dönemde birkaç parçaya ayrılması şeklindeydi" dedi. "Fırat’ın doğusunda ABD himayesi altında bir terör yapılanması var" Birinci seçeneğin devre dışı kaldığını belirten Ülger, "Şu an itibariyle ülkenin bütünlüğünü koruma ihtimali, varlığını korumakla birlikte günden güne azalıyor. Çünkü Lazkiye Tartus bölgesinde Nusayri idaresi olmayacağı kesinlik kazandı. İsrail; Golan Tepeleri etrafında saldırılarla tampon bölge oluşturmaya çalışıyor ama Suriye topraklarında bir İsrail işgalinin genişlemesi şeklinde yorumlamamak lazım. Önümüzdeki zaman diliminde hem Gazze’de hem de daha önceden ateşkes sağlanan Lübnan’da bir barış anlaşmasına doğru evrilme ihtimali güçlü. Suriye’de ara dönemde bir avantaj sağlama çabası olarak bunu okumak lazım. En önemli engel geleceğe yönelik ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğü bakımından tehlike oluşturan husus, Fırat’ın doğusu. Fırat’ın doğusunda ABD himayesi altında bir terör yapılanması var ve bunun önümüzdeki dönemde eğer merkezi hükumete eklemlenmesi terörist unsurların oradan tavsiyesi var. Bu söz konusu olmazsa bir çatışma oluşturabilir ve önümüzdeki zaman diliminde bunun uzunluğu kısalığı yine Amerikan yönetimine bağlı olarak şekillenecek ama manzara gayet açık" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin tampon bölgenin eksik kısımlarında Suriye’ye yönelik bir kara harekatı yapmasını bekliyorum" Türkiye’nin Suriye’deki harekatlarını değerlendiren Prof. Dr. Ülger, "Türkiye’nin destek verdiği Özgür Suriye Ordusu geçtiğimiz hafta Tel Rıfat’ta terör unsurlarını oradan temizledi ve iki gün öncede Münbiç aynı şekilde YPG’den terör unsurlarından temizlendi. Fırat’ın doğusunda önümüzdeki zaman diliminde gittikçe artan ölçüde geniş bir alanda yaymak mümkün. Deyrizor’da Arap aşiretleri baskıya karşı tepki ortaya koydu. Deyrizor da kurtarıldı. Önümüzdeki zaman dilinde Türkiye’nin tampon bölgenin eksik kısımlarında Suriye’ye yönelik bir kara harekatı yapmasını bekliyorum. Birinci olarak Ayn El-Arap, ikinci olarak da Kamışlı’da, Haseke’de Amerikan üssü var. Bir taraftan da Türkiye ile müzakere yapıyor" ifadelerini kullandı. "Eskisi kadar güçlü bir şekilde terör öğütlerinin arkasında duramıyor" Geçtiğimiz haftalarda ABD Savunma Bakanı Lloyd James Austin’in Türkiye ile irtibat kurduğunu dile getiren Ülger, "Dışişleri Bakanı Antony Blinken, ’Türkiye’nin kendini savunma hakkı ve terörle mücadelesini anlıyoruz. Anlayışla karşılıyoruz. Fakat bizim IŞİD’le mücadelede iş birliği yaptığımız Suriye demokratik güçleri acaba bir çatışmadan dolayı negatif etkilenir mi bundan kaygılıyız’ dedi. Yani açıkça söyleyemedikleri şu; eskisi kadar güçlü bir şekilde terör öğütlerinin arkasında duramıyorlar. Trump iktidarıyla birlikte iki seçenekten birisinin öne çıkaracağını düşünüyorum. Birincisi Trump’ın merkantilist ticari bakış açısına sahip bir lider olarak bu coğrafyadan askerlerini çekme seçeneği. İkincisi Amerikan derin devleti CIA, Pentagon ikna ederse, Trump’ı direnmeye çalışırlarsa da terör unsurları sınırlı zaman diliminde tutunabilirler. Fakat uzun vadede Türkiye’nin kararlılığı karşısında orada bir terör unsurunun ayakta kalacağı kanaatinde değilim" dedi. "Ulusal mutabakat hükümeti kurmaya çalışıyorlar" Suriye bir geçiş dönemi yaşadığını aktaran Ülger, "Sorunlar ortaya çıkıyor ama şu ana kadar son derece itidalle, uzlaşıyla hareket ettikleri görünüyor. Heyetu Tahriru’ş-Şam en büyük örgüt ama bunun arkasında iki düzineye yakın daha örgüt var. Bunların içinde muhalif örgütlerin içerisinde Türkiye’nin de desteklediği Özgür Suriye Ordusu da var. Bir ulusal mutabakat hükümeti kurmaya çalışıyorlar. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde önümüzdeki dönemde Suriye’nin yeni devlet yapısının belirlenmesi ve aynı zamanda anayasa hazırlaması, seçimlere gidilmesi konuşulacak. Genel olarak baktığımızda her ara dönemde olduğu gibi kısmi sorunlar, sıkıntılar olacak ama halkın Beşer Esad muhalifi kolektif duruşu transformasyonunun daha ılımlı gerçekleşmesine neden olur. Yani kanlı çatışmalar yaşanmadı. Esad’a bağlı grupların, birliklerin çözülmesi bu sürecin daha ılımlı bir çerçevede gerçekleşmesine kapı araladı" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar uyarıyor: "Obezite kansere yol açıyor"
14 Aralık 2024 Cumartesi - 13:36 Uzmanlar uyarıyor: "Obezite kansere yol açıyor" Kocaeli’de obezite cerrahisi konusunda yeni uygulamaların ele alındığı çalıştaya dünyanın dört bir yanından profesörler katıldı. Obezite cerrahisi alanındaki gelişmeler masaya yatıran Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, "Kalp rahatsızlıklarının birçoğu obeziteli bireylerde görülüyor. Obezite ilerledikçe kansere bile yol açıyor. Vatandaşlara posalı gıdaları yemeyi öneriyoruz. Doyduktan sonra yemek yenilmemesi gerekiyor" dedi. Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde obezite cerrahisi konusunda yeni uygulamalar ve güncel gelişmelerin ele alındığı 4. Kocaeli Bariatrik Cerrahi Çalıştayı düzenlendi. Türkiye’den ve yurt dışından profesörlerin katıldığı çalıştayda, obezite cerrahisi alanındaki gelişmeler masaya yatırıldı. Düzenlenen çalıştay hakkında bilgiler veren Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, obezite farkındalığını arttırmayı hedeflediklerini, obezitenin kontrol altına alınmadığı taktirde ölümcül sonuçlar doğurabileceğini söyledi. "Obezite kansere yol açabiliyor" Obezite hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cantürk, "Obezite bilindiği üzere önemli bir halk sağlığı problemi. Bunun cerrahiden önce birtakım yaşam tarzı değişiklikleriyle engellenmesi hedefleniyor. Vücut bütünlüğünü bozmadan zayıflayamayan insanlara tedavi yapılıyor. Obezite hem halk sağlığı problemi hem de birçok hastalığın gerekçesi. Kalp rahatsızlıklarının birçoğu obeziteli bireylerde görülüyor. Obezite kansere de yol açabiliyor. Üniversitemizde bu alanda cerrahi işlemler yapılabiliyor. Yaklaşık 8-10 yıldır aktif olarak bu alan üzerine çalışıyoruz. Bugün 4.’sü düzenlenen obezite toplantısında da çok kıymetli arkadaşlarımızla bir araya geldik ve obezite cerrahisi konusundaki son gelişmeleri meslektaşlarımızla ele aldık. Bir diğer hedefimizde obezite farkındalığını arttırmak ve bunun üzerine çalışmalar yaptık. Obezite cerrahisine yeni açılımlar sağlamak için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. "Dengeli beslenmek ve egzersiz yapmak önemli" Obeziteye yakalanmamak için yapılması gerekenleri sıralayan Prof. Dr. Cantürk, "Obezite ilerledikçe kansere bile yol açıyor. O yüzden vatandaşları bu konuda hassas davranmaya teşvik ediyoruz. Dengeli beslenmek çok önemli. Yaşam tarzlarının değişmesi gerekiyor. Egzersiz ve sosyal alışkanlıkların arttırılması önemli. Sedanter olmak hem sağlığı hem fiziki görüntüyü etkiliyor. Vatandaşlara posalı gıdaları yemeyi öneriyoruz. Doyduktan sonra yemek yenilmemesi gerekiyor. Bunlarla düzelemediği zaman obezite cerrahisinden faydalanabilirler. Tabi umarız bunlara gerek kalmadan farkındalığı arttırırız ve halkımızın sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlarız" şeklinde konuştu" "Obezite artık bir hastalık" KOÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanlığı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sertaç Ata Güler, düzenledikleri çalıştayla obezite cerrahisine katkıda bulunmak istediklerini belirterek, çalıştayın Türkiye’deki ve yurt dışındaki hocalar için toplantı programları şeklinde olacağını söyledi. Çalıştaya ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Güler, obezite ameliyatlarında yaşananlarının burada toplantıda izletildiğini ve üzerine münazara edildiğini belirtti. Doç. Dr. Güler, "Bu seneki temel konumuz revizyon cerrahileri. Yani daha önce mide ameliyatı olup tedavi görüp tekrardan bu hastalığa yakalananları ele alacağız. Canlı panel şeklinde bu konuları gündeme alacağız. Modern çağda obezite her geçen gün artmakta. Dünya Sağlık Örgütü de artık obeziteyi hastalık olarak tanımlamakta. Obezite sadece bir şişmanlık değil, etrafında getirdiği diğer rahatsızlıklarla ölüme kadar giden ciddi bir mesele. Şunu unutmamalıyız ki bunun da çözümü var. Obezite merkezlerimizden herkes bu konuda tıbbi yardım alabilir" ifadelerini kullandı.
Önce kanseri, sonra onkoloji doktorunu yendi
14 Aralık 2024 Cumartesi - 10:22 Önce kanseri, sonra onkoloji doktorunu yendi Kocaeli’de pandemi yasağından bunalıp çocuklarıyla tenise başlayan makine mühendisi, yeteneğini açığa çıkarmışken kanser hastası olduğunu öğrendi. Kanser tedavisi için kapısını çaldığı doktrorun da tenis oynadığını öğrenen Barış Özden’in hayatı daha da değişti. Özden önce kanseri yendi, sonra doktorunun rakibi oldu, katıldığı turnuvalarda da şampiyonluk kürsüsüne çıktı. İzmit’te bir fabrikada proje müdürü olarak çalışan makine mühendisi Barış Özden (47), dünyayı etkisi altına alan ve kapanma süreçlerinin yaşandığı pandemi döneminde evden çıkabilmek ve nefes alabilmek için çocuklarını tenise başlattı. Kısa bir süre sonra çocuklarıyla tenise başlayan Özden, 15 ay sonra kanser olduğunu öğrendi. Kanser tedavisi için kapısını çaldığı Prof. Dr. Doğan Koca’nın da tenis oynadığını öğrenen Özden’in hayatı daha da değişti. Özden önce kanseri yendi, sonra doktorunun rakibi oldu, katıldığı turnuvalarda da şampiyonluk kürsüsüne çıktı. Barış Özden ve onkoloji doktoruyla tanışma, hastalıkla mücadele ve tenisle ilgili süreçlerini İHA muhabirine anlattı. Pandemide nefes alabilmek için tenise başladı, onkoloji hastası olduğunu öğrendi Lisanslı sporcuların antrenmana gitmek için evden çıkabildiğini öğrenen ve çocuklarını spora başlatmak için tenis kulübünün yolunu tutan Barış Özden, "Pandemi sürecinde evde tıkılı kaldığımız dönemde çocuklarla birlikte dışarıya çıkalım, nefes alalım diye tenise başladık. Çocuklarımı tenise başlattığım zaman, ’Ben niye oturuyorum, boş duruyorum’ diye düşündüm. İzmit Tenis Kulübü’nün yöneticilerinden, fabrikamızda doktorluk yapan Havva Türedi sayesinde ben de tenise başladım. Sonra Ali Yüksel hocamız güzel oynadığımı, yeteneğim olduğunu söyledi. O öyle söyleyince bir tık daha hevesim arttı. Çocuklarımla birlikte devam ettik. Sonra değişik kulüplerin liglerinde oynamaya başladım. Bugün tam 4 yıl oldu. Başladıktan tam 15 ay sonra hastalık sahibi olduğumu öğrendim. Ara vermek durumunda kaldım ama hiç moralimi bozmadım" diye konuştu. "Hastalıktan kurtulmam gerektiğine inanıp tedaviye başladım" Tenis oynamayı çok sevdiğini söyleyen Özden, "Bir an önce tedaviye başlayıp bu hastalıktan kurtulmam gerektiğine inandım ve bir an önce tedaviye başladım. Şükürler olsun ki doktorum Prof. Dr. Doğan Koca çok iyi doktor olmasının yanında çok da iyi bir insan çıktı. Sonradan bir tenis kulübünde maç yaparken onun da orada tenis oynadığını öğrendim. İkinci muayeneye gittiğim zaman ‘Hocam siz de tenis oynuyormuşsunuz. Bir gün bu hastalığı yeneceğim ve sizinle mücadele edebilir duruma geleceğim. Sizinle maç yapacağım. Hazır olun. Hedefim sizi yenmek’ dedim. Kendisi de çok mutluluk duyarak ‘Evet. İnşallah o günleri göreceğiz ve benimle oynayacaksın’ dedi. Üzerinden bir buçuk sene geçti. Ameliyat vesaire derken toparlandım. Tenis sayesinde moralimizi yüksek tuttuk. Hatta tedavi seansları arasında gelip tenis oynuyordum, oynamasam bile izliyordum" şeklinde konuştu. "Tenis beni motive etti. O sayede ayaktayım" Ailesinin de desteğini aldığını söyleyen Özden, "Geldiğimiz noktada şampiyonluklar alıyorum. Önümüzdeki hafta İzmit Tenis Akademisi’nde şampiyonluk maçım var, Kocaeli Tenis Akademisi’nde de birinci gruba yani doktorum Prof. Dr. Doğan Koca’nın olduğu gruba yükselmeyi başardım. Tenis hayatıma girmese belki de bugün bu durumda olmayacaktım. Tenis oynadığım her an aşırı şekilde mutlu oluyorum. Raketle topa vurduğum zaman kafamda hiçbir şey olmuyor. Kafamı temizliyorum, o kadar etkili olduğunu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. “Doktorumla turnuvanın ikinci turunda rakip olduk” Doğan Koca ile kortta ilk karşılaşmanın katıldığı bir turnuvada olduğunu belirten Barış Özden, "Terapiler ve ameliyat sürecinde 25 kilo verdim. Kilo almaya başlayınca tenis oynamaya başlamam gerektiğini düşündüm. Oynamaya başlayınca yavaş yavaş performansım geri gelmeye başladı. İyileştikten sonra hocamın oynadığı kulüpte bir turnuva düzenlendi. Ben de katıldım. İkinci turda Doğan Hocam ile rakip olduk. Eski konuşmalarımız orada tekrar gündem oldu. Kendisine hatırlattım. Çok memnun oldu. Çok güzel bir maç yaptık. O günden sonra antrenman maçı yapmak için randevulaştık. Doğan Hocam bana, ’Sen benim antrenman koçumsun’ derdi, beni çok mutlu ederdi. Bugün hala bu maçlarımız devam ediyor. Aynı gruptayız ve Doğan Hocam ile puan mücadelesi vereceğiz. Kendisini çok seviyorum. Her şey için ona çok teşekkür ediyorum" dedi. "2 tane ilacım vardı; birisi ailem, biri tenis" Sporun iyileşme sürecine etkisinin çok yüksek olduğunun altını çizen ve tüm onkoloji hastalarına mesaj veren Özden, "Sporun iyileşmemde çok güzel etkisi var. İyi olduğum zaman tenise gidip ya izleyip ya oynadığım için moral motivasyonum yüksek oluyordu. Radyoterapi sonrası, ameliyat öncesi MR çekildi ve tümörün yüzde 70 küçüldüğünü gördük. Bu moral ve motivasyonu ailem, arkadaşlarım, tenis ve hocalarıma borçluyum. 2 tane ilacım vardı; birisi ailem, biri tenis. Onların sayesinde bugün ayaktayım ve çok mutluyum" diye konuştu. "Tedavisindeki başarının iyi olma ilhamına bağlı olduğunu düşünüyorum" Kocaeli Atakent Cihan Hastanesi’nde medikal onkoloji doktoru olan Prof. Dr. Doğan Koca ise "Yaklaşık 8-10 yıldır tenis oynuyorum. Özellikle hastalara sporu önerdiğimiz için kendimizin de spor yapması gerektiğini düşünüyorum. Daha önceden futbol oynuyordum ama sonrasında tenisin bana daha uygun olduğunu düşünerek tenis oynamaya başladım. Barış Bey onkolojik bir hastalık nedeniyle bize geldi. Onkolojik hastalıklar kolay değil. Barış Bey ile birlikte gerçekten zor zamanlar geçirdik. Barış tenisi çok seviyordu. Benim tenis oynadığımı öğrendikten sonra ‘Hocam iyileşirsem seninle tenis oynamak istiyorum’ diyordu. Aslında bu onun hem bir aktivasyonu oluyordu, hem de içindeki ilhamı görüyordu. Onkoloji hastalarında tedaviye odaklanma ve iyileşeceğim ilhamı çok önemlidir. Bu ilham sizde olduğu sürece onkolojik hastalıkların üstesinden gelebilirsiniz" şeklinde konuştu. "Bütün onkoloji hastalarda böyle bir ilham diliyoruz" Sloganlarından bahseden Koca, "’Kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır. Umut etmekten vazgeçmeyelim, birlikte mümkün’ diyoruz. Barış Bey içerisindeki bu ilhamı görünce biz de onun tedavisine odaklandık. Tedaviler bitti, hepsinden tam cevap aldık. Şu anda Barış Bey hastalıksız olarak hayatına devam ediyor. Biz tedavi süresince Barış’a verdiğimiz sözü tuttuk. Onunla birlikte maçlar yaptık. Hatta Barış şu anda benden çok çok daha iyi oynuyor. Aynı gruptayız şu anda ve Barış bu konu da çok iyi bir yere geldi. Bizden daha iyi diyebilirim artık. Barış’ın içerisindeki bu güzel ilham bütün onkoloji hastalarına örnek olsun. Sadece tenis de değil, hayata tutunması, hastalığına karşı olan savaşı Barış’ı farklı kılıyordu. Biz bütün onkoloji hastalarına böyle bir ilham diliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kendi başarısıdır, biz sadece yardımcı olduk" Barış Özden’in antrenman koçu Tunç Coşgun, "Barış çok çaba sarf eden, özgüvenli ve gerçekten bu işi belli bir sağlık problemi yaşadıktan sonra da ikinci hayat olarak gören biri. Barış yüksek seviyede gelişme kaydetti. Bunu da güzel şampiyonluklarla taçlandırdı. Kendisine destek olan bütün arkadaşlar olarak tebrik ediyorum. Kendi başarısıdır, biz sadece yardımcı olduk. O yüzden tebrik etmek istiyorum" diye konuştu. "Görmediğimiz kupaları o görüyor" Barış Özden’in tenis partneri olan ve çok başarılı olduğunu söyleyen Davut Kamış, "Barış çok yeni tanıdığım birisi. Fakat sanki bütün ömrümü onunla geçirmiş gibiyim. İnanılmaz enerjik. Bizi de spor konusunda inanılmaz teşvik eden bir yanı var. Özellikle benim üzerimde çok büyük etkisi var. Çünkü her ’Alo’ ödediğimde, her davet ettiğimde kayıtsız şartsız, hiçbir mazeret üretmeden, saat ne olursa olsun hemen geliyor. Sağlık sorunundan sonra da üstelik böylesine zor bir sporda böylesine başarılı bir grafik çizmesi de bizi şaşırtan ve çok büyük takdirle karşıladığımız konu. Ben 30 yıldan beri tenis oynuyorum. Çok yeni bir tenisçi olmasına rağmen çok çok fazla kat ettiği bir mesafe var. Görmediğimiz kupaları o görüyor. Daha da başarılı olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.