Yerel Haberler
Kocaeli
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:17 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."
Hemşeri Cup 24’te şampiyon Kastamonulular
01 Aralık 2024 Pazar - 14:13 Hemşeri Cup 24’te şampiyon Kastamonulular Hemşeri Cup 24’ün final maçında Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu’nu penaltılarla mağlup eden Kocaeli Kastamonulular Derneği şampiyon oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen ve 28 ilin derneklerinin katıldığı 2. Hemşeri Dernekleri Arası Futbol Turnuvası "Hemşeri Cup 24", İzmit Doğu Kışla Tesisleri’nde oynanan final maçıyla sona erdi. Kocaeli Artvin ve Kastamonu Derneklerinin takımlarını karşı karşıya getiren final maçı heyecan dolu anlara sahne oldu. Normal süresi 1-1 biten final müsabakasında şampiyonu penaltı atışları belirledi. Seri penaltı atışlarında Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu’na üstünlük sağlayan Kocaeli Kastamonu Kültür ve Dayanışma Derneği, Hemşeri Cup 24’ün şampiyonu oldu. Geçen yılın şampiyonu Kocaeli Artvin Batum Havalisi Dernekleri Federasyonu bu yılki turnuvayı ikincilikle tamamlarken, Kocaeli Çankırılılar Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni yenen Kocaeli Erzurumlular Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ise üçüncü oldu. Eğlenceli ve hareketli müzikler eşliğinde gerçekleşen kupa töreninde Kocaeli Kastamonu Kültür ve Dayanışma Derneği’ne şampiyonluk kupasını Eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu verdi. Kupa töreninde konuşan Başesgioğlu, "Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin hemşeri dernekleri ve vatandaşlarımızı bir araya getirdiği böylesine güzel organizasyona katılmaktan mutluluk duydum. Turnuvaya katılan ve turnuvada başarı gösteren tüm takımları tebrik ediyorum" dedi. Vali İlhami Aktaş ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da kupa seremonisinde yer alarak takımları tebrik etti. Kupa töreni sonunda şampiyon takım ve destekçileri müzik eşliğinde yöresel oyunlar oynadı.
Uzmanı uyardı: Ağız kokusu, evlilikte boşanmaya kadar gidebilir
01 Aralık 2024 Pazar - 13:02 Uzmanı uyardı: Ağız kokusu, evlilikte boşanmaya kadar gidebilir Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, ağız kokusunun yalnızca ağız sağlığı sebebiyle değil, mutlu bir evliliği korumak için de tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, ağız sağlığına karşı önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, ağız kokusu sebebiyle konunun evlilikte boşanmalara kadar yol açabildiğini ifade etti. "Geçerli bir boşanma nedeni olarak değerlendirilebilir" Prof. Dr. Birkan Özkan, "Evlilikte dayanılmaz hale gelen ağız kokusu boşanma nedeni sayılabilir mi? Kötü ağız kokusu başlı başına boşanma sebebi değil ancak kişi ağız kokusunu tedavi ettirmiyorsa ve bu durum evliliği çekilmez hale getiriyorsa, uzman hekimlerinden oluşan bir sağlık kurulunun onayladığı raporla boşanma gerekçesi sayılabilir. Özellikle ağız kokusunun tedavi edilemez olduğu kanıtlanırsa, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre önceki kararlarında olduğu gibi, bu durum geçerli bir boşanma nedeni olarak değerlendirilebilir. Ancak, ağız kokusu için diş hekimleri tarafından uygulanabilecek birçok etkili tedavi çözümleri sunmakta ve ilk tercih olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. 6 adımda tedavi Ağız kokusunun kalıcı çözümünde diş hekimliği tedavilerinin 6 adımını detaylandıran Prof. Dr. Birkan Özkan, şöyle konuştu: "Ağız kokusuna sebep olan diş çürüğünün başlangıç aşamasında yarık örtücü tedaviler uygulanabilir. Doğru ağız bakımı uygulamalarıyla birlikte dil sıyırıcıları, günlük diş ipi kullanımı, arayüz fırçası ve florürlü diş macunları gibi kişiye özel tavsiyelerde bulunulabilir. Ağız kokusuna sebep olan diş çürüklerinin boyutlarına göre anatomik diş dolgusu, minividalı diş dolgusu veya kanal tedavisi gibi işlemler uygulanabilir. Ağız kokusuna neden olan kaplama altı çürük veya kaplamanın diş eti üzerinde baskı oluşturması durumunda, kaplama altı çürüğün tamiri yapılarak kaplama alt yapısı sağlamlaştırılabilir ve diş etine uyumlu kaplama tasarımı gerçekleştirilebilir. Ortodontik tel ve braketlerin plak, taş ve yiyecek artığı biriktirme potansiyeli yüksek olduğundan, ara yüz fırçası ve diş fırçası gibi ağız bakım ürünlerinin doğru ve düzenli kullanılması önemlidir. Ağız kokusuna sebep olan diş eti hastalığı (periodontal hastalık) durumunda ise diş taşı temizliği, kök yüzeyi düzleştirmesi, subgingival küretaj veya açık ve kapalı cerrahi küretaj gibi kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanabilir. Ayrıca, diş iltihabı, kist, gömülü diş veya implant çevresi iltihabı gibi durumlarda, gömülü diş operasyonları, implant operasyonları ve implant çevresinin iltihaptan arındırılması gibi kişiye özel tedaviler yapılabilir" "Çiftlerin birbirine olan çekiciliğine katkıda bulunur" Son olarak Prof. Dr. Birkan Özkan, "Ağız kokusu evliliği derinden etkileyebilir, duygusal stres ve gerginliklere de yol açar. Doğru ağız bakımı, düzenli diş hekimi muayenesi, ağız kokusunun asıl kaynağının ortaya çıkartılması ve kişiye özel diş hekimliği tedavileri sayesinde ağız kokusunun çözümünü mümkün kılar. Ağız sağlığını korumak ve mutlu evliliği sürdürmek için ağız kokusunun giderilmesi gerekir. Ağız kokusunun güzel olması, insanların en özel alanlarında çiftlerin birbirine olan çekiciliğine katkıda bulunur" dedi.
Doğaya atılan binlerce pet şişeyi toplayıp dünya haritası oluşturdular
01 Aralık 2024 Pazar - 12:47 Doğaya atılan binlerce pet şişeyi toplayıp dünya haritası oluşturdular Çevre sorunları ve plastik şişelerin yaygınlaşmasının oluşturduğu kirliliğe dikkat çekmek amacıyla Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde doğaya atılan binlerce pet şişe toplanılarak dünya haritası yapıldı. TÜYAP Fuarı’nda sergilenecek olan proje ile dört kişilik ailenin, bir günde kullandığı ortalama su tüketiminin yaklaşık 4 bin pet şişeye eş değer olduğu gösterilecek. Çevre aktivisti ve ses sanatçısı Zeliha Sunal ile Kocaeli’nin Kartepe Sanayi Sitesi içerisinde çelik doğrama işi yapan Fatih Pestil çevre sorunları ve su tüketimine dikkat çekmek için anlamlı bir projeye imza attı. Çevre bilinci ve geri dönüşüm farkındalığı da oluşturmak isteyen Sunal ve Pestil, doğaya atılan binlerce pet şişeyi toplayarak dünya haritası oluşturdu. Şuan için bin 200 pet şişe kullanılarak yapılan proje TÜYAP Fuarı’nda sergilenecek. Burada boş kalan yerler de katılımcılar tarafından pet şişe ile doldurulacak. Tamamlandığında 4 bin pet şişeye ulaşacak olan proje ile dört kişilik ailenin, bir gün içerisinde kullandığı ortalama su tüketiminin yaklaşık 4 bin pet şişeye eş değer olduğu da vurgulanacak. "İnsanların daha fazla bilinçlenmesini hedefliyoruz" Yapılan proje hakkında bilgiler veren Fatih Pestil, "Pet şişelerin doğaya olan etkisi ve atık suların farkındalığı için böyle bir proje gerçekleştirdik. Şuanda görülen dünya haritasının içerisinde bin 200 tane pet şişe var. TÜYAP Fuarı’nın girişinde sergilenecek, oraya gelen misafirler geri kalan boş kısımları dolduracak ve komple tamamlandığı zaman 4 bin tane pet şişe olacak. Bu da 4 kişilik ailenin bir günlük su kullanımına karşılık gelecek. Pet şişeleri, sanayideki esnaf arkadaşlarımız ile topladık. Toplama aşaması yaklaşık bir hafta sürdü. Bir haftada biriktirdiğimiz pet şişeleri, yaptığımız platforma yerleştirdik ve böyle bir eser ortaya çıkardık. Doğayı kirletmek aslında çöpü atmamakla başlar. Doğaya atılan bir pet şişenin, toprağa ve doğaya olan etkisi çok büyük. İnsanların bu konuda daha fazla bilinçlenmesini hedefliyoruz. Başta pet şişeler olmak üzere diğer çöplerin de doğaya atılmaması konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz" dedi. "Yoldan geçen vatandaşların da ilgisini çekiyor" Dükkanının önünde sergilediği pet şişelerden oluşturdukları dünya haritasının, yoldan geçen vatandaşların da dikkatini çektiğini ifade eden Pestil, "Pet şişelerden yaptığımız dünya haritasını dükkanın önünde sergiliyoruz. Yoldan geçen vatandaşların da ilgisini çekiyor. Ne olduğunu öğrenmek için gelip soruyorlar. Farkındalık amaçlı yapıldığını söyleyerek onları da su tüketimi ve çevre kirliliği konusunda uyarıyoruz. Bu gibi farkındalıkları yaymak için daha fazla gayret göstererek güzel işler yapmaya çalışacağız" diye konuştu.