Yerel Haberler
Kocaeli
17 Mayıs 2026 Pazar - 09:53 Eşyalarla kurulan tehlikeli bağın perde arkası Evlerde bir köşeye bırakılan kullanılmayan eşyalar, atılmaya kıyılamayan eski kıyafetler, gazeteler, kutular ya da zamanla yaşam alanını daraltan birikintiler, bazı kişiler için yalnızca dağınıklık değil psikolojik bir zorlantının işareti olabiliyor. Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde artış gösteren biriktiricilik ve istifçilik problemlerinin; yalnızlaşma, travma, kaygı ve sosyal temasın azalmasıyla doğrudan ilişkili olabileceğine dikkati çekti. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, son dönemde biriktiricilik ve istifçilik problemleriyle çok fazla karşılaştıklarını söyledi. "Bir gün lazım olur" düşüncesiyle başlayan eşya biriktirme davranışının zamanla kişinin yaşam alanını ve sosyal ilişkilerini bozacak ciddi bir boyuta ulaşabileceğini belirten Çelik, "Aslında bunu genel bunaltıların bir sonucu olarak değerlendirebiliriz. Amerikan Psikiyatri Derneği de bu durumu takıntılı zorlantılı davranışlar içerisinde değerlendiriyor, bunaltılı davranışlar içerisinde de ele alıyor. Bireyin dönem dönem yaşadığı problemlere göre biriktiricilik ve istifçilik meydana gelebiliyor. Bu dönemin özelliklerine baktığımızda biraz daha yalnızlaşmanın, travmaların ve kaygıların dışa vurumu gibi değerlendirebiliriz. Davranış temelde eşyaları biriktirme veya onlardan ayrılamama gibi görünse de, ilk bakışta bağ kurmayla ilişkili bir problem olarak tema verse de bunun arkasında yaşanılan mevcut bir olaydan sonra ya da bir travmadan sonra gerçekleşen süreçler de olabilir" dedi. "Sosyal temasın azalması tetikliyor" İstifçiliğin son yıllarda artmasının temel nedeninin sosyal temasın azalması olduğunu vurgulayan Çelik, "İnsan insana iletişimin azalması, değerlerin, ahlak ve maneviyatın zayıflaması, yalnızlaşmanın artması bu tablonun ortaya çıkmasında etkili. En hafif tabiriyle depresif bir tablo, en ağır tablosuyla ise sert bir takıntı-zorlantı (obsesyon) bozukluğudur. Birey eşyalarla kurduğu bağdan kopamıyor ve çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de bu davranışından vazgeçemiyor" diye konuştu. Kişi yanlış olduğunu bilse de vazgeçemeyebiliyor Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik, istifçiliğin kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamamasıyla ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Biriktiricilik ve istifçilik, kişinin eşyalarla kurduğu bağdan kopamaması, o eşyaları evinin dışına çıkaramaması ve bu çıkarmayla ilgili bir zorlantı yaşamasıyla karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi bazı durumlarda kamu kurumları da burada görev alıyor çünkü çevreye rahatsızlık veren bir durum ortaya çıkabiliyor. Şikayetler yaşansa bile birey zorla oradan çıkarılmadan, çoğu zaman yanlış olduğunu bilse de vazgeçemediği bir davranış olarak bu durum karşımıza çıkıyor." Erken müdahale ve çevre desteği şart Bu durumun önlenebilmesi için yapılması gerekenleri anlatan Çelik, "Bunu nasıl önleyebiliriz? Öncelikle hepimiz toplum içerisinde birbirimizden sorumluyuz. Çevremizde, önce kendi ailemizde, ailemizde yoksa komşularımızda böyle problemler gördüğümüzde bireyi yetkili sağlık kuruluşuna yönlendirmemiz gerekiyor. Önce bireyle iletişim kurulmalı. Bu durum en uç noktada kişinin farkında olmadığı bir zorlantıya kadar gidebilen tablolar da oluşturabilir, yetkili sağlık kuruluşunun bu bireye yönlendirilmesiyle ilk adım atılmış olabilir" ifadelerini kullandı. İstifçiliğin yalnızca belirli bir yaş, cinsiyet ya da sosyokültürel sınıfa özgü olmadığını, herkesin risk altında olabileceğini aktaran Çelik, hastalığın erken dönemde sosyal izolasyon, hayattan keyif almama, uyku düzeninde bozulma ve suçluluk duygusu gibi belirtiler verdiğini söyledi. Çelik, "Bu bunalımla ilgili bir problem olduğu için önce bunun davranışsal izlerini ve alarmlarını vermeye başlar. Birey sosyal izolasyon içerisine giriyorsa, duygularını paylaşmıyorsa, düşüncelerini paylaşmıyorsa, ilişkilerinde bozukluklar varsa, akademik işlevselliğinde veya diğer zihinsel işlevlerinde gerileme ve durgunluk varsa, hayattan keyif almıyorsa, eskiden yaptığı şeyleri artık yapmamaya başlıyorsa, uykuları azalıyorsa veya artıyorsa, suçluluk duyguları varsa, bağ kurmayla ilgili çevresiyle problemler varsa bu işaretlerle birlikte bu ihtimallerin arttığını söyleyebiliriz" diye konuştu. "Küçük işaretlerle başlar, kar topu gibi büyüyebilir" Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Çelik, "Bu meseleler küçük küçük başlar, küçük küçük işaretlerini verir, daha sonra kar topu gibi büyüyebilir. Biz ne kadar o mesele küçükken buna el atarsak, bunu önlemeye başlarsak, o kadar muhtemel sonuçları da engelleyebiliriz" sözlerine ekledi.
"Çocuklara güzel dili değil, kaş çatmayı öğretiyoruz"
25 Kasım 2024 Pazartesi - 10:06 "Çocuklara güzel dili değil, kaş çatmayı öğretiyoruz" Şair ve yazar Prof. Dr. Nurullah Genç, "Çocuklara güzel dili değil, kaş çatmayı öğretiyoruz. Bugün kaş çatmayı öğrettiğimiz çocuklar, yarın bize yumruk sıkmaya yeltenebilir. Çocuklarınız size büyüdüğünde kötü rüyalar göstersin istemiyorsanız, onları güzel kelimelerle büyütün" dedi. Çayırova Belediyesi’nin ilçede bir gelenek haline getirdiği ve birçok önemli yazarı ilçe sakinleriyle buluşturan Çayırova Kitap Günleri, son gününde Prof. Dr. Nurullah Genç’i ağırladı. Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda sevenleriyle bir araya gelen Genç, "Kelimenin Esrarı" isimli söyleşiyle önemli açıklamalarda bulundu. Genç’in söyleşisini Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş takip etti. Söyleşi öncesinde bir konuşma gerçekleştiren Çiftçi, "Bu yıl 5’incisini düzenlediğimiz Çayırova Kitap Günleri’nin mottosu Özgür Filistin için, okuyarak barışı, adaleti ve merhameti inşa edelim. Bugün burada kitap günlerimize katılan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlarım" dedi. "Kelime deyip geçmeyin" Başkan Çiftçi’nin konuşmasının ardından okurlarıyla bir araya gelen Genç, "Kelime deyip geçmeyin, konuşmak ne kadar kolay, bazen kötü konuşmak ne kadar kolay. Biz kelimeyi her an kaydedilen, söylediğimizde de sustuğumuzda da irtibatımızı kesmediğimiz bir canlı olarak görmeliyiz. Kelimeyi ve kelimenin esrarını unutmayın. Sadece kelimelerimizi düzeltsek ülke düzelecek diye düşünün ve güzel kelimenin, doğru kelimenin ve ilmi kelimenin peşine düşün. Üslup o kadar önemli ki, kelime hayatımızın merkezinde duruyor ve farkında değiliz. Kelimeyi çirkinleştiren Ebu Cehil’in peşinden gitmiş olur, kelimeyi güzelleştiren de Peygamber Efendimizin peşinden gitmiş olur. Ülkemizin aileleri kelimelerin ciddiyetinin farkında değil. Tebessüm sadakadır. Çocuklara güzel dili değil, kaş çatmayı öğretiyoruz. Bugün kaş çatmayı öğrettiğimiz çocuklar, yarın bize yumruk sıkmaya yeltenebilir. Çocuklarınız size büyüdüğünde kötü rüyalar göstersin istemiyorsanız, onları güzel kelimelerle büyütün" diye konuştu. Başkan Çiftçi, söyleşi sonunda Genç’e günün anısına Fatma Çelik Engelliler Merkezi’nde özel bireyler tarafından hazırlanan tabloyu hediye etti. Nurullah Genç, program sonunda sevenlerinin kitaplarını imzaladı.
Başiskele’de tarih konuşuldu
25 Kasım 2024 Pazartesi - 09:53 Başiskele’de tarih konuşuldu Başiskele’de ilçenin tarihi ve kültürel değerlerini konu alan panel düzenlendi. Panel, Başiskele Belediyesi koordinasyonunda ve Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin akademik desteğiyle yapıldı. Başkan Yasin Özlü konuşmasında, doğa turizminin en önemli duraklarından olan Başiskele’yi tarihi ve kültürel turizmin yeni destinasyonu haline getireceklerini söyledi. "Çok önemli 12 tarihi rota ve duraklar oluşturduk" Başiskele’nin Kocaeli’de yerleşim tarihi açısından en eski yerleşim yerlerinden birisi olduğunu ifade eden Başkan Özlü, "Bu topraklarda yaşayan her medeniyetin bize miras olarak bıraktığı tarihi ve kültürel zenginlikleri gelecek nesillere aktarmak ve anlatmak bizim en önemli görevlerimizden biri. Başiskele toprakları coğrafi açıdan Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan önemli bir geçiş noktası olması hasebiyle birçok medeniyetin kurulmasına şahitlik etmiştir. O yüzden tarihi bir zenginliğe sahiptir. Bu noktada ilçemizdeki tarihi mirasımızı gün yüzüne çıkarmak için Tarih Yolu Projesi’ni de hayata geçirdik. Başiskele’mizde doğa turizminin yanına tarih ve kültür turizmini de ekleyecek bir projeyi yürütüyoruz. Bu proje kapsamında çok önemli 12 tarihi rota ve duraklar oluşturduk. Birçoğunu yeniden gün yüzüne çıkardık ve vatandaşlarımızın ziyaretine açtık. Diğerleri için de çalışmalarımız devam ediyor. Geçmişten günümüze ulaşan bu mirasları gelecek neslimize aktaracak ve onlara emanet edeceğiz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından panelin ilk oturumu, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Demir, Osmanlı arşiv belgelerinde Başiskele’de (Bahçecik-Yuvacık-Kullar-Döngel-Yeniköy) sosyal hayatı anlattı. Gebze Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özlem Aydın ise Başiskele’de ata yadigârı bir yapı örneği olan "Serander/Nayla" konusunu ele aldı. Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi de tarihten örneklerle Türklerin sosyal kodlarını anlattı. Panelin ikinci oturumu, Kocaeli Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Levent Atalı’nın oturum başkanlığında gerçekleştirildi. "Kocaeli Tarihinde Başiskele’nin Önemi" konusunun ele alındığı bu oturumda, Tarihçi-Yazar Dr. Süleyman Pekin, tarihin izinden giderek katılımcıları geçmişe sürükledi. Araştırmacı-Yazar Ahmet Nezih Galitekin ise Osmanlı döneminde Başiskele’deki vakıflar hakkında önemli bilgiler verdi ve Osmanlı arşivlerinde Başiskele ile ilgili bulduğu bazı belgeleri ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Panelin hazırlanmasında büyük emeği olan Tarihçi-Yazar Volkan Şenel, Başiskele Belediyesi’nin "Tarih Yolu Projesi" hakkında detaylı bilgiler vererek, bu projenin geleceğe yönelik önemli bir tarih-kültür-turizm projeksiyonu olduğunu vurguladı.
Ertuğrul Sağlam’dan süre geçiren oyunculara tepki
24 Kasım 2024 Pazar - 22:43 Ertuğrul Sağlam’dan süre geçiren oyunculara tepki Kocaelispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Bandırmaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, oyuncuların süre geçirmek için yerde yatmalarına ve duran toplarda vakit geçirmesine değinerek “Yatan oyuncuyu iki dakika kenarda bekletip takımı 10 kişi oynayacak. Hadi bakalım, yatsınlar” dedi. Trendyol 1.Lig’in 13. haftasında Kocaelispor, sahasında Bandırmaspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam karşılaşmayı değerlendirdi. Sağlam, “Üç tanesini içeride, birini Malatya’da oynayacağımız güzel bir periyot görünüyordu. İstediğimiz gibi geçebilirsek 4 maç sonunda altımızdaki takımlarla puan farkını açabiliriz diye beklentimiz oluşmuştu. Bunu yaparken ilk maça odaklanıp en yakın takipçimiz karşısında kazanıp, altımızdakiyle bu hafta itibarıyla da puan farkını açmak istiyorduk. Maça iyi başladık. İlk devrenin geneli bizim açımızdan iyiydi. Çabuk oynamaya çalıştık, kenarlara geldiğimizde ceza sahası içine yapılan ortalarda iyi yerleşim yapabilsek gol ve daha fazla pozisyon bulabileceğimiz ortamlar oluştu. İlk yarıyı birden daha fazla gol atarak tamamlamamız gerekiyordu. Böyle maçlarda ikinciyi atmadığın süre içinde rakibi de hep canlı tutuyorsun" ifadelerini kullandı. “Hakemin uydurma korneriydi” Bu sene kornerden ilk gollerini yediklerini vurgulayan Sağlam, "Korner değildi ama hakemin uydurma korneriydi. Bu kadar net pozisyonu kornere dönüştürecek hakemleri de sorgulamak lazım. Çok net görüyoruz. Orası ayrı. Bizim sorgulamamız gereken oradaki paylaşım ve sorumluluk. Atınç’a verdiğimiz oyuncunun rahat vurdurması. Kalemize gelen top maalesef gol oldu. Geri dönüşlerimiz zayıf oldu, rakibi karşılamada zorlandık. Talihsiz bir pozisyonda kendi kalemize attığımız golle geri düştük. Hamleler yaptık. Daha sakin oynamamız gerekiyordu. Rakip iyice kendi yarı alanına çekildi ki en iyi yaptığı işlerden bir tanesi bu. İkinci attığımız gol aslında oyuncularımızdan istediğimizdi. Daha fazla sayıda yapmamız gereken işti. Çok basit pas hataları yaptık, çok kolay toplar kaybettik. Bu da oyunun dengesinin rakibe biraz daha kaymasını sağladı. Bunun yanında oyunu bırakmamamız, oyuncularımızın son saniyeye kadar oyunda kalmaları, verdikleri kavga, mücadele takdir edilecek konu. Sonuçta 2 puan kaybettiğimiz için bir yandan üzülürken diğer yandan en azından 1 puan alıp liderliği bırakmamış olmak ve son dakikalarda gelen golün coşkusu başka oluyor. Bunu yaşamış olmak üzülürken bizi mutlu etti" diye konuştu. “Türk futbolunun kanayan yaralarından biri bu. Önerim 2 dakika kenarda bekletmek” Süre geçiren oyunculara da tepki gösteren Ertuğrul Sağlam, "Vurgulamak istediğim bir konu da şu; 4 veya 5 maç sonu toplantısında aynı konuya değindim. Türk futbolunun kanayan yaralarından biri. En yukardaki de, en alttaki de yapıyor. Üst ligde maç yöneten hakem de izin veriyor. Bir kalecinin 10 defa uyarıldığını ilk kez görüyorum. 3 defa uyarırsın dördüncüde de kartını verirsin. Atılan her aut, her taç, her faul, her duran topun 30 saniyede atılma mecburiyeti yok. Önerim olacak; Türk futbolunda seyir zevkini artırmak istiyorsak, statlara daha fazla taraftar gelsin istiyorsak yerde yatarak ve kullanılacak atışlardaki vakit geçirme işini ve yalandan sakatlık numarası yapma işini bir şekilde çözmemiz lazım. Önerim şu; yatan oyuncuyu kenara alıp 2 dakika bekleteceksin, o takım 2 dakika 10 kişi oynayacak. Hadi bakalım yat bundan sonra. Dolayısıyla bugün yine dönem dönem oyunun temposunu yükseltmeye çalıştık. Birini kaldırırken öteki yatıyor. Yarım dakika yatıyor, doktor girmeden ayağa kalkıyor. Onu kaldırırken öteki yatıyor. Bir şekilde bu işi halletmek lazım. Biz bunun sıkıntısını çekiyoruz, televizyondan izleyen de çekiyor. İşin keyfi kaçıyor. Futbolu yönetenler buna çözüm bulmalı. Bugün de hakemin izin verdiği birçok pozisyon oldu ama bu işin sıkıntısını çekiyoruz. Yapmamız gereken bir iş var. Değişecek gibi görünmüyor. Bunu bir şekilde kendi içimizde golleri bulup rakibi hızlı oynatacaksın gibi çözümler üreteceğiz. Bugün özel bir gün. Bizim hayatımıza değer katan, yön veren, bizim için kutsal olan öğretmenlerimizin tebrik ediyorum. Ben de bir beden eğitimi öğretmeniyim” şeklinde konuştu. “Cuma günü 3 puan getirecek takımla sahaya çıkacağız” Genel değerlendirmenin ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Ertuğrul Sağlam, “Kısa sürede fiziksel olarak yorgun olan arkadaşlarımızı toparlamak, içerde oynayacağımız bir maçı da kayıpsız geçmek adına cuma gününe kadar yoğun bir şekilde hazırlanacağız. İnşallah bugün kaybettiğimiz 2 puanı en azından Adanaspor’u yenerek, inşallah oyunu da güzel oynayarak önümüzdeki haftanın sonunda da lider olmanın planlarını yapacağız. Yarın antrenmanımız var. Oyuncularımızın durumunu tespit edip karar vereceğiz. Markao’nun cezası bitiyor. Caner’in sağlıklı olarak oyunu tamamlaması bizi sevindiriyor. Değerlendirmelerimizi yapacağız. Cuma günü bize 3 puanı getirecek, 3 puanı getirirken de sahada mücadele seviyesini en üst düzeyde tutabilecek ve yanında oyun kalitesini ekleyebilecek bir takımla sahaya çıkacağız. Şüpheniz olmasın. “Milli maçtan sonra yorgunluk olabiliyor” Milli maçtan dönüşte yolları çok uzun. Maç oynuyorlar. Bir yandan milli oyuncumuzun olması takımın kalitesi ve izlenebilirliği açısından, uluslararası seviyede oyunculara sahip olmanın avantajıyken bir yandan da milli ara dönemlerinde oyuncularımız sakatlanmasın diye dua ediyoruz. Milli takım dönüşlerinde bazen yorgunluk olabiliyor. Bu da bu işin içinde var” yanıtlarını verdi. “Ekonomik olarak süper gitmiyor ama krize dönüşecek bir şey de yok” Sosyal medyada Mendes’in kulübün hesaplarını takip etmeyi bırakması ve sorun olduğuna dair bilgi paylaşımlarına da açıklık getiren Sağlam, “Mendes konusunda kulüp içinde yaşanan bir sıkıntı yok ama dışarıda fırtınalar kopuyor. Bu konularda biraz daha hassas olunması lazım. Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmamalı. Böyle haberler yapmasınlar. Gerçekleri öğrenmeden inanıp yorum yapmasınlar. Kulübümüzde ekonomik anlamda her şey süper gitmiyor ama krize dönüşecek bir şeyimiz de olmadı. Oyuncularımızın herhangi bir sıkıntısı yok” ifadelerini kaydetti.
Mustafa Gürsel: “Galibiyet bizi sevindirirdi ama bir puanla ayrıldık”
24 Kasım 2024 Pazar - 22:21 Mustafa Gürsel: “Galibiyet bizi sevindirirdi ama bir puanla ayrıldık” Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, Kocaelispor maçının ardından yaptığı açıklamada, “Galibiyetle ayrılmak bizi sevindirirdi ama bir puanla ayrıldık. Önemli olan bu ligde istikrarlı olmak” dedi. Trendyol 1. Lig’in 13. haftasında Bandırmaspor, deplasmanda Kocaelispor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, karşılaşmayı değerlendirdi. Geçen sezon Kocaelispor’da görev alan Mustafa Gürsel, Öğretmenler Günü’nü kutlayarak, "Mücadele gücü yüksel olacağı belliydi. Öyle de geçti. Kocaelispor’un seyirciyi arkasına alarak hızlı başlayacağını tahmin ediyorduk. Sonra oyunu dengeledik. Nomen’in sakatlanması oyun planımızı ve dengemizi bozdu. O arada 1-0 geriye düştük. Sonra yan toptan beraberliği bulduk. İkinci yarıda iyi pozisyonlar bulmaya başladık ve sonra öne geçtik. Çok iyi kontralar yakaladık ama istediğimiz gibi değerlendiremedik. Son bölümde Kocaelispor risk aldı, çift forvete döndü. 2-2 bitti. Futbolda bunlar oluyor. Son dakikalarda bazen biz de atıyoruz. Galibiyetle ayrılmak bizi sevindirirdi ama bir puanla ayrıldık. Önemli olan bu ligde istikrarlı olmak. Bu ciddiyetle devam edeceğiz. Bir maçla hiçbir şey bitmiyor. Önemli maçtan bir puanla dönüyoruz. Sonraki maçlara da aynı ciddiyetle hazırlanıp Bandırmaspor’u layık olduğu yere getirmek istiyoruz” diye konuştu. “Sıralamaya değil maçlara odaklanıyoruz” Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Mustafa Gürsel, “Lig ve takımlar bu sene çok dengeli. Her maç aynı şekilde geçiyor. Sıralamaya pek bakmadan maçlara odaklanıyoruz. Oyun kalitesini ve mantalitesini geliştirmeye çalışıyoruz. Bazı bölgelerde eksik kalabiliyoruz, yine sakatlık oldu. Şu an çok puan farkı da yok. Puan istikrarını sürdürmemiz lazım. Arkadan bütün takımlar gelebiliyor. Onun için ciddi çalışmayı hiçbir zaman elden bırakmamak lazım. Coşkuyu ve oyun kalitesini en üst seviyeye çıkarmaya çalışıyoruz. Ligde büyük bütçeli takımlar var. Bizim bütçemiz de belli. Hedef orası burası değil. Hedefimiz sahada en iyisini yapmak. Yolun keyfini sürüyoruz. Yolun nereye götüreceğini henüz bilmiyoruz. Baştan büyük hedefler koymak harcanan limitlerle alakalı. Biz daha çok sahada yaptıklarımıza odaklanıyoruz. Takım ruhu oluşturmaya, futbol kültürü oluşturmaya bakıyoruz. Yol uzun. Tamamen işimize odaklanacağız. Hedef neresi olur bakacağız. Kocaelispor’a da başarılar diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Trendyol 1. Lig: Kocaelispor: 2 - Bandırmaspor: 2
24 Kasım 2024 Pazar - 21:13 Trendyol 1. Lig: Kocaelispor: 2 - Bandırmaspor: 2 Trendyol 1.Lig’in 13. haftasında Kocaelispor, sahasında karşılaştığı Bandırmaspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçtan dakikalar 32. dakikada Vukovic’in ceza sahası dışından çektiği şut savunmaya çarptı. Pozisyonun devamında seken topu Beridze kafa pasıyla Yusuf Cihat’a gönderdi. Yusuf Cihat altıpasın sağ çaprazına çektiği topu yerden ağlara gönderdi. 1-0 39. dakikada Faruk Can’ın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda kale sahası önünde yükselen Atınç Nukan kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 1-1 56. dakikada sol taraftan kullanılan serbest vuruşta İbrahim ortasını yaptı. Vukovic’in ters vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-2 90+4. dakikada Mehmet Yılmaz’ın ortasında ceza sahasında iyi yükselen Oğulcan Çağlayan’ın sol tarafa yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 2-2 Hakemler: Kadir Sağlam, Samet Çavuş, Mehmet Salih Mazlum Kocaelispor: Gökhan Değirmenci, Ahmet Oğuz (Mehmet Yılmaz dk. 83), Aaron Appindangoye (Caner Osmanpaşa dk.64), Tarkan Serbest, Muharrem Cinan, Pedrinho, Josip Vukovic (Ahmet Sağat dk. 74), Yusuf Cihat Çelik (Mijo Caktas dk. 64), Giorgi Beridze (Barış Alıcı dk.63), Ryan Mendes, Oğulcan Çağlayan Yedekler: Harun Tekin, Furkan Gedik, Yunus Emre Gedik, Onur Öztonga, Mesut Can Tunalı Teknik Direktör: Ertuğrul Sağlam Bandırmaspor: Zafer Görgen, Rahmetullah Berişbek, Sergen Piçinciol, Atınç Nukan, Landry Nomel (Hikmet Çiftçi dk. 17), Remi Mulumba, Faruk Can Genç, Mehmet Özcan, Coşqun Diniyev (Andre Sitoe dk. 77), İbrahim Kaya (Paulo Araujo dk. 72), Marco Paixao (Kerem Atakan Kesgin dk. 77) Yedekler: Yiğit Zorluer, Akın Alkan, Emre Batuhan Adıgüzel, Yasin Yağız Dilek, Rodrigo Santos, Adama Diakhaby Teknik Direktör: Mustafa Gürsel Goller: Yusuf Cihat Çelik (dk. 32), Oğulcan Çağlayan (dk. 90+4) (Kocaelispor), Atınç Nukan (dk. 39), Josip Vukovic (dk. 56 k.k.) (Bandırmaspor) Sarı kartlar: Ahmet Oğuz, Pedrinho, Oğulcan Çağlayan (Kocaelispor), Rahmetullah Berişbek, İbrahim Kaya, Mehmet Özcan (Bandırmaspor)