Yerel Haberler
Kocaeli
21 Mayıs 2026 Perşembe - 15:35 Hado Akademi, Junior Cup’ta Türkiye Şampiyonu oldu Antalya Büyükşehir Belediyesi, Hado Türkiye ve Teknospor A.Ş. iş birliğiyle ilk kez gerçekleştirilen Digifest Antalya 2026’da düzenlenen Junior Cup Turnuvası’nda şampiyon Kocaeli ekibi Hado Akademi oldu. Hado Akademi Sorumlusu Uğur Karayiğit, "Son 6 aydır bu turnuva için ekstra çalıştık. Emeklerimizin karşılığını aldık" dedi. Digifest Antalya 2026, teknolojiyi fiziksel aktiviteyle birleştirdi. Yapay zeka simülasyonları, dijital oyun alanları ve interaktif deneyim stantlarıyla katılımcılara hibrit bir deneyim sunan Digifest’te düzenlenen Hado Junior Cup ise heyecan yaşattı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden 7 takım şampiyonluk için mücadele etti. Şampiyonluğu Kocaeli bölgesinden Uğur Karayiğit’in çalıştırdığı "Hado Akademi" ekibi kazandı. "Emeklerimizin karşılığını aldık" Hado Akademi Sorumlusu Uğur Karayiğit, Türkiye’deki ilk akademi olduklarının altını çizerek, "3 yılı aşkın süredir Kocaeli bölgesinde 50 aktif sporcumuzla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 6 aydır bu turnuva için ekstra çalıştık. Emeklerimizin karşılığını aldık. Şu anda yolun henüz başındayız. Artırılmış gerçeklik gözlüğü ve bilekliği ile QR kodlu perdeler arasında belirli bir saha ölçüsü içerisinde oynanan Hado, önümüzdeki yıllarda globalde kendinden söz ettirdiği zaman bu branşın öncüsü olduğumuz için gurur duyacağız. İlk günden bu yana bizimle yol yürüyen sporcularımıza ve ailelerine güvenleri için teşekkür ediyoruz. Hado, önümüzdeki yıllarda çok geniş kitlelere ulaşacak" dedi. Sporcular duygularını paylaştı Bilgisayar oyunlarıyla fiziksel olarak sporla birleştiren Hado’nun özellikle çocuklar için dijital dünyayı bilinçli ve doğru kullanmayı öğreten, onları olumsuz etkilerden uzak tutmayı hedefleyen yenilikçi bir sistem olduğunu belirten Karayiğit, "Çocukların fiziksel, sosyal ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlayan modern bir spor anlayışı" şeklinde konuştu. Sporculardan Yusuf Mirza Öztürk, "Arkadaşlarımla uzun süredir bunun için çalışıyoruz. Bir ekip olarak kazanmak çok güzel hissettirdi" dedi. 3 yıldır bu sporu yapan Berrak Yürekli, "Kazandığımız için gerçekten çok mutluyum" diye konuştu. Mehmet Akif Öztürk ise "Hado’ya başladığım günden bu yana bu sporu yapmaktan çok keyif alıyorum. Amacım; uzun yıllar daha Hado’da kalmak ve bir gün milli takım seviyesine ulaşmak" ifadesini kullandı. Hado’da kalkan ile kendinizi savunuyor, enerji topları ile rakiplerinizi vurmaya çalışıyorsunuz. Takımlar 3 kişiden oluşuyor ve karşılaşma 80 saniye sürüyor. En çok sayı alan takım ise maçı kazanıyor.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 14:59 Gebzespor’da yeni dönem bütçesi 200 milyon TL Sezonu 58 puanla 7. sırada tamamlayan 2. Lig ekibi Gebzespor yeni sezon hedefini ’1. Lig’e çıkmak’ olarak belirlendi. 200 milyon TL bütçe belirleyen Gebzespor’da Başkan Yusuf Öztürk, "Hedefimiz şampiyonluk. Genç ve başarıya aç oyuncular seçeceğiz. Yaş ortalamamız 28 olacak. 30 yaş üstü ve üst liglerden oyuncu almayacağız" dedi. TFF 2. Lig’deki ilk sezonunda Kırmızı Grubu 58 puanla 7. sırada tamamlayan Gebzespor’da yeni sezon planlamaları belirlendi. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Gebzespor Başkanı Yusuf Öztürk, geride bırakılan sezonu değerlendirdi ve gelecek sezonun planlamalarını paylaştı. Kulüp yöneticileri; Özkan Özkanca, Mahmut Avcı, Hacı Key, Erhan Demir, Murat Uzunmehmet, Ferdi Gülseven, Murat Bilgin ve Orhan Uslu’nun da yer aldığı basın toplantısında Yusuf Öztürk, yeni sezonda bütçelerinin 200 milyon TL olduğunu açıkladı. "Yeni sezonda hedefimiz; şampiyonluk" Sportif direktörlüğe Emre Doğan’ı getirmelerine değinen başkan Başkan Yusuf Öztürk, "Yeni sezonda hedefimiz şampiyonluk" dedi. Kadro yapılanmasında genç ve başarıya aç oyuncular seçeceklerinin altını çizen Öztürk, "Gebzespor’un bundan sonra alt liglerde yeri yok. Bu şehir üst ligleri hak ediyor. Hedefimiz şampiyonluk. Bunun için de yönetimimizle birlikte güçlü isimlerimizi kadromuza katacağız. İlk olarak sportif direktörlük görevine Emre Doğan’ı getirdik. Yakında teknik direktörümüz belli olacak. Başarıya aç oyunculara yöneleceğiz. Üst liglerden oyuncu almayacağız. 30 yaş üstü oyuncu transfer etmeyeceğiz. 28 yaş ortalamasına sahip bir takım oluşturacağız" diye konuştu. "En önemli sorun tesis ve antrenman sahası" Gebzespor olarak en önemli eksiklerinin tesisleşme ve antrenman sahaları konularında yaşandığını belirten Yusuf Öztürk, "Bu konuda Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’den söz aldık. Kısa vadede çözüm için ise Tavşancıl’da bulunan tesislerin önündeki sentetik zeminin kaldırılıp doğal çime dönüşmesi adına talebimizi söyledik. Başkanımızın buna da ’tamam’ dedi. Hedefimiz bir an önce bunu gerçekleştirmek olacak" şeklinde konuştu. Gebzeli iş insanlarının ve sanayicilerinin kulübe gereken ilgiyi ve desteği göstermediğini söyleyen Gebzespor Kulüp Başkanı Yusuf Öztürk, mali yükü yönetim olarak sırtlandıklarını, haricinde en büyük desteği ilçe belediye başkanından gördüklerini ifade etti.
Prof. Dr. Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri bu sözlerle uyardı
21 Ekim 2024 Pazartesi - 14:02 Prof. Dr. Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri bu sözlerle uyardı Prof. Dr. Nurullah Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri uyararak, "Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, o bizim bayrağımızdır" vurgusunu yaptı. Genç, "Biz veren elin milletiyiz, alan değil. Onun için bileceğiz ki, dünyanın her yerindeki her hadise bizi ilgilendiriyor" dedi. Gebze Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Gebze Kitap Fuarı, kitapseverleri ağırlamaya devam ediyor. 27 Ekim’e kadar sürecek olan fuarda, 200’den fazla yazar ve düşünür seminerler veriyor, imza günleri düzenliyor. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Prof. Dr. Nurullah Genç’in "Bir Coğrafya Bin Direniş; Filistin’in Mücadelesi" başlıklı konferansı oldu. "Biz hep o fotoğrafı gördük ve acı duyduk" Konuşmasında, Müslümanların birbiriyle uğraşmayı bırakması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Genç, "Dünyada bizimle ciddi anlamda uğraşanlar var. Meselenin yüzlerce yıllık geçmişine baktığımızda göreceğiz ki bugün İsrail’de olanlar aslında milattan önceki ve milattan sonraki 67, 115 ve 132 yıllarına, Bar Kohba İsyanı’na kadar gidiyor. Bu fotoğrafın arkasında devasa bir geçmiş var. Eğer o geçmişi bilmezsek bugünkü İsrail’i ve Yahudilerin yaptıklarını anlayamayız. Amerika’yı anlayamayız. Tıpkı Kevin Carter’ın Pulitzer ödülü aldığı ve sonunda intihar ettiği, akbabanın başında beklediği çocuk fotoğrafı gibi. Biz hep o fotoğrafı gördük ve acı duyduk. Ama fotoğrafın arka planını düşünemedik. O çocuk oraya neden geldi? Neden dizlerinin üzerine çöktü? Onun arkasındaki yüzyılların anlamı neydi? Bunu bilemedik çünkü biz son 150-200-300 yıldır kelimelerimizi kaybettik, hafızamız boşaldı" dedi. "Dünyanın neresinde bir zulüm varsa o bizim bayrağımız" Kelimenin iki anlamı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nurullah Genç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir lügat anlamı, bir de ıstılahi anlamı var. Istılahi anlam, kelimenin arka planını ve tarihi derinliğini ifade ediyor. Istılahi anlam, geçmişten bugüne o kelimenin hayatını anlatır. Bayrak kelimesinin ıstılahi anlamına gittiğimizde neden Filistin’in de bayrağı olduğunu anlarız. Çünkü bizim bayrağımızın rengindeki kırmızı, şehidin kanından, 1. Kosova Savaşı’ndan bize doğru gelir. Bayraktaki hilal, yarım ay Hazreti Peygamber’i sembolize eder. Çünkü Efendimiz Hz. Muhammed’in (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Medine’ye hicretinde ufuktan göründüğü an söylemler olmuştur ve ayın ilk 2-3 günü hilaldir. Peygamber Efendimizin de (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Medine’ye ilk girişi olduğu için hilale benzetilmiştir. Ama o peygamber (Sallallahü teala aleyhi ve sellem), kendisini hilale benzetenler için de ’Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tabi olursanız kurtuluşa erersiniz’ demiştir. Bizim yıldızımız da onu sembolize ediyor. İşte bu manada, alemlere rahmet olarak indirilen Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem), onun ashabının ve onların bize getirdikleri merhamet, medeniyetinin bayrağı Filistin’in de bayrağıdır. Onun için dünyanın herhangi bir yerindeki bir mazlumun da bayrağıdır. ’Bizim Filistin’de ne işimiz var’ diyenler bunu bilmedikleri ve bu arka plana sahip olamadıkları için kendilerini meseleden uzak zannediyorlar. Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, o bizim bayrağımızdır. İşte bu manaya nüfuz edebilmek için kelimelerimizi yeniden kazanmamız gerekiyor" "Biz veren elin milletiyiz, alan değil" "Bizim medeniyetimiz veren elin alan elden üstün olduğunu söyleyen medeniyettir" diyen Genç, "Filistin’e yardım elimiz olmalı. Çünkü biz böyle bir inanca sahibiz. Boşnak tarihçinin bize anlattığına göre; Fatih Sultan Mehmet, bütün Bosna’yı fethettikten sonra karşısına aldığı yaklaşık 20 bin Bosnalı’ya, ’Benden ne istiyorsunuz?’ diye sormuş. Buna şahit olanlar ’Acaba sultan yanlış mı söyledi?’ diyorlar. Tekrar dönüp soruyorlar. Sultan, ’Hayır, biz sizden bir şey almaya gelmedik. Biz size ne verelim? Ne istiyorsunuz bizden?’ diye soruyor. Tekrar aralarında konuşuyorlar, yumruklarını sıkarak ayağa kalkıyorlar, ’Hakanımız olun yeter, başka bir şey istemiyoruz’ diyorlar ve Boşnakların büyük kısmı o zaman Müslüman oluyor. Ali İzzet Begoviç, ölümünden önce Cumhurbaşkanımıza ’Bosna Size emanet’ derken bunu söylemeye çalışıyordu. Yani ’Siz bizim Hakanımızsınız’ demeye çalışıyordu. Biz böyleyiz. Biz veren elin milletiyiz, alan değil. Onun için bileceğiz ki dünyanın her yerindeki her hadise bizi ilgilendiriyor" ifadelerini kullandı. "200’e aşkın yazar ve düşünürün seminer ve konferans düzenleyecek" Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise Gebze’nin sanata ve okuma kültürüne değer veren bir ilçe olduğunu ifade ederek, " Bu sene 200’e aşkın yazar ve düşünürün seminerler, konferanslar verdiği, imza günü düzenlediği çalışma var. Diğer taraftan binlerce kitabın yer aldığı fuar çalışması var. Ayrıca biz fuarın bir köşesinde GESMEK kurslarımıza ait resim sergisini açtık. Meclis kararı ile 2024 yılını Çoban Mustafa Paşa yılı olarak ilan ettik. Bu fuarın ana teması Çoban Mustafa Paşa yılına atfen tasarlanmış oldu. Biz hem Çoban Mustafa Paşa’yı anmak, hem yılını idrak etmek hem de Gebzeli hemşehrilerimizi kitapla buluşturmak, çocuklarımıza okuma alışkanlığını kazandırma konusunda azami gayret ve çabamızı devam ettiriyoruz" dedi.
Prof. Dr. Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri bu sözlerle uyardı
21 Ekim 2024 Pazartesi - 13:49 Prof. Dr. Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri bu sözlerle uyardı Prof. Dr. Nurullah Genç, "Filistin’de ne işimiz var?" diyenleri uyararak, "Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, o bizim bayrağımızdır" vurgusunu yaptı. Genç, "Biz veren elin milletiyiz, alan değil. Onun için bileceğiz ki, dünyanın her yerindeki her hadise bizi ilgilendiriyor" dedi. Gebze Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Gebze Kitap Fuarı, kitapseverleri ağırlamaya devam ediyor. 27 Ekim’e kadar sürecek olan fuarda, 200’den fazla yazar ve düşünür seminerler veriyor, imza günleri düzenliyor. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerden biri de Prof. Dr. Nurullah Genç’in "Bir Coğrafya Bin Direniş; Filistin’in Mücadelesi" başlıklı konferansı oldu. "Biz hep o fotoğrafı gördük ve acı duyduk" Konuşmasında, Müslümanların birbiriyle uğraşmayı bırakması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Genç, "Dünyada bizimle ciddi anlamda uğraşanlar var. Meselenin yüzlerce yıllık geçmişine baktığımızda göreceğiz ki bugün İsrail’de olanlar aslında milattan önceki ve milattan sonraki 67, 115 ve 132 yıllarına, Bar Kohba İsyanı’na kadar gidiyor. Bu fotoğrafın arkasında devasa bir geçmiş var. Eğer o geçmişi bilmezsek bugünkü İsrail’i ve Yahudilerin yaptıklarını anlayamayız. Amerika’yı anlayamayız. Tıpkı Kevin Carter’ın Pulitzer ödülü aldığı ve sonunda intihar ettiği, akbabanın başında beklediği çocuk fotoğrafı gibi. Biz hep o fotoğrafı gördük ve acı duyduk. Ama fotoğrafın arka planını düşünemedik. O çocuk oraya neden geldi? Neden dizlerinin üzerine çöktü? Onun arkasındaki yüzyılların anlamı neydi? Bunu bilemedik çünkü biz son 150-200-300 yıldır kelimelerimizi kaybettik, hafızamız boşaldı" dedi. "Dünyanın neresinde bir zulüm varsa o bizim bayrağımız" Kelimenin iki anlamı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nurullah Genç, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir lügat anlamı, bir de ıstırahi anlamı var. Istırahi anlam, kelimenin arka planını ve tarihi derinliğini ifade ediyor. Istırahi anlam, geçmişten bugüne o kelimenin hayatını anlatır. Bayrak kelimesinin ıstırahi anlamına gittiğimizde neden Filistin’in de bayrağı olduğunu anlarız. Çünkü bizim bayrağımızın rengindeki kırmızı, şehidin kanından, 1. Kosova Savaşı’ndan bize doğru gelir. Bayraktaki hilal, yarım ay Hazreti Peygamber’i sembolize eder. Çünkü Efendimiz Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinde ufuktan göründüğü an söylemler olmuştur ve ayın ilk 2-3 günü hilaldir. Peygamber Efendimizin de Medine’ye ilk girişi olduğu için hilale benzetilmiştir. Ama o peygamber, kendisini hilale benzetenler için de ’Ashabın gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tabi olursanız kurtuluşu erersiniz’ demiştir. Bizim yıldızımız da onu sembolize ediyor. İşte bu manada, alemlere rahmet olarak indirilen Efendimizin, onun ashabının ve onların bize getirdikleri merhamet, medeniyetinin bayrağı Filistin’in de bayrağıdır. Onun için dünyanın herhangi bir yerindeki bir mazlumun da bayrağıdır. ’Bizim Filistin’de ne işimiz var’ diyenler bunu bilmedikleri ve bu arka plana sahip olamadıkları için kendilerini meseleden uzak zannediyorlar. Dünyanın neresinde bir zulüm varsa, o bizim bayrağımızdır. İşte bu manaya nüfuz edebilmek için kelimelerimizi yeniden kazanmamız gerekiyor" "Biz veren elin milletiyiz, alan değil" "Bizim medeniyetimiz veren elin alan elden üstün olduğunu söyleyen medeniyettir" diyen Genç, "Filistin’e yardım elimiz olmalı. Çünkü biz böyle bir inanca sahibiz. Boşnak tarihçinin bize anlattığına göre; Fatih Sultan Mehmet, bütün Bosna’yı fethettikten sonra karşısına aldığı yaklaşık 20 bin Bosnalı’ya, ’Benden ne istiyorsunuz?’ diye sormuş. Buna şahit olanlar ’Acaba sultan yanlış mı söyledi?’ diyorlar. Tekrar dönüp soruyorlar. Sultan, ’Hayır, biz sizden bir şey almaya gelmedik. Biz size ne verelim? Ne istiyorsunuz bizden?’ diye soruyor. Tekrar aralarında konuşuyorlar, yumruklarını sıkarak ayağa kalkıyorlar, ’Hakanımız olun yeter, başka bir şey istemiyoruz’ diyorlar ve Boşnakların büyük kısmı o zaman Müslüman oluyor. Ali İzzet Begoviç, ölümünden önce Cumhurbaşkanımıza ’Bosna Size emanet’ derken bunu söylemeye çalışıyordu. Yani ’Siz bizim Hakanımızsınız’ demeye çalışıyordu. Biz böyleyiz. Biz veren elin milletiyiz, alan değil. Onun için bileceğiz ki dünyanın her yerindeki her hadise bizi ilgilendiriyor" ifadelerini kullandı. "200’e aşkın yazar ve düşünürün seminer ve konferans düzenleyecek" Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ise Gebze’nin sanata ve okuma kültürüne değer veren bir ilçe olduğunu ifade ederek, "Bu sene 200’e aşkın yazar ve düşünürün seminerler, konferanslar verdiği, imza günü düzenlediği çalışma var. Diğer taraftan binlerce kitabın yer aldığı fuar çalışması var. Ayrıca biz fuarın bir köşesinde GESMEK kurslarımıza ait resim sergisini açtık. Meclis kararı ile 2024 yılını Çoban Mustafa Paşa yılı olarak ilan ettik. Bu fuarın ana teması Çoban Mustafa Paşa yılına atfen tasarlanmış oldu. Biz hem Çoban Mustafa Paşa’yı anmak, hem yılını idrak etmek hem de Gebzeli hemşehrilerimizi kitapla buluşturmak, çocuklarımıza okuma alışkanlığını kazandırma konusunda azami gayret ve çabamızı devam ettiriyoruz" dedi.
Kartepe’de ayva festivali coşkusu
21 Ekim 2024 Pazartesi - 11:29 Kartepe’de ayva festivali coşkusu Türkiye’de ve yurtdışında kalitesi ve lezzeti ile nam salmış Eşme Ayvası için düzenlenen "Eşme Ayva Festivali" büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Kartepe Belediyesi tarafından düzenlenerek gelenekselleşen Eşme Ayva Festivali, Eşme Sahili’nde gerçekleştirildi. 5’inci Geleneksel Eşme Ayva Festivali’ne Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’ın ev sahipliğinde Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, KOÜ Rektörü Zafer Cantürk, Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Festivalde konuşan Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, "Kartepe’miz coğrafi olarak çok güzel olmasının yanı sıra meyvelerimizde çok güzeldir. Bizim ayvamız sulu ve lezzetlidir. Eşme Ayva Festivali’nde ürünlerimizi tanıtmak, geleneklerimizi yaşatmak için bir araya geliyoruz. Çevremizi ve doğamızı koruyarak ilçemizi geliştiriyoruz. Festivalimize katılımlarından onur duydum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, stantların başında duran görevlilere satışlarında bereket dileyerek, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkürlerini iletti. Festivalde Kartepe Belediyesi Çocuk Mehter Takımı ve halk oyunları gösterisi de beğeni topladı. Ayrıca festivalde çocuklara yönelik oyun gruplarının yanı sıra yumurta, halat çekme ve çuval yarışmaları düzenlendi.