Yerel Haberler
Kocaeli
7 kişinin öldüğü fabrika yangını faciasında 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi 22 Mayıs 2026 Cuma - 02:43:37 Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin öldüğü yangına ilişkin görülen davada; 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişinin tahliyesine, 5 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın 2. celsesi, 2. gününde de devam etti. Duruşmaya tanık beyanları ile sanık Abdurrahman B’nin ifadeleri ile başladı. ’Suçluyu kayırma’ suçundan yargılanan Abdurrahman B., "Ali Osman Akat’ın kardeşi Ç.’nin fabrikasında çalıştığım için kendisini tanırım. Olay günü avukat beni arayarak Ali Osman Akat’ın yeğenleri İsmail ile Altay’a ulaşamadığını söyledi. Ali Osman Akat’ın Çerkezköy’deki fabrikasına yönlendirdi. Fabrikaya gittiğimde İsmail ve Altay oradaydı. Onay gelip onları aldı. Ben onlara, ’Nereye gidiyorsunuz, avukat beni buraya yönlendirdi" dedim. Onlar ise avukatla kendileri iletişim kuracaklarını söyledi. Daha sonra başka bir avukat beni arayarak, yeğenlerin fabrikaya geldiği aracı İstanbul’a götürmemi istedi. Ben sadece çekici ayarladım ve eve gittim. Benim bir suçum yok. İşin içinden çıkamadığım ve panik olduğum için bu zamana kadar teslim olamadım" dedi. Baz bilgileri ile sanığın söylediklerinin uyuşmadığı mahkemece aktarıldı. "İsmail’e borç para verdim" Dün SEGBİS ile dinlenen ancak arıza sebebiyle beyanı tam alınamayan tanık M.Ç. bugün tekrardan dinlendi. Tanık M.Ç., İsmail ve Altay Ali Oransal’ın ihracat hedefiyle firma kurmak istedi. Bunun üzerine kendilerine bir firma kurdum. Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası’nda Ravive Kozmetik şubesini açtık. Şubede sadece fason üretim yapılıyordu" diye konuştu. Çapraz sorguda avukatın, "İsmail Oransal’a birden fazla kez para göndermenin sebebi nedir?" sorusuna tanık, "Borç para gönderdim, iadesini aldım" şeklinde konuştu. "Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır" Sanık müdafilerinin özel olarak tuttuğu ve dosyaya bilirkişi raporu sunan yangın uzmanı A.S. davada dinlendi. Tanık A.S., "Olay yerine gittiğimde fabrika yıkılmıştı o sebeple sunduğumuz rapor; tanık beyanları ve o tarihle hazırlanan delillere istinaden hazırlanmıştır. Tuncay’ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması neticesinde ürünün buharlaşmış, mikseri yere koyduğunda parlama meydana geldiği görüşündeyiz. Kimyasal reaksiyon sonucunda tutuşma ile olay gerçekleşmiştir. Bu tür yerlerde çeşitli önlemler alınmalıdır. Tüm tedbirleri alınsa dahi parlama ve kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ancak minimuma iner. Kıvılcım üretmeyen ürünler kullanılmalıdır, ya da dışarda karıştırma yapılmalıdır. IBS tankında karışım yapılması uygun değildir. Tuncay’ın IBS tankında yaptığı işlem hatalıdır. Yangın merdiveni olsaydı kaçış kolaylaşırdı. Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır. Parlama noktası Tuncay’ın olduğu yerdir. Mikser çalışmazsa elektrik akımında dalgalanma olmaz. Tedbirlerin olması veya olmaması yangının çıkma sebebi değildir" ifadelerini kullandı. "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" Sırayla müşteki ve avukatlara söz hakkı verildi. Mağdur Ayten Aras, olay günü mikserin hiç çalışmadığını, elektrik arızası olduğunu ve sürekli sigortanın attığını dile getirdi. Aras, "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" dedi. Yangında kızını kaybeden Vedat Taşdemir, çalışanların fabrikada çıkış şanslarının olmadığını söyleyerek, sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Ablası yangında vefat eden Emine Bulut, "Ablam sürekli elektrikte sorun olduğunu dile getiriyordu. Ablamın cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış olduğunu gördük" diye konuştu. Alınan beyanlara ilişkin katılanların avukatları; Oransal ve Akat ailesinin fabrikalarında organik bağ olduğunu, Ali Osman Akat’ın olası kastla yargılanması gerektiğini ve buna ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Aleyna Oransal için tahliye talebi Cumhuriyet savcısı, Aleyna Oransal’ın hamileliği sebebiyle tahliyesine, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Ünal A., Güven D., Abdurrahman B’nin mevcut tutukluluk hallerinin devamını talep etti. "Ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım" Tutukluluk durumları ve beyanlara ilişkin sanıklara söz hakkı verildi. Tahliyesini talep eden sanık Ali Osman Akat, "6 aydır tutukluyum, ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım. Şirketime kayyum atandı, personel sayımda ciddi düşüş yaşandı." dedi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyleyerek tahliyelerini talep etti. Altay Ali Oransal da yaşanan olayda kusuru olmadığını söyleyerek tahliyesini istedi. "Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum" Sanık İsmail Oransal, "Ravive babama aittir, fabrikada fiili işleyişim yoktur. Shauran ve Lykke benim markamdır, ben sadece e-ticaretle uğraşırım. Ravive’ye sürekli gittiğim ve talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Yılın uzun süresini fuarlarda geçiriyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum. Dayımın kasası olduğum yönündeki beyanları kabul etmiyorum. Tahliyemi gerekirse ev hapsimi talep ediyorum" diye konuştu. "Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" Küresel OSGB sorumlu müdürü Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek; "Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Belirtilen adrese gittik ancak Ravive yerine başka bir iş yeri vardı. İsmail Oransal’ı aradım ama dönüş alamadım. Hatta Ataşehir’deki adresine gittim. En sonunda İsmail beni Mustafa Ç.’ye yönlendirdi. Mustafa ile telefonda konuşmamız tartışma havasında geçti; ’Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok’ dedi. Başka yerden hizmet aldıklarını, sözleşmeleri olduğunu söyledi. Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. Tutukluluğuma anlam veremiyorum" Suçlamaları kabul etmeyen eski bina maliki olan tutuklu Güven D., "6 aydır tutukluyum ve tutukluluğuma anlam veremiyorum. Olaydan 1 yıl önce yeri sattım. Satmadan önce fabrikayı Kurtuluş’a kiralamıştım. Buranın eksiklikleri olduğunu Kurtuluş’a kiraladığımda söylemiştim. Kendisi, yangın merdiveni ve elektrikle ilgili eksikliklerin yapacağını söylemişti, bunun için de kendisine süre vermiştim. Olayda bir suçum yoktur. Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. İmar kirliliği sebebiyle zaten daha önce yargılandım. 3 çocuğum var, bayram öncesi çocuklarım beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Abdurrahman B. ise "6 aydır korktuğum için teslim olmadım. Olayda suçum yok, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Sanık avukatların beyanların ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’ın riskli gebeliği sebebiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Güven D. ve Ünal A. da tutuklu kaldığı süre ve suç vasıflarının değişmesi ihtimali göz önüne alınarak yurt dışı çıkış ve adli kontrolle tahliye edildi. Tutuklu bulunan diğer 5 sanığın ise mevcut durumlarının devamına karar verildi, duruşma ertelendi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden olan Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman Akat, Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Firari olan Abdurrahman B’de dün katıldığı duruşmada tutuklanmıştı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 23:27 Kocaelispor’da Recep Durul adaylıktan çekildi Kocaelispor’da pazar günü yapılacak olağan seçimli genel kurul mevcut başkan Recep Durul, kendi iradesiyle aday olmayacağını ve dinleneceğini belirterek, "Bu bir bayrak değişimi olsun" dedi. Kocaelispor’da pazar günü olağan seçimli mali genel kurulun ikinci birleşimi yapılacak. Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek seçimli genel kurulda çoğunluk aranmayacak. Son üç güne girilirken, mevcut başkan Recep Durul’un adaylığının yanı sıra Bilal Cem Acar’ın aday olacağı kent kamuoyunda tartışma konusu oldu. Dün Acar’ın net dille kulüp başkanlığına aday olmayacağını ve liste çalışması yapmadığını ilan etmesinin ardından, birlikte hareket ettiği isimlerden Mehmet Yaşar’ın aday olacağı, seçimlere müdahil olmayacağını belirten Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın da onayını aldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Bugün akşam saatlerinde ise mevcut başkan Recep Durul, kendi iradesiyle aday olmayacağını ve kulübe dışarıdan destek vereceğini açıkladı. "Kendi irademle aday olmuyorum" Bayrak değişimi yaşanacağını belirten Kocaelispor Başkanı Recep Durul, "Çekilmeye karar verdim. Hayırlısı inşallah. Kocaelispor’umuza elimizden geldiği kadar katkı vermeye çalıştık. Bu bir bayrak değişimi olsun. Ama hangi isim gelir, ne olur biter bilmiyorum. Şu an Mehmet Yaşar ismi var ama başka isimler olur mu, olmaz mı bilmiyorum. Başkası adına konuşamam ama kendi adıma ben aday olmayacağım. Bu iş yorucu bir iş. Dinleneceğim. Kendi irademle yapıyorum bunu. Kimsenin etkisi yok. Hiçbir sıkıntı yok. Gönlü burada olmak isteyen çok insan var ama bu iş meşakkatli, yorucu ve kutsal bir görev. En iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Şükürler olsun ki Kocaelispor bayrağını en yukarıya taşımaya çalıştık. Kocaelispor’umuz 1. Lig’den Süper Lig’e şampiyon olarak çıktı. Süper Lig’de de başarılı sezon geçirdi. Ben de dinlenme ihtiyacı hissediyorum" dedi. Maçlara gitmeye devam edeceğini ve camianın içinde olacağını vurgulayan Durul, "Yalnız bırakmayacağız. Yine elimizden geleni yapmaya çalışacağız. Bırakıp gitmek yok, üstümüze düşeni yapmaya çalışacağız" şeklinde konuştu. Durul, son olarak yarın camiaya açıklama yapacağını söyledi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 21:28 Sürgün gemilerinin yanaştığı son kıyıda buluşup atalarını andılar Çarlık Rusyası tarafından 1864 yılında yurtlarından koparılarak Osmanlı topraklarına göçe zorlanan Kafkas halkları, Çerkes Sürgünü’nün 162. yılında Kocaeli’nin Kandıra ilçesindeki Babalı Sahili’nde anıldı. Atalarının karaya ilk ayak bastığı noktada buluşan vatandaşlar, Karadeniz’e karanfiller bırakıp Nart ateşi yakarak büyük acıyı bir kez daha paylaştı. Kocaeli Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle; Kocaeli Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde kurulan "Anma Komitesi" tarafından organize edilen programa, Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlar katıldı. Abaza, Adige, Çerkes ve Ubıh gibi Kafkas boylarının yaşadığı büyük acıyı hafızalarda taze tutmayı ve günümüzdeki zorunlu göçlere karşı vicdan çağrısı yapmayı hedefleyen etkinlikler gün boyu sürdü. Anma etkinlikleri ilk olarak İzmit Fevziye Parkı’ndaki Sürgün Anıtı’nda Kur’an-ı Kerim tilaveti ve anıta karanfil bırakılmasıyla başladı. Ardından Büyükşehir Belediyesinin tahsis ettiği otobüslerle yola çıkan kortej, sürgün yıllarında hayatını kaybedenlerin defnedildiği Kandıra Karaağaç Mezarlığı’nda dualar okudu. "Yas tut ey Çerkes, onlar için" Etkinlikte konuşan Ketenciler Çerkes Kültür Derneği Başkanı Birgül Özkanlı, tarihin bu karanlık sayfalarının unutulmaması gerektiğini belirterek, "Denizlerde yok olup gidenleri aklına getir, tarihe ağır kara sayfa olarak geçenleri. Anaların toprağa dökülen gözyaşlarını, babaların düşman ordusuna siper olan göğüslerini... Yas tut ey Çerkes, onlar için" ifadesini kullandı. Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı İbrahim Uygun da 162. yılına giren büyük felaketi anmak için toplandıklarını aktararak, "Bu sürgün yollarında ve savaşlarda canını kaybeden onurlu atalarımızın ruhlarını rahmetle yad ediyorum" diye konuştu. "Düşünün, o gün hayvanlar bile ne acılar çekmiş" Katılımcılardan Abdülkadir Özpehlivan, dedesinin sürgün sırasında yaşadığı bir anıyı paylaşarak, şunları kaydetti: "Atıyla limana gelmiş ancak atını bırakmak zorundaymış. Son anda atının yularını çıkarmış, kenara koyup onunla vedalaşarak gemiye binmiş. Gemi yaklaşık bir saat hareket etmeden beklemiş, at ise durmadan sahilde koşarak sahibini kaybetmenin paniğini yaşamış. Gemi hareket ettikten sonra da at denize dalıp arkalarından çırpınmış. Düşünün, o gün hayvanlar bile ne acılar çekmiş." Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk ise Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın selamlarını ilettiği konuşmasında, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak Çerkes sürgününü anmanın önemine değindi. "Her sene buradayız" Törene katılan vatandaşlardan Ömer Aydın, Babalı Sahili’nin Çerkes toplumu için çok anlamlı olduğuna dikkati çekerek, "Burası 1864 sürgününde atalarımızın karaya çıktığı ilk noktalardan bir tanesi. Burada her yerde bir gözyaşı, her yerde bir anı var. Aşağıdaki mağaraya sığınmışlar, orada atalarımızdan kalma yazılar var. Her sene buradayız. Ben Kafkasya’yı da görmüş biri olarak, aynı hüznün orada da olduğunu söyleyebilirim. Bu ağıtlar içimizdeki duyguları dışa vuruyor, duygulanıyoruz" ifadelerini kullandı. Programın en duygu yüklü anları ise Babalı Sahili’nde yaşandı. Katılımcılar, atalarının karaya çıktığı Karadeniz sularına karanfiller bıraktı. Tören, meşaleli yürüyüş ve Kafkas halklarının sönmeyen direnişini, dirilişini ve kültürel varlığını simgeleyen geleneksel Nart ateşinin yakılmasıyla sona erdi.
Engelleri değil, başarıyı görüyor: Hayali saygın bir gazeteci olmak
13 Ekim 2024 Pazar - 09:46 Engelleri değil, başarıyı görüyor: Hayali saygın bir gazeteci olmak Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde eğitim alan görme engelli İbrahim Koyulmuş, azmiyle başarı merdivenlerini tırmanıyor. Eğitim hayatındaki başarılarla dikkat çeken genç, saygın bir gazeteci olmayı hedefliyor. İbrahim Koyulmuş (20), geçirdiği rahatsızlık dolayısıyla henüz 2 yaşındayken görme yetisini kaybetti. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini başarıyla tamamlayan Koyulmuş, geçtiğimiz sene girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) da başarı elde ederek, Kocaeli Üniversitesi’ne Gazetecilik Bölümü’nü kazandı. İbrahim’in, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinden çıkıp Kocaeli Üniversitesi’ne uzanan yolculuğu, herkese örnek oluyor. Şu anda gazetecilik bölümünde 2. sınıf öğrencisi olan genç, sadece derslerinde başarılı olmakla kalmıyor, aynı zamanda hayatın ona çıkardığı tüm zorlukları büyük bir cesaretle aşarak geleceğe umutla bakıyor. Derslerine ve okuluna ilgili olan İbrahim Koyulmuş, 3.43 not ortalamasıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. "Kampüse gidiş gelişte yollar beni biraz zorladı" Geçtiğimiz sene Kocaeli’ye gelerek eğitim hayatına adım attığını anlatan İbrahim Koyulmuş, "Kente geldiğimde ilk olarak kampüsü ve kalacağım yurdu gezdim. Zaman geçireceğim yerler hakkında bilgi edindim. Kampüse gidiş gelişte yollar beni biraz zorladı. Değnekle dokunarak önümü gördüğüm sarı çizgilerin bazı kısımları yamuk ve kırık. Bu konuda zorluk yaşıyorum. Ayrıca kampüs oldukça yokuş, yurttan kampüse giderken de epey yokuş var. Özellikle kış aylarında yağmur, kar ve çamur oluyor ve bu durumda beni zorluyor. Onun dışında kampüste köpek sorunu da var. Bu durumla alakalı şuana kadar bir olumsuzluk yaşamadım ama tedbirli olmak lazım" dedi. "Danışman soruları okuyor, ben cevaplıyorum" Sınav sürecinin nasıl işlediğini anlatan Koyulmuş, sınavlarının diğer öğrencilerden hiçbir farkı olmadığını ancak birebir danışman yardımıyla yapıldığını söyledi. Koyulmuş, "Sınavım, diğer öğrencilerle eş zamanlı olarak danışmanlar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Danışman soruları okuyor, ben cevaplıyorum. Benim cevabıma göre şıkkı işaretliyor. Aynı sistem online sınavlar için de geçerli. Bu şekilde sınavlara girebiliyorum" diye konuştu. "Arkadaşlarımla aram çok iyi" Arkadaşlarıyla olan iletişimi hakkında da bilgi veren Koyulmuş, "Arkadaşlarımla aram çok iyi. Fakülteye gidiş, gelişlerimde bana sıklıkla destek oluyorlar" şeklinde konuştu. "Ailem her zaman arkamda" Özel cihazları sayesinde derslerde kendi imkanlarıyla not aldığını kaydeden İbrahim Koyulmuş, "Derslerimde notlarımı kendim alıyorum. Özel cihaz ve yöntemlerim var. Kabartma braille ekran ile neredeyse bütün işlerimi halledebiliyorum. Ailemden de çok destek görüyorum. Ailem, maddi ve manevi her zaman arkamda. Neredeyse her gün telefonla konuşuyoruz. Buraya da onların rızasını alarak geldim" ifadelerini kullandı. 20 yaşındaki genç, eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra saygın bir gazeteci olmak istiyor.
Ercan Kesal: "Sinemaya edebiyatla girdim"
13 Ekim 2024 Pazar - 09:24 Ercan Kesal: "Sinemaya edebiyatla girdim" Kocaeli Kitap Fuarı’nda vatandaşlarla bir araya gelen oyuncu ve yazar Ercan Kesal, "Ben sinemaya edebiyatla girdim. Edebiyatçı kimliğimle senaryo yazarak girdim. Oynayarak değil, senarist yanımla girdim" dedi. Bu yıl "Savaşın ve Acının Edebiyatı" temasıyla düzenlenen 14. Kocaeli Kitap Fuarı, Kongre Merkezi Akçakoca Salonunda yazar ve oyuncu Ercan Kesal’ı misafir etti. Kesal, "Edebiyat ve Sinema" adlı söyleşide kitapseverlerle bir araya geldi. Yazar Kesal, "Yazmak dediğimiz şey okumakla başlayan bir eylemdir. ’Nasıl yazar olunur?’ diye kolay bir soru sorulursa cevabı basit, okuyarak. Film seyredilerek yönetmen olunacağı gibi. Sinema, edebiyat olmaz ise olmazdı benim hayatımda. Ben sinemaya edebiyatla girdim. Edebiyatçı kimliğimle senaryo yazarak girdim. Oynayarak değil senarist yanımla girdim" dedi. "Edebiyat benim bütün hayatımı tanımladı ve belirledi" diyen Kesal, "Daha çokta kelimeler, onların gücü, onlarla yeni bir dünya kurabileceğime dair keşfimdir. Bu gerçekliğin dışında başka bir gerçekliğinde mümkün olabileceğini fark edişim. Benim Avanos’taki kütüphaneyi keşfedişim sanki bir cennete düşmüşüm gibi gelir, oradaki kitapları fark edişim. Kitaplarla başladığım yolculuğum benim bundan sonra yaptığım her şeye, sizinle bugün burada buluşmama kadar ki yolculuğumun sebebidir. Burada olma sebebim kitaplardır. Edebiyat o yüzden çok önemlidir. Kelimelerin ruhu var, onlar sanki bizden önce olan şeyler. Biz yokken bile kelimeler vardı. Biz onları bir araya getirerek kurmaca dediğimiz şeyi gerçekleştiriyoruz. Aslında gerçekliği yeniden bozup, yeniden icat ediyoruz" şeklinde konuştu.
Çayırova Belediyesi, PizzaBulls CO Basketbol’u konuk edecek
12 Ekim 2024 Cumartesi - 12:11 Çayırova Belediyesi, PizzaBulls CO Basketbol’u konuk edecek Türkiye Basketbol Ligi’nde mücadele eden ve ilk 5 hafta sonunda ikinci sırada yer alan Çayırova Belediyesi, ligin altıncı hafta karşılaşmasında PizzaBulls CO Basketbol’u sahasında konuk edecek. Türkiye Basketbol Ligi’nin (TBL) yeni sezonuna iyi bir başlangıç yapan Çayırova Belediyesi, yeni galibiyet için parkeye çıkacak. Çayırova Belediyesi Basketbol Takımı, TBL’nin altıncı hafta karşılaşmasında PizzaBulls CO Basketbol’u konuk edecek. Başantrenör Engin Gençoğlu öncülüğünde son olarak Çarşamba günü Gaziantep Basketbol’u deplasmanda 77-80 mağlup eden Çayırova Belediyesi, kendi saha ve seyircisi önünde PizzaBulls CO Basketbol’u da yenerek yoluna doludizgin devam etmek istiyor. Müsabaka öncesinde, Çayırova Belediyesi’nde eksik ya da cezalı oyuncu bulunmuyor. Ligde aldığı 4 galibiyet ve 1 mağlubiyetle ikinci sırada yer alan Çayırova Belediyesi, 3 galibiyet ve 2 mağlubiyetle sekizinci sırada bulunan rakibini de yenerek iyi gidişatını sürdürmek amacında. Yarın saat 18.30’da Çayırova Kapalı Spor Salonu’nda oynanacak Çayırova Belediyesi- PizzaBulls CO Basketbol mücadelesi, Türkiye Basketbol Federasyonu’nun YouTube kanalı olan TBF TV’den canlı olarak yayınlanacak. Çayırova Belediyesi’nden yapılan duyuruda, “İlçemizdeki tüm basketbolseverleri, takımımızı desteklemeye bekliyoruz” denildi.
Kocaelili gençler TEKNOFEST’e damga vurdu
12 Ekim 2024 Cumartesi - 11:55 Kocaelili gençler TEKNOFEST’e damga vurdu Kocaeli’den bu yıl TEKNOFEST’e katılan Kılavuz Teknoloji Merkezi takımları; havada, karada ve suda birincilik kazanarak adlarını TEKNOFEST tarihine altın harflerle yazdırdı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı destekler ışığında bu yıl TEKNOFEST’e katılan Kılavuz Teknoloji Merkezi takımları havada, karada ve suda birincilik kazanarak adlarını TEKNOFEST tarihine altın harflerle yazdırdı. TEKNOFEST 2024’te 11 teknoloji takımı Türkiye birinciliği getirirken 9 takım da farklı kategorilerde dereceye girmeyi başardı. TEKNOFEST tarihine geçen Kocaelili gençler için ödül töreni düzenlendi. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, ödül töreninde gençlerle bir araya geldi. Gençleri tebrik eden Başkan Büyükakın, "Gençlerimizin geliştirdikleri projelere sağladığımız desteğin böylesine parlak sonuçlar vermesinden gurur duyuyoruz. Şehrimizin ve ülkemizin adını başarıyla duyuran bu gençlerimizin gelecekte de nice başarılara imza atacaklarına inancımız tam. Büyükşehir olarak gençlerimizin projelerine her zaman tam destek vermeye ve Milli Teknoloji Hamlesi’ni güçlendirmeye kararlıyız. Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Bu yarışta ayakta kalabilmek için siz gençlere ihtiyacımız var, tüm emeğimiz bunun için. Bir medeniyet inşa ediyoruz, sizin de bu medeniyetin inşasına hayati katkılarınız olacak. Sizlere büyük umutlar bağladık. Siz başarırsanız yarın Türkiye daha güçlü bir ülke olacak. Kocaeli’nin gençleri Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda öncü olmaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Kılavuz Teknoloji Merkezi sayesinde rekabet edebilir hale geldik" Birincilik elde eden Kılavuz KOUSTECH Takım Kaptanı Yusuf Kaan Çoğalan, “TEKNOFEST Savaşan İHA Yarışması’nda bu yıl tüm görevleri tamamlayarak birinci olduk ve tarihi bir başarı elde ettik. Bu yarışmalara adeta ambargo koyan teknik üniversitelerle Kılavuz Teknoloji Merkezi sayesinde rekabet edebilir hale geldik. Bize sağlanan desteklerin meyvesini kazandığımız birincilikle aldık. Bizim gibi birçok takım Teknoloji Merkezi Atölyeleri sayesinde başarılar elde etti. Bizlere bu şansı verdikleri için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Tahir Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” diyerek kendisi ve takım arkadaşları adına teşekkürlerini iletti. "Yarışmada birinci olduk ve en özgün yazılım ödülünü kazandık" KILAVUZ AURA AUV Takım Kaptanı Altar Hatipoğlu ise "TEKNOFEST İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması’nda geçtiğimiz yıllara bakıldığında hep köklü takımlar başarılı oluyordu. Vinsan’daki teknoloji atölyelerinde bizlere sağlanan destekler sayesinde bu takımlarla yarışabilecek seviyeye geldik. Önümüzü açan desteklerin sonucunda bu yıl yarışmada birinci olduk ve en özgün yazılım ödülünü kazandık. Bu başarılar Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bizlere sunduğu imkanlar ve güçlü bir takım çalışması sonucu ortaya çıktı" dedi.
"Filistin’de hedef çocuklar ve çocuk doğuran anneler"
12 Ekim 2024 Cumartesi - 11:20 "Filistin’de hedef çocuklar ve çocuk doğuran anneler" Kocaeli’de düzenlenen kitap fuarında Filistin meselesine değinen Yazar Erem Şentürk, "Filistin’de hedef çocuklar ve çocuk doğuran anneler. Çünkü insanların çocuklarını öldürürseniz onların yaşama sevincini ve mücadele direncini kırarsınız. Çocuk yoksa direnmenin de bir anlamı yoktur. Çocuğun olmadığı yerde hayatın hiçbir anlamı kalmıyor" dedi. Bu yıl "Savaşın ve Acının Edebiyatı" teması ile düzenlenen 14. Kocaeli Kitap Fuarı, yoğun ilgi ile devam ediyor. Karamürsel Alp Salonunda yazarlar Mine Sota ve Erem Şentürk kitapseverler ile bir araya geldi. Millet ve devlet için çocukların ve yeni nesillerin çok önemli olduğunu vurgulayan Yazar Erem Şentürk, "Şuan Filistin’de önce çocuklar öldürülüyor. Niye önce çocuklar öldürülüyor daha sonra anneler öldürülüyor. Doğrudan, şahsen, bilerek, kasten bir hedef var. Hedef çocuklar ve çocuk doğuran anneler. Neden böyle? Çünkü insanların çocuklarını öldürürseniz onların yaşama sevincini ve mücadele direncini kırarsınız. Çocuk yoksa direnmenin de bir anlamı yoktur. Bir ülkenin devamlılığı için nüfustan kıymetli başka hiçbir şey yoktur. Çocuk olmaz ise okul yapmaya gerek var mı? Dolayısı ile çocuk olmaz ise okula gerek olmadığı gibi aslında çocuğun olmadığı bir millette de devlete gerek yoktur. Ne yapacaksın devleti? Sınırlar, bayrak, devlet, millet, ülke ne gerek var ki bunlara. Çocuğun olmadığı yerde hayatın hiçbir anlamı kalmıyor. Dünyanın tüm sistemi alt üst oluyor. Eğer çocuk yoksa, yeni nesil yoksa, tüm sistem alt üst oluyor” diye konuştu. "İnsanlık kadar büyük bir değer var mı?" "Aklı Olan Delirsin" adlı söyleşide konuşan Yazar Mine Sota ise "Psikolojik bazda insanın, psikolojik rahatsızlıklara sebep olan şeyin en başında yaşadığı olayın anlamsızlığı gelir. Anlamını bulamadığınız şeyin anlamı yok değildir. O anlamsız değildir, biz ona anlam veremiyoruzdur. İyi insan olmak için gayret edenlerin gözünden anlarım. Onların duruşu ve samimiyeti bile başkadır. İnsan, dünyanın geri kalan sürecinde öyle bir sürece girdi ki artık sona yaklaştık. Bu sürecin sonunda sadece iyi insanların kalacağı ve tek geçerli akçenin iyi bir insan olmak olacağı bir sürece girdik. Merhametin adının enayilik olduğu bir dönemde, iyi niyetin saflık olarak algılandığı bir dönem, alttan almanın bir eziklik olduğu dönemde, hiçbir idealin paranın üzerine geçemediği daha doğrusu tercih edilmediği bir dönemde eğer kendinizi anlamlı bir hedef arıyorsanız; en azından insan kalmayı seçebilirsiniz. İnsanlık kadar büyük bir değer var mı?” şeklinde konuştu. Öte yandan, sevilen şair ve yazar Sinan Yağmur, "Yunus Emre ve Yürek Terapisi” adlı söyleşi ile 14. Kocaeli Kitap Fuarı’na katıldı. Yağmur, ilgiyle izlenen söyleşinde, Yunus Emre’nin hayatından kıssalar anlatarak, bu önemli ozanın hayatının tüm insanlığa örnek olması gerektiğini söyledi.
Darıca Kısa Film Yarışması 3. kez sinemaseverlerle buluşuyor, toplam ödül 200 bin TL
12 Ekim 2024 Cumartesi - 10:23 Darıca Kısa Film Yarışması 3. kez sinemaseverlerle buluşuyor, toplam ödül 200 bin TL Geleneksel Darıca Kısa Film Yarışması 3. Kez sinemaseverlerle buluşuyor. Bu yıl "Şehir Komşuluğu" temasıyla düzenlenen Darıca Birol Güven Kısa Film Yarışmasında birinciye 100 bin TL ödül verilecek. Darıca Kaymakamlığı koordinesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Darıca Belediyesi işbirliğiyle yürütülen Darıca Birol Güven Kısa Film Yarışmasının bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Büyük ödülün 100 bin TL olduğu yarışma, ikinciye 50 bin, üçüncüye 30 bin, mansiyon ödülü ise 20 bin TL olarak belirlendi. Filmler, senarist Birol Güven başkanlığındaki jüri tarafından değerlendirilecek. Ayrıca bu yıl "Şehir Komşuluğu" temasıyla filmler düzenlendi. 30 Ekim tarihinde biten başvuru tarihi ile yarışmanın lansmanı düzenlendi. Lansman; Darıca Kaymakamı Yüksel Kara, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Kocaeli İl Kültür Müdürü Fatih Taşdelen’in de katılımı ile gerçekleşti. "İlçemizin sanat, kültür ve benzeri etkinliklerle anılmasını arzu ediyoruz" 3. kez yarışmayı düzenlediklerini söyleyen Darıca Kaymakamı Yüksek Kara, "Ülkemizdeki her insanın etkin şekilde yarışmamıza katılmasını arzu ediyoruz. İlçemizin sanat, kültür ve benzeri etkinliklerle anılmasını arzu ediyoruz. Bu kısa film bu düşüncemize hizmet edecek. Uluslararası katılımlar da olmaya başladı. Geçen sene ödülü Kayseri’den bir arkadaşımız aldı. Kısa film üzerinden bakacak olursak hem gençlerimize, vatandaşlarımıza alan açtık, kendilerini ifade edebilecekleri platform oluşturduk hem de ilçemizde sosyal, kültürel ve sanatsal etkinliklerin sayısını arttırdık" dedi. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık ise "Türkiye genelinde bir organizasyona imza atıyoruz. Katılımlar ve ilgi oldukça yoğun. Artık bu film festivalini gelecekte uluslararası film festivaline dönüştürmeye arzu ediyoruz. Hayallerimiz ve hedeflerimiz bu doğrultuda" diye konuştu.
Yasak aşk kanlı bitti: "Onun yerinde olsam beni öldürürdüm"
12 Ekim 2024 Cumartesi - 10:13 Yasak aşk kanlı bitti: "Onun yerinde olsam beni öldürürdüm" Kocaeli’nin Derince ilçesinde eşi ile birlikteliği olan şahsı meyve bıçağıyla 8 yerinden yaralayan sanığın yargılanmasına başlandı. Sanıktan şikayetçi olmadığını söyleyen müşteki, "Bu iş benim için utanç kaynağıdır. Bana yapılanları fazlasıyla hak ettim. Onun yerinde olsam beni öldürürdüm" dedi. Olay, 1 Haziran 2022 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Ö.A. (44), eşi ile 4 yıldır ilişkisi olan C.Ö.’yü (60) görünce kavga etti. Kavganın büyümesi ile Ö.A., cebinde taşıdığı meyve bıçağını çıkararak C.Ö.’yü göğsü başta olmak üzere toplam 8 yerinden bıçakladı. C.Ö. kanlar içinde kalırken, Ö.A. ise olay yerinden uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri ise kaçan Ö.A.’yı gözaltına aldı. İfadesi alınan Ö.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Eşime musallat oldu" Olaya ilişkin açılan davanın ilk duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya bir ay tutuklu kalan ve serbest bırakılan müşteki sanık Ö.A., müşteki C.Ö. ve taraf avukatları katıldı. Savunması için söz hakkı verilen tutuksuz sanık Ö.A., "R.A.Ö. ile 23 yıldır evliydim ancak bu süreçte boşandım. C.Ö., eşim ile sosyal medya üzerinden tanışmış ve gönül ilişkileri olmuş. Eşim bu sebeple 3 kez evden ayrılarak C.Ö.’nün yanına gitti ve eve geri döndü. Kendisini affettim, barıştım. Olaydan 3 ay önce en son eşim eve geri döndü. Ancak C.Ö. isimli şahıs eşime musallat oldu. Eşim, C.Ö.’ye karşı uzaklaştırma kararı dahi aldırdı" dedi. "Öldürmek isteseydim kesinlikle öldürürdüm" Olay tarihinde tesadüfen C.Ö. ile karşılaştığını söyleyen Ö.A., "C.Ö.’nün motosikletin üzerindeyken eşime korna bastığını gördüm. Koşup C.Ö.’yü motosikletten düşürdüm. Kavga etmeye başladık. Bana sinkaflı küfürler ediyordu. Gözümün önü karardı, cebimdeki bıçağı çıkardım, bacağını hedef gözeterek savurdum, kaç kere bıçakladığımı bilmiyorum. Daha sonra bıraktım ve eve gittim. Bir süre sonra da polisler geldi. Olaylar bu şekilde gerçekleşmiştir. Öldürmek isteseydim kesinlikle öldürürdüm. Meyve bıçağını yolda çocuklar okula giderken bulmuştu, onların elinden almıştım. Benim de cebimde kalmış" diye konuştu. "Bana yapılanları fazlasıyla hak ettim" Sanıktan şikayetçi olmadığını söyleyen müşteki C.Ö. ise, "Benim için çok zor bir durum, Allah kimseyi şaşırtmasın. Bu iş benim için utanç kaynağıdır. Bana yapılanları fazlasıyla hak ettim. Onun yerinde olsam beni öldürürdüm ama sanığın dediği gibi ilişki tek taraflı değildi. Ben öyle bir insan değilim. Şikayetçi değilim. Sanığın yerinde olsam fazla şeyler yapardım çünkü yaptığım şeyler doğru şeyler değildi. Ben R.A.Ö.’yü aramadım, sormadım ama o beni arayınca duygularıma yenildim. Olay günü tesadüfen olay yerindeydim. Başka araca korna basınca sanık yanlış anlamış" ifadelerini kullandı. "Haksızdım, buraya yerin dibine girerek geldim" Sanığın kendisine saldırdığını söyleyen müşteki C.Ö., "Olay anında sanık ilk önce arkadan kafama yumruk attı. Kafamda kask vardı. Kendimi korumak için ben de sanığa yumruk attım. İlk olarak göğsümden bıçaklandım. Karnım, kasıklarım ve çeşitli yerlerim olmak üzere toplam 8 yerimden bıçaklandım. Sanık, ’gördün mü seni nasıl doğradım’ dedi, ben cevap vermedim. Ben hareketsiz kalınca beni bıraktı. Haksız olduğum zamanlarda elim ayağım kalkmıyor. Haksızdım, buraya yerin dibine girerek geldim" dedi. "C.Ö. ile gönül ilişkim vardı, zorla beni taciz etme gibi bir durum olmadı" Duruşmada sanığın eski eşi R.A.Ö.’ye de söz hakkı verildi. Yaşanan bu olaylardan sonra eşiyle boşandıklarını ifade eden R.A.Ö., "Ö.A. ile evliyken C.Ö. ile duygusal yakınlaşmamız oldu ancak en nihayetinde evime, eşime geri dönmüştüm. C.Ö. ile gönül ilişkim vardı, zorla beni taciz etme gibi bir durum olmadı. Olay günü markete gittim. Marketten döndüğümde sokakta korna sesi duydum. Sokakta çocukları gördüm. Kornaya basan kişinin C.Ö. olduğunu anladım. Tesadüfen karşılaşmıştık. Çocuklarım ’baba’ diye bağırmaya başladı. Birden kavga etmeye başladılar. Çocukları uzaklaştırdım, aralarındaki kavga olayını göremedim" diye konuştu. Cumhuriyet savcısı, sanığın "haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Avukatların süre talep etmesi üzerine duruşma ertelendi.