Yerel Haberler
Kocaeli
Kokuya ve sokak hayvanlarının zarar görmesine karşı akıllı çöp kovası 22 Mayıs 2026 Cuma - 12:17:03 Kocaeli’de teknik lise öğrencileri, yaz aylarında çöp kovalarından yayılan kötü koku, sokak hayvanlarının atıklardan zarar görmesi ve çöp toplama süreçlerindeki maliyetleri azaltmak amacıyla "Freshcore Akıllı Çöp Tasarımı" projesini geliştirdi. Özel Adem Ceylan Final Teknik Koleji Endüstriyel Otomasyon Teknolojisi Bölümü öğrencileri tarafından geliştirilen "Freshcore Akıllı Çöp Tasarımı", çevre temizliği, kötü koku, sokak hayvanlarının güvenliği ve çöp toplama süreçlerinde yaşanan yakıt maliyetlerine çözüm üretmek amacıyla hazırlandı. Projede yer alan akıllı kapak sistemi, yalnızca insan algıladığında açılıyor. Böylece sokak hayvanlarının çöp kovalarına girerek cam, metal ve farklı atıklardan zarar görmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Kötü kokunun azaltılması için karbon ve zeolit karışımından oluşan filtre kullanılırken, otomasyon sistemi sayesinde dolan çöp kovalarının merkeze bildirilerek ekiplerin doğru noktaya yönlendirilmesi amaçlanıyor. "Çöplerin kokması ve sokak hayvanlarının çöpleri dağıtması sorunundan yola çıktık" Projenin hem teknoloji hem de çevre sürdürülebilirliğini bir araya getirdiğini söyleyen Endüstriyel Otomasyon Teknolojisi Öğretmeni Muhammed Semih Bayram, "Projemiz hem teknolojiyi hem de çevre sürdürülebilirliğini bir arada barındıran bir proje. Burada asıl değindiğimiz nokta, çöplerin kokması, sokak hayvanlarının çöplerin içerisine girip oraları dağıtması ve oralardan hastalık yayılması. Projemizde akıllı kapak sistemi bulunuyor. Bu sistemle hayvanlar çöp kovasının içine giremiyor, sadece insan gördüğünde açılabiliyor" dedi. "Karbon ve zeolit karışımıyla kötü kokuyu filtrelemeye çalışıyoruz" Koku problemi için öğrencilerin özel bir filtre tasarladığını belirten Bayram, "Bir diğer değindiğimiz konu ise koku problemi. Bunun için öğrencilerin tasarladığı bir filtremiz var. Burada karbon ve zeolit karışımı kullanıp kötü kokuyu filtrelemeye çalışıyoruz. Bir diğer sorunumuz ise çöp toplayan ekiplerin sürekli devriye gezmesi. Bu da yakıt masraflarını artırıyor. Bunun için kendi geliştirdiğimiz bir otomasyon sistemimiz var. Sistem belli bir merkeze topluyor. Buradan ekipleri yönlendirebiliyoruz. ’5 numaralı çöp dolu, 3 numaralı ekip 5 numaralı çöpü gidip boşaltabilir’ şeklinde çalışan bir sistemimiz var" diye konuştu. "Türkiye’de bunu uygulayan herhangi bir belediye yok" Fikrin yaz aylarında oluşan koku probleminden ortaya çıktığını ifade eden Bayram, "Çöp toplamayla ilgili Avrupa’da örnekleri var ama şu an Türkiye’de bunu uygulayan herhangi bir belediye yok. Fikir olarak da yaz aylarında oluşan kokudan yola çıktık. Öğrencilerimiz bize geldi, ’böyle bir koku problemi var, bunun üzerine nasıl bir proje geliştirebiliriz’ dediler. Biz de onlarla oturduk, düşündük ve bu projeyi nihayete erdirdik" şeklinde konuştu. "Belediyelerle iş birliği yapmaya açığız" Projenin tasarımından yazılımına kadar öğrencilerin emek verdiğinin altını çizen Bayram, şunları kaydetti: "Bütün işi aslında öğrenciler yüklendi. İşin mekanik tasarımından basımına, yazılımına, elektronik devresine kadar tamamen her şeyi öğrenciler yaptılar. Tasarım SolidWorks programında çizildi. Öğrenciler okulda öğrendikleri dersler sayesinde bunu çizebildiler. Sakarya İl Milli Eğitim ve Toyota Otomotiv A.Ş.’nin birlikte düzenlediği Toyota Teknik Projeler Yarışması’nda çevre kategorisinde birincilik ödülü aldık. Ödülün üzerinden daha bir haftalık süreç geçti. Eğer olursa belediyelerle iş birliği yapmaya açığız. Çevre ve teknolojiyi birleştirdiğimiz bir proje. Öğrencilerimize hem çevre bilinci kazandırmak hem de teknolojiyi çevreyle entegre etmek istiyoruz." Projede görev alan 10. sınıf endüstriyel otomasyon öğrencisi Belinay Yılmaz ise çalışmayı ekip halinde geliştirdiklerini belirterek, "Bu projeyi geliştirirken öğretmenlerimizden ve arkadaşlarımızdan fayda sağladık. Beraber çalışıp bilgilerimizi birleştirdik. Okulumuz bu projeleri düzenlemek için gerekli imkanları sağlıyor. Atölyelerimiz var, öğretmenlerimiz projeler için yardımcı oluyor. Sokakta bulunan çöplerden ve yayılan kokulardan rahatsız olduk, böyle bir proje geliştirdik. Sokak hayvanlarını da ele aldık. Sokak hayvanları çöp kovalarına girdiği zaman metaller ve camlar onlara zarar verebiliyor. Hastalık da yayılabiliyor. Bu yüzden bu projemizi geliştirdik" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 12:03 Kokuya ve sokak hayvanlarının zarar görmesine karşı akıllı çöp kovası Kocaeli’de teknik lise öğrencileri, yaz aylarında çöp kovalarından yayılan kötü koku, sokak hayvanlarının atıklardan zarar görmesi ve çöp toplama süreçlerindeki maliyetleri azaltmak amacıyla "Freshcore Akıllı Çöp Tasarımı" projesini geliştirdi. Özel Adem Ceylan Final Teknik Koleji Endüstriyel Otomasyon Teknolojisi Bölümü öğrencileri tarafından geliştirilen "Freshcore Akıllı Çöp Tasarımı", çevre temizliği, kötü koku, sokak hayvanlarının güvenliği ve çöp toplama süreçlerinde yaşanan yakıt maliyetlerine çözüm üretmek amacıyla hazırlandı. Projede yer alan akıllı kapak sistemi, yalnızca insan algıladığında açılıyor. Böylece sokak hayvanlarının çöp kovalarına girerek cam, metal ve farklı atıklardan zarar görmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Kötü kokunun azaltılması için karbon ve zeolit karışımından oluşan filtre kullanılırken, otomasyon sistemi sayesinde dolan çöp kovalarının merkeze bildirilerek ekiplerin doğru noktaya yönlendirilmesi amaçlanıyor. "Çöplerin kokması ve sokak hayvanlarının çöpleri dağıtması sorunundan yola çıktık" Projenin hem teknoloji hem de çevre sürdürülebilirliğini bir araya getirdiğini söyleyen Endüstriyel Otomasyon Teknolojisi Öğretmeni Muhammed Semih Bayram, "Projemiz hem teknolojiyi hem de çevre sürdürülebilirliğini bir arada barındıran bir proje. Burada asıl değindiğimiz nokta, çöplerin kokması, sokak hayvanlarının çöplerin içerisine girip oraları dağıtması ve oralardan hastalık yayılması. Projemizde akıllı kapak sistemi bulunuyor. Bu sistemle hayvanlar çöp kovasının içine giremiyor, sadece insan gördüğünde açılabiliyor" dedi. "Karbon ve zeolit karışımıyla kötü kokuyu filtrelemeye çalışıyoruz" Koku problemi için öğrencilerin özel bir filtre tasarladığını belirten Bayram, "Bir diğer değindiğimiz konu ise koku problemi. Bunun için öğrencilerin tasarladığı bir filtremiz var. Burada karbon ve zeolit karışımı kullanıp kötü kokuyu filtrelemeye çalışıyoruz. Bir diğer sorunumuz ise çöp toplayan ekiplerin sürekli devriye gezmesi. Bu da yakıt masraflarını artırıyor. Bunun için kendi geliştirdiğimiz bir otomasyon sistemimiz var. Sistem belli bir merkeze topluyor. Buradan ekipleri yönlendirebiliyoruz. ’5 numaralı çöp dolu, 3 numaralı ekip 5 numaralı çöpü gidip boşaltabilir’ şeklinde çalışan bir sistemimiz var" diye konuştu. "Türkiye’de bunu uygulayan herhangi bir belediye yok" Fikrin yaz aylarında oluşan koku probleminden ortaya çıktığını ifade eden Bayram, "Çöp toplamayla ilgili Avrupa’da örnekleri var ama şu an Türkiye’de bunu uygulayan herhangi bir belediye yok. Fikir olarak da yaz aylarında oluşan kokudan yola çıktık. Öğrencilerimiz bize geldi, ’Böyle bir koku problemi var, bunun üzerine nasıl bir proje geliştirebiliriz?’ dediler. Biz de onlarla oturduk, düşündük ve bu projeyi nihayete erdirdik" şeklinde konuştu. "Belediyelerle iş birliği yapmaya açığız" Projenin tasarımından yazılımına kadar öğrencilerin emek verdiğinin altını çizen Bayram, şunları kaydetti: "Bütün işi aslında öğrenciler yüklendi. İşin mekanik tasarımından basımına, yazılımına, elektronik devresine kadar tamamen her şeyi öğrenciler yaptılar. Tasarım SolidWorks programında çizildi. Öğrenciler okulda öğrendikleri dersler sayesinde bunu çizebildiler. Sakarya İl Milli Eğitim ve Toyota Otomotiv A.Ş.’nin birlikte düzenlediği Toyota Teknik Projeler Yarışması’nda çevre kategorisinde birincilik ödülü aldık. Ödülün üzerinden daha bir haftalık süreç geçti. Eğer olursa belediyelerle iş birliği yapmaya açığız. Çevre ve teknolojiyi birleştirdiğimiz bir proje. Öğrencilerimize hem çevre bilinci kazandırmak hem de teknolojiyi çevreyle entegre etmek istiyoruz." Projede görev alan 10. sınıf Endüstriyel Otomasyon öğrencisi Belinay Yılmaz ise çalışmayı ekip halinde geliştirdiklerini belirterek, "Bu projeyi geliştirirken öğretmenlerimizden ve arkadaşlarımızdan fayda sağladık. Beraber çalışıp bilgilerimizi birleştirdik. Okulumuz bu projeleri düzenlemek için gerekli imkanları sağlıyor. Atölyelerimiz var, öğretmenlerimiz projeler için yardımcı oluyor. Sokakta bulunan çöplerden ve yayılan kokulardan rahatsız olduk, böyle bir proje geliştirdik. Sokak hayvanlarını da ele aldık. Sokak hayvanları çöp kovalarına girdiği zaman metaller ve camlar onlara zarar verebiliyor. Hastalık da yayılabiliyor. Bu yüzden bu projemizi geliştirdik" dedi.
22 Mayıs 2026 Cuma - 10:11 Başiskele’de gün evlerinin sayısı artacak Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, daha önce Körfez Mahallesi Mahmut Çavuş Caddesi’nde açılan ve kadınlar tarafından büyük ilgi gören gün evinin kent genelinde yaygınlaşacağını duyurdu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nın (KO-MEK) geleneksel yıl sonu ilçe sergileri, Başiskele ile devam etti. "Biz Birlikte Türkiye’yiz" temasıyla gerçekleştirilen serginin açılışına, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de katıldı. Kursiyerlerin dikişten nakışa, el sanatlarından geleneksel işleme alanlarına kadar uzun uğraşlar sonucu ürettiği eserleri, sergiyi gezenlerin beğenisini topladı. Kadınların sosyal hayatta, üretimde ve eğitimde çok daha güçlü şekilde yer alması için çalıştıklarını vurgulayan Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, "Kadınlarımızın bir araya gelerek sosyalleştiği, eğitim aldığı ve birlikte paylaştığı gün evlerimizi ilçemizin farklı noktalarında yaygınlaştırmak adına çok önemli adımlar atıyoruz. Buradan tüm hanım kardeşlerimize müjdemizi vermek isterim; ilk etapta 4 mahallemizde daha yeni gün evi projelerimizi hayata geçireceğiz. Çalışmalarımızı sadece bununla da sınırlı tutmayacak, ilerleyen süreçte diğer tüm mahallelerimizde de gün evlerini yaygınlaştıracağız. Üreten, paylaşan ve Başiskele’mize değer katan kadınlarımızla birlikte kentimizi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" ifadesini kullandı. Tören, sergi alanının gezilmesi ve hatıra fotoğraflarının ardından son buldu.
Yeni doğan bebeklere "hoş geldin" hediyesi
08 Ekim 2024 Salı - 13:45 Yeni doğan bebeklere "hoş geldin" hediyesi Kocaeli’de başlatılan "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında annelere özenle hazırlanan hediyeler takdim ediliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, "Hoş Geldin Bebek" projesi ile projesi kapsamında dünyaya gözlerini açan bebeklere özel hazırlanan hediye paketiyle ailelerin mutluluklarına ortak oluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesindeki hemşireler, bebek bekleyen ailelere ziyarette bulunarak, Başkan Tahir Büyükakın’ın ailenin yeni üyesi için hazırladığı mektubunu takdim ediyor. Ardından hemşireler, bebek bekleyen ailelere özenle hazırlanan hediyeleri teslim ediyor. Aynı zamanda hemşireler tarafından annelere emzirme ve bebek bakımı eğitimi veriliyor. Anne ve bebeğin ihtiyaçlarına yönelik bakım ile ilgili Sağlık Bakanlığından onaylı organik ürünlerden oluşan çantada pişik kremi, bebek şampuanı, bebek balmı, göğüs ucu kremi, bebek bezi, ıslak havlu, sabun tozu, gülsuyu, ateş ölçer, emzirme yastığı, papatya ve rezene çayı yer alıyor. Ayrıca Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğünden destek alan annelere ekstra doğum öncesi hastane çıkış paketi veriliyor. İçeriğinde hastane çıkış kıyafeti, uzun ve kısa kollu zıbın, müslin bebek battaniyesi, emzirme önlüğü, mama önlüğü, ağız bezi, uyku arkadaşı bulunuyor. Talepler 153 üzerinden alınıyor. Ayrıca doğum sonrasında da talep eden annelere düzenli olarak süt alışveriş yapabilecekleri 41 Süt kartı da veriliyor. Sağlık İşleri Şube Müdürlüğüne bağlı hemşirelerin son olarak ziyaret ettiği 32 haftalık hamile olan Bahar Ayzit, "Kocaeli Büyükşehir Belediyesine bu ince düşünce için çok teşekkür ediyorum. Her şeyin özenle hazırlanmış olduğunu görmek beni mutlu etti. Hem benim hem de bebeğimin sağlığını düşünerek organik ürünler tercih ettiğiniz için de ayrıca teşekkür ederim. Hemşire hanım tarafından verilen eğitimle çok şey öğrendim. İlk çocuğum olduğu için süt sağmayı ve saklama tekniklerini bilmiyordum. Ayrıca bebeğe emzik verilmemesi gerektiğini ek gıdaya başlamadan önce anne sütü dışında bebeğin başka bir ihtiyacı olmadığını da öğrendim. Bu eğitimle bilmediğim çok şeyi öğrendiğim için çok memnun kaldım" dedi.
Barcelona heyetine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kitabı hediye edildi
08 Ekim 2024 Salı - 11:42 Barcelona heyetine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kitabı hediye edildi Barcelona Castellar del Valles Belediye Başkanı İgnasi Gimenez Renom ve beraberindeki heyeti Darıca’da ağırlayan Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" kitabının İngilizce basımını hediye etti. Erasmus Projesi kapsamında İspanya ve Portekiz ortaklığında tamamı AB fonları tarafından finanse edilen Atık Yönetiminde Yapay Zeka konulu projesi kabul edilerek değerlendirmeye alınan Darıca Belediyesi, proje kapsamında Barcelona Castellar del Valles Belediye Başkanı İgnasi Gimenez Renom ve beraberindeki heyeti Darıca’da ağırladı. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın ev sahipliğinde gerçekleşen ziyaret kapsamında proje hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. İspanya’nın Barcelona Castellar del Valles Belediye Başkanı İgnasi Gimenez Renom ve beraberindeki heyete Darıca’yı gezdiren ve ilçede yapılan projeler hakkında bilgiler veren Muzaffer Bıyık, proje ortağı olan heyeti Darıca’da ağırlamaktan dolayı mutlu olduğunu ifade ederek, tamamı AB fonları tarafından finanse edilen Atık Yönetiminde Yapay Zeka konulu proje için konuk başkan İgnasi Gimenez Renom ve proje ortaklarına sertifika takdim etti. Ziyaret sonrası Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" kitabının İngilizce basımını Barcelona Castellar del Valles Belediye Başkanı İgnasi Gimenez Renom ve beraberindekilere hediye etti. Proje ortaklarını Darıca’da ağırlamaktan dolayı mutlu olduğunu kaydeden Başkan Muzaffer Bıyık, barış mesajı da vererek "Misafir belediye başkanımıza nazik ziyareti için teşekkür ediyorum. Başta Filistin ve Gazze olmak üzere dünyanın dört bir tarafında hiçbir çocuk ve sivilin ölmediği, barış ve huzur dolu daha adil bir dünya düzeninde tekrar bir araya gelmeyi temenni ediyorum" dedi.
Mehmet Akif’in torunu: "Dedem hala bize sesleniyor"
08 Ekim 2024 Salı - 10:33 Mehmet Akif’in torunu: "Dedem hala bize sesleniyor" İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon, Kocaeli Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu. Argon, "Topraklarımız, ilkelerimiz ve Türklük varlığımız hedef. Dedem hala bize sesleniyor. ’Birlik olun’ diyor. Bizi topla tüfekle yıkamazlar ama içimize fesatlık düşürürler. Biz birbirimizle uğraşırken güzel topraklarımız ellerimizden kayıp gider" dedi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl "Savaşın ve Acının Edebiyatı" temasıyla kapılarını açtığı 14. Kocaeli Kitap Fuarı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde birbirinden ünlü yazarları ağırlıyor. Bu kapsamda İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif’in torunu yazar Selma Argon da okurlarla buluştu. Karamürsel Alp Salonu’nda "Dedem Mehmet Akif Ersoy" adlı söyleşi gerçekleştiren Argon, "Akif, inanmış bir adamdı. Dedem, vatanı ve milletin için ailesini geride bırakarak, Milli Mücadele’ye destek veren büyük bir şahsiyettir" dedi. "Dedem hala bize sesleniyor" Yazar Argon, Mehmet Akif’in ileriyi gören insanlardan biri olduğunu söyledi. Şuanda yaşanılanları Mehmet Akif’in tahmin ettiğini ifade eden Argon, "Dedem ileriyi gören insanlardan birisiydi. Şu anda yaşadıklarımızı o zamandan tahmin etmiş. Düşmanlarımızın 10- 20 sene sonrasını değil 1000 sene sonrasını düşünerek plan yaptıklarını söylemiş. Günümüzde bunu daha iyi anlıyoruz. Hedef değişmiyor. Yöntem değişiyor. Her zaman hedef biz olduk. Şu anda yine hedef biziz. Topraklarımız, ilkelerimiz ve Türklük varlığımız hedef. Dedem hala bize sesleniyor. ‘Birlik olun’ diyor. Bizi topla tüfekle yıkamazlar ama içimize fesatlık düşürürler. Biz birbirimizle uğraşırken güzel topraklarımız ellerimizden kayıp gider" dedi. "Yaptıkları zulümlerden toprak ağladı, ağaçlar ağladı" Maddi olan hiçbir şeyin dedesi Mehmet Akif için önemli olmadığını kaydeden Argon, tek hayalinin vatanın ve İslam Birliği’nin kurulmasını olduğunu aktardı. Argon, "Görüyorsunuz şu an İslam Birliği kurulmadı. Yanan ateşleri sadece kınamakla geçiriyoruz. İsrail lanetlenmiş bir ırk. Yaptıkları zulümlerden toprak ağladı, ağaçlar ağladı ve Filistin diye bir yer kalmadı. Buna nasıl toplu olarak isyan edilmez?" ifadelerini kullandı. Argon’a konuşmasının sonunda Yerel Kalkınma Ofis Başkanı Hasan Aydınlık tarafından Büyükşehir Belediyesi’nin kentin tanıtımı için hazırladığı "Havadan Fotoğraflarla Kocaeli" adlı kitap takdim edildi.
Güzide Gençlik’te yeni dönem başladı
08 Ekim 2024 Salı - 09:38 Güzide Gençlik’te yeni dönem başladı Gebze’de gençlere eğitim, spor, sosyal medya ve psikolojik danışmanlık gibi pek çok farklı alanda hizmet veren Güzide Gençlik Merkezi’nde yeni dönem başladı. Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, ilk derste öğrencilerle buluştu. Gebze Belediyesi’nin gençlere yönelik hizmete açtığı Güzide Gençlik Merkezi’nin yeni eğitim-öğretim dönemi başladı. Güzide Gençlik Merkezi’nin öğrencileri yeni eğitim öğretim yılına Cumaköy Mesire Alanı’nda düzenlenen etkinlikle "merhaba" dedi. Gençler, düzenlenen Doğa Okulu programı etkinliğinde gün boyu hem eğlendi hem de eğitim aktiviteleri gerçekleştirdi. İlk dersi veren Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, "Gebze Belediyesi olarak Türkiye’de ilkleri başaran belediye olarak tüm kayıtlarda yerimizi aldık. Türkiye’nin e-belediyecilikte en üst düzeyde birinci sırada olan belediyesiyiz. Aynı zamanda Avrupa’da da birinciyiz. Avrupa’da bazı okullarda iki öğretmen vardır. Birisi tabiat öğretmeni, diğeri ise bilim öğretmenidir. Bilim öğretmeni okulda eğitim verir, tabiat öğretmeni ise dağda, bayırda, ormanda ders verir. Çocuklar tabiat dersinde kendi yemeklerini kendileri pişirir, kendi söküklerini kendileri diker. Tabiat öğretmeni çocuklara doğanın bir parçası olduğumuzu anlatır. Bizlerde bugün sizinle dersin sadece okulda değil her yerde verilebileceğini anlatmak için buradayız" ifadelerini kullandı. Birbirinden farklı birçok etkinliğin düzenlendiği programda öğrenciler; futbol, basketbol, voleybol, mangala turnuvalarına da katıldı.
İşte 6 Şubat depreminde yıkımı arttıran hatalar
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:48 İşte 6 Şubat depreminde yıkımı arttıran hatalar KOCAELİ (İHA) – Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinde (KOSTÜ), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından deprem, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilirlik çalıştayı düzenlendi. 6 Şubat’ta yıkımın fazla olmasının en büyük sebeplerini açıklayan Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, “Kahramanmaraş depreminde birçok bina çöktü ve önemli can kayıpları oldu. Çöken yapılar, genellikle zayıf inşaat malzemeleri, donatı eksikliği ve yatay sismik kuvvetlerini hesaba katmayan tasarım hatalarından kaynaklandı” dedi. Çalıştaya Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Bena Abiş, Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman katıldı. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve iklim değişikliği çalışma grubu yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın çalıştayda yaptığı konuşmada, depremlerin şehirlere ve altyapılara yıkıcı hasar verdiğini belirterek, “Sürdürülebilirlik arasındaki ilişki özellikle kentsel nüfus arttıkça ve iklim krizi şehirlere ek yük getirdikçe öne çıkmıştır. Kentsel dönüşüm özellikle deprem bölgelerinde afet risklerini azaltmak ve sürdürülebilirliği arttırmak için önemlidir. 1999 Gölcük depreminde 17 binden fazla can kaybı yaşanmış ve binlerce bina yıkılmıştır. Köprüler, yollar ve kamu binaları gibi kritik altyapıların yıkılması, binaların çökmesiyle birlikte can ve mal kayıplarının ölçeği artmıştır. Kahramanmaraş depreminde birçok bina çöktü ve önemli can kayıpları oldu. Çöken yapılar, genellikle zayıf inşaat malzemeleri, donatı eksikliği ve yatay sismik kuvvetlerini hesaba katmayan tasarım hatalarından kaynaklandı” şeklinde konuştu. "Şehir alt yapıları depremlere dayanacak şekilde tasarlanmalıdır" Yapı standartlarının güncellenmesi ve denetimlerle tasarım standartlara uygunluğunun kontrol edilmesinin önemine değinen Aydın, “Türk Deprem Yönetmeliği, 1999 Gölcük depreminden bu yana önemli ölçüde geliştirilmiş, 2018 revizyonu binalarda depreme dayanıklılık için daha sıkı şartlar getirmiştir. Yapılarla yönetmelikler yeni inşa edilecek binaların gelecekteki sismik olaylara dayanabilmesini sağlamak için çok önemlidir. Türk Deprem Yönetmeliği’nin son versiyonu uluslararası standartlarla uyumludur ancak uygulama ve denetimlerde eksiklikler vardır. Binaların ötesinde Türk şehir altyapıları depremlere dayanacak şekilde tasarlanmalıdır. Hızlı tahliye için yol ağları, atık su, gaz ve enerji sistemleri gibi kritik altyapıların dayanıklılığının sağlanması ve acil durum barınakları için açık alanlar oluşturulması gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Yeşil, sulak alanların azalması ve kirlilik gibi çevresel sorunlara karşı, dönüşüm projelerinde gdaha fazla iklim dostu, kentsel tasarım ülkelerinin benimsenmesi gerekir. Yeşil çatılar, parklar ve sürdürülebilir direnaj sistemleri gibi yeşil altyapılar, şehirlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını da arttırmaktadır. Su kıtlığı, iklim değişikliği nedeniyle birçok şehirde artan endişe kaynağıdır. Verimli su yönetimi uygulamalarını içermeyen kentsel dönüşüm projeleri, bu sorunları daha da kötüleştirebilir. Buna karşılık yoğun yağışlar sırasında su baskını riskini azaltmak ve aynı zamanda su tasarrufunu teşvik etmek için sürdürülebilir direnaj sistemleri önemlidir” dedi. “Yataydan gelen yükleri taşımak için ilave donatılara, ilave yapı elemanlarına ihtiyaç var” Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, birinci görevin mevcut yapıların yatay artışındaki değişime karşı güçlendirilmesini ifade ederek, ”Ülkemizde bildiğiniz gibi deprem bölgelerinin haritası var. Bazı bölgeler kırmızı, sarı, beyaz. Birden dörde kadar giden bir durum var. Deprem oldukça gelişen bir harita. Bugün, 2018’deki haritayı, kullanıyoruz ve bu da Hatay depreminden sonra değiştirilmek üzere. Yani bizim temel dayanağımız deprem bölgeleri haritası. İkinci temel dayanağımız ne? Bu deprem bölgeleri üzerinden, hangi bölgede nasıl bir yapı yapacağımızı gösteren deprem yönetmeliğimiz var. Bu yönetmeliğimiz de yine 1953, 1964, 1975, 1998, 2007, 2017 ‘ de değiştirildi. Deprem yönetmeliği değiştirilince ne oluyor? Binaların düşey yüklerini zaten kolonlar karşılıyor. Ama yataydan gelen yükleri taşımak için ilave donatılara, ilave yapı elemanlarına ihtiyaç var. Birinci görevimiz mevcut yapının yatay artışındaki değişime karşı güçlendirilmesidir. Şimdi yönetmelik değişiyor. Binaya gelen yük artıyor ama bina orada duruyor. Hani mevcut yapılmış binlerce, milyonlarca binamız var. Daha önceki yönetmeliklere göre yapılmış. O yüzden birinci görevimiz bu mevcut yapıların yatay artışındaki değişime karşı güçlendirilmesi. İkincisi; mevcut binaların yönetmeliğe göre yapılması. Tabi burada karşımıza çok büyük sorun çıkıyor. Yeni yapılmış, 5 sene önceki yapı için, ‘bu bina depreme karşı güvenlidir’ cümlesini kimse yazamaz, çok zor yazar. Çünkü öyle bir yönetmelik getirmişiz ki kendimizi bağlamışız. AFAD başkanımızı ziyaret ettiğimizde gündeme geldi. Kendisi, bu konuda bir hazırlık olduğunu, sürecin kolaylaşacağını, daha basitleştireceklerini ifade etti” dedi. “150 bin bağımsız birimin güçlendirilmesi veya yeniden yapılması gerektiği de tespit edilmiştir” Deprem başta olmak üzere afetlerin zararlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını sürekli güncelleyerek sürdürdüklerini belirten Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş ise, ”Deprem gerçeği, kentsel dönüşüm ve toplumsal etkileri sürdürülebilirlik ve uygulamalar ana başlıklarından toplumun biliçlendirilmesi başlığını da eklersek, kamu kurum ve kuruluşlarından özel sektörün, sivil toplumdan halkın tüm katmanlarına kadar hepimize bu konuda önemli görevler düştüğünü görüyoruz. Biz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak deprem başta olmak üzere, afetlerin zararlarını azaltmaya yönelik çalışmalarımızı sürekli güncelleyerek sürdürüyoruz. Bu konuda afet öncesi, afet sırasında ve afet sonrasında yapılacak faaliyetlerin yanı sıra özellikle kentsel dönüşünü önceliyor ve kentimizi dirençli şehirler haline getirmek için var gücümüze çalışıyoruz. Deprem riski altındaki yapıların belirlenmesi projesi kapsamında kentteki yapı stoğunu incelemişiz. Tarama faaliyetleri Temmuz ayında tamamlanmış, 150 bin bağımsız birimin güçlendirilmesi veya yeniden yapılması gerektiği de tespit edilmiştir. Marmara Araştırma Merkezi, 12 ilçe belediyemiz, Kocaeli Üniversitemiz, Gebze Teknik Üniversitemiz ve Türk Mühendisler ve Mimarlar Odalar Birliği ve diğer paydaşlarımızla birlikte dirençli şehir Kocaeli Hedefi için çalışmalara başlamış olup 14 ayrı eylem planı üzerinde sürdürmektedir. Belediyemizin ilgili birimleriyle diğer tüm paydaşlarımızın çalışmaları eş birim olarak yapılmakta olup çalışmaların tamamlandıktan sonra şehirlerimizin dirençli bir hale gelmesi planlanmaktadır” ifadelerini kullandı. “Deprem denilince herkesin aklına geçmişteki acı hatıralar geliyor” Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ise, “Deprem denilince hepimizin aklına yaşanmış, geçmişteki acı hatıralar, gözümüzün önünden geçen enkazlar geliyor. Depremler önlenemez. Bu afetlerin hasarını azaltabiliriz. Aldığımız tedbirlerle, yapacağımız düzenlemelerle, özenle ve farkındalığı oluşturarak hasarı azaltma, hasarın topluma vereceği zararı en azından indirme travmalarını azaltma şeklinde çalışmalar yürütebiliriz” dedi. “Gün geçtikçe afetlerin sayıları ve etkileri artmakta” Afetlerin gün geçtikçe sayılarının ve etkilerinin arttığını belirten Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, "Ülkemiz jeopolitik konumunun yanı sıra coğrafik anlamda da birçok afetin yaşandığı, özellikle son yıllarda küresel ısınma, çevre değişikliği, iklim değişikliğiyle beraber hemen hemen her yıl değişik konularda sadece deprem olarak değil, sel felaketi, taşkınlar, kuraklık, orman yangınları gibi değişik afetler yaşamaktayız. Bu afetler gün geçtikçe de artmakta, hem sayıları hem de etkileri artmakta. Tabi 6 Şubat’ta asrın felaketi olarak zirve yapan bir deprem gerçeğiyle Türkiye baş başa kaldı. Bu deprem sadece 6 Şubat’ta olanla değil, son 15-20 yılımıza, 30 yılımıza baktığımızda hemen hemen her yıl bu kadar büyük olmasa da bölgesel anlamda büyük etkiler oluşturan depremlerle karşı karşıya kaldık. Afet olduktan sonra can kaybının telafisi hiçbir zaman mümkün değil ama ekonomik anlamda yapacağımız afetten sonraki harcamaların çok cüzi bir miktarını afet öncesi harcayarak yerine bunları önleyebileceğimiz çok açık” ifadelerini kullandı. Türkiye Bilimler Akademisi üyeleri, bakanlıklardan temsilciler, devlet ve vakıf üniversitelerinden öğretim üyeleri, yerel yönetim temsilcileri, çeşitli mesleki derneklerden ve özel sektörden alanında araştırıcı, uzman ve yöneticiler ile afet yönetimi ve sürdürülebilirlik konusunda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarından temsilcilerin de katıldığı oturumlarda "deprem gerçeği, "kentsel dönüşüm ve toplumsal etkileri" ile "sürdürülebilirlik ve uygulamalar" konuları ele alındı.