Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Konya
Halkapınar’da nisan ayında kar sürprizi
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:09:13
Konya’nın Halkapınar ilçesinde, nisan ayında etkili olan kar yağışı dikkat çekti. Toros Dağları’nın eteklerinde bulunan ilçeye bağlı yüksek rakımlı mahalleler, gece saatlerinde başlayan yağışla birlikte beyaza büründü. Kar yağışı özellikle Seydifakıllı, Eskihisar, Kayasaray, Çakıllar, Osman Köseli ve Delimahmutlu mahallelerinde etkisini gösterdi. Soğuk hava dalgasıyla birlikte gelen yağış, yüksek kesimlerde günlük yaşamı kısmen olumsuz etkilerken, doğa tutkunları için görsel bir şölen sundu. Yetkililer, ani sıcaklık düşüşlerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:32
Karapınar’da fidanlar geleceğe nefes olacak
Konya’nın Karapınar ilçesinde ağaçlandırma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. İlçenin doğal güzelliklerinden Acıgöl çevresinde gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğinde, ilçe yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler beraber fidan dikti. Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) kapsamında fidan dikiminde yüzlerce fidan toprakla buluştu. İlçede yürütülen ağaçlandırma seferberliğinin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulayan yetkililer, yapılan çalışmaların sadece bugünü değil geleceği de şekillendirdiğini belirterek, "Geleceğimize nefes olacak fidanlarımızı toprakla buluşturarak ilçemizin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğimizi sürdürüyoruz" dedi. Dikimi yapılan fidanların bakımının modern sulama altyapısı sayesinde düzenli olarak yapıldığı da ifade edildi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:27
Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5’ini etkileyen kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljinin kesin nedeninin tam olarak anlaşılamadığını ancak merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme süreçlerindeki anormalliklerin temel sebep olarak görüldüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, tedavinin çok yönlü olduğunu ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi. Yaygın vücut ağrısı, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluk ile karakterize karmaşık bir hastalık olan fibromiyaljiye baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklar da eşlik edebiliyor. Çoğunlukla orta yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda da görülebilen fibromiyaljinin en sık görülme yaşının 40-50 yaş arasında olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyaljinin sadece bir ağrı hastalığı olmadığını, belirtilerin de kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini belirtti. Fibromiyalji semptomları çeşitlilik gösterebilir Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, vücudun hem sağ hem sol tarafında hem de bel üstü ve altında en az 3 aydır devam eden ağrıların, yaygın kas eklem ağrısı olarak bilindiğini belirterek, "Kronik yorgunluk belirtilerinden birisi olan kişinin sabahları hiç uyumamış gibi yorgun uyanmasıdır. Beyin sisi, dikkati toplamada, işe konsantre olmakta zorlanma belirtileri de bilişsel fonksiyon bozukluğu olarak görülür. Psikolojik yakınmalar yani depresyon ve anksiyete sıklığı bu hasta grubunda yaklaşık yüzde 30-50 oranında artmıştır. Kollarda bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, yanma hissi görülebilir. Migren ve baş ağrıları da bu bulgulara eşlik edebilir. Bunların yanı sıra bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalar da hastalar tarafından tanımlanmaktadır" dedi. Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyalji sendromu tanısının uzman bir hekim tarafından konulduğunu, tanının klinik muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi ile belirlendiğini söyledi. Tekkurt, fibromiyalji için en önemli risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Kadın olmak, yaşın ilerlemesi, omurgaya yönelik fiziksel travmalar, geçirilmiş viral enfeksiyonlar, çocukluk döneminde, psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar, boşanma, terk edilme, işle ilgili sorunlar, aşırı aktif ve mükemmeliyetçi yaşam tarzı, kişilik yapısı etkilidir. Ayrıca yapılan çalışmalar hastalıkta genetik geçişin de önemli rol oynadığını göstermektedir. Tanı koymak için genellikle American College of Rheumatology (ACR) tarafından belirlenen güncel kriterler kullanılır. Belirli hassas noktaların varlığı ve semptomların süresi doktorun değerlendirmesinde kilit rol oynar." Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü Fibromiyaljinin tek bir ilacı olmadığını, tedavinin çok yönlü ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ifade eden Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, "Tedavi yöntemleri ilaç tedavisi ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere iki başlık altında toplanır. İlaç dışı tedaviler hasta eğitimi, fizik tedavi, egzersiz tedavileri, beslenme önerileri, yaşam tarzı önerileri olarak sayılabilir. Stres yönetimi ve düzenli uyku rutini oluşturmak hayati önem taşır. Psikolojik destek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hastalıkla başa çıkma becerilerini geliştirir. Meditasyon gibi gevşeme tekniklerini uygulamak sinir sistemini yatıştırabilir. İlaç tedavisi olarak ağrı eşiğini yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için antidepresanlar veya nöropatik ağrı kesiciler kullanılır. Unutulmamalıdır ki fibromiyalji tehlikeli veya sakat bırakıcı bir hastalık değildir ancak doğru yönetimle kontrol altına alınması gereken kronik bir durumdur’’ diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:16
Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır"
Milyonlarca öğrencinin hazırlandığı YKS ve LGS öncesi artan sınav kaygısına dikkat çeken uzmanlar, kaygının tamamen yok edilemeyeceğini, sınav anını yakından etkileyen bu duygunun doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu. YKS ve LGS sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde sınav kaygısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, kaygının sınav anında öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanmasını zorlaştıran bir stres ve endişe durumu olduğunu söyledi. Sınav kaygısının nedenleri arasında aile ve öğrencilerdeki yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik duygusu olduğuna değinen Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının doğal duygularından biri olduğunu belirtti. Aladağ, "YKS ve LGS sınavlarının yaklaştığı bu dönemlerde, öğrencilerde sınav kaygısının üst seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Kaygı, öğrencilerin öğrendiği bilgilerin sınav anında kullanmasını engelleyen endişe ve stres durumudur. Kaygının nedenlerine baktığımız zaman öğrencilerdeki ve ailelerdeki yüksek başarı beklentisi, öğrenciler arasındaki rekabet, mükemmel olma duygusu, sınavlara olan yetersiz hazırlandım duygusu ve bunun yanında sınavı hayatın merkezine koyma ve sınavla kişiliği özdeş olma durumlarını söyleyebiliriz. Ama sınav kaygısı, kaygı durumu insanlardaki normal olan duygulardan biridir. Sevinç, öfke, nefret, aşk duygulardan biridir. Bu nedenle kaygının sıfıra indirilmesi söz konusu değildir. Dengeli bir kaygı öğrencilerdeki sınav başarısını, akademik başarıyı artırabilecektir" dedi. "Öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilirler" Öğrencilerdeki kaygı belirtilerini sıralayan Özcan Aladağ, "Karın ağrısı, terleme, titreme, mide bulantısı gibi etkenlerin kaygı belirtisi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında başaramama duygusu öğrencilerdeki kaygının en büyük belirtilerinden biridir. Kaygının ortadan kaldırılması mümkün olmadığına göre öğrencilerin bu kaygıyı dengede tutması gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilir. Bütün öğrencilerin sınavda kaygısı olacaktır. Her öğrenci nasıl kaygı durumu varsa ‘bende de bu duygu normaldir, çalışarak bu duyguyu normal hale getirebilirim’ düşüncesi, kaygı yenmedeki en büyük etkendir. Uyku ve beslenme alışkanlıkları öğrencilerdeki kaygıyı normale düşürecektir. Bunun yanında baharın gelmesiyle beraber öğrenciler sportif faaliyetler, hafif egzersizler buradaki kaygıyı normal düzeye getirecektir. Bununla beraber nefes egzersizleri, kaygı ile baş etmedeki en büyük yardımcı elemanlarımızdan biridir" şeklinde konuştu. "Başarı beklentisi kaygıyı son derece yükseltmektedir" Sınava giren öğrenci ile beraber anne ve babaların da bu soruna ortak olduğuna aktaran Aladağ, "Anne ve babalardaki çocuklarındaki başarı beklentisi bu kaygıyı son derece yükseltmektedir. Bu nedenle anne ve babalar öğrencilerin potansiyellerine göre bir başarı beklentisi, çocuklarını etrafındaki çocuklarla kıyaslamayarak bu kaygıyı normal hale getirebilirler. Sınava girerken nasıl bir duygu varsa sınav anında aynı duygu devam edecek ve sınav sonunda da anne ve babalar çocuklarında şu duyguyu oluşturmak durumundalar; Türkiye birincisi olsalar da, sonuncusu olsalar da anne ve babalık ve çocukluk duyguları, bağlar değişmeyecektir. Bu nedenle velilerin o aradaki bağı zedelememek adına normal bir beklenti seviyesinde olmaları öğrencilerin akademik başarısını artıracaktır" diye konuştu. Bazı öğrenciler ise sınav kaygısının olduğunu ve bunu çözebileceklerini söylerken, bazıları aile destekleriyle bu sorunun kendilerinde olmadığını ifade etti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 18:09
Halkapınar’da nisan ayında kar sürprizi
Konya’nın Halkapınar ilçesinde, nisan ayında etkili olan kar yağışı dikkat çekti. Toros Dağları’nın eteklerinde bulunan ilçeye bağlı yüksek rakımlı mahalleler, gece saatlerinde başlayan yağışla birlikte beyaza büründü. Kar yağışı özellikle Seydifakıllı, Eskihisar, Kayasaray, Çakıllar, Osman Köseli ve Delimahmutlu mahallelerinde etkisini gösterdi. Soğuk hava dalgasıyla birlikte gelen yağış, yüksek kesimlerde günlük yaşamı kısmen olumsuz etkilerken, doğa tutkunları için görsel bir şölen sundu. Yetkililer, ani sıcaklık düşüşlerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:32
Karapınar’da fidanlar geleceğe nefes olacak
Konya’nın Karapınar ilçesinde ağaçlandırma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. İlçenin doğal güzelliklerinden Acıgöl çevresinde gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğinde, ilçe yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler beraber fidan dikti. Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) kapsamında fidan dikiminde yüzlerce fidan toprakla buluştu. İlçede yürütülen ağaçlandırma seferberliğinin kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulayan yetkililer, yapılan çalışmaların sadece bugünü değil geleceği de şekillendirdiğini belirterek, "Geleceğimize nefes olacak fidanlarımızı toprakla buluşturarak ilçemizin dört bir yanında ağaçlandırma seferberliğimizi sürdürüyoruz" dedi. Dikimi yapılan fidanların bakımının modern sulama altyapısı sayesinde düzenli olarak yapıldığı da ifade edildi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:27
Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 5’ini etkileyen kronik bir ağrı sendromu olan fibromiyaljinin kesin nedeninin tam olarak anlaşılamadığını ancak merkezi sinir sistemindeki ağrı işleme süreçlerindeki anormalliklerin temel sebep olarak görüldüğünü belirten Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, tedavinin çok yönlü olduğunu ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi. Yaygın vücut ağrısı, uyku bozuklukları ve kronik yorgunluk ile karakterize karmaşık bir hastalık olan fibromiyaljiye baş ağrısı, anksiyete ve depresyon gibi ruhsal bozukluklar da eşlik edebiliyor. Çoğunlukla orta yaşlarda görülmekle birlikte çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda da görülebilen fibromiyaljinin en sık görülme yaşının 40-50 yaş arasında olduğunu ifade eden Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyaljinin sadece bir ağrı hastalığı olmadığını, belirtilerin de kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini belirtti. Fibromiyalji semptomları çeşitlilik gösterebilir Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, vücudun hem sağ hem sol tarafında hem de bel üstü ve altında en az 3 aydır devam eden ağrıların, yaygın kas eklem ağrısı olarak bilindiğini belirterek, "Kronik yorgunluk belirtilerinden birisi olan kişinin sabahları hiç uyumamış gibi yorgun uyanmasıdır. Beyin sisi, dikkati toplamada, işe konsantre olmakta zorlanma belirtileri de bilişsel fonksiyon bozukluğu olarak görülür. Psikolojik yakınmalar yani depresyon ve anksiyete sıklığı bu hasta grubunda yaklaşık yüzde 30-50 oranında artmıştır. Kollarda bacaklarda karıncalanma, uyuşukluk, yanma hissi görülebilir. Migren ve baş ağrıları da bu bulgulara eşlik edebilir. Bunların yanı sıra bağırsak fonksiyonlarında değişim, çarpıntı, idrar yaparken yanma ve huzursuz bacak sendromu gibi birçok farklı yakınmalar da hastalar tarafından tanımlanmaktadır" dedi. Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, fibromiyalji sendromu tanısının uzman bir hekim tarafından konulduğunu, tanının klinik muayene ve hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi ile belirlendiğini söyledi. Tekkurt, fibromiyalji için en önemli risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Kadın olmak, yaşın ilerlemesi, omurgaya yönelik fiziksel travmalar, geçirilmiş viral enfeksiyonlar, çocukluk döneminde, psikolojik veya fiziksel şiddet, cinsel istismar, boşanma, terk edilme, işle ilgili sorunlar, aşırı aktif ve mükemmeliyetçi yaşam tarzı, kişilik yapısı etkilidir. Ayrıca yapılan çalışmalar hastalıkta genetik geçişin de önemli rol oynadığını göstermektedir. Tanı koymak için genellikle American College of Rheumatology (ACR) tarafından belirlenen güncel kriterler kullanılır. Belirli hassas noktaların varlığı ve semptomların süresi doktorun değerlendirmesinde kilit rol oynar." Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü Fibromiyaljinin tek bir ilacı olmadığını, tedavinin çok yönlü ve hastanın ihtiyaçlarına göre şekillendiğini ifade eden Uzm. Dr. Hacı Ali Tekkurt, "Tedavi yöntemleri ilaç tedavisi ve ilaç dışı tedaviler olmak üzere iki başlık altında toplanır. İlaç dışı tedaviler hasta eğitimi, fizik tedavi, egzersiz tedavileri, beslenme önerileri, yaşam tarzı önerileri olarak sayılabilir. Stres yönetimi ve düzenli uyku rutini oluşturmak hayati önem taşır. Psikolojik destek olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hastalıkla başa çıkma becerilerini geliştirir. Meditasyon gibi gevşeme tekniklerini uygulamak sinir sistemini yatıştırabilir. İlaç tedavisi olarak ağrı eşiğini yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için antidepresanlar veya nöropatik ağrı kesiciler kullanılır. Unutulmamalıdır ki fibromiyalji tehlikeli veya sakat bırakıcı bir hastalık değildir ancak doğru yönetimle kontrol altına alınması gereken kronik bir durumdur’’ diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:16
Uzmanlardan sınav kaygısı uyarısı: "Dengeli kaygı, başarıyı artırır"
Milyonlarca öğrencinin hazırlandığı YKS ve LGS öncesi artan sınav kaygısına dikkat çeken uzmanlar, kaygının tamamen yok edilemeyeceğini, sınav anını yakından etkileyen bu duygunun doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceği uyarısında bulundu. YKS ve LGS sınavlarının yaklaşmasıyla birlikte öğrencilerde sınav kaygısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, kaygının sınav anında öğrencilerin öğrendikleri bilgileri kullanmasını zorlaştıran bir stres ve endişe durumu olduğunu söyledi. Sınav kaygısının nedenleri arasında aile ve öğrencilerdeki yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik duygusu olduğuna değinen Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının doğal duygularından biri olduğunu belirtti. Aladağ, "YKS ve LGS sınavlarının yaklaştığı bu dönemlerde, öğrencilerde sınav kaygısının üst seviyelere ulaştığını görebiliyoruz. Kaygı, öğrencilerin öğrendiği bilgilerin sınav anında kullanmasını engelleyen endişe ve stres durumudur. Kaygının nedenlerine baktığımız zaman öğrencilerdeki ve ailelerdeki yüksek başarı beklentisi, öğrenciler arasındaki rekabet, mükemmel olma duygusu, sınavlara olan yetersiz hazırlandım duygusu ve bunun yanında sınavı hayatın merkezine koyma ve sınavla kişiliği özdeş olma durumlarını söyleyebiliriz. Ama sınav kaygısı, kaygı durumu insanlardaki normal olan duygulardan biridir. Sevinç, öfke, nefret, aşk duygulardan biridir. Bu nedenle kaygının sıfıra indirilmesi söz konusu değildir. Dengeli bir kaygı öğrencilerdeki sınav başarısını, akademik başarıyı artırabilecektir" dedi. "Öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilirler" Öğrencilerdeki kaygı belirtilerini sıralayan Özcan Aladağ, "Karın ağrısı, terleme, titreme, mide bulantısı gibi etkenlerin kaygı belirtisi olduğunu görebiliriz. Bunun yanında başaramama duygusu öğrencilerdeki kaygının en büyük belirtilerinden biridir. Kaygının ortadan kaldırılması mümkün olmadığına göre öğrencilerin bu kaygıyı dengede tutması gerekmektedir. Bu nedenle öğrenciler ve veliler olumlu düşünce şeklinde bu kaygıyı yenebilir. Bütün öğrencilerin sınavda kaygısı olacaktır. Her öğrenci nasıl kaygı durumu varsa ‘bende de bu duygu normaldir, çalışarak bu duyguyu normal hale getirebilirim’ düşüncesi, kaygı yenmedeki en büyük etkendir. Uyku ve beslenme alışkanlıkları öğrencilerdeki kaygıyı normale düşürecektir. Bunun yanında baharın gelmesiyle beraber öğrenciler sportif faaliyetler, hafif egzersizler buradaki kaygıyı normal düzeye getirecektir. Bununla beraber nefes egzersizleri, kaygı ile baş etmedeki en büyük yardımcı elemanlarımızdan biridir" şeklinde konuştu. "Başarı beklentisi kaygıyı son derece yükseltmektedir" Sınava giren öğrenci ile beraber anne ve babaların da bu soruna ortak olduğuna aktaran Aladağ, "Anne ve babalardaki çocuklarındaki başarı beklentisi bu kaygıyı son derece yükseltmektedir. Bu nedenle anne ve babalar öğrencilerin potansiyellerine göre bir başarı beklentisi, çocuklarını etrafındaki çocuklarla kıyaslamayarak bu kaygıyı normal hale getirebilirler. Sınava girerken nasıl bir duygu varsa sınav anında aynı duygu devam edecek ve sınav sonunda da anne ve babalar çocuklarında şu duyguyu oluşturmak durumundalar; Türkiye birincisi olsalar da, sonuncusu olsalar da anne ve babalık ve çocukluk duyguları, bağlar değişmeyecektir. Bu nedenle velilerin o aradaki bağı zedelememek adına normal bir beklenti seviyesinde olmaları öğrencilerin akademik başarısını artıracaktır" diye konuştu. Bazı öğrenciler ise sınav kaygısının olduğunu ve bunu çözebileceklerini söylerken, bazıları aile destekleriyle bu sorunun kendilerinde olmadığını ifade etti.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 22:21
Konyaspor, Fatih Karagümrük maçı hazırlıklarını sürdürdü
Konyaspor, Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Fatih Karagümrük’ü konuk edeceği karşılaşmanın hazırlıklarını sürdürdü. Kayacık Tesislerinde Teknik Direktör İlhan Palut yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, salonda yapılan CORE ısınma ile başladı. Sahadaki bölümü yoğun yağış altında devam eden antrenman, topla oyun ve turnuva maçları ile tamamlandı. Yeşil-beyazlı ekip, yarın saat 14.30’da yapacağı antrenman ile hazırlıklarına devam edecek.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 14:47
Beyşehir’de iki ayrı kazada 3 kişi yaralandı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde motosiklet ve otomobilin karıştığı iki ayrı kazada 3 kişi yaralandı. İlk kaza, Beyşehir Konya kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.H. idaresindeki otomobil, Beyşehir Konya kara yolu Gündoğdu yol ayrımında yoldan çıkarak devrildi. Kaza ihbarı üzerine adrese sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada yaralanan sürücü ile araçta yolcu olarak bulunan H.A. ambulanslarla Beyşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Sürücünün, hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Öte yandan, Beyşehir Antalya kara yolu üzerinde motosikletin karıştığı kazada da sürücü yaralandı. Kaza, Antalya Çevre Yolu kavşağında meydana geldi. Motosiklet ile tırın karıştığı kazada devrilen motosikletten savrulan sürücüsü yaralandı. Yaralı sürücü hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:49
Beyşehir’deki kazada yaralanan sürücü 2 ay sonra hayatını kaybetti
Konya’nın Beyşehir ilçesinde 2 ay önce meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan sürücü Harun Akbulut, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Beyşehir-Isparta kara yolu ilçe merkezi çıkışı Çevre Yolu kavşağında 8 Şubat günü yaşanan kazada, A.Ç. idaresindeki nakliye kamyonu ile Harun Akbulut’un kullandığı hafif ticari araç çarpıştı. Kazada araçta sıkışan sürücü Harun Akbulut (67) ile yanındaki H.E.A., İ.Ö.K., H.H.A. ve Z.E.K. ile kamyon sürücüsü A.Ç. yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Beyşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, durumu ağır olan Harun Akbulut, hayati tehlikesi nedeniyle Konya Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Yaklaşık iki aydır yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Akbulut, kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Beyşehir’de terzilik yapan ve İçerişehir Mahallesi’nin eski muhtarlarından olan Akbulut’un cenazesi Beyşehir’de son yolculuğuna uğurlanacak.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:37
Konya’da mart ayında polis bölgesindeki kazalarda 3 kişi öldü
Konya’da polis sorumluluk bölgesinde, mart ayında bin 498 trafik kazası meydana geldi. Kazalarda 3 kişi hayatını kaybetti, bin 82 kişi yaralandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından Mart Ayı Trafik İstatistik Bülteni yayınlandı. Konya’da polis ekiplerinin sorumluluk bölgesinde mart ayında toplam bin 498 kaza meydana gelirken, bunlardan 667’si ölümlü-yaralamalı, 831’i maddi hasarlı kaza olarak kayıtlara geçti. Kazalarda 3 kişi hayatını kaybederken, bin 82 kişi yaralandı. Konya’da 2026 yılının ilk 3 ayında ise polis sorumluluk bölgesinde bin 676 ölümlü-yaralamalı, 2 bin 441 maddi hasarlı kaza meydana geldi. Bu kazalarda 6 kişi hayatını kaybederken, 2 bin 580 kişi yaralandı.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:10
Konya Emniyeti’nden kan bağışı
Türk Polis Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü ve 10 Nisan Polis Haftası etkinlikleri kapsamında Konya İl Emniyet Müdürlüğü personeli kan bağışı yaptı. Türk Kızılayı iş birliğiyle, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ve personelin katılımıyla 1 günlük kan bağışı etkinliği düzenlendi. "Bir kan, üç can" anlayışıyla hareket eden emniyet teşkilatı mensupları; yalnızca güvenliği sağlamakla kalmayıp, hayat kurtarmak için de gönüllü oldu. İlk kan bağışını İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek yaparak öncü olurken, çok sayıda teşkilat mensubu kan bağışında bulundu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:36
Konya’da tarım aracı kazasında yaralanan vatandaşa hava ambulansı
Konya’nın Bozkır ilçesinde meydana gelen kazada, tarım aracına bacağını kaptıran vatandaş hava ambulansı ile hastaneye kaldırıldı. Olay, dün ilçeye bağlı Hamzalar Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bağ sürümü gerçekleştirdiği esnada "patpat" olarak tabir edilen tarım aracının çapa mekanizmasına bacağını kaptıran M.Ş. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı M.Ş. için yörenin coğrafi şartları da göz önünde bulundurularak nakil için hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede mahalleye iniş yapan ambulans helikoptere alınan M.Ş., Konya’ya sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan M.Ş.’nin genel sağlık durumunun iyiye gittiği ve hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.
07 Nisan 2026 Salı - 23:46
Selçuklu’da Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış
Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, sağlık alanındaki yatırımlarına yenilerini ekleyerek 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış gerçekleştirdi. İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nin açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi sağlık alanındaki yatırımlarını sürdürerek ilçenin sağlık altyapısını güçlendiriyor. Bu alanda önemli projelere imza atan Selçuklu Belediyesi, son olarak Türkiye’ye örnek olan İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’ni ilçeye kazandırdı. Bu kapsamda Konya’ya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İlk Adım Ebe Gebe Okulu Aile Buluşması’na katılarak Selçuklu Belediyesi’nin hayata geçirdiği iki önemli sağlık tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Başkan Pekyatırmacı: "Güçlü aile yapısı bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen İlk Adım Ebe Gebe Okulu projesinin ilk uygulamasını 2019 yılında hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bugüne kadar binlerce anne adayımız okulumuzdan hizmet aldı ve eğitmenlerimizin destekleri ile hamilelik süreçlerini de doğum süreçlerini de en sağlıklı şekilde tamamladı. Sağlıklı gebelik, sağlıklı doğum ve sağlıklı çocukla birlikte, güçlü aile yapısı da bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak. İl Sağlık Müdürlüğümüz ile birlikte Işıklar Mahallesi’nde bulunan Mahperi Hatun Sosyal Tesisimizi yeniden düzenledik ve zemin katını Sağlıklı Hayat Merkezi, 1. katını da Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulu olarak tefriş ettik. Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulumuzun Konya’mızda bu önemli sürecin yaygınlaştırılması noktasında çok büyük katkıları olacak. Şehrimize, ilçemize ve ailelerimize hayırlı olsun" dedi. "Hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde kıymetli yatırımları hizmete sunuyor olmanın ayrı bir anlam ve değer ifade ettiğini kaydeden Başkan Pekyatırmacı, "Selçuklu Belediyesi olarak, tüm hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine en hızlı, en güvenli ve en nitelikli şekilde ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda ilçemizde son 7 yılda 10 adet Aile Sağlığı Merkezi, 4 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ve 1 adet GETAT merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Ayrıca yapımı devam eden ve proje aşamasında olan 6 adet Aile Sağlığı Merkezi ile 1 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu bulunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kıymetli yatırım da işte bu anlayışın somut bir tezahürü. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi olarak iki ayrı bölümden oluşan bu sağlık tesisi, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sağlık tesisiyle birlikte; hayatın her evresine dokunan kapsamlı bir sağlık vizyonunu hep birlikte ortaya koymuş oluyoruz. Bu vesileyle, Konya’mıza yapılan sağlık yatırımlarındaki katkıları dolayısıyla Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na; bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde iş birliği içerisinde çalıştığımız İl Sağlık Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, mühendislerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu: "Konya’mızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda" İlk Adım Ebe Gebe Okulu Projesi’nin, gebe eğitimlerinin sahadaki olumlu örneklerinden biri olduğunu belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da, "Bugün Konya’mızda yürüttüğümüz eğitim süreçlerine dahil olan anne adaylarımızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda. Bu oran, tüm Türkiye’ye örnek olması gereken bir tablodur. Bu güzel projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan, emek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir" Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, sağlık sisteminin temel taşı olan koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık hizmetlerini ülke genelinde daha da yaygınlaştırdıklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Eser siyasetimizin birer nişanesi olarak her geçen gün yeni merkezleri, yeni tesisleri milletimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Bugün Konya’mızda açılışını gerçekleştirdiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz de işte bu şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir. Bu kıymetli eseri inşa ederek belediyecilik anlayışımızı Konya’da en güzel şekilde sergileyen Selçuklu Belediyemize yürekten teşekkür ediyorum. Sağlık tesislerimizin ülkemize, milletimize ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Dua edilmesi ve kurdele kesiminin ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet her iki merkezde incelemelerde bulundu.
07 Nisan 2026 Salı - 17:19
Konya’da 229 kilometre hızla Mevlüt öğretmenin ölümüne sebep olan sürücüye 21 yıl hapis cezası
Konya’da kırmızı ışıkta bekleyen otomobile arkadan 229 kilometre hızla çarparak Mevlüt Külcü öğretmenin ölümüne sebep olan otomobilin sürücüsü 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 3 Ekim 2025 Cuma günü saat 13.00 sıralarında merkez Meram ilçesi Konya-Antalya çevre yolunda meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, Cuma namazına gitmek için yola çıkan Mehmet Akif İnan Anadolu Lisesi’nde görevli kimya öğretmeni Mevlüt Külcü (40) idaresindeki 42 BT 341 plakalı otomobil caddede kırmızı ışıkta beklediği sırada, 229 kilometre hızla gelen İsmail A. yönetimindeki 42 AIT 900 plakalı otomobil arkadan çarpmıştı. Mevlüt öğretmen kazada hayatını kaybederken, çarpan aracın yaralanan sürücüsü İsmail A. tedavisinin ardından tutuklanmış, açılan davada tutuklu sanık İsmail A. hakkında "olası kastla öldürme" suçundan hazırlanan iddianamede 25 yıla kadar hapis talep edilmişti. Davada karar çıktı, sanık sürücü 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen olayla ilgili davanın duruşmasına, tutuklu sanık sürücü İsmail A., taraf avukatları ile hayatını kaybeden öğretmen Mevlüt Külcü’nün eşi Kadriye Başak Külcü katıldı. Duruşmada pişman olduğunu belirten sanık İsmail A., bilincinin yerinde olmadığını, bilinci yerinde olsa frene basacağını, nasıl şerit değiştirdiğini hatırlamadığını öne sürdü. Maktul öğretmenin eşi Kadriye Başak Külcü ise, sanığın en ağır cezaya çarptırılmasını istediklerini söyledi. Mahkeme heyeti kararını açıklayarak sanık İsmail A.’yı "olası kastla öldürme" suçunda herhangi bir indirim yapmadan 21 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder