Yerel Haberler
Konya
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:34 Uzmanlardan "Çocuklar gördüklerini gerçek hayata taşıyor" uyarısı Gelişen teknolojiyle birlikte çocukların internet ve dijital oyunlara çok erken yaşta erişim sağladığını belirten Adli Bilişim Uzmanı Emre Akman, çocukların özellikle şiddet içerikli oyunlardan olumsuz etkilendiğine de dikkat çekerek uyarıda bulundu. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların küçük yaşlarda telefon, tablet ve bilgisayarla tanıştığını ifade eden Adli Bilişim Uzmanı Emre Akman, internet erişiminin kolay olması nedeniyle çocukların dijital oyunlara yöneldiğini anlattı. Bu oyunların bir kısmının yaşlarına uygun olmadığını vurgulayan Emre Akman, içeriklerin çocukların psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini uyarısında bulundu. Teknoloji çok geliştiğine ve bununla beraber meydana gelen sorunlara değinen Adli Bilişim Uzmanı Akman, "Teknolojiye ulaşım çağı da, yaşı da çok erken yaşlara düştü. En başta aileler içerisinde zaten çocukların ellerinde sürekli bir telefon, tablet, bilgisayar olduğu için internet erişimleri mevcut. İnternete erişimleri de çok kolay olduğu için haliyle internette bulunan oyunlara da merak sarıyorlar yaşları küçük olduğu için ve bu oyunlar tabii ki silah, öldürme, yaralama gibi, kötü ve çocukların psikolojisini derinden etkileyecek şekilde olan oyunlar, aslında yetişkinlere özgü oyunlar. Tabii ki yetişkinlere özgü olması bu şekilde bir oyun olmasını gerektirmez ancak yaş itibariyle çocukların kesinlikle oynamaması gereken oyunlar. Çünkü bu oyunlarda insanlar birbirlerini vurma, kırma veya daha yasa dışı, çocukların travmasını etkileyecek, bilinçaltını etkileyecek şekilde kötü etkiliyor. Biz uzmanlar olarak çocukların, ailelerin en azından denetlenme şeklinde bu teknolojik aletlerin verilmesini öneriyoruz" dedi. "Çocuklar bunların tam bilincinde, mantığını da anlayacak yaşta değiller" Akman, çocukların yaşları küçük olduğu için bu oyunlarda yaptıkları, gördükleri hareketleri gerçek hayata da entegre etmeye çalıştıklarını ifade ederek, "Gerçek hayatı entegre etmeye çalıştıklarında tabii ki bunlar akılları, mantıkları henüz daha gelişmemiş olduğu için doğruyu yanlışı ayıramayacak nitelikte oluyorlar. Ancak yaptıkları eylem çok büyük şekilde infial oluşturacak şekilde olaylar olabiliyor. Günümüzde kamuoyunda yakında olan olaylardan zaten bunlara şahidiz. O yüzden çocuklar bunların tam bilincinde, mantığında ve ne olduğunu anlayacak yaşta değiller. O yüzden doğru zannediyorlar, yaptıklarını güzel zannediyorlar ve oyunda gerçekleştirdikleri tüm hareketlerin gerçek hayatta da olabileceğini düşünüyorlar. Bu nedenle çocuklar ellerine geçirdikleri, oynadıkları her oyundan, her filmden, her diziden, her şeyden etkileniyorlar. Çünkü onların yaşı itibariyle daha öğrenerek büyüyorlar ve bu şekildeki oyunlarla karşılaştıklarında bilinçaltlarında vurdulu kırdılı ve çok büyük halkta infial oluşturacak suçları bilinç altlarına yerleştirmiş oluyorlar ve zaman ilerledikçe de bu suçlar bilinç altında çocukların yerleştiği için mantık olarak onlara yaptıkları eylemler, suçlar, fiiller tamamen meşru geliyor" şeklinde konuştu. "Ailelerin denetimi, gözetiminde kullanmaları gerekiyor" Aileler çocukları üzerindeki dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Akman, "Aile bireyleri en başta evde denetlemeliler. Çünkü en başta bu denetleme olmazsa çocuğun oynadığı, izlediği her film, her oyun şu an etkilemese bile bundan 5-10 sene sonra kendi hayatını çok ciddi şekilde etkileyecek seviyeye getiriyor. O yüzden çocuklarımız evdeyken ellerinde teknolojik aletler telefon, tablet, bilgisayar hiç fark etmez hangilerini kullanıyorlarsa ailelerin denetimi, gözetiminde kullanmaları gerekiyor. Yoksa internet çok geniş bir mecra, internetin ucu bucağı yok. Çocuklar herhangi bir şeye ulaşmaları çok kolay ve ulaştıklarında gördüğümüz üzere geri dönüşü olmayan olaylara şahit oluyoruz. Çocukların 15 yaş altı sosyal medya kullanımı kısıtlaması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Artık vatandaşlar da sosyal medyaya kimlik bilgileri ile üye olacaklar. Bakanlığımız, devletimiz bu yönde bir çalışma yapıyor. Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Bu çalışmanın arkasından da gelecek her şeyi destekliyoruz. Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz ve bu şekilde eğitilen kasıt dışı, denetim dışı eğitilen çocukların ileride bize ve kendilerine verecekleri zararları istemiyoruz. Biz uzmanlar olarak devleti tamamen destekliyoruz. Çocukların denetim altında bu sosyal medyaları kullanmalarını, ailelerin gözetimi altında bunları kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Kesinlikle küçük yaşta çocukların ellerinde telefon verildiklerinde bahsedilen uygulamalar ve oyunlar zaten kamuoyunda çok meşhur, isimleri çok meşhur. Bunlara ulaşmalarını kendi telefonlarından engelleyebilirler. Herhangi bir videoya erişmelerini veya sosyal medya araçlarını kullanırken veya bir tarama cihazını kullanırken örnek veriyorum google gibi kullanırken bunları da filtreleyebilirler. Tamamen denetim altında olurlarsa toplum olarak kamuoyu olarak çocukları kazanmış oluruz" diye konuştu.
"Temiz Mahalle Temiz Selçuklu Etkinliği"nin 16.’sı Akademi Mahallesi’nde gerçekleşti
23 Kasım 2025 Pazar - 10:55 "Temiz Mahalle Temiz Selçuklu Etkinliği"nin 16.’sı Akademi Mahallesi’nde gerçekleşti Selçuklu Çevre ve Sıfır Atık Platformu tarafından "Doğa için Adım Atıyoruz" sloganıyla yürütülen çevre temizliği etkinlikleri, çevre bilincini arttırmaya devam ediyor. Gerçekleştirilen etkinlikle çevre gönüllüleri Akademi Mahallesi’nde çevre için seferber oldu. Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, çevre duyarlılığını artırmaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Çevre koruma kültürünü toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırmayı hedefleyen Selçuklu Belediyesi, Selçuklu Çevre ve Sıfır Atık Platformu öncülüğünde "Doğa için Adım Atıyoruz" sloganıyla hayata geçirilen "Temiz Mahalle Temiz Selçuklu" etkinliklerinin 16.’sını Akademi Mahellesi’nde gerçekleştirdi. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen etkinlik Selçuklu Çevre ve Sıfır Atık Platformu çevre gönüllüleri, Selçuklu Gençlik Meclisi, Selçuk Üniversitesi Yeşil Küp Topluluğu üyeleri ile Büyük Selçuklu Erkek Öğrenci Yurdu öğrencilerinin katılımı ile gerçekleştirildi Başkan Pekyatırmacı: "Amacımız çocuklarımızda ve gençlerimizde kalıcı bir çevre bilinci oluşturmak" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, çevre bilincinin toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaşmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Çevre duyarlılığı hepimizin ortak sorumluluğudur. Selçuklu’da hemşehrilerimize daha temiz, daha yaşanabilir bir çevre sunmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu çerçevede Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğümüzün koordinasyonunda Selçuklu Kent Konseyimize bağlı Çevre ve Sıfır Atık Platformu okullarda, sokaklarda ve caddelerde şehrin farklı noktalarında çalışmalar gerçekleştirerek bilgilendirmeler yapıyorlar ve sonrasında uygulamalı olarak bu farkındalığı geniş çevrelere yaymak için çalışıyorlar. Bugün burada öğrencilerimiz ve gönüllülerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz temizlik etkinliği, geleceğe hep birlikte sahip çıkmanın en güzel örneklerinden biridir. Amacımız, sadece günü kurtarmak değil; çocuklarımızda ve gençlerimizde kalıcı bir çevre bilinci oluşturmaktır. Selçuklu’da her mahallemizin aynı hassasiyetle hareket etmesini ve temiz çevre anlayışının bir yaşam kültürü haline gelmesini arzu ediyoruz. Bu anlamlı etkinliğe katkı sağlayan tüm çevre gönüllülerimize teşekkür ediyorum." "Temiz Mahalle Temiz Selçuklu" çevre temizliği etkinlikleri kapsamında çevre gönüllüleri tarafından bugüne kadar Bosna Hersek, Beyhekim, Yazır, Sancak, Şeyh Şamil, Parsana, Sille, Sille Ak, Buhara, Hüsamettin Çelebi, Dumlupınar, Hanaybaşı, Akşemsettin, Selçuk, Kosova ve 16. Mahalle olan Akademi Mahallesi’nde çevre etkinliği yapıldı.
Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün
23 Kasım 2025 Pazar - 09:38 Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün Kış aylarında özellikle akşam saatlerinde havalar mevsim normallerine düşerken, uzmanlar, kombi ve petek bakımının yapılmamasından kaynaklanan yüzde 40 gibi bir ısı kaybına dikkat çekiyor. Havaların soğumasıyla birlikte kombi kullanımı da arttı. Kış boyunca çalışacak kombilerin bakımı ise bu mevsimde büyük önem arz ediyor. Uzmanlar kombi ve petek bakımlarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bakımı ihmal edilen cihazlarda ise parça arızası nedeniyle yüksek masraflar çıkabiliyor. "Bakım ile daha düşük ücretle yapılabilecekken cihaz arızalandığı için 12 - 13 bin civarında masraf çıkıyor" Kombi bakımının hem yakıt tasarrufu hem de cihazda bulunan yedek parçalar için önem taşıdığına değinen Kombi Bakım Uzmanı Osman Yaman, "Kombi bakımı cihazın içerisinde bulunan parçaların daha uzun ömürlü olabilmesi için yapılması gereken bir işlemdir. Hem yakıt tasarrufu hem de daha verimli bir şekilde ısınmanın daha iyi bir şekilde olabilmesi için yapılır. Yapılmadığı takdirde müşterilerimizin cihazı içerisindeki parçaların daha kısa sürede bozulmasına sebep oluyor. Bakımını yapmış olduğumuz cihazda da uzun zamandır bakımı yapılmamış ve belirli problemler oluşmuş. Cihazın içerisindeki ana eşanjör, bu parça hesaba girdiği zaman yüksek maliyetli bir parça. Eğer düzenli bakımı yapılmış olsaydı bu parçaya hiç bir şey olmayacaktı. Bakım bin 500 lira gibi bir ücretle yapılabilecekken şuan arızalandığı için 12-13 bin civarında bir masraf çıkabilir" dedi. "Yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor" Bakım yapılmamış bir kombide yüksek derecede verim kaybı olduğuna dikkat çeken Osman Yaman, "Rakamlara bakacak olursak yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor. Bakım yapılmadığı takdirde ısı verimi düşüyor. Kullanım çoğalıyor bunun da otomatik olarak faturalara yüksek yansıması oluyor. Peteklerin alt kısmında soğukluk meydana gelerek oda sıcaklığı farkları oluyor. Cihaz içerisindeki parçaların da kısa sürede arızalanmasına neden oluyor. Biz bu cihaza bakım yapıyoruz ama bir çok parçası olan plakalı eşanjör, yoğuşma sifonu, ateşlemesi, genleşme tankının havası gibi parçaların daha sökülerek tek tek kontrol edilmesi şart. Bazı müşterilerimiz kendileri yapmak istiyor, yapabilir mi sorusuna evet petek temizliğini yapabilir. Banyoda bulunan gider tahliye vanasından yapabilir ama biz cihaza dokunmamalarını rica ediyoruz. Elektronik parça fazla olduğu için daha büyük zararlar verilebilir" ifadelerini kullandı. Vatandaşların bakım için bir uzmandan destek almalarını öneren Yaman, "Peteklerin bir kısmının üst bölümü ısınırken diğer kısmı ısınmıyor. Bunun sebebi ise petek içerisindeki havadan kaynaklanıyor. Müşterilerimiz peteklerin havasını kendisi alabilir. Petekte alt kısmında ısınma azlığı olduğu zaman petek içerisinde oluşan tortu, kurum gibi pislikler ısınmayı azaltıyor. Bunun için banyodaki otomatik boşaltma muslukları oluyor oradan deneyebilir ama eğer olmuyor ise kesinlikle uzmandan destek almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. "Bakım yapılmadığı takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için faturalarda yükselme olarak görülür" Her yıl bakımların periyodik olarak yapılmasında fayda olduğuna dikkat çeken Konya Sıhhi Tesisat ve Kaloriferciler Odası Başkanı Mehmet Ünlügül de, "Her yıl periyodik olarak temizlenirse yüzde 30 ile 40 gibi avantaj sağlayacak ama bunu temizlemedikleri takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için sürekli faturaların da bir yükselme olarak gelecek. Dediğimiz gibi her yıl bunu güzel periyodik olarak bir bakım yapılırsa avantaj sağlayacak. Biz oda olarak, petek önlerinde herhangi bir koltuk, perde, peteklerin üzerine estetik dursun diye mermer gibi şeyler konuluyor ama bunu tavsiye etmiyoruz. Çünkü ısı kaybı oluyor. Bunların önü açık olmalı ve üst tarafı açık olmalı ki ısı devirdaimini iyi sağlaması gerekiyor. Bundan dolayı önünde herhangi bir kanepe, koltuk bir şey olmasını özellikle istemiyoruz" şeklinde konuştu.
Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün
23 Kasım 2025 Pazar - 09:28 Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün Kış aylarında özellikle akşam saatlerinde havalar mevsim normallerine düşerken, uzmanlar, kombi ve petek bakımının yapılmamasından kaynaklanan yüzde 40 gibi bir ısı kaybına dikkat çekiyor. Havaların soğumasıyla birlikte kombi kullanımı da arttı. Kış boyunca çalışacak kombilerin bakımı ise bu mevsimde büyük önem arz ediyor. Uzmanlar kombi ve petek bakımlarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bakımı ihmal edilen cihazlarda ise parça arızası nedeniyle yüksek masraflar çıkabiliyor. "Bakım ile daha düşük ücretle yapılabilecekken cihaz arızalandığı için 12 - 13 bin civarında masraf çıkıyor" Kombi bakımının hem yakıt tasarrufu hem de cihazda bulunan yedek parçalar için önem taşıdığına değinen Kombi Bakım Uzmanı Osman Yaman, "Kombi bakımı cihazın içerisinde bulunan parçaların daha uzun ömürlü olabilmesi için yapılması gereken bir işlemdir. Hem yakıt tasarrufu hem de daha verimli bir şekilde ısınmanın daha iyi bir şekilde olabilmesi için yapılır. Yapılmadığı takdirde müşterilerimizin cihazı içerisindeki parçaların daha kısa sürede bozulmasına sebep oluyor. Bakımını yapmış olduğumuz cihazda da uzun zamandır bakımı yapılmamış ve belirli problemler oluşmuş. Cihazın içerisindeki ana eşanjör, bu parça hesaba girdiği zaman yüksek maliyetli bir parça. Eğer düzenli bakımı yapılmış olsaydı bu parçaya hiç bir şey olmayacaktı. Bakım bin 500 lira gibi bir ücretle yapılabilecekken şuan arızalandığı için 12-13 bin civarında bir masraf çıkabilir" dedi. "Yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor" Bakım yapılmamış bir kombide yüksek derecede verim kaybı olduğuna dikkat çeken Osman Yaman, "Rakamlara bakacak olursak yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor. Bakım yapılmadığı takdirde ısı verimi düşüyor. Kullanım çoğalıyor bunun da otomatik olarak faturalara yüksek yansıması oluyor. Peteklerin alt kısmında soğukluk meydana gelerek oda sıcaklığı farkları oluyor. Cihaz içerisindeki parçaların da kısa sürede arızalanmasına neden oluyor. Biz bu cihaza bakım yapıyoruz ama bir çok parçası olan plakalı eşanjör, yoğuşma sifonu, ateşlemesi, genleşme tankının havası gibi parçaların daha sökülerek tek tek kontrol edilmesi şart. Bazı müşterilerimiz kendileri yapmak istiyor, yapabilir mi sorusuna evet petek temizliğini yapabilir. Banyoda bulunan gider tahliye vanasından yapabilir ama biz cihaza dokunmamalarını rica ediyoruz. Elektronik parça fazla olduğu için daha büyük zararlar verilebilir" ifadelerini kullandı. Vatandaşların bakım için bir uzmandan destek almalarını öneren Yaman, "Peteklerin bir kısmının üst bölümü ısınırken diğer kısmı ısınmıyor. Bunun sebebi ise petek içerisindeki havadan kaynaklanıyor. Müşterilerimiz peteklerin havasını kendisi alabilir. Petekte alt kısmında ısınma azlığı olduğu zaman petek içerisinde oluşan tortu, kurum gibi pislikler ısınmayı azaltıyor. Bunun için banyodaki otomatik boşaltma muslukları oluyor oradan deneyebilir ama eğer olmuyor ise kesinlikle uzmandan destek almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. "Bakım yapılmadığı takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için faturalarda yükselme olarak görülür" Her yıl bakımların periyodik olarak yapılmasında fayda olduğuna dikkat çeken Konya Sıhhi Tesisat ve Kaloriferciler Odası Başkanı Mehmet Ünlügül de, "Her yıl periyodik olarak temizlenirse yüzde 30 ile 40 gibi avantaj sağlayacak ama bunu temizlemedikleri takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için sürekli faturaların da bir yükselme olarak gelecek. Dediğimiz gibi her yıl bunu güzel periyodik olarak bir bakım yapılırsa avantaj sağlayacak. Biz oda olarak, petek önlerinde herhangi bir koltuk, perde, peteklerin üzerine estetik dursun diye mermer gibi şeyler konuluyor ama bunu tavsiye etmiyoruz. Çünkü ısı kaybı oluyor. Bunların önü açık olmalı ve üst tarafı açık olmalı ki ısı devirdaimini iyi sağlaması gerekiyor. Bundan dolayı önünde herhangi bir kanepe, koltuk bir şey olmasını özellikle istemiyoruz" şeklinde konuştu.
Başkan Altay’dan ailesi Konya’da ikamet eden üniversite öğrencilerine müjde
22 Kasım 2025 Cumartesi - 11:13 Başkan Altay’dan ailesi Konya’da ikamet eden üniversite öğrencilerine müjde Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, ailesi Konya’da ikamet eden lisans düzeyindeki 30 bin öğrenciye eğitim desteğinde bulunacaklarını söyledi. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak öğrencilerin fırsat eşitliği içinde yetişmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini belirten Başkan Altay, gençlerin hayallerine ulaşabilmeleri amacıyla eğitime verdikleri desteği bir görev değil, gönülden bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Lisans düzeyindeki 30 bin öğrenciye eğitim desteği Başkan Altay, binlerce yıllık medeniyetin mirasını yarınlara taşıyacak gençleri eğitim hayatlarında desteklemeye devam edeceklerini belirterek, "Bildiğiniz gibi, ilkokul 1’den lise son sınıfa kadar olan öğrencilerimiz ile üniversiteye hazırlanan gençlerimize eğitim desteğinde bulunuyoruz. Şimdi ise, bunlara ilave olarak; ailesi Konya’da ikamet eden lisans düzeyindeki 30 bin öğrencimize eğitim desteğinde bulunacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Gençlerin hayallerine giden yolda yanlarında olmaktan büyük mutluluk duyduklarını vurgulayan Başkan Altay, "Belediyemizin web sitesi üzerinden yapılacak başvurular sonrası, şartları sağlayan öğrencilerimizin hesaplarına Şubat ve Mayıs aylarında 5 bin liralık iki eşit taksitte, toplam 10 bin lira ödeme yapacağız. Burs desteğimizin tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin geleceği olan gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Rabbim tüm gençlerimizin yolunu açık, istikbalini parlak eylesin" ifadelerini kullandı.
Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü
22 Kasım 2025 Cumartesi - 09:17 Bizans döneminden günümüze uzanan Şeytan Köprüsü Konya’da, çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyan Sille Mahallesinde su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayan tehlikeli bir geçit haline gelen Şeytan Köprüsü, günümüzde de ürkütücü görüntüsüyle ilgi görüyor. Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı tarihi yerleşim yeri Sille Mahallesi, Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karamanoğlu Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin izlerini taşırken, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı biliniyor. Mahallede su kemeri olarak yapıldıktan sonra iki yamacı birbirine bağlayarak dar ve tehlikeli bir geçit halini alan Bizans dönemi izlerini taşıyan Şeytan Köprüsü dikkat çekiyor. Dar bir vadide bulunması, dar ve yüksek oluşu nedeniyle günümüzde kullanılmayan köprünün, ürkütücü yapısı dikkat çekiyor. "Bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" Köprünün tarihi hakkında bilgi veren Selçuklu Belediyesi Sille Müze Sorumlusu Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Sille volkanik bir arazi üzerinde yer alıyor. Bu volkanik arazinin içerisinde, kayaçlarının içinde tuz minerali çok fazla. Bundan dolayı kullanılabilir su kaynakları çok kıt olduğu için Tatköy’de buldukları suları künklerle Sille’ye getirmek istiyorlar tabii ama Sille’ye gelirken bir dere var, bu dereyi aşmaları gerekiyor. Bundan dolayı bu su kemerini yapıyorlar ve üzerinden künkleri geçirip Sille’deki tatlı su çeşmelerinden temiz su ihtiyacını karşılıyorlar. Yıllar geçtikçe de tabii künkler kırılıyor. Bu gördüğünüz su kemerinin üzerinden insanlar karşıdan karşıya geçmeye başlıyor ve su kemeri, bir köprü görünümünde olduğundan dolayı da ‘Şeytan Köprüsü’ ismini vermişler" dedi. "Bir tanesi Van’da, bir tanesi burada Sille’de" Uzman Arkeolog Sercan Yayla, "Şu anda Türkiye’de 2 tane şeytan köprüsü var. Biri Van’da, biri burada Sille’de. Sille Müzemizde de maketi var. İnsanlar görmek, hikayesini duymak istiyor. Biz ziyaretçilerimizi Zaman Müzemize yönlendiriyoruz. Zaman Müzemizin terasından Şeytan Köprüsü çok net bir şekilde görülmekte ve Zaman Müzesi’nde bulunan rehber arkadaşlarımızdan dilerlerse bunun hikayesini de dinleyebiliyorlar" şeklinde konuştu. Köprünün rivayeti: Mimarın anlaşması Köprü hakkındaki rivayeti de anlatan Uzman Arkeolog Yayla, "Efsaneye göre yıllar öncesinde, bu bölgenin sultanı bir mimara buraya bir köprü yapmasını daha doğrusu bir su kemeri yapmasını emrediyor. Göreve başlıyor, belli bir gün tayin ediyor, ‘bu gün içerisinde bitireceksin’ diyor sultan. Mimar, başlıyor yapmaya ve günler geçiyor artık mimar bitiremeyeceğini anlayınca kendi kendine, ‘bu köprüyü bir şeytan bile yapamaz’ diyor. Daha sonrasında kendisine bir şeytan görünüyor. Diyor ki ‘ben sana bunun yapımında yardım ederim ama benim söylediklerimi bundan sonrasında yapacaksın’ diyor. Mimar ölümden korktuğu için şeytanın söylediklerine kulak veriyor ve birlikte bu köprünün yapımında çalışıyorlar. Daha sonrasında köprü bitiyor. Sultana teslim ediyorlar ama mimar dönüp bakıyor diyor ‘keşke şeytana uymasaydım da kelleden olsaydık.’ Şeytanla birlikte yapıldığından dolayı Şeytan Köprüsü isminin verildiği rivayet ediliyor. Tabii bunların hepsi bir rivayet. Bu bir köprü değil, bir su kemeri. Ne zaman yapıldığına dair elimizde bir veri yok ama su kemerinin altında bulunan taşlardaki izlerden yola çıkarak izlerinden biz bu su kemerinin Bizans döneminden günümüze kaldığını düşünmekteyiz" diye konuştu.
Konya’da 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi
21 Kasım 2025 Cuma - 14:34 Konya’da 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi Konya’da Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi. Programda konuşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türk Devletleri Teşkilatı içinde ilk yaptıkları işin ortak dili, alfabeyi harekete geçirmek olduğunu belirterek, "Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık" dedi. Selçuk Üniversitesi tarafından İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda 21. Yüzyıl Türk Dünyası İdeallerinin İnşasında Hanefi-Maturidi ekolü konulu 7. Uluslararası Maturidilik Sempozyumu düzenlendi. Programda açılış konuşması yapan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, "Türk İslam medeniyeti tarih boyunca geniş bir coğrafyaya yön vermiş, adalet, ilim ve hikmeti merkeze alan güçlü bir düşünce geleneği ortaya koymuştur. Bu birikimin temelleri incelendiğinde Hanefi fıkıh ve Maturidi kelamının belirleyici bir konuma sahip olduğu görülmektedir. İlahiyat fakültemiz tarafından düzenlenen Uluslararası Maturidi Sempozyumu bilimsel çabaların en önemli örneklerinden biridir. 2018 yılında kurulmuş İmam Maturidi Uygulama ve Araştırma Merkezi ise çalışmaların kurumsal bir çatı altında daha sistematik bir şekilde yürütülmesine imkan sağlamaktadır. Bu sempozyumun ilmi birikimi ortaya çıkarmaya ve Maturidi geleneğinin günümüz meselelerine ışık tutan yönlerini daha görünür kılmaya vesile olacağına inanıyorum" dedi. "Türk Devletleri, Maturidi çizgide şekillenen akıl, hikmet ve istişare geleneğinin bugünkü kurumsal yapısını temsil ediyor" İmam Maturidi Hazretlerinin 90 yılın üzerinde bir hayat sürdüğünü belirten Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, "Semerkand’ın Maturi köyünde dünyaya geliyor ve orada insanlığa verdiği mesajlar, yöneticilere verdiği mesajlar bugün de tazeliğini, geçerliliğini koruyor. Konya’yla Semerkand’ın çok ortak özellikleri var. Konya, Mevlana’nın şehri ve Konya’da ilim irfan dünyasının, manevi hayatımızın bu topraklardan dünyanın her tarafına yayıldığı bir yer. Aynı şekilde Semerkand’ta, Buhara’da, buralarda Türk dünyasının manevi başkentidir, kültür başkentidir. Maturidi inancına göre, ekolüne göre Türk Devletleri aslında Maturidi çizgide şekillenen akıl, hikmet ve istişare geleneğinin bugünkü kurumsal yapısını temsil ediyor. Burada ne var? Tevhid, birlik, ortak tarihimiz, ortak kültürümüz, ortak dilimiz" ifadelerini kullandı. "Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık" Ortak tarih, ortak kültür ve ortak dil kültürünü oluşturmak istediklerini söyleyen Binali Yıldırım, "Türk Devletleri Teşkilatı içinde ilk yaptığımız iş ortak dili harekete geçirmek yani ortak alfabeyi harekete geçirmek. Ortak alfabe için çalışmalarımızı tamamladık. Teknik olarak bitirdik. Bundan sonrası artık her ülkenin siyasi olarak irade koyup hayata geçirmesine bağlı. Bu biraz zaman alacak. Mesela Özbekistan’da hem Kril kullanılıyor hem Latin alfabesi kullanılıyor. Mesela Azerbaycan’da sadece Latin harfleri kullanılıyor. Bu alfabe 34 harften teşekkül etmiş vaziyette. Bu 34 harf bir havuz. Ülkeler bunun üzerine çıkamaz ama daha azını veya tamamını kullanabilir. Biz alfabemizde bir değişiklik yok, 29 harf. Mesela Kazakistan 34’ünü birden kullanıyor. Başka ülkeler bazılarını kullanmıyor. Yani 24-34 arası bu şekilde bir alfabe şu anda ortak alfabe olarak kabul edildi" şeklinde konuştu. "Tarihimizin köklerini, menşeini, nereden geldik, nereye gidiyoruz bunları iyi bileceğiz" İkinci adımın ise ortak tarih çalışması olduğunu ifade eden Binali Yıldırım, "Bu ortak tarih çalışmasını da başlattık. Burada da Türk Akademisi var. Kazakistan’da kurulu ve Türkiye’den Türk Tarih Kurumu, diğer ülkelerden akademisyenler, hocalarımız, uzmanlar bir araya geldi, toplantılarını yaptılar. Ara ara toplantılarını tekrarlıyorlar. 2 yıllık bir süreleri var. Bu süre içerisinde ortak tarihte gerçekleşmiş olacak. Amacımız ne? Amacımız birlikteliğimizi daha da güçlendirmek. Tarihimizin köklerini, menşeini, nereden geldik, nereye gidiyoruz bunları iyi bileceğiz. Medeniyetimizin tabii akışını gözeten bir bütünleşme projeli olarak iş birliğimizi daha da güçlendireceğiz. Barış, istikrar, akılcı diplomasi. Maturidi’nin akılcı, sükunetli, yapıcı yaklaşımı Türk Devletleri Teşkilatı diplomasisinde barışı ve istikrarı önceleyen temel bir rehberdir. Şimdi Türk Devletleri Teşkilatı şekli retorik üreten bir teşkilat değildir. Türk Devletleri Teşkilatı hem ekonomik olarak hem kültürel olarak hem ortak dil ve tarih olarak birbirimizle kaynaştığımız, kucaklaştığımız muazzam bir topluluktur" diye konuştu.