Yerel Haberler
Konya
Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:09 Okulların açılmasıyla hastalıklar artmaya başladı Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar yeniden kalabalık sınıflara, servis araçlarına ve toplu etkinliklere döndü. Medicana Sağlık Grubu Acil Servis Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, bu durumun özellikle sonbahar ve kış aylarında solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğunu; hastalık sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Mevsim geçişlerinde kış aylarına nazaran daha fazla hastalığın ortaya çıktığını söyleyen Medicana Konya Hastanesi Acil Bölümü’nden Uzm. Dr. Saadet Nur Çetinkaya Bodur, çocuklarda en sık görülen hastalıkların nezle, grip, farenjit, bronşit, bademcik iltihabı ve kulak enfeksiyonları olduğunu söyledi. Basit önlemlerle büyük fayda sağlanabilir Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, özellikle çocukların bağışıklık sisteminin yetişkinlere göre daha hassas olduğuna dikkat çekerek, hastalıklardan korunmak için el hijyeninin, düzenli beslenmenin, yeterli uykunun ve ortamların sık sık havalandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı ve şunları söyledi: "Ayrıca çanta, suluk ve oyuncak gibi sık kullanılan eşyaların temizliğinin ihmal edilmemeli. Bu dönemde mevsimsel grip aşısı gibi koruyucu aşıların da çocuk sağlığında önemli rol oynar." Düşmeyen ateşe dikkat Hastalıklara rağmen panik yapılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çetinkaya Bodur, hafif şikayetlerde evde dinlenmenin ve bol sıvı alımının genellikle yeterli olduğunu söyleyerek, "38 dereceyi geçmeyen ateş, hafif öksürük ve burun akıntısı gibi durumlarda çocuğun evde dinlenmesi uygun olabilir. Ancak bazı belirtiler ciddiye alınmalıdır. Yüksek ve düşmeyen ateş, şiddetli boğaz ağrısı, kulak akıntısı, hırıltılı nefes, hızlı soluma, tekrarlayan kusma, ishal, morarma ve bilinç bulanıklığı gibi bulguların vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşunda değerlendirilmesi gerekir" dedi. Bilinçsiz antibiyotik kullanılmamalı Uzm. Dr. Nur Çetinkaya Bodur, ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin antibiyotiği bilinçsiz şekilde kullanmak olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu ilaçlar yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Virüs kaynaklı nezle ve grip gibi hastalıklar antibiyotikle tedavi edilmez. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı hem çocukların bağışıklık sistemini zayıflatır hem de ileride antibiyotik direncine yol açar’’ şeklinde konuştu.
Karatay Trafik Eğitim Parkı ve Tabiat Mektebi’nde yeni dönemde 16 bin öğrenci eğitim alacak
02 Ekim 2025 Perşembe - 15:39 Karatay Trafik Eğitim Parkı ve Tabiat Mektebi’nde yeni dönemde 16 bin öğrenci eğitim alacak Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi’nin Trafik Eğitim Parkı ve Tabiat Mektebi’nde yeni dönem başladı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen projeler sayesinde bu eğitim döneminde 16 bin öğrenciye hem teorik hem uygulamalı eğitim imkanı sunulacak. Son 5 yılda ise toplam 70 bin öğrenci bu projelerden faydalandı. Karatay Belediyesi, öğrencilerin eğitim hayatlarına okul dışı öğrenme ortamlarıyla katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda 5 yıldır faaliyet gösteren Trafik Eğitim Parkı ile Tabiat Mektebinde yeni dönem dersleri başladı. Çocuklara trafik bilincini küçük yaşta kazandıran Trafik Eğitim Parkı ve doğayla iç içe uygulamalı atölye çalışmalarına imkan tanıyan Tabiat Mektebi’nde bu yıl toplamda 16 bin öğrenci eğitim alacak. Geleceğin sürücüleri trafik parkında eğitim alıyor Karatay Belediyesi’nin çocuklara trafik bilincini küçük yaşta kazandırmak amacıyla sürdürdüğü "Trafikte Değerler ve Kurallar Eğitimleri" başladı. İlçe genelindeki 59 ilkokuldan 8 bin 100 öğrenci, Ulubatlı Hasan Mahallesi’nde bulunan Trafik Eğitim Parkına getiriliyor. Burada Konya İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli uzmanlar tarafından öğrencilere trafik kültürü hem teorik hem de uygulamalı olarak öğretiliyor. Çocuklar, akülü araçlarla trafik kurallarına uygun sürüş, durma, park etme, güvenli takip mesafesi, emniyet kemerinin önemi, trafik ışıklarında sürücü ve yaya davranışları gibi konularda eğitim alıyor. Ayrıca eğitimlerin ilk gününde öğrencilere çanta ve çeşitli hediyeler dağıtıldı. Minikler doğayı tabiat mektebinde keşfediyor Karatay Belediyesi’nin Tabiat Mektebi de yeni dönemde kapılarını öğrencilere açtı. İlçe genelindeki tüm 2. sınıf öğrencilerini kapsayan programla 8 bin çocuk, Karatay Şehir Parkı içerisindeki uygulamalı atölyelerden faydalanacak. Tabiat Mektebi’nde; Doğal Yaşam ve Gıda Atölyesi, Kil Atölyesi, Ahşap Atölyesi, Seracılık Alanı, Oryantiring (yön bulma) Parkuru, Çadır ve Kamp Alanı, Sıfır Atık Atölyesi, Hikaye Okuma Alanı, Hayvancılık Uygulama Alanı ve Doğal Gözlem Kulesi gibi özel alanlarda öğrenciler doğayla iç içe eğitim alıyor. Kompost üretiminden temel kampçılığa, geri dönüşümden hayvanlarla etkileşime kadar birçok uygulama ile çocukların hem bilgi hem de becerileri gelişiyor. Trafik eğitiminde keyifli anlar yaşayan minikler ile doğada yeni keşifler yapan öğrenciler, programlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya teşekkür etti. 16 bin öğrenciye uygulamalı ve teorik eğitim Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Trafik Eğitim Parkı ve Tabiat Mektebi’nde başlayan yeni dönemin hayırlı olmasını dileyerek tüm öğrencilere başarılar temennisinde bulundu. Başkan Kılca, Karatay Belediyesi olarak eğitime her türlü desteği vermeye devam ettiklerini vurgulayarak şunları söyledi: "Çocuklarımız, gençlerimiz bizim geleceğimiz. İnsana yapılan yatırımın geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu biliyoruz. Bu yüzden geleceğimize, gençlerimize önem veriyoruz. Şehrin inşası ve imarı çok önemli ama neslin ihyası ondan da önemlidir. Biz de bu anlayışla çalışıyor, birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Trafik Eğitim Parkı ve Tabiat Mektebi de bu projelerden bazılarıdır." Başkan Hasan Kılca, iki projeyle birlikte İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ile İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında bu yıl toplam 16 bin öğrenciye uygulamalı ve teorik eğitim verileceğini kaydetti. Trafik bilincinin çocuklukta kazandırılmasının duyarlı bir toplum için en sağlam adımlardan biri olduğunu belirten Kılca, "Trafik kurallarına uyan bireyler sadece kendi güvenliklerini değil toplumun genel güvenliğini de sağlar. Bu eğitim-öğretim döneminde 8 bin 100 bin öğrencimiz trafik eğitimlerinden faydalanacak ve çocuklarımız bu alanda bilinçlenecekler" dedi. Hasan Kılca Tabiat Mektebi’nde ise öğrencilerin doğayla ve toprakla iç içe eğitim aldıklarını ifade etti. Buradaki atölye çalışmaları sayesinde çocukların okulda öğrendiklerini pekiştirdiğini aktaran Başkan Kılca, "Çocuklarımız doğada yaşayarak güven kazanıyor; el becerilerinin yanı sıra kişisel, sosyal ve duygusal yönleri de gelişiyor. Hem eğleniyorlar hem öğreniyorlar. Tabiat Mektebi, Karatay’a, Konya’ya ve geleceğimize önemli katkılar sunuyor" diye konuştu.
Selçuk Tıp’ta robotik cerrahiyle 100. operasyon yapıldı
02 Ekim 2025 Perşembe - 11:50 Selçuk Tıp’ta robotik cerrahiyle 100. operasyon yapıldı Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi, modern cerrahinin en ileri teknolojilerinden biri olan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’ni bünyesine kazandırarak kısa sürede önemli bir başarıya imza attı. Bu sistemle gerçekleştirilen 100. ameliyat başarıyla tamamlandı. Robotik sistemle yapılan ilk operasyon, genel cerrahi uzmanı olan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz tarafından gerçekleştirildi. Başarıyla sonuçlanan mide ameliyatı ile birlikte üniversite, Konya’da robotik cerrahinin öncüsü oldu. 10 aylık süreçte robotik sistem kullanılarak pankreas, karaciğer, prostat ve mide gibi ileri düzey cerrahi girişimler uygulandı. Bu dönemde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi genel cerrahi ve üroloji klinikleri, dünyada robotik sistemle yapılan operasyonların yoğunluğu açısından üst sıralara yükseldi. Bu yükseliş, hastanenin robotik cerrahi hattına olan talebi, multidisipliner cerrahi ekip koordinasyonunu ve sistemin operasyonel kapasitesini gösteriyor. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin sağlık vizyonunu değerlendirerek, "Robotik cerrahi, sadece bir teknoloji yatırımı değil; aynı zamanda geleceğe açılan bir kapıdır. Biz bu sistemle ameliyatlarımızda daha hassas, güvenli ve hızlı sonuçlar elde ediyoruz. 10 ay gibi kısa bir sürede 100. ameliyata ulaşmamız, hem cerrahi ekibimizin özverisini hem de hastalarımızın bize duyduğu güveni gösteriyor. Önümüzdeki dönemde bu başarıyı daha da ileriye taşıyarak Selçuk Üniversitesini yalnızca Konya’nın değil, bölgenin robotik cerrahi merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz" dedi. Robotik cerrahi hastalara, daha küçük kesiler, daha az ağrı ve kan kaybı, daha kısa iyileşme süresi, daha az enfeksiyon riski ve cerraha milimetrik hassasiyet sağlayan ileri teknoloji gibi imkanlar sağlıyor.
Tam 4 bin yıllık doğal salgın savaşçısı: "Turşu"
02 Ekim 2025 Perşembe - 11:05 Tam 4 bin yıllık doğal salgın savaşçısı: "Turşu" Tarihi milattan önce 2000’li yılların başına kadar uzanan turşu, Selçuklu döneminden günümüze Anadolu topraklarında yaygın olarak tercih ediliyor. Vücut direnci için önemli rol alan turşunun kurulma aşaması ise oldukça dikkat istiyor. Tarihi 4 bin yıla kadar uzanan turşu, günümüzde de son zamanlarda artan salgın hastalıklara karşı tercih ediliyor. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin yakalandığı ve ağır geçirdiği hastalıklar, hastanelerde de zaman zaman yoğunluğa neden olabiliyor. Bağışıklığını güçlendirmek isteyen kimi vatandaşlar ise Türk sofralarının vazgeçilmez lezzetlerinden doğal turşuya yöneliyor. "Yiyeceklerin dayanıklı kalması için mutlaka hakiki kaya tuzu tercih edilmeli" Turşunun kurulum aşamasında belirli noktalara dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen turşucu Selman Kozan, "Birçok kültürde yüzyıllardır turşu tüketilmektedir. Türkiye’de hemen her mevsimde tüketilen turşular özellikle kış aylarında daha popülerdir. Çünkü içerdikleri probiyotik mikroorganizmalar sayesinde bağışıklık sistemini desteklemektedir. Sindirim sistemini iyileştirmeye kadar çok sayıda fayda sağlar. Turşu, mevsiminde toplanan sebzelerin veya meyvelerin tuzlu su, salamura, sirke veya limon suyu gibi asidik bir ortamda bekletilmesiyle yapılır. Gıdaların daha uzun süre saklanabilmesi, ana hedef olarak bunu gösterebiliriz. Bilinen en eski turşu yapımı 4 bin yıl öncesine dayanmaktadır ve özellikle Orta Doğu, Uzak Doğu ülkelerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Turşu yapımı yöreden yöreye şehirden şehre, ülkeden ülkeye değişir. Turşu yapımında özellikle içindeki yiyeceklerin dayanıklı kalması için mutlaka ve mutlaka hakiki kaya tuzu tercih edilmelidir. Rafine tuz, turşunun kısa zamanda yumuşamasına neden olur. O yüzden sofralık tuzu yani rafine tuzu kullanmamalıyız. Aynı zamanda hakiki kaya tuzu, tansiyon, şekere ve böbrek rahatsızlıklarına çok çok iyi gelir. Turşuyu doldurduğumuz saklama kabı ise yeni ve güvenli kapaklı tercih edilmeli. Sebzeleri seçerken de sert, taze, kabuklarının parlak görünümlü ve zedelenmemiş olmasına dikkat etmeliyiz. Turşu yapımında tabii kişiden kişiye ve damak lezzetine göre değişir. Herkes farklı bir şekilde turşu kuruyor. Klasik bir şey söyleyecek olursak örnek veriyorum güzelce yıkanmış sebzelerin içerisine 1 buçuk çay bardağı sirke, bir çay bardağı hakiki kaya tuzu, tercihe göre de 2-3 dilim limon ve aroma katması için bu tercih edilebilir. Sarımsak, defne yaprağı, maydanoz, koruk da ilave edebilirsiniz" dedi. "Salamura ürün en az 20 gün ila 1 ay beklemesi lazım" Bazı turşuların faydalarının normal ürünlere göre daha fazla olduğunu anlatan turşucu Selman Kozan, "Sindirim sistemini destekler, bağışıklık sistemini güçlendirir. Elektrolit dengesini sağlar. Enerji seviyesini arttırır. Koruyucu antioksidan kaynağıdır. Kan şekeri seviyesini dengeler. Turşu suyunun faydaları da var. Krampları önler, vücut sıvı dengesini düzenlemede ve sindirimi kolaylaştırır, öksürüğe iyi gelir, kalbi korur. Gribal enfeksiyonlara iyi gelir, kabızlığın ilacıdır. Vücuda enerji ve dinamizm katar. Mide bulanmasına çok çok iyi gelir. Şu an turşu kurma sezonu yavaş yavaş da bitmek üzere. Öyle hemen olgunlaşması zor. Salamura ürün en az 20 gün ila 1 ay beklemesi lazım. Ürünler çıktıkça daha böyle suları daha çekilmeden o turşu olmaz, bu ürünün zamanını ayarlamak lazım. Zamanını ayarladıktan sonra kuracağımız turşu gayet lezzetli, gayet güzel tatlı olur, yani kışa özellikle bol bol tüketilmesi lazım" şeklinde konuştu. "Özellikle turşu suyunu hiç ihmal etmiyoruz" Turşu tüketicisi Samet Baydilli ise, "Aslında kış ayından da ziyade biz dört mevsim bunu tüketiyoruz. Biber turşuları tercih ediyor, alıyoruz. Salatalıklarını bir tüketici olarak şiddetle tavsiye ederim ama diğer taraftan sarımsak ve bamya en çok tercih ettiğim turşuların arasında. Turşu tabii geçmişten gelen annelerimizden, örf, adetlerimizden olan aslında yemeğin yanında yeri var. Hem de sağlık açısından baktığımızda özellikle pandemi döneminde de uzmanlardan bunun önemini bir kez daha anlamış olduk. Vücuda faydalı özellikle kışın hastalıklara da ciddi anlamda etkisi var. Özellikle biraz da sağlık tarafında da tüketiyoruz. Çocuklarımız da bizden gördükleri için onlar da özeniyor. Özellikle turşu suyunu biz hiç ihmal etmiyoruz. Ciddi anlamda sağlığa da faydası var. Turşu suyunu uzmanlardan duyduk tabii faydasını da görüp yaşıyoruz zaten" diye konuştu.