Yerel Haberler
Konya
Suriçi Çarşısı yeşil enerjiyle aydınlanıyor 23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:22:40 Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi tarafından hayata geçirilen Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari, tarihi ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de yeşil enerji ile aydınlatılarak şehre ve dönüşüme bir kez daha öncü ve örnek oldu. Meram Belediyesinin dev dönüşüm projesi Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi, yalnızca mimari ve estetik dönüşümüyle değil, çevre dostu yaklaşımıyla da örnek ve öncü oldu. Tarihe saygılı ve modern şehircilik anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılan çarşı, şimdi de tamamen yeşil enerji ile aydınlatılarak Konya’da sürdürülebilir belediyeciliğin ve modern dönüşümün simgesi haline geldi. Suriçi’nde enerji de dönüştü Meram Belediyesi Makine İkmal Bakım ve Onarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, çarşıda yer alan binaların cephe aydınlatmalarında "wallwasher" olarak adlandırılan modern mimari aydınlatma sistemi kuruldu. Bu sistem, enerjisini tamamen güneş panellerinden alıyor. Üretilen enerji, yangın güvenliğine uygun ve yüksek güvenlik standartlarına sahip lityum pil sistemlerinde depolanarak kesintisiz bir aydınlatma sağlıyor. Bu sayede Suriçi Çarşısı’nın cepheleri, şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan, tamamen yenilenebilir enerji kullanılarak ışıklandırılıyor. Hem enerji tasarrufu sağlanıyor hem de karbon salınımı azaltılarak çevreye duyarlı bir uygulama hayata geçirilmiş oluyor. Tarihi doku, modern teknolojiyle buluştu Suriçi Çarşısı, tarihi zenginliği ve modern mimarisiyle Meram’ın ve Konya’nın en değerli projelerinden biri oldu. Çıkan tarihi eserlerle de şehrin kültürel hafızasında önemli bir yer tutuyor. Gerçekleştirilen dönüşümle birlikte çarşı, hem tarihi dokusu korunarak restore edildi hem de modern şehir estetiğine uygun bir görünüm kazandı. Yeşil enerjiyle yapılan aydınlatma ise bu dönüşümü adeta taçlandırdı. Gündüzleri tarihi mimarisiyle ziyaretçilerini karşılayan çarşı, geceleri güneşten aldığı enerjiyle adeta yeniden hayat buluyor. Böylece proje, tarih ile modern yaşamı buluşturan her yönden örnek bir proje olarak tarihe geçti. "Geleceğe nefes olan yatırımlar yapıyoruz" Meram Belediye Mustafa Kavuş, Suriçi Çarşısı’nda hayata geçirilen bu çevreci yatırımın yalnızca bir aydınlatma çalışmasının ötesinde bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Başkan Mustafa Kavuş, uygulamaya sokulan bu yeni şehircilik vizyonu ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; "Bizler sadece bugünü değil, yarını da inşa etmekle sorumluyuz. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir şehircilik anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynakları kullanmak, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan büyük bir kazanımdır. Çocuklarımıza daha temiz, daha yaşanabilir bir Meram bırakmak için yatırımlarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz." "Suriçi, Konya ve Meram için büyük ve stratejik bir kazanımdır" Başkan Kavuş, Meram’ın tarihi kimliğini koruyarak geleceğe taşımanın en büyük hedefleri olduğunu belirterek, "Suriçi Çarşısı projesi, geçmiş ile geleceği buluşturan bir köprü niteliğindedir. Bu proje, sadece Meram için değil, Konya için de önemli bir kazanımdır. Benzer uygulamalar daha önce yapılmış olabilir; ancak burada ortaya koyduğumuz sistem, teknik altyapısı ve bütüncül yaklaşımıyla örnek teşkil edecek bir nitelik taşımaktadır. Bu enerji sistemi, Suriçi gibi şehrin merkezinin yeniden ayağa kaldırıldığı, tarihin yeniden açığa çıkarıldığı, bir büyük projede uygulanmış olması bu çalışmayı benzerlerinden özel kılıyor. Suriçi Çarşısı’nda gerçekleştirilen bu yenilikçi uygulama, Meram Belediyesinin yenilenebilir enerjiye verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor. Proje; enerji verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir adımdır, ’Yeşil Belediyeciliğin’ de en güzel örneklerinden biridir" diye konuştu.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:14 Hem acıktırmayan hem susatmayan lezzet: Ramazan şerbeti Osmanlı’dan günümüzü uzanan çeşit çeşit şerbetler iftar sofralarından eksik olmuyor. Gazlı içecekler yerine şekersiz ev yapımı şerbetlerin sağlık açısından faydasına dikkat çeken uzmanlar, 4 çeşit karışımla yapılan Ramazan şerbetini tavsiye ediyor. Osmanlı döneminde sarayda ve evlerde hazırlanan çeşit çeşit şerbet geleneği günümüzde de devam ediyor. 4 farklı lezzetten oluşan Ramazan şerbetinin de özellikle Ramazan’da iftar sofralarında gazlı içecekler yerine tüketilmesi öneriliyor. Kaynayan suya 4 bitkinin aynı anda karışımı ile başlayan şerbet hazırlaması yaklaşık yarım saat sürüyor. Ramazan ayında asitli içecekler ya da hazır meyve suları yerine evde organik şerbet önerisinde bulunan Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Ayşen Çebiç, "Ramazan ayının gelmesiyle birlikte bize en çok sorulan sorulardan bir tanesi şerbet tarifi. Hem acıktırmasın hem susuzluğumu engellesin diye taleplerle karşılaşıyoruz. Bizler bu anlamda çok çeşitli şerbetler öneriyoruz. Ramazan şerbeti yaptık. Şerbetimiz 4 ana maddeden oluşuyor. Bunlardan bir tanesi tarçın olmazsa olmazımız. Hem kokusu hem tadı itibariyle tarçınımız mükemmel bir toksin atıcı. Bununla birlikte karanfil gün boyu hiçbir şey yemediğimiz için istemsiz bir şekilde ağız kokusu problemi ile karşı karşıya kalıyoruz. Karanfil bu anlamda ağız kokusunu giderici özelliği sayesinde diş eti iltihaplarına karşı ve bununla birlikte hazmı kolaylaştırmaya çok faydalı. Daha sonrasında kayısı ekledik. Özellikle mide problemi yaşayanlar, gastriti olanlar, reflüsü olanlar kayısıdan faydalanabilir. Evinde kayısısı olmayanlar diğer meyve gruplarından portakal, mandalina, elma evinde artık hangi meyveden varsa kullanabilirler. Biz bununla birlikte ek olarak her evde olmuyor ama şerbetimize demir hindi ekledik. Demir hindinin en bilinen özelliklerinden bir tanesi tok tutma özelliği. İçerdiği C vitamini sayesinde hem tok tutucu özelliğe sahip hem de gün boyu susatmıyor" dedi. "Asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" Hazırlanan Ramazan şerbetinin her yaş grubuna uygun olduğuna değinen Ayşen Çebiç, "Şerbetimizi 7’den 70’e kullanabilirler. Küçük bebeklere dahi verilebilir, 2 yaş itibariyle kullanıma uygundur. Hamile bayanlar bunu sıkça tüketebilirler. Çok besleyici bir şerbettir. Mide problemi yaşayanlar, gastriti, reflüsü olanlar asitli içecekler yerine bu şerbetten faydalanabilirler. Ayrıca yaşlılarda hafızayı güçlendirici özelliği sayesinde nar çiçeğimiz çok faydalıdır. Bununla birlikte tarçın, karanfil diş hassasiyeti olanlarda, diş eti iltihabı olanlarda ve diş çekilmesi olanlarda çok faydalıdır. Yani bu şerbetimizi, asitli içecekler yerine herkes tercih edebilir" diye konuştu.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:37 MEVKA, faizsiz kredi desteğinde bir ilke imza attı Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ve Vakıf Katılım arasında Garantili Fon Transferi (GFT) ile ilgili gerçekleştirilen iş birliği kapsamında, Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’ndan yararlanan tüzel kişilere yönelik teminat süreçleri, daha esnek ve erişilebilir bir yapıya kavuşacak. 8 ay ödemesiz olmak üzere toplam 26 aya varan geri ödeme vadesi sunan sistem sayesinde, kullanıcıların yükümlülükleri güvence altına alınırken, MEVKA’nın alacakları da teminat altında olacak. Vakıf Katılım, yenilikçi finansal çözümleri arasında yer alan Garantili Fon Transferi (GFT) ürünü kapsamında Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ile iş birliğine imza attı. Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı ile Vakıf Katılım Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Yorulmaz ve Vakıf Katılım Satış ve Performans Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Enver Şahin’in katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle hayata geçirilen iş birliği sayesinde, MEVKA’nın Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’ndan yararlanan tüzel kişilere yönelik teminat süreçleri daha esnek ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulacak. GFT altyapısı ayrıca, kamu tarafından sunulan faizsiz geri ödemeli destek mekanizmalarında alternatif bir teminat çözümü de olacak. Enver Şahin: "KOBİ’lerin kamu desteklerinden daha etkin şekilde yararlanmasına katkı sunuyoruz" Vakıf Katılım Satış ve Performans Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Enver Şahin, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Mevlana Kalkınma Ajansı ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, Garantili Fon Transferi altyapımızın kamu destek mekanizmalarına entegrasyonu açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. GFT’nin sunduğu dijital ve yenilikçi yapı sayesinde işletmelere teminat süreçlerinde esneklik sağlarken, faizsiz finansman modellerine erişimi de desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu modelin, özellikle KOBİ’lerin kamu desteklerinden daha etkin şekilde yararlanmasına katkı sunacağına inanıyoruz" dedi. Dr. İhsan Bostancı: "Bu iş birliği faizsiz kredi desteğinde kalkınma ajansları ile katılım bankaları arasında bir ilk olacak" Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı da protokol hakkında yaptığı açıklamada, "Kurum olarak bizler, uyguladığımız çeşitli destek mekanizmaları ile TR52 Konya-Karaman Bölgemizin her açıdan gelişimine katkı sunmak amacıyla çalışmalarımızı paydaşlarımızla birlikte sürdürüyoruz. Ajansımız tarafından bu minvalde yürütülen çalışmalar neticesinde de kurulduğumuz günden bugüne kadar uygulanan mali ve teknik destek programları ile bölgeye güncel rakamlarla 4,4 milyar TL kaynak aktarılmış, eş finansmanlarla birlikte 8,4 milyar TL tutarında yatırım harekete geçirilmiş durumda. Ajansımız tarafından kısa süre içerisinde 135 milyon TL bütçe ile ilan edilmesi planlanan ’2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısının Güçlendirilmesi Faizsiz Kredi Desteği Programı’ ile de tarım sektöründe, sürdürülebilir yeşil büyüme yaklaşımı doğrultusunda iklim değişikliğine uyum ve direnç sağlayacak yeni çeşitlerin geliştirilmesi için tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge ve inovasyon altyapılarının geliştirilmesi hedeflenmektedir. 2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Destek Programı’mız, Vakıf Katılım ile imzalamış olduğumuz protokol gereği Garantili Fon Transferi sistemi kapsamında gerçekleştirilecektir. Sistem sayesinde destek almaya hak kazanacak işletmelere bir yandan teminat süreçlerinde esneklik sağlanırken diğer yandan da firmaların faizsiz finansman modellerine erişimi de kolaylaşmış olacak. Bu sayede destek almaya hak kazanacak başvuru sahipleri 8 aylık geri ödemesiz dönem içerisinde ajans tarafından sağlanacak olan destekten yararlanarak projelerini hayata geçirecek. Ajans tarafından verilecek destek tutarı projelerin tamamlanmasına müteakiben taksitler halinde ve faizsiz olarak 18 ay içerisinde ajansa geri ödenecektir. Hayata geçirilecek protokol, faizsiz kredi desteği kapsamında ülkemizdeki kalkınma ajansları tarafından katılım bankaları ile imzalanan ilk protokol olması açısından da son derece kıymetli, bu anlamlı iş birlikleri için Vakıf Katılım’a teşekkür ediyorum."
Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yaptı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:59 Konya, Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası’na başarıyla ev sahipliği yaptı 1-5 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen 2026 UEC Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonası, Avrupa’nın en iyi pist bisikletçilerini Konya’da buluşturdu. Organizasyonun beşinci ve son gününde Keirin ve Madison mücadeleleri ön plana çıktı. Gün, Kadınlar ve Erkekler Keirin ilk tur yarışlarıyla başladı; ardından her iki kategoride ilk tur repesaj mücadeleleri gerçekleştirildi. Programın devamında Kadınlar ve Erkekler Keirin yarı finalleri koşulurken, günün ilerleyen bölümünde Kadınlar Madison yarışı yapıldı. Keirin branşında Kadınlar ve Erkekler için 7-12 sıralama finalleri ile 1-6 büyük finalleri tamamlanarak dereceye giren sporcular belirlendi. Şampiyona, kıran kırana geçen Erkekler Madison yarışıyla sona erdi. Kadınlar Keirin yarışında nefes kesen şampiyonluk mücadelesi Kadınlar Keirin mücadelesinde ilk tur karşılaşmalarının ardından gözler repesaj ve yarı final yarışlarına çevrildi. Repesaj etabında üst tura kalmak için verilen mücadelede öne çıkan isimler, yarı finallerde de iddialarını sürdürdü. Yarı final karşılaşmalarının ardından, son Avrupa ve dünya keirin şampiyonu Hollandalı Steffie van der Peet ile 2023 ve 2024 Avrupa keirin şampiyonu Alman Lea Sophie Friedrich, finale yükselen dikkat çekici isimler arasında yer aldı. Tecrübeleri ve şampiyonluk geçmişleriyle öne çıkan bu sporcuların finalde vereceği mücadele, kadınlar keirin yarışında heyecanı zirveye taşıdı. Kadınlar Keirin finali, yüksek hızların ve milisaniyelerin belirleyici olduğu nefes kesen bir mücadeleye sahne oldu. Final yarışında Alina Lysenko (AIN), güçlü çıkışı ve doğru zamanlamasıyla rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Fransa adına yarışan Mathilde Gros, finalde verdiği mücadeleyle gümüş madalyaya uzanırken, Almanya’dan Lea Sophie Friedrich ise bronz madalya elde etti. Büyük Britanyalı Lauren Bell ile İspanyol Helena Casas Roige ilk beş içerisinde yer alırken, son Avrupa şampiyonu Hollandalı Steffie van der Peet finali altıncı sırada tamamladı. Üst sıralardaki küçük zaman farkları, kadınlar keirin disiplininde rekabet seviyesinin ne denli yüksek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Erkekler Keirin yarışında nefes kesen final mücadelesi Erkekler Keirin mücadelesi, altı seri halinde koşulan ilk tur yarışlarıyla birlikte yüksek hızların ve sert pozisyon mücadelelerinin öne çıktığı bir tablo ortaya koydu. Favori isimlerin kontrollü sürüşleri dikkat çekerken, dünya şampiyonu Harrie Lavreysen ile dünya rekortmeni Matthew Richardson, kendi serilerinde üstünlük kurarak bir üst tura yükseldi. İlk turun ardından koşulan repesaj yarışları ise üst tura kalma mücadelesinin dozunu daha da artırdı; özellikle 2024 Keirin’de gümüş Madalya alan Mateusz Rudyk ve 2025 U23 Avrupa Pist Bisikleti Şampiyonu Nikita Kiriltsev’in yer aldığı serilerde yaşanan çekişme, keirin disiplininde hata payının ne kadar az olduğunu bir kez daha gösterdi. Yarı final mücadelelerinde ise üst düzey hız ve tecrübe ön plana çıktı. İlk yarı final serisinde Richardson ve Lavreysen finale yükselirken, ikinci yarı finalde Fransız Tom Derache ile Belçikalı Lowie Nulens, kontrollü ve güçlü sürüşleriyle final biletini alan isimler oldu. Yarı finallerde ortaya konan performanslar, erkekler keirin finalinin şampiyonanın en çekişmeli yarışlarından biri olacağının güçlü sinyallerini verdi. Erkekler Keirin finali, şampiyonanın en yüksek hızlara ulaşılan ve heyecanın zirve yaptığı yarışlarından biri oldu. Final mücadelesinde dünya rekortmeni Büyük Britanyalı Matthew Richardson, güçlü çıkışı ve son virajdaki etkili atağıyla rakiplerini geride bırakarak altın madalyanın sahibi oldu. Son dünya şampiyonu Hollandalı Harrie Lavreysen, yalnızca +0.033 saniyelik farkla ikinci sırada yer alarak gümüş madalya kazanırken, Belçikalı Lowie Nulens bronz madalyaya uzandı. 200 Turluk Kadınlar Madison yarışında zirve Belçika’nın 200 turdan oluşan Kadınlar Madison Yarışı, yüksek tempo, doğru zamanlama ve takım uyumunun belirleyici olduğu bir mücadeleye sahne oldu. Yarış boyunca topladığı 50 puanla Belçika, altın madalyanın sahibi olurken; Belçika bisikletinin süperstarı Lotte Kopecky ve Shari Bossuyt, özellikle aldıkları 20 turluk bonus ile rakiplerine üstünlük kurdu. Büyük Britanya, 27 puanla gümüş madalyaya uzanırken; Büyük Britanya ekibinde eski yol bisikletçisi Katie Archibald ve Anna Morris istikrarlı sürüşleriyle öne çıktı. İtalya ise 26 puanla bronz madalyanın sahibi oldu; İtalya adına yarışan Elisa Balsamo ve Federica Venturelli, özellikle ara sprintlerde topladıkları puanlarla kürsü mücadelesini son ana kadar taşıdı. Erkekler Madison’da kazanan Almanya 200 tur üzerinden koşulan Erkekler Madison Yarışı, yüksek tempo ve stratejik hamlelerin belirleyici olduğu üst düzey bir mücadeleye sahne oldu. Yarış boyunca topladığı 85 puanla Almanya, altın madalyanın sahibi olurken; Moritz Augenstein ve 2025 Avrupa Şampiyonası Madison yarışında gümüş madalya kazanan Roger Kluge, özellikle elde ettikleri 40 turluk bonus ile rakiplerine önemli bir üstünlük sağladı. Portekiz, 55 puanla gümüş madalyaya uzanırken; bu yılın Madison şampiyonu Iuri Leitao ile Diogo Narciso, sprintlerdeki istikrarlı performanslarıyla kürsü mücadelesini son ana kadar taşıdı. Belçika ise 38 puanla bronz madalyanın sahibi olurken; Jasper De Buyst ve Jules Hesters, özellikle ara sprintlerde topladıkları puanlarla yarışta etkili bir performans sergiledi. Şampiyon sporculara ödülleri takdim edildi Ödül seromonisinde şampiyon sporculara ödülleri; Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Başkanı Enrico Della Casa, Avrupa Bisiklet Birliği (UEC) Asbaşkanı Raivo Rand, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı ve Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Yönetim Kurulu Üyesi Emin Müftüoğlu, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Onur Şahin tarafından takdim edildi.
Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:11 Karatay, VSR Türkiye Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın yerel düzeyde değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla "VSR Türkiye Çalıştayı" düzenlendi. 2015 yılından bu yana küresel ölçekte uygulanmakta olan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), uygulama sürecinin son beş yılına girerken; bugüne kadar elde edilen kazanımların ve devam eden sorunların sistematik biçimde raporlanmasına yönelik değerlendirme faaliyetleri sürdürülüyor. Bu çerçevede küresel sürece katkı sunmak amacıyla Kent Araştırmaları Enstitüsü tarafından Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu (Voluntary Subnational Report - VSR Türkiye) hazırlanıyor. Rapor çalışmasının paydaş katkılarıyla güçlendirilmesi ve yerel düzeyde öne çıkan alanların ele alınması amacıyla Karatay Belediyesi ev sahipliğinde çalıştay gerçekleştirildi. Çalıştayda, VSR Türkiye kapsamında yürütülen çalışmalar detaylı şekilde ele alınırken, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde yerelde öne çıkan başlıklar değerlendirildi ve çözüm önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. VSR Türkiye Raporu’nun ise 2026 yılı Mart ayı içerisinde kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor. "Sürdürülebilir kalkınma yerel yönetim anlayışımızın temeli" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Gönüllü Bölgesel Değerlendirme (VSR) Türkiye Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin Karatay Belediyesi’nin yönetim anlayışının temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çalıştay vesilesiyle katılımcılarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılca, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yalnızca bir vizyon olarak değil, yerel yönetim yaklaşımının merkezinde konumlandırdıklarını ifade etti. Bu doğrultuda atılan adımların ulusal ve uluslararası düzeyde karşılık bulmasının kendileri için önemli bir gurur kaynağı olduğunu belirten Kılca, Karatay Belediyesi’nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’de yerel yönetimler arasında öncü bir rol üstlendiğini söyledi. Hasan Kılca, VSR Türkiye Yerel Yönetim Elçisi olarak danışma kurulunda yer almasının, Karatay’ın bu alandaki güçlü kurumsal yaklaşımının ve kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin ilk VSR buluşmasına ev sahipliği yapmanın da bu sürecin bir sonucu olduğunu kaydetti. "Raporu Türkçe ve İngilizce hazırlayan ilk belediyeyiz" Kılca, Karatay Belediyesi’nin 2021 yılında Birleşmiş Milletler’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında geliştirilen Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporunu Türkçe ve İngilizce olarak hazırlayan Türkiye’deki ilk belediye olduğunu hatırlatarak, 2023 yılında ise raporu üç dilde yayımlayarak yine bir ilke imza attıklarını belirtti. Bu çalışmalarla yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını ölçülebilir ve görünür hale getiren örnek bir model ortaya koyduklarını ifade eden Kılca, Birleşmiş Milletler Üst Düzey Politik Forumu toplantılarında Karatay’daki iyi uygulamaları uluslararası platformlarda paylaşma fırsatı bulduklarını kaydetti. Bu çalışmaların Karatay’ın küresel ölçekte güçlü şehirler arasında konum kazanmasına katkı sağladığını belirten Kılca, yürütülen çalışmaların gelişen ve devam eden bir süreç olarak değerlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda 2025 yılında hazırlanan Sürdürülebilir Enerji ve İklim Değişikliği Eylem Planı ile iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji dönüşümü alanında somut adımlar atıldığını ifade eden Kılca, planın belediye meclisi tarafından kabul edilerek yürürlüğe girdiğini ve Karatay’ın çevresel sorumluluğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. "Türkiye’de ilk ‘öncü şehir’ ünvanını aldık" Başkan Kılca ayrıca, sürdürülebilir kalkınma alanında yürütülen çalışmaların uluslararası alanda da karşılık bulduğunu belirterek, Kanada’da düzenlenen 7. Dünya Kentsel Ekonomi Forumu’nda Karatay’ın Türkiye’de "öncü şehir" ünvanını alan ilk belediye olduğunu hatırlattı. Sürdürülebilir kalkınmayı çevreyi koruyan, sosyal refahı artıran ve ekonomik gelişimi destekleyen bütüncül bir yönetim anlayışı olarak değerlendirdiklerini ifade eden Kılca, gelecek nesillere daha yaşanabilir, dirençli ve güçlü bir şehir bırakma sorumluluğuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bu önemli çalıştaya ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını vurgulayan Hasan Kılca, çalıştayın ortaya koyacağı bilgi birikiminin sürdürülebilir yerel yönetim anlayışına katkı sağlayacağına inandığını belirterek katkı sunan tüm kurum, kuruluş, akademisyen ve paydaşlara teşekkür etti. Kılca, Gönüllü Bölgesel Değerlendirme sürecinin ülke, şehirler ve gelecek nesiller için hayırlı olmasını temenni etti. UCLG-MEWA Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Murat Duman, yaptığı konuşmada Karatay Belediyesi’nin sürdürülebilir kalkınma alanındaki çalışmalarını takdir ederek, yürütülen sürecin uluslararası ölçekte önemli bir referans noktası olacağını ifade etti. Bugünün birçok açıdan "ilklerin yaşandığı" bir gün olduğunu vurgulayan Duman, Karatay Belediyesi ve Kent Araştırmaları Enstitüsü iş birliğinde yürütülen çalışmanın derinlikli ve kapsamlı bir hazırlık sürecine dayandığını belirtti. Kent Araştırmaları Enstitüsü Genel Direktörü Emir Osmanoğlu, sürdürülebilir kalkınma sürecinde yerel yönetimlerin rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı. Enstitü olarak Türkiye’nin ilk Ulusal Gönüllü Yerel Değerlendirme Raporu çalışmasını yürüttüklerini aktaran Emir Osmanoğlu, raporun yalnızca bir çıktı değil; belediyelerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısını bütüncül, karşılaştırılabilir ve akademik bir çerçevede ortaya koymayı hedefleyen ulusal bir referans belgesi niteliği taşıyacağını söyledi. VSR Türkiye Baş Yazarı Dr. Cemal Baş, yaptığı konuşmada hazırlıkları süren raporun yöntemine ilişkin bilgi verdi. Baş, raporun henüz tamamlanmadığını ve ay sonuna kadar hazır hale getirilmesinin planlandığını belirterek, çalıştayda paydaşlardan alınacak görüş ve önerilerin raporun temelini oluşturacağını ifade etti. Program, konuşmaların ardından gerçekleştirilen çalıştay oturumları ve değerlendirme toplantılarıyla sona erdi.
Konya’da yüksek kesimler yağışa doydu
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:02 Konya’da yüksek kesimler yağışa doydu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son 5 günlük ölçümleri doğrultusunda, Konya genelinde etkili olan yağışların toplam sonuçları netleşti. Dört günlük verilerin birleştirilmesiyle en fazla yağış alan bölgeler raporlandı. Toplam yağış miktarlarına göre Konya’da zirve, açık ara farkla Seydişehir Alacabel oldu. Alacabel’de 4 günde ölçülen toplam yağış miktarı yaklaşık 100 kilograma ulaştı. Bu değer, il genelinde kaydedilen en yüksek yağış olarak dikkat çekti. Alacabel’i, Bozkır Sorkun Yaylası takip etti. Yaylada özellikle 2 Şubat’ta etkili olan kuvvetli yağışla birlikte toplam miktar 66 kilogramın üzerine çıktı. Derebucak ise dört günlük süreçte 54 kilogramı aşan yağışla üçüncü sırada yer aldı. Yağıştan en fazla pay alan diğer bölgeler arasında Hadim Dedemli Dolhanlar 45 kg, Beyşehir Yeşildağ Orman Sahası 41,5 kg, Seydişehir merkez 32 kg ve Akşehir 31,8 kg öne çıktı. Bu bölgelerdeki yağışların barajlar, göl, göletler ve yer altı su kaynakları açısından önemli katkı sağladığı belirtildi. Ova kesimlerinde yağış miktarları daha sınırlı kalırken; Hüyük 17,9 kg ve Beyşehir merkez 17,2 kg orta seviyede yağış alan ilçeler arasında yer aldı. Uzmanlar, yüksek kesimlerde yoğunlaşan bu yağışların tarımsal üretim açısından sevindirici olduğunu, ancak ani yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Çocuklarda görülen enfeksiyonların ilk belirtisi, yüksek ateş
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:05 Çocuklarda görülen enfeksiyonların ilk belirtisi, yüksek ateş Okullarda ikinci dönemin başlamasıyla beraber çocuklarda yoğun olarak görülen enfeksiyon hastalıklarına karşı uyarıda bulunan uzmanlar, hijyen kurallarına uyulması, hasta çocukların doktorun önerdiği zaman okula dönmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, ateşin bir hastalık değil, vücudun verdiği bir cevap olduğunu vurgularken, özellikle 3 günden uzun süren bir ateş varsa mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğine dikkat çekti. İkinci dönem eğitim ve öğretimin başlamasıyla beraber uzmanlardan salgınlara karşı uyarı geldi. Kış aylarında ortamlarda havalandırmanın sağlıklı yapılamadığına dikkat çeken Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, bu dönemlerde dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı. Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Okullar açıldı, kış mevsimdeyiz, havalar soğuk ve kapalı ortamlarda havalandırma güzel sağlanamıyor. Mümkün olduğu kadar havalandırmanın sağlanması, el hijyenine dikkat edilmesi, özellikle kış aylarında görülen viral enfeksiyonların yayılmasını önlemek için önemli. Bunun dışında şu anda sık gördüğümüz suçiçeği enfeksiyonları var. Aşısı olmayan çocukların aşılanması bu aşamada önemli. Hala influenza enfeksiyonlarımız devam ediyor. Bunun dışında halk arasında BETA olarak bilinen boğaz enfeksiyonlarımız devam etmekte. Bunlara karşı da dikkatli olunması gerekiyor. Ellerin yıkanması, hijyen kurallarına uyulması, ishal varsa tuvaletin mümkünse ayrılması, boğaz enfeksiyonu olan çocuk istirahate ayrıldığında çocuğun doktorun önerdiği zaman okula tekrar dönmesi, bunun dışında hasta çocukların mümkün olduğunca okula gönderilmemesi de çok önemli" dedi. "3 günden uzun süren bir ateş varsa mutlaka bir doktora başvurmaları gerekiyor" Ateşlenen çocuğun takip edilmesine dikkat çeken Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Aileler şu anda özellikle doktora sık sık başvuruyor. Bu da ne demek oluyor diye bakarsak, antibiyotik kullanma ihtimalinin artması. Aslında enfeksiyonların çoğu bu aşamada bir enfeksiyon ve viral enfeksiyonlar. Maalesef ki antibiyotikler bir cevap vermiyor. Burada ne öne geçiyor; dinlenme, uyku düzeni, beslenme. Bunun dışında sıvı tedavisi, özellikle su içme, hidrasyonun sağlanması önemli. Çocuklarda ateş ailelerin en çok korktuğu semptomlardan birisi. Ateşli çocuğu tabii ki takip etmemiz gerekiyor. Özellikle 3 günden uzun süren bir ateş varsa mutlaka bir doktora başvurmaları gerekiyor. Onun dışında evde fark ettiniz, ne yapmamız gerekiyor; o sırada çocuğun üstünü soymamız ve ince giydirmemiz, ıık suyla yıkamamız, ateş düşürücü uygun dozda, uygun şekilde vermemiz gerekiyor. Tekrarlayan ateş düşürücü verdiğimiz zaman ise mutlaka doktorun önereceği aralara uyarak verilmesi gerekmekte" ifadelerini kullandı. "Ateşi tedavi etmeyiz, altında yatan hastalığı tedavi ederiz" Özellikle ailelerin çocukları yanlış şekilde iyi etmenin yolunu bulmaya çalıştığını ifade eden Doç. Dr. Özge Metin Akcan, "Örnek vermek gerekirse; sirkeli suya sokuyorlar, soğuk suya sokuyorlar, soğuk suya sokunca da birden vücut ısısı düşürüyorlar ama vücut bu sefer ne olarak cevap veriyor, algıladığı vücudun soğuduğu. Çocuklar bu sefer kendi beyninden gelen yanıtla tekrar vücut ısınmaya başlıyor. Tekrar ateşle gelebiliyor. Onun dışında aslında viral enfeksiyonlarda ateş kendi düşeceği zaman düşüyor, bu dönemde bizim verdiğimiz ek bir ilacın faydası olmuyor. Ateş hastalık değildir, ateş vücudun verdiği bir cevaptır. Ateş olduğu zaman ‘demek ki bir ortamda sıkıntı var ve buna karşı savaşıyoruz’ demektir. Bu da nasıl oluyor, vücutta enfeksiyona karşı savunacak hareketi tetikleyen mekanizmadır. Biz aslında ateşi tedavi etmeyiz, altında yatan hastalığı tedavi ederiz. O yüzden hastalığımız neyse onu tedavi etmek önemlidir" diye konuştu.