Yerel Haberler
Konya
Cengiz Yönet: "Fenerbahçe’yi tekrar yenmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" 08 Mayıs 2026 Cuma - 11:37:59 Konyaspor Genel Sekreteri ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, ligde bu hafta evinde oynayacakları Fenerbahçe’yi tekrar yenmek için ellerinden gelen gayreti göstereceklerini söyledi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında yarın Fenerbahçe’yi ağırlayacak Konyaspor’da Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Cengiz Yönet, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Ligin önemli takımlarından biri olan Fenerbahçe ile oynayacaklarını ifade eden Yönet, "Konyaspor, çok güzel bir seri yakaladı. Son olarak kupa maçında Beşiktaş’ı yendik. Takım son derece moralli, teknik kadro son derece moralli, taraftar coşkulu, yönetim heyecanlı ve ligde bu hafta ligin güçlü takımlarından Fenerbahçe’yi ağırlayacağız. Tekrar yenmek için bekliyoruz. Yenmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Beşiktaş kupa maçı öncesinde Fenerbahçe’yi eleyerek kupada yolumuza devam etmiştik. Güçlü ve saygı duyduğumuz rakiple bir kez daha sahamızda karşılaşacağız. Futbolcularımızın, teknik kadromuzun elinden gelen her şeyi yapacağına eminiz. Çünkü biz Konyaspor’un başarılarıyla, centilmenliğiyle her yerde ses getirilmesini diliyoruz ve arzuluyoruz. Yönetim kurulu olarak bütün çalışmalarımız bu yönde" ifadelerini kullandı. "Bütün maçlar bittiği zaman en iyi olanlar ligde kalmayı başaracak" Kayserispor maçının da önemli olduğunu belirten Cengiz Yönet, "Biz Konyaspor olarak sahaya çıkacağız. Elimizden gelen her şeyi yapacağız. Futbolumuzu oynayacağız. Ekstra bir çabanın içerisine girmeyeceğiz veya yapmamız gerekenlerden daha azını yapmayacağız. Bugün Kayserispor’un veya bir başka takımın bulunduğu pozisyonda geçtiğimiz yıllarda Konyaspor olarak biz de ulunduk. Spor ahlakının gerekliliklerini yerine getirerek vicdani anlamda rahatsız olmayacağımız, bizim Konyaspor’un yaptıkları ya da yapmadıklarının konuşulmadığı bir maç oynayarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz ve yine spor tarihinin sayfaları içerisinde Konyaspor tertemiz kalacak. Bu maçlar da her zaman söylüyorum; ligin son düdüğü çalındığı zaman, bütün maçlar bittiği zaman en iyi olanlar ligde kalmayı başaracak. En iyi olma aşamasına gelemeyen takımlar da düşecek. Hangi takımın düşeceğini bugünden söylemek ve kestirmek mümkün değil. Çok ilginç bir küme düşme hattı yaşanıyor. Özellikle son yıllarda Türk futbolunda böyle bir çekişmenin yaşandığını ben hem bir spor yöneticisi olarak hem de spor seyircisi olarak futbol seyircisi olarak hatırlamıyorum. Çok değişik ihtimaller ve varyasyonlar var. Aslında her sene şampiyon kim olacakla insanlar daha çok ilgilenirken, bu sene ligimizde yaşadığımız bu ilginç maçlar neticesinde küme düşme hattındaki heyecan ve çekişme yukarıdaki şampiyonluk yarışından çok daha heyecanlı ve iddialı hale geldi. Bizler de merakla bekliyoruz. Biz Konyaspor’uz geçmişte olduğu gibi yine çıkacağız tertemiz futbolumuza oynayacağız" diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:31 Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:19 Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen dört yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:05 Başkan Büyükeğen: "Konya, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyoR" Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nda savunma sanayinin önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Konyalı firmalara da hayırlı olsun ziyareti gerçekleştiren Başkan Büyükeğen, Konya’nın sektördeki gücünü bir kez daha gösterdiğini söyleyerek, "Konya’mız, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi. Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Küçükbacak, Mehmet Kaçmaz ve KSO öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) Başkanı Hıfsı Soydemir ile birlikte, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nı ziyaret etti. Fuar kapsamında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Kaya, Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol, TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ve beraberindeki heyetlerle görüşen Başkan Büyükeğen, fuarda stant açan Konyalı firmaları da ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Fuar gezisi sonrasında değerlendirmelerde bulunan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, savunma sanayinin Türkiye’nin stratejik dönüşüm alanlarının başında geldiğini ve Konya’nın bu alandaki üretim kapasitesiyle her geçen yıl daha önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Konyalı sanayicilerin özellikle son yıllarda savunma ve havacılık sanayisine yönelik yatırımlarını artırdığına dikkat çeken Büyükeğen, "Konya’mız savunma ve havacılık alanında en fazla ihracat yapan 4. şehir konumunda. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Onaylı Tedarikçi Listesi’nde 59 firma ile Türkiye’de üçüncü sırada yer alıyoruz. Yine burada ülkemizin savunma ve havacılık alanındaki en önemli organizasyonlarından biri olan SAHA 2026’da firmalarımızın ortaya koyduğu üretim kabiliyetlerini görmekten büyük memnuniyet duyduk. Konya sanayimiz, üretim gücü, mühendislik altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla savunma sanayinde her geçen gün daha güçlü bir konuma yükseliyor. Konyalı firmalarımızın yerli ve milli üretime sağladığı katkıyı görmek bizleri gururlandırıyor" dedi. Konya Sanayi Odası olarak şehirde savunma ve havacılık ekosisteminin gelişmesi için çalışmalar yaptıklarını aktaran Büyükeğen, bu alandaki en önemli çalışmalarından birinin de Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu, sektörün Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen bu etkinliğin 9.’sunu da 2027 yılında gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.
Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:03 Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor Yaz aylarında artan sıcaklık ve dış ortamda geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması, enfeksiyon ve travma gibi sağlık sorunları sıklaşıyor. Uzmanlar, ebeveynleri bu dönemde daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Yaz aylarında çocuklarda sıcak çarpması, mide, bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları, böcek ısırıkları, kulak iltihapları ve travma riskine karşı ebeveynleri dikkatli olmaları konusunda uyaran uzmanlar, güneşe korunmasız çıkmanın, kirli gıda ve su tüketiminin, hijyen eksikliğinin ve açık alanlardaki dikkatsizliklerin bu hastalıkları tetiklediğine dikkat çekti. Uzmanlar, çocukların düzenli takibi ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğini belirtti. Çocukluk çağında yaz hastalıklarının çeşitli sınıflar altında değerlendirilebildiğini belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Burada yaz mevsiminin getirdiği özellikler dikkate alınmalı. Çocukların yaz mevsiminde okullarının tatil olması, nispeten daha fazla sıcağa ve ısı enerjisine maruz kalmaları, daha açık kıyafetler giymeleri sebebiyle hastalıklar çeşitlenebilmektedir. Burada en birinci olarak aklımıza gelmesi gereken hastalık sıcak çarpması. Güneşin enerjisini yüksek yoğunlukla hissettiğimiz zaman dilimlerinde sıcak çarpmalarıyla daha fazla karşılaşabiliyoruz. Özellikle de küçük çocukların sıcak çarpmalarından daha fazla etkilendiğini söylemek mümkün" dedi. "Mide ve bağırsak enfeksiyonları bu dönemde daha fazla görülür" Güneşin dik açıyla geldiği zaman dilimlerinde çocukların korunaksız, uzun süreler güneş ışığına maruz kalması veya güneş ışığı altındayken yüksek aktiviteler göstermesi, oyunlar oynaması gibi sebeplerin sıcak çarpmasına yol açabildiğini söyleyen Doç. Dr. Kılıç, "Mide ve bağırsak enfeksiyonları yine bu dönemde daha fazla görülür. Hem hastalıkların tabiatı gereği hem de bu dönemde çocukların evden daha çok dışarıda zaman geçiriyor olmaları, hijyen kurallarına yeteri kadar riayet edilememesine ve çocukların bir şekilde fekal-oral yol dediğimiz bulaş yoluyla kirlenmiş gıdaları ve suları daha fazla tüketme ihtimali ile ortaya çıkıyor. Tabii ki okulların tatil olmasıyla beraber seyahatlerin fazlalaşması da burada bir tesir oluşturabiliyor. Bunlarla beraber özellikle de mide ve bağırsak enfeksiyonlarıyla kusmalar, ishaller hem terlemeyle, hem de bu kusma ve ishallerle vücuttan olan sıvı kayıplarının fazlalaşması, dehidratasyon dediğimiz sıvı eksilmesi sorunlarına da yol açabiliyor. Bu da ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu. "Göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar" Böcek ısırıklarının, böceklerin yaz mevsiminde biraz daha fazla popülasyonunun artması ve çocukların daha çok dışarıda zaman geçirerek böceklerle daha yakın temas halinde bulunma ihtimaline karşı görülebildiğini ifade eden Kılıç, "Özellikle de riskli bölgelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar açısından bu büyük bir risk taşımakta. Ebeveynlerin çocukların vücutlarını muhakkak gün içerisinde her gün diyelim yakından izlemesi, takip etmesi, böcek ısırığı olduğunu gördüğü, şüphelendiği durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurması önem arz edebiliyor. Kulak enfeksiyonları yine bu dönemde daha sık oluyor. Özellikle de tatil yörelerinde çocukların havuzlara ve denizlere, özellikle de havuzlara, yani temizliği yeterince sanitasyonu yeterince iyi sağlanamamış havuzlara girmeleri, dalmaları sebebiyle dış kulak yolu ve orta kulak enfeksiyonlarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bu hususlarda kulak tıpaları koruyucu olabilir. Havuzların temizliğine dikkat edilmesi faydalı olabilir. Yine tabii göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar. Yaz mevsiminin gelmesiyle, havaların ısınmasıyla, evlerin de sıcaklarının artmasıyla balkonların, camların açık unutulduğu veya açık geçirilen zamanların daha fazla olduğunu söylemek mümkün olabiliyor. Bu durumlarda özellikle de yürümeye yeni başlamış, etrafı keşfetmeye meyilli olan çocuklarımızın düşmeleri, düşmelere bağlı travmaları, ölümle sonuçlanan, sakatlıkla sonuçlanan ağır meselelerle karşı karşıya gelmemize sebebiyet verebiliyor. Bu hususta da çok dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu. Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç sözlerini şöyle tamamladı: "Bir diğer husus da yine idrar yolu enfeksiyonları. Çocukların bu havuz ve benzeri yerlerde suya girmeleri, serinlemek için veya tatil amaçlı girmeleri özellikle de suların temizliğinin iyi olmadığı dönemlerde veya sular yeteri kadar iyi, temiz olsa bile ıslak mayolarla, ıslak çamaşırlarla uzun süre vakit geçirmek idrar yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabilmektedir. Bütün bunlar yaz mevsiminde çocukların sık karşılaştığı problemler arasında sayılabilir. Ebeveynlerin yakın gözetimi, takibi, sıcak zamanlarda çocukları dışarı çıkarmamaları, temiz sulara çocukların sokulması hususunda dikkat gösterilmesi, camların, balkonların kapalı olmasının, çocuk kilidi kullanılmasının önemi, yine dışarıda bisiklet kazaları veya buna benzer kazalardan korunması amacıyla kişisel koruyucu ekipmanların çocuklarda muhakkak ısrarla devam ettirilmesi ve uygulanması tedbirler arasında sayılabilir. Çocuklarımızın sağlığını koruyabilmek açısından yaz mevsimi de kış mevsimi de riskler barındırıyor ama yaz mevsiminde ebeveynlerin biraz daha fazla dikkat ederek gözetimini sürdürmesinin yararlı olacağı inancındayım."
Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor
21 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:58 Yaz hastalıkları çocukları hedef alıyor Yaz aylarında artan sıcaklık ve dış ortamda geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte çocuklarda sıcak çarpması, enfeksiyon ve travma gibi sağlık sorunları sıklaşıyor. Uzmanlar, ebeveynleri bu dönemde daha dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Yaz aylarında çocuklarda sıcak çarpması, mide, bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları, böcek ısırıkları, kulak iltihapları ve travma riskine karşı ebeveynleri dikkatli olmaları konusunda uyaran uzmanlar, güneşe korunmasız çıkmanın, kirli gıda ve su tüketiminin, hijyen eksikliğinin ve açık alanlardaki dikkatsizliklerin bu hastalıkları tetiklediğine dikkat çekti. Uzmanlar, çocukların düzenli takibi ve koruyucu önlemlerin artırılması gerektiğini belirtti. Çocukluk çağında yaz hastalıklarının çeşitli sınıflar altında değerlendirilebildiğini belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Burada yaz mevsiminin getirdiği özellikler dikkate alınmalı. Çocukların yaz mevsiminde okullarının tatil olması, nispeten daha fazla sıcağa ve ısı enerjisine maruz kalmaları, daha açık kıyafetler giymeleri sebebiyle hastalıklar çeşitlenebilmektedir. Burada en birinci olarak aklımıza gelmesi gereken hastalık sıcak çarpması. Güneşin enerjisini yüksek yoğunlukla hissettiğimiz zaman dilimlerinde sıcak çarpmalarıyla daha fazla karşılaşabiliyoruz. Özellikle de küçük çocukların sıcak çarpmalarından daha fazla etkilendiğini söylemek mümkün" dedi. "Mide ve bağırsak enfeksiyonları bu dönemde daha fazla görülür" Güneşin dik açıyla geldiği zaman dilimlerinde çocukların korunaksız, uzun süreler güneş ışığına maruz kalması veya güneş ışığı altındayken yüksek aktiviteler göstermesi, oyunlar oynaması gibi sebeplerin sıcak çarpmasına yol açabildiğini söyleyen Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç, "Mide ve bağırsak enfeksiyonları yine bu dönemde daha fazla görülür. Hem hastalıkların tabiatı gereği hem de bu dönemde çocukların evden daha çok dışarıda zaman geçiriyor olmaları, hijyen kurallarına yeteri kadar riayet edilememesine ve çocukların bir şekilde fekal-oral yol dediğimiz bulaş yoluyla kirlenmiş gıdaları ve suları daha fazla tüketme ihtimali ile ortaya çıkıyor. Tabii ki okulların tatil olmasıyla beraber seyahatlerin fazlalaşması da burada bir tesir oluşturabiliyor. Bunlarla beraber özellikle de mide ve bağırsak enfeksiyonlarıyla kusmalar, ishaller hem terlemeyle, hem de bu kusma ve ishallerle vücuttan olan sıvı kayıplarının fazlalaşması, dehidratasyon dediğimiz sıvı eksilmesi sorunlarına da yol açabiliyor. Bu da ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu. "Göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar" Böcek ısırıklarının, böceklerin yaz mevsiminde biraz daha fazla popülasyonunun artması ve çocukların daha çok dışarıda zaman geçirerek böceklerle daha yakın temas halinde bulunma ihtimaline karşı görülebildiğini ifade eden Kılıç, "Özellikle de riskli bölgelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar açısından bu büyük bir risk taşımakta. Ebeveynlerin çocukların vücutlarını muhakkak gün içerisinde her gün diyelim yakından izlemesi, takip etmesi, böcek ısırığı olduğunu gördüğü, şüphelendiği durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurması önem arz edebiliyor. Kulak enfeksiyonları yine bu dönemde daha sık oluyor. Özellikle de tatil yörelerinde çocukların havuzlara ve denizlere, özellikle de havuzlara, yani temizliği yeterince sanitasyonu yeterince iyi sağlanamamış havuzlara girmeleri, dalmaları sebebiyle dış kulak yolu ve orta kulak enfeksiyonlarının daha sık olduğunu görüyoruz. Bu hususlarda kulak tıpaları koruyucu olabilir. Havuzların temizliğine dikkat edilmesi faydalı olabilir. Yine tabii göz önünde bulundurulması gereken en önemli meselelerden birisi travmalar. Yaz mevsiminin gelmesiyle, havaların ısınmasıyla, evlerin de sıcaklarının artmasıyla balkonların, camların açık unutulduğu veya açık geçirilen zamanların daha fazla olduğunu söylemek mümkün olabiliyor. Bu durumlarda özellikle de yürümeye yeni başlamış, etrafı keşfetmeye meyilli olan çocuklarımızın düşmeleri, düşmelere bağlı travmaları, ölümle sonuçlanan, sakatlıkla sonuçlanan ağır meselelerle karşı karşıya gelmemize sebebiyet verebiliyor. Bu hususta da çok dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu. Doç. Dr. Ahmet Osman Kılıç sözlerini şöyle tamamladı: "Bir diğer husus da yine idrar yolu enfeksiyonları. Çocukların bu havuz ve benzeri yerlerde suya girmeleri, serinlemek için veya tatil amaçlı girmeleri özellikle de suların temizliğinin iyi olmadığı dönemlerde veya sular yeteri kadar iyi, temiz olsa bile ıslak mayolarla, ıslak çamaşırlarla uzun süre vakit geçirmek idrar yolu enfeksiyonları açısından da risk oluşturabilmektedir. Bütün bunlar yaz mevsiminde çocukların sık karşılaştığı problemler arasında sayılabilir. Ebeveynlerin yakın gözetimi, takibi, sıcak zamanlarda çocukları dışarı çıkarmamaları, temiz sulara çocukların sokulması hususunda dikkat gösterilmesi, camların, balkonların kapalı olmasının, çocuk kilidi kullanılmasının önemi, yine dışarıda bisiklet kazaları veya buna benzer kazalardan korunması amacıyla kişisel koruyucu ekipmanların çocuklarda muhakkak ısrarla devam ettirilmesi ve uygulanması tedbirler arasında sayılabilir. Çocuklarımızın sağlığını koruyabilmek açısından yaz mevsimi de kış mevsimi de riskler barındırıyor ama yaz mevsiminde ebeveynlerin biraz daha fazla dikkat ederek gözetimini sürdürmesinin yararlı olacağı inancındayım."
Başkan Altay: "Kuraklığa dayanıklı bitki destekleriyle çiftçimize yeni fırsatlar sunuyoruz"
20 Temmuz 2025 Pazar - 14:01 Başkan Altay: "Kuraklığa dayanıklı bitki destekleriyle çiftçimize yeni fırsatlar sunuyoruz" Konya Büyükşehir Belediyesi, Konya genelinde ekilmeyen atıl arazileri üretime kazandırmak için susuzluğa dayanıklı tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirilmesine destek veriyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Türkiye’nin tahıl ambarı Konya’da alternatif tarım modellerinde hayata geçirdikleri uygulamalar sayesinde son yıllarda bu alanda da öncü şehirlerden biri haline geldiklerini ifade etti. Yüzde 85 hibe ile 861 bin 600 adet kekik fidesi dağıtıldı Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kuraklıkla mücadelede Konya çiftçisini desteklemeye devam ettiklerini belirten Başkan Altay, "İklim değişikliği ve kuraklıkla mücadele için artık klasik yöntemlerin ötesine geçmemiz gerekiyor. Bu nedenle susuz tarım uygulamalarını önemsiyor, kuraklığa dayanıklı bitkilerle üretim yaparak çiftçimize yeni fırsatlar sunuyor, yeni gelir kapıları oluşturuyoruz. Atıl ve kıraç arazilerde kullanılmak üzere çiftçimize yüzde 85 hibe ile 861 bin 600 adet kekik fidesi dağıttık ve bu sayede 123 dekar alan üretime kazandırıldı. Bu kapsamda Güneysınır ilçemizde daha önce ekimi yapılan kekiklerin hasat işlemi gerçekleştirildi. Ayrıca bölgeye kazandırdığımız damıtma tesislerimizde elde ettiğimiz kekik yağını da ekonomiye kazandırmış oluyoruz. Çiftçimiz için bereketli olmasını diliyorum" dedi. Desteklemeden faydalanarak kekik üretimi yapan Güneysınırlı çiftçiler de her zaman üreticinin yanında olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti.
Uzmanlardan "lise tercihleri üniversite yolculuğuna ilk adım" uyarısı
20 Temmuz 2025 Pazar - 09:20 Uzmanlardan "lise tercihleri üniversite yolculuğuna ilk adım" uyarısı LGS tercih sürecinde öğrencilere ve ailelerine dikkat edilmesi gereken noktalarda uyarılarda bulunan uzmanlar, lise tercihlerinin bir anlamda öğrencilerin üniversite yolculuğuna ilk basamak olduğuna dikkat çekiyor. 14-24 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek LGS (Liseye Geçiş Sınavı) tercih süreciyle ilgili öğrenci ve ailelere tavsiyelerde bulunan Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, lise tercihlerinin üniversite yolculuğuna ilk basamak olduğuna dikkat çekti. Lise tercihlerinin öğrencinin hayatında büyük önem arz ettiğine değinen Aladağ, "Lise tercihlerini bir anlamda öğrencilerin üniversite yolculuğuna ilk basamak olarak söyleyebiliriz. Bu nedenle öğrencilerin lise tercihlerini çok titiz ve dikkatli bir şekilde yapmaları gerekiyor. Çünkü iyi bir lise, iyi bir üniversite demektir. Bugün üniversite sonuçlarına baktığımız zaman, üniversite tercihlerine baktığımız zaman birçok öğrencinin lise tercihlerinde hata yaptığını görüyoruz. Bu nedenle mutlaka anne ve babalarını öğrenciler dikkate alacaklar. Anne ve babalar da mutlaka bir uzmandan destek almalı. Ama şunu bilmeleri gerekiyor ki komşunun çocuğuna bakarak kayıt yapılmaz, arkadaşa bakarak kayıt yapılmaz, öğrencinin kişisel özellikleri, gitmek istediği okulun özellikleriyle uyuşuyor olmalı. Sosyal bilimler lisesine gitmek isteyen bir öğrencinin iletişim becerileri, sosyal yönleri kuvvetli olmalı. Özellikle meslek lisesine gitmek isteyen, oradaki mühendislik alanlarına geçmek isteyen öğrencilerin el becerileri mühendislik yapılarına uygun olmalı. Bu nedenle öğrencilerin mutlaka ama mutlaka kendi özellikleriyle gitmek istediği okulların özelliklerini kıyaslamak durumundalar. Bugün baktığımız zaman özellikle meslek seçiminde öğrencilerin istihdam olacak, kendilerine iş imkanı sağlayacak liselere gitmeyi tercih ettiklerini görüyoruz. Çünkü lise üniversiteye giden bir yolun ilk aşaması olarak değerlendirilebilir. Çünkü birçok anne ve baba bazen kendi isteklerini, kendi iradelerini çocukları üzerine uygulayabiliyor. Ama şunu unutmamak gerekiyor, 4 yıllık lise hayatını yaşayacak olan çocuklarıdır. Bu seçimde çocuklarına da şans vermeleri gerekiyor" dedi. "Puanlardan daha ziyade yüzdelik dilimlerine dikkat edilmeli" Tercihleri anlatan Rehberlik Uzmanı Aladağ, "Tercihlere baktığımız zaman öncelikle her öğrencinin yapmak zorunda olduğu yerel tercihler var, yani adrese dayalı tercihler. Sınava giren bütün öğrenciler, yerel tercihleri yapmak durumundalar ve öğrenciler yerel tercihlerden 5 tane yapabilecekler. Bu 5 tercihin 3 tanesi aynı okul türünden olabilecek. İkinci tercihe baktığımız zaman ise merkezi sınavla alan sınavlı okullar tercihleridir. Burada ise 10 tercih yapacaklar ve bu tercihlerin tamamını kullanabilecekleri gibi istediği sayıda tercih yapabilecekler. Öğrenciler sınavla alan okulların tercihini yaparken puanlardan daha ziyade yüzdelik dilimlerine dikkat etmeli. Öğrencinin yüzdelik dilimi yüzde 3 ise, yüzde 1’lik dilimden okul tercihi olduğu gibi yüzde 5’ten de okul tercihi olacaktır. Bu nedenle öğrencilerin tercih yelpazesini geniş tutmalarını tavsiye ediyoruz. Üçüncü, pansiyonlu okullar. Burada da pansiyonlu okulların tercihi olacaktır. Öğrenciler bu tercih sürecinde nelere dikkat etmeli? Özellikle sınavla alan okulların tercihlerinde okulların yüzdelik dilimlerine dikkat etmeleri gerekiyor. Bu okulların üniversite sınavındaki başarılarına bakarak tercihlerini oluşturmak durumundalar. Aynı zamanda özellikle büyükşehirlerde okulların konumu, ulaşım imkanları, bunların servis imkanları varsa bunlara dikkat etmeleri gerekiyor. Adrese dayalı tercihlerde ise öğrencilerin diploma notları etkili olacaktır. Burada ise kayıt alanları, komşu kayıt alanları, alan dışı olmak üzere 3 farklı bölgeye ayrılıyor. Bu nedenle özellikle yerel adrese dayalı yerleştirmelerde öğrencilerin özellikle kendi kayıt alanlarını seçmelerinde fayda vardır. Çünkü buradaki öncelik kesinlikle o mahallede oturan, o bölgede oturan öğrencilerin olacaktır" şeklinde konuştu. "200 bin kontenjan olduğunu söyleyebiliriz" Kontenjanları sıralayan Aladağ, "2025 LGS’ye baktığımız zaman yaklaşık 1 milyon öğrencinin sınava girdiğini görüyoruz. Yaklaşık 200 bin civarında bir kontenjan söz konusu. Anadolu liselerinin kontenjanlarına baktığımız zaman 63 bin, fen lisesi kontenjanlarına baktığımız zaman 39 bin, imam hatip liselerinin kontenjanlarına baktığımız zaman 44 bin, sosyal bilimler liselerinin kontenjanları 9 bin civarında. Mesleki ve teknik okulların kontenjanları ise 45 bin civarında. Yani bir milyon öğrencinin girdiği bir sınavda 200 bin kontenjan olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.
KOS’UN güvenliğine güç katacak protokolün imzaları atıldı
20 Temmuz 2025 Pazar - 08:21 KOS’UN güvenliğine güç katacak protokolün imzaları atıldı Konya Valiliği, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ve Konya Organize Sanayi Bölgesi (KOS) arasında, ‘Konya Organize Sanayi Bölgesi Polis Merkezi Amirliği Binası Yapılması Protokolü’ imzalandı. Protokol kapsamında bölgeye kazandırılacak yeni polis merkezi ile bölge daha güvenli hale gelecek. Konya Valisi İbrahim Akın’ın himayelerinde, Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Büyükeğen ve Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek tarafından imzaları atılan protokol kapsamında, KOS Bölge Müdürlüğü tarafından bölgeye bir polis merkezi amirliği binası kazandırılarak emniyet müdürlüğünün kullanımına tahsis edilecek. Yapılan bu yatırımla, bölgenin emniyeti daha fazla artırılmış olacak. İmza töreninde konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, yeni yatırımla birlikte KOS’un daha huzurlu bir üretim ortamına kavuşacağını söyledi. Emniyetin sadece bir güvenlik gücü değil, aynı zamanda toplumsal barışın ve huzurun da teminatı olduğunu ifade eden Akın, "İmzaladığımız bu protokolle, Konya Organize Sanayi Bölgemize bir polis merkezi kazandırıyoruz. Mesai kavramının ötesine geçerek çalışan polislerimizle, bölgenin güvenliğini daha da güçlendirmiş olacağız" dedi. KOS’un, güvenlik seviyesi daha fazla artacak Daha sonra konuşan Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Büyükeğen de, 31 milyon metrekare büyüklükle Türkiye’nin 2. en büyük OSB’si konumuna gelen Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin güvenlik seviyesinin üst düzeyde olduğunu söyledi. Bölgeye giren tüm araçların kayıt altına alındığını aktaran Büyükeğen, "Bölgemize yapılan araç giriş ve çıkışları plaka tanıma sistemi ile 6 farklı noktadan 16 kamera ile 7 gün 24 saat kayıt altına alınmaktadır. Güvenlik personellerimiz günlük 900 kilometre devriye atıyor. Yine bölgemiz içerisindeki 167 noktadaki 632 kameralı sistemimizle, Konya Organize Sanayi Bölgemizin güvenliğini sağlıyoruz. Bu kapsamda yapılacak olan yeni polis merkezimizle de, bu güvenlik seviyesini daha fazla artırmış olacağız. Valimizin öncülüğünde, emniyet teşkilatımızla iş birliği içinde gerçekleştirdiğimiz bu protokolün, bölgemize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Son olarak konuşan Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek ise, Konya’nın güvenliği için atılan bu önemli adımdan dolayı emeği geçen Konya Sanayi Odası ve Konya Organize Sanayi Bölgesi yönetimine teşekkür etti.
KTO Karatay Üniversitesi, Tercih ve Tanıtım Merkezi ile üniversite adaylarının yanında
20 Temmuz 2025 Pazar - 08:21 KTO Karatay Üniversitesi, Tercih ve Tanıtım Merkezi ile üniversite adaylarının yanında Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi, binlerce üniversite adayının hayatına yön verecek olan 2025 üniversite tercih dönemi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Merkez Kampüsünde kurulan ‘Üniversite Tercih ve Tanıtım Merkezi’nde üniversite adaylarına doğru tercihleri yapabilmeleri için destek olunacak. KTO Karatay Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Merkezi, üniversite adayları ve ailelerine üniversite tercih dönemi boyunca 21 Temmuz - 11 Ağustos 2025 tarihleri arasında hafta sonları da dahil olmak üzere her gün 09.30 - 18.30 saatleri arasında hizmet verecek. Tercih süreci boyunca Merkez Kampüste adayları ağırlayacak olan merkezde; bölümlerden burs imkanlarına, yurt ve konukevi imkanlarından kampüs yaşamına kadar pek çok konuda merak edilen sorular, KTO Karataylı uzmanlar tarafından yanıtlanacak. Merkezde, profesyonel tercih danışmanları, üniversite adaylarının puan ve başarı sıralamalarını dikkate alarak, hangi bölümlere yerleşebileceklerine dair kapsamlı bilgiler verecek. Adaylar; bölümlerin ders içerikleri, burs, indirim ve akademik fırsatları, mezuniyet sonrasında istihdam imkanları başta olmak üzere birçok konuda doğrudan alanında uzman KTO Karataylı akademisyenlerle yüz yüze görüşebilecek. Akademik ve sosyal üniversite atmosferi, KTO Karatay’da deneyimlenecek Tercih ve Tanıtım Günleri kapsamında KTO Karatay Üniversitesi’ni ziyaret eden adaylar, kampüs turu ile üniversiteyi yakından tanıma imkanı bulacak. Kütüphaneler, spor tesisleri, amfiler, laboratuvarlar ve öğrenci yaşam alanları gezilerek; KTO Karatay’ın sunduğu akademik, sosyal ve kültürel imkanlar yerinde incelenebilecek. Adaylar, kampüsün dinamik yapısını deneyimleyerek üniversite atmosferini doğrudan hissedebilecek. Alanında uzman isimler ile tercih dönemi buluşmaları KTO Karatay’da 29 Temmuz’da eğitimci, yazar Gökhan Müftüoğlu namıdiğer Gri Koç ile 4 Ağustos’ta Rehber Matematikçim ve Rüştü Hoca, KTO Karatay Üniversitesi Tercih ve Tanıtım Merkezinde üniversite adayları ve aileleri ile buluşacak. Sevilen konukların tecrübelerini paylaşacağı, üniversite hayatıyla ilgili tavsiyelerde bulunacağı, kariyer planlamalarında yol göstereceği ve soruların yanıtlanacağı etkinlikler, üniversite adayları için bilgilendirici ve keyifli bir deneyim ortamı sunacak.