Yerel Haberler
Konya
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:48 Selçuk Üniversitesi öğrencileri TEKNOSEL’de 7 ödülün sahibi oldu Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğinde düzenlenen TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali gerçekleştirilen yarışmalarda Selçuk Üniversitesi öğrencileri farklı kategorilerde 7 ödülün sahibi oldu. TEKNOSEL 2026’da serbest ve özel kategorilerde toplam 120 takım, Gazze temalı yapay zeka film yarışmalarında 20 finalist takım, mBlock kodlama yarışmalarında 355 takım ve robot yarışmalarında 7 kategoride 567 takım mücadele etti. Selçuk Üniversitesi öğrencileri ise 15 projesiyle finale kaldığı festivalde 7 ödül kazanma başarısı gösterdi. Serbest Proje Üniversite kategorisinde Mustafa Şayin ve Berat Arslan’ın "Yerli Dikey Kalkışlı Kamikaze (DİKA) Sistemi" projesi ikincilik ödülüne layık görülürken Taybe Alabed ve Fatuma Çelebi’nin "DyslexiGo" projesi üçüncülük elde etti. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise Efsanur Çeliköz, Şilan Akdemir ve İkbal Gökçe’nin "ÇevirElim" projesi oldu. Yapay Zeka Film Yarışması Üniversite kategorisinde Veysel Aksoy ve Baran Baysal’ın hazırladığı "Vizörün Ardındaki Cennet" çalışması birincilik ödülünü kazanırken Widad Khir Eddin ve Sara Sameh Mansour Mohamed Youssef’in "Köklerim" isimli eseri ikinci oldu. Aynı kategoride Gizem Dede ve Mustafa Çelik’in "Cihannüma" adlı yapay zeka film çalışması üçüncülük ödülüne değer görüldü. Son olarak Merve Nazlı Ürün, Sefa Nur Yiğit ve Feyzanur Toral’ın "Endüstriyel Simbiyoz" projesi ise "En İyi Sunum" ödülünün sahibi oldu.
Polis memurunun şehit olduğu kazada kaçan aracın sürücüsü yakalandı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 14:50 Polis memurunun şehit olduğu kazada kaçan aracın sürücüsü yakalandı Konya’da bir polis memurunun şehit olduğu 2 polis memurunun da yaralandığı kazada polisten kaçan otomobilin sürücüsü ve kazaya karışan tırın sürücüsü emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Uyuşturucu kullanan otomobil sürücüsünün ehliyetine 2022 yılında 5 yıl süreyle el konulduğu öğrenildi. Konya’da, dün saat 17.45 sıralarında merkez Karatay ilçesi Tatlıcak Mahallesi Saadet Caddesi üzerinde polis ekipleri dur ihtarına uymayan sürücünün kullandığı otomobili takip etmeye başladı. Ters istikametten kaçan otomobili takip eden polis aracının Okyar Caddesi istikametinden gelen tır ile çarpışması sonucu polis memuru Onur Şirin (37) şehit olurken, polis memurları O.D. ve H.S. yaralandı. Ekip aracı ile çarpışan tırın sürücüsü A.K. (43) gözaltına alındı. Kaçan sürücü evinde yakalandı Kaza sonrası olay yerinden kaçan otomobil tespit edilirken, sürücünün merkez Selçuklu ilçesi Bosna Hersek Mahallesinde saklandığı adres Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekiplerince belirlendi. Adrese baskın yapan ekipler sürücü Sinan K.’yi (33) yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan her iki sürücü Konya Numune Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Uyuşturucudan ehliyetine 5 yıl süreyle el konulmuş, 29 suç kaydı var Öte yandan, kaçan otomobil sürücüsü Sinan K.’nin 2022 yılında uyuşturucu kullandığı için ehliyetine 5 yıl el konulduğu, geçen yıl trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 6 ay cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra geçtiğimiz Aralık ayında cezaevinden çıktığı, uyuşturucu kullanmak ve ticareti yapmak, hırsızlık, kasten yaralama, yağma, hakaret ve trafiği tehlikeye sokma suçlarından 29 adet suç kaydı olduğu öğrenildi.
Konya Büyükşehir binlerce yıllık bir tarih rotasını daha turizme kazandırıyor
26 Şubat 2025 Çarşamba - 14:18 Konya Büyükşehir binlerce yıllık bir tarih rotasını daha turizme kazandırıyor Konya Valiliği, Antalya Valiliği ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Konya-Alanya arasındaki 405 kilometre uzunluğundaki Keykubad Göç ve Kervan Yolu turizme kazandırılıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, geçmişin izlerini geleceğe taşımaya, tarihe sahip çıkmaya ve doğayla iç içe turizm projelerine öncülük etmeye devam ettiklerini vurguladı. Konya ve Antalya Valilikleriyle birlikte hayata geçirdikleri Keykubad Göç ve Kervan Yolu’nun, sadece bir yürüyüş parkuru olmadığını, aynı zamanda Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel ve tarihi hafızasını koruyan bir köprü olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Selçuklu’nun vizyonuyla şekillenen bu rotayı, sürdürülebilir turizmle buluşturarak hem bölgemizin ekonomisine katkı sağlamayı hem de genç nesillere miras bırakmayı hedefliyoruz. Doğa yürüyüşçüleri, tarih meraklıları ve fotoğrafçılar için eşsiz bir deneyim sunacak bu güzergah, bölge turizmine de büyük katkı sağlayacak. Yönlendirme levhalarının takılmasına başlanan güzergahta tanıtım yürüyüşleri inşallah Nisan ayında başlayacak. Tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği bu etkileyici rotada tüm doğa ve tarih severleri bölgedeki güzellikleri deneyimlemeye davet ediyoruz. Rotanın oluşturulmasında emeği geçen hocalarımıza ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Keykubad Yolu, şehrimize ve ülkemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "O dağlar sizleri bekliyor" Projenin başlamasına öncülük eden Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar, Aleaddin Keykubad’ın Konya ve Alanya olmak üzere iki başkenti olduğunu belirterek, "Bu yolu insanlara sadece konferans salonlarında anlatmayalım istedik. Rota üzerinde Helenistik dönemden ve Roma’dan tarihi yollar var. Bu yolda yürüyenlere de yeni oluşturduğumuz rotada yürümelerini tavsiye ediyorum. O dağlar inanın sizleri bekliyor" değerlendirmesini yaptı. "Keykubad yolu, bu mirası yeniden hayata döndürmek için bir köprü" Antalya Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Tuncer Koç, "Bu yol, yalnızca toprak üzerinde bir çizgi değil; ticaretin, göçün ve kültürün bin yıllık soluk aldığı bir koridor. Antik Çağ’dan Cumhuriyet’e kadar, bu yollar Roma lejyonlarını, Selçuklu kervanlarını ve göçerlerini ağırladı. İşte Keykubad Yolu, bu mirası yeniden hayata döndürmek için bir köprü. Selçuklular bu yolu onardı; bizse geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Bu rotayı hayata geçiren Konya Büyükşehir Belediyesi, Antalya ve Konya İl Kültür Müdürlüğü’ne ve Orman İşletme Müdürlükleri’ne teşekkür ederiz" diye konuştu. "Bu yollar Anadolu’nun ruhudur" Arkeolog ve Turizmci Osman Yılmaz, yeni rotanın Torosların ihtişamıyla dokunmuş, Helenistik dönemden Selçuklu’ya uzanan bir tarih koridoru olduğunu ifade ederek, "Bu rotalar sadece coğrafyayı değil, medeniyetlerin ortak hafızasını da birleştirir. Bir arkeolog olarak diyorum ki; bu yollar, Anadolu’nun ruhudur. Onları korumak, geleceğe bırakacağımız en kıymetli mirastır. Bu proje, bizden sonraki nesillere bırakacağımız bir zaman kapsülü. Toroslar’ın rüzgarı eşliğinde, geçmişin ve doğanın sunduğu coşkuyu yüreğinizde hissedeceksiniz" dedi. "Binlerce yıllık kültür katmanlarını adımla imkanı sunuyor" Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay, "Keykubad yolu, sadece 405 kilometrelik bir parkur değil, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinin izlerini taşıyan, Selçuklunun stratejik zekasını yansıtan ve Torosların gizemini fısıldayan bir organizma. Bu yol sizi sadece coğrafyada değil, zamanda da yolculuğa çıkarıyor. Zengibar’da olduğu burada da her taşın altında bir medeniyet yatıyor" açıklamasını yaptı. Yönlendirme levhalarının takılmasına başlandı Keykubad Göç ve Kervan Yolu, Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Eski Çağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar ve Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay’ın bilimsel raporuyla, Selçuk Üniversitesi Ortaçağ Tarihi Aanabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Hacıgökmen‘in Fetih yolu araştırmaları, Antalya Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Tuncer Koç’un bölgede yaptığı araştırmalarla keşfettiği yollardan oluşturuldu; Alanya rotalarında Arkeolog Osman Yılmaz’ın keşiflerinden faydalanıldı. Uluslararası standartlarda mavi-beyaz olarak işaretlenen rota için konuyla ilgili önemli tarihçilerin görüşlerine başvuruldu. Yönlendirme levhalarının takılmasına başlanan projede, Konya ve Antalya’daki ilgili kurumların görüşleri alınırken ayrıca Antalya ve Konya Orman Bölge Müdürlükleri tarafından da yolun tescili süreci tamamlandı. Alaeddin Keykubad’ın Alanya zaferine giden yol 1221 sonbaharında, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad’ın on binlerce asker, at ve devesiyle Konya’dan Alanya’ya uzanan destansı yolculuğu, bugün Keykubad Fetih Yolu olarak tarih ve doğa tutkunlarının adımlarını bekliyor. Konya Akören’den başlayıp Mavi Boğaz Kanyonu’nun antik koridorlarına, Çarşamba Çayı’nın coşkusunu ve Roma lejyonerlerinin izlerini taşıyan Sarıot Gölü’ne uzanan bu rota, savaş teçhizatı yüklü kervanların geçtiği taş döşeli yollarda zorlu Toros geçitlerini aşmanın heyecanını yaşatıyor. Binlerce yıllık göçün ve ipek yolunun izleri Keykubad Yolu, Helenistik dönemden sonra Kilikyalıların, Romalıların ve Selçukluların kullandığı tarihi bir kervan yolu olduğu gibi Yörüklerin, göçerlerin de kullandığı bir yol olduğu için binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyor. İpek Yolu’nun Anadolu’daki en canlı damarlarından biri olan yeni güzergah, sadece bir ticaret değil, bilim ve sanatın da taşıyıcısı konumundaydı. Alaeddin Keykubad’ın 1221’te fethettiği Alanya, Çin ipeklerinin ve Hint baharatlarının Avrupa’ya açılan kapısı oldu. Bugün, Selçukluların inşa ettiği kervansaraylar ve taş döşeli yollar, bu kadim mirası yeniden hayata döndürüyor. Keykubad yolu yeni rota çalışmaları Keykubad Göç ve Kervan Yolu, Toroslar’ın etkileyici atmosferinde doğa, tarih ve macera tutkunlarını buluşturmaya hazırlanıyor. Şu anda 405 kilometreden oluşan toplamda ise bin kilometreyi aşması planlanan bu etkileyici rota, Manavgat-Kubadabad Sarayı, Taşatan, Akdağ ve Kuş Yuvası güzergahlarının yanı sıra Gazipaşa, Silifke, Karaman ve Konya arasındaki tarihi yolları da kapsaması planlanıyor. Yeni güzergahların keşif çalışmaları devam ederken, bisiklet, motosiklet ve offroad tutkunları için de özel rotalar hazırlanıyor. Önümüzdeki Nisan ayında başlayacak tanıtım yürüyüşleriyle tarihin tozlu sayfalarından çıkan bu yolculuk, "viaanatolia.com" ve "viaanatolia" instagram hesabında tarihin izlerini sürmek isteyenleri bekliyor.
Kazada şehit olan polis memuru memleketine uğurlandı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 12:04 Kazada şehit olan polis memuru memleketine uğurlandı Konya’da polis aracı ile tırın çarpışması sonucu şehit olan polis memuru Onur Şirin’in cenazesi, Konya Emniyet Müdürlüğünde düzenlenen törenin ardından memleketi Isparta’ya gönderildi. Konya’da, dün 17.45 sıralarında merkez Karatay ilçesi Tatlıcak Mahallesi Okyar Caddesi Saadet Caddesi kavşağında tır ile polis aracının çarpışması sonucu polis memuru Onur Şirin şehit olurken, polis memurları Oğuz Demirkır ve Hüseyin Sağlam ise yaralandı. Kazada şehit olan Onur Şirin için Konya İl Emniyet Müdürlüğünde uğurlama töreni düzenlendi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve şehidin özgeçmişinin okunmasıyla başladı. Dualar edilip helallik alındıktan sonra şehidin naaşı arkadaşlarının omuzlarında cenaze nakil aracına taşındı. "Onur kardeşimizle ne kadar gurur duysanız azdır" Törende Konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, "Görevini ifa ettiği sırada geçirdiği trafik kazasında şehadete eren kardeşimiz Onur Şirin’in uğurlanması vesilesiyle buradayız. Bu kazada maalesef 2 polis kardeşimiz de yaralandı. O kardeşlerimizin de tedavileri hastanemizde devam ediyor. Aziz şehidimize Allah rahmet dilerken hastanede tedavi gören kardeşlerimize de Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyorum. Aziz şehidimizin kıymetli ailesi, Onur kardeşimizle ne kadar gurur duysanız azdır. Sizlere şehit ailesi olmak gibi bir unvan bırakıp gitti. Diğer taraftan da bu alemden diğer aleme göç ederken sizleri milletimize, devletimize emanet etti. Sizler bundan böyle milletimize emanetsiniz. Bizler her daim sizlerin yanında olacağız. Bütün vatandaşlarımız bilsin ki Onur kardeşimizin bıraktığı bayrağı bu kahraman emniyet teşkilatı bıraktığı yerden devralacak aynı azim ve kararlılıkla vatandaşlarımızın huzur ve birliği için görev yapmaya devam edecekler" dedi. "Türk Polis Teşkilatımız kardeşimizin ailesinin yanında olacak" Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek de, "Bugün burada tarifsiz bir acıyı paylaşmak kahraman bir evladımızı sonsuzluğa uğurlamak için toplandık. Türk Polis Teşkilatı olarak vatan, bayrak, mukaddes değerler uğruna canımız pahasına görev yapıyoruz. Ne yazık ki dün vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için görev başında meslektaşımız, kardeşimiz Onur Şirin’i tüm müdahalelere rağmen kaybettik. Türk Polis Teşkilatımız kardeşimizin ailesinin yanında olacak. Ailesini asla yalnız bırakmayacak. Şehidimize Allah’tan rahmet, ailesine ve meslektaşlarımıza sabır diliyorum" diye konuştu. Düzenlenen törenin ardından şehit polis memuru Onur Şirin’in cenazesi son yolculuğuna uğurlanmak üzere memleketi Isparta’ya gönderildi. Törene, şehit polisin eşi Beray Şirin, kızı Gülce Şirin, annesi Neriman Şirin, babası Alpaslan Şirin, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yakınları, protokol mensupları ile şehit polisin mesai arkadaşları katıldı.
Konya Ovası’nda toprak suya doymadı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 09:46 Konya Ovası’nda toprak suya doymadı Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda kurak geçen üretim sezonunda toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için ekili ürünlerde su stresi başlayabileceğine dikkat çeken uzmanlar, üreticilere sulama yöntemi uyarısında bulundu. Konya’da bu yıl çiftçiler tarafından beklenen yağışlar toprağa düşmedi. Kar yağışının yetersiz olmasının ileriki dönemlerde yer altı su kaynaklarında ciddi çekilmelere neden olacağını belirten Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için ekili ürünlerin su stresi yaşayabileceği uyarısında bulunarak, "Bunun için çiftçilerimizin sulama periyotlarını belirlerken mutlaka ziraat mühendislerinden destek almalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "Nem miktarında ciddi anlamlarda azalmalar var ve toprağımız suya doymadı" Kurak bir dönem geçiren Konya Ovası’nda, üretim sezonunda sulu tarım yapan çiftçilerin çok dikkatli olmaları gerektiğine değinen Kırkgöz, "Sulama yönünden kapalı bir havza olan Konya yöresinde, özellikle kar yağışının yoğun bir şekilde yağması bizler için çok önemli. Çünkü yer altı sularını ve yer üstü su kaynaklarını besleyen en önemli kaynaklardan birisi de kardır. Tabii yağmur yağışları ara ara devam etti. Tarladaki mahsullerde şu ana kadar herhangi bir problem yok. Lakin kar yağışının yetersiz olması ileriki dönemlerde yer altı sularında ciddi anlamda çekilmelere neden olacak gibi gözüküyor. Çiftçilerimizin sulama yaparken çok dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle yer altı suyu kullanan çiftçilerimizin sulamaya başlarken, tarlalarına ekecekleri mahsulleri belirlerken, özellikle sulamaya başlamadan önce kuyularını kontrol etmelerini öneriyoruz. Çünkü böylesi dönemlerde yer altı sularında ciddi anlamda çekilmeler olabiliyor. Çiftçilerimiz, yeşil mahsule karar verdiyse kuyularını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde ciddi anlamda verim kayıpları yaşarlar. Sulama periyotlarında da mutlaka ziraat mühendislerine danışmaları gerekiyor. Tabii kar yağışı olmayınca toprağın tabanındaki nem miktarında ciddi anlamlarda azalmalar var ve toprağımız suya doymadı diyebiliriz. Toprağın bu denli suya doymadığı dönemlerde ve sulamanın yoğun yapıldığı dönemler oluyor o dönem de yaz ayları, çünkü toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için de mahsullerin su stresleri baş gösterebiliyor. Bunun için çiftçilerimizin sulama periyotlarını belirlerken mutlaka ziraat mühendislerinden destek almalarını tavsiye ediyoruz. Sulama yapmadan önce ne kadar su vereceğini, hangi aralıklarla sulama yapacağını, hangi sistemle sulama yapması gerektiğini ziraat mühendislerinden sulama periyodunu ürünlerine göre ayarlamaları gerekiyor" dedi. "Yoğun sulama yapıldığında kök bölgelerinde çürümeler meydana geliyor" Çok fazla su vermenin bitkiye çok faydası olmadığına değinen Burak Kırkgöz, "Çok fazla sulama yapmak bazı dönemlerde ürünlerde kök çürüklüklerine de neden oluyor. Bunun nedeni de tabanda suyun birikmesi ve köklerin hava alamaması. Bitkiler suya ihtiyaç duyduğu kadar, havaya da ihtiyaç duyuyor, özellikle kök bölgeleri. Yoğun sulama yapıldığında kök bölgelerinde çürümeler meydana geliyor. Orada bakteriyel hastalıkların oluşumu başlıyor. Bu da çiftçilerin ekstra maliyet yaparak mantar ilaçlarını atmalarına neden oluyor. Çok fazla sulamadan kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle böylesine kurak bir dönemde çok fazla su vereyim, mahsulüm çok verimli olsun diye düşünebilir çiftçilerimiz, bu kesinlikle yanlış. Bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemde ihtiyaç duyduğu kadar su verilmesi gerekiyor. Bunun için de çiftçilerimizin ara ara tarlalarını kontrol ederek ziraat mühendislerinin verdiği sulama periyotlarına uyarak sulama yapmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz" Bahar dönemi geldiği zaman sulama işlemlerinin yoğunlaşacağını hatırlatan Kırkgöz, "Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz. Rüzgarlı havalarda suların belli bölgelere değmemesi, doğru sulamanın olmaması, bitkilerin bazı bölgelerinde ya da tarlanın bazı bölgelerinde suyun yoğun bir şekilde gelmesi, bazı bölgelerine hiç değmemesine neden oluyor. Çiftçilerimiz zaten bunu biliyorlar ama buna biraz daha dikkat etmelerini öneriyoruz. Çünkü yağışların az olması ciddi anlamda kuraklığı da getiriyor. Sulamanın düzgün yapılıyor olması bu dönemlerde çok önemli. Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda kesinlikle sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
Konya Ovası’nda toprak suya doymadı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 09:44 Konya Ovası’nda toprak suya doymadı Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda kurak geçen üretim sezonunda toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için ekili ürünlerde su stresi başlayabileceğine dikkat çeken uzmanlar, üreticilere sulama yöntemi uyarısında bulundu. Konya’da bu yıl çiftçiler tarafından beklenen yağışlar toprağa düşmedi. Kar yağışının yetersiz olmasının ileriki dönemlerde yer altı su kaynaklarında ciddi çekilmelere neden olacağını belirten Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için ekili ürünlerin su stresi yaşayabileceği uyarısında bulunarak, "Bunun için çiftçilerimizin sulama periyotlarını belirlerken mutlaka ziraat mühendislerinden destek almalarını tavsiye ediyoruz" dedi. "Nem miktarında ciddi anlamlarda azalmalar var ve toprağımız suya doymadı" Kurak bir dönem geçiren Konya Ovasında, üretim sezonunda sulu tarım yapan çiftçilerin sulama yaparken çok dikkatli olmaları gerektiğine değinen ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Sulama yönünden kapalı bir havza olan Konya yöresinde, özellikle kar yağışının yoğun bir şekilde yağması bizler için çok önemli. Çünkü yer altı sularını ve yer üstü su kaynaklarını besleyen en önemli kaynaklardan birisi de kardır. Tabii yağmur yağışları ara ara devam etti. Tarladaki mahsullerde şu ana kadar herhangi bir problem yok. Lakin kar yağışının yetersiz olması ileriki dönemlerde yer altı sularında ciddi anlamda çekilmelere neden olacak gibi gözüküyor. Çiftçilerimizin sulama yaparken çok dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle yer altı suyu kullanan çiftçilerimizin sulamaya başlarken, tarlalarına ekecekleri mahsulleri belirlerken, özellikle sulamaya başlamadan önce kuyularını kontrol etmelerini öneriyoruz. Çünkü böylesi dönemlerde yer altı sularında ciddi anlamda çekilmeler olabiliyor. Çiftçilerimiz, yeşil mahsule karar verdiyse kuyularını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde ciddi anlamda verim kayıpları yaşarlar. Sulama periyotlarında da mutlaka ziraat mühendislerine danışmaları gerekiyor. Tabii kar yağışı olmayınca toprağın tabanındaki nem miktarında ciddi anlamlarda azalmalar var ve toprağımız suya doymadı diyebiliriz. Toprağın bu denli suya doymadığı dönemlerde ve sulamanın yoğun yapıldığı dönemler oluyor o dönem de yaz ayları, çünkü toprak yeteri miktarda suyu barındırmadığı için de mahsullerin su stresleri baş gösterebiliyor. Bunun için çiftçilerimizin sulama periyotlarını belirlerken mutlaka ziraat mühendislerinden destek almalarını tavsiye ediyoruz. Sulama yapmadan önce ne kadar su vereceğini, hangi aralıklarla sulama yapacağını, hangi sistemle sulama yapması gerektiğini ziraat mühendislerinden sulama periyodunu ürünlerine göre ayarlamaları gerekiyor" dedi. "Yoğun sulama yapıldığında kök bölgelerinde çürümeler meydana geliyor" Çok fazla su vermenin bitkiye çok faydası olmadığına değinen Burak Kırkgöz, "Çok fazla sulama yapmak bazı dönemlerde ürünlerde kök çürüklüklerine de neden oluyor. Bunun nedeni de tabanda suyun birikmesi ve köklerin hava alamaması. Bitkiler suya ihtiyaç duyduğu kadar, havaya da ihtiyaç duyuyor, özellikle kök bölgeleri. Yoğun sulama yapıldığında kök bölgelerinde çürümeler meydana geliyor. Orada bakteriyel hastalıkların oluşumu başlıyor. Bu da çiftçilerin ekstra maliyet yaparak mantar ilaçlarını atmalarına neden oluyor. Çok fazla sulamadan kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Özellikle böylesine kurak bir dönemde çok fazla su vereyim, mahsulüm çok verimli olsun diye düşünebilir çiftçilerimiz, bu kesinlikle yanlış. Bitkinin ihtiyaç duyduğu dönemde ihtiyaç duyduğu kadar su verilmesi gerekiyor. Bunun için de çiftçilerimizin ara ara tarlalarını kontrol ederek ziraat mühendislerinin verdiği sulama periyotlarına uyarak sulama yapmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz" Bahar dönemi geldiği zaman sulama işlemlerinin yoğunlaşacağını hatırlatan Kırkgöz, "Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz. Rüzgarlı havalarda suların belli bölgelere değmemesi, doğru sulamanın olmaması, bitkilerin bazı bölgelerinde ya da tarlanın bazı bölgelerinde suyun yoğun bir şekilde gelmesi, bazı bölgelerine hiç değmemesine neden oluyor. Çiftçilerimiz zaten bunu biliyorlar ama buna biraz daha dikkat etmelerini öneriyoruz. Çünkü yağışların az olması ciddi anlamda kuraklığı da getiriyor. Sulamanın düzgün yapılıyor olması bu dönemlerde çok önemli. Çiftçilerimizin özellikle rüzgarlı havalarda kesinlikle sulama yapmamalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.