Yerel Haberler
Konya
28 Şubat 2026 Cumartesi - 14:02 KONESOB Başkanı Karabacak: "Birliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun" Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KONESOB) Başkanı Muharrem Karabacak, "Ramazan ayı esnafımıza bereket, ülkemize dirlik, milletimize huzur, coğrafyamıza barış, tüm insanlığa umut getirsin. Birliğimiz ve kardeşliğimiz daim, sofralarımız bereketli olsun" dedi. KONESOB tarafından düzenlenen iftar programına protokol mensupları, oda başkanları, davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan KONESOB Başkanı Muharrem Karabacak, "Konya, üretimin, emeğin ve dayanışmanın şehridir. Esnafıyla, sanatkarıyla, çiftçisiyle, sanayicisiyle bu şehir alın terini kutsal bilir. Asırlardır süregelen Ahilik kültürü bize sadece ticareti değil; dürüstlüğü, paylaşmayı ve kardeşliği de öğretmiştir. Bugün burada aynı sofranın etrafında buluşmamız, birliğimizin, beraberliğimizin ve ortak değerlerimizin en canlı göstergesidir. Güç, ayrılıkta değil; omuz omuza durmakta gizlidir. Bu mübarek ay; esnafımıza bereket, ülkemize dirlik, milletimize huzur, coğrafyamıza barış, tüm insanlığa umut getirsin. Birliğimiz ve kardeşliğimiz daim, sofralarımız bereketli olsun" dedi. AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer de konuşmasında, şehrin kalkınması için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaları sürdüreceklerini söyledi. AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız da esnafın işi yolunda olduğunda Türkiye’nin ekonomisi ve üretiminin de güçlü olduğunu belirterek, "Bizler de geçmişten bugüne taşınan bu meşaleyi daha da büyüterek yaşatmanın gayreti içerisindeyiz" diye konuştu. Konya Valisi İbrahim Akın da "Konya esnafı, Ahiliğin prensiplerini özümsemiş; yaptığı işte doğruluğu, dürüstlüğü, helal kazancı ve alın terini temel ilke edinmiş kıymetli bir kesimdir. Esnafımızın zaman zaman sıkıntılı süreçlerden geçtiğini biliyoruz. Ancak inanıyoruz ki Konya esnafımız her türlü zorluğun üstesinden gelecek nitelik ve donanıma sahiptir. İnşallah omuz omuza, birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir engel yoktur" ifadelerini kullandı.
Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı
12 Aralık 2025 Cuma - 11:19 Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı Kanser vakaları dünya genelinde hızla artarken uzmanlar, hastalıkta hayat kurtaran en önemli adımın erken tanı olduğu konusunda uyarıyor. Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser tanısı alan hasta bulunduğunu belirterek, tarama ve kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Dünyada her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olan kanser hastalığı, hızla artan vaka sayılarıyla küresel bir sağlık tehdidi olmaya devam ediyor. Hastalıkta en kritik unsurun erken tanı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, toplumun tarama programlarına yönelmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar özellikle sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon gibi çevresel etkenlerin giderek arttığını, kanserin artık sadece ileri yaşlarda değil, daha genç kişilerde de görüldüğünü belirtiyor. Kanserin vücutta kontrolsüz bir şekilde çoğalan hücrelerin ve bunun tamir mekanizmalarında bozulma sonucu oluşan genel bir hastalık türü olduğunu söyleyen Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Kanser tüm dünyada hızla artış gösteriyor. Dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni tanı alan hasta bulunuyor. Bunlardan da her yıl yaklaşık 10 milyon kişi hayatını bu hastalıktan dolayı kaybediyor. Dünyada ölüme bağlı nedenlerde kalp hastalıklarından sonra ikinci en sık hastalık kanser hastalığı. Bu nedenle de erken tanı bu hastalıkta önemli. Burada tanıda ve etiyolojide nedenleri açısından bakacak olursak özellikle çevresel ve genetik faktörler rol oynuyor. Çevresel faktörlerde de sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon, bazı enfeksiyöz nedenler rol alıyor. Tanıda da daha çok şikayet olarak hastalarımıza halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, bulantı, kusma, vücudun herhangi bir yerden olan kanamalar, daha çok şikayetler bu şekilde oluyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden en yakın sağlık merkezine başvurmaları gerekmektedir" dedi. Erken tanı için tarama ve kontroller önemli Şikayet olmasa da özellikle tarama ve erken tanı açısından KETEM’de 3 kanser türünde tarama yapıldığını belirten Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Bunlardan birincisi meme kanseri. 40 yaş sonrasında kadınlarda yıllık klinik meme muayenesi ve 2 yılda bir mamografi kontrolü, rahim ağzı kanseri açısından da 30 yaş sonrasında özellikle 5 yılda bir smear testi ve HPV DNA testi yapılmaktadır. Yine kolorektal kanserler açısından yani kalın bağırsak kanserleri açısından da 50 yaş sonrasında 2 yılda bir gaita gizli kan testi yapılmaktadır. Bunları erken tanı açısından, şikayeti olmasa da kişilerin yaptırması gerekiyor. Tedavi açısından da cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoid tedaviler gündeme geliyor. Biz, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde güncel tedavileri uygulayabilmekteyiz. Onkoloji Kliniğimiz de burada mevcut. Orada da radyoterapi hizmeti veriliyor. Teşhis amaçlı da kan tahlilleri, röntgen, ultrason, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri yapılabilmektedir. Kesin tanı amaçlı biyopsi bizim için önemli. Patoloji tarafından kanser tanısı kesin olarak orada konulmaktadır. Bunun dışında yine son dönemlerde olan genetik ve moleküler testler de özellikle kanser tanısında ve tedavi konusunda bize yardımcı olmaktadır. Hedefe yönelik tedaviler dediğimiz sağlıklı hücrelere etki etmeyen, kanser hücreleriyle savaşan tedaviler açısından da bu testler önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "Kanser, çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor" Koruyucu önlemler açısından çevresel nedenlerden uzak durmak gerektiğini ifade eden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Sigarayı bırakmak, alkolü bırakmak, düzenli egzersiz, uygun bir diyet programı ve erken tanı, tarama açısından da KETEM’lerde bu taramalarımızı yaptırmamız kanser hastalığını önlemek açısından büyük rol oynuyor. Tıp onkolojisi olarak daha çok 18 yaş ve üstüne hizmet vermekteyiz. Kanser hastaları daha çok 50 yaş ve sonrasında görülmekte ama artık günümüzde çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor. Çocukluk çağında da maalesef bu hastalık ortaya çıkmakta ama orada daha çok genetik faktörler rol oynamakta. O tür durumlarda çocukta belirti, şüpheli bir durum olduğu zaman en erken dönemde yine sağlık merkezine başvurmakta fayda var" diye konuştu.
Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı
12 Aralık 2025 Cuma - 11:12 Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı Kanser vakaları dünya genelinde hızla artarken uzmanlar, hastalıkta hayat kurtaran en önemli adımın erken tanı olduğu konusunda uyarıyor. Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümünden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser tanısı alan hasta bulunduğunu belirterek, tarama ve kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Dünyada her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olan kanser hastalığı, hızla artan vaka sayılarıyla küresel bir sağlık tehdidi olmaya devam ediyor. Hastalıkta en kritik unsurun erken tanı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, toplumun tarama programlarına yönelmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon gibi çevresel etkenlerin giderek arttığını, kanserin artık sadece ileri yaşlarda değil, daha genç kişilerde de görüldüğünü belirtiyor. Kanserin vücutta kontrolsüz bir şekilde çoğalan hücrelerin ve bunun tamir mekanizmalarında bozulma sonucu oluşan genel bir hastalık türü olduğunu söyleyen Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümünden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Kanser tüm dünyada hızla artış gösteriyor. Dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni tanı alan hasta bulunuyor. Bunlardan da her yıl yaklaşık 10 milyon kişi hayatını bu hastalıktan dolayı kaybediyor. Dünyada ölüme bağlı nedenlerde kalp hastalıklarından sonra ikinci en sık hastalık kanser hastalığı. Bu nedenle de erken tanı bu hastalıkta önemli. Burada tanıda ve etiyolojide nedenleri açısından bakacak olursak özellikle çevresel ve genetik faktörler rol oynuyor. Çevresel faktörlerde de sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon, bazı enfeksiyöz nedenler rol alıyor. Tanıda da daha çok şikayet olarak hastalarımıza halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, bulantı, kusma, vücudun herhangi bir yerden olan kanamalar, daha çok şikayetler bu şekilde oluyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden en yakın sağlık merkezine başvurmaları gerekmektedir" dedi. Erken tanı için tarama ve kontroller önemli Şikayet olmasa da özellikle tarama ve erken tanı açısından KETEM’de 3 kanser türünde tarama yapıldığını belirten Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Bunlardan birincisi meme kanseri. 40 yaş sonrasında kadınlarda yıllık klinik meme muayenesi ve 2 yılda bir mamografi kontrolü, rahim ağzı kanseri açısından da 30 yaş sonrasında özellikle 5 yılda bir smear testi ve HPV DNA testi yapılmaktadır. Yine kolorektal kanserler açısından yani kalın bağırsak kanserleri açısından da 50 yaş sonrasında 2 yılda bir gaita gizli kan testi yapılmaktadır. Bunları erken tanı açısından, şikayeti olmasa da kişilerin yaptırması gerekiyor. Tedavi açısından da cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoid tedaviler gündeme geliyor. Biz, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde güncel tedavileri uygulayabilmekteyiz. Onkoloji Kliniğimiz de burada mevcut. Orada da radyoterapi hizmeti veriliyor. Teşhis amaçlı da kan tahlilleri, röntgen, ultrason, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri yapılabilmektedir. Kesin tanı amaçlı biyopsi bizim için önemli. Patoloji tarafından kanser tanısı kesin olarak orada konulmaktadır. Bunun dışında yine son dönemlerde olan genetik ve moleküler testler de özellikle kanser tanısında ve tedavi konusunda bize yardımcı olmaktadır. Hedefe yönelik tedaviler dediğimiz sağlıklı hücrelere etki etmeyen, kanser hücreleriyle savaşan tedaviler açısından da bu testler önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "Kanser, çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor" Koruyucu önlemler açısından çevresel nedenlerden uzak durmak gerektiğini ifade eden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Sigarayı bırakmak, alkolü bırakmak, düzenli egzersiz, uygun bir diyet programı ve erken tanı, tarama açısından da KETEM’lerde bu taramalarımızı yaptırmamız kanser hastalığını önlemek açısından büyük rol oynuyor. Tıp onkolojisi olarak daha çok 18 yaş ve üstüne hizmet vermekteyiz. Kanser hastaları daha çok 50 yaş ve sonrasında görülmekte ama artık günümüzde çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor. Çocukluk çağında da maalesef bu hastalık ortaya çıkmakta ama orada daha çok genetik faktörler rol oynamakta. O tür durumlarda çocukta belirti, şüpheli bir durum olduğu zaman en erken dönemde yine sağlık merkezine başvurmakta fayda var" diye konuştu. (TH-FM-
Konya Büyükşehir’in nezaket otobüsü öğrencilere trafik kültürünü aşılıyor
11 Aralık 2025 Perşembe - 14:03 Konya Büyükşehir’in nezaket otobüsü öğrencilere trafik kültürünü aşılıyor Konya Büyükşehir Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından öğrenciler arasında trafikte saygı ve nezaket duygularını geliştirmek amacıyla "Trafikte Nezaket ve Görgü Kuralları Projesi" başlatıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, trafik kültürünün küçük yaşlarda kazanılmasının, geleceğin daha güvenli ve daha saygılı bir şehir yaşamı için büyük önem taşıdığını ifade ederek, bu kapsamda anlamlı bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Nezaket otobüsü yıl boyunca 10 ilkokula misafir olacak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle başlattıkları "Nezaket Otobüsü uygulamasının öğrencilerde toplu ulaşım bilincini güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Başkan Altay, "Çocuklarımıza trafikte sadece bir sürücü ya da yolcu değil, aynı zamanda toplumun bir parçası olarak sorumluluk taşıdıklarını anlatıyoruz. Nezaket Otobüsümüz sayesinde öğrencilerimiz durakta beklerken, araca binerken ve yolculuk yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini uygulamalı olarak öğreniyor. Bu eğitim-öğretim dönemi boyunca nezaket otobüsümüz 10 ilkokuldaki 3 ve 4. sınıf öğrencilerimizle buluşacak. "Amacımız; trafikte nezaketi, saygıyı ve toplu ulaşım kültürünü güçlendiren bilinçli bir nesil yetiştirmek" ifadelerini kullandı. Öğrenciler trafikte nezaket ve görgü kurallarını öğreniyor "Trafikte Nezaket ve Görgü Kuralları Projesi" kapsamında hayata geçirilen çalışmayla toplu ulaşımda kullanılmakta olan bir otobüs ile okullara gidilerek, otobüs içerisinde toplu ulaşımda nezaket ve görgü kuralları hakkında öğrencilere bilgilendirmeler yapılıyor. Eğitime katılan öğrenciler durakta beklerken, toplu ulaşım araçlarına binerken ve araç içerisinde yolculuk yaparken dikkat etmeleri gereken konular hakkında bilgi sahibi oluyor. Öğrenciler, bunun yanında yaşlılara, çocuklulara, hamilelere ve engellilere yer verilmesi, diğer yolcuların rahatsız edilmemesi, kamu malının korunması ve toplu ulaşım kullanımının yararları hakkında da bilgilendiriliyor. Projede fotoğraf ve resim yarışması başlatıldı Proje kapsamında ayrıca Sürdürülebilir Ulaşımda Nezaket ve Görgü Kuralları başlıklı fotoğraf ve resim yarışması da başlatıldı. Yarışmalara katılmak isteyen öğrenciler 26 Aralık’a kadar başvuru yapılabilecek. Proje kapsamında farklı yaş kategorilerindeki öğrenciler ile öğretmenler ve veliler için de yıl içerisinde çeşitli çalışmalar gerçekleştirilecek.
Göz muayenesi nörolojik hastalıkların tanısında büyük önem taşıyor
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:56 Göz muayenesi nörolojik hastalıkların tanısında büyük önem taşıyor Gözün, sinir sistemi ile doğrudan bağlantısı olan tek organ olduğunu, bu nedenle çoğu zaman beynin dışardan görülebilen parçası olarak tanımlandığını belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü doktorlarından Uzman Dr. Hatice Şap, bu nedenle yapılacak bir göz muayenesinin, yalnızca görme sağlığı açısından değil, aynı zamanda beyin fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından da büyük önem taşıdığını belirtti. Vücuttaki özel konumu nedeniyle göz, yalnızca görme organı değil, aynı zamanda beynin dışarıdan görülebilen tek parçası olma özelliği taşıyor. Embriyonik dönemde gözün ön beyin (diensefalon) yapısından geliştiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, bu nedenle gözdeki sinir dokusunun ’beynin bir uzantısı’ niteliğinde olduğunu hatırlattı. Uzm. Dr. Hatice Şap, bu yapısal özellik nedeniyle nörolojik hastalıkların değerlendirilmesinde göz muayenesinin önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Göz muayenesi beyin hastalıklarına nasıl ışık tutar Göz dibi muayenesinin, nörologların beyinle ilgili birçok hastalık hakkında erken ve değerli bilgiler edinebildiği en önemli tanısal yöntemlerden biri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hatice Şap, gözün beynin dışarıdan görülebilen tek parçası olması nedeniyle bu muayenenin nörolojide vazgeçilmez bir yer tuttuğunu vurguladı. Diyabet hastalığının uzun yıllar devam ettiği kişilerde retinada ’atılmış pamuk görünümü’ olarak adlandırılan küçük damar hasarlanması görülebildiğini kaydeden Uzm. Dr. Hatice Şap, "Gözde tespit edilen bu bulgu, beyinde de sessiz ve yaygın damarsal hasarların oluşmuş olabileceğini düşündürüyor. Benzer şekilde, beyinde yer kaplayarak basınç artışına neden olan kitleler veya farklı patolojiler görme sinirinde ödem oluşturabiliyor. Bu durum da hastalarda baş ağrısı ve bulanık görme gibi yakınmalarla kendini gösteriyor. Göz dibinde optik sinir ödeminin tespiti, nörolojik açıdan son derece kritik kabul ediliyor" dedi. Uzm. Dr. Şap, kafa içi basınç artışının da göz muayenesiyle anlaşılabileceğini belirterek, "Nasıl kolumuzdan ölçtüğümüz tansiyon bize bir değer veriyorsa, kafa içi basıncını da görme sinirindeki ödem, solukluk gibi bulgularla değerlendirebiliriz. Bu bulguların ardından hastaya beyin görüntülemesi yapılarak basınç artışının nedeni araştırılır. Eğer yapısal bir sebep bulunamaz ise ’intrakraniyal hipertansiyon’ tanısı konulur ve tedavi süreci başlatılır. Tedavinin etkinliği ise yine göz dibindeki bulguların takibiyle yakından izlenir’’ şeklinde konuştu. Göz hareketlerindeki bozuklukların, göz kaslarını yöneten beyin sinirlerinin etkilenmiş olabileceğine işaret edebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Hatice Şap, bu bulguların beynin hangi bölgesinde sorun olabileceğine dair yönlendirici bilgiler sağladığını kaydetti. Göz tarama teknikleri Alzheimer için umut vaat ediyor Güncel araştırmaların Alzheimer hastalığının henüz bilişsel yakınmalar başlamadan önce retinadan yapılacak özel görüntülemelerle tespit edilebileceğini ortaya koyduğunu ifade eden Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, retina üzerinden elde edilecek bu erken bulguların hastalığın seyrini değiştirebilecek kadar değerli olduğunu ve bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdığını belirtti. Uzm. Dr. Hatice Şap, nörolojik değerlendirmenin daima bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ancak gözün beyne olan anatomik yakınlığı ve yapısal bağlantıları nedeniyle muayenede ayrı bir yeri olduğunu vurgulayarak, "Göz, beynin bize açılan penceresidir. Bu nedenle nörolojik değerlendirmede en değerli ve vazgeçilmez muayene alanlarımızdan biridir" diye konuştu.