Yerel Haberler
Konya
Karatay’dan her adımda bir yatırım 05 Mart 2026 Perşembe - 15:21:20 Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçenin farklı noktalarında devam eden yatırımları sahada inceleyerek çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı ve vatandaşlarla bir araya geldi. Karatay Belediyesi, yaşam standartlarını yükseltmek ve vatandaşların ihtiyaç duyduğu projeleri hayata geçirmek için ilçenin çehresini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Başkan Kılca, yapımı süren projeleri yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Hasan Kılca, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden biri olan Türbe Arkası Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Aziziye Mahallesi’ndeki 6 tescilli yapının rekonstrüksiyon çalışmalarını inceledi. Ayrıca Hamzaoğlu Parkı’na yapılacak yeni Kafe Karatay’ın proje çalışmalarını takip etti. Başkan Kılca, daha sonra Karatay Halk Ekmek Büfesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. "Her adımda Karatay için çalışıyoruz" Başkan Hasan Kılca, "Her adımda Karatay için çalışıyor, yatırımlarımızla ilçemizin çehresini değiştiriyoruz" diyerek, ilçede yürütülen çalışmaların her noktada sürdüğünü vurguladı. Sahadaki çalışmaları yakından takip ettiklerini ve vatandaşlarla istişarelerde bulunduklarını ifade eden Kılca, tam buğday ekmeğine yapılan indirimin büyük ilgi gördüğünü ve vatandaşların sağlıklı ekmeğe erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini aktardı. Tarihi dokuyu koruyarak geleceğe taşımayı önemsediklerini belirten Hasan Kılca, Türbe Arkası Projesi ile bölgenin kültürel mirasının aslına uygun şekilde yeniden canlandırıldığını söyledi. Başkan Kılca, Hamzaoğlu Parkı’nda yükselecek yeni Kafe Karatay’ın proje çalışmalarını da yerinde takip ettiklerini belirterek, "Kafe Karatay, şehrimizin yeni markası oldu. Yeni kafemizin yapım çalışmaları çok yakında başlayacak" dedi.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:35 Drift, kavga ve kural ihlallerinin önüne geçecek kanun Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğin ardından trafik cezaları artırıldı. Uzmanlar, düzenlemenin sürücülerin kural ihlallerini azaltarak trafikte caydırıcılığı artıracağını belirtirken, sürücüler ise kurallara uyarak yeni kanunu desteklediklerini ifade etti. 27 Şubat 2026 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğe ilişkin yeni trafik cezaları Resmi Gazetede yayımlandı. Yapılan düzenleme ile birlikte birçok trafik kuralı ihlaline uygulanan para cezalarında artışa gidildi aynı ihlali yapan sürücünün cezası ise katlanarak artacak. Uzmanlar, cezaların artırılmasının temel amacının sürücülerin daha az kural ihlali yapmasını sağlamak olduğunu söyledi. "Bu yapılan ihlallerin azalacağı kanaatindeyiz" Cezaların küçük miktardayken suça yönelmenin daha kolay olduğuna dikkat çeken İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "27 Şubat 2026 tarihinde Karayolları Trafik Kanunu değişikliğine dair Resmi Gazetede Trafik Cezaları yayımlandı. Burada tabii amaç sürücülerimizin daha az kural ihlali yapması için cezalarda bir caydırıcılık söz konusu olduğundan dolayı cezalarda artırıma gidildi. Çünkü daha önceki cezalar çok küçük miktarlardaydı ve bu da suça eğilimi biraz daha artırıyordu. Yani bazı çevrelerce önemsenmiyordu ama burada tabii cezaların bir kısmının artmasından dolayı biraz daha artık bu yapılan ihlallerin azalacağı kanaatindeyiz. Tabii bu ihlallerin sadece trafik cezaları ile önlenemeyeceği, bunun aynı şekilde denetim ve eğitimin de olması gerektiği konusunda bizim düşüncelerimiz var. Yani burada sadece suç işlediği zaman trafik para cezasıyla bu işin kapatılmaması, tekrarı halinde zaten artırımlı olarak gidiyor ama bunların tekrarı halinde de tekrar işlediği suça göre değişiyor. Diyelim ki kırmızı ışıkta geçmiş sürücü, bununla alakalı da bir eğitime tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum. Bu benim tabii ki şahsi fikrim ama ülkemizde ve dünya genelinde baktığımız zaman caydırıcılık olmadığı takdirde kurallara uyulma oranı azalıyor. Dolayısıyla burada yapılan kesinlikle caydırıcılık, yani kurala uymanın gerektiğini ve uymayanlara ceza yazılacağı kanaati oluştuğundan burada sürücülerimizin kesinlikle kurallara uyması gerektiği. Uyanlar için zaten herhangi bir cezai işlemin uygulanmayacağını hepimiz biliyoruz. Uymayanlar için de bu caydırıcı olacaktır" dedi. "Kural ihlali yaptığınız zaman bir başkasını riske atıyorsunuz" Ceylan, şöyle devam etti: "Bazı vatandaşlarımız, sürücüler cezaların çok ağırlaştığı noktasında tepki gösteriyor. Siz kurallara uyarsanız zaten kimsenin size ceza yazma durumu söz konusu değil. Burada önemli olan caydırıcılık. Cezalar kural ihlali yapanların cezalandırılması için konur. Siz eğer kurallara uyarsanız zaten herhangi bir cezai müeyyide uygulanmayacak. Burada artı şöyle bir durum daha var; İkinci ceza veya işte akabinde devam eden cezalarda cezalar artırılarak gidiyor. Dolayısıyla kesinlikle trafik kurallarına uyalım. Bu bizim için hayati bir mesele çünkü siz bir kural ihlali yaptığınız zaman bir başkasını riske atıyorsunuz. Dolayısıyla burada paradan ziyade bir canın tehlike durumu var. Dolayısıyla kesinlikle trafik kurallarına uyun. Trafik cezaları ile müeyyide ile karşılaşılmasın. Buradaki önemli olan hususlardan bir tanesi de şu; farkındalık oluşturmak. Yani siz eğer hiçbir kuralın ihlalinde cezai müeyyide uygulamazsanız farkındalığı da oluşturamazsınız. Dolayısıyla bu şekilde bu cezaların yazılması, kural ihlali yapanların tabii ki cezalandırılması gerekiyor" diye konuştu. Sürücüler ise Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişikliğinin faydalı olacağını söyleyerek kanunu desteklediklerini anlattı.
Kanseri yenen Hatice öğretmen hastanede minik kalplere umut oluyor
24 Ekim 2025 Cuma - 11:04 Kanseri yenen Hatice öğretmen hastanede minik kalplere umut oluyor Konya’da sınıf öğretmeni Hatice Karakışla, meme kanserini yenmesinin ardından Konya Şehir Hastanesi’nde bulunan sınıfta öğretmenlik yaparak çocuklara umut oluyor. Konya’da 2 çocuk annesi 27 yıllık sınıf öğretmeni Hatice Karakışla, 9 yıl önce meme kanseri olduğunu öğrendi. Tedavi sürecinde kemoterapi ve cerrahi müdahalelerle kanseri yenmeyi başaran Karakışla, Konya Şehir Hastanesi’nde tedavi gören çocukların eğitimi için kurulan sınıfa öğretmenlik yapmak için başvuruda bulundu. Başvurusu kabul edilen Karakışla, 4 yıldır tedavi sürecinde olan öğrencilere eğitim veriyor. "Çocuklarımızı görünce biraz daha etkilenmem ve yönelimim arttı" Sınıf öğretmeni Hatice Karakışla, "Hiç beklemediğim bir anda meme kanseri tanısı aldım. Bu süreçte başlangıçta bir kabullenme süreci, sonra inkar, sonra bu güç süreçleri yaşadıktan sonra tedavim aşamasında tabii ki her gittiğimiz yerde gözlemlerimizi sürdürüyoruz. Oradaki öğrenci çocuklarımızı görünce biraz daha etkilenmem ve yönelimim arttı. Yani ben erişkinken mücadelemde zorlanmışken onların çabası, mücadelesi bana göre çok daha büyüktü, özeldi, önemliydi. Kendi kendime bir söz vermiştim. İyileşirsem, kemoterapilerim bitince onlara başından geçirmiş bir insan olarak da bir şeyler yapmak istedim ve bu arzum da çok şükür ki gerçekleşti" dedi. "Benim farklılığım ise yaşadığım olay" Hastane sınıflarının tüm Türkiye’de olduğuna dikkat çeken Karakışla, "Hastane sınıfı öğretmenliği en güzel şekilde Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereğince hizmet sunmakta. Canla başla birçok arkadaşımız hizmet vermekte. Ben de onların bir parçası olma gururuna eriştim. Burada en az benim kadar gayretli, meslekte çok tecrübeli hastane sınıf kategorisinde öncü arkadaşlarımız var. Benim farklılığım ise yaşadığım olay, ‘Damdan düşen gelsin yanıma’ diye nitelendirebileceğimiz bir noktada. Artı olarak çok istemem. Bu şekilde biraz da özel eğitim camiasına yakınlığımı arttırdım. Özetle sağlık konusunda duyarlılığım yüksekti. Tedavilerim sonrasında da çok şükür ki hastane sınıfı öğretmenliği kulvarında bir görev alma şansı buldum" şeklinde konuştu. "Her an bir doktor, hemşire arkadaşımızın yaşadığı olayı ben de yaşıyorum" Sınıfta öğrencilerle kurulan bağın önemli olduğuna dikkat çeken öğretmen Hatice Karakışla, "Amacımız her çocuğumuzun sağlığına kavuşup evine, güvenli alanına, yuvasına, mutluluğuna kavuşması olduğu için biz bazen çok bağ kurduğumuz öğrencilerimizden ayrılmakta zorlanabiliyoruz. Bir tarafta temel bir sevinç sebebimiz var; çocuk gerçekten olması gereken iyi, sağlıklı ortamına kavuştu. Bu mutluluk her şeyin üstüne çıkıyor. Tabii ki zorluk şu; her gün çok esnek bir tabloyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Yani sizi sabit bekleyen bir öğrenci profiliniz yok. Her an bir doktor, hemşire arkadaşımızın yaşadığı olayı ben de yaşıyorum. Bugün beni hangi öğrencim bekliyor, hangi değişik bir hikaye bekliyor, onlara hazırlıklı olmanız ve çabuk uyum göstermeniz gerekiyor bu kategoride. Esnek çalışma prensibi, bunu hayatımıza geçirebilirsek daha güzel oluyor ve daha bağışıklığınız yüksek oluyor. Öze ve içeriğe çok önem veriyorum, açıkçası samimiyet her şeyin üstünde. Hani gönlün sığdığı yere herkes sığar felsefesinden yola çıkıyoruz. Biz eğer çocuğun kalbine ulaştıysak benim için mekanın, ortamın çok çok aşırı bir önemi yok. Mesleğimi iyi yaptığıma inanıyorsam, onların kalbinde yer ettiysem odalarına da keza gidiyoruz, izin vermiyorlarsa sınıfa davet ediyoruz. Ona izin veriliyorsa orada oluyor ve ikisinin harmanlanması olarak hizmet veriyoruz" diye konuştu.
Konya’da 10 gündür haber alınamayan yaşlı adamın hastanede olduğu ortaya çıktı
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:31 Konya’da 10 gündür haber alınamayan yaşlı adamın hastanede olduğu ortaya çıktı Konya’nın Beyşehir ilçesinde karavanda yaşayan ve kendisinden yaklaşık 10 gündür haber alınamayan yaşlı adamın hastanede yoğun bakımda tedavi gördüğü ortaya çıktı. Yeni Mahalle Öğretmenevi karşısındaki göl kıyısında yer alan parkta bulunan bir çekme karavanda yaşayan 72 yaşındaki emekli Ali Bekir Çerezci’den günlerdir haber alamayan karavan tutkunu dostları ve köylüler, sağlık durumundan endişelenerek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine polis, itfaiye ve sağlık görevlileri harekete geçti. Her iki cep telefonundan da ulaşılamayan Çerezci’nin karavanında olabileceğini düşünen ekipler, kısa sürede olay yerine giderek çalışma başlattı. Çerezci’nin karavan içerisinden yanıt vermemesi üzerine itfaiye ekipleri kapıyı kırarak diğer görevlilerle birlikte karavanı kontrol etti ancak Çerezci’nin karavan içerisinde olmadığı belirlendi. Çerezci’nin bulunabilmesi için karavanda kalan dostları ve köylüler kolluk kuvvetlerine kayıp başvurusunda bulunmaya hazırlanırken, bugün gelen bir haberle buruk bir sevinç yaşadı. Çerezci’nin 10 gün önce kaldığı karavanından 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak rahatsızlandığını bildirmesi üzerine sağlık ekiplerince ambulansla Beyşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı, ertesi gün ise hayati tehlikesi bulunması sebebiyle Konya Numune Hastanesi’ne nakledilerek, burada yoğun bakıma alındığı öğrenildi. Çerezci’nin yoğun bakımda tedavisinin halen sürdüğü ve mevcut durumundan kimsenin haberdar olmadığı ortaya çıktı. Olayla ilgili olarak kendisinin ihbarda bulunduğunu belirten Üstünler Mahallesi sakinlerinden karavanı bulunan Ali Rıza Yaman, kendisinden haber alınamayan Çerezci’yi hem köylüsü hem de kendisinin de karavanı olması nedeniyle tanıdığını ve uzun yıllardır devam eden bir dostluklarının bulunduğunu belirtti. Yaklaşık 8-10 gündür Çerezci’den haber alamadıklarını ve çok titiz olarak tanıdıkları dostunun karavanının etrafının temiz olmaması ve karavan ışığının da devamlı yanıyor olmasından dolayı şüphelendiklerini ve sağlık durumundan endişe duyduklarını anlatan Yaman, "Karavanda olmayınca korkularımız daha da arttı. Dışarıda yürürken başına kötü olaylar, olumsuz bir şeyler gelmiş olabileceğini düşündük. Ailesinden de ayrı yaşadığı için onlara ulaşamadık. Emekli Mustafa Çankaya abimiz vardı, o da Çerezci’yi araştırırken 10 gün öncesinden Konya Numune Hastanesi’ne sevk edildiğini ve burada yoğun bakımda yattığını öğrenmiş. Bu şekilde akıbeti hakkında bilgi sahibi olduk. Karavancı dostumuzun başına kötü bir şey gelmediği için sevindik ama tabii ki mevcut durumundan da üzüntü duyduk. Bazı rahatsızlıkları olduğunu biliyorduk. Emniyetimizi de son durumuyla ilgili bu şekilde bilgilendirdik. Kendisine acil şifalar diliyoruz" şeklinde konuştu. Yaman, hastanede yoğun bakımda olduğu belirlenen Çerezci’nin ikamet ettiği İzmir’de uzun yıllar önce bazı sanatçıların menajerliklerini de yaptığını anlatırken, zamanla bu işlerden elini çekip küçük bir nakliye şirketi kurduğunu ve emekli olarak yaşamını sürdürdüğünü, bir süre önce de Beyşehir’e yerleşerek göl kenarındaki parkta karavanında yaşam sürmeye başladığını, haber alınamayınca kendisini çok merak ettiklerini anlattı.