KÜLTÜR SANAT
Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor 01 Ocak 2026 Perşembe - 16:09:29 Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:14 Mersin’de 2026 coşkusu sokaklara taştı Mersin Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılını karşılamak amacıyla Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlediği ’Yılbaşı Sokak Partisi’, Mersinlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Rengarenk ışıklar, müzik ve dans gösterileriyle adeta festival havasında geçen etkinlikte, 7’den 70’e binlerce vatandaş yeni yıla coşku içinde girdi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen etkinlikte Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılını birbirinden renkli organizasyonlarla uğurlarken, 2026 yılına da büyük bir heyecanla "merhaba" dedi. Aralık ayı boyunca Yılbaşı Pazarı, sokak etkinlikleri ve konserlerle kent genelinde yılbaşı atmosferi oluşturan Büyükşehir Belediyesi, yılın son gecesinde de Mersinlilerin hafızalarında iz bırakacak bir organizasyona imza attı. Mersinlilerden yeni yıla coşkulu ‘merhaba’ Özgecan Aslan Barış Meydanında düzenlenen ’Yılbaşı Sokak Partisi’nde DJ Mustafa Cengiz performansıyla eğlence başlarken, DetoxBand sahne alarak coşkuyu zirveye taşıdı. Latife Güler Dans Grubunun gösterileriyle 2025’e veda eden vatandaşlar, gecenin finalinde Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası etkinliğiyle geçmişe keyifli bir yolculuk yaptı. Saatler boyunca yerli ve yabancı şarkılar eşliğinde dans eden Mersinliler, yeni yılın ilk dakikalarını meydanı dolduran coşkulu kalabalıkla birlikte karşıladı. Büyükşehir ekipleri yılbaşı gecesi sahadaydı Mersin Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yeni yıla huzur ve güven içerisinde girebilmesi için tüm birimleriyle yılbaşı gecesi görev başında yer aldı. Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri olası olumsuzluklara karşı sahada hazır beklerken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından toplu taşımada ek seferler düzenlendi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri ise acil durumlara karşı müdahale için hazır bulundu. Belediyenin tüm birimlerinin koordineli çalışmasıyla yılbaşı gecesi sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Vatandaşlardan teşekkür Etkinliğe katılan vatandaşlardan Güzin Türkmen, "Harika bir etkinlik, Vahap Seçer Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Yeni yılda sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum" derken, ilk kez bu tür bir etkinliğe katıldığını belirten Evin Dolma ise "Etkinliği çok beğendim, güvenlik mükemmeldi. Huzurlu bir yaşam istiyorum" ifadelerini kullandı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 12:58 El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Giresun’da geleneksel kokulu üzüm pekmezi kazanları kaynadı
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:06 Giresun’da geleneksel kokulu üzüm pekmezi kazanları kaynadı Giresun’un Bulancak ilçesine bağlı Kuşluhan köyünde, halk arasında ’kokulu üzüm’ olarak bilinen Karadeniz’e özgü isabella üzümlerinden geleneksel pekmez üretimi bu yıl da başladı. Her yıl olduğu gibi köy sakinleri büyük kazanlarını kurarak üzüm pekmezi kaynatmaya koyuldu. Kış aylarında şifa niyetine tüketilmek üzere hazırlanan pekmez, köylüler için sadece bir gıda değil aynı zamanda birlik ve dayanışmanın da sembolü oldu. Köy sakinlerinden Ufuk Şahin eşi Safiye Şahin ve yakınlarıyla birlikte bu yıl da el emeği ve sabır gerektiren üretimi sürdürdü. Pekmezin sadece bir yiyecek değil, köyümüzdeki dayanışmanın sembolü olduğunu ifade eden Ufuk Şahin, "Çocukluğumuzdan beri atalarımızdan gördüğümüz bu geleneği sürdürüyoruz. Doğal yöntemlerle yaptığımız için pekmezimiz hem lezzetli hem de şifa kaynağı oluyor" dedi. Pekmez kaynatma geleneğine destek veren Zeliha Sarı ise "Üzüm pekmezi köyümüzde nesilden nesile aktarılan bir miras gibi. Annelerimizden, ninelerimizden gördüğümüz gibi katkısız ve el emeğiyle hazırlıyoruz. Bu gelenek sadece soframıza değil, geçmişle bağımıza da güç katıyor" ifadelerini kullandı. Kıymet Pul da, "Pekmez yapmak kolay değil, üzümü ayıklamak, kaynatmak, karıştırmak zahmetli bir iş. Ama sonunda ortaya çıkan şifa kaynağı bütün yorgunluğumuzu unutturuyor. Kış aylarında soframızdan eksik olmuyor" diye konuştu.
Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:01 Uluslararası Altın Portakal Film Festivali "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda jüri üyeleri açıklandı Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın jüri üyeleri açıklandı. Yarışmanın jürileri; "Leyla Özalp, Osman Özcan ve Sezen Kayhan’dan" oluşuyor. 24 Ekim - 2 Kasım 2025 tarihleri arasında bu sene 62.’si gerçekleştirilecek Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamındaki Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın jüri üyeleri açıklandı. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın Ön Seçici Kurulu’nda ise yönetmen, senarist Aydın Sayman ve yönetmen Onur Güler yer aldı. Sinemanın ustaları öğrenciler için bir arada "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Leyla Özalp, 1979 ve 2004 yılları arasında, 28 uzun metraj sinema filmi, 2 belgesel, 2 televizyon dizisinde, yardımcı yönetmen, yürütücü yapımcı ve yapımcı olarak çalıştı. Türk film ve televizyon endüstrisinin aktif bir üyesi olan Özalp, 1993 yılında, Bizans döneminden günümüze; Haliç kıyısındaki tarihi semtlerin çok kültürlülüğünü ve birçok dinin birlikte barış içinde yaşamasını anlatan, "Mozaik", adlı belgeseli yönetti. 2003 yılında, görev aldığı Türk sinemasının 30 önemli yapımında kamera arkasını anlattığı, "Seni Seviyorum Sinema" adlı kitabı Remzi Kitabevi tarafından yayınlanan Özalp, 2003 yılında Uçan Süpürge Film Festivali’nin Türk sinemasında perde arkasında çalışan altı Türk kadınına ilk kez verilen, "Bilge Olgaç Başarı Ödülü"nü aldı. 2005-2007 yılları arasında çeşitli üniversitelerde, kurs ve festivallerde Film Yapımcılığı dersi veren Özalp’ın 2008 yılında Türkiye’deki film yapım sürecini anlattığı "Bir Film Yapmak" adlı kitabı İletişim Yayınları tarafından yayınlandı. Özalp, 2008 yılında ise bu kitapla 10. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Uluslararası Film Festivali Sinema Kültürü Emek Ödülü ve "En İyi Sinema Kitabı Özel Ödülü" aldı. 2010-2011 yıllarında Türkan Şoray’ın NTV’de yaptığı "Sinema Benim Aşkım" adlı TV programının yapım danışmanlığını üstlenen Özalp, 2012 yılında NTV yayınları tarafından yayınlanan Türkan Şoray’ın "Sinema Benim Aşkım" adlı kitabının ve 2013 yılında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanan "Sinemam ve Ben" adlı kitabın editörlüğünü yaptı. 2025 yılında, 26. Eskişehir Uluslararası Film Festivali’nde Onur Ödülü alan Özalp, Atıf Yılmaz, Yavuz Turgul, Ömer Kavur, Tunç Başaran, Şerif Gören, Zeki Ökten, Başar Sabuncu, Erden Kıral, Orhan Oğuz, Ömer Uğur, Reis Çelik, Sinan Çetin, Memduh Ün, Sinem Kaplanoğlu ve Yavuz Turgul’la da çalıştı. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi Osman Özcan ise, İstanbul Yapı Meslek Lisesi yapı ressamlığı bölümünde okudu. Özcan, 1987- 2006 yılları arasında farklı atölyeler ve projelerde heykel, resim, iç mimari, sahne tasarımı, mimari ve endüstriyel tasarım alanlarında çalışmalar yürüttü. Osman Özcan aynı zamanda 1986-1998 yılları arasında bir tiyatroda oyunculuk, ışık, efekt tasarımı konularında çalıştı. 2006 yılından başlayarak tamamıyla sinema ve televizyon sektöründe, sanat tasarımı alanında çalışmaya devam eden Özcan, birçok ulusal ve uluslararası, uzun ve kısa metraj film ile Tv. dizisilerinde set dekoratörü,sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı olarak çalıştı. Özcan halen FST ulusal (Film ve sahne tasarımcıları derneği) ve uluslararası PCD (The Production Designers Collective) üyesi olarak görev alıyor. "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nda jüri üyesi yazar, yönetmen ve akademisyen Sezen Kayhan ise Bilkent Üniversitesi’nde Arkeoloji ve Sanat Tarihi lisansının ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Sinema-TV yüksek lisansını, Antwerp ve Koç Üniversiteleri’nde Film Çalışmaları ve Görsel Kültür ortak doktora programını tamamladı. Kısa filmleri Erik Zamanı (2012), Elene (2016) ve İmparatorlukta Zor Bir Gün (2019) Tribeca, BFI London, Palm Springs, Montreal World gibi prestijli festivallerde gösterilen ve ödüller alan Kayhan’ın video işleri ve resimleri İstanbul Modern başta olmak üzere çeşitli müzelerde sergilendi. Türkiye, İtalya, Amerika ve Almanya’da pek çok film, dizi ve belgeselde çalışan ve sinema ve kültür üzerine yayınları da olan Kayhan, halen Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve araştırmacı olarak çalışmayı sürdürüyor. Kayhan ilk uzun metrajlı belgeseli Mor Menekşeli Kadınlar üzerinde de çalışıyor. Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda "En İyi Film" seçilen öğrenci filmi 1 Kasım 2025, Cumartesi günü açıklanacak. Kazanan film, Altın Portakal heykelciğiyle ödüllendirilecek.
Olay filmin filikası Kurucaşile’de üretildi
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:00 Olay filmin filikası Kurucaşile’de üretildi Yapımcı Mustafa Uslu’nun mahkeme kararıyla vizyona girmeden durdurulan ve sadece fragmanları yayınlanan "Garip Bülbül Neşet Ertaş" filminde kullanılan 5 ahşap filika, Osmanlı donanmasına gemilerin inşa edildiği Bartın’ın Kurıcaşile ilçesinde üretildi. Türkiye’nin gişe rekorları kıran "Ayla", "Müslüm", Türk İşi Dondurma" ve "Çiçero" gibi ses getiren filmlerin yapımcısı Mustafa Uslu’nun mahkeme kararıyla durdurulan ve sadece fragmanı yayınlanan "Garip Bülbül Neşet Ertaş" filminde kullanılan filika, ünü ahşap tekne yapımında ülke sınırlarını aşan Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde üretildi. Osmanlı donanmalarına kadırga ve ahşap gemilerin inşa edildiği ilçede ahşap tekne ve yat üretim atölyesi bulunan usta Mesut Atukeren tarafından Neşet Ertaş’ın gençliğinde kullandığı sandalın benzeri üretildi. Gösterilen video görüntülerinden yaptıklarını anlatan Atukeren, "Film yapımcıları ile tesadüfen tanıştık. Filmin çekileceğini biliyorduk. Onlar kiralamak için bot ve filika arıyordular. Nakliye maliyeti ve Neşet Ertaş’ın gençliğinde kullandığına benzer sandallar bulamamaları nedeniyle film setinde kullanılacak sandalları ürettik. Video görüntülerinden izleyerek 5 ahşap filika yaptık. 3.5 metre boyları vardı. Bir tanesi 2 kişilik diğerleri tek kişilikti. Biz brada su sızdırmayacak şekilde, ham haliyle yaptık. Onlara teslim ettik. Boyamasını ise kendi dekorasyoncuları tarafından üretildi. Atukeren, filmde ise filikalardan sadece birinin kullanıldığı ve fragmanda yer aldığını kaydederken, yaptıkları sandalın fragmanda bile görünmesinin kendilerini heyecanlandırdığını kaydetti.
Mozaiklerle Sinop’un geçmişi
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:57 Mozaiklerle Sinop’un geçmişi Şehrin tarihi ve kültürel dokusuna ışık tutan Sinop Kent Sohbetleri, bu hafta "Zamanın İzinde: Roma ve Bizans Mozaikleri ile Sinop’un Hikayesi" temasıyla sanat ve tarih meraklılarını bir araya getirdi. Bir kafede Sinop Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cenk Demir’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte konuk konuşmacı olarak Sanat Tarihçisi ve Müze Uzmanı Ozan Hetto yer aldı. Katılımcılar, Hetto’nun detaylı sunumu sayesinde Roma ve Bizans dönemine ait mozaiklerin sadece estetik değerini değil, aynı zamanda dönemin sosyal, kültürel ve dini yaşamına dair sunduğu ipuçlarını da yakından tanıma fırsatı buldu. Konuşmasında mozaiklerin sanat tarihi açısından taşıdığı önemi vurgulayan Hetto, Sinop’ta yapılan arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkarılan mozaiklerin, kentin tarihsel sürekliliğine dair önemli belgeler olduğunu ifade etti. Özellikle Balatlar Yapı Topluluğu, Çiftlik kazıları ve Meydankapı kazılarında bulunan mozaikler üzerinden örnekler sunan Hetto, bu eserlerin Roma ve Bizans dönemlerinin gündelik hayatına, inanç sistemlerine ve estetik anlayışına dair benzersiz bilgiler barındırdığını dile getirdi. Hetto, renklerin, desenlerin ve kompozisyonların sadece görsel değil, sembolik anlamlar taşıdığını da belirtti. Mozaiklerin, bulunduğu yapının işlevine ve dönemin siyasi-toplumsal yapısına göre şekillendiğini söyleyen uzman, özellikle dinsel temalı mozaiklerin erken Hristiyanlık döneminin izlerini taşıdığına dikkat çekti.
Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri Osmangazi’de sahnelendi
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:55 Yaşar Kemal’in ölümsüz eseri Osmangazi’de sahnelendi Osmangazi Belediyesi yılın aydını olarak belirlediği Yaşar Kemal’in Ortadirek Roman’ından uyarlanan ‘Her Tepeden Bir Gün Doğar’ okuma tiyatrosu, yoğun ilgi gördü. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen gösteride Usta Oyuncular Nazan Kesal ve Tayfun Erarslan’ın muhteşem anlatımıyla Yaşar Kemal’in eşsiz eseri sahnelendi. Sanat severlerin yoğun ilgi gösterdiği gecede Anadolu’nun sesi, insanı ve direnci, sahneye taşındı. Edebiyat ve tiyatronun iç içe geçtiği gösteri izleyenler tarafından tam not aldı. Sanata ve sanatçıya büyük değer veren Osmangazi Belediyesi, vatandaşları sanatla buluşturmaya devam ediyor. Her hafta çeşitli sanatsal etkinlikler düzenleyen Osmangazi Belediyesi, bunlara bir yenisini daha ekleyerek Yaşar Kemal’in Ortadirek Roman’ından uyarlanan ‘Her Tepeden Bir Gün Doğar’ okuma tiyatrosu düzenleyerek sanat severlerin beğenisine sundu. Yaşar Kemal’in muhteşem dizeleriyle hem kendileri hem de izleyenleri buluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Oyuncu Tayfun Erarslan, "Çukurova’nın emektar işçilerini, pamuk tarlalarını ve o işle uğraşan sıradan ama yürekli bir ana oğulun hikayesini bu akşam izleyicilerimize okuma etkinliğiyle aktardık. Biz okurken çok duygulanıyorduk. İzleyenlerde çok beğendi ve etkilendi. Yaşar Kemal’i seven ve anmak isteyenler bizimle oldular. Onun dizeleriyle hem Çukurova’yı hem de Yaşar Kemal’i hatırlamış olduk" dedi. Her Tepeden Bir Gün Doğar dediklerini belirten Oyuncu Nazan Kesal, "Yaşar Kemal’in Ortadirek Roman’ında Meryemce’nin hikayesi var Meryemce doğaya, yer yüzüne, gök yüzündeki yıldızlara, uğur böceğine, elindeki bastona aşık bir Anadolu kadını, insan eliyle üretilen şiddetin ne kadar saçma ve gereksiz bir şey olduğunu Meryemce’nin doğayla kurduğu büyülü ilişkiden bir sonuç çıkartacağız. Umarım izleyenlerde okuma tiyatrosu beğenmiştir. Yoğun bir katılım var" şeklinde konuştu. Gösterinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Oyuncular Tayfun Erarslan ve Nazan Kesal’a gecenin anısına hediye verdi.
2. Abdülhamid’in yaptırdığı çamaşırhane kadınların zorlu yaşamını yansıtıyor
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:35 2. Abdülhamid’in yaptırdığı çamaşırhane kadınların zorlu yaşamını yansıtıyor Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından 1800’lü yıllarda yaptırılan tarihi çamaşırhane, restorasyon sonrası müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Bal mumu heykellerle dönemin sosyal yaşamı canlandırılan müzede, kadınların zor şartlar altında sürdürdükleri hayat ve mahalle kültürü gözler önüne seriliyor. Çankırı’da 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan tarihi çamaşırhane, balmumu heykeller aracılığıyla kadınların zorlu yaşam şartlarını günümüze aktarıyor. Kentin sosyal yaşamında uzun yıllar önemli bir yere sahip olan yapı, Çankırı Belediyesi tarafından restore edilerek 2018 yılından itibaren müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Halk arasında "Tatlısu Çamaşırhanesi" olarak bilinen mekânda, geçmiş dönemlerde kadınların çamaşır yıkamak için verdikleri mücadele ve sosyal yaşamdan izler sergileniyor. 1980 yılına kadar kullanılan tarihi çamaşırhanede, o dönemin yaşam şartlarını anlatan balmumu heykeller bulunuyor. Müze rehberi Hanife Çendek, Tarihi Çamaşırhane’nin kadınlar için büyük bir nimet olduğunu belirterek, "1885 yılında dönemin padişahlarından 2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılmış ve 1980 yılına kadar aktif olarak kullanılmış bir mekândır. Halk arasında Tatlısu Çamaşırhanesi olarak da bilinir. Kadınlar kuyulardan çektikleri sularla, yağmur sularını biriktirerek ve hatta karı eriterek bile çamaşır yıkarlarmış. Burada çamaşır yıkamak için bir gece önceden yer kaparlarmış. Sabah erkenden gelip yiyecekleriyle birlikte gün boyu işlerini yaparlarmış. Zamanında erkeklerin girmesi yasak olan bu mekân, hamam görevi de görmüş. 1980 sonrası terk edilse de yapılan restorasyonlarla 2018 yılından bu yana müze olarak faaliyet göstermektedir. Kadınların zorlu şartlar altında yaptıkları işlere tanıklık eden bu müze, günümüzde erkeklerden de yoğun ilgi görüyor ve Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırlıyor" dedi.
Mehteran gösterileri Yıldız Sarayı’nda sona erdi
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:35 Mehteran gösterileri Yıldız Sarayı’nda sona erdi Milli Saraylar Başkanlığı tarafından geleneksel hale getirilen mehteran gösterileri yaz boyunca Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız Sarayı’nda gerçekleştirildi. Son gösteri Yıldız Sarayı’nda yapılırken, çok sayıda vatandaş ise gösteriyi ilgiyle izledi. Milli Saraylar Başkanlığı tarafından gelenek haline getirilen yaz dönemi mehteran gösterileri sona erdi. Haziran ayında başlayan gösteriler, salı günleri Dolmabahçe, çarşamba günleri Topkapı Sarayı, perşembe günleri ise Yıldız Sarayı’nda devam etti. Son gösteri Yıldız Sarayı’nda ziyaretçilerle buluştu Sezonun son gösterisi ise Yıldız Sarayı’nın 1. Avlusu’nda düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği, ‘Plevne Marşı’, ‘Tekbir’, ‘Cenk Marşı’, ‘Bu Bayrak’, ‘Mehterhane-i Hakani Marşı’ ve ‘Hücum Marşı’ gibi eserler seslendirdi. Mehteran gösterilerine yerli ve yabancı turistlerin ilgisi yoğundu. "Mehteran takımının sesini duydum hemen fotoğraf çekmek istedim" Yıldız Sarayı’na atmosferi tatmak ve keyifli bir gün geçirmek için geldiğini söyleyen Rabia Bektay, "Kardeşimle beraber Yıldız Sarayı’nı gezmeye geldik. Kendim de tarihle ilgileniyorum. Buradaki atmosferi tatmak ve keyifli bir gün geçirmek için geldim. Mehteran takımının sesini duydum hemen fotoğraf çekmek istedim. Bizim atalarımızın tarihi. Çok hoşuma gitti. Keşke daha önce gelseydim geç kalmışız. Bir sonraki gösteriye de geleceğiz" ifadelerini kullandı. "Mehter konserini seyretmek için geldim" Mehteran gösterisini izlemeye gelen Ata Kutlu ise, "Mehter konserini seyretmek için geldim. İlk konsere zaten gelmiştim. Bugün sonuncu konser sanırım. Son konseri de kaçırmak istemedim. Dünyanın en eski askeri bandosu. Umarım gelecek yaz da aynı coşku ve heyecanla devem edeceğiz" dedi.
Mehteran gösterileri Yıldız Sarayı’nda sona erdi
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:33 Mehteran gösterileri Yıldız Sarayı’nda sona erdi Milli Saraylar Başkanlığı tarafından geleneksel hale getirilen mehteran gösterileri yaz boyunca Dolmabahçe, Topkapı ve Yıldız Sarayı’nda gerçekleştirildi. Son gösteri Yıldız Sarayı’nda yapılırken, çok sayıda vatandaş ise gösteriyi ilgiyle izledi. Milli Saraylar Başkanlığı tarafından gelenek haline getirilen yaz dönemi mehteran gösterileri sona erdi. Haziran ayında başlayan gösteriler, salı günleri Dolmabahçe, çarşamba günleri Topkapı Sarayı, perşembe günleri ise Yıldız Sarayı’nda devam etti. Son gösteri Yıldız Sarayı’nda ziyaretçilerle buluştu Sezonun son gösterisi ise Yıldız Sarayı’nın 1. Avlusu’nda düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği, ‘Plevne Marşı’, ‘Tekbir’, ‘Cenk Marşı’, ‘Bu Bayrak’, ‘Mehterhane-i Hakani Marşı’ ve ‘Hücum Marşı’ gibi eserler seslendirdi. Mehteran gösterilerine yerli ve yabancı turistlerin ilgisi yoğundu. "Mehteran takımının sesini duydum hemen fotoğraf çekmek istedim" Yıldız Sarayı’na atmosferi tatmak ve keyifli bir gün geçirmek için geldiğini söyleyen Rabia Bektay, "Kardeşimle beraber Yıldız Sarayı’nı gezmeye geldik. Kendim de tarihle ilgileniyorum. Buradaki atmosferi tatmak ve keyifli bir gün geçirmek için geldim. Mehteran takımının sesini duydum hemen fotoğraf çekmek istedim. Bizim atalarımızın tarihi. Çok hoşuma gitti. Keşke daha önce gelseydim geç kalmışız. Bir sonraki gösteriye de geleceğiz" ifadelerini kullandı. "Mehter konserini seyretmek için geldim" Mehteran gösterisini izlemeye gelen Ata Kutlu ise, "Mehter konserini seyretmek için geldim. İlk konsere zaten gelmiştim. Bugün sonuncu konser sanırım. Son konseri de kaçırmak istemedim. Dünyanın en eski askeri bandosu. Umarım gelecek yaz da aynı coşku ve heyecanla devem edeceğiz" dedi.