Son Dakika
|
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Galatasaray, Osimhen’in ameliyata alındığını duyurdu
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Rusya: "Durumu yakından izlemeyi sürdürüyor ve kısa sürede barışçıl bir seyir kazanacağını umuyoruz"
İstanbul Havalimanı bayramda 873 Bin 851 yolcuya ev sahipliği yaptı
Almanya Başbakanı Merz: "Trump, İran'daki saldırıları ertelediği için minnettarım"
Bisikletli genci sıkıştırıp aracından indi: Pahalıya patladı!
"Makas atmadım, sadece hız yaptım" dedi: Cezadan kaçamadı
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
ABD, İran'da Kum Türbin Motoru Üretim Tesisi'ni hedef aldı
KÜLTÜR SANAT
‘Zer-i nab’ tezhip sergisi Bursa’da ziyarete açıldı
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:51:19
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosluğu tarafından hazırlanan sergi, tezhip ve hat sanatının en zarif örneklerini Bursalılarla buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan ‘Zer-i Nab Tezhip Sergisi’, Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açıldı. ‘Saf altın’ anlamına gelen Zer-i Nab kavramından ilham alınarak hazırlanan sergide, 6 sanatçının birbirinden özel tezhip ve hat sanatı örnekleri sergilendi. Sergide yer alan eserlerde serlevha, besmele, dua ve çeşitli metinler; klasik tezhip motifleri, altın ağırlıklı bezeme teknikleri, sulandırma ve tarama yöntemleriyle işlendi. Serginin açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa’nın tarih boyunca sanatın ve kültürün önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Geleneksel sanatların yaşatılmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine değinen Saldız, serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Kuzey Makedonya Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti de Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki kültürel bağların köklü bir geçmişe dayandığını belirtti. Bu tür sanat etkinliklerinin iki ülke arasındaki dostluğu ve kültürel etkileşimi daha da pekiştirdiğini anlatan Bedzeti, tüm sanatseverleri sergiyi gezmeye davet etti. Bursa Vali Yardımcısı Kürşat Güleryüz de geleneksel sanatların toplumların kimliğini yansıtan önemli değerler olduğunu ifade ederek bu tür etkinliklerin hem kültürel değerlerin korunmasına hem de yeni nesillere aktarılmasına katkı sağladığını vurguladı. Tezhip Sanatçısı Özgür Sema Zeki de katılımcılara serginin hazırlanma süreci ve eserler hakkında bilgiler verdi. Açılışın ardından sergideki çalışmaları yakından inceleyen Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız tarafından sanatçı Özgür Sema Zeki’ye hediye verildi.
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:49
Tutak’ta Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı
Ağrı’nın Tutak ilçesinde Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı. Programa İlçe Kaymakamı Ahmet Coşkun, Belediye Başkanı Fevzi Sayan, ilçe protokolü, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşı katıldı. Belediye Başkanı Fevzi Sayan ve İlçe Kaymakamı Ahmet Coşkun yaptıkları konuşmada, Nevruz Bayramı’nın birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmanın simgesi olduğunu ifade ederek, Nevruz’un tüm vatandaşlara sağlık huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundular. Nevruz Bayramı kapsamında düzenlenen etkinliklerde halaylar çekildi; halat çekme, dart ve çuval yarışı gibi çeşitli yarışmalar gerçekleştirildi. Programda ayrıca Nevruz ateşi yakılarak demir dövme geleneği yaşatıldı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:26
8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali başladı
Samsun Büyükşehir Belediyesince düzenlenen "8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali" bugün sahnelenen "İbiş İşte" tiyatro oyunu ile başladı. 8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali, 31 Mart’a kadar devam edecek. 9 gün sürecek festival boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra ve İran, Kosova, Kırgızistan ve Nahçıvan gibi ülkelerden de gelen tiyatro toplulukları, farklı türlerdeki oyunlarıyla sanatseverlerle buluşacak. Program kapsamında hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik tiyatro gösterileri sahnelenecek. Açılışa özel olarak Samsun ekipleri tarafından sahnelenen "İbiş İşte" adlı tiyatro oyunu ile festivale coşkulu bir başlangıç yapıldı. Katılımın yoğun olduğu oyunla birlikte katılımcılar sanat dolu bir gün geçirdi. Tiyatro programı Festival süresince sanatseverleri dopdolu bir program bekliyor. Festival kapsamında 24 Mart’ta İran ekibinin "Saka" adlı tiyatrosu, 25 Mart’ta Nahçıvan ekibinin "Ana" adlı tiyatrosu, 26 Mart’ta Kosova ekibinin "Dokuz Canlı" adlı tiyatrosu, 27 Mart’ta Kırgızistan ekibinin "Takteke" adlı tiyatrosu sanatseverlerle buluşacak. 28 Mart Cumartesi Samsun ekibinin "Çocuklar İçin Hamlet" oyunu ile Ordu ekibinin "Dedem Korkut" adlı oyunu sahnelenecek. Festivalin 29 Mart Pazar günü programında ise Samsun ekibinin "Müzikli Çocuk İllüzyon Gösterisi" ile Ordu ekibinin "Kırmızı Pazartesi" adlı tiyatro oyunu yer alıyor. 30 Mart’ta Giresun ekibinin "Tuvalet Fırçası" oyunu ile devam edecek program 31 Mart’ta Samsun ekibinin "Keloğlan ve Hekimbaşı" oyunu ve İzmir ekibinin "Kurtuluşun Kadınları" tiyatro oyunu ile sona erecek.
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:19
Denizli’de bahara görkemli karşılama
Denizli Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği Nevruz Bayramı kutlamaları büyük bir coşkuya sahne oldu. Başkan Çavuşoğlu’nun ateşin üstünden atlayıp demir dövdüğü programda Orta Asya Türk müziğinin sevilen grubu Mesai, Denizli’de rüzgar gibi esti. Denizli Büyükşehir Belediyesinin Nevruz Bayramı dolayısıyla düzenlediği kutlama programı Delikliçınar Meydanı’nda büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Programa, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, davetliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada, yeni bir yılın, yeni bir baharın döngüsünde hep birlikte olduklarını belirterek, "Umutların yeşermeye tekrar başladığı, karamsarlıkların son bulduğu, kötülüklerin uzaklaşıp bereketin başucumuza geldiği Nevruz Bayramı’nı hep beraber kutluyoruz. Nevruz sadece baharın müjdecisi değil; aynı zamanda birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın da bir öncüsü, bir günüdür" dedi. "Yurtta sulh, cihanda sulh" Başkan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Orta Asya’dan bugüne uzanan bu yolculuğumuz içerisinde birliğimizin, kardeşliğimizin devamı noktasındaki bugünü hep beraber daha keyifli ve daha güzel kutlamak en büyük görevlerimizden biri. Her zaman söylediğimiz gibi; savaşın değil, barışın ve kardeşliğin şehri ve ülkesini hep birlikte inşa etmek zorundayız. Dünyanın birçok yerinin yangın yerine döndüğü bugünlerde birliğe ve beraberliğe, paylaşmaya ve dayanışmaya her zamankinden fazla ihtiyacımız var. Bu inancı bizlere miras bırakan, ömrünü savaş meydanlarında geçirmesine rağmen en büyük düsturunun, en büyük sözünün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ olan ve bugün bunun ne kadar büyük olduğunu da yaşadığımız günlerde, özellikle çevremizin kan gölüne döndüğü bir coğrafyada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önemini bir kez daha anladığımızı da ifade etmek istiyorum." Grup Mesai, Denizlililerden tam not aldı Konuşmanın ardından kutlamalar, Nevruz ateşinin yakılmasıyla başladı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği törende, bereket ve arınmayı simgeleyen ateşin üstünden atlama ve örste demir dövme ritüelleri gerçekleştirildi. Bayramın neşesini artıran yumurta tokuşturma ve halat çekme yarışmaları ise programa renk kattı. Günün anlam ve önemi ile ilgili şiirlerin okunduğu programda Kafkas Halk Oyunları ekibi muhteşem bir gösteri sundu. Ozan Nihat’ın renk kattığı programın finalinde ise Yetenek Sizsiniz Türkiye programı ile tanınarak kitlelerin sevgisini kazanan Grup Mesai, Orta Asya ezgilerini seslendirdi. Türk müziğine getirdiği yenilikçi yorumlarla Denizlililerden tam not alan Grup Mesai, kopuz ve dombra gibi kadim enstrümanları modern altyapılarla birleştirerek izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Türk dünyasının epik ruhunun Denizli’nin kalbine taşındığı program Nevruz Halayı ile sona erdi. Öte yandan Grup Mesai üyeleri program öncesi Başkan Çavuşoğlu’nu makamında ziyaret etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Mart 2026 Pazar- 21:33
Bolu’daki tarihi konağa tatilcilerden yoğun ilgi
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 10:17
80 yaşında Çukurova kamışlarını sanata dönüştürüyor
3
21 Mart 2026 Cumartesi- 08:54
Burhaniye’de kadın muhtarlar bayramlaşma programına katıldı
4
22 Mart 2026 Pazar- 15:43
Bayburt’ta gelenek bozulmadı: Ramazan Bayramı ata sporu ciritle uğurlandı
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 15:50
Kutsal emanetlere rekor ziyaret
14 Aralık 2025 Pazar - 12:51
Kilis’te sabah kahvaltı zahter ve zeytinyağıyla başlıyor
Kilis’te kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan zahter, kentin yöresel lezzetleri arasında öne çıkıyor. Zahter ve zeytinyağıyla yapılan kahvaltıların yanı sıra sabah saatlerinde tüketilen ciğer de Kilis kahvaltısında dikkat çeken lezzetler arasında yer alıyor. Kilis’te yöresel mutfağın önemli lezzetlerinden biri olan zahter, kentin tarihi mekanlarında kurulan kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olarak öne çıkıyor. Kilis’te yöresel kahvaltının sunulduğu mekanlardan biri geçmişte roketlerin düştüğü tarihi yapıda hizmet verirken, bir diğer işletme ise Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait eski bir hamamın restorana dönüştürülmesiyle misafirlerini ağırlıyor. Kilis Cumhuriyet Caddesi’nde restoran işletmeciliği yapan Erdoğan Aktaş, yaklaşık 10 çeşit içerikten oluşan Kilis zahterinin kahvaltı sofralarının baş tacı olduğunu söyledi. Aktaş, zahterin içerisinde leblebi nohudu ve susam gibi ürünlerin bulunduğunu belirterek, yöresel peynirli semirsek, lor semirsek ve Kilis kahkelerinin de kahvaltıda öne çıktığını ifade etti. Yaklaşık 17 yıldır tarihi bir mekânda Kilis halkına hizmet verdiklerini söyleyen Aktaş, "Kilis kahvaltısını özetlemekten ziyade yaşamak lazım. Sıcak pidenin tadına bakman, zeytinyağına zahteri banman lazım" dedi. Müşterilerden Habib Polat ise Kilis’e özgü zahterin önemine dikkat çekerek, "Biz kahvaltıya zahter ve zeytinyağıyla başlarız. Kilis zahteri bizim için çok değerlidir" ifadelerini kullandı. Meşetlik Mahallesi Meşetlik Meydanı’nda bulunan ve eski bir hamamın restorana dönüştürüldüğünü belirten işletmeci Mehmet Ali Alisinanoğlu da Kilis kahvaltısının zenginliğine vurgu yaptı. Alisinanoğlu, "Zahterimizi zeytinyağı ve taş fırında pişen sıcak ekmekle sunuyoruz. Kilis yeşil ve siyah zeytini, ardından tatlı olarak gün pekmezi ve tayin kürek pekmeziyle kahvaltımızı tamamlıyoruz. Ayrıca Kilis’te sabah kahvaltısında ciğer tüketimi de yaygındır. İşe gitmeden önce arkadaşlarla buluşup ciğer yemek artık gelenek haline geldi" şeklinde konuştu. Yaklaşık 10 yıldır Kilis’te yaşadığını belirten, Müşterilerden Mehmet Karaoğlan "Kilis’te kahvaltıya zahterle başlanır. Kahvaltı menüsü oldukça geniş. Adanalıyım ama Kilis’in kahvaltı sofraları da en az Adana kadar meşhur" dedi. Adana’dan gelen zahterin kahvaltıdaki önemini duyduklarını belirten Nuri Çetin , "Eski hamamdan restorana çevrilen bu mekânda tatmak istedik. Yaklaşık iki buçuk aydır hafta sonları gelmeye çalışıyoruz. Herkese tavsiye ederim" diye konuştu.
14 Aralık 2025 Pazar - 12:49
25. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde muhteşem final
Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali, muhteşem bir konserle sona erdi. Sahnede mizah ile klasik müziği buluşturan Igudesman & Joo ikilisi, son konserlerinde izleyicilere unutulmaz bir final yaşattı. 25. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin kapanış konseri, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda gerçekleştirildi. Festivalin son gününde keman virtüözü ve besteci Aleksey Igudesman ile piyanist ve besteci Hyung-ki Joo’dan oluşan Igudesman & Joo ikilisi, Antalyalı sanatseverlerle buluştu. "Best Of – The Final Nightmare Music" başlıklı gösteride ikili, yüksek enerjili sahne performansı ve esprili anlatımıyla izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. İkilinin son konserleri oldu Igudesman & Joo ikilisinin 2025 yılı sonunda birlikte verdikleri konserlere son verecek olması nedeniyle Antalya Piyano Festivali izleyicileri, bu özel performansa tanıklık etme fırsatı buldu. 27 Kasım’da başlayan ve birbirinden güzel yedi konserle müzikseverlerle buluşan 25. Uluslararası Antalya Piyano Festivali, görkemli bir finalle sona erdi. Gecenin sonunda Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Igudesman & Joo ikilisine gösterilerinden dolayı teşekkür ederek, konser anısına plaket ve çiçek takdim etti.
14 Aralık 2025 Pazar - 12:40
Anadolu’da 4 bin 500 yıl önce meyveler kurutularak yenmiş
Kayseri tarihini 6 bin yıl öncesine dayandıran arkeolojik bulgu ve belgelerin gün ışığına çıkarıldığı ve ’Anadolu tarihinin başladığı yer’ olarak bilinen Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yapılan kazılarda elma, üzüm gibi meyveler kurutulmuş halde bulundu. Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu; kazılarda kızılcık kurutmasına da rastlanıldığını ve şimdiye kadar bunun Anadolu’da görülmediğini söyledi. Kayseri-Sivas kara yolu üzerinde bulunan ve 77 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en uzun arkeolojik kazılarından olan Kültepe-Kaniş-Karum Ören Yeri’nde Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığındaki kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle devam ediyor. 1948 yılında başlayan ve aralıksız devam eden kazılarda kurutulmuş meyveler de bulundu. Bulunan meyvelerin Anadolu botaniğine katkı sunacağını ifade eden Kültepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Günümüzden 4 bin 500 yıl öncesindeki alanlarda yaptığımız çalışmalarda, kutsal oda olabilecek bir mekân araştırdık. Bu odanın içinde önceki sezonlarda çok sayıda tanrı, tanrıça tasvirlerini taşıyan figürler bulmuştuk. İkinci odada da aynı şekilde çok sayıda figürler gelmeye başladı. Bunların yanında büyük ihtimalle hasır sepetlere konulmuş ya da bez torbalar içinde çok sayıda kurutulmuş meyve de bulduk. Kurutulmuş meyveler arasında net olarak söyleyebileceklerimiz; küçük elma, üzüm ve kızılcık meyvelerinin kurutulmuş bir biçimde bulduk. Bunların günlük hayatta kullanılmış olmasını beklersiniz ama bu meyveler muhtemelen törenler sırasında tüketilen meyve kurularıydı. Üstelik meyve kurusu Kayseri’de hala popülerdir. Bütün dönemlerde elma, üzüm kurutulur. Kızılcık kurutmasına Anadolu’da çok rastlamak mümkün değil, hatta şimdiye kadar yoktu. Bunları bizim paleobotanik ekibimiz kimliklendirdi, ne tür cins olduğunu onlar söyledi. Bence Anadolu’nun botaniğine ve meyve türlerine bir katkı yapacağını düşünüyorum" dedi.
14 Aralık 2025 Pazar - 12:18
Sancaktepe’de âşıklar geleneği geleceğe taşındı
Sancaktepe Belediyesi, Anadolu’nun köklü kültürel miraslarından biri olan âşıklık geleneğini yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Âşıklar Şöleni düzenledi. Değişen toplumsal ve kültürel yapıya rağmen yüzyıllardır varlığını sürdüren âşıklık geleneği, Sancaktepe’de düzenlenen özel bir programla yeniden hayat buldu. Alanında usta âşıkların sahne aldığı şölen, katılımcılara hem duygu dolu hem de keyifli anlar yaşattı. Usta âşıklar aynı sahnede buluştu Sancaktepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen âşıklar şölenine Belediye Başkanı Alper Yeğin de katıldı. Programda sahne alan âşıklar; Anadolu insanının sevinçlerini, acılarını, umutlarını ve toplumsal sorunlarını sazları ve sözleriyle dile getirdi. Geleneksel deyişler ve karşılıklı atışmalar, izleyicilerden büyük alkış aldı. Kültürel miras yaşatılıyor Âşıklık geleneğinin yalnızca bir müzik türü değil, aynı zamanda sözlü tarih ve halk bilinci açısından önemli bir kültürel değer olduğuna dikkat çekilen etkinlikte, bu geleneğin korunması ve genç kuşaklara aktarılmasının önemi vurgulandı. Şölen, farklı yaş gruplarından katılımcıları bir araya getirerek kültürel paylaşımın güçlenmesine katkı sundu. Sancaktepe Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan yaklaşımıyla hayata geçirilen âşıklar şöleni, Anadolu’nun kadim değerlerini yaşatmaya yönelik önemli bir adım olarak hafızalarda yer etti. Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin şölende yaptığı konuşmada Sancaktepe’de aşıklar şöleninin bir gelenek haline geldiğini ve bu geleneğini her yıl sürdüreceklerini belirterek, "İlçemizde bir gelenek haline gelen ve Anadolu âşıklık geleneğinin usta isimlerinin bir araya geldiği âşıklar şöleni programında kültürümüzü yaşatan, geleneğimizi yarınlara taşıyan tüm âşıklarımıza, katılımcılarımız ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."
14 Aralık 2025 Pazar - 09:25
Kahramanmaraş’ta bakır ustalarının çekiç sesleri asırlık çarşıda hâlâ yankılanıyor
Kahramanmaraş’ta Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda asırlardır süren zanaat kültürü, azalan usta sayısına rağmen yaşamaya devam ediyor. Şehrin simgelerinden olan çekiç sesleri, son yıllarda eski yoğunluğunu kaybetse de hâlâ sokaklarda yankılanıyor. Kazandan tava ve süs eşyalarına kadar onlarca çeşit bakır ürünün el işçiliğiyle üretildiği çarşıda, ustalar geleneksel mesleği ayakta tutmak için mücadele veriyor. Dulkadiroğlu ilçesindeki Tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bakırcılık geleneği yüzyıllardır yaşatılmaya devam ediyor. Son yıllarda usta sayısında azalma olsa da çekiç sesleri hâlâ çarşının sokaklarında yankılanıyor. Kazan, tencere, bakraç ve onlarca çeşit bakır ürün, ustaların elinde şekil alarak Türkiye’nin birçok şehrine gönderiliyor. Şehrin en eski zanaat alanlarından biri olan bakırcılık, çarşıdaki atölyeler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini görüyor. Ham halde gelen bakır ve alüminyum levhalar, ustaların el işçiliğiyle işlenerek kullanıma hazır hâle getiriliyor. Çarşı esnafı, bakırcılık mesleğinin özellikle gençler tarafından tercih edilmediğini belirtirken, en büyük sıkıntının yetişecek eleman bulamamak olduğunu ifade ediyor. Sokaklarında asırlık zanaatin yaşatıldığı Bakırcılar Çarşısı’nda 30 yıldır çalışan usta Mustafa Gümüşkaşık, üretim sürecine ve mesleğin zorluğuna ilişkin şunları söyledi: "Burada kendi imalatımız olan alüminyum kazan ve bakraç üzerine çalışıyoruz. Otuz yıldan beri bu işi yapıyorum, gücümüzün yettiği yere kadar da devam edeceğiz. Kırsal kesimdeki köylü insanlarımızdan şehir dışındaki vatandaşlara kadar her tarafa gönderiyoruz. Kazanların ebatları değişiyor; büyüğü küçüğü var. En büyük olanı 110 santimetre. Kaç tane yaptığımı da sayamadım, binlerce diyebilirim. Malzeme bize ham hâlde geliyor. Birleşmesi, zıvanası derken aşaması çok. Akşama kadar çekiş alıyoruz burada. Çalışmadığımız zaman daha çok yoruluyoruz çünkü vücut istiyor. Alüminyumun kilosunu burada 350-400 lira civarında alıyoruz. Genelde Elazığ ve Adıyaman tarafından da isteyen çok. Ama eleman yok. En büyük sıkıntımız bu. Şu anda bütün meslek dallarında sıkıntı var. Gençler çalışmayı sevmiyor, sadece bu işte değil, tüm işlerde durum aynı." Esnaf İrfan Yorulmaz ise, "50 yıldır bu mesleği yapıyoruz. Genellikle el emeği ürünler, güğümler, cezveler ve benzeri eşyalar yapıyoruz" dedi.
14 Aralık 2025 Pazar - 09:05
’Muğla’nın Değerleri’ belgeseli büyük ilgi görüyor
Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Birimi tarafından hazırlanan ’Muğla’nın Değerleri’ adlı kısa metrajlı belgesel dizisi, Valiliğin sosyal medya hesaplarında yayınlanmaya başlamasının ardından büyük ilgi gördü. Kısa sürede binlerce izlenmeye ulaşan yapım, hem görsel hem de sözlü içerikleriyle Muğla’nın zengin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Belgesel dizisi, Muğla’nın unutulmaya yüz tutmuş mesleklerini, Muğla ekonomisine katkı sunanları, geleneksel yaşam biçimlerini ve yerel değerlerini kayıt altına alarak kentin tarihine önemli bir not düşüyor. Her bölümde yeni yüzler ile yaşamları, meslekleri, mesleki hatıraları ile ekonomiye sundukları katkı ele alınıyor. Vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine Muğla Valiliği, yeni bölümler çekmeye devam ediyor. Her bölümde farklı yüzler, kaybolmaya yüz tutmuş meslekler ve kültürel zenginlikler izleyicilerle buluşuyor. Muğla Valiliği sosyal medya hesaplarından aralıklarla yayımlanan ’Muğla’nın Değerleri’ belgeseli, ilk bölümünden bu yana pek çok değeri ve onlara ait hatıraları paylaşarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı. Belgesel dizisinin önümüzdeki dönemde de Muğla’nın tarihi, kültürel ve ekonomik kimliğine katkı sunan yeni yüzleri tanıtma misyonunu sürdüreceği ifade edildi. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Muğla’nın bir turizm kenti olmasının yanında bir kültür kenti olduğunu, yaşayan çok sayıda değerlerin bulunduğunu, Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü birimi tarafından tarihe not düşülmesi anlamında her hafta kısa metrajlı belgesellerin hazırlandığını açıkladı. Vali Akbıyık, bu belgesellerin bundan sonra da devam etmesi için destek verdiğini belirterek, "Bizim tarihimizden kaynaklanan, kültürümüzden kaynaklanan çok değerli vatandaşlarımız var, sanatkârlarımız, zanaatlarımız var, geleneklerimiz, göreneklerimiz var, tarihi çınarlarımız var. Bunların da topluma tanıtılması, bizim Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğümüz, sosyal medya ile uğraşan arkadaşlarımız çok güzel Muğla belgeselleri yapıyorlar ve ciddi destek ve ilgi görüyor Muğla’da. Ve en çok izlenme ve beğeni alan paylaşımlarımız Muğla’nın Değerleri. Birçok bölüm yapıldı. Özellikle de toplumun kabul gördüğü bazıları kaybolmaya yüz tutmuş sanatlarımız gibi bölümler hazırladılar. Bundan sonra bu devam edecek. Biz Muğla’mızı her yönüyle tanıtmaya çalışıyoruz. Bu değerlerimiz de hem bunların yaşatılması, tarihi bir not düşülmesi anlamında önemli, hem de devamı anlamında önemli. Bir bakır işçiliğinden tutup Helvacı Amca’ya kadar birçok değerlerimiz var. Önceki bölümde Milas Çomakdağ’ında, yine Milas’ta başka bir mahallemizde, zurna-davul ile ilgili bir belgesel yapıldı. Gerçekten çok beğeni topluyor ve bize en çok da bunların devam etmesi yönünde talep geliyor. Biz de bunu 13 ilçemiz ile Muğla’mız yeryüzü cenneti her şeyiyle, insanıyla, sanatıyla, doğasıyla, tarımıyla, ormanıyla bunları yaşatmak, hem turizm anlamında hem de bunların tarihi bir not düşülmesi anlamında topluma tanıtmak için bu belgeselleri yapıyoruz. Yapan arkadaşlar çok başarılı. Hepsine teşekkür ediyorum" dedi.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 23:25
Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya Memleket Günleri Arnavutköy’de coşkuyla başladı
Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’nın köklü kültürü, yöresel lezzetleri ve sahne programlarıyla üç gün sürecek Memleket Günleri Arnavutköy Şehir Parkı’nda yoğun katılımla başladı. Arnavutköy Belediyesi tarafından düzenlenen Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya Memleket Günleri, Arnavutköy Şehir Parkı’nda kapılarını açtı. Açılış programına Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, sivil toplum kuruluşları ve dernek başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Yöresel tatlar, el sanatları ve kültürel zenginlikler bir arada Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’nın kadim kültürünü Arnavutköy’e taşıyan etkinlik alanında, yöresel ürün stantları, el sanatları sergileri ve kültürel sunumlarla dolu dolu bir atmosfer oluşturuldu. Adıyaman’ın çiğ köftesi ve yöresel lezzetleri, Kahramanmaraş’ın dünyaca ünlü dondurması ve mutfağı, Malatya’nın kayısısı ve geleneksel ürünleri kurulan stantlarda ziyaretçilerle buluştu. Vatandaşlar, üç gün boyunca üç şehrin mutfak kültürünü yakından tanıma ve yöresel ürünleri inceleme imkanı buldu. Başkan Candaroğlu: "Birlik, emek ve kardeşlik Arnavutköy’ün ortak değeridir" Açılışta konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ın Anadolu’nun dayanışma geleneğini en güçlü şekilde temsil eden şehirler olduğunu vurguladı. Üç memleketin ortak paydasının birlik, emek ve kardeşlik olduğuna dikkat çeken Candaroğlu, Memleket Günleri ile bu güçlü kültürel mirasın Arnavutköy’de yeniden hayat bulduğunu ifade etti. Arnavutköy’ün Türkiye’nin dört bir yanından gelen insanları aynı mahallede, aynı sofrada buluşturan bir ilçe olduğunu belirten Candaroğlu, "Burada hangi memleketten geldiğimizin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan birlikte yaşamanın, paylaşmanın ve kardeşliğin değerini bilmektir. Hamdolsun bu kardeşlik kültürünün izlerini ilçemizin 38 mahallesinin tamamında görmek mümkündür" dedi. Memleket Günleri’nin bu dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden biri olduğunu dile getiren Candaroğlu, farklı kültürlerin Arnavutköy’ün zenginliği olduğunu vurgulayarak, "Yemeklerimiz, geleneklerimiz farklı olabilir ama paylaşıldığında hissettirdiği duygu aynıdır. Bu duygu kardeşliktir, dayanışmadır, muhabbettir" ifadelerini kullandı. Latif Doğan’dan coşkulu açılış konseri Memleket Günleri’nin ilk gününde sevilen sanatçı Latif Doğan sahne aldı. Alanı dolduran vatandaşlar, Latif Doğan’ın seslendirdiği türküler ve sevilen eserler eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı. Konser, açılış coşkusunu zirveye taşıdı. Etkinliklerin ikinci gününde sevilen sanatçı Kıraç, Arnavutköy Şehir Parkı’nda sahne aldı. Kıraç’ın seslendirdiği sevilen şarkılar ve güçlü sahne performansı, alanı dolduran binlerce vatandaşa müzik dolu bir gece yaşattı. Konser boyunca hep bir ağızdan söylenen şarkılar, Memleket Günleri’nin kardeşlik ve birlik atmosferini daha da pekiştirdi. Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya Memleket Günleri, pazar akşamına kadar Arnavutköy Şehir Parkı’nda yöresel lezzetler, kültürel etkinlikler ve sahne programlarıyla devam edecek. Organizasyon, İstanbul’un dört bir yanından gelen ziyaretçileri kardeşlik ve dayanışma atmosferinde bir araya getirmeyi sürdürecek.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 18:33
Emniyetten edebiyata: Emekli polisten ikinci şiir kitabı
Elazığ’ın Maden ilçesinde doğan ve 32 yıl polis memuru olarak görev yaptıktan sonra son görev yeri olan Muğla’nın Bodrum ilçesine yerleşen Zekeriya İlhan, edebiyat yolculuğunu ikinci şiir kitabıyla sürdürüyor. İlhan’ın "Aynadaki Yalan" isimli şiir kitabı, geçtiğimiz aylarda basılarak okuyucuyla buluştu. Lise yıllarında okuduğu şiirlerden etkilenerek yazmaya başlayan emekli polis Zekeriya İlhan, meslek hayatı boyunca yaşadığı ve tanık olduğu olayları mısralarına yansıttı. Bu süreçte yaklaşık 120 şiir kaleme alan İlhan, ilk şiir kitabı "Rüyadaki Vuslat"ı 2021 yılında yayımladı. Emekliliğin ardından edebiyata daha fazla yoğunlaşan İlhan, ikinci kitabı "Aynadaki Yalan"da çocukluk yıllarında yazdığı şiirlere de yer verdi. Kitapta doğa, tasavvuf ve güncel toplumsal sorunlar ele alındı. Zekeriya İlhan, emeklilik sonrası yazma çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "2023 yılı sonunda emekli oldum. 32 yıl vatana hizmet ettik. Şimdi kelimelerle hizmet etmeye devam ediyorum. Dört yıl aradan sonra ‘Aynadaki Yalan’ okuyucuyla buluştu. Yeni bir şiir kitabı hazırlığım var. Bunun yanında hikaye yazımı için de çalışıyorum" dedi.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 16:34
Bakan Ersoy: "15 Aralık, artık dünya takviminde Türk dili için özel bir yer alacak"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "15 Aralık, artık dünya takviminde Türk dili için özel bir yer alacak. Bu, dilimizin bin yıllık yolculuğunun en güzel tescilidir" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO’nun 3 Kasım tarihinde aldığı kararla 15 Aralık’ın resmen ‘Dünya Türk Dili Ailesi Günü’ olarak ilan edilmesini değerlendirdi. Bakan Ersoy yaptığı açıklamada, "UNESCO’nun bu tarihi kararı, Türk dilinin köklü geçmişinin ve zengin mirasının uluslararası alanda tescillenmesi anlamına geliyor. Bu karar, sadece Türkiye için değil, tüm Türk dünyası için gurur verici bir başarıdır" diye konuştu. 15 Aralık tarihinin seçiminin ayrı bir anlam taşıdığına dikkati çeken Bakan Ersoy, "1893 yılında Danimarkalı bilim insanı Vilhelm Thomsen’in Orhun Yazıtlarını çözerek Türk dilinin köklü tarihini bilim dünyasına kanıtladığı gün olan 15 Aralık, artık dünya takviminde Türk dili için özel bir yer alacak. Bu, dilimizin bin yıllık yolculuğunun en güzel tescilidir" ifadelerini kullandı. "Bu başarı, Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin somut göstergesidir" Kararın Türkiye Cumhuriyeti ve Türk devletlerinin ortak çalışmasıyla hayata geçtiğini vurgulayan Ersoy, "Bu başarı, Türk dünyasının birlik ve beraberliğinin somut göstergesidir. UNESCO ailesine bu vizyoner kararları için teşekkür ediyor, ortak hazırlık sürecinde emeği geçen tüm Türk devletlerinin temsilcilerini yürekten kutluyorum" açıklamasında bulundu. Bakan Ersoy, kararın Semerkant’ta ilan edilmesinin de ayrı bir önem taşıdığını belirterek, "UNESCO’nun bu kararını Türk kültürünün kadim merkezlerinden Semerkant’ta duyurması, kültürel kökenlerimizle kurduğumuz güçlü bağı bir kez daha gözler önüne seriyor" değerlendirmesinde bulundu. "Dilimiz, kültürümüzün en değerli hazinesidir" Ersoy, UNESCO’ya teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Bu karar, Türk dilinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusundaki çabalarımızı küresel ölçekte destekliyor. Dilimiz, kültürümüzün en değerli hazinesidir. Bu tarihi karara vesile olan herkese ve UNESCO’ya şükranlarımı sunuyorum. 15 Aralık artık tüm Türk dünyasının kutlayacağı, dil bilincinin güçleneceği özel bir gün olacak."
13 Aralık 2025 Cumartesi - 16:31
Anadol araçlarının sergilendiği ’Anadol’un Doğuşu Sergisi’ ziyarete açıldı
Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, Ankara Resim Heykel Müzesi’nin bahçesi ve faye alanında Anadol Kulübü işbirliği ile gerçekleştirilen 9 gün sürecek sergi, pasta merasimi eşliğinde bugün ziyarete açıldı. Türk otomobil tarihinin simgelerinden biri olan Anadol’un tarihi yolculuğu ve doğuş hikayesinin anlatıldığı Anadol’un Doğuşu Sergisi ziyarete açıldı. Anadol araç sahipleri ve tüm Anadol severlerin bir araya geldiği organizasyonda gazete ve dergi kupürleriyle Anadol aracının tarihi hikayesi anlatıldı. Toplam 16 klasik Anadol aracının sergilendiği organizasyonda nostaljik görüntülere sebep oldu. "16 adet otomobil var " Sergiye ilişkin açıklamalarda bulunan organizasyon sahibi Ramazan Cabbar, "Bu müzede etkinliği, 59’uncu Anadol’un banttan inişin tarihini kutlamak amacıyla gerçekleştirilmesi. Dönem gazete ve araçların hepsi orijinaldir, 67-91 yılları arasıdır. Sergimiz 10 gün açık kalacak, 16 adet otomobil var. Ankara halkına Renkli görüntü oluşturacak "dedi. "Anadol benim şuanda en önemli hayat arkadaşım" Organizasyonda kendi aracını sergileyen Yunus Emre Şimşek ise "Anadol benim için bir yaşam tarzı, her şeyimiz. Emekli olduktan sonra bütün vaktimizi onunla geçiriyorum. Benim şuanda ki en önemli hayat arkadaşım gibi bir şey" ifadesinde bulundu. "Ailemizin daha önce bu araçları vardı" Sergiyi ziyaret eden ve Anadol arabasına hayranlık duyduğunu kaydeden Kerem Günüç ise, "Buradan geçerken 9 yaşında ki oğlum ile hiç görmediği bu araçları gördük. Arabaların ne olduğunu sordu. Ailemizde daha önce vardı bu araçlardan. Bizde bindik" açıklamasında bulundu.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 13:29
"Çocukluktan Sınıfa, Sınıftan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu" başladı
Nilüfer Belediyesi’nin 2025 yılı boyunca toplumun farklı kesimlerini usta yazar Rıfat Ilgaz’ın eserleriyle buluşturduğu etkinlikler, geniş katılımlı bir sempozyumla sona eriyor. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde başlayan sempozyumda, Ilgaz’ın edebi mirası ve yaşamı ele alınıyor. Nilüfer Belediyesi tarafından 11 yıldır sürdürülen ve 2025 yılında Türk edebiyatının çınarlarından Rıfat Ilgaz’a adanan "Yılın Yazarı" etkinlikleri, sempozyum ile tamamlanıyor. "Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu" başlığıyla Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ve iki gün sürecek etkinlik, çok sayıda yazar, akademisyen ve edebiyatseveri bir araya getirdi. Sempozyumun açılış programına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve Rıfat Ilgaz’ın ailesi adına gelini Nilgün Ilgaz katıldı. "Ilgaz’ın aydınlığını Nilüfer’in her köşesine taşıdık" Sempozyum, editörlüğünü Turgay Fişekçi’nin üstlendiği "Ilgaz Anadolu’nun Sen Yüce Bir Dağısın" sergisinin açılışıyla başladı. Serginin ardından başlayan sempozyumun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yıl boyunca Rıfat Ilgaz’ı hayatın her alanına taşıdıklarını belirtti. Proje kapsamında büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Yıl boyunca 142 farklı oturum gerçekleştirdik ve 4 bin 500’den fazla edebiyatseverle buluştuk. Okullarda, kütüphanelerde, fabrikalarda; çocuklar, gençler, kadınlar ve işçilerle Rıfat Ilgaz okuduk. O, toplumun dertlerini dert edinen, ömrü mücadeleyle geçen bir aydındı. Baskılara rağmen susmadı, edebiyatla toplumsal mücadeleyi birbirinden ayırmadı. Biz de O’nun bu onurlu duruşunu ve aydınlığını Nilüfer’in her köşesine taşıdık" dedi. "Eserleri kalıcı bir kültürel miras" Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu da, yapılan etkinliklerin Rıfat Ilgaz’ın düşünce dünyasını kente taşımak adına değerli olduğunu belirterek, yazarın eserlerinin nesiller boyu sürecek kalıcı bir kültürel miras sunduğunu ifade etti. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ise Rıfat Ilgaz’ın siyasi duruşu nedeniyle yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, "O, ‘Sınıf’ın mimli ozanıydı ama halkının sevgilisiydi. Bize hayatı öğretti. Aradan geçen yıllara rağmen eserlerinin hala capcanlı olduğunu bu yıl bir kez daha gördük" diye konuştu. Ailesinden teşekkür Törende konuşan Rıfat Ilgaz’ın gelini Nilgün Ilgaz, ailesi adına Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Ilgaz, "Rıfat Ilgaz, aydınlanmacı duruşuyla toplum hafızasında iz bırakan bir yazardı. Eserlerinde hep içimizden insanlar; işçiler, öğrenciler vardı. Zorluklara rağmen kalemiyle hep aydınlıktan yana oldu. Ailesi olarak bıraktığı mirasla gurur duyuyoruz" dedi. Proje Danışmanı Turgay Fişekçi de Rıfat Ilgaz’ın sadece Hababam Sınıfı ile değil, 1940 toplumcu kuşağının önemli bir ozanı olarak da anılması gerektiğini vurgulayarak, sempozyumda yazarın bilinen ve bilinmeyen yönlerinin konuşulacağını belirtti. Açılış bildirisi ve tiyatro gösterimi Konuşmaların ardından, sağlık sorunları nedeniyle sempozyuma katılamayan yazar Adnan Özyalçıner’in kaleme aldığı açılış bildirisi C. Hakkı Zariç tarafından okundu. Bildiride, Ilgaz’ın "Sınıf" kitabı nedeniyle yaşadığı baskılara rağmen, mizahı bir aydın sorumluluğuyla kullandığına ve umudunu gençlere bağladığına dikkat çekildi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilgün Ilgaz, Turgay Fişekçi ve C. Hakkı Zariç ile sempozyumun sponsoru Minteks Sanat’ın kurucusu Minteks Şirketler Grubu Başkanı Özkan İrman’a günün anısına hediye verdi. Sempozyumun ilk günü, Gül Göker’in yazıp yönettiği ve yazarın hayatını konu alan "Bir Yeryüzü Ozanı: Rıfat Ilgaz" isimli film-tiyatro gösterimiyle sona erdi. Sempozyum, ikinci gününde yapılacak 5 oturumun ardından düzenlenecek "Yılın Yazarı Öykü Ödülü" töreni ile sona erecek.
13 Aralık 2025 Cumartesi - 13:17
Fotoğrafın kalbi Bursa’da atıyor
Dünyanın sayılı etkinlikleri arasında yer alan Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali, 15. kez kapılarını açtı. Türkiye’den ve dünyadan birçok fotoğraf sanatçısını buluşturan festivalle, fotoğraf sanatının kalbi Bursa’da atıyor. Türkiye’nin en büyük fotoğraf festivali olma başarısı gösteren ‘Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’, yurt içinden ve yurt dışından önemli fotoğraf sanatçılarını ve fotoğrafa gönül verenleri Bursa’da bir araya getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) iş birliğiyle bu yıl ‘Kırılma Zamanı’ temasıyla hazırlanan festival, Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle 15. kez kapılarını açtı. 12 farklı mekanda sergi Küratörlüğünü Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan’ın üstlendiği festival, 12 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında 15 uluslararası, 15 ulusal fotoğrafçı, videoyla eser üreten 7 sanatçı, 8 kolektif, 11 genç, 7 engelli birey ve 20 çocuk fotoğrafçının çalışmalarını 12 farklı mekânda fotoğraf tutkunlarıyla buluşturacak. Festival kapsamında sergilerin yanı sıra bir ay boyunca paneller, söyleşiler, sanatçı konuşmaları, atölyeler ve portfolyo değerlendirmeleri düzenlenecek. 15. FotoFest’in uluslararası bölümüne; Forough Alael, Abir Abdullah, Berge Arabian, Laura Chen, Issa Touma ve FEMLENS Kolektifi’nin sanatçılarının da içinde yer aldığı isimler konuk olacak. Türkiye’den ise Bülent Kılıç, Emin Altan, Rana Öztürk, Yiğit Günel, Ayla Güvenç, Ali Saltan, Kemal Aslan, Burcu Ertunç, A. Nur Türk, Cenk Erdoğan, Rıza Erdeğirmenci gibi önemli fotoğrafçılar festivalde yer alacak. Türkiye’deki fotoğraf kolektiflerinin de dahil edildiği festivalde, gençlerin, engelli bireylerin ve çocuk fotoğrafçıların üretimleri de sergilenecek. "Fotofest’in çok daha güçlü olması için çalışıyoruz" Festivalin ilk gününde 5 farklı mekanda 14 sanatçının çalışmaları sergilenerek gün boyunca fotoğraf tutkunlarıyla buluşturuldu. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki açılış programında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali’nin kentin kültür ve sanat yaşamına büyük değer kattığını söyledi. Festivalin geçmiş yıllara göre çok daha geniş bir kitleye ulaşarak hem sanat çevrelerinde hem de toplumda güçlü bir etki oluşturduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Her yıl çıtayı yükselterek sürdürdüğümüz FotoFest’in, çok daha güçlü ve çok daha etkili bir festival olması için kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Artık Bursa’da her 15 günde bir sanat etkinliğinin olması gerektiğine inanıyorum. İleride bu haftada bire de düşebilir. Bunu sadece resmi kurumların uhdesinde değil, sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde ortaya koymalıyız. Bursa bu zamana kadar birçok sanatçı yetiştirmiştir. Bursa’nın değerlerine sahip çıkmalıyız" dedi. "Fotofest, güçlü bir kültür mirasıdır" Bu yılın teması olan ‘Kırılma Zamanı’nın, dünyanın ve hayatların farklı dönemlerinde yaşanan kırılganlıkları, dönüşümleri ve yeni başlangıçları fotoğrafın güçlü diliyle aktardığını vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "FotoFest bir ay boyunca kentimizin kültür haritasını zenginleştirecek. Fotoğrafın dönüştürücü gücünü hem yerel hem küresel ölçekte tartışmaya açarak geniş bir diyaloğun kapılarını aralayacak. Büyükşehir Belediyesi olarak kültür-sanatın evrensel dilini kentimizin her noktasına yayarken, FotoFest ile fotoğrafın birleştirici ve dönüştürücü gücünü toplumla buluşturmaya devam ediyoruz. FotoFest, güçlü bir kültür mirasıdır. Bu mirası, gençlerimizi de sürecin birer parçası yaparak geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Tüm sanatseverleri bu özel seçkiyi keşfetmeye davet ediyorum. Festivalin, kentimize, ülkemize ve tüm sanatseverlere ilham vermesini diliyorum" diye konuştu. "Festivalde değişimin yansımalarını göreceksiniz" Festival Küratörü Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, fotoğraf sanatının toplumsal ve kişisel kırılmaların tanığı olarak farklı temsil imkanlarını sunduğunu anlattı. Fotoğrafın kendi yapısında da kırılmalar meydana geldiğini söyleyen Akarçay, "Dijitalleşmeyle birlikte fotoğrafın yüzeyi değişti. Bilgisayar temelli üretimlerle fotoğrafik bakış çoğaldı. Fotoğraf olmayan bir fotoğraf diye tanımlama yapıldı. Bu seneki festivalde de bu değişimin yansımalarını göreceksiniz. Basın fotoğrafından geleneksel belgesele, kolajlardan çağdaş belgesele, yapay zekayla üretilen hayali mevhuma dair fotoğrafa geniş bir temsiliyeti olan festival içeriği oluşturuldu. FotoFest, 15. yılında dünya fotoğrafındaki en güncel ve kritik eğilimleri Türkiye izleyicisiyle buluşturma misyonunu sürdürüyor. Festivalin gerçekleşmesinde verdiği destek için Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum " dedi. Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, festivale katkı sunmaktan büyük onur duyduklarını dile getirerek programın halka bir nefes olmasını, geleceğe dair umudu ve inancı tazelemesini diledi. BUFSAD Başkanı Tarık Akkurt, FotoFest’te yer alan her karenin bir kırılma anının tanığı olduğunu ifade ederek festivale katılan tüm sanatçılara teşekkür etti. BUFSAD Onur Üyesi Ceyhun İrgil, Türkiye’nin en büyük fotoğraf festivalinin Bursa’da yapılıyor olmasından gurur duyduğunu belirterek festivalde emeği geçenlere ve sürdürenlere teşekkür etti. Konuşmalardan sonra Başkan Mustafa Bozbey tarafından Küratörler Prof. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan’a emeklerinden dolayı plaket verildi. Açılış programı, Volkan Çetin’in ‘Zamanın Yankıları’ adlı film gösteriminin ardından sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder