KÜLTÜR SANAT
Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:11:04 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:48 Başkentte ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, sanatseverlerle buluştu Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında, Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" açıklamasında bulundu. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:19 Edirne’de koruyucu aile tanıtımı türküler eşliğinde yapıldı Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından Anneler Günü kapsamında "Koruyucu Aile Tanıtım Programı ve Anne Türküleri Konseri" gerçekleştirildi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Program kapsamında koruyucu aile hizmet modeli hakkında bilgilendirme yapılırken, "Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu" tarafından seslendirilen "Anne Türküleri" dinleyicilere bazen neşeli bazen ise duygu dolu anlar yaşattı. Etkinlikte, koruyucu aile sisteminin önemine dikkat çekilerek toplumsal farkındalığın artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Anneler Günü’ne özel hazırlanan konser programında seslendirilen türküler katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Programda konuşan Edirne Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, koruyucu ailenin önemine dikkat çekti. Koruyucu aile olarak bir cana dokunulduğunu belirten Tohumcu, şunları söyledi: "Bir yavrunun hayatına girmek ve hayatınıza bir yavrunun girmesi ve sofranızda hayatınızda bir can daha olması ve insan yetiştirmeye talip olmak. Dolayısıyla siz koruyucu aile olduğunuzda eviniz şenlendiği gibi bir yavrunun da gelişimine katkı sunup onun hayatına dokunmuş olacaksınız. Koruyucu aile olduğu zaman kişinin mesela biz bir koruyucu ailenin yanına gittiğimizde o yavrunun o eve kattığı neşeyi gözlerimizle görüyoruz. O yavrunun mutluluğunu da görüyoruz." Koruyucu aile olma konusunda çağrıda bulunan Tohumcu, "Herkes koruyucu aile olmaya çalışsın. Gönülden buna destek versin. Eşine, dostuna, komşusuna anlatsın. Ben de koruyucu aile olabilir miyim diye bu sunumu, videoyu ve arkadaşları, misafirleri bu şekilde dinlesin. Dolayısıyla inşallah bu toplantılardan, bu tanıtımlardan sonra koruyucu aile sayımızın ilimizde de artmasını istiyoruz" dedi. Programa katılan koruyucu aileler Perihan Curacı ve İlknur Günay de hayatlarındaki değişiklikler ve yaşadıkları deneyimleri paylaştı. Katılımcılar koruyucu aileleri dinlerken duygu dolu anlar yaşadı. Konuşmaların ardından sahne alan "Nefes Türk Halk Müziği Topluluğu" konserine geçildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:17 Alanya’da engeller sanatla aşıldı Alanya’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi" Alanya Kültür Merkezi’nde açıldı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan sergide özel bireyler, duygu, hayal ve yaşam mücadelelerini tuvale yansıttı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayşegül Macar Koçak, sanatın bireylerin kendini ifade etmesindeki önemine dikkat çekerek, ortaya konan eserlerin her birinin özel bir hikaye taşıdığını vurguladı. Belediye Başkan Danışmanı Faruk Konukçu ise sanatın engelleri aşmadaki gücüne işaret ederek, "Sanatın dili evrenseldir; sınır tanımaz, engel tanımaz. Buradaki her eser bir umudu, bir mücadeleyi ve güçlü bir yaşam duruşunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Başkan Danışmanı Konukçu, göreve geldikleri günden bu yana erişilebilir ve eşit bir yaşam için çalıştıklarını belirterek, engelsiz şehir vizyonunun sadece fiziksel değil, sosyal ve kültürel alanları da kapsadığını dile getirdi. Konukçu ayrıca, Alanya Belediyespor bünyesinde kurulan Tekerlekli Sandalye Tenis Takımı’nın da başlangıcının yapıldığını duyurarak, sportif erişilebilirlik konusunda önemli bir adım attıklarını ifade etti. Düzenlenen kısa gösteri maçına da katılan Konukçu büyük alkış aldı. Sergi 5 gün açık kalacak Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Tuvale yansıtılan eserler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle incelendi. Katılımcılar, her tablonun ardındaki emeği ve yaşam hikayesini yakından hissetme fırsatı buldu. Etkinliğe ayrıca Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Grubu da çaldıkları eserlerle renk kattı. 5 gün boyunca açık kalacak olan serginin açılışına Belediye Başkan Danışmanları Faruk Konukçu ve Nazmi Zavlak, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.
Oltu Taşı ocaklarında yeni dönem
12 Eylül 2025 Cuma - 14:04 Oltu Taşı ocaklarında yeni dönem Erzurum’un ve Oltu ilçesinin en önemli sembollerinden birisi olan Oltu Taşı için bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıda ocakların işletilmesi ve ruhsatlandırılması konuşuldu. Oltu ilçesinde yapılan toplantıda, Oltu Taşı’nın çıkarılması, işlenmesi ve sektördeki gelişmeler hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı. MAPEG heyeti tarafından yürütülen bilgilendirme oturumunda, katılımcıların soruları dinlenerek karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Oltu Taşı Ocakları resmiyete kavuşuyor Toplantının öne çıkan gündem maddelerinden biri, Oltu Taşı ocaklarının resmiyete kavuşturulması oldu. Kaymakam Mustafa Çelik ve MAPEG heyeti, Dutlu Mahallesi’nde maden ocaklarında saha incelemelerinde bulundu. Ardından Oltu Taşı işçileriyle gerçekleştirilen toplantıda, ocaklarda yapılacak yeni düzenlemeler hakkında bilgiler verildi. Yeni düzenlemelere göre, ruhsatsız ocaklardan Oltu Taşı çıkarılması kesin olarak yasaklanacak. İşçilerin sağlık ve güvenliğini önceleyen bu adımla, Oltu Taşı üretimi daha düzenli ve denetimli hale getirilecek. Ruhsat alma süreci ise işçilere ücretsiz olarak sunulacak. Kaymakam Çelik’ten kooperatifleşme çağrısı Kaymakam Çelik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Oltu Taşı ocaklarımızı resmiyete kavuşturarak, hem taşımızın değerini artıracak hem de işçilerimizi yasal düzenlemelerle güvence altına alacağız. Oltu Taşı çıkan köylerimizde kooperatif kurun ruhsata baş vurun aksi taktirde birisi alır ruhsatı sizler ocaklara gidemezsiniz" dedi. Yeni uygulamayla birlikte ruhsat almayan işçilerin ocaklara girmesi kesinlikle yasaklanacak. Bu düzenlemeyle hem doğanın korunması hem de sektördeki kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor. Toplantıya Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik, Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) heyeti, Oltu Taşı üreticileri, esnaf ve vatandaşlar katıldı.
Olur Kaymakamı Semanur Kalkan’a Afrika’dan anlamlı ziyaret
12 Eylül 2025 Cuma - 13:57 Olur Kaymakamı Semanur Kalkan’a Afrika’dan anlamlı ziyaret Erzurum’a bağlı Olur ilçesi Kaymakamı Semanur Kalkan, uluslararası bir misafir grubunu makamında ağırladı. Ankara Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Abel Udo UDOH ve eşi Havva Abel UDOH, Olur İlçe Jandarma Komutanı Teğmen Vahide Yılmaz’a gerçekleştirdikleri ziyaret kapsamında, Kaymakam Semanur Kalkan’a da nezaket ziyaretinde bulundu. Nijeryalı akademisyen Doç. Dr. Abel UDOH, Türkiye’de yürüttüğü akademik çalışmalar ve kültürel etkileşim çerçevesinde Erzurum’un Olur ilçesine ilk kez geldiğini belirtti. Ziyaret sırasında ilçenin tarihi, coğrafi yapısı, kültürel değerleri ve kalkınma potansiyeli hakkında bilgiler veren Kaymakam Kalkan, misafirlerine Olur’un sosyal yapısını ve özellikle kırsal kalkınmaya yönelik projeleri de anlattı. Ziyaret sırasında Kaymakam Kalkan, Olur’un önemli bir değeri olan ve coğrafi işaret tesciline sahip Karnavas Dut Pekmezinden misafirlerine hediye etti. Kalkan, bu ürünün sadece bölgenin değil, Türkiye’nin de dikkat çeken doğal lezzetlerinden biri olduğunu vurguladı. Samimi bir sohbet ortamında geçen ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesiyle devam etti. Misafirler, gösterilen misafirperverlikten duydukları memnuniyeti dile getirirken, Türkiye’nin doğusundaki bu şirin ilçeyi ziyaret etmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Görüşmenin sonunda hatıra fotoğrafı çektirilerek ziyaret ölümsüzleştirildi.
Oltu Taşı ocaklarında yeni dönem
12 Eylül 2025 Cuma - 13:57 Oltu Taşı ocaklarında yeni dönem Erzurum’un ve Oltu ilçesinin en önemli sembollerinden birisi olan Oltu Taşı için bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantı da ocakların işletilmesi ve ruhsatlandırılması konuşuldu. Oltu ilçesinde yapılan toplantıya Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik, Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) heyeti, Oltu Taşı üreticileri, esnaf ve vatandaşlar katıldı. Toplantıda, Oltu Taşının çıkarılması, işlenmesi ve sektördeki gelişmeler hakkında kapsamlı sunumlar yapıldı. MAPEG heyeti tarafından yürütülen bilgilendirme oturumunda, katılımcıların soruları dinlenerek karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Oltu Taşı Ocakları resmiyete kavuşuyor Toplantının öne çıkan gündem maddelerinden biri, Oltu Taşı ocaklarının resmiyete kavuşturulması oldu. Kaymakam Mustafa Çelik ve MAPEG heyeti, Dutlu Mahallesi’nde maden ocaklarında saha incelemelerinde bulundu. Ardından Oltu Taşı işçileriyle gerçekleştirilen toplantıda, ocaklarda yapılacak yeni düzenlemeler hakkında bilgiler verildi. Yeni düzenlemelere göre, ruhsatsız ocaklardan Oltu Taşı çıkarılması kesin olarak yasaklanacak. İşçilerin sağlık ve güvenliğini önceleyen bu adımla, Oltu Taşı üretimi daha düzenli ve denetimli hale getirilecek. Ruhsat alma süreci ise işçilere ücretsiz olarak sunulacak. Kaymakam Çelik’ten kooperatifleşme çağrısı Kaymakam Çelik, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Oltu Taşı ocaklarımızı resmiyete kavuşturarak, hem taşımızın değerini artıracak hem de işçilerimizi yasal düzenlemelerle güvence altına alacağız. Oltu Taşı çıkan köylerimizde kooperatif kurun ruhsata baş vurun aksi taktirde birisi alır ruhsatı sizler ocaklara gidemezsiniz" dedi. Yeni uygulamayla birlikte ruhsat almayan işçilerin ocaklara girmesi kesinlikle yasaklanacak. Bu düzenlemeyle hem doğanın korunması hem de sektördeki kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor. (DMA-NK)
Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri başladı
12 Eylül 2025 Cuma - 13:49 Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri başladı Bilecik’in Söğüt ilçesinde bu yıl 744’üncüsü düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri çeşitli etkinliklerle başladı. Şenliklerin ilk gününde Kayı Boyu’nun lideri, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin türbesinde ’saygı nöbeti’ değişimi yapıldı. Protokol üyeleri ve beraberindekiler daha sonra türbe ziyareti yaparak, dua etti. "Söğüt; inançla, cesaretle ve kardeşlikle yoğrulmuş bir davanın doğduğu yerdir" Türk Büyükleri Anıtı önündeki tören çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından konuşan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "Kuruluşun otağı Söğüt’te, 744. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri vesilesiyle bir kez daha bir aradayız. Hepiniz toyumuza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Söğüt, yalnızca bir coğrafya değildir. Söğüt; inançla, cesaretle ve kardeşlikle yoğrulmuş bir davanın doğduğu yerdir. Ecdadımızın çadır beyliklerinden, cihan devletine uzanan kutlu yürüyüşünün ilk adımı burada atılmıştır. Söğüt, milletimizin tarih yolculuğunda hem başlangıç hem de ebedî bir hatırlatıcıdır. Bu topraklarda yeşeren ruh; Osman Gazi’nin rüyasını, Fatih Sultan Mehmet’in fethini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet mücadelesini aydınlatan ruhtur. Dün olduğu gibi bugün de bizleri geleceğe taşıyan en kıymetli mirasımız işte bu ruhtur" dedi. "Burada buluşmamız, milletimizin kökleriyle bağını her daim canlı tuttuğunun en güzel göstergesidir" Sözer, sözlerinin sonunda, "Bizlere düşen görev, bu kutlu mirası unutmamak, unutturmamak ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaktır. İşte bu şenlikler, yalnızca bir kutlama değil; tarihimizi, kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yaşatmanın, birlik ve kardeşlik bağlarımızı pekiştirmenin bir vesilesidir. Burada buluşmamız, milletimizin kökleriyle bağını her daim canlı tuttuğunun en güzel göstergesidir. Bu vesileyle başta Ertuğrul Gazi olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun" ifadelerine yer verdi. Halk oyunları gösterileri sonrası protokol üyeleri ve beraberindekiler geleneksel pilav ikramı için kurban kesimi programına katıldı. Programa Vali Sözer’in yanı sıra, Milletvekili Halil Eldemir, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım, CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, BŞEÜ Rektörü Prof.Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Cumhuriyet Başsavcısı Burak Olgun, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Seda Bayrakçı, STK temsilcileri, Yörük Türkmen Federasyonu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Dülük Antik Kenti, inanç ve kültür turizmi merkezi olacak
12 Eylül 2025 Cuma - 12:43 Dülük Antik Kenti, inanç ve kültür turizmi merkezi olacak Toplumun her kesiminin, daha yaşanabilir Gaziantep hedefiyle bir araya geldiği Gaziantep Kent Konseyi, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden olan ve Roma döneminin inanç merkezleri arasında yer alan Dülük Antik Kenti’nin dünyaya tanıtılması için yapılacak çalışmalara tam destek verecek. Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Yusuf Erdem Güzelbey, yaptığı açıklamada, bugün sahip olduğu tarihi ve doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Gaziantep’in henüz tam olarak keşfedilmemiş değerleri olduğunu söyledi. Bunların en başında da taş ve bakır çağlarından itibaren binlerce yıldır kesintisiz iskan görmüş, Hititler, Medler, Asurlular, Persler, Makedonya Kralı Büyük İskender İmparatorluğu ve Roma İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan Dülük Antik Kenti’nin yer aldığını ifade eden Güzelbey, "Gaziantep’in kuzeyinde yer alan Dülük Antik Kenti ile ilgili master plan çalışmasına 3 yıl önce Ömer Selçuk Baz ve ekibiyle başlamıştık. Koruma kurulundan bu ay onaylanan proje için artık eyleme geçme zamanı geldi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Kebertepe’deki mağara ve karşılama merkezi, Şehitkamil Belediyesi’nin taş ocağı kaya mezarlar ve köy alanı sokak sağlıklaştırması kısımlarını üstlenmeleriyle uygulama süreci başlamış oldu. Biz de Kent Konseyi olarak elimizden geldiğince destek veriyoruz" dedi. Güzelbey, tarih boyunca inançların, kültürlerin ve uygarlıkların kesişim noktası olan bu bölgenin, özellikle Roma döneminde Mithra kültürü ile ün kazandığına dikkati çekerek, "Mithra, kökeni Pers dünyasına uzanan, ışığın ve hakikatin tanrısı olarak kabul edilen bir inanç sisteminin merkezindeydi. Bölgenin inanç merkezi olan bölge özellikle Roma İmparatorluğu döneminde askerler, tüccarlar ve yöneticiler aracılığıyla imparatorluğun dört bir yanına mithra inancını yaydı. Dülük’teki Mithras Tapınağı, Roma’nın doğu eyaletlerinde bu kültürün en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıktı. Burada yapılan törenler, mağaralarda kutsal mekan olarak özellikle askerlerin gizemli ayinleri yapılırdı. Dülük’te Kebertepe’de bulunan mağara şu an da bilinen iki kollu yapısıyla en büyük mithras tapınağıdır. Dülük Antik Kenti’nin de tıpkı Zeugma gibi tüm dünyada bilinir hale getirmek için tüm paydaşlar ile çalışmalar başladı" dedi. Güzelbey, kenti ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a da hazırlanan master planı ve yol haritasını anlattıklarını dile getirerek, şöyle devam etti: "Bölgemiz insanlık tarihinin en eski yerleşimlerinden ve uygarlık merkezlerinden biri. Bugüne kadar hak ettiği değeri görmeyen Dülük Antik Kenti’nin adını inanç ve kültür turizmi kapsamında dünya çapında bilinir hale getirmek istiyoruz. Dülük Antik Kenti’nin öncelikle şehirdeki vatandaşlarımız tarafından ziyaret edilmesi, daha sonra tüm Türkiye ve dünya çapında bir merkez olmasını planlıyoruz. Dülük’ü öncelikle şehrin gündemine taşımamız gerekiyor düşüncesiyle hem Büyükşehir Belediyesi’ne hem Şehitkamil Belediyesi’yle sık sık bir araya geleceğiz. Bunun ilk çalışması bu hafta yapıldı. Bakanlığın destekleriyle burası için 3 yıllık bir çalışmayla hazırlanan master plan uygulamaya konulacak. Bununla birlikte bakanlık kazı dönemini 12 ayda çıkarttı.Bu alandaki mozaikler ve çok özel buluntuların artması ve korunması için şehrin desteğine ihtiyaç var."
Pamukkale enler listesinde 2. sırada yer aldı
12 Eylül 2025 Cuma - 11:36 Pamukkale enler listesinde 2. sırada yer aldı UNESCO Dünya Miras Listesinde bulunan Denizli’deki Pamukkale Hierapolis Ören Yeri, 2025 yılının ilk 8 ayında yaz sonu itibariyle en çok ziyaret edilen 2. ören yeri oldu. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, 2025 yılının ilk 8 ayında hem yerli hem de yabancı turistlerin gözdesi oldu. Beyaz travertenleri, müze ve antik kentiyle ziyaretçilerini ağırlayan Hierapolis-Pamukkale ören yeri, 1 milyon 613 bin 357 kişiyle Türkiye genelinde en çok ziyaret edilen ikinci ören yeri oldu. İzmir’deki Efes Ören yeri 1 milyon 741 bin 547 kişiyle ilk sırada yer alırken; Nevşehir’deki Göreme Ören yeri ise 766.937 kişiyle listenin üçüncü sırasında yer aldı. Her bir izinde insanlık tarihi Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi Otaklı, Turizm sezonunu da içinde bulunduran 2025 Yılının ilk 8 ayında Türkiye genelindeki ören yerlerine yoğun ilgi olduğunu belirterek; "Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un da belirttiği gibi yılın ilk 8 ayında Türkiye’nin dört bir yanındaki 200’e yakın müze ve ören yerimiz toplamda 21 milyon 610 bin 964 ziyaretçiyi ağırladı. Pamukkale’yi en çok ziyaret edenlerin Orta Amerika’dan geldiğini vurgulayan Otaklı; Eylül-Ekim ayında ve devamında da yerli ve yabancı turistlerimizin Pamukkale’mize ve Denizli’mize olan ilgisi artarak devam edecek" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise "2025 yılının ilk 8 ayında, müze ve ören yerlerimizi ziyaret edenlerin sayısı 21 milyon 610 bin 964’e ulaştı. Her bir taşında, her bir izinde insanlık tarihinin sesi olan bu mirası korumak ve geleceğe aktarmak en büyük sorumluluğumuzdur. Tarihimizin izlerini milyonlarla paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu.
Koçarlı’da Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basıldı
12 Eylül 2025 Cuma - 11:14 Koçarlı’da Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basıldı Aydın’ın Koçarlı ilçesinde bu yıl 15.’si düzenlenecek olan Yöresel Ürünler Festivali için düğmeye basılırken, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı oda başkanları ile bir araya geldi. Koçarlı’da geleneksel hale gelen ve her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan Yöresel Ürünler Festivali, bu yıl 15’inci kez düzenlenmeye hazırlanıyor. İlçenin tarımsal ve kültürel zenginliklerini tüm Türkiye’ye tanıtmayı amaçlayan festival, sadece Koçarlı halkı için değil, bölge esnafı ve üreticileri için de önemli. 07 Ekim-12 Ekim tarihlerinde yapılacak festivalin hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, festivalin daha güçlü ve kapsamlı bir şekilde hayata geçirilmesi için ilçedeki sivil toplum örgütleri ve siyasi parti başkanları ile bir araya gelmeye devam ediyor. Bu kapsamda Başkan Arıcı, Koçarlı Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı İlker Aşkın, Koçarlı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Yaman, Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ve Koçarlı Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Köse ile bir toplantı gerçekleştirdi. İlçedeki en güçlü sivil toplum örgütlerini temsil eden bu kıymetli başkanlar, festivalin başarısı için gereken her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti. "Festivalimiz Koçarlı’nın tanıtımı için büyük önem taşıyor" Toplantı sonrası konuşan Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, festivalin ilçenin kültürel ve ekonomik hayatına sağladığı katkıya dikkat çekerek "Yöresel Ürünler Festivali, sadece bir eğlence etkinliği olmanın ötesinde Koçarlı’nın tarımsal ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı, üreticilerimizin emeğinin geniş kitlelere ulaştırıldığı çok önemli bir organizasyon. Bu nedenle festivalimizi her yıl bir önceki yıldan daha güçlü, daha kapsamlı ve daha coşkulu şekilde düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Başkan Arıcı, sivil toplum örgütü başkanlarının desteğinin kendileri için çok değerli olduğunu vurgulayarak, "İlçemizdeki tüm dinamiklerin bu festival etrafında birleşmesi Koçarlı’nın birlik ve beraberlik ruhunu da en güzel şekilde yansıtıyor. Esnafımızdan ziraat odamıza, şoförler odamızdan sanatkarlarımıza kadar herkesin bu festivalde emeği olacak. Bu dayanışma ruhu ile festivalimizi çok daha geniş kitlelere ulaştıracağız" diye konuştu. Toplantıya katılan oda başkanları da festivalin ilçenin tanıtımı açısından taşıdığı öneme değinerek, Koçarlı Belediyesi’nin yanında olduklarını ifade ettiler. Koçarlı Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Hüseyin Yaman; "Bu festival Koçarlı esnafı için büyük bir fırsat. İlçemize gelen binlerce misafir esnafımızın da ekonomisine katkı sağlayacak" dedi. Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ise "Festival, üreticimizin alın terini en iyi şekilde sergileme fırsatı veriyor. Biz de üzerimize düşeni yapacağız" şeklinde konuştu. Koçarlı Yöresel Ürünler Festivali’nin Ekim ayında yapılması planlanıyor. Etkinlikler kapsamında ünlü sanatçılar sahne alacak, yöresel lezzetler ve el sanatları sergilenecek. Ayrıca çocuklar ve gençler için çeşitli sportif ve kültürel aktiviteler de festival programında yer alacak. Başkan Arıcı ve oda başkanlarının güç birliği ile 15. Yöresel Ürünler Festivali’nin bu yıl çok daha görkemli geçmesibekleniyor.
Hasanşeyh tarihi adıyla Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutuyor
12 Eylül 2025 Cuma - 11:07 Hasanşeyh tarihi adıyla Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutuyor Tokat’ın Reşadiye ilçesinde yer alan Hasanşeyh beldesi adını 11 yüzyılda Anadolu’nun Türkleşme sürecinde şehit düşen Danişmentli Melik Gazi’nin cephe komutanlarından Hasan Gazi’den alıyor. İlçeye bağlı Hasanşeyh beldesi, adını 11. yüzyılda Anadolu’nun Türkleşmesi sürecinde bölgeye yerleşen Danişmentliler’in kahraman komutanlarından Hasan Gazi’den alıyor. Melik Emir Gazi’nin silah arkadaşı olan Hasan Gazi’nin, Horasan’dan gelen uç beyleri arasında yer aldığı ve Rumlar üzerine düzenlenen seferlerde şehit düştüğü rivayet ediliyor. Tekke köyünden Hasanşeyh’e 1075-1085 yılları arasında Orta Asya ve Azerbaycan’dan Anadolu’ya göç eden Karaöylü/Karaevli oymağı, Tokat ve çevresine yerleşti. Bu oymaktan küçük bir topluluk, bugün Hasanşeyh’in bulunduğu bölgeye geldi. Kasabanın ilk adı Tekke Köyü olarak kayıtlara geçti. XII. yüzyılda Hasan Gazi’nin bölgeye yerleşmesiyle birlikte köyün adı "Şeyh Hasan Tekkesi" olarak değişti. Bugün Hasan Gazi’nin türbesi, beldenin Hasangazi Mahallesi Mezarlığı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor. 1971 yılında belde oldu Hasanşeyh’te belediye teşkilatı ise resmi olarak 1971 yılında kuruldu. Danıştay 3. Dairesi’nin 29 Mayıs 1971 tarihli kararıyla uygun görülen süreç, 11 Ağustos 1971’de resmileşti. Hasanşeyh Belediyesi 12 Haziran 1972 tarihinde faaliyete başladı. Belde, tarihî köklerine sahip çıkılarak Hasan Gazi’nin adıyla anılmaya devam ediyor.Bölge, tarihî geçmişiyle Anadolu’nun Türkleşme sürecine ışık tutarken, Hasan Gazi’nin mirası da belde kimliğinin temelini oluşturuyor. Recep Külekçi, "Bu mübarek zat Melik Gazi’nin cephe komutanlarından Horasan’dan gelirken burada şehit düşmüş. Bir şehidimiz de biraz ileride var. Horasan’dan gelirken bu mübarek burada şehit düşüyor. Mübareğin naaşı da burada defnedilmiş. Türbeyi de halkımız yaptırdı. Önceki dönem başkanlarımızdan Salih başkanımız bize önderlik etti ve bizler de üstüne koyarak buranın düzenlemesini yaptık. Bu mübarek zat burada yatıyor. Bu zat nedeniyle hem mahallemizin hem de beldemizin ismi Hasanşeyh’tir" dedi.
Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı
12 Eylül 2025 Cuma - 10:56 Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı Elazığ’daki 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde yürütülen kazılarda Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntıları ile çanak çömlekler gün yüzüne çıkarıldı. Kazı danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, buluntuların seyyahların bahsettiği yapıların kanıtlarını ortaya koyduğunu ve kalede her dönemde hayat olduğunu gösterdiğini söyledi. Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan tarihi Palu Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılar bu yıl mayıs ayında başladı. Munzur Üniversitesi öğretim üyesi ve kazıların bilimsel danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, dört aydır devam eden kazılarda önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Doç. Dr. Danışmaz ayrıca, Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntılarının yanı sıra çanak çömlekler ve testiler gibi zengin buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Kazılardan çıkan eserler Palu Kalesi’nde her dönemde yaşamın var olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Seyyahların satır aralarında bahsettiği yapıların kanıtlarını bulduklarını belirten Doç. Dr. Danışmaz, "11 senedir bu bölgede çalışıyoruz. Palu Kalesi’nde kazılarımıza mayısın ortasında başladık. Palu Kalesi’yle ilgili bu kısa sezon içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Seyyahların, Palu Kalesi’yle ilgili satır aralarında bahsettiği yapılara dair kanıtlar bulduk. Kalede özellikle Osmanlı’nın erken ve son döneminde, Bizans döneminde olan yapıların temel seviyesinde, yere 1-2 metre yükseklikteki duvarlarını ortaya çıkarttık. Burada çıkan buluntular ise son derece zengin. Çanak ve çömlekler, bütün halinde görmüş olduğumuz testiler ortaya çıktı. Palu Kalesi 3 bin yıllık bir kale. Şu anki bilgilerimiz Urartu döneminde ilk kurulduğunu gösteriyor. Daha sonra hemen hemen her dönemde, Osmanlı’nın son dönemine kadar Palu Kalesi’nde bir yerleşim olduğunu biliyoruz. Fakat bu yerleşime ait kanıtları bilmiyorduk, kazılarla şimdi yavaş yavaş bunları ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu. 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde bulunan çanak ve çömleklerin yerleşime dair önemli kanıtlar sunduğunu ifade eden Danışmaz, "Palu Kalesi’nde var olan yapılar, bunların işlevleri ve kazıda ortaya çıkan tüm çanak çömlek ve buluntuları kazı evinde, gerek temizlik çalışmaları gerek laboratuvar çalışmaları ile beraber değerlendiriyoruz. Nerelerden çıktıkları konusunda da kazıda bir etiketleme sistemi kullanıyoruz. Bununla beraber benzersiz bir numara veriyoruz. Tüm buluntulara bir Palu numarası veriyoruz. Bu numarayla beraber buluntular kazı evimizdeki bilgisayardaki veri tabanına kaydediliyor. Daha sonra çalışacak araştırmacılar için de en rahat şekilde kullanılabilmesi amacıyla etiketleniyor. Bu çanak çömlekler bize Palu Kalesi’nde hangi dönemlerde yerleşildiğini gösteriyor. Aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşantılarına dair de ipuçları veriyor ve kanıtlar sunuyor" diye konuştu.
Leyla Emadi’nin "HİÇ" adlı eseri, Trendyol Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor
12 Eylül 2025 Cuma - 10:48 Leyla Emadi’nin "HİÇ" adlı eseri, Trendyol Sanat’ta sanatseverlerle buluşuyor Trendyol Sanat, Leyla Emadi’nin Trendyol’a özel olarak 30 adet sınırlı sayıda ürettiği "HİÇ" adlı eserini sanatseverlerle buluşturuyor. Türk çağdaş sanatının önde gelen temsilcileriyle yaptığı limitli edisyon iş birlikleriyle sanatı daha geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Trendyol Sanat, bu kez Leyla Emadi’nin "HİÇ" eserini sanatseverlerin beğenisine sunuyor. GLOBART iş birliğiyle Trendyol’a özel olarak üretilen eser, yalnızca 30 edisyonla sınırlı sayıda satışa sunulacak. Leyla Emadi’nin son dönem çalışmalarının en yenisi olan "HİÇ", biçimsel sadeliği felsefi ve manevi katmanlarla birleştiriyor. Tasavvufi düşüncede "HİÇ"; benliği aşmayı, sahip olduklarını bırakmayı, evrensel döngüye teslim olmayı ifade ediyor. Leyla Emadi, bu yaklaşımı hem eserinde kullandığı beton malzeme hem kavramsal boyutuyla somutlaştırıyor. Görünürdeki "hiçlik", "her şey"e açılan kapı olarak yeniden tanımlanıyor. Eserin merkezinde yer alan neon pembe ip; görünmeyen bağları, vermek ile almak arasındaki döngüsel akışı temsil ediyor. Beton yüzeyle tezat oluşturan bu detay, yaşamı, hareketi, umudu simgeliyor. "HİÇ, bence bir varoluş biçimi" Leyla Emadi, eseri hakkında şunları söyledi: "HİÇ benim için sadece bir kelime değil, bir varoluş biçimi. Bu eserin daha geniş kitlelerle buluşmasından ve sanatı gündelik yaşamın bir parçası haline getirme misyonuna katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum." Emadi’nin Trendyol Sanat için özel olarak hazırladığı eser, 30 adet limitli edisyon olarak satışa sunuluyor. 21 x 21 cm ölçülerindeki beton plaka üzerine işlenen eser, özel tasarlanmış kutusunda ve sanatçının imzasını taşıyan orijinallik sertifikası ile sanatseverlerle buluşuyor.
Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı
12 Eylül 2025 Cuma - 10:48 Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı Palu Kalesi’nde yürütülen kazılarda Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntıları ile çanak çömlekler gün yüzüne çıkarıldı. Kazı danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, buluntuların seyyahların bahsettiği yapıların kanıtlarını ortaya koyduğunu ve kalede her dönemde yaşam olduğunu gösterdiğini söyledi. Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan tarihi Palu Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılar bu yıl mayıs ayında başladı. Munzur Üniversitesi öğretim üyesi ve kazıların bilimsel danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, dört aydır devam eden kazılarda önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Doç. Dr. Danışmaz ayrıca, Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntılarının yanı sıra çanak çömlekler ve testiler gibi zengin buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Kazılardan çıkan eserler Palu Kalesi’nde her dönemde yaşamın var olduğunu ortaya koyuyor" dedi. Seyyahların satır aralarında bahsettiği yapıların kanıtlarını bulduklarını belirten Doç. Dr. Danışmaz, "11 senedir bu bölgede çalışıyoruz. Palu Kalesi’nde kazılarımıza mayısın ortasında başladık Palu Kalesi’yle ilgili bu kısa sezon içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Seyyahların, Palu Kalesi’yle ilgili satır aralarında bahsettiği yapılara dair kanıtlar bulduk. Kalede özellikle Osmanlı’nın erken ve son döneminde, Bizans döneminde olan yapıların temel seviyesinde, yere 1-2 metre yüksekliğinde duvarlarını ortaya çıkarttık. Burada çıkan buluntular ise son derece zengin. Çanak ve çömlekler, bütün halinde görmüş olduğumuz testiler ortaya çıktı. Palu Kalesi 3 bin yıllık bir kale. Şu anki bilgilerimiz Urartu döneminde ilk kurulduğunu gösteriyor. Daha sonra hemen hemen her dönemde, Osmanlı’nın son dönemine kadar Palu Kalesi’nde bir yerleşim olduğunu biliyoruz. Fakat bu yerleşime ait kanıtları bilmiyorduk, kazılarla şimdi yavaş yavaş bunları ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu. 3 bin yıllık Palu Kalesi’nde bulunan çanak ve çömleklerin yerleşime dair önemli kanıtlar sunduğunu ifade eden Danışmaz, "Palu Kalesi’nde var olan yapılar, bunların işlevleri ve kazıda ortaya çıkan tüm çanak çömlek ve buluntuları kazı evinde, gerek temizlik çalışmaları gerek laboratuvar çalışmaları ile beraber değerlendiriyoruz. Nerelerden çıktıkları konusunda da kazıda bir etiketleme sistemi kullanıyoruz. Bununla beraber benzersiz bir numara veriyoruz. Tüm buluntulara bir Palu numarası veriyoruz. Bu numarayla beraber buluntular kazı evimizdeki bilgisayardaki veri tabanına kaydediliyor. Daha sonra çalışacak araştırmacılar için de en rahat şekilde kullanılabilmesi amacıyla etiketleniyor. Bu çanak çömlekler bize Palu Kalesi’nde hangi dönemlerde yerleşildiğini gösteriyor. Aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşantılarına dair de ipuçları veriyor ve kanıtlar sunuyor" diye konuştu. (RY-CK-