Yerel Haberler
Kütahya
Simav’da jeotermal seralarda kasımpatı hasadı başladı 18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:09:33 Kütahya’nın Simav ilçesinde jeotermal enerjiyle ısıtılan seralarda yetiştirilen kesme çiçekler Türkiye’nin dört bir yanına gönderilirken, krizantem (kasımpatı) hasadı başladı. Eynal Kaplıcaları bölgesinde faaliyet gösteren modern seralarda üretilen çiçekler, başta Antalya, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ile sevk ediliyor. Bölgede yaklaşık 30 dönüm alanda üretim yaptıklarını belirten üretici Aydın Uzun, jeotermal enerji sayesinde yılın her döneminde üretim gerçekleştirebildiklerini ifade etti. Uzun, "Eynal’daki seralarımızda ürettiğimiz krizantemleri kalite açısından Hollanda standartlarının üzerine çıkarmayı başardık" dedi. Türkiye’de kesme krizantem ihtiyacının büyük bölümünün ithalatla karşılandığına dikkat çeken Uzun, yerli üretimin artırılmasıyla bu bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Uzun, "Amacımız ithalatı azaltarak ekonomik değerin ülkemizde kalmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Yaklaşık bir ay sonra lilyum hasadına başlayacaklarını açıklayan Uzun, bu ürünlerin tamamen yurt dışına gönderileceğini belirtti. Uzun, "Lilyumları Hollanda’ya ihraç ederek ülkemize döviz kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. Jeotermal kaynakların sera ısıtmasında etkin şekilde kullanıldığı Simav’da, bu sayede üretim maliyetleri düşerken yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Artan kapasiteyle birlikte ilçenin, kesme çiçek üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:39 KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.
Gediz Devlet Hastanesine son teknoloji Fako cihazı
23 Ocak 2025 Perşembe - 10:57 Gediz Devlet Hastanesine son teknoloji Fako cihazı Gediz Devlet Hastanesi modern sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla Yeni Nesil Fakoemülsifikasyon (Fako) cihazını envanterine ekledi. Göz hastalıklarının tedavisinde devrim niteliği taşıyan bu cihaz, özellikle katarakt ameliyatlarında kullanılacak. Katarakt, göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm almasıyla ortaya çıkan ve görme kaybına yol açan bir hastalıktır. Bu durum, ışığın ve görüntülerin gözün görme merkezine ulaşmasını engeller, bulanık veya puslu bir görme şikayetiyle kendini belli eder. Kataraktın ilaç ya da gözlükle tedavisi mümkün değildir. Tek çözüm yöntemi ameliyattır ve en güncel tedavi şekli Fako (Fakoemülsifikasyon) cerrahisidir. Fako cihazı, titreşimli ses dalgaları yardımıyla kataraktı göz içinde eriterek temizler. İşlem sonrasında göz içine katlanabilir yapay bir mercek yerleştirilir. Hastalar genellikle aynı gün taburcu edilip, ameliyat sonrası göz damlası kullanımıyla iyileşme sürecine devam ederler. Gediz Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Halil Haner, yeni cihazın kazandırılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Son teknoloji Fako cihazının hastanemize kazandırılmasıyla birlikte göz hastalarımıza daha etkili ve hızlı bir tedavi sunmayı amaçlıyoruz. Bu cihaz, hem hastalarımız hem de sağlık personelimiz için önemli bir yenilik. Hastanemize ve hastalarımıza hayırlı olsun" dedi. Yeni nesil Fako cihazı sayesinde Gediz Devlet Hastanesi’nde katarakt tedavisi için artık daha modern ve konforlu bir hizmet sunulacak.