Yerel Haberler
Kütahya
İlkbahar Kütahya’ya ayrı bir güzellik kattı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 09:51:08 Kütahya’da ilkbaharın etkisini göstermesiyle birlikte kent genelinde ortaya çıkan yeşil manzara vatandaşların beğenisini topluyor. Tarihi yapıları, meydanları ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken şehir, özellikle son yıllarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları sayesinde adeta "yeşil şehir" kimliğini daha da güçlendirdi. Havadan çekilen görüntülerde tarihi alanların doğayla bütünleşmesi ise kartpostallık manzaralar oluşturdu. Kentte "şehrin kalbi" olarak adlandırılan Hisar Kalesi çevresindeki tarihi burçlar, baharın gelişiyle birlikte yemyeşil bir görünüme kavuştu. Tarihi dokunun doğayla birleştiği görüntüler sosyal medyada da ilgi görürken, şehrin simgesi Zafer Meydanı’ndaki çinili vazo ve çevresi yeşili bol görüntüsüyle dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verilerine göre Kütahya, Türkiye’de en fazla ormanlık ve yeşil alana sahip beşinci il konumunda bulunuyor. Şehir genelinde sürdürülen ağaçlandırma ve çevre düzenleme çalışmaları, kentin doğal güzelliğinin korunmasına katkı sağlıyor. "Yeşil Bursa değil, artık Yeşil Kütahya diyoruz" Kütahya’daki yeşil dönüşüm vatandaşların da takdirini topluyor. Emekli din görevlisi Turhan Bayatlı, son yıllarda devlet ve vatandaş iş birliğiyle gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarının kente önemli katkılar sunduğunu belirterek, Kütahya’nın artık tamamen yeşil bir şehir görünümüne kavuştuğunu söyledi. Yeşilin gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bayatlı, "Yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla Kütahya tamamen yeşil bir şehir haline geldi. Bu bize sevinç ve kıvanç veriyor. Gelecek nesillere umut oluyor. Vatandaşlarımızın da bu konuda duyarlılık göstermesi çok önemli" dedi. Hz. Muhammed’in ağaç dikmenin önemine vurgu yapan hadis-i şerifini hatırlatan Bayatlı, "Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizde bir fidan varsa onu dikiniz" sözünün çevre bilinci açısından önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti. Bayatlı, son yıllarda dikilen ağaçların Kütahya’nın çehresini değiştirdiğini belirterek, "Yeşil Bursa değil, artık Yeşil Kütahya diyoruz. Yaşanabilir bir şehir için yeşil alanların artması büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Her yerde ağaç, her yerde doğa var" Emlakçı Özcan Öz de Kütahya’nın huzurlu atmosferi ve doğal güzellikleriyle öne çıktığını söyledi. Kütahya’nın birçok bölgesini gezdiğini dile getiren Öz, "Kütahya’ya geldiğiniz zaman insan rahatlıyor. Psikolojiniz düzeliyor. Şehrin her tarafı yemyeşil. dolaşırken kendimi vadide hissediyorum. Her yerde ağaç, her yerde doğa var" dedi. Kütahya’nın doğal güzelliklerini reklam amacıyla değil, içinden geldiği gibi anlattığını belirten Öz, "Bunu reklam olsun diye söylemiyorum. Gerçekten kalbimden geçenleri anlatıyorum. Kütahya çok huzurlu bir şehir. Burayı görmek isteyen herkes gelsin, misafirimiz olsun" ifadelerini kullandı.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:08 Kütahya’da bayram coşkusu Kurban Bayramı dolayısıyla Kütahya’da düzenlenen bayram programlarında birlik ve beraberlik mesajları verildi. Vali Musa Işın öncülüğünde gerçekleştirilen programlarda vatandaşlarla bayramlaşılırken, huzurevi sakinleri, hastalar, sağlık çalışanları ile görev başındaki güvenlik güçleri de unutulmadı. Kurban Bayramı’nın ilk saatlerinde Ulu Cami’de yoğun katılımla bayram namazı kılındı. Ardından düzenlenen geleneksel bayramlaşma programında Vali Musa Işın, vatandaşlarla tek tek tokalaşarak bayramlarını kutladı. Programa; AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mustafa Baş, Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, il protokolü, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bayramlaşma programında vatandaşlarla sohbet eden Vali Işın, bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli günler olduğunu belirterek, "Bayramlar; sevgi, saygı, kardeşlik ve paylaşma duygularının en yoğun yaşandığı müstesna zamanlardır" ifadelerini kullandı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan programda samimi görüntüler oluştu. Huzurevinde duygu dolu anlar Bayram programı kapsamında huzurevini ziyaret eden Vali Musa Işın, burada kalan yaşlı vatandaşlarla yakından ilgilenerek bayramlarını kutladı. Büyüklerin ellerini öpen ve sohbet eden Işın, yaşlı vatandaşlara çeşitli hediyeler de takdim etti. Ziyarette konuşan Vali Işın, yaşlıların toplumun en kıymetli değerleri olduğunu ifade ederek, "Sizler bizim baş tacımızsınız, sizler bize emanetsiniz" dedi. Bayramların toplumsal birlik ve beraberliği artırdığına dikkat çeken Vali Işın, İslamiyet’in yardımlaşmayı, paylaşmayı ve büyükleri ziyaret etmeyi öğütlediğini belirtti. Bayramlarda insanların anne ve babalarını ziyaret ettiğini, yaşlıların ve hastaların unutulmadığını vurgulayan Işın, bu değerlerin toplumun huzuruna büyük katkı sunduğunu söyledi. Kütahya Şehir Hastanesi’nde hastalara moral ziyareti Daha sonra Kütahya Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Vali Musa Işın, tedavi gören hastalar ve görev başındaki sağlık çalışanlarıyla bayramlaştı. Servisleri tek tek gezen Işın, hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Hastalara acil şifalar temennisinde bulunan Vali Işın, hasta yakınlarıyla da görüşerek taleplerini dinledi. Sağlık çalışanlarının bayramda da büyük fedakârlıkla görev yaptığını ifade eden Işın, özverili çalışmalarından dolayı tüm sağlık personeline teşekkür etti. Emniyet teşkilatına bayram ziyareti Bayram boyunca vatandaşların huzur ve güvenliği için görev yapan polis teşkilatı da ziyaret edildi. Şehit Mehmet Kartal Polis Merkezi Amirliği’ne giden Vali Işın, görev başındaki polis memurlarıyla tek tek bayramlaştı. Emniyet personeline hitaben konuşan Işın, vatandaşların güvenliği için fedakârca çalışan polis teşkilatının önemli bir görev üstlendiğini belirterek tüm personele teşekkür etti. Bayramda da görevlerinin başında bulunan emniyet mensuplarına çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diledi. Jandarma personeliyle bayramlaşma Vali Musa Işın’ın bayram ziyaretleri kapsamında son durağı Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı oldu. Burada görev yapan jandarma personeliyle bayramlaşan Işın, kamu düzeninin sağlanması adına gece gündüz görev yapan güvenlik güçlerine teşekkür etti. Jandarma teşkilatının vatandaşların huzuru için önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Işın, tüm personele görevlerinde başarılar dileyerek Kurban Bayramı’nı kutladı.
Bakan Uraloğlu: "Simav-Abide yolu için ihale süreci tamamlandı ve sözleşme aşamasına geçildi"
03 Nisan 2026 Cuma - 21:51 Bakan Uraloğlu: "Simav-Abide yolu için ihale süreci tamamlandı ve sözleşme aşamasına geçildi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kütahya’da Simav-Abide yolunun yaklaşık 15 kilometrelik bölümünün öncelikli olarak ele alındığını belirterek, ihale sürecinin tamamlandığını ve sözleşme aşamasına geçildiğini söyledi. Afyonkarahisar’daki programını tamamladıktan sonra İstanbul’a hareket etmek üzere havalimanına gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kütahya’da Simav-Abide Devlet Yolu projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, söz konusu yolun yaklaşık 15 kilometrelik bölümünün öncelikli olarak ele alındığını belirterek, milletvekilleri, il başkanlığı ve valiliğin süreci yakından takip ettiğini ifade etti. Proje kapsamında yaklaşık 2 milyar liralık ihale yapıldığını kaydeden Uraloğlu, ihale sürecinin tamamlandığını ve sözleşme aşamasına geçildiğini söyledi. İhaleye herhangi bir itirazın olmadığını vurgulayan Uraloğlu, sözleşmenin kısa sürede imzalanacağını ve hava şartlarının da uygun hale gelmesiyle birlikte çalışmaların başlayacağını dile getirdi. Bakan Uraloğlu, "İnşallah çalışmaya da başlamış oluruz. Kütahyalı kardeşlerimize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer ve İsmail Çağlar Bayırcı, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler ve Vali Musa Işın Bakan Uraloğlu’na teşekkür etti.
Kütahya’da 70 yıldır ilmek atan emekli öğretmenin azmi örnek oluyor
03 Nisan 2026 Cuma - 12:03 Kütahya’da 70 yıldır ilmek atan emekli öğretmenin azmi örnek oluyor Kütahya’da yaşayan 78 yaşındaki kadın, tam 70 yıldır dantel yaparak hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. İlkokul yıllarında annesinin teşvikiyle başladığı örgü serüveni, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşen yaşlı kadın, üretmenin ve çalışmanın yaşla sınırlı olmadığını gösteriyor. Kütahya’da 78 yaşındaki Ayşe Gültekin, dantel işiyle tanışmasını şu sözlerle anlattı: "İlkokul çağından itibaren dantel yapmaya başladım. Bu biraz da annemin gayretiyle oldu. Annem ‘boş durmayacaksınız, mutlaka elinizde bir işiniz olacak’ derdi. Okullarda da el işi dersleri vardı, öğretmenlerimiz bizi teşvik etti." Meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başlayan Gültekin, köyde başladığı görevine şehirde devam etti. Uzun yıllar aynı okulda görev yaparak dört mezun veren Gültekin, öğretmenliği süresince sadece akademik değil, sanatsal faaliyetlerde de aktif rol aldı. Halk oyunlarından koroya, çeşitli derslerden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda öğrencilerine rehberlik etti. El işine olan ilgisinin annesinden miras kaldığını belirten Gültekin, yaptığı çalışmaların birebir kopya olmadığını özellikle vurgulayarak, "Benim için önemli olan gördüğümü aynen yapmak değil, onu kendime göre uyarlamak. A kitabından, B kitabından aldığımı birleştirir, kendime özgü hale getiririm" dedi. Kendi gelinliğini dikti, çocuklarına çeyiz hazırladı Yıllar boyunca sadece dantel değil, dikiş ve işleme de yapan Gültekin, kendi gelinliğini diktiğini, çocuklarının kıyafetlerini eski giysilerden dönüştürdüğünü ve çeyizlerini de kendi emeğiyle hazırladığını söyledi. Gültekin, ürettiği ürünlerle hem ekonomik katkı sağladığını hem de bundan büyük keyif aldığını dile getirdi. "Bir çorap örüp sattığımda, o parayla tekrar bir çorap alabiliyorsam bu benim için kârdır" diyen Gültekin, üretmenin sadece maddi değil manevi bir kazanç da sunduğunu söyledi. "Bir sanat ve sabır işi" Dantellerinde hikâyeler de barındırdığını belirten Ayşe Gültekin, bazı perdelerinde av sahneleri, yardımlaşma temaları gibi figürler işlediğini ifade etti. Bugün üretmeye devam eden Gültekin, sabah erken saatlerde kalkarak çalışmalarını sürdürüyor. Gençlere önemli mesajlar veren Gültekin, "Dışarıda çalışıyorum deyip evde boş durmasınlar. Evde de üretmeye devam etsinler. Bu hem insanın zihnini dinlendirir hem de aile bütçesine katkı sağlar" dedi. Ayşe Gültekin, azmi, üretkenliği ve paylaşımcı yaklaşımıyla herkese ilham vermeye devam ediyor.
Kütahya’da 70 yıllık ilmek, Ayşe Gültekin’den azim ve üretim hikâyesi
03 Nisan 2026 Cuma - 11:49 Kütahya’da 70 yıllık ilmek, Ayşe Gültekin’den azim ve üretim hikâyesi Kütahya’da yaşayan 78 yaşındaki Ayşe Gültekin, tam 70 yıldır örgü örerek hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. İlkokul yıllarında annesinin teşvikiyle başladığı örgü serüveni, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşen Gültekin, üretmenin ve çalışmanın yaşla sınırlı olmadığını gösteriyor. Gültekin, örgüyle tanışmasını şu sözlerle anlatıyor, "İlkokul çağından itibaren örgü örmeye başladım. Bu biraz da annemin gayretiyle oldu. Annem ‘boş durmayacaksınız, mutlaka elinizde bir işiniz olacak’ derdi. Okullarda da el işi dersleri vardı, öğretmenlerimiz bizi teşvik etti." Meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başlayan Gültekin, köyde başladığı görevine şehirde devam etti. Uzun yıllar aynı okulda görev yaparak dört mezun veren Gültekin, öğretmenliği süresince sadece akademik değil, sanatsal faaliyetlerde de aktif rol aldı. Halk oyunlarından koroya, çeşitli derslerden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda öğrencilerine rehberlik etti. El işine olan ilgisinin annesinden miras kaldığını belirten Gültekin, yaptığı çalışmaların birebir kopya olmadığını özellikle vurguluyor: "Benim için önemli olan gördüğümü aynen yapmak değil, onu kendime göre uyarlamak. A kitabından, B kitabından aldığımı birleştirir, kendime özgü hale getiririm." Kendi gelinliğini dikti, çocuklarına çeyiz hazırladı Yıllar boyunca sadece örgü değil, dikiş ve işleme de yapan Gültekin, kendi gelinliğini diktiğini, çocuklarının kıyafetlerini eski giysilerden dönüştürdüğünü ve çeyizlerini de kendi emeğiyle hazırladığını ifade ediyor. Ürettiği ürünlerle hem ekonomik katkı sağladığını hem de bundan büyük keyif aldığını dile getiriyor. "Bir çorap örüp sattığımda, o parayla tekrar bir çorap alabiliyorsam bu benim için kârdır" diyen Gültekin, üretmenin sadece maddi değil manevi bir kazanç da sunduğunu söylüyor. "Örgü bir sanat ve sabır işidir" Gültekin’e göre örgü sadece bir uğraş değil, aynı zamanda bir sanat: "Bu iş sabır ister. Herkes bu sabrı gösteremez. Ama yapmak isteyen bir yolunu bulur." Örgülerinde hikâyeler de barındırdığını belirten Gültekin, bazı perdelerinde av sahneleri, yardımlaşma temaları gibi figürler işlediğini ifade ediyor. Farklı modelleri bir araya getirerek özgün tasarımlar oluşturduğunu söylüyor. Bugün hâlâ aktif olarak üretmeye devam eden Gültekin, sabah erken saatlerde kalkarak çalışmalarını sürdürüyor. Gençlere ise önemli bir mesaj veriyor: "Dışarıda çalışıyorum deyip evde boş durmasınlar. Evde de üretmeye devam etsinler. Bu hem insanın zihnini dinlendirir hem de aile bütçesine katkı sağlar." 70 yıllık emeğiyle adeta yaşayan bir kültür mirası olan Ayşe Gültekin, azmi, üretkenliği ve paylaşımcı yaklaşımıyla herkese ilham vermeye devam ediyor.