Yerel Haberler
Malatya
09 Mart 2026 Pazartesi - 21:09 Malatya Girişim Grubu’nun geleneksel iftarına yoğun katılım Malatya Girişim Grubu tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Malatya’da Mövenpick Hotel’de düzenlenen iftar programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve il protokolü, Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir ve Malatya Girişim Grubu Ortakları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, iş insanları, yatırımcılar, MalatyaPark’ın iş ortakları ile çok sayıda davetli ve basın mensubu katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşma yapan Malatya Girişim Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Başdemir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğunu söyledi. Başdemir, düzenlenen iftar programının sadece davetlilerle sınırlı kalmadığını belirterek, aynı akşam üniversite öğrencileri ile ihtiyaç sahiplerine de iftar verildiğini ve toplamda yaklaşık 2 bin 540 kişilik iftar sofrası kurulduğunu ifade etti. Dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Başdemir, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekerek, iş insanlarının topluma karşı sorumlulukları bulunduğunu, özellikle zor zamanlarda dayanışmanın büyük önem taşıdığını kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da gösterilen dayanışmanın önemine vurgu yapan Başdemir, devlet ve milletin el ele vererek şehri yeniden ayağa kaldırmak için çalıştığını söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek, Malatya’nın deprem sonrası güçlü bir dayanışma örneği sergilediğini dile getirdi. Pandemi ve 6 Şubat depremleri sonrası zor günler yaşandığını ifade eden Er, devletin tüm kurumlarıyla birlikte Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Malatya’da sadece depremin yaralarının sarılmadığını, aynı zamanda yeni ve daha güçlü bir şehir inşa edildiğini kaydeden Er, altyapısı, sanayisi, turizmi ve tarımıyla daha yaşanabilir ve dirençli bir Malatya için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Malatya Valisi Seddar Yavuz da Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, Malatya’nın her geçen gün daha iyiye gittiğini ifade etti. Şehirlerin sadece binalarla değil, yetiştirdiği insanlarla da değer kazandığını dile getiren Yavuz, Malatya’nın yetiştirdiği iş insanları ve bilim insanlarıyla önemli bir şehir olduğunu söyledi. Vali Yavuz, Malatya’ya yatırım yapan ve şehrin gelişimine katkı sunan iş insanlarına teşekkür ederek, programın hayırlı olmasını diledi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40 Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
Yüzyılların çeliği Damascus Malatya’da ziyaretçileriyle buluşuyor
05 Ekim 2025 Pazar - 09:28 Yüzyılların çeliği Damascus Malatya’da ziyaretçileriyle buluşuyor Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Malatya Kültür Yolu Festivali kapsamında açılan Yaşayan Miras Damascus Çeliği Sergisi ziyaretçilerle buluştu. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4-12 Ekim tarihleri arasında gezilebilecek olan sergide, Damascus (Şam) çeliğinden yapılan kılıç, hançer ve çeşitli eserler sergileniyor. Yüzeyindeki dalga desenleri ve dayanıklılığıyla tanınan bu özel çelik, tarih boyunca efsanelere konu olmuş bir mirası günümüze taşıyor. Damascus çeliğini yaşatan önemli merkezlerden biri olan Malatya’da, usta Yusuf Bayyiğit’in eserleri dikkat çekiyor. Bayyiğit, çeliği dövme, bükme ve katlama teknikleriyle şekillendirerek eşsiz desenlere sahip kılıç ve hançerler üretiyor. Tarihte özellikle Haçlı Seferleri döneminde Avrupa’da ün kazanan Damascus çeliği, 19. yüzyıldan itibaren kaybolmaya yüz tutsa da günümüzde yeniden hayat buluyor. Damascus çeliğinin en belirgin farkı, yüksek sertliğe rağmen kırılmadan esneklik sağlaması. Yüzeyinde beliren sulanmış desenler ve ustaların farklı üretim teknikleri sayesinde her ürün tek ve eşsiz bir karaktere sahip oluyor. Türk burgusu tekniğiyle üretilen örnekler ise hem dayanıklılığı hem de estetik görünümüyle öne çıkıyor. Günümüzde yeniden canlandırılıyor Geçmişte hammadde ve ulaşım zorlukları nedeniyle üretimi azalan Damascus çeliği, günümüzde yeniden canlandırılıyor. Uluslararası alanda William F. Moran, J. D. Verhoeven, A. H. Pendray, Pavel Petrovich Anosov gibi ustalar öne çıkarken, Türkiye’de ise Yusuf Bayyiğit son 20 yıldır bu geleneği sürdürerek özgün tasarımlarla günümüze taşıyor.
Bakan Ersoy: "Arslantepe, insanlık tarihinde devletleşme sürecine ışık tutan eşsiz bir merkezdir"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 15:53 Bakan Ersoy: "Arslantepe, insanlık tarihinde devletleşme sürecine ışık tutan eşsiz bir merkezdir" Arslantepe Karşılama Merkezi’nin açılışı Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Malatya’da bulunan Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Bakan Ersoy, Arslantepe’nin insanlık tarihinde devletleşme sürecine ışık tutan eşsiz bir merkez olduğunu söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Malatya’da bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Arslantepe Karşılama Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Programda konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Arslantepe Karşılama Merkezi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. "Toplamda 765 kapsamlı saha çalışması gerçekleştirdik" Bakan Ersoy, "Bu kadim topraklar sahip olduğu eşsiz kültürel mirasla her kazı sezonunda insanlık tarihine ışık tutan yeni veriler ortaya koymakta her keşif ve her buluntu, ortak geçmişimizin kayıtlarına değerli katkılar sunmaktadır. Bakanlığımız da taşıdığı bu büyük sorumluluğun bilinciyle Anadolu’nun dört bir yanına hak ettiği değeri ulaştırmak için azim ve kararlılıkla yol almaktadır. Bu bilinçle yalnızca 2024 yılı içerisinde Türk ve yabancı ekiplerle yürütülen 212 kazının yanı sıra, kurtarma kazıları, müze başkanlığındaki çalışmalar ve arkeolojik yüzey araştırmalarıyla birlikte toplamda 765 kapsamlı saha çalışması gerçekleştirdik. Bu rakamlar, Türkiye arkeolojisinin ulaştığı dinamizmi, bilimsel derinliği ve uluslararası iş birliği kapasitesini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bakanlığımız, saha çalışmalarımızın yanı sıra müzelerimizin güçlendirilmesinden bilimsel yayınların teşvikine, dijital arşivlerin oluşturulmasından çağdaş müzeciliğin yaygınlaştırılmasına ve yurt dışına kaçırılan eserlerin ait oldukları topraklara geri kazandırılmasına kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdürmektedir. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Karşılama Merkezi de bu bütünün önemli bir parçasıdır" dedi "İnsanlık tarihinde devletleşme sürecine ışık tutan eşsiz bir merkezdir" Binlerce yıllık bir geçmişi barındıran Arslantepe’nin Anadolu’nun en önemli arkeolojik alanlarından biri ve Kalkolitik Çağ’dan Doğu Roma dönemine kadar uzanan kesintisiz bir yerleşim tabakalanmasına sahip olduğunu kaydeden Bakan Ersoy, "1930’lu yıllarda başlayan kazılar, bugün uluslararası bir ekip ve Türk bilim insanlarımızın katkılarıyla ’Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında sürdürülmektedir. M.Ö. 4. binyıl sonlarına tarihlenen kerpiç saray yapıları, tören salonları, boyalı duvarları ve kabartmaları Arslantepe’nin yönetim, ekonomi ve dini yaşamın ilk örgütlü örneklerine ev sahipliği yaptığını göstermektedir. Binlerce mühür baskısı, tarihin en erken bürokratik sistemlerinden birinin burada ortaya çıktığını; metal silahlar ise savaş teknolojisinin ilk örneklerinin bu topraklarda üretildiğini kanıtlamaktadır. Bu nedenle Arslantepe, insanlık tarihinde devletleşme sürecine ışık tutan eşsiz bir merkezdir" ifadelerini kullandı "Karşılama Merkezi bu eşsiz mirasın tanıtılmasında önemli bir rol üstlenecektir" 2021 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Arslantepe’nin artık uluslararası bir değer olarak korunma altında olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Karşılama Merkezi, bu eşsiz mirasın dünya kültürüne tanıtılmasında önemli bir rol üstlenecektir. 1330 metrekare kapalı alana ve toplamda 1650 metrekare inşaat alanına sahip olan merkez; hemşerilerimizin ve yerli-yabancı tüm misafirlerimizin bölgeyi ve bölgenin tarihini daha yakından tanımasına imkân sağlayacak, aynı zamanda sosyal ve kültürel etkileşimi de artıracaktır. İçerisinde simülasyon alanları, sergi ve etkinlik salonları bulunan bu merkez, ziyaretçilere Arslantepe’nin tarihini modern ve etkileyici yöntemlerle aktarma imkanı sunacaktır Bugün iki önemli açılışı birlikte gerçekleştirmenin de ayrı mutluluğunu yaşıyoruz. Arslantepe Karşılama Merkezi’nin açılışının yanı sıra özel bir serginin de açılışını gerçekleştiriyoruz. Cumhuriyetimizin 102. yılına özel olarak hayata geçirdiğimiz ‘102. Yılda 102 Sergi: Cumhuriyet’in Işığında Anadolu’nun Kültürel Mirasına Yolculuk’ projesi kapsamında, Malatya Müzemizce hazırlanan ‘Arslantepe’nin Işığında’ sergisini de açıyoruz. Sergide Arslantepe’de bir metal ustasının evinden çıkan döküm kalıbı ve pota, yönetici mezarı buluntuları, silindir mühür, törensel kılıçlar, fildişi plaka gibi 9’u ilk kez sergilenecek, toplam 29 kıymetli eser sergilenecek. Bu ayın sonuna kadar açık olacak sergimize herkesi davet ediyorum. Bu eserin hayata geçirilmesinde emeği geçen Bakanlığımızın ilgili birimlerine, Valiliğimize, Büyükşehir Belediyemize, Fırat Kalkınma Ajansı’na ve destek veren tüm kurumlara teşekkür ediyorum. Yıllardır özveriyle çalışan kazı başkanlarına, bilim insanlarına ve ekiplerine şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Geçmişten geleceğe ışık tutan bir medeniyet mirası" Arslantepe, geçmişten geleceğe ışık tutan bir medeniyet mirası olduğunu da aktaran Bakan Ersoy, "Bu merkezin Malatya’nın kültür turizmine yeni bir soluk kazandıracağına ve şehrimizin uluslararası alandaki görünürlüğünü artıracağına yürekten inanıyorum. Karşılama Merkezi’nin ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum ve hepinizi saygıyla selamlıyorum" diye konuştu
Bakan Ersoy: "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder"
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:18 Bakan Ersoy: "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder" Malatya’da Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Festivalin açılış programında konuşan Bakan Ersoy, Kültür Yolu Festivali’nin bugün dünyanın en büyük festivali haline geldiğini söyledi. Bu yıl ilk kez Malatya’da gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı törenle yapıldı. Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Bakan Ersoy, "Her zaman ifade ediyorum, benim kalbimde, Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu. Depremin ardından burada yaşadığım o günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Allah Malatya’yı, ülkemizi böylesi acılardan korusun" dedi. "Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu" 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya’da yaşadıklarını hiç bir zaman unutmayacaklarını kaydeden Bakan Ersoy, "Çok köklü bir kültüre ve tarihe sahip bu kadim topraklarda, sadece ülkemizin değil dünyanın en önemli kültür ve sanat organizasyonlarından Türkiye Kültür Yolu Festivalleri vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Ayrıca 6 şubat tarihinde üst üste yaşadığımız iki büyük depremde hayatını kaybeden tüm Malatyalı kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sizlere sabırlar diliyorum. Tarihin en büyük afetinde 53 bin 537 kardeşimizi kaybetmenin derin acısını bugün halen yüreğimizde hissediyoruz. Her zaman ifade ediyorum, benim kalbimde, Malatya’nın hep ayrı bir yeri oldu. O çok büyük acıların yaşandığı günün ardından hemen Malatya’ya gelerek acıların sarılmasına katkı sağlamak amacıyla uzun bir süre sizlerle beraber olduk. Depremin ardından burada yaşadığım o günleri hiçbir zaman unutmayacağım. Allah Malatya’yı, ülkemizi böylesi acılardan korusun" ifadelerini kullandı. "Hangi bebek hangi çocuk hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder" Konuşmasına sanatın iyileştirici gücüyle devam eden Bakan Ersoy, "Biz, adaletsizlik, zulüm ve çatışmalar karşısında insanların barış ve huzur dolu bir dünya inşa etmesinde sanatın iyileştirici gücüne inanmış bir medeniyetin mensuplarıyız. Maalesef bugün dünyanın dört bir yanında yaşanan çatışmalara hepimiz üzülerek şahit oluyoruz. Savaşlar nedeniyle insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Bebekler ve çocuklar gıdasızlık nedeniyle hayatlarını kaybettiler. Yıkılmış binalar, bombalanmış şehirler, zorunlu göçler, sakat kalan insanlar ve yaşamını kaybedenler. Peki, insanlar bu acıları neden yaşıyor? Hangi bebek, hangi çocuk, hangi masum insan böyle bir acıyı hak eder? Hiç kimse. İşte bu yüzden biz yaşanan tüm zulümlerin karşısında olmaya devam edeceğiz. Hırsları, egoları, kirli hesapları nedeniyle hayatı yaşanmaz hale getirmeye çalışanlara inat biz yaşamı güzelleştiren tarafta olacağız. Biz kalbi bebekler, çocuklar, yaşlılar, güzellikler ve iyilik için atanlardan yana olmaya devam edeceğiz. Biz silahlarla, bombalarla, çatışmalarla oluşan bu karanlığın içinde hiçbir ayrım yapmadan tüm insanlar için sanatın ışığına sarılarak hayatı aydınlatmanın gayreti içinde olmayı sürdüreceğiz. Çünkü her zaman, her platformda ifade ettiğim gibi sanat bir iyileştirme biçimidir. Bu sebeple biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültürün ve sanatın etkisini arttırmak adına hem sanata hem de sanatçıya destek olmaya devam edeceğiz. Ülkemizde gençlerimizin sanata ulaşmalarının önündeki tüm engelleri bir bir kaldırıyoruz. Dünyanın dört bir yanında ülkemizi temsil eden genç sanatçılarımızın yetişmesine katkı sağlamak amacıyla devrim niteliğinde adımlar attık" dedi. Kültür Yolu Festivali’nin bugün dünyanın en büyük festivali haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, "Bir yandan yeni sanat merkezleri inşa ederken diğer yandan yeni sanatçıların yetişmesi, şehirlerimizde sanatın sesinin yankılanması adına gerekli altyapı çalışmalarını hayata geçirdik. Bakanlık olarak ortaya koyduğumuz bu yeni vizyon çerçevesinde ‘Kültür ve Sanatla Bütünleşmiş Bir Turizm’ anlayışıyla geliştirdiğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivalleri de bu politikanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Beş yıl önce bir bölgede ve bir şehirde başladığımız, bu yıl 7 bölgede 20 şehirde devam ettirdiğimiz festival, ülkemizin en büyük ve en zengin marka projelerinden olmasının yanında katılımcı sayısı ile bugün dünyanın en büyük festivali haline gelmiştir. Bu yıl Malatya’nın eklenmesiyle çok daha zenginleşen Kültür Yolu Festivali, şehirlerin somut ve somut olmayan miraslarını herkesle buluşturmayı, şehirlerimizi marka şehirler haline getirmeyi hedeflediğimiz bir kültür atılımıdır. Amacımız, sahip olduğumuz özgün ve geleneksel kültürel değerlerimizi, uluslararası kültür-sanat formlarıyla harmanlamak ve bunları şehirlerimizin tarihi ve doğal dokusu içinde halkımızla buluşturmaktır. Kültürel zenginlikleriyle, tarihiyle, stratejik konumuyla ve güçlü tarım geleneğiyle güçlü şehirlerimizden biri olan Malatya, 9 gün boyunca festivalimize ev sahipliği yapacak" şeklinde konuştu. Festival kapsamında, Malatya’nın dört bir yanında gerçekleştirilecek olan etkinliklere de değinen Bakan Ersoy, "42 noktada yaklaşık 350 etkinlik gerçekleştirilecek. Bugün başlayıp 12 Ekim Pazar gününe kadar konserlerden sergilere, söyleşilerden sahne performanslarına, atölyelerden çocuk etkinliklerine ve çalıştaylara kadar her yaştan ve ilgi alanından ziyaretçiye hitap eden etkinlikler Malatyalı hemşehrilerimizle buluşacak. Malatya Kültür Yolu Festivali ile yalnızca kültür ve sanat etkinliklerini değil, aynı zamanda Malatya’nın tarihî, ekonomik, sportif, kültürel ve turistik imkanlarını daha da görünür kılmayı hedefliyoruz. Festival boyunca şehre gelen ziyaretçilere Malatya’yı ve zengin yerel kültürünü daha yakından tanıma fırsatı sunmuş olacağız. Gençlerimiz ve çocuklarımız için de çok özel etkinlikler hazırlandı. Bu çerçevede birçok etkinliğin de düzenleneceği bir çocuk köyü kuruyoruz. Bakanlığımıza bağlı müzeler ve ören yerleri, kültür merkezleri, sanat merkezleri, kütüphaneler, özel müzeler, tarihi ve turistik mekânlar ile açık alanlar ve şehir meydanları dokuz gün boyunca etkinlik alanı olarak değerlendirilecek. Halk müziğinden tasavvuf musikisine, klasik müzikten operaya, popüler müzikten dünya ezgilerine ve tiyatroya kadar geniş bir yelpazede halkımızı farklı mekanlarda sahne performanslarıyla buluşturacağız" dedi. Sözlerine Filistin ile devam eden Bakan Ersoy, "Düzenlediğimiz festivalimizde Filistin’i de unutmadık. Filistin mücadelesine bir saygı duruşu olarak Filistin için de özel bir etkinlik hazırladık. Söyleşi, konferans, çalıştay ve atölye faaliyetlerinin yanında sinema ve tiyatro alanında da çok özel içerikler sizlerle buluşacak. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, ülkemizde kültürün ve sanatın daha da güçlenmesi, genç sanatçılarımızın yetişmesi adına kültür ve sanat hayatına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bizim bu festivallerdeki her bir etkinliği barışa, aydınlık yarınlara dair bir umut tohumu olarak gördüğümüzü de ayrıca ifade etmek istiyorum" diye konuştu.